·
Okunma
·
Beğeni
·
17862
Gösterim
Adı:
Kavim
Baskı tarihi:
Ocak 2013
Sayfa sayısı:
400
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752897397
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Baskılar:
Kavim
Kavim
Kavim
Kavim
Kavim (Cep Boy)
"Genzini yakan koku uyandırdı onu. Bu kokuyu tanıyordu. Yıllarca kapalı kalmış bir kilisenin kokusu. Kilisede yakılan kandillerin, ufalanan taşların, eriyen mermerin, çürüyen ahşabın, yıpranmış sayfaların, küflenen cesetlerin kokusu. Dehşete düşmesi gerekirdi ama sadece çevresine bakındı. Usulca kımıldayan siyah bir leke gördü. Biçimsiz, belirsiz bir leke... Simsiyah bir siluet... Gülümsedi lekeye.

'Mor Gabriel,' diye mırıldandı. Leke yaklaştı, yaklaşınca insan cismine bürünüverdi. Siyahlar içinde bir insan. O insan başucuna geldi, kulağına fısıldadı: 'Beni tanıdın mı?'
'Mor Gabriel/ diye mırıldandı yine. Ağzından Mor Gabriel sözcükleri dökülürken müziği duydu; derinden, çok derinden gelen bir ayin müziği. Bilmediği bir dilde yinelenen tutkulu bir mırıltı, kendinden geçmiş birinin söylediği bir tekerleme. Aynı anda haçı fark etti. Gümüşten bir haç. Adam haçı elinde mi taşıyordu, yoksa göğsünde mi, anlamaya çalışırken, boşluğu ikiye bölen bir parıltı yandı söndü. Bir acı hissetti. Parıltı yeniden yandı söndü, acı kayboldu, bütün bedenine bir rahatlık yayıldı."
(Tanıtım Bülteninden)
400 syf.
·1 günde·Beğendi
Ben artık bu adamın romanlarına yorum yazmakta zorlanıyorum. Hemen hemen her biri birbirinden güzel romanlar. Kavim'i de en az Beyoğlu Rapsodisi, Patasana ve son okuduklarımdan Elveda Güzel Vatanım kadar seviyorum. Genel kültür anlamında bolca bilgi içeren kitaplarını hep beğenirim zaten. Olay örgüsü bol bir hikayeye hazır olun. Kitabı elinizden bırakamayacaksınız.
400 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Bir kaç kez okumama rağmen her seferinde ayrı bir tat aldığımı söylemek yanlış olmaz sanırım. Belki de her seferinde bambaşka ayrıntılara gözüm çarptığındandır.

Kitap, Ahmet Ümit'in klasik karakteri Nevzat Başkomiser ve ekibinin kucağına düşen bir başka cinayetle başlar. Olay yeri inceleme ekibinin dediği gibi 'yıllardır aradıkları türden bir cinayetle' karşılaşmışlardır.

Maktülün öldürülüş şekli, cinayet mahalline bırakılan nesneler, tarikat işiymiş gibi gelse de olay artık geçmişte kalmış iki cinayetin yıllar sonrasına yansıyan intikamıdır. Ancak ekibimiz bu intikamın alınma sebebi olan iki cinayete ulaşmadan önce yollarına çıkan bir dizi ölümün de aydınlatılmasını ve teşkilatın, bu ölümlere bulaşanlar tarafından istila edildiğinin de farkına varacaklardır.

Yazar bu kitabında da dinler tarihinden, anadolunun kadim kültür ve geleneklerinden, ülkenin siyasi geçmişinden doyurucu kesitler sunar. Kitabı okurken bir kenara bırakıp Süryanileri, Mor Gabriel'i, 'Hristiyanlığı kuran Aziz Pavlus'u' araştırırken bulabilirsiniz kendinizi. Yahut milliyetçilik ideolojisini sorgularken..

