Kavim

8,3/10  (303 Oy) · 
1.169 okunma  · 
263 beğeni  · 
3.233 gösterim
"Genzini yakan koku uyandırdı onu. Bu kokuyu tanıyordu. Yıllarca kapalı kalmış bir kilisenin kokusu. Kilisede yakılan kandillerin, ufalanan taşların, eriyen mermerin, çürüyen ahşabın, yıpranmış sayfaların, küflenen cesetlerin kokusu. Dehşete düşmesi gerekirdi ama sadece çevresine bakındı. Usulca kımıldayan siyah bir leke gördü. Biçimsiz, belirsiz bir leke... Simsiyah bir siluet... Gülümsedi lekeye.

'Mor Gabriel,' diye mırıldandı. Leke yaklaştı, yaklaşınca insan cismine bürünüverdi. Siyahlar içinde bir insan. O insan başucuna geldi, kulağına fısıldadı: 'Beni tanıdın mı?'
'Mor Gabriel/ diye mırıldandı yine. Ağzından Mor Gabriel sözcükleri dökülürken müziği duydu; derinden, çok derinden gelen bir ayin müziği. Bilmediği bir dilde yinelenen tutkulu bir mırıltı, kendinden geçmiş birinin söylediği bir tekerleme. Aynı anda haçı fark etti. Gümüşten bir haç. Adam haçı elinde mi taşıyordu, yoksa göğsünde mi, anlamaya çalışırken, boşluğu ikiye bölen bir parıltı yandı söndü. Bir acı hissetti. Parıltı yeniden yandı söndü, acı kayboldu, bütün bedenine bir rahatlık yayıldı."
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2013
  • Sayfa Sayısı:
    400
  • ISBN:
    9789752897397
  • Yayınevi:
    Everest Yayınları
  • Kitabın Türü:
Çalışkanarı Çiğdem Özdemir 
07 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Ahmet Ümit bana korsan kitabı bıraktıran adamdır. "Kitaplarımı korsandan okuyanlara hakkımı helâl etmiyorum"denince başka ne yapılır ki. Ta o zamandan ona duyduğum saygı kitaplarını okudukça büyüyor ve derinleşiyor .Her kitabı ayrı bir araştırma, ayrı bir dünya. Kavimde de hristiyan ve Süryani ve Güneydoğu'da derin devleti anlatan, okudukça beğeninizi artıran, her zamanki gibi hem iyi bir polisiye hem de Komser Nevzat'ı anlatan iyi bir dram.

Şahane bir kitap . Kitabi elime aldıktan sonra resmen yerime mıhlandim bitirmeden kalkmadim. Kitaptaki hristiyanlık ile ilgili bilgiler kafa kariştirici idi. Ama bunun yaninda kitapta şahane bir cinayet vardı . Aslinda okuyacak olanlar için katilin kim olduğu söylemeye cem ama her bir olayda katilin kim olduğu hakkında fikrimiz değişecek "katil suç işlediği yere geri döner" sözünü asla aklinizdan cikarmayin.

ARF 
18 May 10:22 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 8/10 puan

Ahmet Ümit'in kitaplarını ilk defa okumaya başlayan bir kişi hemen başka kitapları var mı diye araştırma yapıyor. Çünkü bence kurgu senaryosunu en iyi yazan yazarlardan birisidir. Benimde hiç sevmedim şey Klasik Kurgular(Örnek: Katilin hep en az şüpheli olan kişi çıkması gibi) üzerinden oluşturulan kitaplar. Ama Ahmet Ümit beni her defasında şaşırtıyor. Kitaplarını okurken her kelimesini dikkatli bir şekilde okuyarak ipucu yakalamaya çalışıyorum ve bundan çok zevk alıyorum. Çünkü kitap okumak sadece düz yazı okumak değildir o kitapla birlikte yaşanan olayları yaşamaktır.

Deniz keklikçi 
21 Nis 22:28 · Kitabı okudu · 10 günde · Beğendi · 9/10 puan

Yine sıradan polisiyelerden farklı olarak Ahmet Ümit'in verdiği sosyal toplumsal düşündürücü naif mesajlarla, sokakta karşılaşabileceğimiz cinsten gerçekçi kurgu ve karakterlerle farklılaşmış müthiş bir roman. Özellikle ilk sayfalardaki cinnet bölümü hala tüylerimi diken diken ediyor. Nerde bizim Ahmet Ümitteki lezzet, nerde Tess Gerritsen.

Hatice gürsoy 
21 Oca 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · 8/10 puan

Gizem çözmenin cazibesi, bilmediklerini öğrenmenin heyacanıyla birleşince okuma zevki iki katına çıkıyor.
Bir kitabı okurken ilk kez duyguğum tarihi isimleri ya da geçmiş olayları başka kaynaklardan da araştırmaya başlıyorsam, gerçekten yazara ayrı bir saygı duyuyorum. Çünkü öğrenme süreci böyle başlıyor. Ahmet Ümit'in 'Sultanı Öldürmek' romanında da böyle hissetmiştim.
Kavim, Hristiyanlık tarihine dair ilginç bilgiler veriyor. Oldukça da sürükleyici bir olay örgüsü var.

