Sultanı ÖldürmekAhmet Ümit

·
Okunma
·
Beğeni
·
12.819
Gösterim
Adı:
Sultanı Öldürmek
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
528
Format:
Karton kapak
ISBN:
6051410135
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest
"Biri, sizi cinayet işlemekle suçladığında deliller bulur, tanıklar gösterir, bunun bir iftira olduğunu kanıtlamaya çalışırsınız, ama sizi itham eden kişi bizzat kendinizseniz, ne yaparsınız?"

Ahmet Ümit'in Nisan ayında yayınlanacak romanı Sultanı Öldürmek bu satırlarla başlıyor. Yıllardır aynı kadını bekleyen bir tarihçinin hikâyesi bu. Şahane bir aşk için harcanmış bir ömrün hikâyesi... Serhazinlerin son temsilcisi Müştak Serhazin'in başından geçen dört günlük tuhaf bir serüven. Sapında Fatih Sultan Mehmed'in tuğrası bulunan mektup açacağıyla öldürülmüş bir tarih profesörü... Bir aşk cinayeti mi? Yoksa kökleri "Ulu Hakan"ın şüpheli ölümüne uzanan bir entrika mı? Osmanlı devletinin bir imparatorluğa dönüştüğü o zaferler ve ihanetlerle dolu günlere yapılan sıradışı bir yolculuk. Ve bu heyecan verici yolculuk boyunca kulaklardan eksik olmayan o kadim soru: Tarih, geçmişte yaşananlar mıdır, yoksa tarihçilerin anlattıkları mı?

"...Ve Sultan Mehmed Han. Mehmed Han oğlu Murad Han oğlu Fatih Sultan Mehmed Han. İki karanın ve iki denizin hâkimi. Allah'ın yeryüzündeki gölgesi. Kostantiniyye'yi zapt eden padişah. Roma İmparatorluğu'nun doğal varisi, farklı dinlerden, farklı dillerden, farklı ırklardan yepyeni bir millet yaratma aşkıyla yanıp tutuşan kudretli hükümdar. Uçsuz bucaksız ovalarda at koşturan ordular. Kılıç sesleri, savaş naraları, korku çığlıkları. Ardı ardına düşen şehirler, ardı ardına yıkılan devletler, ardı ardına el değiştiren kaleler. Kırk dokuz yaşında dünyaya nam salmış bir hükümdar. Ve değişmez kader. Akşama kavuşan gün. Ecel şerbetini içen insan. Ve Fatih Sultan Mehmed'in şüpheli ölümü. Ve onun iki şehzadesi. İkiye bölünen saray, ikiye bölünen devlet, hiçbir şeyden haberi olmayan bir halk. Ve iki şehzadenin kanlı boğazlaşması sürerken saray odasında unutulan Fatih Sultan Mehmed Han'ın cansız bedeni..."

Ahmet Ümit, kusursuz bir kurguyla ele aldığı bu cinayet-aşk-tarih örgüsünde edebiyat okurlarının gözündeki ayrıcalıklı yerini bir kez daha sağlamlaştırıyor.
Okuduğum ilk tarihi polisiye roman. Gerçekten efsaneydi. Hani bir kitap okursunuz da ondan aldığınız tadı diğer kitaplarda da ararsınız, aynen öyle oldu. Kitap bittikten sonra hayatımda bir boşluk hissettim -her kitap bittikten sonra hissettiğim duygu bu.- Olayların içine girip bizzat yaşamış gibi olduğum nadir kitaplardan. Psikojenik füg hastası, Serhazinlerin son temsilcisi Müştak Serhazin, aşkı için hayatını harcadığı Nüzhet'i ölü bulur. Korkunç olan, biricik aşkını onun öldürme ihtimalidir. Müştak, yirmi bir yıl yana yakıla beklediği aşkını kendi elleriyle mi öldürdü? Yoksa, hayatını Osmanlı tarihine adamış başarılı tarihçi Nüzhet ''bir saray entrikası''na mı kurban gitti? Fatih Sultan Mehmet Han... Bir cihanşümul imparatorluk hayali... Kadim Konstantiniyye'nin fethiyle başlayan eşsiz destan... At sırtında fetihten fethe koşan koca ''kartal''... Ve kudretli hükümdarın sır gibi ölümü. Kitabı şiddetle öneririm. Yalnız kitapta anlatılan tarihi ''hikayeleri'' başka yerlerden bir de siz araştırırsanız daha güzel olur. İyi okumalar...
İlk defa okuduğum bir cinayet romanında katili tahmin edemedim. Sizde tahmin edemeyeceksiniz. Çünkü Ahmet Ümit okuyucuyu şaşırtmayı çok seven bir yazar. "Aaaa" diye bir tepki görmek için yazmış gibi sanki. Fatih Sultan Mehmet Han'ın hayatını okuyucuyu bazen merak ettirerek bazen de sıkarak anlattığı için çok sürükleyici bulamadım. Fakat sürpriz sonları sevenler için güzel bir okuma olabilir.
Sanırım Ahmet Ümit' in tarihi bu kadar güzel anlattığı başka bir eseri yok. 2. Murat, Fatih Mehmet ve 2. Bayezid' in baba katli teorisi üzerine 2. Bayezid' in Fatihi zehirlemesi teorisi üzerine farklı bir pencereden bakmış. Tarihin gizli kalmış yönlerinin aydınlatılmasının güzel bir talebi Sultanı Öldürmek. Oedipus kompleksi ile baba katli arasında bağ kurmak ister bir yandan Ahmet Ümit. Cevaplarını da okuyucunun yorumuna bırakır.

