Patasana

8,3/10  (446 Oy) · 
1.760 okunma  · 
386 beğeni  · 
5.261 gösterim
Gaziantep yakınlarıdaki Antik Hitit kentinde bir kazı. Üç bin yıl önce yazılmış tabletler. Tabletlerin bulunmasıyla başlayan cinayetler. Yazman Patasana'nın itirafları. Parlak güneydoğu güneşinin altında karanlık sırlar... Hititlerin tükenişi, Asurlular... Osmanlının son dönemleri, Ermeniler... Günümüz Türkiyesi, Kürtler... Akan kardeş kanı... Bu toprakların değişmeyen yazgısı: Şiddet ve aşk... Bu topraklardaki kanlı tarihe bir ağıt... Bu toprakların zengin kültürüne bir güzelleme...

"Ben zalimler çağında yaşayan bir alçaktım. Tanrıların korkak haline getirdiği bir alçak. Alçakların en acınacak olanı, en tiksinti vereni. Yüreğini dalkavukluk, aklını düşmanlıkla besleyen sinsi bir saray yazmanı. Bedenine sinmiş soylu nefretini, görkemli giysilerin yüzündeki derin acıyı, tunçtan daha katı bir mutluluk maskesinin ardına gizleyerek Hatti kralının emrine koşan ikiyüzlü bir tören adamı. Sevdiği kadın, aşkı uğruna ölürken, kralına bağlılığın vakarıyla ellerini göğsünde kavuşturarak sessiz kalmayı seçen, yeryüzünün en onursuz erkeği. Erkeklerin yüz karası. Aşkı için ölmenin yüceliği yerine, sarayın taş duvarlarında büyüyen kendi değersiz varlığının görkemli gölgesine sığınmaktan çekinmeyen, sefihlerin en rezili. Ben ölüler içinde yüzen, ben, tanrılar tarafından alnına, 'Sonsuza kadar acılar içinde kıvranacaktır,' yazılan Saray Başyazmanı Patasana."
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2012
  • Sayfa Sayısı:
    400
  • ISBN:
    9789752897366
  • Yayınevi:
    Everest Yayınları
  • Kitabın Türü:
insan_okur 
 08 Şub 20:54 · Kitabı okudu · 6 günde · 9/10 puan

Evet dördüncü Ahmet Ümit kitabımı da tamamlamış oldum. Ahmet Ümit gerçekten bu işi biliyor. Buram buram tarih kokusu yanında işleyen cinayetler… Tarzı genellikle cinayetin katilini bulmaya çalışırken aynı zamanda da tarihin derinliklerinde geziyorsunuz.

Bu romanında da yine tarihin derinlerine hatta en derinlerine Hititlere, Asurlulara, Frigyalılara kadar inmiş Ahmet Ümit. Fırat Nehri’nin kıyısında yapılan kazı çalışması esnasında işlenen cinayetleri ele almış yazar. Kazı’nın amacı ise Eski Hitit Kralı’nın başyazmanı Patasana’nın hayatı ve onun yazdığı tabletlerinin araştırılmasını işlemiş.

Roman aynı anda iki farklı bölüm işlenerek gidiyor. 28 tabletten oluşan kazı çalışması kitapta da 28 bölümden oluşmuş. Bir yandan Patasana’nın tabletlerini okurken diğer yandan da romanı okuyorsunuz. Bu arada katil kim diye arayıp durmayın :) bu romanında gerçekten çok güzel gizlemiş. Tahmin etsem de değiştirmiş ve kararsız kalmıştım, sonunda çok büyük sürpriz ile karşılaştım.

