Baldassare'nin Yolculuğu

Yüzüncü Ad

Amin Maalouf
Çevirmen:
Samih Rifat
Tahmini Okuma Süresi:
11 sa. 27 dk.
Sayfa Sayısı:
404
Basım Tarihi:
Haziran 2018
İlk Yayın Tarihi:
2000
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Orijinal Adı:
Fransızca: Le Périple de Baldassare
Orijinal Dil:
Fransızca
Orijinal Ülke:
Fransa
ISBN:
9789750800030
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

“YÜZÜNCÜ AD”
8/10
·404 syf.··
Beğendi
·
2025 42. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 01 Eylül 2025 13:39
Semerkant kitabı ile tanıştığım ve daha birçok eserini okuduğum yazar Amin Maalouf’un serüvenlerine bir yenisini kattım kitaplığıma: #k:523. ‘Yüzüncü Ad’ aslında Allah’ın Kuran’da geçen 99 adının, insanların bilmediği 100.’sü. Kitabın geçtiği 1665 yılı ve bir sonraki yıl, İncil’e göre ‘Canavar Yılı’dır. Yani kıyamet, dünyanın sonu. İnanılana göre dünyayı bu felaketten kurtarabilecek tek şey ise, içinde Allah’ın 100’üncü adının yazdığı ‘Mazandarani’nin Yüzüncü Ad’ kitabıdır. Cenevizli bir antika tüccarının eline bu kitap geçer, ama aynı hızla ellerinden kayıp gider. Yeğenlerinin de isteğiyle tüccar Baldassare bu kitabın peşine düşer ve yolculuk başlar.. “Listana, Cübeyl’deki insanların dilinde İstanbul’un o sayısız adlarından biriydi. Tıpkı İslambol, Bizans, Dersaadet, Konstantiniyye gibi.” (s. 91’den alıntı). Cübeyl’den Listana’ya (yani İstanbul’a), oradan İzmir’e, Sakız Adası’na ve hatta Londra’ya kadar uzanır bu yolculuk.. Kitap, dört defterden meydana gelen günlüklerden oluşuyor. Günlük tarzı okumayı severseniz, bu kitabı da severek okursunuz. Bir sonraki günde karşılaşacakları olaylar, o gün için günlüğün başında anlatacaklarını merak ettirmesi, hoşuma gitti. Tarih ve kurguyu birlikte okumayı sevenlere kitabı tavsiye ediyorum…
Roman - Tarih - Edebiyat
Yüzüncü AdAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 20188,2bin okunma
9/10
·404 syf.··
Beğendi
·
2025 1. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 11 Ocak 2025 13:33
Herkese selamlar. Sanırım bu kitabın bana nasıl eşlik ettiğini anlatmakla başlamak istiyorum işe... Beni üzen bazı olaylar karşısında ne yapacağımı bilemeyerek sahafları dolaşmaya karar verdiğim bir gündü ve her zaman girdiğim sahaf dükkanı yerine bir başkasını tercih etmeye karar verdim,alışılmışın önünden öylece geçtim gittim. Oldukça sıradan bir başka dükkana giriverdim öylece. Samimi karşılandım ve ne aradığım soruldu bana bende kendimden emin bir şekilde "ben bir şey aramıyorum bir kitap arıyor heralde beni" demiştim ve bunun üzerine gülüştük, üç kişiydik. Aradım aradım ama hiçbir şey bulamadım geçen sürede bana çay ikramında bulunuldu. Ayıp olmasın diye birkaç bir şey alıp çıkmayı düşünürken rastladığım kitaplardan biri Yüzüncü Ad oldu. Çok irdelemeden Amin Maalouf 'un kalemini sevdiğim için alelade birini almaktansa bunu alıp çıkmayı yeğledim. Tam çıkacakken birkaç hanımefendi girdi dükkana art ardına. Hanımefendilerden biri eli boş gelmemiş " dükkanın raconu bu" dediler bana. Her neyse bana da ikram ettiler ve birazcık beni sorguya çektiler bende yaşadığım sıkıntıyı paylaşırken-daha büyüklerinin gelebileceğini nerden bilebilirdim- baya üzgündüm aslında. Son çare kendimi buraya kitapların arasına attım dedim sahaftakilere. En doğru yerdesiniz cevabını aldım. Sonra karşılıklı memnuniyet ifadelerinden sonra öylece çıkıp gittim ben. Şimdi aynı dükkana tekrar gidip "racona uyacak şekilde" hiç olmazsa dükkan sahibini ziyaret etmeyi planlıyorum. Kitapı okurken, sonlara doğru bu kitapla karşılaşmamın nasıl olduğu idrakine varınca bende kendi hikayemin Yüzüncü Ad'ını kovalamışım heralde dedim çok ilginç geldi. Yüzüncü Ad harika bir yolculuk sunuyor Amin Maalouf'un kalemi her zaman tanıdık bir şeyler sunuyor zaten bana. Keşke kendisi bir Akdeniz "turnesine "çıksa da
Edebiyat
Yüzüncü AdAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 20188,2bin okunma
Bir kitap; bir bilet ve sayısız lokasyondur...
