Yeni bir yolculuğa çıkıyoruz, biletimiz bu kitap, hazırsanız çıkalım mı? Kitabı okumayanlar burada dursun okuyanlarla ilerleyelim...
Önce Hasan ın doğduğu Granada da soluklanalım sünnet düğününden rebap ve tef sesleri geliyor duyuyor musunuz ;) ve bal, kişniş, nişasta, badem, armut ve cevizle pişirilmiş kuzu etinin miss kokuları.. tatmadan olmaz.. ve bir bardak orjat. Bu seslere isyanın yürüyüş sesleri karışıyor annesi Selma ve dayısı anlatıyor El hamra sarayındaki olayları... Santa Fé de bir barın önünde uzaktan gördüğümüz Kristof Kolomb a el sallayarak rotamızı Fas a çeviriyoruz Granada düştü artık.
Katır sırtında uyuklayarak giriyoruz Fas a. Hamamda bir iş buluyoruz yapacağımız iş hamamdaki suyu ısıtmak için yakılan gübreyi mahalledeki ahırlardan toplamak. Burada bir düğüne daha şahitlik edecekken işler ters gidiyor kendimiz bir ritim tutturuyoruz hay hay hayırlısı hayırlısı hay hay hayırlısı hayırlısı... :)))
Kahire ye doğru ilerleyelim bir çalgı sesi duyarsak gidip oynarız. Sizi bilmem ama ben dayanamam oynarım. :))) Aman o da ne veba peşimizde çok fazla uzatmayalım İstanbul a oradan da yıkılmakta olan Roma ya derken tarihteki önemli şahsiyetlere de el sallamayı ihmal etmiyoruz. Kimmiş bunlar derseniz Yavuz Selim, Barbaros Hayrettin, Martin Luther, Sultan Süleyman, X. Leo, Hadrianus, Julius, Clemens adını unuttuklarım varsa beni affetsin... :D
Bu yolculuk ile farklı kültürlere, inançlara, tarihe ve göçe şahitlik ettik. Doyurucu bir şekilde oradan oraya savrulduk. Kitabın kapağını kapattığınızda evinizde kanepenizde olacaksınız merak etmeyin..
Uzaklara gitmek, denizler, sınırlar, ülkeler, inançlar aşmak fırsatı çıktığı zaman hiç duraksamamanız dileğiyle... Hayat bizleri nereye sürükleyeceği belli olmayan bir kervan, şans hep bizden yana olsun...