Adı:
Tanios Kayası
Baskı tarihi:
24 Nisan 2018
Sayfa sayısı:
247
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750809941
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Le Rocher De Tanios
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Tanios Kayası
Tanios Kayası
Amin Maalouf'tan (1993'te yayınladığımız ilk iki romanı) Afrikalı "Leo ve Semerkant"tan sonra, yine bir Doğu öyküsü.
Mehmet Ali Paşa'lı yılların Mısır'ı. Güzelliğini çarmıh gibi taşıyan bir kadın: Lamia. Lamia'nın gölgesine sığındığı bir şeyh: Francis. Yasak aşk meyvesi bir oğul: Tanios. Başka bir kadın: Esma.
Bir serüven ve sadakat romanı...

Yazara ünlü "Goncourt" ödülünü getiren kitap ilk kez dilimizde.
(Arka Kapak)
247 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Amin Malouf; tarihin önemli bir kesitini fon olarak kullanıp yazdığı kurgusal romanı "Tanios Kayası" ile 1993 yılında Goncourt Akademisi Edebiyat Ödülü'ne layık görülmüştür.
...
Kavalalı Mehmet Ali Paşa'nın Mısır'da uyguladığı yayılmacı politika, "Dağ" denilen stratejik bölgede sekteye uğrar. Burada emirlerin, derebeylerinin, din adamlarının nüfuzlarını yarıştırmalarının yanı sıra; Paşa'yı destekleyen Fransa ile Dağlıları ve Osmanlı'yı destekleyen İngiltere gibi büyük devletler de gövde gösterisinde bulunmaktadır.

Diğer taraftan halk; vergiler, zorunlu askerlik, yağma, zorbalık, mezhep çatışmaları, casusların faaliyetleri, direniş örgütlenmeleri gibi pek çok durumla boğuşarak yaşamakta ve her şeye rağmen derebeylerine olan alışageldikleri bağlılıklarını sürdürmektedirler.
...
Tüm bunların yaşandığı köylerden birinde Tanios adlı genç, iki kadının hayatını ve kaderini etkilemesi sonucu kendisini olayların tam göbeğinde bulur. Bunlardan biri annesi "Lamia" diğeri de sevgilisi "Esma"dır.
...
Daha sonra ismi bir kayaya verilecek olan Tanios'un gururu, eğitimi, aşkı ve geleceği için sınanmasını ve mücadelesini anlatan oldukça akıcı bir romandı.

Yazarın, tarihteki bir olayın içerisine sürükleyici bir kurguyu ilmek ilmek işleyişini okumak keyifliydi.

