Beyoğlu Rapsodisi

·
Okunma
·
Beğeni
·
27683
Gösterim
Adı:
Beyoğlu Rapsodisi
Baskı tarihi:
Eylül 2016
Sayfa sayısı:
408
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752897380
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Baskılar:
Beyoğlu Rapsodisi
Beyoğlu Rapsodisi
Beyoğlu Rapsodisi
Beyoğlu Rapsodisi
Üç arkadaşın öyküsü bu. Beyoğlunda büyümüş, Beyoğlunda yaşayan üç ayrı kişilik, üç ayrı kimlik, üç ayrı insan. Ölümsüzlük merakıyla başlayan ölümler. Her cinayetin ardında gizemli bir neden... Ve soruşturma boyunca adım adım, bina bina, sokak sokak Beyoğlu. O çoksesli, çokrenkli, çokdilli, çokkültürlü Beyoğlu. Günümüzün Babil Kulesi... İnsanın bencilliğini, acımasızlığını, öfkesini, çaresizliğini en iyi anlatan mekân... Soluk soluğa bir gerilim, benzersiz bir final...Çok kollu, çok dallı büyük bir ırmağa benzeyen bu muhteşem cadde, papazı, fahişesi, cami hocası, pezevengi, hahamı, Alevi dedesi, bankacısı, işportacısı, öğrencisi, öğretmeni, tinercisi, dönercisi, dekoratörü, evsizi, midye satıcısı, esrar satıcısı, kanun kaçağı, Anadolu kaçağı, Avrupa kaçağı, Amerika kaçağı, Afrika kaçağı, yani yaşam kaçağı, beyazı, karası, sarısı, kızılı yani insan görünümünde olan kim varsa, hepsini, herkesi sorgusuz sualsiz kucaklamıştı.Kiliseleri, camileri, sinagogları, hanları, hamamları, bankaları, giyim mağazaları, kitabevleri, meyhaneleri, birahaneleri, şaraphaneleri, kafeleri, kültürevleri, randevuevleri, sinemaları, tiyatroları, galerileri, vakitleri çoktan dolduğu halde ömür sürmeye çalışan bilmem kaç yüzyıllık inatçı binaları, dar sokakları, kör çıkmazlarıyla Grande Rue de Pera, Cadde-i Kebir, İstiklal Caddesi ya da Beyoğlu nasıl adlandırılırsa adlandırılsın burası her gün, her an değişen yeryüzünün en büyük tiyatro sahnesi gibiydi."
408 syf.
·Beğendi·10/10
Ahmet Ümit'in Sis ve Gecesini okuduktan sonra bir şey fark ettim. Ahmet Ümit, okuyucuyu son sayfalarda şoka uğratmasını iyi biliyor. Çünkü, bu kitabı bitirdiğimde en az 5 dakika -şaka yapmıyorum- boyunca ağzım açık bir şekilde ''O nasıl bir sondur öyle?!'' diye kendime sorgularken buldum.

