Bir Ses Böler Geceyi

·
Okunma
·
Beğeni
·
8587
Gösterim
Adı:
Bir Ses Böler Geceyi
Baskı tarihi:
Temmuz 2010
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752897427
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Baskılar:
Bir Ses Böler Geceyi
Bir Ses Böler Geceyi
Bir Ses Böler Geceyi
Dolunayın ışığında bir köy mezarlığı... Mezarlığın duvarına çarpan bir cip. Gecenin karanlığında uçuşan düşler. Issız köyün ortasında kocaman bir cemevi. Konuğunu yitirmiş bir mezar. Cem töreninde arınmayı bekleyen bir ölü. Bu olanların sessiz tanığı, bir araştırma görevlisi. Yıkılan idealleriyle, sürüp giden yaşamı arasında sıkışıp kalmış bir adam. Alevi inancına farklı bir bakış. Mistik bir gerilim romanı...

"Gözüne kestirdiği dal parçasını çekerken çalılığın arkasında bir karartı fark etti. Feneri oraya doğru tuttu. Yanılmamıştı, az ilerde yeşil renkli bir mezar taşı mahzun bir edayla onu süzüyordu. Bu defa korkmadı, hatta içinde, 'Bu mezar neden mezarlığın dışında?' diye merak bile uyandı. Bir-iki adım daha yaklaştı. Ama bu mezar bozulmuştu, iki yanında toprak birikintileri yığılıydı. Yeni bir ürperti dalgası sardı bedenini. Mezarın içini görmemesine karşın, upuzun yatan ölünün yer yer etleri dökülmüş yüzü geldi gözlerinin önüne. Öte yandan aklı hâlâ mantıklı bir açıklamanın peşindeydi. Belki de bu mezar henüz ölmemiş biri için kazılmıştı. Neden olmasın? insanların ölmeden önce de mezarlarını hazırladıklarını biliyordu; iyi de, kazmakla hazırlamak arasında büyük fark vardı. Belki yeri alınır, hazırlıklar yapılırdı ama ölmeden mezar kazdırılır mıydı? Belki de bu mezarı aç kalmış vahşi bir hayvan açmıştı. Eğer öyleyse mezardaki ölüyü paramparça etmiş demekti. Doğrusu, böyle bir görüntüyle karşılaşmak istemezdi. Yine de merakı ağır bastı; cesaretini toplayıp el fenerini mezarın içine doğrulttu. Mezar gerçekten de boştu."

(Tanıtım Bülteninden)
144 syf.
·3 günde·Puan vermedi
NOT : Ahmet Ümit sıradan kitabı değildir. Heyecan yaparak almamanız tavsiye edilir.

Çok sarmadı diyebilirim. Alevilik hakkında merak ettiğim şeyleri öğrenmek için almıştım. Bir nevi açıkladı. Kitap solcu kesimden Süha karakterinin hayatından kesitler anlatıyor. Ayrıca Süha karakterinin Alevi köyüne yolu düşmesiyle birlikte yaşamış olduğu bir olaydan bahsediyor. Kitabın iki yönden anlatılması iyi hoş ama bazı bölümlerini sıkılarak okudum. Heyecan anlamında beklentimin altında kalan bir kitabı oldu. Kullandığı dili beğendiğimden dolayı biraz daha sabrettim. Ancak seçmiş olduğu konu farklı bir konu olsaydı hayır demezdim. Alevilerin farklı bir mezhebe karşı hoş görülü yaklaşmadığını görmek üzücüydü. Bilgisel anlamda merak ettiklerinize cevap veren bir kitap ancak biçimsel olarak gereksiz uzatılan bir kitaptı. Varın siz düşünün. Okumak isteyenlere başka alternatifleriniz varsa diye uyarıda bulunup keyifli okumalar dilerim.
144 syf.
·5 günde·Beğendi·5/10
Bu kitapla ilgili söyleyebileceğim ilk kelime;
Tuhaf...
Süha'nın mezarlığa çarpmasıyla gerçekleşen bir kaza onun yolunu bir alevi köyüne düşürüyor.Ama gittiğinde köyde kimseyi bulamıyor.Tüm köylü bir cemevinde dini bir toplantı yapmakta..
Ve Süha oraya bir tesadüf sonucu ulaşıyor.
Her konuşmaya camın önünden tanık olup izliyor.Toplantı olan odaya bir anda bir tabut geliyor...
Bundan sonrasını da anlatmayayım okuyacak olanlar için biraz süpriz olsun :)
Ama şunu söyleyebilirim;
Her insan karşısında içindeki insanı görür..

