silaes'in Kapak Resmi
silaes, Aşk'ı inceledi.
8 saat önce · Kitabı okudu · 29 günde · 3/10 puan

Bir kitabi, 1 ayda bitirerek kendi kişisel rekorumu kırdım evet...
Bu kitaba 3.'ye para veriyorum. İlki benden okumaya daha cok hevesli birine ödünç verildi geri gelmedi, ikincisini yine seneler evvel aldim bi kaç sayfa okudum ve Altinoluk plajlarinda hacilattim veya unuttum akibeti hakkinda hic bi bilgim yok. Elimde bulunan 3.yü bitirebilmenin hakli gururunu yasiyorum.
Şimdi;
Elif Şafak sevdiğim ve kalemini iyi bulduğum bir yazar değil. Benim için yokluğu da varlığida bir.
Toplumun ortak değeri olan ( en azindan bir kisminin) tarihi karakterlerin yazarlarin hayal gücune veya kafalarina gore hayat bulmasina karşiyim. O yüzden tarihi romanlari roman olarak okumakta güçluk çekiyor ve değerlendirme yapmami etik bulmuyorum. Kitap nereden bakarsaniz bakin önceden konu hakkinda bilgisi olanin elinde kaliyor.
Umutsuz ev kadinlarini hedef kitlesi yapan bir roman işte....
Okudum yarim biraktim, üstune 3 farkli kitap okudum anca bitirdim.
O kadar sig bir kitap ki.
Şems'in babasina " gicik" olduğunu söylediği, Rumi'nin oğullarinin "Berkecan'a dönüştüğü, önemli yan karakterlerden birinin dedesi yasinda bir adama aşik olup karasevda'dan öldü mü kaldimi belli olmadigi buram buram Elif Şafak basitliği kokan kitap. Kimya Hatun'a aleni aleni hakaret edilmiş bence. Bir de bu kitapta Kimya Hatunun Mevlanaya hizmetci- evlatlik verildigi yazilmiş. Ben Kerra Hatun'un ilk evliliginden olankizi diye biliyordum. Onunla ilgili bir kitap okuyup, Selcuklu Tarihi hocasina sormustum. Üstüne çok muhabbet etmiştik. Yani Elif Şafak burada uydurmuş.
İlla uydurcaksan yine ayni konseptte hayali insanlar üret d'mi ama?
Ella'ya da ayri bir sinir oldum. Bu Elif Şafagı zerrece anlamiyorum ideali, hedefleri ve düsünceleri ne bilmiyorum. Adeta bukelamun kadinlardan. Mevlana, sems ve diger karakterlerin konusturuldugu sahneler o kadar kötü ki.. kötü yani. Orada mevlana degil Elif Şafak konusuyor.... Bitti kurtuldum. Oh.

silaes, Otomatik Portakal'ı inceledi.
05 Ağu 02:34 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 8/10 puan

Kitaba çok derin önyargılarla başladim. Zor anlaşilir ve şiddet iceriği bol olduğu konuşulunuyordu. Cinsel icerik barindirdigini biliyordum. Kitabi okumama nedeni olarak bunları öne sürmek çok komik bence. Sanki bi cogunuz milyonlari ekrana kitleyen" fatmagulun sucu ne? -nin ilk bölümünü izlemediniz.
Dili, şiddet unsurlari ve cinsel içeriği beni zerrecene rahatsiz etmedi. Ama kedili kadinin o tatlis ve dobiş sarman ile tekirlerine zarar gelseydi. "Ühü ühü" olurdum. Bu böyle olsa daha iyi olurdu gibi yorum yapma yetkisini kendimde bulmuyorum. Çünkü kırk yil düsunsem benden otomatik portakal diye bir tamlama çikmaz. Değişik bir tür, değişik ruh sarsıntılari geçirtiyor. Çünkü bu gibi kurgularin yazarlarinin beyni gercekten farkli çalisiyor. Çok saygi duyuyorum. Kitabin final bölümünü zayif buldum. Kitabi genel hatlariyla begendim

"Topluma kazandıramadığımız her çocuk, hapse düşen her çocuk, sicilimize koca bir leke olarak geçiyor." A.Burgess- Otomatik Portakal/34

silaes, Söylemeyeceğine Söz Ver'i inceledi.
04 Ağu 02:16 · Kitabı okudu · 7 günde · 8/10 puan

Okuduğum 3. Mcmahon kitabı. Sayesinde ciltli kitap okumaktan nefret eden ben, bu inadimi kırdım. Fiziksel olarak kaliteli bir kitap. doğan kitabin acilen örnek alması gerek. Sayfaları zevkle çevirdim. Kapak tasarımınıda içerikle uygun ve başarılı buldum. Bir 29. Oda ve Şeytanın eli değildi ama güzeldi. Ortalama bir zekaya sahip olan herkes kitabın ortasında sonunu tahmin edebilir. Bir insan yaşamında, öldükten sonra hortlaması için ne kadar tahrik edilirse o kadar tahrik edilmiş bir hayalet hikayesi. Yani bir hayalet romanı ne kadar "mantıklı" sebepler ile anlatılabilirse o derece mantıklı. McMahon'u gerek kurgusal zeka gerekse uslüb bakimindan çok beğeniyorum. ( şeytanin eli ve 29. Oda'da alıştığım tarzından dolayi cogu ayrıntıyı yakaladım. Mesela bişeyi uzun uzadıya gerekli gereksiz anlatıyorsa, ileri sayfalarda onun altından bir sey cikiyor. Bu kitaptaki kolye gibi). Çocukların bazen çok acımasız olduğunun, sürü psikolojisi ve aidiyet hissinin önemine değinmiş. Evet bazen çocuklar ileriki hayatlarını etkileyecek kadar büyuk zorbaliklara karisabiliyorlar. Kitaptaki pedofili vakasi da dozunda kullanılmış. ( bu leş gerçeklik hakkinda konuşmak istemiyorum) Çok fazla yan karakter vardı ve adaptasyonumu zorlaştırdi. Bu kadının kitaplarinin kapağini kapatinca tüm o hayaletlere, mahlukatlara karşi acima duygusu yaşıyorum. Hortlaklar da bu kadar sempatik yazılmaz ki yahu. =) seviyorum bu yazarı.