Polisiye severler için şiddetle tavsiye ettiğim bir kitaptır. Olay kurgusu inanılmaz. Yani şuraya bile yazarken, okuduğum zaman yaşadığım hisleri hissediyorum. Bazı okurların yaptığı yorum gibi Ahmet Ümit sürükleyici bir üslupla yazıyor ama bu kitapta yazdığı kurgu inanılmaz. Tüm kitaplarını okumadım ama hepsini okuyup kitaplığıma koymak istiyorum. Bu kitabı da ödünç almıştım. Kitap alışverişi yaptığım bir sırada alıp kitaplığıma da koymak istiyorum.
408 syf.
Polisiye romanlarında katil tahminlerim iyidir o yüzden sonu pek şaşırtmadı beni ama her sayfa çevirişimde “umarım yanılıyorumdur” demekten de alamadım kendimi. Roman çok akıcıydı ve konusu gayet enteresan. Sonuna kadar keyifle okudum, 2 gün sürdü. Fakat kitap bence en olmaması gereken şekilde bitti sonuna gerçekten üzüldüm. Güzel bir dostluk vardı, benimsemiştim o dostuluğu haliyle sonu bir hayli üzdü beni. Ters köşe yapan kitaplar çok güzeldir ama bu sonda biraz zoraki bir şaşırtma yapılmış gibiydi. Daha çarpıcı bir sonla çok güzel bir kitap olan Beyoğlu Rapsodisi benim için muhteşem bir kitap olurdu. Kesinlikle tavsiye edebileceğim bir kitap.
  • Beyoğlu'nun En Güzel Abisi
    8.1/10 (3.714 Oy)3.507 beğeni15.175 okunma2.049 alıntı47.005 gösterim
  • İstanbul Hatırası
    8.6/10 (3.936 Oy)3.874 beğeni15.801 okunma1.678 alıntı47.727 gösterim
  • Bab-ı Esrar
    8.1/10 (3.698 Oy)3.644 beğeni16.582 okunma2.538 alıntı50.858 gösterim
  • Patasana
    8.3/10 (2.310 Oy)2.146 beğeni9.616 okunma1.509 alıntı31.321 gösterim
  • Sultanı Öldürmek
    8.1/10 (2.101 Oy)1.950 beğeni8.935 okunma1.934 alıntı25.418 gösterim
  • Mutluluk
    8.3/10 (3.050 Oy)3.385 beğeni14.094 okunma2.614 alıntı52.405 gösterim
  • İskender
    7.7/10 (2.186 Oy)1.932 beğeni11.368 okunma1.061 alıntı25.104 gösterim
  • Cehennem
    8.6/10 (3.335 Oy)3.358 beğeni12.885 okunma1.238 alıntı39.475 gösterim
  • Dijital Kale
    8.3/10 (2.472 Oy)2.310 beğeni10.432 okunma314 alıntı23.159 gösterim
  • Adı: Aylin
    8.1/10 (1.960 Oy)1.886 beğeni9.982 okunma319 alıntı28.834 gösterim
408 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Beyoğlun da büyümüş, Beyoğlun da yaşayan, üç ayrı kişilik, üç ayrı kimlik , üç ayrı insan, ölümsüzlük merakı ile başlayan ölümler. Soruşturma boyunca Beyoğlunun sokaklarını , İstiklal Caddesini adım adım gezeceksiniz , çok kollu , cok dallı büyük bir irmaga benzeyen Beyoğlu'nda ordan oraya savrulup gideceksiniz , güzel bir anlatım, sürpriz bir final...
408 syf.
·8 günde
"Önce Söz Vardı" programındaki sohbetleri, coşkulu anlatımı ile Ahmet Ümit bende merak uyandırdı ve ilk kez bir romanını okumaya program sayesinde karar verdim. Polisiye roman okumayalı da bir hayli zaman olmuştu hem.

Kitabı henüz bitirdim ve kitapla ilgili söyleyebileceğim ilk şey tuhaf bir kitap olduğu.

Üç eski dostun birbirinden farklı yaşamları ve kurduğu dostluk üzerinden ilerliyor kitap. Esas olaylar son 150 sayfada başlıyor denebilir hatta. Adından da anlaşılacağı üzere özellikle Beyoğlu adeta sözlü bir harita gibi betimlenmiş. Yemeğe gidilen her mekan, her mimari yapı tek tek anlatılıyor.

Dili sade, yormayan bir kitaptı Beyoğlu Rapsodisi. Güzel bir romandı ancak tatmin edici bir polisiye değildi kesinlikle. Spoiler vermek istemiyorum bu yüzden tuhaf bitti demekten daha net bir şekilde yorumlayamayacağım sanırım. Kitabın başları uzun uzadıya anlatılırken olayın çözümlendiği kısım oldu bittiye getirilmiş bana kalırsa.

Bunlara rağmen kesinlikle sıkıcı bir kitap değildi ve okuduğum son Ahmet Ümit kitabı da olmayacak.
408 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
Türkiye' de polisiye roman dediğimiz zaman akla gelir Ahmet Ümit...
Ama benim ilgilenmediğim bir durum bu. Benim asıl ilgimi çeken şey romanda geçen karakterler gibi düşünebiliyor muyum, o karakterler gibi tepki verebilir miyim, sevebilir miyim, öfke duyup kin duyabilir miyim? Hatta ve hatta onun gibi cinayet işleyip, yalan söyleyip, ihanet edebilir miyim? Burdaki durum aslında insanî duyguların, hormonların, düşüncelerin ne derece realist bir süzgeçten geçtiğidir. Yani bir yazar fantastik bir distopya-ütopya kurarken bile bizim okuyucu olarak hayranlık duyduğumuz durum gerçekleşme ihtimali olan olayların (ki ihtimaller, gerçekleşmeme ihtimalini içinde barındırır) ne derece mantıklı olduğudur. İşte Ahmet Ümit' i diğer yazarlardan ayıran özelliğidir bu...

