Patasana

8,2/10  (293 Oy) · 
1.225 okunma  · 
231 beğeni  · 
3.993 gösterim
Gaziantep yakınlarıdaki Antik Hitit kentinde bir kazı. Üç bin yıl önce yazılmış tabletler. Tabletlerin bulunmasıyla başlayan cinayetler. Yazman Patasana'nın itirafları. Parlak güneydoğu güneşinin altında karanlık sırlar... Hititlerin tükenişi, Asurlular... Osmanlının son dönemleri, Ermeniler... Günümüz Türkiyesi, Kürtler... Akan kardeş kanı... Bu toprakların değişmeyen yazgısı: Şiddet ve aşk... Bu topraklardaki kanlı tarihe bir ağıt... Bu toprakların zengin kültürüne bir güzelleme...

"Ben zalimler çağında yaşayan bir alçaktım. Tanrıların korkak haline getirdiği bir alçak. Alçakların en acınacak olanı, en tiksinti vereni. Yüreğini dalkavukluk, aklını düşmanlıkla besleyen sinsi bir saray yazmanı. Bedenine sinmiş soylu nefretini, görkemli giysilerin yüzündeki derin acıyı, tunçtan daha katı bir mutluluk maskesinin ardına gizleyerek Hatti kralının emrine koşan ikiyüzlü bir tören adamı. Sevdiği kadın, aşkı uğruna ölürken, kralına bağlılığın vakarıyla ellerini göğsünde kavuşturarak sessiz kalmayı seçen, yeryüzünün en onursuz erkeği. Erkeklerin yüz karası. Aşkı için ölmenin yüceliği yerine, sarayın taş duvarlarında büyüyen kendi değersiz varlığının görkemli gölgesine sığınmaktan çekinmeyen, sefihlerin en rezili. Ben ölüler içinde yüzen, ben, tanrılar tarafından alnına, 'Sonsuza kadar acılar içinde kıvranacaktır,' yazılan Saray Başyazmanı Patasana."
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2012
  • Sayfa Sayısı:
    400
  • ISBN:
    9789752897366
  • Yayınevi:
    Everest Yayınları
  • Kitabın Türü:
KeMâL 
 08 Şub 20:54 · Kitabı okudu · 6 günde · 9/10 puan

Evet dördüncü Ahmet Ümit kitabımı da tamamlamış oldum. Ahmet Ümit gerçekten bu işi biliyor. Buram buram tarih kokusu yanında işleyen cinayetler… Tarzı genellikle cinayetin katilini bulmaya çalışırken aynı zamanda da tarihin derinliklerinde geziyorsunuz.

Bu romanında da yine tarihin derinlerine hatta en derinlerine Hititlere, Asurlulara, Frigyalılara kadar inmiş Ahmet Ümit. Fırat Nehri’nin kıyısında yapılan kazı çalışması esnasında işlenen cinayetleri ele almış yazar. Kazı’nın amacı ise Eski Hitit Kralı’nın başyazmanı Patasana’nın hayatı ve onun yazdığı tabletlerinin araştırılmasını işlemiş.

Roman aynı anda iki farklı bölüm işlenerek gidiyor. 28 tabletten oluşan kazı çalışması kitapta da 28 bölümden oluşmuş. Bir yandan Patasana’nın tabletlerini okurken diğer yandan da romanı okuyorsunuz. Bu arada katil kim diye arayıp durmayın :) bu romanında gerçekten çok güzel gizlemiş. Tahmin etsem de değiştirmiş ve kararsız kalmıştım, sonunda çok büyük sürpriz ile karşılaştım.

Cinayetleri anlatmayacağım ama romanda geçen olaylardan ve konulardan biraz biraz bahsedeceğim. Cami Hocasının ölümüyle başlıyor olaylar. Sonra yüzbaşı Eşref’in olayların içine girmesiyle askerlerden ve doğudaki yaşamdan çok fazla söz ediliyor. E tabi işin içinde hem doğu hem asker olunca terör örgütü ve örgütlerine de romanda yer verilmiş. Fırat Nehri’nin kıyılarında gezdirmiş Ahmet Ümit bizi. Cinayet ve arkeoloji çalışması dışında en fazla göze çarpan olay Ermeni Katliamı olmuş. Yazar bunu hem Türkler açısından hem de Ermeniler açısından karşıt görüşlerle tartıştırmış. Her iki tezi de romanda görebiliyorsunuz. Tabi işin içinde Ahmet Ümit olurda aşk olmaz mı ? Tabiki olmaz aşk da var. Arkeolog ile Yüzbaşı’nın kaçamakları romanda yer alıyor. Aynı zamanda cinayet üzerinde de dönen bir aşk mevcut. Savaşlar, askerlik, din ve hurafe inanışlarla ilgili eleştirel yaklaşımlar gayet yerinde. Yazar genellikle insanoğlunun hiç değişmeyen hırslarını, şiddet eğilimini ve zalimliğini ele almış.

