Kukla

8,1/10  (147 Oy) · 
625 okunma  · 
133 beğeni  · 
2.488 gösterim
Yıllar sonra karşılaşan iki üvey kardeş. Karanlık güçlerin tetikçisi Doğan... Yaşamın anlamını alkolde arayan eski gazeteci Adnan. Onların yaşamlarından Türkiye'nin yakın tarihi. Gündelik hayatımızı alt üst eden entrikalar, cinayetler, komplolar... Hep sözü edilen ama bir türlü gün ışığına çıkarılamayan o derin devlet. Gizli örgütler, idealist gençler, çıkarcı gazeteciler... Ergenekon'un yıllar önce yazılan romanı.

'Yaşam, kaybetmeyi öğrenmektir... Kaybetme maceramız daha ana karnından çıktığımızda başlar. Hiç emek harcamadan hüküm sürdüğümüz, dünyanın en güvenli, en yumuşak korunağını, ana rahmini kaybederiz önce. Bizden intikam almak için bekleyen dünya, sanki niye çıktın oradan dercesine, gözlerimizi yakan ışıkları, kulaklarımızı tırmalayan gürültüsü, sıcağı, soğuğu, açlığı, kiri, hastalığıyla saldırır üzerimize. Ama biz de öyle kolay kolay pes etmeyiz. Kaybettiklerimizin yerine anında başka bir şey koyarız. Hem cennetimizi yitirsek de o kutsal yerin sahibi olan annemiz bizimledir, üstelik yanında bir de baba verilmiştir emrimize. Dışarıdaki dünyaya alışmaya başlayınca, kaybettiğimiz cenneti hemen unutuveririz. Ancak büyüdükçe, bize gösterilen ilgi günden güne azalır. Azalan ilgi dünyanın bizden ibaret olmadığını gösteren bir uyarıdır aslında. Ama bu uyarıyı görmezden geliriz. Düşler kurar, hayaller uydurur, kaybettiklerimizin yerine yenilerini koyarak dünyayı kendimiz sanmayı, bu güzel yalana kanmayı sürdürürüz."
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2013
  • Sayfa Sayısı:
    470
  • ISBN:
    9789752897403
  • Yayınevi:
    Everest Yayınları
  • Kitabın Türü:

Eşinden ayrılmış, bir oğlu olan, Plymouth marka baba yadigarı bir arabaya sahip olan Adnan adında, alkolik ve işinden yeni kovulmuş bir adamın yıllar sonra üvey kardeşiyle karşılaşmasıyla başlıyor her şey. Karşılaşma demek de yanlış olur, üvey kardeşi Doğan'ın ondan yardım istemesiyle demek daha doğru.
Adnan olaylara karışmak istemediği halde cinayetlerin ve entrikaların içinde buluyor kendini. İstese de istemese de olaylar onun etrafında gelişiyor. Ardı ardına ölümler gerçekleşiyor, birisi/birileri planını uygulamaya koyuyor.
Ayrıca son bölümlerinde yaşanan olaylar bana hep söylenilen bir sözü hatırlattı: ''Bu devirde babana bile güvenmeyeceksin.''
Polisiyeyi sevenlere ve ülkemiz yakın tarihiyle ilgili ufak bilgiler edinmek isteyenlere öneririm.

Derya 
24 Nis 08:46 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Sen yazarsında ben okumazmıyım...çok sevdiğim sevgili Ahmet Ümit yine yazmış yazacağını...yine yapmış yapacağını...12 eylül öncesini,sağ-sol grupları,Susurluk olayını harika bilgiler eşliğinde,güzel bir kurgulamayla aktarmış...yüreği ağzına gelmek deyimini birebir bana yaşatan kitabı soluksuz büyük bir heyecanla okudum...her kitabında olduğu gibi yine yeni bilgilerle doldum...kalbimin ritmini değiştiren güzel kitapların için teşekkürler Ahmet Ümit...kalemin daim olsun...yüreğine sağlık...

enesmalikems 
21 Şub 19:44 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 8/10 puan

Öncesi ve sonrasıyla 12 Eylül hakkında yazılmış gerçekçi romanlardan biri. Kullanılan insanlar, çıkar için harcananlar ve en önemlisi de güven duygusunun yok edilmişliği... Hepsi güzel bir kurguyla bu kitapta.

Merve Çalıkuşu 
11 Nis 14:01 · Kitabı okudu · 11 günde · Beğendi · 10/10 puan

Ahmet Ümit kitaplarının hepsini çok sevsem de Kukla benim için her zaman çok farklı bir yerde olacak. Gerek olay akışı, gerekse konuların birbiriyle bağlantılı olması nedeniyle en kısa sürede okuduğum Ahmet Ümit kitabı oldu. Sanki bir cinayet romanı değil de macera romanı okurmuş gibi hissettim kendimi. Her satırda, her mısrada yüreğim ağzıma geldi; büyük bir heyecanla okudum. Filminin çıkacağı şeklinde haberler duymuştum umarım gerçekleşir ve bu güzel kitabın en yakın zamanda filmini izleyebiliriz.

