Adı:
İskender
Baskı tarihi:
Temmuz 2011
Sayfa sayısı:
448
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050902518
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Şu hayatta insan en çok sevdiklerini acıtır...
En derin yaralar ailede açılır, kabuk tutsa bile kanar hikâye, içten içe...

Aşkı aramadan evvel, düşün bir, ya benden nasıl bir âşık olur? İnsanın sevdası karakterinin yansımasıdır. Sen kavgacı isen, ha bire öfkeli, aşkı da bir cenk gibi yaşarsın. Gönlü pak olanın sevgisi de saf olur. Şu hayatta insan en çok sevdiklerini acıtır. En derin yaralar ailede açılır, kabuk tutsa bile kanar hikâye, içten içe...
Attığımız her adım, yaptığımız her işte kendimizi yansıtırız. Budur çözülmesi gereken bilmece...
(Tanıtım Bülteninden)
Alkol, ihanet,kumar...Bir aileyi nasil yok edisinin harika anlatimi.Harika bir kitap.Cok severek ve heyecanla okudum.Elif Safak in anlatimini zaten hep begenmisimdir.Kesinlikle okunmasi ve kutuphanemizde bulunmasi gerekli diye dusunuyorum...
Soluksuz okuyacağınız doğru. Dizi izliyormuşsunuz hissi veriyor. Londra, İstanbul, Fırat Nehri arasında gidip gelirken, arada bir Kürt arada bir Türk oluyorsunuz.

Şafak, feminist duygularını sıkça serpiştirmiş aralara. Töre cinayeti, ailede erkeğin sözü, annenin evlatları arasında erkeği kayırması, kadın olan insanın seçememe özgürlüğü... Erkeğe verilen söz hakkının kadının sırf kadın diye elinden alınması. Yabancı ülkede göçmen olmanın zorluğu. Sevgi olmadan kurulan ailelerin beklenen / beklenmeyen sonları, kitap`da işlenen konulardandı.

Dikkat çeken nokta, karekterlerin seçilmesiydi. İskender`in çılgın, vurdumduymazlığı, kabadayılığı ne kadar varsa Yunus`un sakinliği, dürüstlüğü o kadar çoktu mesela.
Adem`in babasını yazarın iki yere - Sarhoş ve Ayık olan diye ayırmasını sevdiğimi söylemek isterim.
Okurken tüm karakterlerin ağzından kendilerini okuyorsunuz. Bu da kitabı başka boyutlara taşıyor. Yeni bir hikaye... Yeni nefes... Yeni macera... Esas hikayeden uzaklaşmadan, dönüp dolaşıp ona döneceğinizi bilerek...

Fakat, sevmediğim kısımlarda olmadı değil. İlk başlarda hikayenin farklı tınısı beni kendine çekse de sonu bir o kadar aynı diye uzaklaştırdı. Yazar, şaşırtmaca yapıp sonu böyle kapatmak istemiş olabilir ama sonu benim için hayal kırıklığı oldu. Nedenini henüz bilmiyorum. Belki kitabı daha yeni kapatıp, yorum yazdığım için olayların etkisinde kalmış olabilirim. En azından sade bitirmemesini temenni ederdim. Kimler içinse sade olmayabilir ama benim için oldukça basitleştirilmiş sondu.

Yine de okumaya değer kitap olduğunu belirtmek isterim

Keyifli okumalar :)
ilk elif şafak okuyuşum ve beğendim bu kitabını. Bi doğuya gidip kürtçe konuşuyosun bi londraya gidip grafiti çiziyosun. Karşılaştırmasını gayet iyi yorumlamış ve kadın hayarına dair ezilmeye karşı nokta atışlar yapmış. Beğendim...
harika bir kurgu sonu çok şaşırtıyor kitap aslında bize affedilemez sandığımız şeylerin affedilebileceği dışarıdan bakıp çok yanlış bulduğumuz ama anlamaya çalışınca doğru geldiği büyük pişmanlıkların hataların oluştuğu koca bir hayat İSKENDER.
Elif Şafak'ın okuduğum ilk kitabı. Elime aldığımdan beri büyük bir hevesle okudum. Töre cinayetlerini konu edinmiş , kitabı okurken bir an Pembe oldum bir an Cemile, İskender.. Bir an Londra'daydim bir an Fırat nehri yakınlarında bir köyde yıllar arasında öyle güzel gidip gelmiş ki sıkılmak elde değil . Okumanız gereken bir kitap , iyi okumalar
Aslında nereden , nasıl başlayacağımı inanın bilmiyorum. Öncelikle şunu söylemeliyim. Kesinlikle okunmaya değer bir kitap. Okurken tüylerim ürperdi , boğazım boğum boğum oldu. Ancak bir Doğulu ailenin durumu , gelenek görenekleri bu kadar güzel anlatılabilirdi. Ve en önemlisi aslında bir annenin çocuklarına olan sevgisi ve merhameti... Her ne kadar çocuklarından biri katil de olsa ...
Bazı toplumlarda kadın yok gibidir,bazı görevleri vardır doğurmak en önemliside zaten budur oğlan evlat vermesi beklenir,soyun devam etmesi için...