İyi Okumalar_
.
247 syf.
·Beğendi·9/10
Öncelikle Amin Maalouf 1993’te yazdığı Tanios Kayası ile Fransa’nın en önemli edebiyat ödüllerinden olan Goncourt Ödülü’nü kazanmıştır ve bu ödül her yazara bir kere verilmekteymiş.
Osmanlı’nın artık iyiden iyiye çatırdadığı bir dönemde, Mehmet Ali Paşa’lı Mısır’ın şeyhler, derebeylikler, emirler arasındaki mücadelelerini, Fransız ihtilalinin Mısır’daki yansımalarını ele alıyor yazar. Ve tabii ki yaşananların Dağlılar üzerindeki etkileri.
Ve tarih yine gözler önüne öyle bir seriyor ki, yaşananlara sebep olan yine piyonlar değil, düzenin değişmesini sağlayıp, insanlığı sömürmeyi bekleyen dış güçler. Ama gerçekten bu bir sadakat ve serüven romanı (Yapı Kredi Yayınları – Tanios Kayası, arka kapak cümlesi). Henüz 16 yaşında aşık olup, kendini aşkında kaybeden bir oğul; oğlunun aşkı uğruna, yapılan haksızlıklara karşı ilk defa tavrını ortaya koyan, cinayet işleyen bir baba (ama gözümde asla katil değil). Baba oğulun Mısır’dan Kıbrıs’a kaçışı. Bu Dağ’ın emirinden, ölümden kaçışken, sürgün bir aşk içinken, henüz 18 yaşında Tanios’un kendini Dağ’ın kurtuluşundaki kilit adam olarak bulması, emirin hayatının Tanios’un iki dudağının arasında oluşunun hikayesi.
Olaylar öyle güzel anlatılıyor ki, hiç görmediğiniz Dağlılar arasında, şeyhin şatosunda, Lamia’nın bakışında, Tanios’un asi ruhunda, Papaz’ın evinde, kütüphanesinin raflarında, Katırcı Nadir’in gülüşünde, çeşme başında oyun oynayan çocukların yanında, kaçış yolunda gemide, Kıbrıs’ta Rum kahvesinde olabiliyorsunuz. Burnunuzda portakalın kokusu kalıyor. Ben oradaydım diyebilirim. Maalouf yalın ama büyülü bir dille sadece anlatmıyor, yaşatıyor da size olanları.
Semerkant hiç bitmesin isteyip, yarıya gelince başa dönüp kitabı tekrar okumuştum. Tanios Kayasıysa sabır gerektiren bir başlangıçla iyiki bırakmamışım dedirten harika bir eser. Ama çevirisine ayrıca bir hayran oldum: Işık Ergüden. Bu kitap çeviri değil, Türkçe yazılmış dedirtecek ustalıkta. Emeğine sağlık.
217 syf.
·3 günde·9/10
"Bilge adamın sözü, aydınlıkta akan su gibidir. Ama insanoğlu her çağda, en karanlık mağaralardan fışkıran suyu içmeyi yeğlemiştir."

Tanios Kayası, benim yazar ile tanışma kitabım oldu. Normalde pek tarih içerikli kitapları okumayı sevmiyorum ama yazar olayları o kadar güzel bir şekilde anlatmış, o tarihi olayları o coğrafi koşulları ve kültürü öyle güzel anlatmış ki kitabı bir çırpıda okudum. Karakterleri, olaylar ve içerisindeki hikayeyi çok beğendim. Yazarın kalemi de çok iyiydi. Açık ve akıcı bir dili vardı. Beğendiğim bir kitap oldu.
247 syf.
·Puan vermedi
Merhaba değerli 1K okurları,
Adana 1K okuma grubu olarak, 15. buluşmamızı gerçekleştirdik.
Yine güzel bir sohbet ve tartışma havası içerisinde Arap edebiyatının önde gelen yazarlarından biri olan Amin MAALOUF’un, kendine has anlatımı ve akıcı diliyle bir kez daha kendisine hayran kaldığımız romanı “Tanios Kayası” nı inceledik. Toros dağları'nın eteğinden Mısır'ın efsane "Tanios Kayası" na uzanarak içsel bir yolculuk yaptık.

“Tanios-keşk “ ilki bir insan ismi, diğeri ise bir yemek. Ne gibi bir alaka olabilir ki aralarında diyor ilkin insan. Ama ilgisiz gibi görünen bu iki ismin arkasında Ortadoğu toplumunun yaşantısı, dönemin yönetim ve yaşam şekli, insanların birbirleri ile olan ilişkileri, şehvet düşkünlüğünün sebep olduğu ve ilerde iki intikam arasında; kanın ve küçümsenmenin intikamı arasında kalacak olan gayrimeşru bir çocuğun hikayesi var.