Keyifli Okumalar :)
  • Kar Kokusu
    7.4/10 (735 Oy)629 beğeni3.020 okunma334 alıntı12.917 gösterim
  • Kukla
    8.3/10 (762 Oy)751 beğeni3.089 okunma854 alıntı11.911 gösterim
  • Şeytan Ayrıntıda Gizlidir
    7.4/10 (996 Oy)787 beğeni4.371 okunma248 alıntı12.205 gösterim
  • Agatha'nın Anahtarı
    7.4/10 (667 Oy)518 beğeni2.544 okunma236 alıntı8.529 gösterim
  • Çıplak Ayaklıydı Gece
    7.0/10 (380 Oy)303 beğeni1.758 okunma278 alıntı5.878 gösterim
  • Sis ve Gece
    7.9/10 (1.632 Oy)1.428 beğeni7.319 okunma671 alıntı21.710 gösterim
  • Kavim
    8.5/10 (1.696 Oy)1.560 beğeni6.639 okunma1.195 alıntı18.661 gösterim
  • Aşk Köpekliktir
    7.1/10 (1.339 Oy)1.127 beğeni6.455 okunma1.169 alıntı26.805 gösterim
  • Köprü
    8.4/10 (748 Oy)709 beğeni3.741 okunma398 alıntı10.986 gösterim
  • Patasana
    8.4/10 (2.403 Oy)2.225 beğeni10.019 okunma1.612 alıntı32.486 gösterim
144 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Neden bilmiyorum ama bir çırpıda okuyamadım kitabı. Çekmedi beni içine... Her elime aldığımda anca bir bölüm okuyabildim. Konular arasında bir bütünlük yakalayamamam sanırım bunda en büyük sebep. Bir yandan Süha’nın solcu geçmişi ve bir yandan toplumumuzun çoğu tarafından yanlış bilinen ve olduğundan çok daha farklı anlatılan bir dini topluluk “alevi”ler... kesiştikleri tek nokta; Süha’nın da alevi olması... olayların sonu da havada kaldı,sonuca bağlanamadı. Anlatım durağan olduğundan sıkıcıydı. Yalnız cesetle ilgili geçen son bölümde sosyal mesajın verilme şekli ilginçti. “Kişi nasılsa karşısındakini de öyle görür” sözünü bir ceset aracılığıyla anımsayabileceğim aklıma gelmezdi. Okunmalı mı? Okunacak o kadar çok kitap varken,daha iyi kitaplara zaman ayırılabilinir. Kitapla kalın.
144 syf.
·7/10
Kitabı alıp okumamın tek sebebi Aleviliği, inançlarını,yaşantılarını,dini törenlerini merak etmemdi tatmin ettimi evet alevilikle ilgili bölümleri okurken keyif aldım diyebilirim keşke tüm hikaye bunun üzerine kurulmuş olsaydı...Ayrıca Yazar iddia ettiği mistik gerilimi yaşatıyor özellikle son bölümde baya gerildim
135 syf.
·4 günde·8/10
Kitap genel olarak iki koldan ilerliyor. Bir kol 1980 darbesi ve öncesinde bir solcunun başından geçen olayları ve davasını kısa kısa bölümlerle anlatıyor; diğer kolda ise Alevi vatandaşlarımızın bir hadisesini anlatıyor. Ahmet Ümit bu iki kolu anlatırken hem hafiften mesajlar veriyor hem de bu iki yön hakkında ufak da olsa bilgiler veriyor. Solcuların bir kısmının davalarına ne gözle baktığını, ne gözle davalarından kolayca vazgeçen insanları gösterirken, bir taraftan da Alevi vatandaşlarımızın hem gelenekleri hakkında bilgileri verip hem de her toplumun içinde olan yanlışlar gibi bu kesiminde içinde olan kişiye özgü yanlışları romansallaştırarak gösteriyor. Kitap içinde üçüncü bir kol var ki o da kitabın esas kurgusu zaten.