Birde erkeğini elinde tutması hoş tutması gerekir,evini çekip çevirmesi sadık olması gerekir namusunu kirletmemesi atasının,erinin yüzünü kara çıkarmaması gerekir...

Asla sevemez kimseyi,hata yapma lüksü yoktur o lüks erkeğe aittir,
Bu konularda sayısız kitap,dizi,filmler yapıldı gerçek hayatta neredeyse hergün haberlerde bilmem A.T annesi I.T yi öldürdü,değişiyor tabi isimler bu bazen baba kızını kocası oluyor bazen ama olaylar hep aynı namus cinayeti töre cinayeti...


Bu kitapda bu konulara değinmiş annesini öldüren İskenderin,yaşadıklarını anlatmış aynı şeyi yapan babası Adem e ses çıkaran yok,ama işte kadın olunca ölümü hakediyor...

Kitabın sadece konusunu sevdim,yazar gereksiz yere çok uzakmış birde çok fazla karakter var ve her karakter için ayrı bir paragraf açmış,çok fazla üç zaman diliminde gitmiş gelmiş kitapda sevmediğim noktalar bunlar bu tür severler okuyabilir...
Kitap güzeldi evet ama ben pek beğenemedim bana kattığı bir şey var mı evet öfke ile kalkan zararla ile oturur. Ve son pişmanlık hiç bir işe yaramaz.
Öncelikle çok zekice kurgulanmış bir kitap olduğunu belirtmeliyim. Özünde töre cinayeti olsa da, Fırat kıyılarından Londra'ya uzanan konusu ile enteresan bir kitap. Finali tam bir sürpriz.
Askerdeyken okumuştum. Fazla hatırlamıyorum ama yine de fena değildi. Elif Şafak'ın üslubu fazla yormuyor. Biraz açık söylemek gerekirse "kolay" şeyler yazıyor. Bunu olumsuz anlamda söylemiyorum. Belki de bu kadar popüler olmasının nedeni budur kim bilir?
Töre cinayeti, kadının değeri uğradığı şiddet tasavvuf çerçevesinde anne ve oğul ilişkisi ... Feminist duyguların artmasına vesile olacaktır...
Bu kitabı çok kısa bir sürede okumuştum. Elimden bırakmıyordum. Bir gün sabaha kadar oturup bitirmiştim. İyiki gece okumuşum çünkü ağlamaktan gözlerim şişmişti. Ben mi fazla duygusalım bilmiyorum. Çaresizlik duygusunu derinden hissettirmisti kitap. Vaktim olsa tekrar okumak isterdim. Olaylara daha sakin bakabilir miyim merak ediyorum.
"En iyi arkadaşı gene kendisiydi. Kimsenin anlamadığı kadar iyi anlıyordu kendini – ihtiyaçlarını, pişmanlıklarını, kaygılarını. Bazen bir anne, bazen bir yoldaş olur, kendi kendini avuturdu..."
"Başkalarının yanında övünmek ayıptır" derdi, "ama yalnızken, kendinle baş başayken her zaman değerini bil ve kimsenin seni ezmesine izin verme."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İskender
Baskı tarihi:
Temmuz 2011
Sayfa sayısı:
448
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050902518
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Şu hayatta insan en çok sevdiklerini acıtır...
En derin yaralar ailede açılır, kabuk tutsa bile kanar hikâye, içten içe...

Aşkı aramadan evvel, düşün bir, ya benden nasıl bir âşık olur? İnsanın sevdası karakterinin yansımasıdır. Sen kavgacı isen, ha bire öfkeli, aşkı da bir cenk gibi yaşarsın. Gönlü pak olanın sevgisi de saf olur. Şu hayatta insan en çok sevdiklerini acıtır. En derin yaralar ailede açılır, kabuk tutsa bile kanar hikâye, içten içe...
Attığımız her adım, yaptığımız her işte kendimizi yansıtırız. Budur çözülmesi gereken bilmece...
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 4.652 okur

  • İpek Hakan
  • Nisa Ertaş
  • Ayşenur Kök
  • Ayşenur
  • Emre Adıyaman
  • Tuba
  • Pinar Avci
  • Kumru
  • SULE SARPKAYA
  • İbrahim Halil Öztürk

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%9.2
14-17 Yaş
%4.9
18-24 Yaş
%22
25-34 Yaş
%27.4
35-44 Yaş
%24
45-54 Yaş
%9.5
55-64 Yaş
%1.4
65+ Yaş
%1.6

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%78.9
Erkek
%21.1

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%22.9 (236)
9
%18.1 (187)
8
%22 (227)
7
%16.2 (167)
6
%8.9 (92)
5
%5 (52)
4
%2.5 (26)
3
%1.4 (14)
2
%1.2 (12)
1
%1.8 (19)

Kitabın sıralamaları