Benim hoşuma giden bölüm 14. Bölüm oldu. Bu bölümde; aşkın ne olduğu, kadınların ne olduğu, ilişkinin nasıl yaşanması gerektiğini, sadakatın önemini, kıskançlığın ilişkideki etkisini ve uygun çiftin ne ve nasıl olması gerektiğini felsefik bir şekilde, kendi düşünceleriyle açıklamış. İnsanın devamlı kendini tekrarlamaması gerektiğini, monotonluğun aşkı öldürdüğünü anlatmış.
Bir yandan örgütün doğudaki halka yaptıklarını, bir yandan İttihat ve Terakki’nin Ermenilere yapılan zulümu anlatmış. Askerlerimizin ve halkımızın yaşadığı zorluğu da dile getirmiş.

Kitabın benim açımdan ana teması öldürmek. Yıllar geçse de doğu bölgesinin daha doğrusu mezapotamya’nın devamlı aynı kadere mağlup olması. 3000 yıl önce de öldürülmeler, hainlikler… Şimdi de aynı. Irk, din, dil ne olursa olsun öldürmemeli diyor.

“Barış insanın içimden gelmiyor, insan, öldürmek için gösterdiği çabayı, özveriyi, öldürmemek için göstermiyor. Barışı sağlamak için dışarıdan bir bilinç akışı gerek."

Barış üzerinde gayet net duruşu var Ahmet Ümit’in. Her ülkenin başka ülkeler üzerinde politikaları var. Terör konusunda şu cümle de çok dikkat çekici “ Terör’ün nedeni, devletlerin, ülkelerin, sınıfların çıkarlarıdır. Bunun için sıradan insanı suçlamak ne kadar doğru ? “

Çok güzel konularla bezenmiş, bu cinayet romanını beğendiğimi ve sizlere de tavsiye ettiğimi belirtirim. Yine bir alıntı ile bitireyim.

“Patasana, insanın düzeleceğine ilişkin umut taşımasaydı bu tabletleri yazmazdı. İnsanlar dilleri, dinleri, ırkları farklı oldukları için birbirlerini öldürmesinler diye yazdı bunları. Öteki büyük metinler de bunun için yazıldı."

Suat Özmen 
 26 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · 8/10 puan

Yazarın okuduğum onuncu romanı.Ahmet Ümit'i sadece polisiye yazarı,kitaplarını da polisiye kitapları olarak gören biri değilim.Verilmek istenen mesajı en güzel bir şekilde,sindire sindire veren bir yazar olduğunu düşünuyorum.Her kitapta ayrı bir mesaj,ayrı bir bilgiler sarmalı,ayrı bir macera.Patasana'da ise özellikle insan üzerinden gitmiş yazar.Binlerce yıldır insan fıtratının hep aynı olduğunu,değişmediğini,değişmeyeceğini;ölümün,nefretin,ihanetin,zulümlerin,savaşların,acının ve de aşkın her zaman devam edeceğini hiçbir zaman bitmeyeceğini,insanın bencil yaratıkların en zekisi olduğunu yazar iki şekilde aktarıyor. Patasana adındaki Hititli bir saray yazmanın yazdığı tabletlerden ve kazı çalışması yapıp o tabletleri gün yüzüne çıkaran arkeolog bir grubun yanı başlarında meydana gelen ölümlerden.Olay yazarın da memleketi olan Gaziantep'in bir köyünde geçmekte.Geçmişi ve günümüzü aynı anda sunuyor yazar bize.Bir bölüm geçmiş bir bölüm günümüz şeklinde 28 şer bölümden oluşuyor ve geçmişte de günümüzde de insan denen mahlukatın hep aynı olduğunun farkına varıyorsunuz.

