Adı:
Küçük Arı
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
344
Format:
Karton kapak
ISBN:
6054263370
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Little Bee
Çeviri:
Nalan İşık Çeper
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pegasus Yayınları
Size bu kitapta ne olduğunu anlatmak istemiyoruz; çünkü gerçekten çok özel bir hikâye ve biz onu bozmak istemiyoruz.

Yine de bu kitabı almanıza yetecek kadar bilmeniz gerektiğinden, sadece şu kadarını söyleyelim:

Bu, yaşamları kaçınılmaz bir şekilde çarpışan iki kadının hikâyesidir. Ve biri korkunç bir seçim yapmak zorundadır.
İki yıl sonra tekrar karşılaşırlar ve hikâye burada başlar…

Bu kitabı okuduğunuzda herkese anlatmak isteyeceksiniz. Bunu yaptığınızda, lütfen, neler olduğunu anlatmayın; çünkü bütün büyü, olayların akışında…


“Bir sonraki Uçurtma Avcısı.”
—Library Journal

“Sizi alıp götürecek’’
—Washington Post

“Okuduktan sonra unutmanız hiç de kolay olmayacak.”
—Financial Times

‘’Hiç tartışmasız 2009’un açıkara en iyi kitabı’’
--Metro
''Barış ne demektir biliyor musun Charlie?''
Charlie kafasını salladı.
''Barış, insanların birbirlerine gerçek adlarını söyleyebildikleri bir zamandır.''
Bu kitabı aldığımda çok beğeneceğimden, beni etkileyeceğinden emindim. Çünkü kapağındaki yorumdan bunu anlamıştım. ''Bir sonraki Uçurtma Avcısı'' yazıyordu ve sevdiğim kitaplar listesinde üst sıralardadır Uçurtma Avcısı. Evlilikleri bitmek üzere olan İngiltereli bir çiftin evliliklerini kurtarmak için Nijerya ya gidişiyle başlıyor hikaye.Orada yaşanan acılar ve Batman kostümlü altı yaşındaki bir çocuk onların bütün hayatını değiştiriyor.Kitap ağlatırken aynı an da güldürebiliyor.Çok beğendim ve kesinlikle tavsiye ederim.
Kitaplarımı karıştırırken buldum. Yorum yazmadığımın farkına vardım. Okurken 1k`da daha yeniydim haliyle o zamanlar hem dil bilgim yetersizliğinden hem de biraz çekingenliğimden yorum yapmamıştım. Şimdiye kısmetmiş :)

Kitab`ın kapağında " ikinci Uçurtma Avcısı " yazılmıştı galiba. Bu kitabı okumam için fırsat doğurmuş bi de kitapdan uzaklaştırmıştı. Çünkü benim için tek bir "Uçurtma Avcısı " vardı. İkincisi olamazdı. Bundan dolayı kapağına o başlığı atmak bana çok yalnış geliyor. İnsanlar o başlığı gördükleri anda öfkelenirler. " Neden kendin olmuyorsun da başkasının başarısından kendine de pay çıkarmaya çalışıyorsun " diye.

"Uçurtma Avcısı" ile uzaktan yakından tek alakası- karekterlerin iki kitabda da çocuk olması, ülkelerinde yaşanan savaş yüzünden madur kalmaları. Başka da bir benzerlik yoktu. Bu konuysa bir çok kitaplarda mevcut. O zaman tüm bu tarz kitaplar " İkinci bir Uçurtma Avcısı mı olmalı? ".

Kitapta sevmediğim yerler vardı. Bunlar bende saklı kalsın :) Sevdiğim yerlerse : Kızın isminin son ana kadar bize hep Küçük Arı olarak söyletilmesi. Küçük Arı`nın yaşadıkları, savaş, toplama kampındakı insanların yaşadıklarının okuyucuya güzel geçirilmiş olması.

Şahsi fikrim " Uçurtma Avcısı " ile mukayese edilmezse okunabilir kitaplardan.