Tek eleştirebileceğim yanı katilin bu kadar basit biri olması. Normalde yazar katili kitap başında ya da ortalarında okuyucuya tanıtır. Sonlarında da hiç ummayacağınız bir yerden kurban katlini açıklar ve sizleri şaşırtır. Bu kitapta katili sonlarda keşfediyor oluşumuz biraz tuhaf geldi bana.

Okunması gereken kitaplar arasındadır türü sevenine göre...

Sanırım Ahmet Ümit' in tarihe bakış açısını ve tarihi öğretirken sevdirmesi benim en çok hoşuma giden yönü.

Ve diğer kitaplarını okuyanlar da bilir ki cinayetleri araştıran hep aynı kişiler. 6 komser Nevzat serisi vardır fakat seri dışındaki kitaplarında da mutlaka cinayetleri araştıran kişi aynıdır. Mesela Nevzat' ın yardımcıları Ali&Zeynep komserler(sevgili, nişanlı ve yakında evli olacaklar diye tahmin ediyorum yeni bir kitabında)' in birbirlerini tanımadan yani atanmadan önceki hallerini cinayeti araştıran kişiler olarak aktarınca, hikaye kahramanları size yolda rastladığınız tanıdık birileri olarak yansıyor. (:

~~ Keyifli okumalar~~
~~Kitapla kalın~~
Bu sefer bir aşk cinayetini Fatih Sultan Mehmet Han zamanının entrikalarıyla harmanlayarak, dönemin gerçeklerine ışık tutan bir sorgulama şeklinde yazmış. Tarihi bilgi hatırlatmaya da birebir güzel bir kurgu olmuş.
Uzun süre ara verdiğim Ahmet Ümit'e tekrar geri dönüş yaptım. İyi ki de yapmışım hem kalemini, hem de polisiyeyi özlemişim.… Ahmet Ümit’ten 3. Kitabım oldu sanırım. İstanbul Hatırası ile başlayan serüven yine Beyoğlu'nun En Güzel Abisi ile devam etmişti şimdi de Sultan'ı Öldürmek. Kendimce bir girizgahı geçersek hemen size 3 soru soracağım. Eğer bu 3 sorunun tümüne cevabınız evet ise alın hemen okuyun bu kitabı.
1- Polisiye – Cinayet seviyor musunuz ?
2- Tarih seviyor musunuz ? Özellikle İstanbul…
3- Felsefe, psikoloji ve bu türden bir vak'aları seviyor musunuz ?

3. soruyu sormamda ki amaç bu tür konulardan sıkılabilirsiniz kitabın içerisinde. Çünkü genel olarak incelemelerde bazı bölümlerde sıkıldığını belirten arkadaşları gördüm. Bu yüzden tavsiye olarak size yukarıdaki 3 soruyu soruyorum. Sıkıldığınız kitapları şimdilik de olsa okumayın. Sonralara bırakın ( kişisel tavsiyemdir) Evet arkadaşlar kitap tamamen bu konulardan oluşuyor. Cinayet işlediğini sanan ( ya da işlemiş de olabilir ) spoiler vermemek adına bir şey demek istemiyorum. Bir tarih Profesörü ile başlayan bir cinayet. Öldürülen de tarih Profesörü. Amaç elbetteki katili bulmak ama zorlamayın. Yazar öyle bir düşündürecek ki sizi ( Bu mu ? - Yok lan bu kesin – Hayda bu da olamaz – Hadi canım bee ) en sondaki cümleyi kurarsınız sanırım. Hadi bee… Gerçekten bende beklemiyordum katilin kimliğini.