9/10
·404 syf.··
Beğendi
·
2024 24. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2024 18:42
Her kitap farklı bir yolculuktur. Bu kitapla yolculuğum Doğu ya Cübeyl e, son Cenevizlilerden Baldassare Embriaco nun antikacı dükkanında eski kitapları koklamaya.. Kitabın kapağını kaldırdım ve hoopp 1665 yılındayım, etrafımı meraklı gözlerle incelerken birde ne duyayım gelecek yıl yani 1666 yılı Canavar yılıymış, kehanetlere göre dünyanın batacağına inanan insanların arasına düşmüşüm... Neyse efendim Mazandarani nin tılsımlı Yüzüncü Ad isimli kitabının peşine düştük. Kuranda geçen Allahın doksan dokuz isminin yanı sıra gizli bir yüzüncü adın varlığından bahseden kitap Canavar yılından kurtulmak için gereksinim duyulan tek şey. Cübeyl de yaşayan antikacı dükkânı sahibi Baldassare eline bir şekilde gelen bu kitabı Şövalye Mormantel e sattığı, sonra kafasına birşeyler dank ettiği için yeğenleri ile yardımcısını alıp sonradan aramıza dul Marta nın da katılacağı upuzuunn bir yolculuğa çıktık. Yollarda bir sürü altın harcadık, hayır boğazımıza harcasak üzülmeyeceğim Dul Marta nın onu terketmiş kocasını bulup ondan imzalı bir kağıt almak için gidiyor çil çil sultani altınlar.. Önce Konstantinopolis sonra İzmir, Sakız adası, Cenova, Amsterdam, Londra derken yolda karşılaştığımız şaşkınlık verici olaylar umudumuzu tüketirken bu kitaba da ismini veren Mazandarani nin Yüzüncü Ad kitabını bulduk mu dersiniz ? Yine Amin Maalouf okurken çok büyük keyif aldım. Tarih ve kültür kokladım. İçine bir parça aşkında karıştığı macera dolu bu yolculuktan kitabın kapağını kapayarak ayrılıyorum, türü sevenlere şiddetle tavsiye ederek...
Edebiyat
Yüzüncü AdAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 20188,2bin okunma
Puan vermedi·404 syf.··
2023 24. kitabı
Kıyamet, bugün insanları eskisi kadar korkutmuyor! Eskiden kıyametin korkusu da bir kıyametmiş insanlar için... "Kıyamet bitmedi, kıyamet sürüp gidiyor"... *** Şuyuu, vukuundan beterdir..1666 yılı, kıyametin kopacağına dair söylentilerin başını alıp gittiği bir yıldır. Hani neredeyse Müslümanlar bile inanacaktır buna. Bit kitabin adı geçer... Yüzüncü Ad... Mazandarânî'nin kitabı... Hiç kimse görmemiştir bu kitabı... Allah'ın 99 isminin dışında, bu isim ile dua edenin dileğinin mutlak kabul olduğu bir efsanedir Yüzüncü Ad... Simya gibi nicelerini peşine takan bir efsane... *** Yüzüncü Ad ... Kitabın henüz yüzüncü sayfasındayken, böyle bir kitabın asla yazılmadığını, romanın sonunda aynı Sîmurg hikayesinde olduğu gibi, aranan kitabın, yazılan (okuduğum) kitapla ile aynı olduğunu hayal ettim itiraf edeyim. Ama yanılmışım... Hayal kırıklığına uğradım... *** Yol... yolcu... yolculuk... Var olduğundan bir kuşku duyduğu kitabı bir tesadüf eseri eline geçiren antikacı, bir satırını dahi okumadan elinden çıkarır ve pişmanlık duygusuyla tekrar kitabı ele geçirmek için uzun bir yolculuğa çıkar. En çok başladığı yerde biten hikayeleri severim... Bu noktada da hayal kırıklığına