8,7/10  (278 Oy) · 
654 okunma  · 
228 beğeni  · 
4.320 gösterim
Sinema perdesinin üzerinde sayılar sırasıyla yanıp sönüyordu. 9,8,7,6,5,4,3... Derken perde karardı ve özel izleme odasının duvarlarına aralıklarla yerleştirilmiş ışıklar bir bir yandı.

Göstericiyi işleten adamın ince, metalik sesi odalar arası konuşmacılardan yükseldi.

Salondaki tek seyirci T. Darryl Starr, önündeki panelde bulunan bağlantı düğmesine basıp konuştu.
(Kitabın İçinden)
  • Baskı Tarihi:
    Aralık 2007
  • Sayfa Sayısı:
    456
  • ISBN:
    9789753900799
  • Orijinal Adı:
    Shibumi
  • Çeviri:
    Belkıs Çorakçı Dişbudak
  • Yayınevi:
    E Yayınları
  • Kitabın Türü:
Oğuz Aktürk 
 17 Şub 22:57 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Şibumi öyle garip bir kitap ki zamanın kitapta kullanımı olarak "Her Şey Aydınlandı" romanına benziyor. Karakterler ve siyasi olayların düzenlenmesi olarak "Yüzyıllık Yalnızlık" ve "1984" gibi romanları hissettiğiniz yerler var. Fakat garip olan şu ki kitap bir film gibi. Yani kime sorsam ya da nerede görsem filminin çekilmediğine şaşırıyor. Ben kitapta bir "Old Man" filmi de gördüm. Lafı uzatmadan artı ve eksi yönlerine geçiyorum :

Artı yönleri :
- Romanda çok sayıda kültürle iç içe olabiliyorsunuz bunun içinde Amerikan kültüründen Japon kültürüne, Bask kültüründen Fransız kültürüne ya da Kosta Rika kültürüne kadar çok sayıda kültür bulunmakta. Bunun nedeni kitabın ana karakteri Nicholai Hel'in bu kültürlerin hepsinden birer parçası olması. Özellikle de Japon kültürüne ait "Go" oyunuyla beraber hayatını da buna göre düzenleyip hareketlerini buna göre belirleyebilmesi, algılarını buna göre geliştirebilmesi kitabın ana konularından biri.

- Kitabın adı aslında aşırı bilgelikten basitliği yakalamaya yönelim anlamı taşısa da kitabın vermek istediği mesajlar başka konularda ve çok fazla bulunuyor. Roman bilgilerden geçip basitliğe varmak dışında Amerikan kültürü eleştirisi, modernizmin getirdiği kahramanların klişe özelliklerine eleştiriler, CIA ve FBI gibi örgütlerin Arap kültürlerine bakış açıları, Rusların, Japonların, Amerikalıların, Çinlilerin birbirleriyle olan ilişkilerinde birbirlerine karşı bakış açıları gibi çok geniş bir yelpaze var. Yani esas konu dışında kendinizi bazen Pearl Harbor saldırısında da bulabiliyorsunuz Hiroşima'da da bulabiliyorsunuz. Ama dediğim gibi bunlar romanın konusuna o kadar ince serpiştirilmiş ki bu saldırılar salt siyaset olarak verilmemiş. Kitap daha çok bir Batı kültürü eleştirisi ve genel yargı olarak çoğu kitabın hep Batı'ya yönelmiş olması. Romanda çoğu zaman Doğu kültürü ve onun kenara atılan spiritüel özellikleri irdelenmiş.

- Artı yön olarak vermek doğru mu bilmiyorum fakat kitabın son baskılarında ilk baskılarında verilmiş olan Hel'in saldırı taktikleri konuları çıkartılmış. Bunun nedeni olarak bu kitabı okuyan insanların bu taktiklerden etkilenip de cinayetlere sebebiyet olmalarından dolayıymış. Bu kitabın bir yerinde dipnot olarak geçiyor.