Cinayetleri anlatmayacağım ama romanda geçen olaylardan ve konulardan biraz biraz bahsedeceğim. Cami Hocasının ölümüyle başlıyor olaylar. Sonra yüzbaşı Eşref’in olayların içine girmesiyle askerlerden ve doğudaki yaşamdan çok fazla söz ediliyor. E tabi işin içinde hem doğu hem asker olunca terör örgütü ve örgütlerine de romanda yer verilmiş. Fırat Nehri’nin kıyılarında gezdirmiş Ahmet Ümit bizi. Cinayet ve arkeoloji çalışması dışında en fazla göze çarpan olay Ermeni Katliamı olmuş. Yazar bunu hem Türkler açısından hem de Ermeniler açısından karşıt görüşlerle tartıştırmış. Her iki tezi de romanda görebiliyorsunuz. Tabi işin içinde Ahmet Ümit olurda aşk olmaz mı ? Tabiki olmaz aşk da var. Arkeolog ile Yüzbaşı’nın kaçamakları romanda yer alıyor. Aynı zamanda cinayet üzerinde de dönen bir aşk mevcut. Savaşlar, askerlik, din ve hurafe inanışlarla ilgili eleştirel yaklaşımlar gayet yerinde. Yazar genellikle insanoğlunun hiç değişmeyen hırslarını, şiddet eğilimini ve zalimliğini ele almış.

Benim hoşuma giden bölüm 14. Bölüm oldu. Bu bölümde; aşkın ne olduğu, kadınların ne olduğu, ilişkinin nasıl yaşanması gerektiğini, sadakatın önemini, kıskançlığın ilişkideki etkisini ve uygun çiftin ne ve nasıl olması gerektiğini felsefik bir şekilde, kendi düşünceleriyle açıklamış. İnsanın devamlı kendini tekrarlamaması gerektiğini, monotonluğun aşkı öldürdüğünü anlatmış.
Bir yandan örgütün doğudaki halka yaptıklarını, bir yandan İttihat ve Terakki’nin Ermenilere yapılan zulümu anlatmış. Askerlerimizin ve halkımızın yaşadığı zorluğu da dile getirmiş.

Kitabın benim açımdan ana teması öldürmek. Yıllar geçse de doğu bölgesinin daha doğrusu mezapotamya’nın devamlı aynı kadere mağlup olması. 3000 yıl önce de öldürülmeler, hainlikler… Şimdi de aynı. Irk, din, dil ne olursa olsun öldürmemeli diyor.

“Barış insanın içimden gelmiyor, insan, öldürmek için gösterdiği çabayı, özveriyi, öldürmemek için göstermiyor. Barışı sağlamak için dışarıdan bir bilinç akışı gerek."

Barış üzerinde gayet net duruşu var Ahmet Ümit’in. Her ülkenin başka ülkeler üzerinde politikaları var. Terör konusunda şu cümle de çok dikkat çekici “ Terör’ün nedeni, devletlerin, ülkelerin, sınıfların çıkarlarıdır. Bunun için sıradan insanı suçlamak ne kadar doğru ? “

Çok güzel konularla bezenmiş, bu cinayet romanını beğendiğimi ve sizlere de tavsiye ettiğimi belirtirim. Yine bir alıntı ile bitireyim.

“Patasana, insanın düzeleceğine ilişkin umut taşımasaydı bu tabletleri yazmazdı. İnsanlar dilleri, dinleri, ırkları farklı oldukları için birbirlerini öldürmesinler diye yazdı bunları. Öteki büyük metinler de bunun için yazıldı."

Nazan gercek 
16 Mar 21:09 · Kitabı okudu · 8 günde · 10/10 puan

Kitap o kadar surukleyici ve guzelki tarih kokan yazar kitapda 3000 yıl önceki tarihe ve eserlerine ışık tutan kazı ekibinin yaşadıklarını konu almaktadır. 3 gizemli cinayet acaba katil kim? Mutlaka okuyun derim arkadaşlar iyi geceleriniz olsun..Tarih kokan mükemmel bir kitap

Turk Polisiye roman ..
Okurken kitabı elimden bırakamamıştım ..
3000 yıllık tarihten bahsetmek olsun , aşk olsun , cinayetler olsun çok sürükleyiciydi..
Kesinlikle okunmalı ..
Yazarın henüz başka bir kitabını okumamış olmam da benim saçmalamam..