İncelemelerimde kitabın içeriğiyle ilgili hiçbir bilgi vermediğimi beni tanıyan dostlar bilir... Şu kadarını söyleyebilirim, bittiğine üzüldüğüm ender kitaplardan biri...

Kendisi İstanbul-Beyoğlu aşığı olduğu kadar İstanbul' un tehlikelerini de kabullenmiş biri. Çok az rastlanır bir durum bu. Çünkü bir insan aşık olduğu zaman genelde aşık olduğu kişinin güzel davranışlarını bilir. Göze inen o "perde" aşık olduğumuz kişinin kötü davranışlarını beynin bir savunma mekanizması olarak görmezden gelme eğilimini anlatır bize. (Frontal lob). Bu nörosinirsel-kimyasal olay Ahmet Ümit' te bilinçli bir aşık oluş olarak karşımıza çıkar...

İyi okumalar, kitapla kalın.
408 syf.
·Beğendi·8/10
Bir Ahmet Ümit macerasının daha sonuna geldik...
Yine mükemmel bi kitap polisiyeyi bana sevdiren tek yazar.
Kitabın sonunda o kadar şaşırdım ki , üzüleyim mi sevineyim mi bilemedim. Kötü bi trajedi ile bitiyo kitap ama oldukça sürükleyici okumanızı tavsiye ederim :)
408 syf.
·6 günde·7/10
Gerçekten çok guzel bir kitaptı. Ahmet Ümit in yazarligini seviyorum kitaba gelirsek Beyoğlu içine tarihı ,kültürü ,zemini ,fakiri her türlü insanı barindiribilen kocaman bir semtimiz..yazar kitapta Beyoğlu nu sokaklarını dukkanlarini karış kariş anlatmış sanki Beyoglu nu onunla birlikte geziyorsunuz. Kenan ,Nihat ve Selim cocukluk arkadaşı her zaman birbirlerinin yanında olmuşlar. . Birbirlerinden hiç ayrilmamis güzel yürekli insanlar Kenan zengin sigorta şirketi olan yakışıklı ,çapkın ve herseyi yle siradişi şeylere meraklı bir adam macera Kenan in resim tutkusuyla başlıyor. Emniyetten aldığı cinayet fotoğraflarını sergi açmaya kullanmasıyla hayatını tamamen değişecektir. İki cinayet ve koskoca merak kitabı okuyun derim ... iyi akşamlar arkadaşlar kitapla kalın.... Şiddetle tavsiye ederim. ..
408 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Ahmet Ümit' in elinden çıkan sürükleyici bir kitap daha. Diğer polisiye kitaplarının aksine kitabın ilk sayfalarından başlanmıyor bu sefer olaylar. Üç arkadaşın ve daha sonra bu gruba eklenen Katya' nın katılımıyla cinayet fotografçılığı na başlar bu grup. Şüphesiz başından beri kötü bir fikir olduğu belliydi, sayfalar ilerledikçe detaylar belirdi. Sonu her ne kadar trajedi ile bittiyse de diğer Ahmet Ümit kitapları gibi üzerinizde etkisini bırakacaktır.
Not: Siz, siz olun cinayet fotografçılığına bulaşmayın
408 syf.
Asla pişman olmazsınız. Kitabın ortalarında sıkılıp sakın atmayın asıl ondan sonrası efsanedir ama çoğu insandan duydum ilk 100 sayfasında sıkılan...

selim, kenan ve nihat adlarındaki orta yaşlarda üç arkadaşın hikayesi olarak özetlenebilir.
Kitapta beyoğlu ve çevresi çok iyi incelenmiş.


