Kırlangıç Çığlığı

Kırlangıç Çığlığı

ucnokta_yatay-1
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
TAKİP ET
Kitapyurdu.com
75TL ve üzeri tüm siparişlerde Kargo Bedava!
koseli-arti
coklupaylas
ucnokta_yatay-1

Hakkında

400 sayfa ·
saat
Tahmini okuma süresi: 11 sa. 20 dk.
Adı
Kırlangıç Çığlığı
Orijinal adı
Kırlangıç Çığlığı
Tasarımcı
Basım
Türkçe · Türkiye · Everest Yayınları · Nisan 2018 · Karton kapak · 9786051852478
Diğer baskılar
Kırlangıç Çığlığı
Kırlangıç Çığlığı
Acıyı gördüm. Gözlerinin ortasında bir çiçek gibi büyüyen irisin önce ağır ağır büzülmesini, ardından çığlık gibi ansızın patlamasını gördüm. Titreyen dudaklar, bal mumuna dönüşen yüzleri, çöken yanakları, irileşen elmacık kemiklerini, birer mağara gibi derinleşen göz çukurlarını, kurumuş ağızların içinde pelteleşen dilleri gördüm. Anladım ki benliğimizin farkına vardığımız an, acının pençesinde kıvrandığımız andır. Çığlık değil, ürperiş değil, evet, nereden geldiğini bilmediğim o vahşi iniltiyi kalbimin derinliklerinde duydum. Soluksuz kaldım, boğazım kupkuru, alnım ateşler içinde, tuhaf bir hülyaya kapılmışım gibi sürüklendim o dipsiz boşlukta. Hayatın en karanlık sırrıyla yüzleştim. Karanlığın her aşamasından geçtim, akan kanın sesini duydum, ölümün serinliğini damarlarımda hissettim. Geçmişin kamburunu çoktan söküp attım sırtımdan. İnsanın insanı öldürdüğü o ilk ânı gördüm, katilin zafer haykırışını, kurbanın korku çığlığını işittim. Her an uyanmaya hazır o muhteşem dürtüyü bastırmak, insanlığın en masum haline, en saf doğasına dönmemek için yıllarca ihanet ettim kendime. Kendimle birlikte bütün dünyayı da kandırdım. Neredeyse başaracaktım ama bırakmadılar, benim adıma onlar öldürmeye başladılar. İşte bu yüzden geri döndüm...
Fiyatlar
Kitapyurdu.com
75TL ve üzeri tüm siparişlerde Kargo Bedava!
alisveris
DR
dr.com.tr