İpucu İçerir


Başlangıçta çok rahat okuyamazsan yaptığım ortam değişikliğiyle birkaç günde bitirmeyi başardığım nacizane kitap.
İlk olarak aynı coğrafyada iki farklı zamanın anlatılması ve bunların nereye bağlanacağı, okuyucuda merak oluşturur. Günümüz bölümünde sabit bir rutinde ilerlerken tabletlerin yer aldığı bölümler benim biraz daha ilgimi çekiyordu.Okumaya hevesle devam ettim. Yazarın hikayenin sonunda altın vuruşunu nasıl yapacağını -kitabın ortasındayken- tahmin etmeye çalıştım. Cinayetlere sebep olan karakterler ne çok ön planda olan ne de çok alakasız biri olmalıydı. Hislerim -nedendir bilinmez- doğrudan Timothy karakterine yönelmişti. İlkinde Bernd karakteri inceden inceden vurgulanmaya çalışılıyordu. Lakin o olmayacak kadar ortadaydı söz konusu mevzularda.Timothy'de bir sessizlik, bir sinsilik hissediyordum. Geçmişindeki bazı yaşantılarından sonradan bahsetmesi de sezgilerimi güçlendirmeye başlamıştı. Doğru tahminimde hedefi on ikiden vurduğumu söyleyemeyeceğim, çünkü Timothy'nin gerçekte Armenak Papazyan olabileceği aklımın ucundan dahi geçmezdi. Nadide ve yıllar önce kaybettiği abisi (Timothy'nin babası) olay parçasını da böyle bir güzellikle sonuca bağlamıştı yazar. Bir ara mücrimin Teoman veya Murat falan olabileceğini de düşünmüştüm. Lakin onlarla ilgili yeterli bilgi yoktu. Yani onlar Kemal gibi bu cinayetleri işlemek için hiçbir sebepleri yoktu. Kemalin ölümü beni ufak bir karışıklığa ittiyse de katil o olsa bile onun öldürülmesi bu tezi çürütüyordu.Yani bu üç karakter hep rka plandaydı.
Katil Timothy olmazsa Bernd veya Halaf olabilir diye de düşünüyordum.İkisinden biri çıkarsa da fazla şaşırmayacaktım. Biri Ermeni bir kadınla evli ve bu Ermeni meseleleriyle kafayı bozmuş bir Alman, diğeriyse hikaye boyunca pasif görünen, kazı ekibinin birçok şeyini bilen Baraklı Kürt aşçı. Bir şekilde onlara da bağlanılabilirdi. Bu ihtimal benim gözümde bilhassa Bernd için azalmıştı. Akşam yemeğinde Bernd'in Halaf ve Yüzbaşl ile tartışması belki dikkati Bernd'e yöneltmek içindi. Lakin Ahmet Ümit yine yaptı yapacağını. Diğer -okumadığım- kitaplarını da çok geçmeden okumak istiyorum.

Muhammet TUNÇ 
26 Oca 2016 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 9/10 puan

SPOİLER OLABİLİR!
Ahmet Ümit'in okuduğum ilk kitabı, ve de bu kitaptan sonra Ahmet Ümit okumaya devam edeceğim.

Esra, Elif, Kemal, Teoman, Timothy ve Bernd adlı kişilerden oluşan kazı grubu (umarım eksiksiz yazmışımdır),

Gaziantep'te Hitit kazıları yapıyorlar. Ve bu kazı başladığından beri bazı cinayetler başlıyor. Bu cinayetlerin kim tarafından işlendiği Yüzbaşı Eşref tarafından araştırılıyor.

Kazılarda çıkan tabletler, Hitit döneminde yaşayan Patasana adlı biri tarafından yazılmış. Kendi hayatını anlatıyor.

Cinayetler sırasıyla şöyle: Hacı Settar caminin minaresinden atılıyor, Reşat diye birinin kafası kesilip kucağına konuluyor, Nahsen diye bir köylü de asılıyor. Asıl tuhaf olan konu, aynı şekilde cinayetlerin 78 yıl önce de işlenmiş olması. Ayrıca bir kişi daha ölüyor, onun adını söylemeyeceğim. O en son öldürülenin katilinin kim olduğunu tahmin etmiştim.
Katil zaten sonunda kendi itiraf ediyor. O yüzden sakın kitabın sonuna göz ucuyla bile bakmayın.

Her bölümden sonra Patasana tarafından yazılan tabletin yer alması hoşuma gitti. Bir bölümde günümüz, diğer bölümde de tablette yazılan geçmiş olaylar anlatılıyor. Bir günümüz, bir geçmiş diye anlatılınca da insan merakta kalıyor, diğer bölüme geçmek için sabırsızlanıyor.