Mehmet Y. 
09 Kas 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · Puan vermedi

Patasana Ahmet Ümit'in ilk eserlerinden birisi. Gaziantep yakınlarındaki bir kazı alanında, Hititler döneminden kalan Patasana tabletlerini bulan bir arkeolog grubunun etrafında gelişen olayları anlatan roman hayli sürükleyici. Yörenin yaklaşık 3000 yıllık mazisini merkeze alan yazar, insanoğlunun hiç değişmeyen hırslarını, şiddet eğilimini ve zalimliğini ele almış.

Neslihan 
12 Eyl 04:25 · Kitabı okudu · 12 günde · Puan vermedi

Normalde 5 gunde bitiricegim kitabi araya bayramdi tatildi derken anca bitirebildim.konusu 6 kisilik bir arkeolog ekip antep cevresinde arkeolojik kaziya başlar ve bu kazı suresince islenen cinayetler ele alınır.insanligin bitmek bilmeyen savaslari ,dusmanliklarini anlatir güzel bir mesaj veriyor okuyucuya fakat ermenilerle ilgili bölüm beni kizdirdi acikcasi basindan sonuna kadar surekli bir Ermeni soykırımı yapilmis gibisinden fikirler sunulmasi rahatsiz etti. Elin milleti wietnam savasini flmlerde kendi cikarlarina gosterirken ahmet umitin ermenilerle ilgili bu mesele uzerinden bizim aleyhimize daha dogrusu tarihi gercekleri görülmeyerek yazılmasına tuhaf karşıladım ama yinede okunmaya değer.

"...bugüne dek yüzlerce kez savaş oldu, milyonlarca kişi öldü, insanlık bundan hiçbir ders çıkarmadı. Yani öldürmek bir işe yaramadı."

Kitabı çok beğendim. Oldukça akıcı ve merak uyandırıcı bir hikayesi vardı.

Sıcak yaz günlerinde hızlı okunacak, iyi kitaplardan biriydi bence.

Elif Kurşun 
26 Ağu 11:32 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · Puan vermedi

Ahmet Ümit'le ilk olarak Sis ve Gece'yi okuduğum da tanışmıştım. Sonra da bu kitabını okudum. Normal şartlarda tarih kitapları okuyan bir birey değilim. Fakat yazarın dilinin güzelliği ve kurgusu beni etkiledi. Tarihe bakış açımı değiştirdi de diyebilirim. Bu nedenle okumalısınız.

lutfkurt 
17 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 4 günde · Puan vermedi

''Ben zalimler çağında yaşayan bir alçaktım'' bu sözcükler aralarında iki bin yedi yüz (2700) yıl bulunan iki kişinin yazman Patasana ve Timothy'nin ağızlarından dökülen sözcükler. Kitabı okumaya başladığınızda dikkatinizi çekecek bu sözcüklere dikkat edin. Keyifli okumalar :))

Aslıhan Alpaslan 
 21 Kas 2016 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 7/10 puan

Yazarla ilk defa tanışıyoruz, akıcı ve sıkılmadan okunacak bir kitap, PATASANA , karakterler arasında kaybolmuyorsunuz, basit her zaman karşımıza çıkacak türden insanlar ,ben okurken kimin kim olduğunu çözene kadar kitaptan uzaklaştığım eserleri sevmiyorum.
Kitap insanlık tarihi boyunca hep var olan ve sonunda bizimde sonumuzu getirecek olan cinayeti odak noktası olarak ele almış.
Size ufak tarih bilgileri eşliğinde hırs, merak, sevgi ve aşktan bahsediyor. İki bölümden oluşmasını da çok sevdim. Patasana'nın bölümlerinden sonra günümüz de geçen bölümleri tahmin etmek pek zor olmadı. Katili tahmin etmemi de sanırım izlediğimiz sabun köpüğü filmlere borçluyum.
Yazarın ilk okuduğum kitabı, beğendim ve başka kitaplarını da okuyacağım. Keyifli okumalar...

