Adı:
Kavim
Baskı tarihi:
Ocak 2013
Sayfa sayısı:
400
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752897397
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
"Genzini yakan koku uyandırdı onu. Bu kokuyu tanıyordu. Yıllarca kapalı kalmış bir kilisenin kokusu. Kilisede yakılan kandillerin, ufalanan taşların, eriyen mermerin, çürüyen ahşabın, yıpranmış sayfaların, küflenen cesetlerin kokusu. Dehşete düşmesi gerekirdi ama sadece çevresine bakındı. Usulca kımıldayan siyah bir leke gördü. Biçimsiz, belirsiz bir leke... Simsiyah bir siluet... Gülümsedi lekeye.

'Mor Gabriel,' diye mırıldandı. Leke yaklaştı, yaklaşınca insan cismine bürünüverdi. Siyahlar içinde bir insan. O insan başucuna geldi, kulağına fısıldadı: 'Beni tanıdın mı?'
'Mor Gabriel/ diye mırıldandı yine. Ağzından Mor Gabriel sözcükleri dökülürken müziği duydu; derinden, çok derinden gelen bir ayin müziği. Bilmediği bir dilde yinelenen tutkulu bir mırıltı, kendinden geçmiş birinin söylediği bir tekerleme. Aynı anda haçı fark etti. Gümüşten bir haç. Adam haçı elinde mi taşıyordu, yoksa göğsünde mi, anlamaya çalışırken, boşluğu ikiye bölen bir parıltı yandı söndü. Bir acı hissetti. Parıltı yeniden yandı söndü, acı kayboldu, bütün bedenine bir rahatlık yayıldı."
(Tanıtım Bülteninden)
Ben artık bu adamın romanlarına yorum yazmakta zorlanıyorum. Hemen hemen her biri birbirinden güzel romanlar. Kavim'i de en az Beyoğlu Rapsodisi, Patasana ve son okuduklarımdan Elveda Güzel Vatanım kadar seviyorum. Genel kültür anlamında bolca bilgi içeren kitaplarını hep beğenirim zaten. Olay örgüsü bol bir hikayeye hazır olun. Kitabı elinizden bırakamayacaksınız.
Ahmet Ümit bana korsan kitabı bıraktıran adamdır. "Kitaplarımı korsandan okuyanlara hakkımı helâl etmiyorum" denince başka ne yapılır ki? Ta o zamandan ona duyduğum saygı, kitaplarını okudukça büyüyor ve derinleşiyor .Her kitabı ayrı bir araştırma, ayrı bir dünya. Kavimde de hristiyan ve Süryani ve Güneydoğu'da derin devleti anlatan, okudukça beğeninizi artıran, her zamanki gibi hem iyi bir polisiye hem de Komser Nevzat'ı anlatan iyi bir dram.
  • Patasana
    8.3/10 (863 Oy)745 beğeni3.089 okunma325 alıntı11.199 gösterim
  • Sis ve Gece
    7.8/10 (569 Oy)468 beğeni2.336 okunma120 alıntı8.498 gösterim
  • Nefes Nefese
    8.3/10 (481 Oy)424 beğeni2.118 okunma82 alıntı7.945 gösterim
  • Sevdalinka
    8.3/10 (488 Oy)434 beğeni2.187 okunma159 alıntı8.335 gösterim
  • Sultanı Öldürmek
    8.1/10 (882 Oy)755 beğeni3.168 okunma352 alıntı12.798 gösterim
  • Leyleklerin Uçuşu
    8.6/10 (681 Oy)595 beğeni2.166 okunma91 alıntı7.588 gösterim
  • Leyla'nın Evi
    8.5/10 (733 Oy)705 beğeni2.565 okunma201 alıntı10.189 gösterim
  • Siyah Kan
    8.9/10 (852 Oy)708 beğeni2.556 okunma193 alıntı11.543 gösterim
  • Veda
    8.4/10 (626 Oy)567 beğeni2.870 okunma89 alıntı9.269 gösterim
  • Aşk Köpekliktir
    7.0/10 (571 Oy)462 beğeni2.274 okunma205 alıntı12.930 gösterim
Kitabın girişi çok havalı, işlenen cinayetlerdeki ritüeller merak uyandırıcı. Acaba bu konu nereye varacak derken sonu beni hayal kırıklığına uğrattı. Daha doğrusu katil beni hayal kırıklığına uğrattı. Çok ustaca işlenmiş cinayetlerin bağlandığı nokta biraz zorlama gibi geldi. kitaptaki karakter sayısı az olduğu için katili tahmin etmek zor olmasa da cinayet sebebini tahmin etmek kolay değil. Bu bakımdan heyecanınızı kaybetmeden kitabın sonunu getirebiliyorsunuz.