Kendini kolay ve hızlı okutan bir kitap oldu “Tanios Kayası”. Üzerinde tartışılacak konularla birlikte daha çok bizi bilgilendiren, toprak paylaşmalarının ve misyoner faaliyetlerinin sahne aldığı dönemi, Mehmet Ali Paşa'nın etkili olduğu Ortadoğu dönemini bize resmeden bir kitap oldu.
Peki ne konuştuk biz bu kitapla ilgili;

-Derebeylik yönetiminin insanı kendi malı gibi gören kibirli Şeyhlerini ve artık onların yaptıklarını normal karşılayan halkı eleştirerek başladık, “Bilge adamın sözü aydınlıkta akan su gibidir. Ama insanoğlu her çağda en karanlık mağaralardan fışkıran suyu içmeyi yeğlemiştir.” sözüyle insanımızın daima güzeli değil kötüyü seçtiğini, aklı değil bağnazlıkları seçtiğini tartıştık,

-Nadir’in “ Ayaklarından başına doğru çıkan düşünceler seni rahatlatır ve canlandırır, başından ayaklarına doğru inenler ise, cesaretini kırar ve sana ağırlık verir." sözüyle düşünceleri ayaktan başlayan Zorba’ya ve tabi ki düşünceleri kafada başlayan Patron’a gittik, Zorba’nın gülüşü geldi gözlerimizin önüne. :)

-Sahi; “Karanlık dönemlerden geçmenin yolunun sahte aydınlıklar peşinde koşmak olduğu söylenmez mi?” sözü ile yazarın vermek istediği mesaj üzerine düşündük.... Bazen gerçekleşmeyeceğini bilsek bile sahte umutlar beslemenin bizi aydınlığa götüreceğini anladık. -Ve son olarak da Rukoz’un “Önce tahsil, sonra para. Tersi değil!” uyarısını dikkate alarak tahsiline devam edenlerimiz dersine, para kısmına geçenlerimiz ise işine gitmek üzere ayrıldı. :)
Fakat Rukoz'a "Önce yemek" cevabıyla gönderme yapmak üzere grubumuzun çoğunluğuyla buluşma sonrası yemek yemeye giderek eğlencemize afiyet kattık.

Grubumuza yeni katılan arkadaşımızın sayesinde Amin MAALOUF’un müzisyen yeğenini de tanımış olduk. Dinlemek isterseniz buradan eserini sunarız ;
(https://www.youtube.com/watch?v=wpg8jBFaj3c)
Önümüzdeki buluşmada tekrar görüşmek üzere… Hoşça kalın…
Buluşmadan anılar;
https://i.hizliresim.com/gP1JLb.jpg
https://hizliresim.com/005oqV
https://hizliresim.com/NLQR5k
217 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Merkezimizde Lübnan dağlarındaki küçük bir köy, 1830'lı yıllar Ortadoğu'suna bakıyoruz.

Mısır'da Mehmet Ali Paşa Osmanlı'ya karşı bağımsızlığı ilan etmiş, hatta Fransız'ların desteği ile İstanbul'a yürüyüp payitaht'ı alma hayallerindeyken; bunu engellemek isteyen Osmanlı, İngilizlerle kolkola verip köyümüzdeki dağı kontrol altında tutmaya çalışır. Zira Paşa'nın yukarıya yürüyebilmesi için o dar geçidi kontrol etmeye ihtiyacı vardır.

Bu küçük Hristiyan köyü; güzel Lamia'sı, kocası Gerios'u, şeyhi Francis'i, yasak aşk meyvesi Tanios'u ile birlikte bu tablonun tam ortasında yer alır. Emperyalizmin paylaşım savaşının en hararetli yıllarında bu küçük insanlar tarihin gidişatını etkileyemezler pek tabii ki, kendi köylerinin kaderi bile onların ellerinden uzaktadır; ama tarihe, herkes gibi izlerini ve söylencelerini bırakılar.