- Romanın bende bıraktığı etki olarak uyuduktan sonra diğer günün hemen gelmesini istedim çünkü bu kadar interaktif bir karakteri okumak gerçekten çok zevkli. İçinde mağaracılık hobisi bulunan bir adamın meditasyon anılarından savaş zamanlarındaki düşüncelerine, Go oyununu hayatına yayışına kadar bir çok deneyimleme bulunuyor.

Eksi yönleri :
- Kitabın E Yayınları ile çıkan basımında ufak tefek de olsa imla hataları var. Okumanızı etkilemiyor.
- Romanın bazı yerlerinde abartıya kaçılmış gibi hissettim. Bunda Hel'in yakınlık duygusunun etkisi var. Bu duyguyu bir insana koyunca çevresindeki insanların nerede olduklarını ve nereye gitmek istediklerini anlayan bir adam haline dönüşmüş. Fakat aslında bunun nedeni Hel'in Allah vergisi dil öğrenme ve düşünme yetenekleri ayrıca Go oyununu düşündüğü sırada kendini çok başka yerlerde hissedebilmesinin de etkisi var.

fazi 
 08 Tem 01:39 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 10/10 puan

Nihayet okuduuum! Evet bir çırpıda, zevkle, heyecanla okudum! Hayran kaldım!
Tuco Herrera ile her muhabbetimizin olmazsa olmaz konusuydu Şibumi. Okumadığımdan yakınırdım ve o da bana "çok beğeneceksin fazijiiiim" derdi :D Yine yanılmadı!
Bu kadar beğenilmesinin nedenini de anladım tabi ki okuyunca. İlk kez okuduğum bir tür olduğu için daha da ilgiyle araştırdım yazılanları.
Trevanian hakkında bilgiler edinmek için uzunca gezindim nette. Kullandığı takma isimlerini, hayatını okudum ve çok etkilendim. (Mutlaka Katya'nın Yazı da okuma listeme girecek yakın zamanda.)
Şibumi hakkında, Go hakkında birçok şey öğrendim. Go ve felsefe, Murphy'nin Go yasaları, Go terimleri ile ilgili araştırmalar yapmama neden oldu Şibumi.
Konuya girelim hemen;
Kitabın giriş cümlesi ile başlamalıyım çünkü beni benden aldı; "Bu kitapta adı geçen kişi ve kurumlar birer hayal ürünüdür; ancak kendileri bunun farkında bile değildir." Bu cümleyi okuyup neler hissedebileceğinizi düşünün!
Şibumi nedir kısaca bahsedeyim bilmeyenlere;
Olağan görünümlerin altında yatan gizli üstünlüklerdir. Yani bilgiden çok anlayış, kendini kanıtlamaya gerek duymayan alçakgönüllülük, ruhsal rahatlıktır. İnsan Şibumi'yi elde etmez, keşfeder. (Kitapta daha ayrıntılı bulacaksınız bu tanımları)
Şanghay'da doğup Kişikava adlı Japon bir general tarafından büyütülen, Go oyunu üstadı, yedi dil konuşan, çıplak elle öldürme tekniklerinde usta olan, mağaracı, terörist avcısı Nicholai Hel. Her konuda sakin, düşünerek hareket eden, hayatın her hamlesini hesaba katan bir karakter yaratmış Trevanian. Yaşadığı onca şey sonrası emekliye ayrılan Nicholai, Ana Şirket nedeniyle şatosundan ayrılıp onlarla savaşmaya karar verir. Ve sonrası muazzamdır! Münih Beşlisi, Kara Eylülcüler, öldürülen İsrail atletleri ve ve kan gölüne dönen bir havaalanı! (Tabi bunun öncesinde Nicholai'nin nasıl yetiştiğinden, aldığı eğitimlerden, hayatına giren kadınlardan, Go oyununa düşkünlüğünden, yakın algılama yeteneğinden bahsedilir olay akışı içinde.)
Nicholai ile diğer karakterlerin arasında geçen diyaloglarda birçok ders verici cümlenin altını çizdim. Hayretle onayladım okuduklarımı.
Öyle anlar geldi ki, okurken kendimi tutamadım ilerlemek istedim, hemen sonucu öğreneyim neler olduğunu bileyim istedim. Hatta Tucocuum şekerparemi de ipucu vermesi için darladım :D Ama hiç açık vermedi sinir :D (Buradan Tucocuuma sesleniyorum; önerilerinle yenileniyorum, öğreniyorum! Bidahaki kitapta spoiler vermen için bunları yazıyorum :D)
Her bölüm şahaneydi. Ancak çıplak elle öldürme teknikleri hakkında daha çok okumak istedim. Bir yerde çeviri notuyla karşılaştım ve denenmesini önlemek için ayrıntılı anlatılmayacağını okuyunca dünya başıma yıkıldı :D Ve yine Tucocuumdan, ilk baskıda bilgiler bulabileceğimi duydum; çok üzücü bir andı :D
Bu kadar yazdıktan sonra tabii Nicholai Hel hayranları arasına katılmış bulunuyorum!
Kısacası olağanüstü bir kitap okudum. Bitmesin, devam etsin istedim. 'Son' yazısını görmek istemedim. İyi ki okudum. Şiddetle tavsiyedir okumayanlara...