Patasana, Ahmet Ümit'i tanımama vesile oldu. Siz de okuyun derim.
Tavsiye ederim.
İyi okumalar dilerim. :)

Mehmet Y. 
09 Kas 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · Puan vermedi

Patasana Ahmet Ümit'in ilk eserlerinden birisi. Gaziantep yakınlarındaki bir kazı alanında, Hititler döneminden kalan Patasana tabletlerini bulan bir arkeolog grubunun etrafında gelişen olayları anlatan roman hayli sürükleyici. Yörenin yaklaşık 3000 yıllık mazisini merkeze alan yazar, insanoğlunun hiç değişmeyen hırslarını, şiddet eğilimini ve zalimliğini ele almış.

Kimse. 
26 Ağu 2015 · Kitabı okudu · 9/10 puan

İlk sayfalarda kendine bağlamayı başaran bir kitap gerçekten okurken çok eğlendim ama katilin savunması pek de tatmin etmedi beni. İnsanın acımasızlığını, hırsını, ihanetini konu almış ve insanı savunmak için elimizde hiçbir şey bırakmamış. İnsan kötü kabul edelim diyor. Haklı da. Bu kitapta benim karakterim Araras oldu diyebilirim. Onurlu bir yazman..

lutfkurt 
17 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 4 günde · Puan vermedi

''Ben zalimler çağında yaşayan bir alçaktım'' bu sözcükler aralarında iki bin yedi yüz (2700) yıl bulunan iki kişinin yazman Patasana ve Timothy'nin ağızlarından dökülen sözcükler. Kitabı okumaya başladığınızda dikkatinizi çekecek bu sözcüklere dikkat edin. Keyifli okumalar :))

Aslıhan Alpaslan 
 21 Kas 2016 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 7/10 puan

Yazarla ilk defa tanışıyoruz, akıcı ve sıkılmadan okunacak bir kitap, PATASANA , karakterler arasında kaybolmuyorsunuz, basit her zaman karşımıza çıkacak türden insanlar ,ben okurken kimin kim olduğunu çözene kadar kitaptan uzaklaştığım eserleri sevmiyorum.
Kitap insanlık tarihi boyunca hep var olan ve sonunda bizimde sonumuzu getirecek olan cinayeti odak noktası olarak ele almış.
Size ufak tarih bilgileri eşliğinde hırs, merak, sevgi ve aşktan bahsediyor. İki bölümden oluşmasını da çok sevdim. Patasana'nın bölümlerinden sonra günümüz de geçen bölümleri tahmin etmek pek zor olmadı. Katili tahmin etmemi de sanırım izlediğimiz sabun köpüğü filmlere borçluyum.
Yazarın ilk okuduğum kitabı, beğendim ve başka kitaplarını da okuyacağım. Keyifli okumalar...

Yasin YALÇIN 
26 Eki 2016 · Kitabı okudu · 13 günde · Beğendi · 10/10 puan

Ahmet Ümit kitapları arasında en sevdiğim kitaptır. Doğu'nun ta Osmanlılar hatta Hititler devrinden beri bitmeyen kanlı yazgısını farklı dönemlerde yaşanan savaşlar ve cinayetler üzerinden şahane bir anlatımla veriyor. Kitapta bir bölüm Hititlerin saray başyazmanı Patasana'nın yaşadıkları kendi ağzından anlatılıyor, bir bölüm Esra ve kazı ekibinin Gaziantep'te işlenen cinayetler eşliğinde işlerini yapmaya çalışması ile geçiyor. Katil ortaya çıkana kadar asla tahmin edememiştim. Zaten ben katilleri hiç doğru tahmin edemem.
Doğu toprakları hem Hititler döneminde, hem Osmanlı'nın son dönemlerinde, hem terör örgütleri tarafından kanla sulandı. Kitapta bu romanlaştırarak çok derinleştirerek verilmiş ve katilin işlediği cinayetlerle anlatmaya çalıştığı şey de bu aslında. Keyifli okumalar...

Kitap yalnızca 
 13 Ağu 2015 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Eski ve yeni tarihi çok güzel harmanlamış AHMET ÜMİT. Yer mezopotamya aslında zaman farkı da olsa yaşam farkının hiç olmadığı bir diyar. Eğitim şartlarının değişmesi,eşitliğin oluşması, teknolojinin gelişmesi bile bu diyarların kaderini değiştirememiş.insanların öldürülmesi,sırların olması tıpkı hitit döneminde ki gibi bu döneme de yansımış ve yazarımız bunu çok güzel bize aktarmış merakla ve zevkle okunacak bir kitap

5 /

Kitaptan 106 Alıntı

Derya Yalınkılıç 
25 Oca 00:47 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

...bugüne dek yüzlerce kez savaş oldu, milyonlarca kişi öldü, insanlık bundan hiçbir ders çıkarmadı. Yani öldürmek bir işe yaramadı.