"Sıradan hayatlardır, en büyük sırları taşıyan“
408 syf.
Aslında soluk soluğa bir gerilim.Bazen yıllarca sineye çektiğimiz şeyleri bir çırpıda yaparken arkasına sığındığımız ufacık bi neden YAPMALIMIYIZ??
İnsanların bencilliğini sizde biriktirdiklerini siz kusuncamı kötüsünüz? Yoksa onlar sebebiyet verdikleri için suçlu değillermi?
Pardon siz ortalığı kitlettiğiniz için tiksindiricimisiniz???
Beyoğlu Rapsodisi Ahmet Ümit
390 syf.
·53 günde·Beğendi·8/10
Bazen okuduğumuz bir kitabı uzun süreye yaymanız gerekebiliyor. Kitabı yaklaşık 2 ayda bitirdim. Başladım ve hızımı aldığım anda kitabı bir yerde unutmam üzerine yaklaşık bir buçuk ay kitaptan uzak kaldım. Şimdi bunları niye anlatıyorsun diyebilirsiniz. Ben ne kadar kitaptan uzak kalsam da hikayede aklım takılı kaldı. Kitap elimde değilken yoğun bir merak beni sarmıştı. Dili ve hikayenin gidişatı beni o kadar etkilemişti ki kitabı bir an önce unuttuğum yerden almak istedim. Bu bir başarı. Çoğu zaman işlerim sebebiyle çoğu kitabı uzun sürede okumuşluğum oldu fakat geri döndüğümde hikayeye tekrar odaklanmak ve hatırlamak zaman almıştı. Bu kitap kesinlikle onlardan biri değildi.
http://www.okunmuskutuphane.blogspot.com
Ahmet Ümit her ne kadar polisiye yazarı olarak bilinse de bence yazar başka roman türlerini de denemeli. Kitabın yarısına geldiğimde ortada hala bir cinayet yoktu. Kahramanlarımız Nihat, Kenan ve Selim'in günlük hayatını okuyarak ortalara geldim. Fakat sıkıldım mı? Hiç sıkılmadım. Bence bunun sebebi bir cinayet beklentisinden çok yazarın anlatımındaki güzellikti. İşte bu yüzden Ahmet Ümit polisiye dışında türleri de denemeli. Olur da bir gün denerse bana da imzalı bir kitabını hediye etmeli :)))
Roman polisiye olunca hikayeye girip kimsenin tadını kaçırmak istemiyorum. Ama hikayenin hem tarihi, hem uluslararası boyutu var. Tabi ki kitabın adından da anlaşılacağı üzere Beyoğlu ile ilgili de yazarımız hikayenin içine yedirerek güzel bilgiler de vermiş. Hikayede çok orijinal bir fikirle de karşılaştım ve bunu paylaşmadan edemiyorum. Kahramanlarımızdan Kenan ölümsüz olmak istiyor. Bunu da sanatla sağlamak istiyor ve fotoğraf sanatına merak salıyor. Kenan öyle bir şey yapmalı ki tüm ülke adını duysun. Bunu da gerçek cinayetlerin fotoğraflarından yola çıkarak cinayet mahallerinin aynısı olacak şekilde(kurbanlar dahil) kurduğu dekorla fotoğraf çekmekle başarıyor. Bu çok orijinal bir fikir. Şu an bile merak içindeyim acaba romandaki gibi fotoğraf çeken sanatçılar olmuş mudur? Son olarak kitabın sonunu söylemek istiyorum. Hemen heyecan yapmayın. Kitabın sonunu değil de sonunda şahsen verdiğim tepkiyi söylemek istiyorum. Kitabın son sayfalarında olay çözüldüğü anda verdiğim tepki "hasss...ktir" oldu. Buradan romanın ne kadar güzel olduğunu galiba anlamışsınızdır.
Velhasıl Ahmet Ümit'le tanışma kitabım olan bu roman kendi türünde gerçekten çok ama çok başarılı ve kesinlikle okunması gereken bir roman.
İyi okumalar.
https://okunmuskutuphane.blogspot.com/search/label/romanlar
408 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