Murat Sezgin 
 25 Tem 2016 · Kitabı okudu · 13 günde · Beğendi · 9/10 puan

Muhteşem. Macera ve heyecanın hiç azalmadığı, düşündüren, Doğunun tüm geleneklerini kullandığı, ayrıntı dolu bir kitap yazmış Trevanian. Uzun bir Hollywood aksiyon filmi izlemiş gibi oluyorsunuz. Başlarda biraz tıkanmış gibi gelebilir ama ilerledikçe ağzınız hiç kapanmayacak.

Fazla spoiler vermeden başkarakter Nicholai Hel üstünden kitabın içeriğinden bahsetmek istiyorum. Nicholai Hel, Shanghai'da doğmuş melez bir insan. Birçok dil biliyor. İkinci Dünya Savaşını çocukluğunda bizzat yaşamıştır. Japon bir generalin yanında büyümüş ve sonra bir Go oyunu ustasının yanında yaşamış. Mağaralara özel bir ilgisi var. Amerikan düşmanı. Herkes adına kiralık katil avcılığı yapabiliyor. Sağlam bir karakteri var. Karakterini Doğunun mistisizmine ve şibumiye borçlu. Hel ile karakterinin oluşturan mistisizme ve şibumiye biraz bakmakta fayda var:

Mistisizm, sezgi veya içe bakış yoluyla Tanrıyla özdeşleme veya yeni bir idrak(kavrayış) düzeyine varma anlamına geliyor. Bana göre de Tasavvuf vahdet-i vûcud inancının değiştirilmiş gavurcası. Hel'in: "...ben orda olduğum gibi, burdayım da...uzaklaşıyorum ama gitmiyorum...orada görebilen tek şey benim. Hepinizin adına ben görüyorum..."(syf. 94) sözlerinden bunu anlamak biraz daha kolay. Hel ruhunu mistik yolculuklarla dinlendirip, konsantre olabiliyor. Mistisizmden aldığı yakınlık algılamasıyla, kendinden uzakta olan şeylerin titreşimini hissedebiliyor ve ona göre hareket ediyor.

Şibumi, Japon hayat felsefesi. Sıradan, olağan görünümlerin altında yatan gizli üstünlükler olarak tanımlanıyor. Anlatamayacak kadar basit görünen, hakimiyet peşinde olmayan otorite veya kendini kanıtlama gereği duymadan alçakgönüllü olmak gibi ya da sehl-i mümteni sanatını hayata yansıtmak gibi. Hel, şibumiyi teslimiyet için kullananların aksine rakipleri karşısında bir kuvvet olarak kullanmış.