İyi okumalar dilerim :)
400 syf.
·Beğendi·9/10
Ahmet Ümit bana korsan kitabı bıraktıran adamdır. "Kitaplarımı korsandan okuyanlara hakkımı helâl etmiyorum" denince başka ne yapılır ki? Ta o zamandan ona duyduğum saygı, kitaplarını okudukça büyüyor ve derinleşiyor. Her kitabı ayrı bir araştırma, ayrı bir dünya. Kavim hristiyanlık, Süryanilik ve Güneydoğu'da derin devleti anlatan, okudukça beğeninizi artıran; her zamanki gibi hem iyi bir polisiye hem de Komser Nevzat'ı anlatan iyi bir dram.
400 syf.
·12 günde·Beğendi·9/10
Bu kadar etkileyici bir kitap yazabilmek için kaç kitap okumak gerek ? sorusunu sürekli tekrarlattıran bir kitap. Gerçekten Ahmet ÜMİT'in her kitabında farklı bir kültür, farklı bir hayat, farklı bir tarih keşfediliyor. Okurken öğrenmenin en başarılı örneği. Etkileyici ve sürükleyici bir kitap. Ben de son bölümde her şeyden kaçmak için adeta Nevzat Komiser ile birlikte Evgenia'yı karşılamaya gidiyordum...
501 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Kitabın girişi çok havalı, işlenen cinayetlerdeki ritüeller merak uyandırıcı. Acaba bu konu nereye varacak derken sonu beni hayal kırıklığına uğrattı. Daha doğrusu katil beni hayal kırıklığına uğrattı. Çok ustaca işlenmiş cinayetlerin bağlandığı nokta biraz zorlama gibi geldi. kitaptaki karakter sayısı az olduğu için katili tahmin etmek zor olmasa da cinayet sebebini tahmin etmek kolay değil. Bu bakımdan heyecanınızı kaybetmeden kitabın sonunu getirebiliyorsunuz.
400 syf.
·4 günde·9/10·
Şüphesiz Türk edebiyatında polisiye denince akla ilk gelen yazar Ahmet Ümit’tir. Yine gizemli cinayetler arkasında beklenmeyen bir katil. Göğsünde haç saplı bıçakla öldürülmüş bir adam. Adamın kanıyla satırları çizilmiş bir incil. Istanbul' dan Anadolu'nun derinliklerine kadim dinlerin kadim kiliselerine bir yolculuk. Haç kabzalı bıçakla göğsünden 2 kere bıçaklanan Yusuf Akdağ. Cesedin başındaki Kitab-ı Mukaddes.Altı çizili ‘’ Uyan Ey Kılıç! Çobanıma ,yakınıma karşı harekete geç’’ cümlesi ve maktulün kanıyla yazılmış ‘’ Mor Gabriel ‘’ ile her şey başlıyor inan katili seçmekte sürekli ters köşe oluyorsunuz taki sonuna kadar sizi içine alan polisiye tarzda yazılmış soluksuz okunan bir roman okuduğunuz her kitabında daha da sevdiğiniz bir yazar.

ALINTILAR


Ne yapayım yani" der, "sevdiklerime, dostlarıma, arkadaşlarıma
inanmazsam, yaşamın ne anlamı kalır? Doğru, kimi zaman sevdiklerimin ihanetine uğrarım, kimi zaman arkadaş bildiklerimce arkadan hançerlenirim, kimi zaman hayal kırıklıkları yaşarım ama dostlarımdan asla vazgeçmem. Onlardan vazgeçersem, yaşamaktan vazgeçmis gibi olurum. Sevdiklerin olmadan, paylaşmadan yaşamanın ne anlamı var? Sayfa 88

Bellek güçlü ama işlemcin yavaş. İşlemci yaşlı bir ihtiyar gibi olunca büyük bir hard disk ne işe yarar? (Benzetmeye bayıldım) Sayfa 161


Kadınlar bir erkeği sevince ama gerçekten sevince, tuhaf bir güç geliyor üzerlerine. Yıkıcı olduğu kadar yapıcı bir güç; o anda sizi öldürebilirler ya da sizin için gözlerini kırpmadan ölüme girebilirler. Sayfa 456

Anlamsız yaşayanlar rüzgarlarda savrulan bir virus gibidir. Her yerde herkese bulaşırlar. Sayfa 483

Kütüphanenin ahşap kapısından içeri girince, yıllardır duyamadığım bir koku karşılıyor bizi. Kağıtlar ile mürekkebin, karton ile tutkalın, ahşap ile tozun buluşmasından, hepsinin yıllanmasindan oluşan bir koku. Babam medeniyetin kokusu derdi buna. Sadece kütüphanelerde duyabileceğimiz bir koku. Sayfa 503
385 syf.
·Beğendi·8/10
Ahmet Ümit ile tanışma kitabım oldu ve oldukça memnun kaldım. Öncelikle yazar, öteki sıfatı ile dışlanabilecek pek çok karaktere yer vermiş.