Gelelim içeriğine; tarih sever ve psikoloji seven arkadaşlar mutlaka bir göz atınız bu esere. Konu olarak Kardeş Katli ama düşünce Suç ve Ceza mı dersiniz ? Ne alaka diyeceksiniz ? Ama konu Baba katili… 2. Beyazıt'ın Fatih’i öldürdüğü düşünülmekte. Neyse yine ileriye gitmeyeceğim. Freud, Dostoyevski ve Fatih Sultan Mehmet arasındaki üçgeni merak ediyorsanız buyurun başlayın. Psikolojik füg hastası olan profesörün geçirdiği günler…

İstanbul’un fethini an be an yaşayacaksınız emin konuşuyorum. Çünkü gerçekten bilmediğim çok şey öğrendim. Tüm tarih sever arkadaşlar bir incelemeli. Kuruluş ve yükselme devri. O zamanki dinler arası tutum. Çok uluslu bir İmparatorluk düşünceleri, fethetmek ve siyasi politika. Sadrazamlar ve taht çekişmeleri kısacası Osmanlı Devleti ile ilgili bir çok inceleme. Ama her yönden…

Kitabın içinde Kroutzer Sonat ile geçen o kadar çok alıntı var ki. Bundan sonnraki kitabım da o olacak. Tolstoy'un eseri ile kurgu çok benzetmiş yazar. Cinayet anını yada öyle hatırlayan profesörü... :) Hemen yine susuyorum.... Spoiler vermemek adına.

Kurgu mükemmel, sıkıcı falan değil ( benim açımdan) gizemli , öğretici ve mantık yürütücü gayet okunulası bir eser. Çok beğendim ve etkilendim. Kesinlikle tavsiye ederim. Taa Habil ile Kabil’e kadar düşünce ve kurgu. Polisiye ve tarih iç içe… Aşk ise romanın asıl önemli teması….

Mutlu okumalar diliyorum.
En sevdiğim ve etkinliklerini mutlaka takip ettiğim yazarların başında gelir Ahmet Ümit. Bilgisi, duyarlılığı, kurgu diliyle tarihi bilgisini güzelce harmanlayıp sunmayı bilen çok değerli bir yazardır. Bu kitabı biraz sonunun zayıflığı açısından hayal kırıklığı yaratsa da ciddi bir araştırma yapıldığı belli olan okunmayı hak eden bir kitap. Bazen sevdiğimiz yazarlara onun kitaplarına beklentilerimiz çok yüksek yaklaşırız ve ellerinde olmadan buna yaklaşamadıkları olur ama verdiği bilgiler olsun kurgusu olsun iyi işlenmeye çabalanmış bir kitap. Okunmalı ve herkes kendi görmeli neyin ne olduğunu bence. Burda biraz tarz değişikliğine gitmiş kişinin kendi içindeki monologları şüpheleri psikolojisi de işin içine girmiş. Hem edebiyat hem tarih hem polisiye hem psikolojik. Birçok açıdan kapsamlıca ele alınmış bir kitap. Okunmayı hak ediyor.
Ahmet Ümit’in okuduğum ilk kitabıydı. Güzel akıcı bir kitaptı. Bazen hikayenin kurgusuna kapılarak gittim bazen ise tarih konularına.
Bu kitabı okuyacaksanız nette araştırmayın sakın ben katilin kim olduğunu bilerek 528 sayfa okudum...
Ahmet Ümit'in elimde en çok süründürdüğüm kitabıdır.Romandaki kahramanımız Müştak'ın sürekli olarak kendisiyle tartışıp durması,bu tartışmaların uzayıp tekrar tekrar zuhur etmesi,gece gündüz gördüğü düşler,vs. beni o kadar sıktı ki okurken arada ödünç verip durdum.Ancak Ahmet Ümit'i çok sevdiğimden ve alelade bir yazar olmadığını bildiğimden yarım bırakmayıp illa ki bitireceğim.Bu arada kahramanımız Müştak ve onun sevdiği kadın Nüzhet'in adları bana çok tanıdık geldi.El İdrisî'nin en önemli eseri olan "Nüzhetü'l Müştâk fi İhtırâkı'l Âfâk" adlı eserini getirdi aklıma.Bir coğrafya kitabı olmasına rağmen isminde bulunan o Nüzhetü'l Müştak kısmı okuyunca sanki iki aşığın adlarıymış gibi bir izlenim bırakıyor.Yazar bu ünlü eserin ismine atıfta bulunmuş olabilir mi? Ahmet Ümit bu,neden olmasın.
Neyse,lafın kısası ben sıkılmış olsamda herkesin beklentisi farklı,benim sıkıcı bulduğum şeyler başkalarına zevkli gelebilir elbet.Okuyup keşfedin der,tavsiye ederim.
MÜKEMMEL BİR KURGU, MÜKEMMEL İÇ MONOLOG, MÜKEMMEL BİLİNÇ AKIŞI, MÜKEMMEL BİR POLİSİYE!