Kitap basit bir dille, basit bir betimlemelerle başladı diyebilirim, Ahmet Ümit’in ilk kitaplarından olduğu için bu şekilde ilerlediğini düşündüm ama çok da fazla sürmeden dil daha bir oturarak, betimlemelerin edebi yönü daha bir artarak kitap kendi içinde yazımı birden değişip kendini okutmaya başladı. Sonunda da olaylar daha bir tuhaflaşarak özellikle son 30 sayfada okuru içine tamamen çekip okuttarabiliyor..

Çok güzel aman aman bir kitap, kesin okumanız lazım diyemem ama okuyunca da beğeneceğiniz, keyif alacağınız, keşke okumasaydım demeyeceğiniz bir kitap.
144 syf.
·7/10
Başta şunu söylemeliyim ki oldukça akıcıydı. Bir anda başladı bir anda bitti diyebilirim hatta.
Kitap iki yönden ilerliyordu. Bir yanda Süha'nın gençken yaşadığı bazı olaylar konu olurken bir yandan Alevilikle ilgili bir durum anlatılmaktaydı. Bence kitabın tek sorunu bir anda bitiyor olmasıydı. En azından olayların biraz daha çözüme kavuşmasını isterdim. Yine de beğendim. Zaten Ahmet Ümit kitap yazarda beğenilmez mi
144 syf.
·2 günde·8/10
Ahmet Ümit'in ilk polisiye romanı olarak ''Sis ve Gece'', ilk romanı olarak da ''Bir Ses Böler Geceyi'' adlı eser olmuştur. Sitede polisiye uzantısı altında yerini alsa da bu kitap bir polisiye değildir. Aslında Ümit'in acemilik döneminde yazıldığı için polisiye roman türünde yazacağı eserler için bir antrenman diyebiliriz. Bunun yanında sosyal ve dini dokusu altında az da olsa polisiye kalıntılarını görebiliriz. Zaten puanlama ve yorumlarda da, diğerlerinin aksine bu eserin zayıf kalması, -demin söylediğim gibi- acemi ve toy bir yazar olduğu zamanın ürünü olduğu içindir.

Ahmet Ümit'i bilmeyenemiz yoktur zaten. Niye bilinmesin ki? Sade, okuyucuyu anında kurguya hapseden güzel anlatımıyla hemen hemen herkesin sevdiği bir yazar olmuştur. Eh, Dünya'da olduğu kadar, ülkemizde de (klasiği ayrı değerlendirirsek) edebiyat türlerinin içinde en çok polisiye sevilmiştir. Peki yabancı yazarlarda iyi bir polisiye yazarı var da bizde yok mu? Elbette var. Tahtını pek kaptırmayan Ahmet Ümit bunlardan bir tanesidir. Sağlam kurgusu, yormayan anlatımı, üst düzey betimlemeleri, okuyucuların beğenmesi için en büyük nedenlerdir. Bu eserde de hem siyasi-politik hem de dini açıdan bol bol zengin bir bilgiyle karşılaşıyoruz. Hocasını terminalden alması gereken Fakülte çalışanı Süha, arabasıyla gece çıktığı yolda ansızın yaptığı bir direksiyon hareketiyle kaza yapar. Gözlerini açtığında ise kendini bir mezarlıkta bulur. Etrafını şöyle bir yokladığında ise korkunç sesler duyar ve kıyıda duran tek başına bir mezar görür. Bu durum Süha için adrenalin dolu bir hava yaşamasına sebep olur.

