Sultanı Öldürmek

7,9/10  (521 Oy) · 
1.941 okunma  · 
412 beğeni  · 
7.415 gösterim
"Biri, sizi cinayet işlemekle suçladığında deliller bulur, tanıklar gösterir, bunun bir iftira olduğunu kanıtlamaya çalışırsınız, ama sizi itham eden kişi bizzat kendinizseniz, ne yaparsınız?"

Ahmet Ümit'in Nisan ayında yayınlanacak romanı Sultanı Öldürmek bu satırlarla başlıyor. Yıllardır aynı kadını bekleyen bir tarihçinin hikâyesi bu. Şahane bir aşk için harcanmış bir ömrün hikâyesi... Serhazinlerin son temsilcisi Müştak Serhazin'in başından geçen dört günlük tuhaf bir serüven. Sapında Fatih Sultan Mehmed'in tuğrası bulunan mektup açacağıyla öldürülmüş bir tarih profesörü... Bir aşk cinayeti mi? Yoksa kökleri "Ulu Hakan"ın şüpheli ölümüne uzanan bir entrika mı? Osmanlı devletinin bir imparatorluğa dönüştüğü o zaferler ve ihanetlerle dolu günlere yapılan sıradışı bir yolculuk. Ve bu heyecan verici yolculuk boyunca kulaklardan eksik olmayan o kadim soru: Tarih, geçmişte yaşananlar mıdır, yoksa tarihçilerin anlattıkları mı?

"...Ve Sultan Mehmed Han. Mehmed Han oğlu Murad Han oğlu Fatih Sultan Mehmed Han. İki karanın ve iki denizin hâkimi. Allah'ın yeryüzündeki gölgesi. Kostantiniyye'yi zapt eden padişah. Roma İmparatorluğu'nun doğal varisi, farklı dinlerden, farklı dillerden, farklı ırklardan yepyeni bir millet yaratma aşkıyla yanıp tutuşan kudretli hükümdar. Uçsuz bucaksız ovalarda at koşturan ordular. Kılıç sesleri, savaş naraları, korku çığlıkları. Ardı ardına düşen şehirler, ardı ardına yıkılan devletler, ardı ardına el değiştiren kaleler. Kırk dokuz yaşında dünyaya nam salmış bir hükümdar. Ve değişmez kader. Akşama kavuşan gün. Ecel şerbetini içen insan. Ve Fatih Sultan Mehmed'in şüpheli ölümü. Ve onun iki şehzadesi. İkiye bölünen saray, ikiye bölünen devlet, hiçbir şeyden haberi olmayan bir halk. Ve iki şehzadenin kanlı boğazlaşması sürerken saray odasında unutulan Fatih Sultan Mehmed Han'ın cansız bedeni..."

Ahmet Ümit, kusursuz bir kurguyla ele aldığı bu cinayet-aşk-tarih örgüsünde edebiyat okurlarının gözündeki ayrıcalıklı yerini bir kez daha sağlamlaştırıyor.
Yonca 
15 Ağu 00:48 · Beğendi · Puan vermedi

Bu nasıl bir sürükleyiciliktir,insanın nefesi tutuluyor okurken aman Allahım...
Olay örgüsü,mekanlar,karakterler,katilin bilinmezliği muhteşem bir şekilde düzenlenmiş.Eksiksiz bir puzzle parçası gibi her şey rayına olaylar ilerledikçe oturuyor.Katili asla bulamıyorsunuz sakın ola iyi bir dedektifim diye düşünmeyin,yanılıyorsunuz.
Müştak ve Nüzhet ikilisini çok sevdim.Nüzhete çoğu zaman kızdım şahsen ben bana deli gibi aşık olan bir adamı terk etmeyi seçmezdim,ama Nüzhetinde kendine göre haklı sebepleri vardır elbet.
Müştak çok tatlı bir adam ya o nasıl candan sevmektir öyle...
Kitabı hiç elimden bırakmak istemedim bıraktıkça karakterleri özlediğimi fark ettim.Son derece mükemmel bir kitaptı.

