Bab-ı Esrar

Ahmet Ümit
Tasarımcı:
Utku Lomlu
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Yanmak, Aramak, Bulmak
Puan vermedi·408 syf.·
2025 40. kitabı
Kitabın başında Londra’dan gelen sigorta müfettişi Karen Kimya Greenwood’la tanışıyoruz. Karen, Konya’daki büyük bir otel yangınını araştırmak için Türkiye’ye geliyor. Ama bu yolculuk kısa sürede sıradan bir iş gezisinden çıkıp kendi iç dünyasının kapılarını araladığı bir manevi arayışa dönüşüyor. Karen’in babası yıllar önce Mevlevi bir derviş olmuş, annesi ise bu mistik yola tahammül edememiş. Karen o yüzden maneviyatla arasına kalın bir duvar örmüş biri. Konya’ya geldiğinde bu duvarın taş taş yıkılışını izliyoruz. Romanın adı “Bab-ı Esrar”, yani “Sır Kapısı”. Aslında hem Mevlânâ ile Şems-i Tebrîzî’nin dostluğunun gizemine hem de Karen’in kendi geçmişinde saklı kalmış sırlarına işaret ediyor. Ahmet Ümit bu iki hikâyeyi modern zamanların sigorta dolandırıcılığına dair gizemini ve yüzyıllar öncesinin tasavvuf dolu dünyasını o kadar ustaca iç içe geçiriyor ki, bazen nerede bittiğini, nerede başladığını ayırt etmek zor oluyor. Okurken bir yandan yangının ardındaki karanlık gerçeği çözmeye çalışıyorsunuz, diğer yandan Şems’in ateşli sözleriyle Karen’in kalbindeki buzların nasıl eridiğine tanık oluyorsunuz. Şems ve Mevlânâ’nın sahneleri, romanın kalbini oluşturuyor. O bölümlerde dil neredeyse şiire dönüşüyor; her cümlede bir nefes, bir sükûnet, bir çağrı var. Ahmet Ümit’in dili akıcı ama bu romanda bir “derinlik” hissi var. Bazı sayfalarda durup düşünmeden geçemiyorsunuz. “Gerçekten inanç nedir? Tanrı’ya ulaşmak için illa bir dine mi gerek var, yoksa içimizdeki sesi duymak yeter mi?” gibi sorular ister istemez zihninize doluşuyor. Polisiye gerilimiyle mistik atmosfer öyle güzel dengelenmiş ki, kitap hem merak ettiriyor hem de düşündürüyor. Benim için Bab-ı Esrar, Mevlânâ ve Şems’in hikayesini modern bir kadının gözünden yeniden anlamak demekti. Karen’in kuşkuculuğu,
1000Kitap
Bab-ı EsrarAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201842,8bin okunma
Allah, Kendisine Âşık Olun Diye Yaratmadı Sizi!!!
7/10
·396 syf.··
2017 65. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 02 Temmuz 2017 15:19
Yukarıdaki geçen ifadede ne demek istediğimi birazdan dile getireceğim. Fakat öncesinde kitabın kendisiyle ilgili iki üç kelam etmek isterim. Kitap tamamen “Ahmet Ümit” üslubunda kitap olmuş. Diğer romanlarından farklı olarak şehir bu sefer İstanbul değil, Konya olarak seçilmiş. Yine her kitabında bildiğimiz Baş komiser Nevzat yok bu romanda. Kitabın konusuysa bu sefer “Mevlana ve Şems” arasındaki ilişki. Son yıllarda bu konunun sürekli işlenmesi artık can sıkmaya başladı. Yani daha kaç romancı kitabında Mevlana ile Şems’in hikâyesinden söz edecek merak ediyorum doğrusu. Kitap son derece güzeldi. Kurgu sağlam, merak ögesi çok iyi ayarlanmış ve hafif bir aksiyonda vardı. Fakat Mevlana ile Şems ilişkisinin anlatıldığı bölümler çok fazlaydı. Bu bölümler benim kitaptan kopmama sebep oldu. Bu bölümleri çıkarırsak kitap gayet güzeldi. Tavsiye ederim. Kitabın eleştireceğim noktaları ise din konusunun işlendiği bölümler. Son dönemde iki üç yazarda sürekli din konusunu işlendiğine şahit oldum. Bunlardan biri Ahmet ümit… Bir diğeri ise Elif Şafak… İki yazarında din konusuna neden bu aralar yoğunlaştığını merak ediyorum. Biri yurt dışında yaşayan daha Türkiye’yi bile doğru düzgün tanımayan bir yazar. Ama ülkemizde