Yazarımız küçük bir mezarlık fikri ile daha sayfanın başından okuyucuyu etkiliyor. Korku ve gerilim yaşarken, birdenbire diğer sayfalarda klasik edebinin içine giriveriyoruz. Süha korkunun verdiği şokla bir yandan geçmişini düşünürken bir yandan da gördüklerini anlamaya çalışır. Kitabı okudukça, 1980 öncesi ülkemizde yaşananlar ve üniversite öğrencilerinin bu duruma etki ve tepkilerini öğrenirken, bir yandan da, diğer bir sorun olan Alevi insanlarının hem ülkemizde hem zihinlerde nasıl yankı bulduğunu, nasıl yalnız olduklarını keşfediyoruz. Yazar, bizi(okuyucuyu) bir anda 30-40 sene öncesine götürebildiği gibi, aynı anda da küçük bilgilerle, farklı inançlara bağlı insanların hayatlarını büyük bir hayret ve merakla öğretmeyi iyi beceriyor. Tabii ilk sayfalarda verilen heyecanı ortalarda bulamayınca, özellikle ilk başlardaki konunun birden sönüvermesi benim için biraz üzücü oldu. Bunun haricinde sade ve güzeldi. İyi okumalar...
144 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Kitap iki koldan gitmektedir. Baş kahraman Süha’nın 80 yıllarında solculuk yolunu anlatırken zaman içinde solculuğu terk edişi ile bir taraftan tesadüfen uğradığı Alevi köyünde Alevilikle ilgili kısa bilgiler, geleneklerden bahsedilmektedir. Gerçek ilahiye ulaşmak isteyen ismayil’in cenazesinin ortada kalmasıyla serüven devam ederken hikayenin sonu bence bağlanamamıştır. Sonunu merak ederken kitap bir anda bitmiş tüm olaylar ortada kalmıştır.
144 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
️Boş bir mezar simsiyah gece korku yaşanan gerilim . Sanki diğer kitapların ön hazırlığı gibi geldi bana. Alevileri , dini inançları, törenleri anlatılmış. Solcuların ve darbecilerin başına gelenler anlatımı ve yazımı güzel. Bir solukta okunabilecek bir kitap. Tavsiye ederim.
144 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Ahmet Ümit'in bu romanında Cem evlerine ve orda yapılan sobhetlere konuk oluyoruz. Eserde alevîlik ile ilgili yapılan sohbetlerden keyif alıp onları biraz daha anlayabileceğimizi düşünüyorum.
İki bölüme ayrılan kitapta ilk bölüm 1980 darbesini ve baş karakterimiz Süha'nın yaşamını, diğer kısım ise Cem evinde yapılan sohbeti konu alıyor. Oldukça mistik bir hikâye. Her sayfasında heyecanı biraz daha artan bu güzel kitabı herkese tavsiye ediyorum. Keyifli okumalar.
144 syf.
·Beğendi·10/10
Çoban,Uyurken garip bir düş görmüş. Ak sakallı,
güzel mi güzel bir adam yaklaşmış yanına.
" Ey Can, neden bizden saklanırsın?
Bilmez misin ki biz ancak
Hak _Muhammed_Ali yoluna girecek kişilere görünürüz. Seni de onlardan biri sanmıştık.
Ama sen yüzünü bizden esirgeyip bir çınarın
Ardında gizlendin. Bizim ışığımız yerine çınarın
Karanlığını seçtin. Ne çare ki seçim senin, hal
Böyleyken bizim elimizden bir şey gelmez.
Ama gidince üzülme, sabırla gününü bekle.
Günü geldiğinde bu defa seçimini doğru yap.
" Hakkın olanı alacaksın.' demiş ve kayb olmuş...
144 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Kitabı Aleviliği konu aldığı için alıp okudum. Ahmet Ümit'in "Beyoğlu'nun En Güzel Abisi" kitabını okumuştum ve çok beğenmiştim. Ahmet Ümit yine aksiyon katmış kitaba. Aleviliği bir ders kitabı olarak değil de bir olay üzerinden anlatmış. Karakterimiz Süha'nın gençken yaşadıkları da anlatılıyor. Merak ederek okuduğum için çabuk bitirebildim zaten Ahmet Ümit'in kalemini beğeniyorum. Yaşadığım tek hayal kırıklığı şu ki, kitabın sonunu anlayamadım. Sanırım fazla anlam yüklemeye çalıştım, bir sebep aradım (kitap içeriğini vermemeye çalışıyorum:D). Onun dışında kitap akıcıydı, ilerliyor.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bir Ses Böler Geceyi
Baskı tarihi:
Temmuz 2010
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752897427
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Baskılar:
Bir Ses Böler Geceyi
Bir Ses Böler Geceyi
Bir Ses Böler Geceyi
Dolunayın ışığında bir köy mezarlığı... Mezarlığın duvarına çarpan bir cip. Gecenin karanlığında uçuşan düşler. Issız köyün ortasında kocaman bir cemevi. Konuğunu yitirmiş bir mezar. Cem töreninde arınmayı bekleyen bir ölü. Bu olanların sessiz tanığı, bir araştırma görevlisi. Yıkılan idealleriyle, sürüp giden yaşamı arasında sıkışıp kalmış bir adam. Alevi inancına farklı bir bakış. Mistik bir gerilim romanı...