uğradım... *** İstinsah...bugün kullanılmayan, unutulan ve hatta bilinmeyen bir kelime... Kitapların basılmadığı ama harf harf yazılıp kopya edildiği dönemlere ait bir kelime. Her harfin değerini arttıran bir eylem el ile yazmak. El yazması bir kitabın miyarıdır hattatın eli... Ve çokluğun/kesretin değersizliğine bir vurgudur istinsah... Tek bir nüshanın masalsı dünyasıdır onu okumak arzusu... *** "Öyleyse oğlum, iyi ettiniz ondan ayrılmakla; çünkü siz Tanrı'ya doğru yolculuk yaptınız ve işte Konstantinopolis'tesiniz, oysa yükleri arasında bu sözde kurtarıcı kitapla yola çıkan şövalye, hiçbir zaman
Yüzüncü AdAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 20188,2bin okunma
Puan vermedi·388 syf.·
Beğendi
·
2019 7. kitabı
"Hiçbir şeye şaşırma, hakikatin de insanların da iki yüzü vardır. '' Amin Maalouf Kuran'da Allah'ın doksan dokuz adının olduğu geçer. Pekala bu sayıyı yüze tamamlayan gizemli bir ad var mıdır? Yüzüncü Ad ile ilgili olarak; bu adın Hz. Süleyman'ın yüzüğünün üstünde yazılı olduğu, Nuh'un bu adı söylerek Tufan'dan kurtulduğu, bu adı söyleyenlerin cennete gideceği, dahası bu adın dünyayı kurtaracağı rivayet edilir. Böyle bir ad var mıdır? Yoksa bu bir körinanç mıdır? Lübnanlı yazar Amin Maalouf bu rivayetlerden yola çıkarak yine tarihi bir kurgu romanı yazmış. Yıl 1665. Hristiyan ve Yahudi inançlarına göre Canavar Yılı olarak kabul edilen 1666 yılından hemen öncesi. Özellikle İncil'de bu yılla ilgili kehanetler var. Buna göre bu yılda deccal ortaya çıkacak ve dünya yok olacaktır. Kehanetlerin çıkmaya başladığı söylentileri artınca da halk tedirgin olur ve herkes bu yüzüncü adın olduğu kitabın peşine düşer. Hikayemizin kahramanı  Baldassare, Lübnan'da yaşayan Hristiyan bir antika tüccarı. Bir şekilde eline Tanrı'nın yüzüncü adı olduğunu düşündüğü kitap geçer ve onu okuyamadan satar. Ardından pişman olur ve kitabın peşinden bir yolculuğa çıkar. Yüzüncü Ad, Lübnan' dan başlayıp Mersin, Konya, İzmit, İstanbul, İzmir ve Avrupa'da son bulan bir yol hikayesi.  Maalouf, diğer kitaplarında olduğu gibi yine okuyucusuna dünyayı dolaştırıyor. Yazarın en sevdiğim kitabı olan  Afrikalı Leo kitabında da  üç kıtayı dolaşmıştım. Zaman 17.yüzyıl, mekan yazarın çok iyi bildiği Akdeniz ve çevresi. Eğer tarihe merakınız varsa bu kitabı okurken birçok yeni bilgi öğreneceksiniz. Kitapta Musevilik, Yahudilik ve Müslümanlık ile ilgili birçok bilgi mevcut. Osmanlı Devleti ile Sultan 4.Murat'ın olduğu kısımlar ilgi çekiciydi. Özellikle İzmir'de ortaya çıkan Yahudi Mesih Sabetay Sevi ile ilgili
Edebiyat
Yüzüncü AdAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 20188,2bin okunma
Amin Maalouf ve Osmanlı karşıtlığı
5/10
·404 syf.·
2019 19. kitabı