Keyifli okumalar.
Çok farklı ilk başta insan ne olduğunu anlayamıyor.Kitabın pek fazla akıcı bir yönü yok ilerleyen zamanlarda daha heyecanlı olacağını umuyorum.
Bu kitabın " Uçurtma Avcısı " kitabı ile tek ortak noktası vardı oda kitabın baş kahramanlarının çocuk olması ve onların ağzından kağıda aktarılmasıydı...
Küçük Arı yaşadığı bölgedeki tehlikeleri ve ailesinin başına gelenleri sade bir dil ile anlatıyor...
Petrol için ülkesinin esaretinden bahsederken, ailelerin yaşadığı sorunlar ve göçleri anlatışı insanı duygulandırıyor...
Kitap genel anlamda güzeldi. Uykusuz kalmanıza sebebiyet verecek şekilde sürükleyiciydi. Kitabın ilk başında yazar, size tüm kişileri veriyor. Aradaki bağlantıları yavaş yavaş çözümlüyor. Bu da kitaba olan ilginizin düşmemesini sağlıyor. Aslında Küçük Arı'nın hikayesinin ahım şahım bir yanı yok. Sadece yazar bilgileri size öyle bir ustalıkla sunmuş ki, sizi bu çözümleme duygusu ve gerçeğe kavuşma heyecanı için sayfaları yutuyorsunuz. Kitabın sonunda hüsrana uğradığımı söyleyebilirim. Dikkat bu satırlardan sonra spoi içerecek incelemem. Hikayenin, gerçek bir olaydan alıntı yapılarak oluşturulduğunu düşünürken, kitabın sonundaki açıklamadan sonra kandırıldığımı düşündüm. Baştan kitabın sonuna göz atsaydım, bu kitabı hiç okumazdım. Bu kadar drama giripte gerçeğe dayanan bir şey söz konusu değilse, gidip Stephen King okurdum.
Bu kitapta özgürlüğün önemini daha çok anladım. Herkesin okuması lazım kesinlikkle okuyun. Küçük arı herkes tarafïndan sevilen bir kitap olmasï için bence okuyun
Yıllar önce okumama rağmen hala hatırladıkça ağlama isteği uyandırıyor bende. Acılarınıza bir acı daha katmak istemezseniz okumayın. Küçük arı sizinde acınız olarak kalacak çünkü. Ama yok bu acı zaten bizim acımız, tüm insanlığın, diyorsanız okuyun, hep birlikte ağlayalım.
Öncelikle kitabın dili sade, akıcı, sürükleyici Konusuna kısaca değinmek gerekirse; Nijeryalı kod adı küçük arı olan minik mücadeleci ürkek bir kalbin hikayesi bu... Adı küçük arı çünkü yaşamalı. Küçük göçmen kızın hayata tutunuşu, yaşam mücadelesi, görmemesi ve tanık olmaması gereken ölümler intiharlar, sadece daha cok para için hırs için doymak bilmeyen büyükler için ailesinden koparılışı, beyaz bir kadınla kötü tanışması ve tam o anda ablasının gözünün önünde türlü işkencelerle yok edilişi.
Beyaz bir kadının siyahi küçük arı için mücadelesi ve uvzunu feda etmesi, pişmanlıklarla dolu bir babanın kimlik bunalımıyla yaşamına son vermesi ve herşeyden habersiz batman kostümlü aklınca kötülüklerle baş eden charlie...
Sonunda udonun teslimiyeti...