Ahmet Ümit'in şimdiye kadar okuduğum en sıradışı kitaplarından biri olan Beyoğlu Rapsodisi, bize cinayet romanı denen kavramı yeniden sorgulatır nitelikte. Cinayet romanı dediğimizde belli kalıplar ve dinamikler vardır, ancak bu kitap bizlere çok daha farklı yazılabileceğini düşündürtüyor. Tabi bunları okuyup bitirdikten sonra anlıyorsunuz fakat ilk sayfaları geçip ortalara doğru ilerlerken bir değişiklik olduğu hissediliyor. Dili oldukça sade ve akıcı, tasvirler iyi yapılmış ve İstanbul'a yabancı değilseniz demek isteneni anlamak kolaylaşıyor. Sürükleyeci bir anlatım var ancak merak uyandırma konusunda biraz durağan diyebilirim, bu hikaye gidişatından kaynaklı bir durum. İstanbul ve Beyoğlu'na aşık olan Ahmet Ümit bu eserinde hayranlığını fazlasıyla bağıra çağıra dünyaya ilan ediyor, hem de çok ünlü başka kentlerle kıyaslayarak. Yazar bir tur acentasında çalışsaymış yıllardır iddia edilen ve bir türlü gerçekleşmeyen "turizm patlayacak" söylentisi gerçek olurmuş belki, bilemiyorum. Hikayeye geçiş yaptığımızda; Selim, Kenan ve Nihat adında çocukluktan beri süregelen üç samimi arkadaşın başlarından geçen olayları okuyoruz. Selim hikayeyi anlatan en normal karakter olmakla birlikte down sendromlu bir çocuğa sahiptir. Nihat en garibanlarıdır ve genelde Selim ve Kenan'ın maddi yardımlarıyla ayakta duran bir beleşçidir. Kenan ise ağzında gümüş kaşıkla doğmuş maceraperestin tekidir zaten bütün hengamenin sebebi bu arkadaştır. Hikayede bir cinayet var fakat bu üç karakterden hiçbiri içinde değildir, sadece Kenan'ın çektiği bir fotoğraftan etkilenip cinayeti aydınlatma hevesi yüzünden hayatlarında değişiklikler meydana geliyor. Bir de Katya var Kenan'ın sevgilisi, kendisi Rus fakat çok uzun yıllardır İstanbul'da kalmadığı halde Türkçeyi adeta Trt spikerleri kadar düzgün ve hatasız konuşuyor. Bunu bir gözlemleme eksikliği olarak düşünüyorum, mesela 10 senedir Türkiye'de yaşayan bir Japon tanıdığım bile bazen kelime sorardı bana iyi öğrendiği halde. Yazar yabancıları çok iyi analiz edememiş bana göre, bu kitapta onu gördüm. Cinayet dışında Beyoğlu hakkında bayağı bir bilgi olduğunu söyleyebilirim, sokak sokak anlatılıyor resmen. Ahmet Ümit özellikle sonlarda şaşırtmayı seven bir yazar olduğundan bir anda simyacılık giriyor işin içine. Hatta sonraları satanistler ve black metal konularına girse de, toplumun metal müzik dinleyenlerin şeytana tapıp kedi kesmesi ve uyuşturucu kullanması hakkındaki önyargılarına cevap veriyor. Aslında kitabın kırılma anları üçte ikilik bölümden sonra başlıyor, ondan önceki sayfalar karakterlerin genel yaşamları ve günlerini nasıl geçirdikleri üzerine inceleme gibi. Çok fazla hikayesine girmek istemiyorum çünkü okumak isterseniz tadı kaçar. Sonunun şaşırtıcı olduğunu söyleyebilirim, bir de günümüze yakın bir zamanda geçen bu hikayede hala mektupla haberleşenleri görmek ilginç geldi. Ahmet Ümit çok fazla argo ve küfür kullanmaz aslında ancak Beyoğlu Rapsodisi bir yeraltı edebiyatını andırır nitelikte. Kenan ve Nihat'a gıcık oldum ancak okuması güzeldi yine de. Farklı bir polisiye ve değişik bir cinayet kitabı okumak isteyenlere tavsiye edebilirim.
Biz kadınlarda gerçekten aptal bir taraf var. Aşk aklımızı başımızdan alıyor, bizi alıklaştırıyor.
"Bence kadın ya da erkek fark etmez, aşk herkesi aptallaştırır."