her şey için ahkâm kesme hakkını kendinde bulabiliyor. ( Ahkâm kesiyor dediğime bakmayın. Tarihi yerden yere vuruyor. Halkı küçümsüyor. Halkın her yaptığına hor bakıyor.) Ahmet Ümit ise yıllarca komünizm için Rusya’da eğitim görmüş bir yazar. Hali hazırda kendini bir komünist olarak görüyor. Fakat gel gör ki bir İslam âlimi gibi Müslümanlara din anlatıyor. ( Yanlış anlaşılma olmasın. Ümit’in komünist olması beni ilgilendirmiyor. Bunu biliyorum ve severek kitaplarını okuyorum. Ama bir komünist olarak gelip bana dini ders verme ya. Evet, bu dini anlatırken bazı
Bab-ı EsrarAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201842,8bin okunma
Aşk, ölmeden önce öldürür!
10/10
·676 syf.··
Beğendi
·
2025 17. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 25 Ağustos 2025 02:00
Böyle şeyleri konuşmayı pek sevmem aslında ama bu sefer bu söyleyeceklerimi bir vazife olarak gördüğümden değerlendirmeye de eklemek istiyorum. Hayatta çok az şey ibadetlerime tat verdi benim. Bazen bir film, bazen hayatın içinde yaşadığım bir an yahut bir sohbet. Ve çok az da okuduğum kitaplar. Tüm bunlar içerisinde en etkisiz olan elbette kitaplar. Evet, kitap dediğimiz o manevi lokma; elbette duygusal temayülleri artırıyor, günlük hayata dair müthiş hayat örnekleri ile deneyim sunuyor, tekmil etmiş fikirler sunuyor ama direkt aşkın yahut içkin olana dair tecrübe sunmak kitabın boyunu aşıyor. Ya da bu kitabı okuyana dek, ben böyle düşünüyordum. Artık deneyimimden kaynaklı bu düşüncemi değiştiriyorum. “Pekala bir kitap da insana direkt kendi tecrübesi kadar yetkin ve kalıcı bir şekilde müşahede sunabilir” demek istiyorum. … Oradan bakıldığında alelade bir roman gibi duruyor olabilir bu eser, ama benim içimdeki maneviyatı delirtmeyi başaran bir yapıt bu. Üstelik eserin amacı tamamıyla farklı iken başardı bunu. Hobi gibi, ek iş gibi becerdi yani. :) Hatta ve hatta bir karakteri ile tamamıyla maneviyata muhalefet ederken başarılan bir iş bu. Bu yüzden bu eseri, amacı direkt maneviyat arttırmak olan diğer eserlerin reisi ilan ettim kitaplığımda. İktidar taşı onun bu saatten sonra. :) … Ahmet Ümit, ilk defa okuduğum bir yazar. Hatta uzun süre önyargı beslediğim de bir yazar. Zira hem popüler kültürün bir yazarı hem de okurlar tarafından çizgi roman tarzında bir polisiye yazdığı söylendiği için böyleydi benim için. Aslında anlaşılamadığını bilemezdim o zamanlar. Zira her bir tarifin altında da “edebiyattan yoksun eserleri, okuyucuya hiçbir şey katmıyor, popüler kültürün dayatması o yazar, ancak ergenlerin ve gerçek anlamda okur olmayanların sevdiği bir yazar olabilir…”
1000Kitap
Bab-ı EsrarAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201842,8bin okunma
Dünya, rüya içinde rüyadır
9/10
·408 syf.··
Beğendi
·
2009 20. kitabı
·
152 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2009 00:00
Ahmet Ümit'in bab- esrarı Londra da başlayan Konyaya uzanan içinde Şems ve Mevlana konularını içeren bu romanda Karen Kimyanın dünyevi sorunlarıyla boğuşmasını izlemlerken, kendimi ilahi aşkın ortasında buldum… Ruhum bu bedende oldukça kuran'ın kuluyum, seçilmiş Muhammedin yolunun toprağıyım diyor mevlana. Kitabın özeti aslında Tasavvuf 'a ilgisi olan ya da hafiften bu konuya giriş yapmak isteyenlerin hiç sıkılmadan okuyacağı bir kitap. Sürükleyici ve merak uyandırıcı bir hikayenin içine işlenmiş Mevlana ile Şems-i Tebriz 'in hikayesini okuyacaksınız okumak isteyen arkadaşlara tavsiye olunur.