Nazlı Demir 
18 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 5/10 puan

İlk defa okuduğum bir cinayet romanında katili tahmin edemedim. Sizde tahmin edemeyeceksiniz. Çünkü Ahmet Ümit okuyucuyu şaşırtmayı çok seven bir yazar. "Aaaa" diye bir tepki görmek için yazmış gibi sanki. Fatih Sultan Mehmet Han'ın hayatını okuyucuyu bazen merak ettirerek bazen de sıkarak anlattığı için çok sürükleyici bulamadım. Fakat sürpriz sonları sevenler için güzel bir okuma olabilir.

insan_okur 
 22 Eki 2016 · Kitabı okudu · 8 günde · Beğendi · 10/10 puan

Uzun süre ara verdiğim Ahmet Ümit'e tekrar geri dönüş yaptım. İyi ki de yapmışım hem kalemini, hem de polisiyeyi özlemişim.… Ahmet Ümit’ten 3. Kitabım oldu sanırım. İstanbul Hatırası ile başlayan serüven yine Beyoğlu'nun En Güzel Abisi ile devam etmişti şimdi de Sultan'ı Öldürmek. Kendimce bir girizgahı geçersek hemen size 3 soru soracağım. Eğer bu 3 sorunun tümüne cevabınız evet ise alın hemen okuyun bu kitabı.
1- Polisiye – Cinayet seviyor musunuz ?
2- Tarih seviyor musunuz ? Özellikle İstanbul…
3- Felsefe, psikoloji ve bu türden bir vak'aları seviyor musunuz ?

3. soruyu sormamda ki amaç bu tür konulardan sıkılabilirsiniz kitabın içerisinde. Çünkü genel olarak incelemelerde bazı bölümlerde sıkıldığını belirten arkadaşları gördüm. Bu yüzden tavsiye olarak size yukarıdaki 3 soruyu soruyorum. Sıkıldığınız kitapları şimdilik de olsa okumayın. Sonralara bırakın ( kişisel tavsiyemdir) Evet arkadaşlar kitap tamamen bu konulardan oluşuyor. Cinayet işlediğini sanan ( ya da işlemiş de olabilir ) spoiler vermemek adına bir şey demek istemiyorum. Bir tarih Profesörü ile başlayan bir cinayet. Öldürülen de tarih Profesörü. Amaç elbetteki katili bulmak ama zorlamayın. Yazar öyle bir düşündürecek ki sizi ( Bu mu ? - Yok lan bu kesin – Hayda bu da olamaz – Hadi canım bee ) en sondaki cümleyi kurarsınız sanırım. Hadi bee… Gerçekten bende beklemiyordum katilin kimliğini.

Gelelim içeriğine; tarih sever ve psikoloji seven arkadaşlar mutlaka bir göz atınız bu esere. Konu olarak Kardeş Katli ama düşünce Suç ve Ceza mı dersiniz ? Ne alaka diyeceksiniz ? Ama konu Baba katili… 2. Beyazıt'ın Fatih’i öldürdüğü düşünülmekte. Neyse yine ileriye gitmeyeceğim. Freud, Dostoyevski ve Fatih Sultan Mehmet arasındaki üçgeni merak ediyorsanız buyurun başlayın. Psikolojik füg hastası olan profesörün geçirdiği günler…

İstanbul’un fethini an be an yaşayacaksınız emin konuşuyorum. Çünkü gerçekten bilmediğim çok şey öğrendim. Tüm tarih sever arkadaşlar bir incelemeli. Kuruluş ve yükselme devri. O zamanki dinler arası tutum. Çok uluslu bir İmparatorluk düşünceleri, fethetmek ve siyasi politika. Sadrazamlar ve taht çekişmeleri kısacası Osmanlı Devleti ile ilgili bir çok inceleme. Ama her yönden…

Kitabın içinde Kroutzer Sonat ile geçen o kadar çok alıntı var ki. Bundan sonnraki kitabım da o olacak. Tolstoy'un eseri ile kurgu çok benzetmiş yazar. Cinayet anını yada öyle hatırlayan profesörü... :) Hemen yine susuyorum.... Spoiler vermemek adına.