Okurlar

kadin
Kadın
% 78.0
erkek
Erkek
% 22.0
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
8.7
10 üzerinden
6bin Puan · 1042 İnceleme
436 syf.
·
5 günde
~104° | Kırlangıç Çığlığı
Merhaba. Daha önce
Ahmet Ümit
Ahmet Ümit
'ten
Aşkımız Eski Bir Roman
Aşkımız Eski Bir Roman
'ı okumuştum. 2019 yılında piyasaya sürülen bir kitaptı. Ben de geçen yıl okumuştum. Gerçekten hoşuma gitmişti. Nevzat, Ali ve Zeynep üçlüsü, emektar, Evgenia ve Azez ile birlikte hoş bir ortam vardı. Ardından bana bu kitabı önerildi:
Kırlangıç Çığlığı.
Kırlangıç Çığlığı.
Konusu oldukça ilginç. 2012 yılında 12 çocuk tacizcisini öldüren bir seri katil, namıdiğer Körebe, 2018 yılında tekrar öldürmeye başlıyor gibi görünüyor. Ancak daha da ilginci bu seri katilin belirli bir ritüele sadık kalması. Körebe kim? Neden çocuk tacizcilerini öldürüyor? Acaba bu kendi geçmişiyle mi alakalı? Uyguladığı ritüelin anlamı da ne? Nasıl oluyor da asla yakalanmıyor? Polisten daima ileride. Herkes, halk, polis ona hayranlık duyuyor. Aslında polisler ''Bizim yapamadığımızı yapıyor.'' diyor. Çünkü bir çocuk tacizcisinin hapishaneye tıkılmaktansa öldürülmesi onlara daha cazip geliyor. Belki de olması gereken budur? İşte bu kitapta buna yönelik bir sorgulama söz konusu. Bu kitapta Aşkımız Eski Bir Roman'dan bir yıl daha geçmişe gidiyoruz. Azez bu ortama yeni katılıyor. Karman çorman bir olay örgüsü var. Birbirleriyle bağlantılı pek çok cinayet. Çocuk istismarı ve Suriyeli sorunu üzerine gidilmiş. İşin içerisine mafya ve hatta organ mafyası bile giriyor. Nevzat ve ekibi uykusuz geceler boyunca tüm sorunları çözmeye çalışıyorlar. O kadar kafa karıştırıcı ki. Çıldırmamak elde değil. Sinirleri bozulunca birbirlerine de dalaşıyorlar. Bir suçluyu anlamaya çalışmak aynı zamanda davranışlarını da onaylamak anlamına mı gelir? Tamam. Bir çocuk tacizcisini buldun. Hapishaneye tıktın. Ardından bir başka çocuk tacizcisini daha hapishaneye tıktın. Bu böyle devam ediyor. Herhangi bir sonuç elde ettin mi? Önce çocuk tacizcilerini bir anlamak gerekmiyor mu? Geçmişlerini irdelemek gerekmiyor mu? Büyük çoğunluğu aileleri tarafından tecavüze uğrayan bu insanlar suçlu olabilir ama aynı zamanda onların da birer kurban olduğunu unutuyoruz. Bunun önüne geçmemeli miyiz? Gelecekte aynı vakalar yaşanmasın diye ailelere eğitim vermek nasıl fikir? Çünkü herkesin bildiği üzere Türkiye'de hemen hemen hiçbir aile çocuğunu olması gerektiği gibi yetiştiremez. Büyük bir baskıyla yetiştirirler. Buna ''aile baskısı'' adı verilir. Kaynağı da ''toplum baskısı''dır. Onlar da böyle gördü. Şimdi çocuklarını da aynı yöntemle yetiştiriyorlar. Erkek ve kadın arasındaki farklılaşmalar da böyle başlar. Hatta babası ya da üvey babası kendisine tecavüz eden milyonlarca çocuk var. Bu çocuklar büyüdüğü zaman onların ağızlarından aşağıdaki alıntıdaki sözcükleri duyacaksın. #153091153 Biz, ''insanlığın hâlâ ölmediğini'' gösteren YouTube videolarını izleyerek büyümedik mi? Yani böyle bir dönemdeyiz. Her geçen gün insanlıktan ümidimiz kesiliyor. Ara sıra biri iyilik yapınca da video konusu oluyor. Ne kötü değil mi? İşte bu kitapta da insanların ne kadar iğrenç yaratıklar olduğu üzerine gidiliyor. #153012962 #153092518 Nevzat'ın kafası karışık. Düşünüyor. Elinde bir seri katil var. Aslında güzel bir iş yapıyor. Polislerin elinden çocuk tacizcilerini tutuklayıp mahkemenin önüne çıkarmaktan başka ne gelir? Zaten mahkeme de salıveriyor! #152924814 İtiraf edelim. Mahkûmlar tarafından işkence gören çocuk tacizcileri hepimizi mutlu ediyor. İçten içe adaleti onların sağladığını düşünüyoruz. İşte burada da bu işlevi gören bir seri katil var. Çocuk tacizcilerini temizliyor. Düşünüyor. Sonuçta öldürülen de bir insan. Her insan yaşama hakkına sahiptir. Adaleti cinayetle sağlayamayız. Çözüm hukuka bırakılmalıdır. Tabii ki hukuka güvenilebilirse. Duygusallığa kapılıyor. Tecavüze uğrayan ve organları satılan çocuklara odaklanmak yerine bunu yapan suçluların geçmişlerinden dolayı onlara karşı aşırı bir merhamet gösteriyor. Oysa diğerleri ona karşı geliyor. Ali aşağıdaki cümleyi kuruyor. #153039859 Yani şu anlatılmaya çalışılıyor: Ortada bir çocuk tacizcisi, geçinebilmek için çocuğunun organlarını satan bir aile ya da kendisine çocuk tacizcilerini temizlemek gibi bir görev biçmiş bir seri katil olabilir. Onları öldürmek bir çözüm değildir. Belki hoşuna gider. ''Oh!'' dersin. Yine de cinayet kabul edilemez. Onlar suçlular. Hukuka hesap vermeliler. Tarih boyunca insanlar çeşitli cezalarla korkutuldu. Cehennem denildi. Bir işe yaradı mı? Hayır. Peki suçluları hapishaneye tıkmak ya da öldürmek suç oranlarını azaltıyor mu? Hayır. Bu iş korkutarak olmaz. Geleceğe yönelik hareket etmek gerekir. Onların geçmişleri irdelenmeli. Ailelere eğitim verilmeli. ''Neden?'' sorusu sorulmalı. Bu irdelemeyi yaparken de duygusallığa kapılmak o çocuklara saygısızlık olur. Çünkü duygusallık eleştirel düşünmenin önünde engel oluşturur. Eleştirel düşünmeyle suçluları anlayabilirsin. Ancak duygusallığa kapılırsan onaylamaya başlayabilirsin. İşte bu kitap da ''Onaylamalı mıyız?'' diye soruyor. Aşkımız Eski Bir Roman da gayet güzel bir kitaptır. Okunabilir. #139649971 Keyifli okumalar!
Kırlangıç Çığlığı
yildiz
8.7/10 · 21,3bin okunma
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.