Amin Maalouf'un okuduğum ilk kitabıydı. Muhtemelen son olacak. Kurgusu ve dili iyiydi ancak - bazı incelemelerde de gördüğüm gibi - açık bir şekilde, özelde Türkler'i genel satıhta ise Osmanlı'yı, hemen hemen her fırsatta diyebilirim -  bir kötüleme, bir iğneleme, lanetli bir şeymiş gibi sunma gayreti mi ya da özellikle bunun için yazılmış bir kitap mı  bilmiyorum ama beni fazlasıyla rahatsız etti. Tamam, Osmanlı'nın duraklamasına hatta yıkılmasını hızlandırmasına  da sebep olan rüşvet ve iltimas bu döneme denk geliyor ancak; bir kitap okuduğumuzda bizi etkisinde bırakan, yazarının o 'kitap' vasıtası ile zihnimizde bırakmak istedikleridir genelde. Dolayısıyla yazarımız burada öyle güzel! bir şekilde işlemiş ki Osmanlı'yı, yabancı olsam ne lanet bir devletmiş/milletmiş derdim sanırım. Ben körü körüne Osmanlı ne yaptıysa doğrudur, sütten çıkma ak kaşıktır, demiyorum/diyemem de... Ancak Osmanlı'nın ve Türkler'in, her daim asan kesen, istediği yere çöken, yobaz vs. gibi sıfatlarla anılmasına zihinlere böyle nakşetmesine sebep olan ya da olmak isteyen zihniyete de "eyvallah, sen sanat icra ediyorsun her şey mübah sana" deyip es geçemem. Yanlışa nasıl yanlış denilmesi gerekiyorsa doğruya da doğru deme yiğitliğini göstermek lazım. Ha bu arada bir istisna olsa da görevini hakkıyla yapan bir memurdan da bahsetmiş. Ama bu da sanki hani o kadar yerden yere vurdum fazla göze batmayayım gibi olmuş diyeceğim ancak bana göre dalga geçer gibi olmuş aslında. Yazarımız bir de ağzına (kalemine) İstanbul, Dersaadet, Asitane, Payitaht isimlerini pek yakıştıramadığından mıdır -orasını kendisi bilir - sürekli Konstantinopolis ismini kullanmayı daha uygun bulmuş. Arada bir iki yerde Bâb-ı Âli ismini de kullanmış ve sadece bir yerde (düzeltiyorum iki yerde) İstanbul ismini kullanmış, o da
Edebiyat
Yüzüncü AdAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 20188,2bin okunma
ⓀⒾⓎⒶⓂⒺⓉ içimizde...
10/10
·404 syf.··
2021 27. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 10 Mart 2021 16:32
Kur’an-ı Kerim’de, “Allah, kendisinden başka ilâh olmayandır. En güzel isimler O’na mahsustur.” (Tâhâ, 20/8); “En güzel isimler Allah’ındır. O hâlde O’na o güzel isimlerle dua edin…” (A‘râf, 7/180) Peygamberimiz (Aleyhissalâtu vesselâm)’ın şöyle buyurduğu rivâyet ediliyor: "Yüce Allah’ın bir eksiğiyle yüz ismi vardır(yani doksan dokuz). Kim onları sayarsa cennete girer. O tektir, tek ‘i sever." ″Tanrı′nın, bildiğimiz doksan dokuz adına eklenecek yüzüncü bir adı var mı? Varsa nedir bu? İbranice bir ad mı? Süryanice mi? Arapça mı? Bir kitapta görür ya da bir yerde duyarsak, nasıl tanırız onu? Geçmişte kim bildi bu adı? Ve hangi güçleri verir bu ad, onu elinde tutanlara?″ ... "Öyleyse sen de, azim sahibi Rabbinin ismini (tesbih ederek/anarak) yücelt/ulula!" (Hakka, 52) İşte bu ayetin ışığında, Mazandarânî'nin yazdığı ve o 'Yüzüncü Ad'ın geçtiği kitap peşinde gelişen olaylar... Peki ya tüm bunlar safsata dolu bir körinançsa? Sorular ne olursa olsun şu bir gerçek: ... İhtimalleri mümkün kılmak için insanoğlunun yapamayacağı şey yoktur! Kitabın içeriğine çok fazla girip de büyüyü bozmak istemiyorum. Çünkü Maalouf yaşadığı coğrafyanın hakkını veren, mistik, dinlerle, ırklarla, dillerle dolu bir dünyanın kapısını aralıyor bu kitabıyla.
