Beyoğlu Rapsodisi

8,0/10  (553 Oy) · 
2.173 okunma  · 
472 beğeni  · 
6.399 gösterim
Üç arkadaşın öyküsü bu. Beyoğlunda büyümüş, Beyoğlunda yaşayan üç ayrı kişilik, üç ayrı kimlik, üç ayrı insan. Ölümsüzlük merakıyla başlayan ölümler. Her cinayetin ardında gizemli bir neden... Ve soruşturma boyunca adım adım, bina bina, sokak sokak Beyoğlu. O çoksesli, çokrenkli, çokdilli, çokkültürlü Beyoğlu. Günümüzün Babil Kulesi... İnsanın bencilliğini, acımasızlığını, öfkesini, çaresizliğini en iyi anlatan mekân... Soluk soluğa bir gerilim, benzersiz bir final...Çok kollu, çok dallı büyük bir ırmağa benzeyen bu muhteşem cadde, papazı, fahişesi, cami hocası, pezevengi, hahamı, Alevi dedesi, bankacısı, işportacısı, öğrencisi, öğretmeni, tinercisi, dönercisi, dekoratörü, evsizi, midye satıcısı, esrar satıcısı, kanun kaçağı, Anadolu kaçağı, Avrupa kaçağı, Amerika kaçağı, Afrika kaçağı, yani yaşam kaçağı, beyazı, karası, sarısı, kızılı yani insan görünümünde olan kim varsa, hepsini, herkesi sorgusuz sualsiz kucaklamıştı.Kiliseleri, camileri, sinagogları, hanları, hamamları, bankaları, giyim mağazaları, kitabevleri, meyhaneleri, birahaneleri, şaraphaneleri, kafeleri, kültürevleri, randevuevleri, sinemaları, tiyatroları, galerileri, vakitleri çoktan dolduğu halde ömür sürmeye çalışan bilmem kaç yüzyıllık inatçı binaları, dar sokakları, kör çıkmazlarıyla Grande Rue de Pera, Cadde-i Kebir, İstiklal Caddesi ya da Beyoğlu nasıl adlandırılırsa adlandırılsın burası her gün, her an değişen yeryüzünün en büyük tiyatro sahnesi gibiydi."
  • Baskı Tarihi:
    Eylül 2016
  • Sayfa Sayısı:
    408
  • ISBN:
    9789752897380
  • Yayınevi:
    Everest Yayınları
  • Kitabın Türü:
Büşra 
20 May 2016 · Kitabı okudu · 8 günde · 7/10 puan

"Önce Söz Vardı" programındaki sohbetleri, coşkulu anlatımı ile Ahmet Ümit bende merak uyandırdı ve ilk kez bir romanını okumaya program sayesinde karar verdim. Polisiye roman okumayalı da bir hayli zaman olmuştu hem.

Kitabı henüz bitirdim ve kitapla ilgili söyleyebileceğim ilk şey tuhaf bir kitap olduğu.

Üç eski dostun birbirinden farklı yaşamları ve kurduğu dostluk üzerinden ilerliyor kitap. Esas olaylar son 150 sayfada başlıyor denebilir hatta. Adından da anlaşılacağı üzere özellikle Beyoğlu adeta sözlü bir harita gibi betimlenmiş. Yemeğe gidilen her mekan, her mimari yapı tek tek anlatılıyor.

Dili sade, yormayan bir kitaptı Beyoğlu Rapsodisi. Güzel bir romandı ancak tatmin edici bir polisiye değildi kesinlikle. Spoiler vermek istemiyorum bu yüzden tuhaf bitti demekten daha net bir şekilde yorumlayamayacağım sanırım. Kitabın başları uzun uzadıya anlatılırken olayın çözümlendiği kısım oldu bittiye getirilmiş bana kalırsa.

Bunlara rağmen kesinlikle sıkıcı bir kitap değildi ve okuduğum son Ahmet Ümit kitabı da olmayacak.

A. Melissa CÜMRÜ 
24 May 17:19 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Ahmet Ümit'in Sis ve Gecesini okuduktan sonra bir şey fark ettim. Ahmet Ümit, okuyucuyu son sayfalarda şoka uğratmasını iyi biliyor. Çünkü, bu kitabı bitirdiğimde en az 5 dakika -şaka yapmıyorum- boyunca ağzım açık bir şekilde ''O nasıl bir sondur öyle?!'' diye kendime sorgularken buldum.

Polisiye severler için şiddetle tavsiye ettiğim bir kitaptır. Olay kurgusu inanılmaz. Yani şuraya bile yazarken, okuduğum zaman yaşadığım hisleri hissediyorum. Bazı okurların yaptığı yorum gibi Ahmet Ümit sürükleyici bir üslupla yazıyor ama bu kitapta yazdığı kurgu inanılmaz. Tüm kitaplarını okumadım ama hepsini okuyup kitaplığıma koymak istiyorum. Bu kitabı da ödünç almıştım. Kitap alışverişi yaptığım bir sırada alıp kitaplığıma da koymak istiyorum.