Bab-ı EsrarAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201842,8bin okunma
Puan vermedi·408 syf.··
Beğendi
·
2026 47. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2026 19:21
Sırlar Kapısı, Kalplerin Açıldığı Yer Romanın adı bile başlı başına bir çağrı: Bab-ı Esrar Esrarların Kapısı. Ahmet Ümit, annesi İngiliz, babası Konyalı bir sufi olan Karen'i, babasının mirasıyla, kendi iç dünyasıyla yüzleştirmek üzere Konya'ya getiriyor. Baş karakterimiz kendini Mevlana Celaleddin Rumi ile Şems-i Tebrizi’nin efsanevi buluşmasının, ayrılığının, kavuşmasının ve derin sırların ortasında buluyor. Burada modern hayatın sorgulamaları, rüyalar, tarihsel izler var. Ama asıl kalp atışı, tasavvufi damarda: İlahi aşk, benlikten sıyrılma, hakikatin aranışı. Şems, güneş gibi gelen derviş, Mevlana’yı kitap bilgeliğinden aşk ateşine çekiyor. Mevlana da Şems’te kendini, daha doğrusu kendini aşanı buluyor. Tasavvufi yaklaşımla bakınca, Şems-Mevlana ilişkisi aşık-maşuk metaforunun en güzel örneklerinden biri. Şems, Mevlana’ya der ki: “Senin olanı sana getirdim.” Bu cümle, romanın kilit anlarından. Hakikat, dışarıdan gelmez; zaten içtedir, ama bir ayna gerekir ki görülsün. Şems o ayna oluyor. Mevlana’nın ilmi, Şems’in ateşiyle yanıp, Mesnevi’nin o coşkulu ney sesine dönüşüyor. Şems’in kaba dervişliği, Mevlana’nın zarif ilmiyle buluşunca, ikisi de birbirinde eriyor. Kıskançlıklar, ayrılık acıları, hatta Şems’in kayboluşu... Bunlar hep yolda sınav. Roman cesurca giriyor bu konulara: Mevlana’nın oğlunu affetmesi, baba acısı, pişmanlık... Ama tasavvufi damarda bunlar kahır ve lütufun iki yüzü gibi. Her ayrılık, daha derin bir kavuşmaya kapı aralıyor. Karen’in yolculuğu da bu damarda anlam kazanıyor. Batılı, akılcı bir kadın, Konya’da babasının mirasıyla, sufiliğin kokusuyla karşılaşınca kendi ben'ini sorguluyor. Yüzük motifi güzel: “Senin olanı kimseye verme.” Bu, tasavvufta sırrın korunması gibi, herkesin erişemeyeceği o iç hakikat. Romanın tasavvufi kısımları
1000Kitap
Bab-ı EsrarAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201842,8bin okunma
8/10
·408 syf.··
2022 58. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2022 19:08
Romanın kahramanı Londra'da yaşayan, annesi ingiliz, babası Türk bir kadın olan Karen Kimya Greenwood. Hikaye kadının yaptığı uçak yolculuğuyla başlıyon. Londra'dan başlayıp Konya'da bitecek bir yolculuk. Kahramanımızı, aynı zamanda babasının memleketi olan Konya'ya götüren sebep onun sıgorta eskpertizi olması ve müsteriye ait bir otelde çıkan yangın olayını incelemek için görevlendirilmesi. Hikayenin devamında gerçekleşen polisiye olaylar, Kimya hanımın başından geçen "fantastik" maceralar hikaye akışını daha güzel hale getiriyor. Mevlevilik ile ilgili bilgiler de Ahmet Ümit tarafından romanın temeline oturtulmuş. Bir yandan Kimya hanımın başından geçen olayları okurken, bir yandan da Şems ve Mevlana'nın hikayesinden bazı bölümleri okuyoruz. Kitabın sonlarına yaklaşırken havada kalan bazı konular olduğunu düşünmüştüm. Fakat son bölüm o düşüncemi önemli ölçüde nötrleştirdi.