Edebiyat
Yüzüncü AdAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 20188,2bin okunma
Puan vermedi·404 syf.··
2020 223. kitabı
Kalemini çok sevdiğim bir yazar. Anlatımı sade üslubu çok güzel. Kitaplarında her zaman bir derinlik var. Okuduğum her kitabını severek ve merak ederek okudum. Bu kitabı da çok merak ettiğim ilgimi çeken bir kitaptı. Konusu 1965 yılında geçiyor. Kitaptaki kahramanlarımız yüzüncü ad isminde bir kitabı arıyor. Arama sebepleri ise 1966 yılında yani 1 yıl sonra incilde yazılanlara göre kıyamet kopacaktır. Kıyameti durdurmak içinse bu kitaba yani yüzüncü ad a ihtiyac vardır. Kitapta Allah’ın yüzüncü adının yazdığı ve eğer bulunursa kıyametin kopmayacağına inanılır. Olaylar bu çerçevede gelişirken hiç beklenmedik başka şeylerde gelir kahramanlarımızın başına. İnsana merakla sayfaları çevirten sonunda ne olacak acaba diye sabırsızlıkla bitirilmek istenen güzel bir eser.
Yüzüncü AdAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 20188,2bin okunma
Tarihsel Esintiler Ardında Var Olmak ve Yeniden Kaybolmak
7/10
·404 syf.··
2022 14. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2022 00:00
Bir seyahat, bir tüccar ve bir ana yurda dönüş yolculuğu.. Haritayı açıp karakterin aldığı yolları izleyerek ayrı bir heyecan duydum. Osmanlı topraklarının ihtişamının yanında soygunu, gücü yanında sefilliği de gözler önünde aslında. Toplumun ve kültürün izleri bir ayak izi gibi kolayca yer etmiş. Dönemin yangınları, felaketleri. İçimizden sövdüğümüz 2020 ye başkaldıran 1666. Kahenetlerin sahiplenilmesi, sahiplenildikçe gerçekleşmesi tıpkı fallar gibi. Yazarın yüreğinde taşıdığı gözlem yeteneği birey ve toplumu parça parça yansıtan birer ayna gibi. Kalemine sağlık.. Kitap karekterin dört farklı seyir defterinden oluşuyor. Onca yolculuklarda kaybolmadığına şaştığınız seyahet defterlerine inat burada üç kere kayıp yaşanıyor. Dinin toplum ve bireydeki yeri ve ikna edişi. Aşk ve cinselliğin yarattığı huzur, huzursuzluk, cesaret ve korku. Değerli ve değersiz hissetmenin davranışlardaki karşılığı... Aşk, heyecan, var oluş ve kayıplar. Yola çıkmak ve yolda olmak. Tarihsel esintiler arasında yeniden var olmak ve sonra yeniden kaybolmak. Büyüleyici..
Hayat ve İnsan
Yüzüncü AdAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 20188,2bin okunma
Puan vermedi·404 syf.··
Beğendi
·
2020 20. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Mart 2020 02:53
Uzun bir yolculuğa hazırsanız okumanız gereken kitaplardan biri. Bu yolculukta zaman zaman kendinizi bulacaksınız ve belki altını çizdiğiniz cümlelerin yanına küçük işaretler bırakacaksınız. Bazen hayal kırıklığına uğrayacak bazen de Baldassare gibi ufak tefek şüpheler düşecek içinize ve bunları araştırırken bulacaksınız kendinizi. Ayrıca Maalouf'un bilgisiyle tarihin raflarındaki tozları sileceksiniz. Üzerinden yıllar geçse de bazı şeylerin değişmediğini görüp içleneceksiniz. Sözün özü okurken keyif almakla kalmayıp yeni şeyler öğreneceğiz bir kitap. Keyifli yolculuklar :)
Yüzüncü AdAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 20188,2bin okunma

Yazar Hakkında

Amin MaaloufYazar · 19 kitap