Kitabın en orjinal tarafı, başından beri yazarın kendi köyünden, dedesinin ve bilgelerin ağzından ve eski kaynaklardan derleyerek aktardığı bu efsanenin nasıl oluştuğunu son sayfada öğrenmemizdir. Çok başarılı...
217 syf.
·4 günde·4/10
Emin Maluf, 1993'te yayımlanan romanı Tanios Kayası (Le Rocher de Tanios) ile Goncourt Akademisi Edebiyat Ödülü'nü kazandı.
Ve bu kitap çok açık biçimde, gerçek bir öyküden esinlenmektedir.Ebukiçk Maalouf denilen biri tarafından bir patriğin öldürülmesi olayıdır bu! Katil, oğlu ile birlikte, Kıbrıs'a sığınmış ama Emir'in adamları tuzağa düşürülerek idam edilmek üzere geri getirilmiştir.
247 syf.
·5 günde·7/10
Amin maalouf beğenerek okuduğum bir yazar.
Bu kitabında da yine Ortadogu' yu konu almış.
Anlatımı sürükleyici, tarihi sevenler için ilgiyi ayakta tutan bir kitap. Osmanlı Devleti, Mehmet Ali Paşa, Ingilizler ve Fransızlar, devlet politikaları.. Keyifli okumalar.
247 syf.
·8 günde·Beğendi·6/10
Yazarın her kitabı gibi oldukça sürükleyici bir hikaye. Dönemin Osmanlı hayatına (Taraflı da olsa) bir giriş.
Amin Maalouf'un ilginç bir şekilde Türk düşmanı olduğunu ispatlayabileceğim kitaplarından biri. Evet Türklerde sistem iyi değildi ancak bütün hataların adamın kitap konularını oluşturuyor. Nitekim kitapta da ortadoğu coğrafyasında sıkışmış bir köyün başından geçenlerde ciddi bir Türk yönetimi eleştirisi var.
247 syf.
Yazarın Semerkant, Doğu'nun Limanları, Doğu'dan Uzakta, Ölümcül Kimlikler gibi kitaplarını okumamış olsaydım gerek kurgusuyla gerekse içeriğiyle şimdikinden daha çok beğenmiş olabilirdim. Ama bu kitabın diğerlerinden sonraya kalmış olması kitap için de benim için de bir talihsizlik oldu. Hiç Maalouf okumamış olanlara, akıcılığı sebebiyle çok keyifle okuyabilecekleri bir kitap olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.
217 syf.
·5 günde·Beğendi·Puan vermedi
Bir Amin Maalouf kitabı daha biter. "Doğu'nun Limanları" ve "Semerkant" kadar etkileyici olmasa da güzel bir kitaptı ama şunu da belirtmem gerekir ki bazı yerlerinde çok sıkıldım. Kitap Tanios Kayası efsanesinin arkasındaki olayları ve bu efsanenin ana karakteri olan Tanios'un hayatını anlatıyor. Amin Maalouf'un tarihe olan ilgisini bu kitabında da - neredeyse her kitabında olduğu gibi - görüyoruz. :)
247 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Kitap bitmesini istemeyeceğiniz kadar sürükleyici.

Yazar, sizi zerre kadar yormayacak açık, akıcı ve anlaşılır bir dil kullanmış.

Tarihi öğelerin ve olayların da işlenmesi ayrı güzeldi.

Kesinlikle tavsiye ediyorum, iyi okumalar..
217 syf.
·4 günde·9/10
Tanios Kayası, Amin Maalouf ile tanışma şansını yakaladığım kitaptı. Büyülü bir dile sahipti ve masalsı anlatıcılığa sızan gerçekleri, tarihi dokuyu çok güzel aktardığını belirtmek gerekli. Gerçekten efsunlanmış gibi okudum tüm kitabı. Bir solukta bitti derler ya normalde bu soluklanış haliyle geçen bir tutulma hali gibiydi.

Aktarım şeklindeki başkalaşımları ve referansları kurguya yedirme şeklini başarılı buldum. Olayı gerçekçi kılmıştı, yazara canı gönülden inanarak okudum bu masalı. Coğrafi bölgeyi tasvir edişi ve insanların yaşamlarını aktarış şekliyse başka bir cezbedici noktaydı diyebilirim. Kurgusal evreni bunca gerçek kılmak en çok etkilendiğim yanıydı.