Nazan gercek 
19 Şub 22:25 · Kitabı okudu · 6 günde · 7/10 puan

Gerçekten çok guzel bir kitaptı. Ahmet Ümit in yazarligini seviyorum kitaba gelirsek Beyoğlu içine tarihı ,kültürü ,zemini ,fakiri her türlü insanı barindiribilen kocaman bir semtimiz..yazar kitapta Beyoğlu nu sokaklarını dukkanlarini karış kariş anlatmış sanki Beyoglu nu onunla birlikte geziyorsunuz. Kenan ,Nihat ve Selim cocukluk arkadaşı her zaman birbirlerinin yanında olmuşlar. . Birbirlerinden hiç ayrilmamis güzel yürekli insanlar Kenan zengin sigorta şirketi olan yakışıklı ,çapkın ve herseyi yle siradişi şeylere meraklı bir adam macera Kenan in resim tutkusuyla başlıyor. Emniyetten aldığı cinayet fotoğraflarını sergi açmaya kullanmasıyla hayatını tamamen değişecektir. İki cinayet ve koskoca merak kitabı okuyun derim ... iyi akşamlar arkadaşlar kitapla kalın.... Şiddetle tavsiye ederim. ..

Merve Özdemir 
29 Haz 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Bir Ahmet Ümit macerasının daha sonuna geldik...
Yine mükemmel bi kitap polisiyeyi bana sevdiren tek yazar.
Kitabın sonunda o kadar şaşırdım ki , üzüleyim mi sevineyim mi bilemedim. Kötü bi trajedi ile bitiyo kitap ama oldukça sürükleyici okumanızı tavsiye ederim :)

serap ozturk {esrarengiz} 
07 Şub 14:31 · Kitabı okudu · 50 günde · Beğendi · 4/10 puan

Sıkılmadan,keyifle, merakla ve heyecanla okunan akıcı bir kitap. Selim,Kenan,Nihat, Katya, Gülriz,Melek,Dize,Burç,Orhan...bizden biri gibi .Bulunulan mekan ve şehrin mimarisi,yapısı düzeni ya da karmaşası,insanların fiziksel ve ruhsal durumu,ikilemleri sıkmadan önünüzde yaşanıyormuş gibi anlatılmış. O kadar güzel yazılmış ki, birçok bölümde okurken aynı anda sanki bende olayı yaşıyormuşum hissine kapıldım. Hele o son 100 sayfa..Bu kitabı tüm sevdiklerime tavsiye edeceğim

Merve 
15 Tem 2015 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Ahmet Ümit'in kendine has dili özgün konusuyla kolaylıkla okuduğum bir kitap. Üç arkadaşın peşine düştüğü bir cinayeti anlatan romanımız oldukça sürükleyici idi. Bu özgün konuyu çok sevdim ama samimi anlatımı daha çok sevdim diyebilirim. Bir okuyucu olarak kalmadım bu üç arkadaşın -onların haberi olmasa da :))- dördüncüsü oldum. Onlarla beraber oturdum, kalktım ,yedim., içtim, gezdim, suçluyu aradım... Fakat kitap sağ gösterip sol vurdu sonu hakikaten çok şaşırtıcıydı lakin daha sonra bu kadar şaşırmamam gerektiğini düşündüm kitabın yazarı ne de olsa' Ahmet Ümit' sıradan bir son bekleyemeyiz kendisinden.Şaşırtıcı sonları sevenlere -kim sevmez ki- tavsiyemdir.

Güler Ayata 
18 Nis 09:52 · Kitabı okudu · 379 günde · Beğendi · 8/10 puan

Ahmet Ümit, bildiğim Beyoğlu' yu tekrar ederek ezber ettirdi :)
Okunmalı dediğim kitaplar içerisinde. İlk başlarda sıkıcı gelse bile arkadaşlık, dostluk ve vefa gibi kavramların içeriklerini düşünmeye başlıyorsunuz.

Selin Ceylan 
12 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Polisiye romanları çok severim, bu nedenle de katil tahminlerim iyidir. Roman çok akıcı ve konusu gayet enteresan. Sonuna kadar insan gerçekten keyifle okuyor fakat kitap bence en olmaması gereken şekilde bittiği için gerçekten üzüldüm. Ters köşe yapan kitaplar güzeldir ama bu son keyif vermedi ve zoraki bir şaşırtma yapılmış gibi geldi. Daha çarpıcı bir sonla çok daha güzel bir kitap olabilirdi.