Amin Maalouf ya da Emin Maluf (Arapça: أمين معلوف‎ Emin Maʿluf), 25 Şubat 1949 Beyrut doğumlu, kitaplarını Fransızca yazan Lübnanlı yazar. 1976'dan beri Fransa'da yaşamaktadır. Yazar 1993 yılında Goncourt Akademisi Edebiyat Ödülüne layık görülmüştür. Kitapları 40'tan fazla dile çevrilmiş, eserleri Fransa'da ve çevrildiği birçok dilde geniş okur kitlesine ulaşmıştır. 1949'da Beyrut, Lübnan'da doğdu. Annesi Türk kökenli Mısırlı, babası Melkite Katolik cemaatindendi. Ekonomi ve toplumbilim okuduktan sonra gazeteciliğe başladı. Lübnan'da iç savaşın çıktığı 1975'e kadar Lübnan'da gazetecilik yaptı. Bu tarihte Paris'e göç etti. Yazar halen Paris'te yaşamaktadır. Çeşitli yayın organlarında yöneticilik ve köşe yazarlığı yapmış olan Maalouf, bugün vaktinin çoğunu kitaplarını yazmaya ayırmaktadır. Yapıtlarında çok iyi bildiği Asya ve Akdeniz çevresi kültürlerinin söylencelerini başarıyla işleyen Maalouf, 1983 yılında yayımlanan ilk kitabı Arapların Gözüyle Haçlı Seferleri (Les Croisades vues par les Arabes) ile tanındı. Bu kitap, çevrildiği dillerde de büyük bir başarı kazandı. 1986'da yayımlanan ve aynı yıl Fransız - Arap Dostluk Ödülü'nü kazanan ikinci kitabı ve ilk romanı Afrikalı Leo (Léon l'Africain) bugün bir "klasik" olarak kabul edilmektedir. Maalouf'un 1988'de yayımlanan ikinci romanı Semerkant (Samarcande) da coşkuyla karşılandı ve pek çok dile çevrildi. Maalouf'un sonraki kitapları da yine roman tarzındaydı: 1991'de yayımlanan Işık Bahçeleri (Les Jardins de Lumiére) ve 1992'de yayımlanan Beatrice'den Sonra Birinci Yüzyıl (Le premier siècle après Béatrice). Maalouf, 1993'te yayımlanan romanı Tanios Kayası (Le Rocher de Tanios) ile Goncourt Akademisi Edebiyat Ödülü'nü kazandı. 1996'da Doğunun Limanları (Les Echelles du Levant) adlı romanı ve 1998'de ise Ölümcül Kimlikler (Les Identités Meurtrières) adlı deneme kitabı piyasaya çıktı. 2000'de Yüzüncü Ad - "Baldassare'nin Yolculuğu" (Le Périple de Baldassare) adlı romanı yayımlandı. Ayrıca 2002'de opera için yazdığı ve Finlandiyalı müzisyen Kaija Saariaho'nun bestelediği Uzaktan Aşk (L'Amour de loin) Maalouf'un ilk librettosudur. 2004'te yayımlanan Yolların Başlangıcı (Origines) adlı ailesini anlatan bir çeşit hatırat kitabından sonra, 2006 yılında Adriana Mater adlı ikinci librettosunu yayınladı. Kitaplarında genellikle doğuya ait öğeleri çok iyi işlemektedir. Doğuya ait gelenek ve görenekleri kitaplarında mutlaka tanıtır. Birçok kitabında Osmanlı-Türkiye üzerine yorumlara da rastlanmaktadır. Afrikalı Leo kitabında Osmanlı ve Yavuz Sultan Selim'in Kahire seferinde 8000 kişiyi öldürdüğünü iddia etmiştir. Kitaplarında doğu halklarının neden geri kalmış olduğu konusunda analizler ve tespitler yapmaktadır. Kitapları roman tarzında yazılmış da olsa sosyolojik temalar kitaplarında sürekli olarak işlenir. Kurgusal eserleri Afrikalı Leo (1986) Semerkant (1988) Işık Bahçeleri (1991) Beatrice'den Sonra Birinci Yüzyıl (1992) Tanios Kayası (1993) Doğunun Limanları (1996) Yüzüncü Ad (2000) Doğu'dan Uzakta (2012) Empedokles'in Dostları (2021) Opera librettoları Uzaktan Aşk (2002) Adriana Mater (2006) Kurgusal olmayan eserleri Arapların Gözüyle Haçlı Seferleri (1983) Ölümcül Kimlikler (1998) Çivisi Çıkmış Dünya (2009) Uygarlıkların Batışı(2019) Hatırat Yolların Başlangıcı (2004)