Go oyun ustasının yanında yaşadığından bahsetmiştim. Ustası Go'yu gerçek hayat olarak görüyordu, yaşadığımız hayatı da oyunun bir yansıması. Bundan da hayat bir oyundur, sonucunu çıkarmak abez kaçmaz herhalde. Hel de ustasına uyarak Go dilini hayat diline uyarlıyor.

Hel'in mağara tutkusu insanın içindeki karanlığın cesaretle, kararlılıkla, mücadeleyle ve kurnazlılıkla aydınlatmasının simgesi. İçimizde bir mağara olduğunu biliyorsak buna şaşmamak gerek.

Beni en çok etkileyen ve ayrıntıya girmediği için biraz da heyecanımı perçinleyen Hel'in Çıplak Elle Öldürme Teknikleri idi. Basit araçlarla kağıt, pipet vs. bu tekniği uygulaması ilginçti. Daha önceki kitaplarında değişik tekniklerinden yararlananlar olduğu için bu kitabında ayrıntıya girmemesi, insanların iyiliği için tedbir olmuş.

Kısaca muhteşem bir kitap. Keyifli okumalar.

Beytullah Ömer DUMLU 
 20 Kas 2015 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 10/10 puan

Tek kelimeyle efsane bir kitap.Şuan başucu kitabım oldu.Kitabın nasıl bittiğine de inanamıyorum.Hikayesi oldukça çekici,bağlantılara diyecek hiçbir şeyim yok.Yazar Hel harakterini çok sağlam temellere oturtmuş.Okurken sanki film izler gibi hissettim kendimi.İkinci dünya savaşı,Hel'in hikayesi,Amerikan oyunları,İsrail-Filistin çatışması,terör faaliyetleri vb. her konuya el atmış bir kitap.Bu kadar bağlantıyı yazar nasıl başarmış bilmiyorum.Bazı konular gerçek hayattan alınmış.Tabiki de her kitap dört dörtlük değil tek eleştirim mağara bölümü.O bölüm biraz fazla anlatılmış.Hikayeden koparıyor okuyucuyu.Yazar o bölümde bildiklerini aktarmak istemiş ama uzun tutunca sıkılıyorsunuz.Okumak isteyen arkadaşlara şiddetle tavsiye ederim.Hiçbir kitaba on vermemiştim.En fazla dokuz vermiştim ama bu kitap hakediyor.

ESRA KADIOGLU 
 04 Nis 13:14 · Kitabı okudu · 20 günde · Beğendi · 9/10 puan

Merhaba herkese :) ŞİBUMİ !!! Aşırı bilgelikten basitliği yakalamaya çalışmak, ne kadar imkansız insanoğlu için. Yazarı 2005 senesinde aramızdan ayrılmış. Dilimize çevrilen baya kitabı var. Diğer kitaplarını da Kesinlikle okumak isterim. Anlatım çok güzel, Nicholai Hel' ile yaşadım tüm hikayeyi... Aslında kitabın beni en etkileyen yönü çok fazla ülke ile ilgili bilgi vermesiydi. Doğru anlatılan hikayelerde bu tür bilgileri seviyorum. Amerikan, Arap, İngiliz, Bask, Fransız ve Japonya vb... kültürleri ile dahiyane GO oyununun yaşam felsefesine dönüşmesi.... Birçok okuyan gibi bende ilk iş GO oyunu ile ilgili daha fazla araştırma yapacağım :) Nicholai Hel ; Rus anne, Alman baba , doğum yeri Japonya... 7 dil biliyor. O ne Rus, ne Alman, ne Japon kimliği olmayan bir adam.....Kitaptan İlginç ve gerçek bir dipnotu yazmadan bitiremeyeceğim ; Kitabın önceki baskılarında Hel'in saldırı taktikleri detayları ile anlatılırken , daha sonra bu detaylar kaldırılmış. Kitabı okuyup bu taktiklerden etkilenenlerin, cinayetler işleyenlerin azımsanmayacak sayıda olduğu rivayet ediliyor....Sevgiyle kalın :))))