Evet bu kitap benim Ahmet Ümit ile tanışma kitabımdır. Çok sevgili edebiyat hocam iki ay önce sınıf önünde bana hediye olarak taktim etmişti bu kitabı. Ona buradan çok teşekkür ediyorum , polisiyeyi çok sevmesem de beni Ahmet Ümit ile tanıştırdığı ve çok sevdiğim Raskolnikov’dan sonra bana sevecek ve özleyecek yeni bir karakteri , Müştak’ı kazandırdığı için.

Romanın konusunu burada anlatmayacağım , çünkü spoiler vermekten korkuyorum. Roman tarihi olaylarla bilhassa Fatih Sultan Mehmet , İstanbul’un Fethi gibi önemli olaylar hakkında bilmediğimiz bilgileri bize bilimsel bir şekilde sunuyor. (Kitabın arkasındaki kaynakça vesilesiyle bilgilere güvenebilirsiniz.) Tarihe bu romanın içinde tekrar nefes kesici güzel bir yolculuk yapıyorsunuz.

500 sayfa su gibi akıp geçti. İlgimi ve merakımı hep diri tuttu. Bir sayfasından bile sıkılmadım. Kahramanın kendi ile konuştuğu bölümleri kimi okurlar sıkıcı bulsa da bana çok büyük zevk verdi. Adeta güzel bir tabakta servis edilmiş limonlu ve çilekli dondurmayı yer gibi gitti roman. Polisiye okurlar Ahmet Ümit’e ben kefilim. Bu kitaptan sonra da polisiye okumaya diğer romanlarıyla devam edeceğim. Şimdiden iyi okumalarr!
Bir polisiye kitabından çok tarih kitabı diyebilirim Sultanı Öldürmek için. Osmanlı ve Fatih dönemiyle ilgili birçok bilgi var. Bu anlamda önemli bir kitap.

Konu ise bir tarih profesörünün evinde öldürülmesi. Öldürülen profesörü bulan ana karakterimiz Müştak Serhazin de bir tarih profesörü. Ve maktulle aralarında özel bir ilişki var. Prof. Müştak ve Başkomiser Nevzat katili aramaya başlıyorlar.

Müştak Serhazin'in kendi kendine konuşmaları, git-gelleri çok hoşuma gitti, kitaba sempatik bir hava katıyor. Ahmet Ümit'in kitapları her zaman bir polisiyeden daha fazlasını veriyo okuyucuya. Mutlaka okunmalı tasviyedir.
Yazarın bu " Sultanı Öldürmek " okuduğum ilk kitabıydı.Kitabın başından sonuna kadar gizemini koruyan üç farklı konu.Tarih,Cinayet ve Psikolojik hastalık...
Bir yandan bir an önce kitabın son bulup katilin ortaya çıkmasını istiyor öte yandan tarihin derinliklerinden kurtulmak istemiyorsunuz.Ve kendi düşünceleriyle bocalayan ve bu psikolojik hastalıkla mücadele eden bir insan.
İstanbul'un fethi konusu aşırı derecede tarafsız anlatılmış.Neredeyse İstanbul' u hala alamadık mı düşüncesine kapılacaktım..
Cinayet olayında katil kendini kitap boyunca sır gibi saklıyor ve merak ettiriyor.
Tavsiye eder, iyi okumalar dilerim.
Beş günde sayfaları ellerimin arasında akıp giden harika psikolojik analizlerle dolu bu güzel kitabın benim gözlerimin önüne serdiklerini size nasıl anlatayım?

Elime geçmesi zaman alan bu kitap beni kendine öyle bir bağladı ki beş günümü Fatih Sultan Mehmet Han ve Müştak Bey ile geçirdim diyebilirim.

İstanbul'un fethinden Fatih'in ölümüne bir romana göre tarih derin bir şekilde ele alınmış. Benim gibi tarih severlerin ayrıca ilgisini çektiğine veya çekeceğine eminim. Ancak tarihle ilgilenmeyenler sıkılabilirler çünkü Tahir Hakkı ve Müştak Bey öğrencileriyle birlikte okuyucuyu da aydınlatıyorlar.