Halil Yavuz KAYA 
17 Nis 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Polisiye maceralarından hoşlanan okurlar için vazgeçilmez bir klasik daha sunmuş Ahmet Ümit. İşin özün de konu kitabın belki onda birini ancak kapsar. Çok güzel betimlemeler, harika ifadeler eşliği ile sizi sıkmadan okunacak bir kitap. 12 Eylül darbesi öncesi ülkemizde oynanan ( tezgahlı) oyunun iç yüzü. O günlerin sağ -sol çatışmalarının, ülkücü - devrimci ayrıştırılmasından varılmak istenen noktanın aydınlatılması bir nevi. Devletin içİnde ki gizli eller, yine devletin içinde başka bir devlet yapılanması. Gençlerin kullanılmaları. Bazı unsurların artık kendileri için mafya vari çalışmaları ki her türlü pisliğin var olduğu suç çetelerinin ortaya çıkması.Her şey var, hikayeyi destekleyen bilgilendirme çeşnisinde. Yazar sanırım kalkış noktasını Susurluk vakıasından yola çıkmış bir nebze, bilhassa başlardaki gelişimler için diyebilirim Abdullah Çatlıyı göz önünde tutmuş gibi geldi bana.

Bircan Demir 
29 Nis 16:21 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Ahmet Ümit'in hayrani olarak yine harika bir roman yazdigini soylemek istiyorum. Kitabi ilk okumaya basladigimda konusu biraz degisik gelmisti. Ayrica Baskomser Nevzat'in olmayisina son derece uzulmustum. Belirtmeliyim ki bu kitap muhtesem. Kesinlikle okunmali. Favori kitaplarimdan biri oldu. Iyi yazarlar iyi ki var...

Derya Berber Tali 
 21 Kas 2015 · Kitabı okudu · 4 günde · 9/10 puan

Her kitabın da dolu dolu bilgilerle okuyucusunu bilgilendiren Ahmet Ümit ,bu sefer Susurluk olayı ,1980 darbesi hakkinda geniş bilgiler sunuyor..Ayrıca Ergenekon olayından önce yayınlanan bu kitabı için bilmeden Ergenekonu anlatmışım diyor röportajında. ..Hem nefes kesen bir polisiye okumak ;aynı zamanda dolu dolu bilgi almak istiyorsanız mutlaka okuyun derim..

Dr. Elmyra 
16 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 5 günde · 8/10 puan

Birbirinden nefret eden 2 üvey kardeş yıllar sonra karşılaşır. Devlet adına tetikçilik yapmış Doğan'ın, alkolik, yıldızı sönmüş gazeteci olan üvey kardeşi Adnan'ın yardımına ihtiyacı vardır. Sonrası soluksuz okuyacağınız bir roman...
12 Eylül sonrası, derin devlet, gizli örgütler ve iç hesaplaşmaları klasik Ahmet Ümit polisiye kurgusuyla okumak ayrı güzel oldu.

Burak Denizli 
18 Şub 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · 8/10 puan

İlginç bir hikayesi var. Ama tek kötü yanı kitabı okumaya başladıktan sonra bazı şeyleri tahmin edebiliyorsunuz. Her ne kadar finalini tahmin edebiliyor olsanızda Ahmet Ümit gülümseyip göz kırpıyor kitabın finalinde.

Yıldız 
09 Haz 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

İki üvey kardeşin zıtlığını anlatan, konusunu çok kaliteli biçimde ele alan harika bir kitap.Siyasi konulu polisiye seviyorsanız şiddetle tavsiye ediyorum. Büyük bir zevkle okuyacaksınız

2 /

Kitaptan 79 Alıntı

''...Nedir bu sevme yeteneği? Bir kadına ömür boyu duyulan bağlılık mı? Üstelik kadının seni sevmemesine rağmen. İyi söylüyorsun da aşk denilen şey de bu değil mi zaten; ulaşılmaz olana duyulan güçlü istek...''

Kukla, Ahmet Ümit (Sayfa 216)Kukla, Ahmet Ümit (Sayfa 216)
Derya 
23 Nis 11:37 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Düşler kurar,hayaller uydurur,kaybettiklerimizin yerine yenilerini koyarak,dünyayı kendimiz sanmayı,bu güzel yalana kanmayı sürdürürüz...

Kukla, Ahmet ÜmitKukla, Ahmet Ümit
Miho okuyan 
11 May 16:47 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Biz Tanrı Dağı kadar Türk , Hira Dağı kadar Müslüman'ız.

Kukla, Ahmet Ümit (Sayfa 222)Kukla, Ahmet Ümit (Sayfa 222)
Merve Çalıkuşu 
11 Nis 13:56 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"Zaten kaybetmeyi öğrenmekten başka neydi ki yaşam?"

Kukla, Ahmet Ümit (Sayfa 686)Kukla, Ahmet Ümit (Sayfa 686)

Cesaretin en büyük düşmanı zekadır, soğukkanlılığınki ise hırs. Bunlar ateş ve buz gibidirler. Birbirlerini yok ederler. Çok cesur adamlar gördüm, ama inan bana hiçbiri yeterince akıllı değildi. Akıllıların çoğu ise cesaretin aptallık olduğunu düşünüyordu. Çevremde pek çok hırslı insan vardı, ama hemen hepsi, onları isteklerine ulaştıracak olan asıl özellikten sabırdan, serinkanlılıktan yoksundurlar. Serinkalı olanlar ise hırslı olamayacak kadar uyuşuk ve tembeldiler.

Kukla, Ahmet ÜmitKukla, Ahmet Ümit

Umudun yaşamı güzelleştirdiğini söylerler, yalan. Umut düş kırıklığı yaratmaktan, gereksiz yere acı çekmemizi sağlamaktan başka bir işe yaramaz, insana gereken yalnızca gerçektir. Basit, yalın ve kaba gerçek.

Kukla, Ahmet ÜmitKukla, Ahmet Ümit

''Yine ne yapıp etmiş, kafamı karıştıracak düşüncelere kapılmayı başarmıştım...''

Kukla, Ahmet Ümit (Sayfa 180)Kukla, Ahmet Ümit (Sayfa 180)