8,8/10  (411 Oy) · 
926 okunma  · 
347 beğeni  · 
7.160 gösterim
Sinema perdesinin üzerinde sayılar sırasıyla yanıp sönüyordu. 9,8,7,6,5,4,3... Derken perde karardı ve özel izleme odasının duvarlarına aralıklarla yerleştirilmiş ışıklar bir bir yandı.

Göstericiyi işleten adamın ince, metalik sesi odalar arası konuşmacılardan yükseldi.

Salondaki tek seyirci T. Darryl Starr, önündeki panelde bulunan bağlantı düğmesine basıp konuştu.
(Kitabın İçinden)
  • Baskı Tarihi:
    Aralık 2007
  • Sayfa Sayısı:
    456
  • ISBN:
    9789753900799
  • Orijinal Adı:
    Shibumi
  • Çeviri:
    Belkıs Çorakçı Dişbudak
  • Yayınevi:
    E Yayınları
  • Kitabın Türü:
Oğuz Aktürk 
 17 Şub 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Şibumi öyle garip bir kitap ki zamanın kitapta kullanımı olarak "Her Şey Aydınlandı" romanına benziyor. Karakterler ve siyasi olayların düzenlenmesi olarak "Yüzyıllık Yalnızlık" ve "1984" gibi romanları hissettiğiniz yerler var. Fakat garip olan şu ki kitap bir film gibi. Yani kime sorsam ya da nerede görsem filminin çekilmediğine şaşırıyor. Ben kitapta bir "Old Man" filmi de gördüm. Lafı uzatmadan artı ve eksi yönlerine geçiyorum :

Artı yönleri :
- Romanda çok sayıda kültürle iç içe olabiliyorsunuz bunun içinde Amerikan kültüründen Japon kültürüne, Bask kültüründen Fransız kültürüne ya da Kosta Rika kültürüne kadar çok sayıda kültür bulunmakta. Bunun nedeni kitabın ana karakteri Nicholai Hel'in bu kültürlerin hepsinden birer parçası olması. Özellikle de Japon kültürüne ait "Go" oyunuyla beraber hayatını da buna göre düzenleyip hareketlerini buna göre belirleyebilmesi, algılarını buna göre geliştirebilmesi kitabın ana konularından biri.

- Kitabın adı aslında aşırı bilgelikten basitliği yakalamaya yönelim anlamı taşısa da kitabın vermek istediği mesajlar başka konularda ve çok fazla bulunuyor. Roman bilgilerden geçip basitliğe varmak dışında Amerikan kültürü eleştirisi, modernizmin getirdiği kahramanların klişe özelliklerine eleştiriler, CIA ve FBI gibi örgütlerin Arap kültürlerine bakış açıları, Rusların, Japonların, Amerikalıların, Çinlilerin birbirleriyle olan ilişkilerinde birbirlerine karşı bakış açıları gibi çok geniş bir yelpaze var. Yani esas konu dışında kendinizi bazen Pearl Harbor saldırısında da bulabiliyorsunuz Hiroşima'da da bulabiliyorsunuz. Ama dediğim gibi bunlar romanın konusuna o kadar ince serpiştirilmiş ki bu saldırılar salt siyaset olarak verilmemiş. Kitap daha çok bir Batı kültürü eleştirisi ve genel yargı olarak çoğu kitabın hep Batı'ya yönelmiş olması. Romanda çoğu zaman Doğu kültürü ve onun kenara atılan spiritüel özellikleri irdelenmiş.

- Artı yön olarak vermek doğru mu bilmiyorum fakat kitabın son baskılarında ilk baskılarında verilmiş olan Hel'in saldırı taktikleri konuları çıkartılmış. Bunun nedeni olarak bu kitabı okuyan insanların bu taktiklerden etkilenip de cinayetlere sebebiyet olmalarından dolayıymış. Bu kitabın bir yerinde dipnot olarak geçiyor.

- Romanın bende bıraktığı etki olarak uyuduktan sonra diğer günün hemen gelmesini istedim çünkü bu kadar interaktif bir karakteri okumak gerçekten çok zevkli. İçinde mağaracılık hobisi bulunan bir adamın meditasyon anılarından savaş zamanlarındaki düşüncelerine, Go oyununu hayatına yayışına kadar bir çok deneyimleme bulunuyor.

Eksi yönleri :
- Kitabın E Yayınları ile çıkan basımında ufak tefek de olsa imla hataları var. Okumanızı etkilemiyor.
- Romanın bazı yerlerinde abartıya kaçılmış gibi hissettim. Bunda Hel'in yakınlık duygusunun etkisi var. Bu duyguyu bir insana koyunca çevresindeki insanların nerede olduklarını ve nereye gitmek istediklerini anlayan bir adam haline dönüşmüş. Fakat aslında bunun nedeni Hel'in Allah vergisi dil öğrenme ve düşünme yetenekleri ayrıca Go oyununu düşündüğü sırada kendini çok başka yerlerde hissedebilmesinin de etkisi var.