Yeliz AKYÜZ 
 10 Ağu 15:55 · Kitabı okudu · 5 günde · 8/10 puan

Kavim, Ahmet Ümit’in okumuş olduğum ilk kitabı. Ayrıca Türk bir yazardan okuduğum ilk polisiye roman. Yazara yabancılık sebebiyle de olabilir, kitabı okurken ilk elli sayfada diyalogların tam oturmadığı hissini yaşadım. Hatta biraz acemice geldi ve yazarı araştırma gereksinimi duydum. Gördüm ki yazar bu alanda oldukça fazla romana sahip. Hatta romanlarında Başkomiser Nevzat isimli bir karakteri var ve kavimde de bu karakter karşımıza çıkıyor.

Okuma süresince Hıristiyanlık, Süryaniler, Arap Alevilerine dair kısmen de olsa bilgi sahibi oluyorsunuz. En azından özellikle Süryaniler hakkında benim gibi merak sahibi olanlara başlangıç için güzel bilgiler sağladı diyebilirim. Yazar bizlere olay yerini, kadavraları, karakterleri o kadar güzel betimliyor ki siz de ekiple birlikte adli tıpta, olay yerinde an be an geziniyorsunuz.

********** SPOİLER İÇEREBİLİR**********

Kitabın konusu hakkında bilgi vermeden önce yazarın dilinin akıcı ve sağlam olduğunu, okura zihinsel kopmalar yaşatmadığını söylemek gerekir. 39 bölümden oluşan kitap, konusuyla alakası olmayan bir olayla başlıyor. Başkomiser Nevzat ve yardımcısı Ali, bir polisin cinnet geçirmesi sonucu eşini ve kızını öldürdüğü gerekçesiyle ifadesini alırken, kitabın asıl konusu olan cinayet haberi gelir. Dini ritüeller çerçevesinde işlenen ve sırlarla dolu bu cinayet, pek çok cinayeti de beraberinde getirecektir. Her bölümde katil kesin bu derken bulacaksınız kendinizi ama yazar muzip gülümsemesiyle şaşkınlığınızı seyredip bir sonraki bölüme geçecek. Hatta kitabın sonunda hala katilin başkası çıkacağını umuyordum oysaki diyebilirsiniz. Sona gelip de katille tanıştığımda, yaşadıklarını yaşasaydım, kendi adaletimi kendim yaratmaya çalışır mıydım diye sorarken yakaladım benliğimi.

Konu güzel, kurgu güzel, dil güzel lakin kitapta beni yoran kısımlar da yok değildi tabi. Yazar, kitabın başında -teşekkür kısmında- bir avukattan hukuki yardım aldığını belirtmiş. Zira polisiye roman türünde de pek çok esere sahip ve deneyimli iken, bu kadar bariz hukuki hatalar neden yapılmış diye sormaktan da kendimi alamadım. Örneğin; bir emniyet mensubunun gözaltı kararı vermesi, Cumhuriyet Savcısının tutuklama kararı vermesi mümkün değildir. Bu satırları okurken kendimi televizyonda yıllardır devam eden ve hala aynı hataların yapıldığı ‘Arka Sokaklar’ dizisinin amatörlüğünü gördüm. Kitabın kurgu yönünden de hatırlayanlar için birazcık ‘Kanıt’ dizisine benzediğini söyleyebilirim. Hatta karakterler bile aşağı yukarı aynı demek mümkün. Yazar vermiş olduğu bir söyleşide Nevzat karakteri ile ilgili bir dizi yapıldığından bahsetmiş ve internette dizi ile ilgili videolar mevcut. Keza kitapla ilgili yapılan bir söyleşiye de internetten ulaşmak ve onu da okuyarak yazarı, kitabı daha iyi anlayabilmek mümkün. Kitabı okurken çok keyif aldım. Aynı keyfi almanız ümidiyle…

Sehriban tankas 
15 Ağu 22:59 · Kitabı okuyor · Beğendi · 10/10 puan

Cinayetlerle gerçekleşen adalet adalet değildir. Kitabı nerdeyse anlatan en güzel cümle. Ahmet ümit her ne kadar çok detay icersede insanın başladığı zaman bitirmek istediği kitaplardan biri haline geliyor

Doğu Soytürk 
12 Tem 09:53 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

soluk soluğa okunan bir Ahmet ümit kitabi daha bizlerle birlikte. hep aynı şeyi söylüyor olabilirim ama, harika bir kurgu ile yazılmış film tadında bir kitap. Ahmet Ümit'e teşekkürü bir borç bilirim :)