Ayser Özbulut 
12 Nis 2016 · Kitabı okudu · 13 günde · Beğendi · 7/10 puan

Üç arkadaşın çocukluktan başlayıp yarım asırlık hikayesi. Sıkmadan kendini okutan bir kitap. Hikayenin Beyoğlu'nda geçiyor olması yan karakterleri çeşitlendirmiş.Yazarın; Beyoğlu sokaklarını, mekanlarını,insan çeşitliliğini çok net okuyucuya aktarmış olması etkileyici. Şehrin içinde dolaşıyor karakterlerle konuşuyor hissi uyandırıyor...

lutfkurt 
03 Tem 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Ben şokk... kitabın şokundayım halen böyle bir olay örgüsü aklımın ucundan bile geçmemişti. Çözdüğümü düşünmeye başlamışken bir anda herşey değişti efsane olmuş :)

Kitaptan 218 Alıntı

Deniz ATAÇ 
28 May 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Bir insanı sevmek, onu, zayıflıkları, zaafları, yanlışlarıyla birlikte kabul etmek demekti.

Beyoğlu Rapsodisi, Ahmet Ümit (Sayfa 263)Beyoğlu Rapsodisi, Ahmet Ümit (Sayfa 263)
Burak ÇELİK 
30 May 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"O kadar insanın arasında neden belirli birini seçiyorsun da ötekini seçmiyorsun. Çünkü onda senin dikkatini çeken , ihtiyacın olan özellikler var. O insanı daha önce hiç tanımamış olsan da anlamlandıramadığın bir duyguyla ona doğru çekiliyorsun."

Beyoğlu Rapsodisi, Ahmet Ümit (Sayfa 239)Beyoğlu Rapsodisi, Ahmet Ümit (Sayfa 239)
Büşra 
 29 Nis 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

Ölüm
Daha önceleri de ölebileceğimi düşünmüştüm, sadece düşünmüştüm, gerçekte öleceğime hiçbir zaman tam olarak inanmamıştım. Doludizgin yaşarken, ölüm nedense öyle kolay kolay aklına gelmiyor insanın.

Beyoğlu Rapsodisi, Ahmet ÜmitBeyoğlu Rapsodisi, Ahmet Ümit
Yonca 
07 Kas 2016 · Kitabı okumayı düşünüyor · Beğendi

"Bakın abi,ben eski kitapları seviyorum.Hem sahaflık temiz iş.
Fotoğraf gibi ne ışıkla uğraşırsın ne suyla ne de kötü kötü kokan o kimyasal maddelerle..."

Beyoğlu Rapsodisi, Ahmet Ümit (Sayfa 13 - Everest Yayınları)Beyoğlu Rapsodisi, Ahmet Ümit (Sayfa 13 - Everest Yayınları)
Yonca 
10 Şub 14:14 · Kitabı okumayı düşünüyor · Beğendi

Ahmet Ümit / Beyoğlu Rapsodisi
Melek ve Dize'yle vedalaşmaya fırsat bulamadan, sadece "Burç'u hastaneye kaldırmışlar" diyerek, apar topar fırladım caddeye. İngiliz Konsolosluğu'nun oradan taksiye binsem, diye düşündüm ama hava kararmıştı; bu saatte taksiyle Sıraselviler Caddesi'ne girersem bir saatten önce hastaneye ulaşamazdım.

Beyoğlu Rapsodisi, Ahmet ÜmitBeyoğlu Rapsodisi, Ahmet Ümit
Yonca 
05 Şub 23:40 · Kitabı okumayı düşünüyor · Beğendi

Ahmet Ümit / Beyoğlu Rapsodisi
"Merhaba Melek."
Onun da dudaklarında aynı diplomatça gülümseme belirmişti.
"Merhaba Selim, gelsene."
Melek'in arkasındaki duvarda, Ah Güzel İstanbul adlı filmin kocaman bir
afişi vardı. Dükkânın duvarları benzer film, dergi, kitap afişleriyle
kaplanmıştı. Kapıya yakın, ayakta durarak sordum:
"Nihat yok mu?"
"Gelir birazdan." Oturduğu masanın önünde, üzerinde kitaplar duran iskemleyi
gösterdi. "Buyur, otur. Kitapları yere koyabilirsin."
Kararsız gözlerle iskemleye baktığımı fark edince, "Merak etme gecikmez"
diye cesaretlendirdi beni. "Kenan'ın yeni stüdyosuna malzemeler götürdü. Senin
bina değil mi orası?"

Beyoğlu Rapsodisi, Ahmet Ümit (Everest Yayınları)Beyoğlu Rapsodisi, Ahmet Ümit (Everest Yayınları)
Believe Me 
 23 Oca 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Aşk
Bence kadın ya da erkek fark etmez, aşk herkesi aptallaştırır.

Beyoğlu Rapsodisi, Ahmet Ümit (Sayfa 240 - Everest)Beyoğlu Rapsodisi, Ahmet Ümit (Sayfa 240 - Everest)
22 /