Udo: barış demektir.
Barış: insanların birbirlerine gerçek adlarını söyleyebildikleri bir zamandır.
Bu kitaba aslında çok büyük umutlarla başladım diyebiliriz.Lâkin kitap beni saramadı.Hani bazı kitapları bitirmek için sonunu beklersiniz ya bende aynısını bu kitapta yaşadım.Ama siz yinede bir şans verin.
Kitabı 2010 yılında okudum ve bende hala izi olan bir kitaptır. Okuduktan sonra uzun bir süre kitap aklınızdan çıkmayacak. Zaten uluslararası bestseller olmuş kitap. Okumadiysaniz hemen başlayın derim
Durağan başlayan hikayemiz yine durağan başlıyor. Heyecan yükselecek mi derken kitabı bitirmiş bulundum. Bu durağanlık kitap okurken sevmediğim bir şey olmasına rağmen anlatılan olay göz önünde bulundurulursa aslında olması gereken bir özellik. Yazar kişiler arasındaki bağlantıları büyük bir ustalıkla verip hissetmeniz istediği şeyi size gerçekten hissettirebiliyor. Bu yönüyle başarılı bulduğumu belirtmek istiyorum. Edebiyat açısından da anlatım açısından da zayıf olmasına rağmen yine de bir okuyun derim. Çünkü günümüzün modası haline gelen “adam sende”ciliğe,”bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın”cılığa öyle güzel karşı durmuş ki...üstelik böyle yaparsanız,nelerle karşılacağınızı ya da bunun karşısında durursanız sizi bekleyenleri o kadar etkili bir şekilde kaleme almış ki “ne olurdu hepimiz Sarah olabilseydik” dedirtti bana. Şimdi bir kağıt ve kalem alıp soracağım soruyu oraya cevaplayın. Bir de kitabı bitirince verdiğiniz cevaba bakın. Eğer hala cevaplarınız örtüşüyorsa,sorgulayın kendinizi. Soru şu:”hiç tanımadığınız hatta ırkınızdan bile olmayan birinin hayatı sizin bir uzvunuzdan vazgeçmenize bağlı olsaydı,o uzvunuzdan vazgeçer miydiniz?”
Kitabı daha önce okusaydım belki etkilenirdim. Ama artık sanırım bu tür kitaplar beni etkilemiyor. Amerikan-İngiliz yazar(editör) kadın karakterlerden sıkılmaya başladım. Bestseller olması bunu değiştirmiyor.
Konuya gelince konu tabi ki güzel ve etkileyici. Ama Hakan Günday'ın Daha romanının daha güzel yazıldığını söyleyebilirim.
Biliyorum artık inceleme ve alıntı paylaşmayacağımı söylemiştim. Bunlar artık biraz da kendime notlar olmaya başladığı için paylaşmaya devam ediyorum.
Okumak isteyenlere iyi okumalar dilerim :)
''Beynimin böyle korkunç ayrıntılarla dolu olmamasını dilerdim. Sadece ayakkabılar ve kırışık gizleyici kremlerle ilgilenen bir kadın olmayı isterdim.''
-Sana bütün İngiliz çiçeklerinin adını öğretmeyi düşünüyorum. Bu fuşya, bu gül, bu da hanımeli. Ne var? Neden gülüyorsun?
-Burada hiç keçi yok. Bu yüzden bu kadar güzel çiçekleriniz var.
-Sizin köyünüzde keçi mi vardı?
-Evet, ve bütün çiçekleri yerlerdi.
-Üzüldüm.
-Üzülme. Bizde keçileri yerdik.
Bir yara izinin asla çirkin olmadığı konusunda bana katılmanızı rica ediyorum. Yara izini yapanlar bunun aksini düşünmenizi isterler. Ama siz ve ben, onlara kafa tutma konusunda bir anlaşma yapmalıyız. Bütün yara izlerini bir güzellik olarak görmeliyiz. Tamam mı? Bu bizim sırrımız olsun. Çünkü, tecrübelerime dayanarak söylüyorum, ölürken yara izi olmaz. Yara izi 'Ben kurtuldum' demektir.
Hayatından neyi çıkaracağın konusunda gerçek bir seçim yapman gerektiğinde karar vermek zordu.
"Eğer yüzün hayatın ağır tokatlarıyla şiştiyse, gülümse ve şişman bir adammışsın gibi davran."
Chris Cleave
Nijerya Atasözü

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Küçük Arı
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
344
Format:
Karton kapak
ISBN:
6054263370
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Little Bee
Çeviri:
Nalan İşık Çeper
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pegasus Yayınları
Size bu kitapta ne olduğunu anlatmak istemiyoruz; çünkü gerçekten çok özel bir hikâye ve biz onu bozmak istemiyoruz.

Yine de bu kitabı almanıza yetecek kadar bilmeniz gerektiğinden, sadece şu kadarını söyleyelim:

Bu, yaşamları kaçınılmaz bir şekilde çarpışan iki kadının hikâyesidir. Ve biri korkunç bir seçim yapmak zorundadır.
İki yıl sonra tekrar karşılaşırlar ve hikâye burada başlar…

Bu kitabı okuduğunuzda herkese anlatmak isteyeceksiniz. Bunu yaptığınızda, lütfen, neler olduğunu anlatmayın; çünkü bütün büyü, olayların akışında…


“Bir sonraki Uçurtma Avcısı.”
—Library Journal

“Sizi alıp götürecek’’
—Washington Post

“Okuduktan sonra unutmanız hiç de kolay olmayacak.”
—Financial Times

‘’Hiç tartışmasız 2009’un açıkara en iyi kitabı’’
--Metro

Kitabı okuyanlar 1.688 okur

  • Pınar Çil
  • Hande Irga
  • Sevil gürbüz
  • Derya..
  • Gizem Dinç
  • Murat Okur
  • zeynep ceyhan Güneş
  • hasibe irem özçelik
  • Şevket Tekin
  • Uğur Küçük

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.6
14-17 Yaş
%2.8
18-24 Yaş
%24.5
25-34 Yaş
%28.3
35-44 Yaş
%26.6
45-54 Yaş
%11
55-64 Yaş
%1.3
65+ Yaş
%0.8

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%85.5
Erkek
%14.5

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%18 (77)
9
%15 (64)
8
%25 (107)
7
%20.1 (86)
6
%10.3 (44)
5
%5.1 (22)
4
%4 (17)
3
%1.2 (5)
2
%0.5 (2)
1
%0.9 (4)

Kitabın sıralamaları