Yusuf Akdağ adlı karakterin Hıristiyanlık motifleriyle bezeli şüpheli ölümü araştırılıyor ancak Evgenia'nın İstanbul'da başlayıp Urfa'da devam eden, sonra başkomiser Nevzat sayesinde yine İstanbul'da biten hikayesi; entelektüel Can'ın Hatay'da başlayıp Vatikan'da Hristiyan okulunda devam eden ve İstanbul'da agnostik olarak biten hikayesi, Arap Alevisi Malik'in Hıristiyan olup kendisini Aziz Pavlus zannetmesi gibi çok farklı karakter ve olaylar içinde buluyoruz kendimizi.

Kitap akıcı mı? Evet. Arada Hıristiyanlık, Süryanilik, Nusayriler, Hz İsa gibi konularda derin bir din tarihi ve felsefesi öğreniyoruz. Ayrıca 80 öncesine, ideolojilere, güncel siyasete de değiniyor kitap. Mardin'de, Hatay'da, İstanbul'da geziye çıkıyorsunuz. Daha ne olsun. Her yönüyle doyurucuydu. Polisiye severler için iyi seçim.
“Kimse kimseyi tanıyamaz, tanıdığımızı sanırız. Tanıdığımız kadarına inanırız. Eğer gerçekten tanısak, bırakın aşkı filan, kimse kimseyle arkadaş bile olamaz.”
Ne yapayım yani" der, "sevdiklerime, dostlarıma, arkadaşlarıma
inanmazsam, yaşamın ne anlamı kalır? Doğru, kimi zaman sevdiklerimin ihanetine uğrarım, kimi zaman arkadaş bildiklerimce arkadan hançerlenirim, kimi zaman hayal kırıklıkları yaşarım ama dostlarımdan asla vazgeçmem. Onlardan vazgeçersem, yaşamaktan vazgeçmis gibi olurum. Sevdiklerin olmadan, paylaşmadan yaşamanın ne anlamı var?
Ahmet Ümit
Sayfa 88 - Everest midi boy

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kavim
Baskı tarihi:
Ocak 2013
Sayfa sayısı:
400
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752897397
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Baskılar:
Kavim
Kavim
Kavim
Kavim
Kavim (Cep Boy)
"Genzini yakan koku uyandırdı onu. Bu kokuyu tanıyordu. Yıllarca kapalı kalmış bir kilisenin kokusu. Kilisede yakılan kandillerin, ufalanan taşların, eriyen mermerin, çürüyen ahşabın, yıpranmış sayfaların, küflenen cesetlerin kokusu. Dehşete düşmesi gerekirdi ama sadece çevresine bakındı. Usulca kımıldayan siyah bir leke gördü. Biçimsiz, belirsiz bir leke... Simsiyah bir siluet... Gülümsedi lekeye.

'Mor Gabriel,' diye mırıldandı. Leke yaklaştı, yaklaşınca insan cismine bürünüverdi. Siyahlar içinde bir insan. O insan başucuna geldi, kulağına fısıldadı: 'Beni tanıdın mı?'
'Mor Gabriel/ diye mırıldandı yine. Ağzından Mor Gabriel sözcükleri dökülürken müziği duydu; derinden, çok derinden gelen bir ayin müziği. Bilmediği bir dilde yinelenen tutkulu bir mırıltı, kendinden geçmiş birinin söylediği bir tekerleme. Aynı anda haçı fark etti. Gümüşten bir haç. Adam haçı elinde mi taşıyordu, yoksa göğsünde mi, anlamaya çalışırken, boşluğu ikiye bölen bir parıltı yandı söndü. Bir acı hissetti. Parıltı yeniden yandı söndü, acı kayboldu, bütün bedenine bir rahatlık yayıldı."
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 6.373 okur

  • Uğur Erener
  • İlknur ÇİÇEK
  • okuyan bi kedi
  • Hüsniye CİVAN
  • Yusuf Kaymaz
  • Fatma Gürsoy
  • Derya Akay
  • Büşra karacaoğlan
  • Mehmet uzan
  • Müge Gökçen

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.3
14-17 Yaş
%4.2
18-24 Yaş
%17.5
25-34 Yaş
%29.4
35-44 Yaş
%31.3
45-54 Yaş
%11.5
55-64 Yaş
%0.9
65+ Yaş
%0.9

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%69.3
Erkek
%30.7

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%26 (422)
9
%21.7 (352)
8
%25 (405)
7
%11.2 (182)
6
%3.1 (51)
5
%1.5 (24)
4
%0.4 (6)
3
%0.4 (7)
2
%0.2 (3)
1
%0.2 (3)

Kitabın sıralamaları