Halil Yavuz KAYA 
 02 Nis 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Son sayfa , son satırlara kadar katili tam netleşmemiş,klasik bir Ahmet Ümit polisiye romanı. Okurken Meraklandırıp sürüklüyor.insanı.
Tarzı sevenler için güzel bir hikaye. Üstelik sizleri bazı konularda hatırlatmalar yapıyor.. Örneğin 1980 öncesi devlet ki otorite boşluğunun yarattığı handikaplar, devlet teşkilatı içindeki bazı nüvelenmeler , Güneydoğudaki bazı gelişmeler gibi.
Bazı bilgilendirmeler de veriyor..Hiristiyanlık aleminin bazı konularını açmasında olduğu gibi Yada benim ilk defa duyduğum Aman Vermez Avni nin serüvenleri (Ebüsüreyya Sami'nin polisiye tefrikaları )'in de olduğu gibi.
Ama benim en çok dikkatimi cezbeden konu. Cinayeti işleyen fail yada faillerin son ana kadar bilinmemesinin ardındaki gerçeklik oldu. Hukukun girişi yada temel vazgeçilmez ilkelerinden olan " suçsuz ceza olmaz"- " Hiç kimse aksi kanıtlanmadıkca suçlu sayılamaz.." kuralları...İşte önemli nokta bu idi Eskiden Suçluya varılır ondan sonra deliller bulunmaya başlanırdı. Ama artık modern hukuk kuralı olarak Suçluya delillerle varılması, Kişinin suçu işlediğine dair kesin kanıtlar elde edildikten sonra "suçlu" denile bilmesi .Savunmanın- soruşturmanın delillerin önemi ortaya koyuluşu idi benim dikkatimi çeken.Doğru ve güzelde yol izlemiş yazar...

Derya Berber Tali 
16 Eki 2015 · Kitabı okudu · 7 günde · Puan vermedi

Ahmet Ümit'le "Bab-ı Esrar"kitabıyla tanismistim;ondan sonrada birakamadim.10.Ahmet Ümit kitabımı da bitirmiş bulunmaktayım ve sanırım devamı gelecek. Ahmet Ümit okuyanlar bilir,hem bilgi açısından doyurucu hem de sürükleyici Polisiyenin adresidir Ahmet Ümit.Kavim kitabı da Dinler Tarihi ile ilgili bilgi verirken aynı zamanda göğsünde hac saplı bıçakla öldürülen Yusuf'un katilini bulmaya zorluyor bizi.Polisiye sevenler için tavsiye ederim çok güzrldi

Kitaptan 76 Alıntı

“Kimse kimseyi tanıyamaz, tanıdığımızı sanırız. Tanıdığımız kadarına inanırız. Eğer gerçekten tanısak, bırakın aşkı filan, kimse kimseyle arkadaş bile olamaz.”

Kavim, Ahmet ÜmitKavim, Ahmet Ümit

''Gerçekler her zaman güzel olmayabilir. Bazen de ne kadar az şey bilirsen, o kadar iyidir.''

Kavim, Ahmet Ümit (Sayfa 45)Kavim, Ahmet Ümit (Sayfa 45)

"Kadınlar bir erkeği sevince ama gerçekten sevince, tuhaf bir güç geliyor üzerlerine.
Yıkıcı olduğu kadar yapıcı bir güç;
O an da sizi öldürebilirler ya da sizin için gözlerini bile kırpmadan ölüme gidebilirler."

Kavim, Ahmet ÜmitKavim, Ahmet Ümit
yasinkayar 
 13 Haz 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

"Artık aslanlar öldü, devir çakalların devri."

Kavim, Ahmet Ümit (Sayfa 126 - kitap)Kavim, Ahmet Ümit (Sayfa 126 - kitap)
fazi 
10 Şub 12:02 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Ahmet Ümit - Kavim
" Gerçekler her zaman güzel olmayabilir. Bazen ne kadar az şey bilirsen, o kadar iyidir."

Kavim, Ahmet Ümit (Everest Yayınları)Kavim, Ahmet Ümit (Everest Yayınları)
Yeliz AKYÜZ 
 06 Ağu 10:32 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Şu dünyada iki tür insan vardır. Gördüğüne inananlarla, gördükleriyle yetinmeyip gerçeği arayanlar.(...)ikinci türden insanlar kendi inançlarını, düşüncelerini, dünyalarını yıkmak pahasına da olsa, korkunç da olsa olayların perdelediği gerçeği bulmaya çalışırlar. Gördüğüne inanan ilk türden insanlara gelince, onlar hayata, olaylara bakarken gerçeği değil, inandıklarını doğrulayacak deliller ararlar.

Kavim, Ahmet ÜmitKavim, Ahmet Ümit
Yeliz AKYÜZ 
05 Ağu 16:43 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Nice revnaklı şehirler görünür dünyada, lakin efsunlu güzellikleri sensin yaratan... Yahya Kemal

Kavim, Ahmet ÜmitKavim, Ahmet Ümit

Boşta kalan akıl sevdiğini ararmış, derler. Amma attım ha, öyle bir laf yok. Ama yanlış da değil, eğer çok önemli bir işin... Aşktan daha önemli bir iş olabilir mi? Olabilir: Cinayet. Yine aynı yere geldik, konumuz aşk ve cinayet.

Kavim, Ahmet Ümit (Sayfa 440 - Everest Yayınları - Cep Boy)Kavim, Ahmet Ümit (Sayfa 440 - Everest Yayınları - Cep Boy)