silaes, bir alıntı ekledi.
03 Ağu 23:26 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Birinin ilk aşkıyla yarışamazsın, özellikle de ölü olanlarla. Kendini her zaman en iyi ikinci seçenek gibi hissedersin.

Söylemeyeceğine Söz Ver, Jennifer McMahon (Sayfa 302 - Ephesus)Söylemeyeceğine Söz Ver, Jennifer McMahon (Sayfa 302 - Ephesus)
silaes, bir alıntı ekledi.
03 Ağu 03:20 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Tanıdık birinin ölüm haberini almak her zaman sarsıcıdır ve bu kişi bir de sizinle yaşıtsa...

Söylemeyeceğine Söz Ver, Jennifer McMahon (Sayfa 137 - Ephesus)Söylemeyeceğine Söz Ver, Jennifer McMahon (Sayfa 137 - Ephesus)
silaes, bir alıntı ekledi.
03 Ağu 02:41 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Daha önce de dediğim gibi, birini bir kere sevdiğimde, bu hayat boyu sürüyor. Her şeye rağmen. Delice, biliyorum.

Söylemeyeceğine Söz Ver, Jennifer McMahon (Sayfa 132 - Ephesus)Söylemeyeceğine Söz Ver, Jennifer McMahon (Sayfa 132 - Ephesus)
silaes, bir alıntı ekledi.
03 Ağu 02:39 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Kariyerimden vazgeçtiğim için üzgün müyüm? Sadece üzerine uzun süre düşündüğüm zamanlarda. Pişmanlık abartılan bir şey.

Söylemeyeceğine Söz Ver, Jennifer McMahon (Sayfa 127 - Ephesus)Söylemeyeceğine Söz Ver, Jennifer McMahon (Sayfa 127 - Ephesus)
silaes, Muhterem Nur Ömrümce Ağladım'ı inceledi.
28 Tem 16:25 · Kitabı okudu · 3 günde · 6/10 puan

Ķitabi sevdiğim ve sevmediğim kısımlar olarak ikiye ayırarak incelemek istiyorum.
Sevmediğim tarafları;
Bu durum kitabın içerigi ile ilgili değil fiziksel özellikleriyle ilgili. Bu sebeple huzurunuzda Doğan Kitaba cırlamak istiyorum. Kitabın baskı kalitesi rezalet, ayrıca yazılar çok küçük. Baş ağrısı yapacak kadar hem de. Kitabı elime aldıgimdan bir saat sonra yıpranmalar meydana geldi. Karton kapak ucundan siyrilmaya başladı. Parasi neyse verelim de adam akilli basin şu kitaplari ( ki 22 lira gibi bir mebla vermek, bu denli özensiz basimi haketmiyor.) ( ayni sorun livaneli huzursuzlukta da peydah oldu)
İçerik kısmında ise okurken sıkıldıgım taraflar vardi. Mesela Balkan ve Avrupa tarihi hususunda çok ayrıntıya girilmiş. Darbeler dönemi tarihi de o denli yoğun. Şahsen ben okurken çok sıkıldım. Çünkü bunları zaten 5 yıl boyunca okudum...
Kitapta sevdigim kısımlarda var. Mesela Gülşen İşeri bana umut vaadetti. Kendisini tebrik etmek isterim. Güzel ve kadifemsi bir uslubu var. Kurmaca metinler üzerine de çalışırsa başarılı olacağını düşünüyorum. Çok titiz çalişmış ve çalısmasina kullandıgı kaynaklari da eklemiş. Radyo tv ve sinema öğrencilerinin okumasini muhakkak öneririm.
Muhterem Nur ile ilgili pek bilgim yoktu. Hatta ismini ilk kemal varol'un haw romaninda duymuştum. Araştırınca da aa bu o kadin mi, gençliginde ne kadar güzelmiş. Su gibi diyip geçmiştim. Müslüm Gürses de ona keza, dinlerim ama hani bir hayranlik veya sempati beslemezdim. Bu kitapla bu çifte olan bakis acim değişti. Meğersem ikisini de tanimiyormuşum.
İkisinin de Roman gibi hayat öyküsü var.
Yeşilcam ile ilgili bölümler de cok sasirdigim gerceklerle karsilastim. Fatma girik mesela... o benim gozumde yavrusunu kartal kapan kutsal anne imajini yerle bir etti. Hani severdim de kendisini.
Türk Sinema tarihi ve arabesk tarihi acisindan kaynak olarakta kullanilabilecek bir eser.
Allahın insanın basina verebilecegi tum musibetleri bir arada verdigi bir kadin Muhterem Nur.
İyki böyle bir calişmaya imza atilmiş. Egrisiyle dogrusuyla hayatini tum ciplakligiyla gozler onune seren Muhterem Nur'u da tebrik ederim. Açık sözlülükle, çekincesizce anlatmış. Kadin gibi kadin...