Bab-ı EsrarAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201842,8bin okunma
Karen Kimya Greenwood..
9/10
·408 syf.··
2023 9. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2023 22:47
İlk defa bir Ahmet Ümit eseri okudum, ve pişman olmadım.. Sizleri de okumaya davet ediyorum.. . . Kitap hakkında bilgi vereyim o halde. Eserin adını taşıdığı Bâb-ı Esrar "sır kapısı" yani maneviyata açılan gizemli kapı demektir.Eser; din ile aşk, inanç ile sevda arasındaki ilişkiyi bambaşka bir açıdan ve harika bir şekilde gözlerimizin önüne seriyor.. . . Bu eser de Mevlana ve Şems-i Tebrizi'yi hiçte tanımadığımı fark ettim. Onları tanıdım, gördüm hissetim. Babası Konyalı, annesi Londralı Miss Karen'i tanıdım. Ve iyi ki de tanıdım.. . Sevgiyle, kitaplarla kalın..
Bab-ı EsrarAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201842,8bin okunma
8/10
·408 syf.··
2023 7. kitabı
Karen'in başına gelen olayları Mevlâna Celaleddin-i Rumi ve Şems-i Tebrizi'nin ilahi aşkı ile harmanlayan polisiye bir kitap. Yazar olayları karmaşık bir şekilde veriyor gibi dursa da sona doğru olay örgüsü ilmek ilmek açığa çıkıyor gayet büyüleyici bir hava katıyor bu da kitaba ama kitabın sonu benim için güzel bitmedi keşke daha farklı olsaydı. Kitabı polisiye seven arkadaşlar okuyabilir. "Taşta kan vardı. Bahçede ürkütücü bir serinlik. Cinayetin tek tanığı dolunaydı..."
Edebiyat
Bab-ı EsrarAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201842,8bin okunma
Mistisizmin Kesişim Noktası
Puan vermedi·408 syf.··
2025 18. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 22 Temmuz 2025 20:31
Türk edebiyatında polisiye ile tasavvufu birleştiren nadir örneklerden biridir. Roman, günümüzde geçen bir cinayet soruşturmasıyla başlayıp Mevlânâ ve Şems-i Tebrizî’nin mistik dünyasına uzanan çok katmanlı bir anlatıya sahiptir. Kısaca Konu: Londra’da yaşayan ve Sufizm’e oldukça mesafeli olan Karen Kimya Greenwood adlı bir sigorta müfettişi, Konya’daki bir otel yangınını araştırmak için Türkiye’ye gelir. Bu basit gibi görünen görev, onu hem cinayetle örülü bir polisiyeye hem de kendi geçmişiyle ve ruhsal kökeniyle yüzleşmeye sürükler. İnceleme: Güçlü Yönler: 1. Tasavvufla Polisiye Arasındaki Denge: Ahmet Ümit, klasik bir polisiye kurguya tasavvufi düşünceleri katmayı başararak özgün bir roman ortaya koyuyor. Özellikle Mevlânâ ile Şems’in karşılıklı diyalogları, romanın ruhunu derinleştiriyor. 2. Zamanlararası Geçiş: Geçmiş (13. yüzyıl) ile günümüz arasında gidip gelen anlatım tekniği, tarihsel olaylara yeni bir perspektif sunuyor. Bu geçişler, hem tarihî kurgu hem de ruhsal gelişim açısından zenginlik katıyor. 