Fatos 
 18 Şub 2016 · Kitabı okudu · 10 günde · Beğendi · 9/10 puan

Nicholai Hel, bir Amerikan düşmanı,7 dili bilen, Alman asıllıdır.Nicholai çok akıllı, kurnaz, zeki ve başarılı biridir.Doğduğundan itibaren annesi onu birçok eğitimle yetiştirmiştir. Şibumi, Nicholai'nin Amerika'ya karşı olan düşmanlığını ve bununla nasıl baş ettiğini anlatmaktadır.
Kitabın başlarında ne anlatmak istediğini çözene kadar sıkıcı, çözmeye başladıktan sonra keyif veren, çözdükten sonra tahmin ve merak uyandırıyor.

Eda Arda Ylmz 
23 Eki 2016 · 9/10 puan

Kitap güzel,hoş ama biraz karışık..Ruh halinin iyi olması önemli bu kitabı okurken.Kitabın içeriğiyle ilgili olarak Nicholai Hel'e kadar gelen Washginton kısımları sıkıcı gelse de bazı kurgu kitaplarındaki gibi sonradan açılıyor...Tavsiye ederim ama ruh hali iyi kafa sakinken :)) İyi okumalar

Emel Özdemir 
31 Eki 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Kitabı okumayı düşünüyorsanız kesinlikle acele etmelisiniz. Muhteşemdi. Eğer birine hediye almak istesem ve bu bi kitap olacak olsa kesinlikle bu kitabı alırım.

Scorpıon 
30 May 23:18 · Kitabı okudu · 8 günde · Puan vermedi

Yazarın okuduğum ikinci kitabı, uzun zamandır okumak istediğim bir kitaptır fakat sanırım beklentilerimi yüksek tutmuşum. Yazarın oluşturduğu hel karakteri derin ve marjinal bir kişilik ve ciddi anlamda bir amerika düşmanı, ülkeler arasında ikili çalışan başarılı bir suikastci. 70.sayfadan sonra açıldı kitap,mağaralar ile ilgili fazla teknik kısımlar beni sıktı, kitap sonlara doğru hareketleniyor. Bütün olumsuzlukların yanında yine de okumanızı tavsiye ederim. Yazar zaten marjinal, sıradan bir kitap beklenemezdi:)))

Şibumi önceden merakla okuduğum kitaplardan biriydi.

İlk bölümlerde bu adamlar kim, Munih Beşlisi, Kara Eylülcüler kimler, kimin peşindeler anlamaya çalışırken açıkcası biraz sıkılmıştım, ama sonra kitap bir açıldı bir aktı, elimden bırakamamıştım. Hele o son bölümdeki eşsiz hayatta kalma mücadelesini soluksuz okumuştum.

Kitaptaki Nicholai karakterini, Satranç kitabındaki Dr. B'ye çok benzetmiştim. İkisinin de ortak yönleri çoktu, her ikisinin de başına gelenler çok benzerdi , her ikisi de karizmatik karakterlerdi, her iki kitabı da okuyanlar bilir.

Çünkü ikisi de insanlardan soyutlama cezası almış ve her ikisi de hayata tutunmak için bir zeka oyununa asılmış. Doktor B. santraç'a. Nicholai de go isimli oyuna...

Ayrıca kitapta dipnotta belirtildiğine göre; Trevanian’ın diğer bazı kitaplarında detaylı şekilde anlatılan tehlikeli bir dağa tırmanma yöntemi, tecrübeli bir dağcı tarafından denenmiş ve dağcı hayatını yitirmiş. Yine Trevanian’ın bir başka kitabında anlatılan müzeden tablo çalma yöntemi, kitap İtalyanca’ya çevrildikten sonra Milano Müzesi’nden üç tablonun çalınmasında kullanılmış. Bu nedenle Şibumi’de Hel’in kendini savunma yöntemi olan Çıplak Elle Öldürme yöntemleri, detaya inilmeden yazılmış.