Ahmet Ümit'in okuduğum ikinci kitabı oldu artık devamının geleceğini garanti edebiliyorum. Tıpkı Beyoğlunun En Güzel Abisi'nde olduğu gibi psikolojik analizlere, sivri zekalı başkomiser Nevzat'a, ve yazarın son 50-60 sayfada hüznü ve mutluluğu içime doldurmasına hayran kaldım.
Sultanı Öldürmek ile de ayrıldık... Her zamanki gibi zor oldu içimden bir parça koptu. Bundan sonra Müştak nasıl yaşayacak bilemeyeceğim... Aşkıyla kalmasını, özüyle bir olmasını diliyorum...
Kitap, özellikle tarih severlere tavsiyemdir.
Maktulün neden öldürüldüğünü anlarsan katillerin kimler olduğunu bulursun.
Ahmet Ümit
Sayfa 198 - Everest

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sultanı Öldürmek
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
528
Format:
Karton kapak
ISBN:
6051410135
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest
"Biri, sizi cinayet işlemekle suçladığında deliller bulur, tanıklar gösterir, bunun bir iftira olduğunu kanıtlamaya çalışırsınız, ama sizi itham eden kişi bizzat kendinizseniz, ne yaparsınız?"

Ahmet Ümit'in Nisan ayında yayınlanacak romanı Sultanı Öldürmek bu satırlarla başlıyor. Yıllardır aynı kadını bekleyen bir tarihçinin hikâyesi bu. Şahane bir aşk için harcanmış bir ömrün hikâyesi... Serhazinlerin son temsilcisi Müştak Serhazin'in başından geçen dört günlük tuhaf bir serüven. Sapında Fatih Sultan Mehmed'in tuğrası bulunan mektup açacağıyla öldürülmüş bir tarih profesörü... Bir aşk cinayeti mi? Yoksa kökleri "Ulu Hakan"ın şüpheli ölümüne uzanan bir entrika mı? Osmanlı devletinin bir imparatorluğa dönüştüğü o zaferler ve ihanetlerle dolu günlere yapılan sıradışı bir yolculuk. Ve bu heyecan verici yolculuk boyunca kulaklardan eksik olmayan o kadim soru: Tarih, geçmişte yaşananlar mıdır, yoksa tarihçilerin anlattıkları mı?

"...Ve Sultan Mehmed Han. Mehmed Han oğlu Murad Han oğlu Fatih Sultan Mehmed Han. İki karanın ve iki denizin hâkimi. Allah'ın yeryüzündeki gölgesi. Kostantiniyye'yi zapt eden padişah. Roma İmparatorluğu'nun doğal varisi, farklı dinlerden, farklı dillerden, farklı ırklardan yepyeni bir millet yaratma aşkıyla yanıp tutuşan kudretli hükümdar. Uçsuz bucaksız ovalarda at koşturan ordular. Kılıç sesleri, savaş naraları, korku çığlıkları. Ardı ardına düşen şehirler, ardı ardına yıkılan devletler, ardı ardına el değiştiren kaleler. Kırk dokuz yaşında dünyaya nam salmış bir hükümdar. Ve değişmez kader. Akşama kavuşan gün. Ecel şerbetini içen insan. Ve Fatih Sultan Mehmed'in şüpheli ölümü. Ve onun iki şehzadesi. İkiye bölünen saray, ikiye bölünen devlet, hiçbir şeyden haberi olmayan bir halk. Ve iki şehzadenin kanlı boğazlaşması sürerken saray odasında unutulan Fatih Sultan Mehmed Han'ın cansız bedeni..."

Ahmet Ümit, kusursuz bir kurguyla ele aldığı bu cinayet-aşk-tarih örgüsünde edebiyat okurlarının gözündeki ayrıcalıklı yerini bir kez daha sağlamlaştırıyor.

Kitabı okuyanlar 3.180 okur

  • Birol Türk
  • Yiğit Burçoğlu
  • bizegoredebiyat
  • Güleser
  • Ebru Öktem
  • Binnaz Kara
  • Gökbey Kurt
  • Sinan İnan
  • Furkan Demirci
  • Fatma Eryol

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%7.2
14-17 Yaş
%4.3
18-24 Yaş
%17.9
25-34 Yaş
%26.2
35-44 Yaş
%29.5
45-54 Yaş
%13
55-64 Yaş
%1
65+ Yaş
%1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%68.1
Erkek
%31.8

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%24.8 (220)
9
%19.9 (176)
8
%26 (230)
7
%14.1 (125)
6
%7 (62)
5
%3.5 (31)
4
%1.4 (12)
3
%1.8 (16)
2
%0.8 (7)
1
%0.8 (7)

Kitabın sıralamaları