Butimar 
05 Eyl 22:06 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Ahmet Ümit ustalığını konuşturmuş. Kitabı elinize aldığınızda bırakmak istemiyorsunuz. Ve sonucu tahmin etmek oldukça zor. Beklenmedik bir son. Ele alınan zihniyet her zamana uygun.

Kitaptan 163 Alıntı

Dr. Elmyra 
19 Oca 15:22 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Kızmıştım, doğru ama senden vazgeçebileceğimi nasıl düşünürsün? Yağmur yağmadığı için toprak buluttan vazgeçebilir mi?

Patasana, Ahmet Ümit (Sayfa 427)Patasana, Ahmet Ümit (Sayfa 427)
Derya Yalınkılıç 
25 Oca 00:47 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

...bugüne dek yüzlerce kez savaş oldu, milyonlarca kişi öldü, insanlık bundan hiçbir ders çıkarmadı. Yani öldürmek bir işe yaramadı.

Patasana, Ahmet ÜmitPatasana, Ahmet Ümit
Melissa 
18 Ağu 18:18 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

"Savaşlar ölümü sıradanlaştırır."

Patasana, Ahmet Ümit (Sayfa 393)Patasana, Ahmet Ümit (Sayfa 393)
Derya Yalınkılıç 
21 Oca 21:22 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Günler ölüm haberleriyle kararmışken, insan kazanımlarının sevincini nasıl yaşayabilirdi?

Patasana, Ahmet ÜmitPatasana, Ahmet Ümit
esraaltunerrr 
28 Mar 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Ben yıllarca bedenimde aynı yöne bakıp farklı şeyler gören iki insanı taşıdım, iki insanın isteklerini aynı anda yerine getirmeye çalıştım. İşin kötüsü ne tümüyle biri ne de öteki olabildim. İkisi arasında bocalayıp durdum.

Patasana, Ahmet Ümit (Sayfa 34)Patasana, Ahmet Ümit (Sayfa 34)
Alev 
20 Nis 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Yağmur yağmadığı için toprak buluttan vazgeçebilir mi? Ona gülümsemiyor diye anne yavrusundan vazgeçer mi? Tarla tohumdan, başak güneşten, böcek çiçekten vazgeçer mi? Benim senden vazgeçeceğimi nasıl düşünürsün?

Patasana, Ahmet Ümit (Sayfa 324)Patasana, Ahmet Ümit (Sayfa 324)
insan_okur 
05 Şub 23:57 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Bir insan nasıl olur da başka birinde kendini bulurdu? Ya da kendini bulmayı bir insanla sınırlardı.

Patasana, Ahmet Ümit (Sayfa 227 - Everest Yayınları)Patasana, Ahmet Ümit (Sayfa 227 - Everest Yayınları)
Derya Yalınkılıç 
20 Oca 01:45 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Ey sırlarımın ortağı olacak yabancı. Soylu musun, dindar mısın, iyi yürekli misin; yoksa zalim misin, akıllı mısın; yoksa işe yaramaz bir aptal mısın, bilmiyorum. Umarım iyi bir insansındır. Umarım yüreğin sevgi ve cesaret doludur. Umarım okuduklarını anlayacak, anladıklarından ders çıkaracak kadar akıllısındır. Ve umarım okuduklarını başkalarına anlatırsın, onlar da ötekilere. Umarım benim kara yazgım kulaktan kulağa fısıldanır, Fırat kıyısında konuşulan bütün dillere çevrilir, tabletlere yazılır, yaşlılardan gençlere aktarılır, çocuklar bu efsaneyle büyür. Belki böylece insanlar akıllanır, belki zalimlikten vazgeçerler, belki böylece daha az ölüm olur, belki daha az acı çekilir.

Patasana, Ahmet Ümit (Birinci Tablet)Patasana, Ahmet Ümit (Birinci Tablet)
Melissa 
16 Ağu 18:43 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

"Kötülük her zaman iyilikten daha caziptir."

Patasana, Ahmet Ümit (Sayfa 162)Patasana, Ahmet Ümit (Sayfa 162)