" Hayat kudurmuşçasına akan bir ırmağa benzer, insanoğlu ise bu ırmağın azgın sularında yolculuk yapan bir dal parçasına. Bu yolculukta değişmeyen iki olgu vardır, ilki yalnız olduğun, ikincisi ise ne kadar uzun sürse de yolculuğunun ölümle sınırlı olması... Pek iç açıcı sözler söylemediğimin farkındayım ne var ki, gerçek bu. Gerçeği bilirsen daha hazırlıklı olursun, fırtınalar kadar, sahte sükûnetlere de karşı koyabilirsin. Yani yolculuğun daha iyi geçer. Boş hayallere kapılıp, sık sık düş kırıklıklarına uğramazsın. Sadece kendine güvenebileceğin için, insanların seni aldatmasına izin vermezsin. Kendi ayakları üzerinde durmayı başaran, güçlü bir insan olursun."
Ahmet Ümit
Yapı Kredi Yayınları
"Hayatta güçlü olacaksın, çünkü gerçek yasa güçtür. Adil olmanın, haklı olmanın, ahlaklı olmanın, merhametli olmanın hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur bu dünyada. Kötüye kullansa bile insanların önünde eğildiği tek değer güçtür!"
Ahmet Ümit
Sayfa 518 - Everest yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Beyoğlu Rapsodisi
Baskı tarihi:
Eylül 2016
Sayfa sayısı:
408
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752897380
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Baskılar:
Beyoğlu Rapsodisi
Beyoğlu Rapsodisi
Beyoğlu Rapsodisi
Beyoğlu Rapsodisi
Üç arkadaşın öyküsü bu. Beyoğlunda büyümüş, Beyoğlunda yaşayan üç ayrı kişilik, üç ayrı kimlik, üç ayrı insan. Ölümsüzlük merakıyla başlayan ölümler. Her cinayetin ardında gizemli bir neden... Ve soruşturma boyunca adım adım, bina bina, sokak sokak Beyoğlu. O çoksesli, çokrenkli, çokdilli, çokkültürlü Beyoğlu. Günümüzün Babil Kulesi... İnsanın bencilliğini, acımasızlığını, öfkesini, çaresizliğini en iyi anlatan mekân... Soluk soluğa bir gerilim, benzersiz bir final...Çok kollu, çok dallı büyük bir ırmağa benzeyen bu muhteşem cadde, papazı, fahişesi, cami hocası, pezevengi, hahamı, Alevi dedesi, bankacısı, işportacısı, öğrencisi, öğretmeni, tinercisi, dönercisi, dekoratörü, evsizi, midye satıcısı, esrar satıcısı, kanun kaçağı, Anadolu kaçağı, Avrupa kaçağı, Amerika kaçağı, Afrika kaçağı, yani yaşam kaçağı, beyazı, karası, sarısı, kızılı yani insan görünümünde olan kim varsa, hepsini, herkesi sorgusuz sualsiz kucaklamıştı.Kiliseleri, camileri, sinagogları, hanları, hamamları, bankaları, giyim mağazaları, kitabevleri, meyhaneleri, birahaneleri, şaraphaneleri, kafeleri, kültürevleri, randevuevleri, sinemaları, tiyatroları, galerileri, vakitleri çoktan dolduğu halde ömür sürmeye çalışan bilmem kaç yüzyıllık inatçı binaları, dar sokakları, kör çıkmazlarıyla Grande Rue de Pera, Cadde-i Kebir, İstiklal Caddesi ya da Beyoğlu nasıl adlandırılırsa adlandırılsın burası her gün, her an değişen yeryüzünün en büyük tiyatro sahnesi gibiydi."

Kitabı okuyanlar 11.738 okur

  • Betim Helvacı
  • Merve Nart Konaş
  • Nilüfer KAVAK
  • Nagihan Altaş
  • Uğur Erener
  • İlknur ÇİÇEK
  • Ozan Yıldırım
  • Şevval Arslan
  • Azra k
  • Gökhan Aydın

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%7
14-17 Yaş
%4.4
18-24 Yaş
%17.1
25-34 Yaş
%29
35-44 Yaş
%29.6
45-54 Yaş
%10.8
55-64 Yaş
%1.1
65+ Yaş
%1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%71.3
Erkek
%28.6

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%24.3 (639)
9
%20 (526)
8
%24.3 (639)
7
%13.8 (363)
6
%5.6 (148)
5
%3 (78)
4
%1.6 (41)
3
%0.8 (20)
2
%0.6 (17)
1
%0.4 (11)

Kitabın sıralamaları