Ahmet Ümit'in kitaplarını ilk defa okumaya başlayan bir kişi hemen başka kitapları var mı diye araştırma yapıyor. Çünkü bence kurgu senaryosunu en iyi yazan yazarlardan birisidir. Benimde hiç sevmedim şey Klasik Kurgular(Örnek: Katilin hep en az şüpheli olan kişi çıkması gibi) üzerinden oluşturulan kitaplar. Ama Ahmet Ümit beni her defasında şaşırtıyor. Kitaplarını okurken her kelimesini dikkatli bir şekilde okuyarak ipucu yakalamaya çalışıyorum ve bundan çok zevk alıyorum. Çünkü kitap okumak sadece düz yazı okumak değildir o kitapla birlikte yaşanan olayları yaşamaktır.
Bu kadar etkileyici bir kitap yazabilmek için kaç kitap okumak gerek ? sorusunu sürekli tekrarlattıran bir kitap. Gerçekten Ahmet ÜMİT'in her kitabında farklı bir kültür, farklı bir hayat, farklı bir tarih keşfediliyor. Okurken öğrenmenin en başarılı örneği. Etkileyici ve sürükleyici bir kitap. Ben de son bölümde her şeyden kaçmak için adeta Nevzat Komiser ile birlikte Evgenia'yı karşılamaya gidiyordum...
Yine sıradan polisiyelerden farklı olarak Ahmet Ümit'in verdiği sosyal toplumsal düşündürücü naif mesajlarla, sokakta karşılaşabileceğimiz cinsten gerçekçi kurgu ve karakterlerle farklılaşmış müthiş bir roman. Özellikle ilk sayfalardaki cinnet bölümü hala tüylerimi diken diken ediyor. Nerde bizim Ahmet Ümitteki lezzet, nerde Tess Gerritsen.
Soluksuz okuduğum, Ahmet Ümit'in gerçekten "hahhh tam Ahmet Ümit işte" tadını verdiren kitaplarından. Kitap kendisinden kat be kat fazla bilgi yüklüyor insana, yani kitabın içindekinden daha da fazla şey öğreniyorsunuz çünkü hemen eliniz araştırmaya gidiyor. Kutluyorum! Türk yazarlardan en sevdiğim kişidir kendisi, keza en başarılı bulduğum. İçinde cinayet var, kıyısından köşesinden aşk, sevgi var. Sorgulayan, sorgulatan insanlar.. Tarih var.. Hem eski hem yakın tarihi birbirine bu kadar güzel harmanlayan başka yazar okudum mu inanın hatırlamıyorum ama yazar bu işin ustası. Yine olay örgüsünün içinde bir sürü şey öğreniyorsunuz, kültür birikiminiz artıyor. Hem de katil tam 'şu' derken en acayip şekilde ters köşe oluyorsunuz. Ama artık sıkı bir Ahmet Ümit takipçisi olarak kitap süresince okların gösterdiği yönü değil de tam tersini izlemeyi öğrendim. Yine de ters köşe oldum ve buna bayıldım!
Şahane bir kitap . Kitabi elime aldıktan sonra resmen yerime mıhlandim bitirmeden kalkmadim. Kitaptaki hristiyanlık ile ilgili bilgiler kafa kariştirici idi. Ama bunun yaninda kitapta şahane bir cinayet vardı . Aslinda okuyacak olanlar için katilin kim olduğu söylemeye cem ama her bir olayda katilin kim olduğu hakkında fikrimiz değişecek "katil suç işlediği yere geri döner" sözünü asla aklinizdan cikarmayin.
Cinayetlerle gerçekleşen adalet adalet değildir. Kitabı nerdeyse anlatan en güzel cümle. Ahmet ümit her ne kadar çok detay icersede insanın başladığı zaman bitirmek istediği kitaplardan biri haline geliyor
Ahmet Ümit'in okuduğum ilk kitabı ve dedim ki neden daha önce almadım ve okumadım. Soluksuz okuduğum bir kitaptı ve ustaca kurgusu efsaneydi. Ayrıca değişik dinlere ve inanışlara ilgimin olması ve bu kitapta da istediğimi tam manasıyla bulmuş olmam beni mutlu etti ama daha çok da heyecanlandırdı. Artık Ahmet Ümit'in sıkı takipçisiyim diyebilirim.
Muhteşem bir kitaptı. Elimden bırakmak istemedim doğrusu. Ahmet Ümit yazarsa işte böyle yazar diyorum her kitabından sonra. Kitabın konusuna gelince bir cinayetle başladı her şey. Dini bir ayin gibi işlenmiş ilginç bir cinayet. Başkomiser Nevzat, Ali ve Zeynep iş başında olayı çözmeye çalışırken aynı gün işlenen başka cinayetle olaylar örgüsü karmaşık bir hal alıyor. Olaylara amirlerinin isminin karışması da durumu kötüleştirirken cinayetler sonunda aydınlanıyor. Fazla bilgi vermek istemesem de bu kitapta terör aşk ihanet Süryanilik .... gibi pek çok konuyla karşılaşacaksınız. Hepinize iyi okumalar dilerim.
Ahmet Ümit ve Başkomiser Nevzat ile tanıştığım kitap. Polisiye-gerilim türünü sevdiren kitap.