Peki neydi Şibumi? Şibumi kitaba göre bilgiden çok anlayış demek. İfade dolu bir sessizlik demek. Kendini kanıtlama gereği duymayan bir alçakgönüllük demek.

En sevdiğim alıntı bölüm ise:
"Ben çok seyahat ettim, dünyayı avucumun içinde çevirdim ve bir şeyi iyice anladım. İnsanı en mutlu eden şey, ihtiyaçlarıyla varlıkları arasında bir denge bulunmasıdır. Bütün sorun, bu dengenin nasıl sağlanacağı. İnsan bunu belki varlıklarını yükseltip ihtiyaçlarının düzeyine çıkararak yapabilir. Ama bu budalalık olur. Bunu yapmak, arada bir sürü doğa dışı şeyler yapmayı gerektirir. Pazarlık etmek gibi, çalışmak gibi, çabalamak gibi. Öyleyse? Öyleyse akıllı bir adam dengeyi, ihtiyaçlarını azaltarak, yani onları varlıklarının düzeyine indirerek sağlar. Bunu yapmanın da en iyi yolu, bedava olan şeylerin değerini bilmektir. Dağların, kahkahanın, şiirin, bir dostun verdiği şarabın, yaşlı ve şişman kadınların, Bakın bana! Ben elimdekilerle mutlu olmayı çok iyi bilen biriyim. Bütün mesele elimdekileri yeteri kadar çoğaltmak."

Kitaptan 126 Alıntı

Sadettin TANIK 
 06 Eki 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Toplum
Kalabalığın çıkardığı gürültü mantıksızdır ama kulakları sağır edecek kadar güçlüdür. Beyinleri yoksa da; binlerce kolları vardır. Bunları seni yakalamak, çekmek, aşağıya indirmek ve batırmak için kullanırlar.

Şibumi, Nicholas Seare - TrevanianŞibumi, Nicholas Seare - Trevanian
Sadettin TANIK 
06 Eki 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Benim söylemeye duyduğum ihtiyaç, onun işitmeye olan ihtiyacından fazlaydı.

Şibumi, Nicholas Seare - TrevanianŞibumi, Nicholas Seare - Trevanian
Murat Sezgin 
12 Tem 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Oyalanmak tehlikeli şeydir. Yasa çıkarılıp yasaklanmalı bence.

Şibumi, Nicholas Seare - Trevanian (Sayfa 19 - E Yayınları)Şibumi, Nicholas Seare - Trevanian (Sayfa 19 - E Yayınları)
Murat Sezgin 
22 Tem 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Doğruyu yabana atmayın, iyi kullanıldığında çok etkili bir silâhtır. Ama unutmayın ki silâhlar çok kullanılırlarsa yalama olurlar.

Şibumi, Nicholas Seare - Trevanian (Sayfa 218)Şibumi, Nicholas Seare - Trevanian (Sayfa 218)
Sadettin TANIK 
06 Eki 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Hayatım alelade çizilmiş ama vakit yetmediği için ayrıntıları doldurulamamış bir resme benziyor.

Şibumi, Nicholas Seare - TrevanianŞibumi, Nicholas Seare - Trevanian

Kitapla ilgili 1 Haber

Tercümenin hanımefendisi: Belkıs Çorakçı Dişbudak
Tercümenin hanımefendisi: Belkıs Çorakçı Dişbudak Gazap Üzümleri, Şibumi, Atlas Silkindi, Hayatın Kaynağı, Parfümün Dansı ve daha yüzlerce eser. Hepsinin ‘altında’ onun imzası var. Belkıs Çorakçı Dişbudak, bugüne kadar 400’ün üzerinde kitabı, İngilizceden Türkçeye çevirdi. 78 yaşındaki Dişbudak, simultane tercümanlık da yapıyor.