Kitabın detaylarına girmek niyetiyle başlasam da değerlendirmeye işin sırrını çok da kaçırmak istemiyorum sanırım. Vurucu anlar ve kırılma noktaları vardı zihnimde. Belki bunları anımsamak için minik sihirli kelimeler bırakabilirim.

- Eli görmek
- Keşk
- Ak saçlar
- Güller
- Tüfek
- Suskunluk
- İntikam ticareti
- Sürgün kere sürgün
- Portakal
- Tavla
- İhanet
- Kötü şans
- Gözdeki mil taşları
- Kararlar ve yok oluşlar

Aslında bu fikir okurken aklıma gelmiş olsaydı bu liste uzayıp giderdi sanıyorum ki. Belki kitabı karıştırırken yenileri eklenebilir kim bilir. Yazarla tanışmam geç de olsa pek memnunum. Keyifli bir serüvendi, efsunu zihnimden henüz çözülmedi.
Bütün yıl baştan sona felaketler yılı oldu. Bilinmeyen hastalıklar, hilkat garibelerinin doğuşu, göçükler, özellikle de açlık ve zor para toplanması.
"Bilge adamın sözü, aydınlıkta akan su gibidir. Ama insanoğlu her çağda, en karanlık mağaralardan fışkıran suyu içmeyi yeğlemiştir."
Köyündeki hiçbir kadına rahat vermediğin konusunda bizi uyarmışlardı, ama biz evlenince uslanacağını ummuştuk. Ne yazık ki kimi erkekleri ancak teneşir paklıyor. Eğer ilacı buysa, bu ülkede bunu giderecek binlerce hekim var.
Masum muydunuz? Masumluk neyi önler?
Yaradan bile keyfimiz için kuzuları boğazlamamızı söylüyor,
Ama asla kurtları değil...
Bütün mutluluklar geçicidir; ister bir hafta sürsün, ister otuz yıl, son gün geldiğinde aynı gözyaşları dökülür ve bir gün daha sürsün diye cehennem ateşlerine razı olunur.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tanios Kayası
Baskı tarihi:
24 Nisan 2018
Sayfa sayısı:
247
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750809941
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Le Rocher De Tanios
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Tanios Kayası
Tanios Kayası
Amin Maalouf'tan (1993'te yayınladığımız ilk iki romanı) Afrikalı "Leo ve Semerkant"tan sonra, yine bir Doğu öyküsü.
Mehmet Ali Paşa'lı yılların Mısır'ı. Güzelliğini çarmıh gibi taşıyan bir kadın: Lamia. Lamia'nın gölgesine sığındığı bir şeyh: Francis. Yasak aşk meyvesi bir oğul: Tanios. Başka bir kadın: Esma.
Bir serüven ve sadakat romanı...

Yazara ünlü "Goncourt" ödülünü getiren kitap ilk kez dilimizde.
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 2.509 okur

  • Kenan Zorlu
  • Mehmet Toyran
  • irem rana güçlü
  • İkarpot
  • Mehmet KUTLU
  • Mehmet kayacan
  • Dilara Akyar
  • Bekir ÇAVUŞ
  • Ayşegül İskender
  • Melis Kılıçdoğan

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.5
14-17 Yaş
%1.5
18-24 Yaş
%7.6
25-34 Yaş
%30.9
35-44 Yaş
%38.5
45-54 Yaş
%13.9
55-64 Yaş
%2.5
65+ Yaş
%2.5

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%57.9
Erkek
%42.1

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%16.3 (99)
9
%17.9 (109)
8
%28 (170)
7
%16.4 (100)
6
%5.6 (34)
5
%2.5 (15)
4
%0.8 (5)
3
%0.2 (1)
2
%0
1
%0.3 (2)

Kitabın sıralamaları