Kurgu mükemmel, sıkıcı falan değil ( benim açımdan) gizemli , öğretici ve mantık yürütücü gayet okunulası bir eser. Çok beğendim ve etkilendim. Kesinlikle tavsiye ederim. Taa Habil ile Kabil’e kadar düşünce ve kurgu. Polisiye ve tarih iç içe… Aşk ise romanın asıl önemli teması….

Mutlu okumalar diliyorum.

Ekrem Özkara 
30 Mar 12:41 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Yazarın bu " Sultanı Öldürmek " okuduğum ilk kitabıydı.Kitabın başından sonuna kadar gizemini koruyan üç farklı konu.Tarih,Cinayet ve Psikolojik hastalık...
Bir yandan bir an önce kitabın son bulup katilin ortaya çıkmasını istiyor öte yandan tarihin derinliklerinden kurtulmak istemiyorsunuz.Ve kendi düşünceleriyle bocalayan ve bu psikolojik hastalıkla mücadele eden bir insan.
İstanbul'un fethi konusu aşırı derecede tarafsız anlatılmış.Neredeyse İstanbul' u hala alamadık mı düşüncesine kapılacaktım..
Cinayet olayında katil kendini kitap boyunca sır gibi saklıyor ve merak ettiriyor.
Tavsiye eder, iyi okumalar dilerim.

Tarihi, polisiyeyi ve psikolojiyi seven, İstanbul'un Fethi hakkında bilgi sahibi olmak isteyen, bu konulara ilgi duyan herkesi psikolojik füg hastası bir tarihçinin anlatımından bir cinayetin katilini aramaya davet ediyorum. Her bölümde katilin kim olduğu hakkında fikrinizin değişebileceğini ve merakınızı uyandıran birçok olayın olduğunu söyleyebilirim. Kitabı okuduktan sonra bazı araştırmalar yapma isteğiniz de uyanabilir çünkü kitaptaki tarihi konular araştırılmaya değer konular ve roman kurgusunun içine çok iyi harmanlanmış durumdalar. Ahmet Ümit bu kitabıyla hem düşündürüyor, hem öğretiyor, hem araştırmaya sevk ediyor hem de edebi bir zevk veriyor. Ancak şunu söylemiş olayım uzun detaylardan hoşlanmayanlar sıkılabilirler, olayın veya durumun uzatıldığı bölümlere rastlamak da mümkün.

Filiz Özcan 
14 Nis 15:23 · Kitabı okuyor · Puan vermedi

Ahmet Ümit'in elimde en çok süründürdüğüm kitabıdır.Romandaki kahramanımız Müştak'ın sürekli olarak kendisiyle tartışıp durması,bu tartışmaların uzayıp tekrar tekrar zuhur etmesi,gece gündüz gördüğü düşler,vs. beni o kadar sıktı ki okurken arada ödünç verip durdum.Ancak Ahmet Ümit'i çok sevdiğimden ve alelade bir yazar olmadığını bildiğimden yarım bırakmayıp illa ki bitireceğim.Bu arada kahramanımız Müştak ve onun sevdiği kadın Nüzhet'in adları bana çok tanıdık geldi.El İdrisî'nin en önemli eseri olan "Nüzhetü'l Müştâk fi İhtırâkı'l Âfâk" adlı eserini getirdi aklıma.Bir coğrafya kitabı olmasına rağmen isminde bulunan o Nüzhetü'l Müştak kısmı okuyunca sanki iki aşığın adlarıymış gibi bir izlenim bırakıyor.Yazar bu ünlü eserin ismine atıfta bulunmuş olabilir mi? Ahmet Ümit bu,neden olmasın.
Neyse,lafın kısası ben sıkılmış olsamda herkesin beklentisi farklı,benim sıkıcı bulduğum şeyler başkalarına zevkli gelebilir elbet.Okuyup keşfedin der,tavsiye ederim.