"Gözüne kestirdiği dal parçasını çekerken çalılığın arkasında bir karartı fark etti. Feneri oraya doğru tuttu. Yanılmamıştı, az ilerde yeşil renkli bir mezar taşı mahzun bir edayla onu süzüyordu. Bu defa korkmadı, hatta içinde, 'Bu mezar neden mezarlığın dışında?' diye merak bile uyandı. Bir-iki adım daha yaklaştı. Ama bu mezar bozulmuştu, iki yanında toprak birikintileri yığılıydı. Yeni bir ürperti dalgası sardı bedenini. Mezarın içini görmemesine karşın, upuzun yatan ölünün yer yer etleri dökülmüş yüzü geldi gözlerinin önüne. Öte yandan aklı hâlâ mantıklı bir açıklamanın peşindeydi. Belki de bu mezar henüz ölmemiş biri için kazılmıştı. Neden olmasın? insanların ölmeden önce de mezarlarını hazırladıklarını biliyordu; iyi de, kazmakla hazırlamak arasında büyük fark vardı. Belki yeri alınır, hazırlıklar yapılırdı ama ölmeden mezar kazdırılır mıydı? Belki de bu mezarı aç kalmış vahşi bir hayvan açmıştı. Eğer öyleyse mezardaki ölüyü paramparça etmiş demekti. Doğrusu, böyle bir görüntüyle karşılaşmak istemezdi. Yine de merakı ağır bastı; cesaretini toplayıp el fenerini mezarın içine doğrulttu. Mezar gerçekten de boştu."

(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 2.996 okur

  • Çağla
  • Esra Gülcan
  • Vildan kurt
  • Arzu K
  • Deniz anası
  • Zerda
  • Rabiya Yıldız
  • Mustafa Acar
  • Şafak Bacık
  • Levent taşkın

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.8
14-17 Yaş
%4.2
18-24 Yaş
%15.5
25-34 Yaş
%28.7
35-44 Yaş
%32
45-54 Yaş
%12.1
55-64 Yaş
%2
65+ Yaş
%1.8

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%68.3
Erkek
%31.7

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%10.8 (71)
9
%9.3 (61)
8
%20.2 (133)
7
%23.9 (157)
6
%13.7 (90)
5
%8.1 (53)
4
%4.6 (30)
3
%2.4 (16)
2
%1.2 (8)
1
%0.9 (6)

Kitabın sıralamaları