Mardin'de işlenen bir cinayet ve onu çözmeye çalışan meşhur karakterimiz Başkomiser Nevzat'in hikayesi. Cinayet soruşturması devam ederken bir yandan da Başkomiser Nevzat'ın hayatını okuyoruz. Okuyucu olarak cinayeti çözmeye çalışırken Mardin, Süryaniler ve Hristiyanlar hakkında birçok bilgi edinmiş oluyoruz. Yani roman dolu dolu. Katili bulmamız ise gerçekten zor çünkü ihtimallerin sürekli değiştiği bir akış var.

Elinizden bırakmak istemeyeceğiniz sürükleyici bir eser. Ahmet Ümit gibi bir yazara sahip olduğumuz gurur duyuyorum. Kesinlikle okunmalı. Okuyun, okutun.
“Kimse kimseyi tanıyamaz, tanıdığımızı sanırız. Tanıdığımız kadarına inanırız. Eğer gerçekten tanısak, bırakın aşkı filan, kimse kimseyle arkadaş bile olamaz.”
''Gerçekler her zaman güzel olmayabilir. Bazen de ne kadar az şey bilirsen, o kadar iyidir.''
Gerçekler her zaman güzel olmayabilir.

Bazen ne kadar az bilirsen o kadar iyidir..

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kavim
Baskı tarihi:
Ocak 2013
Sayfa sayısı:
400
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752897397
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
"Genzini yakan koku uyandırdı onu. Bu kokuyu tanıyordu. Yıllarca kapalı kalmış bir kilisenin kokusu. Kilisede yakılan kandillerin, ufalanan taşların, eriyen mermerin, çürüyen ahşabın, yıpranmış sayfaların, küflenen cesetlerin kokusu. Dehşete düşmesi gerekirdi ama sadece çevresine bakındı. Usulca kımıldayan siyah bir leke gördü. Biçimsiz, belirsiz bir leke... Simsiyah bir siluet... Gülümsedi lekeye.

'Mor Gabriel,' diye mırıldandı. Leke yaklaştı, yaklaşınca insan cismine bürünüverdi. Siyahlar içinde bir insan. O insan başucuna geldi, kulağına fısıldadı: 'Beni tanıdın mı?'
'Mor Gabriel/ diye mırıldandı yine. Ağzından Mor Gabriel sözcükleri dökülürken müziği duydu; derinden, çok derinden gelen bir ayin müziği. Bilmediği bir dilde yinelenen tutkulu bir mırıltı, kendinden geçmiş birinin söylediği bir tekerleme. Aynı anda haçı fark etti. Gümüşten bir haç. Adam haçı elinde mi taşıyordu, yoksa göğsünde mi, anlamaya çalışırken, boşluğu ikiye bölen bir parıltı yandı söndü. Bir acı hissetti. Parıltı yeniden yandı söndü, acı kayboldu, bütün bedenine bir rahatlık yayıldı."
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 2.117 okur

  • İpek Tatlı
  • yeliz uysal incebey
  • Hilal Aktepe
  • Duygu Ataklı
  • Pinar Avci
  • Rüya Çeçen
  • Kumru
  • Esra.
  • Merve Kul
  • Gülçin Aşkın

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.3
14-17 Yaş
%4.2
18-24 Yaş
%17.5
25-34 Yaş
%29.4
35-44 Yaş
%31.3
45-54 Yaş
%11.5
55-64 Yaş
%0.9
65+ Yaş
%0.9

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%69.3
Erkek
%30.7

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%29.2 (176)
9
%22.6 (136)
8
%26.7 (161)
7
%14.1 (85)
6
%3.6 (22)
5
%2.5 (15)
4
%0.2 (1)
3
%0.5 (3)
2
%0.3 (2)
1
%0.3 (2)

Kitabın sıralamaları