Patasana, Ahmet ÜmitPatasana, Ahmet Ümit
Dr. Elmyra 
19 Oca 15:22 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Kızmıştım, doğru ama senden vazgeçebileceğimi nasıl düşünürsün? Yağmur yağmadığı için toprak buluttan vazgeçebilir mi?

Patasana, Ahmet Ümit (Sayfa 427)Patasana, Ahmet Ümit (Sayfa 427)
Derya Yalınkılıç 
21 Oca 21:22 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Günler ölüm haberleriyle kararmışken, insan kazanımlarının sevincini nasıl yaşayabilirdi?

Patasana, Ahmet ÜmitPatasana, Ahmet Ümit
eso.okur 
28 Mar 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Ben yıllarca bedenimde aynı yöne bakıp farklı şeyler gören iki insanı taşıdım, iki insanın isteklerini aynı anda yerine getirmeye çalıştım. İşin kötüsü ne tümüyle biri ne de öteki olabildim. İkisi arasında bocalayıp durdum.

Patasana, Ahmet Ümit (Sayfa 34)Patasana, Ahmet Ümit (Sayfa 34)
Derya Yalınkılıç 
20 Oca 01:45 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Ey sırlarımın ortağı olacak yabancı. Soylu musun, dindar mısın, iyi yürekli misin; yoksa zalim misin, akıllı mısın; yoksa işe yaramaz bir aptal mısın, bilmiyorum. Umarım iyi bir insansındır. Umarım yüreğin sevgi ve cesaret doludur. Umarım okuduklarını anlayacak, anladıklarından ders çıkaracak kadar akıllısındır. Ve umarım okuduklarını başkalarına anlatırsın, onlar da ötekilere. Umarım benim kara yazgım kulaktan kulağa fısıldanır, Fırat kıyısında konuşulan bütün dillere çevrilir, tabletlere yazılır, yaşlılardan gençlere aktarılır, çocuklar bu efsaneyle büyür. Belki böylece insanlar akıllanır, belki zalimlikten vazgeçerler, belki böylece daha az ölüm olur, belki daha az acı çekilir.

Patasana, Ahmet Ümit (Birinci Tablet)Patasana, Ahmet Ümit (Birinci Tablet)
KeMâL 
05 Şub 23:57 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Bir insan nasıl olur da başka birinde kendini bulurdu? Ya da kendini bulmayı bir insanla sınırlardı.

Patasana, Ahmet Ümit (Sayfa 227 - Everest Yayınları)Patasana, Ahmet Ümit (Sayfa 227 - Everest Yayınları)
Alev 
20 Nis 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Yağmur yağmadığı için toprak buluttan vazgeçebilir mi? Ona gülümsemiyor diye anne yavrusundan vazgeçer mi? Tarla tohumdan, başak güneşten, böcek çiçekten vazgeçer mi? Benim senden vazgeçeceğimi nasıl düşünürsün?

Patasana, Ahmet Ümit (Sayfa 324)Patasana, Ahmet Ümit (Sayfa 324)

“Korkunç şeyler yaşamış olmalısın," diye üsteledi Esra.
Timothy onu onaylarcasına başını salladı:
“Ama bir sürü şey de öğrendim. Savaş, bedeli çok ağır ödense de dünyanın en iyi okullarından biridir.”
“Keşke böyle bir okul hiç olmasaydı.”

Patasana, Ahmet ÜmitPatasana, Ahmet Ümit
Derya Yalınkılıç 
22 Oca 22:36 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

''İnanç,'' dedi Esra duygusal ama ne söylediğinden emin bir sesle, ''bazen insanların gözlerini kör ediyor. Farklı olana hoşgörü gösterilmesini engelliyor. Kendinden olmayanların ölümünü, yok edilmesini doğal, hatta gerekli bir olaymış gibi gösteriyor.''

Patasana, Ahmet ÜmitPatasana, Ahmet Ümit
KeMâL 
04 Şub 18:53 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

'Bazı şeyleri yaşamadan anlayamazsın.'

Patasana, Ahmet Ümit (Sayfa 121 - Everest Yayınları)Patasana, Ahmet Ümit (Sayfa 121 - Everest Yayınları)