3. Dili ve Anlatımı: Akıcı, sade ama zaman zaman şiirsel bir dille yazılmış. Tasavvufi bölümlerde yoğunluk artsa da yazar, okuyucunun ilgisini kaybetmeden anlatımı sürdürüyor. Eleştirel Değerlendirme: 1. Tasavvufun Yüzeyselleştirilmesi Riski: Roman, Mevlânâ ve Şems gibi derin mistik figürleri popülerleştirirken, bu figürlerin öğretilerini zaman zaman romantikleştiriyor ya da basitleştiriyor. Bu durum, konuyla ciddi ilgilenen okurlar için yetersiz kalabilir. 2. Karakter Gelişimi Yetersizliği: Karen Kimya karakteri, romanın mistik katmanına göre fazla yüzeysel kalıyor. İçsel dönüşümü hızlı ve yer yer inandırıcılıktan uzak. Özellikle sufizmle bağ kurduğu anlar, dramatik bir dönüşüm yerine bir "kurgu zorlaması" gibi hissedilebiliyor. Sonuç: Bab-ı
Edebiyat
Bab-ı EsrarAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201842,8bin okunma
Puan vermedi·408 syf.··
2023 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2023 00:00
Okuduktan sonraki siz ve okumadan önceki kesinlikle aynı olmayacak. Şems ve Mevlana dostluğunu iliklerine kadar yaşatan,bazı olağanüstü olaylar barındıran,mistikliğini sonuna kadar hissettiren bir kitap. Konuya ilgisi olan ya da olmayan herkes okuyabilir. Mevlevilik bakış açısını,semazenliği, derviş olma yolundaki her türlü engeli öğretiyor. Kesinlikle sıradan bir kitap değil. Bazı satırları durup durup düşündürecek nitelikte. Bu kitap için mental olarak hazır olup öyle okunması gerektiğini düşünüyorum. Her cümlesi hazmedilerek okunmalı.
Tasavvuf ve Din
Bab-ı EsrarAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201842,8bin okunma

Yazar Hakkında

Ahmet ÜmitYazar · 39 kitap
Ahmet Ümit, 1960’ta Gaziantep’te doğdu. 1983’te Marmara Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü’nü bitirdi. 1985-1986 yıllarında, Moskova’da, Sosyal Bilimler Akademisi’nde siyaset eğitimi gördü. Şiirleri, 1989 yılında Sokağın Zulası adıyla yayımlandı. 1992’de ilk öykü kitabı Çıplak Ayaklıydı Gece yayımlandı. Bunu Bir Ses Böler Geceyi, Agatha’nın Anahtarı, Şeytan Ayrıntıda Gizlidir adlı polisiye öykü kitapları izledi. Hem çocuklara hem büyüklere yönelik Masal Masal İçinde ve Olmayan Ülke kitapları ile farklı bir tarz denedi. 1996’da yazdığı ilk romanı Sis ve Gece, polisiye edebiyatta bir başyapıt olarak değerlendirildi. Bu romanın ardından Kar Kokusu, Patasana ve Kukla yayımlandı. Bu kitapları Ninatta’nın Bileziği, İnsan Ruhunun Haritası, Aşk Köpekliktir, Beyoğlu Rapsodisi, Kavim, Bab-ı Esrar, İstanbul Hatırası, Sultanı Öldürmek,Beyoğlu’nun En Güzel Abisi ve Elveda Güzel Vatanım adlı kitapları izledi. Ahmet Ümit’in, İsmail Gülgeç’le birlikte hazırladığı Başkomser Nevzat-Çiçekçinin Ölümü ve Başkomser Nevzat-Tapınak Fahişeleri, Aptülika (Abdülkadir Elçioğlu) ile birlikte hazırladığı Başkomser Nevzat-Davulcu Davut’u Kim Öldürdü? ve Bartu Bölükbaşı ile birlikte hazırladığı Elveda Güzel Vatanım-İttihatçıların Yükselişi adlı çizgi romanları da bulunmaktadır. Eserleri yirminin üzerinde yabancı dile çevrilmiştir. Yazarın tüm yapıtları Everest Yayınları tarafından yayımlanmaktadır.