Azul 
02 Eyl 20:35 · Kitabı okudu · 12 günde · 8/10 puan

Cinayetle başlayan tarihle ilerleyen aşkı çok güzel işleyen bir roman. Tarih profesörü Müştak Serhazin 21 yıl önce kendisini terk eden sevgilisinden bir yemek daveti alır. Bu davet unutamadığı eski sevgilisinden yıllar sonra aldığı ilk haberdir. Yemek öncesi Müştak'ın psikojenik füg hastalığı nükseder ve kendisini Nüzhet'in evinin önünde bulduğunda önceki birkaç saat ne yaptığını hatırlamıyordur. Nüzhet'in evine girdiğinde ise yıllardır delicesine aşık olduğu kadının kendi hediye ettiği mektup açacağıyla öldürüldüğünü görür. Peki katil Müştak mı? Nüzhet'in gizlice yürüttüğü araştırma ne hakkında? Fatih Sultan Mehmet'in taht mücadelesinde karşılaştığı zorluklar neydi? Eşsiz bir aşk hikayesinden İstanbul'un fetih günlerine uzanan bir hikaye. Eğer tarihten hoşlanıyorsanız ve yer yer değinilen psikoloji sizi sıkmazsa gerçekten çok zevkle okunacak bir kitap. Ancak tarihten hoşlanmayan biriyseniz sizi gerçekten zorlayacak sayfalar bulunuyor.

M. 
15 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · Puan vermedi

Yıllarca süren bir aşk ve Fatih Sultan Mehmed Han. Güzel bir olay örgüsü kurulmuş. Yazar beni yine yanıltmadı. İstanbul'un Fethini daha önce hiç bu kadar net, samimi, yaşayarak ve ağlayarak okumamıştım. Tarihimizi, polisiye ile harmanlayan en başarılı yazardır benim gözümde Ahmet ÜMİT. Başkomiser Nevzat, Komiser Ali ve Komiser Zeynep'in hikayeye dahil olmasına ise pek sevindim, güzel bir sürprizdi benim için. Kitap tam bir hapishane gibiydi çünkü ben içinden çıkamadım.

Can Azmaz 
02 Eyl 23:03 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Yıllardır içindeki aşkı bitirememiş bir adam.... Hayatını Osmanlı tarihine adamış hırslı bir kadın... Başarılarla dolu bir kariyer. Sapında Fatih Sultan Mehmed'in tuğrası bulunan mektup açacağıyla öldürülmüş bir tarih profesörü... Ve bu heyecan verici yolculukta kulaklarımızdan eksik olmayan o kadim soru: Tarih geçmişte yaşananlar mıdır, yoksa tarihçilerin anlattıkları mı?

Güler Ayata 
15 Şub 2016 · Kitabı okudu · 12 günde · Beğendi · 10/10 puan

Sultan Nüzhet, Babalar ve oğullarıyla vede katiller.... Ahmet Ümit, tanınmış tarih profesörünün cinayetinden yola çıkarak gerçek bir tarih öğreticiliği ile farklı bir tarih dersi vermiş...Ahmet Ümit' in okunması gereken romanı....

Kitaptan 217 Alıntı

insan_okur 
13 Eki 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

“Gözyaşları ruhun ilacıdır.”

Sultanı Öldürmek, Ahmet Ümit (Sayfa 23 - Everest Yayınları)Sultanı Öldürmek, Ahmet Ümit (Sayfa 23 - Everest Yayınları)
Yonca 
06 May 10:57 · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

"Hiçbir cinayet göründüğü kadar basit değildir."

Sultanı Öldürmek, Ahmet Ümit (Sayfa 158 - Everest Yayınları)Sultanı Öldürmek, Ahmet Ümit (Sayfa 158 - Everest Yayınları)
22 /