Adı:
Aşk
Baskı tarihi:
Mart 2009
Sayfa sayısı:
420
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051111070
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Ya ortasındasındır Aşk'ın merkezinde; ya da dışındasındır, hasretinde..

Ella Rubinstein (40) Amerikalı bir ev kadınıdır. Tipik burjuva değerlerinin hâkim olduğu oldukça varlıklı bir ailesi, düzenli ve görünüşte "sorunsuz" bir evliliği vardır. Üç çocuğunu da büyüttükten sonra bir yayınevinde editör-asistanı olarak iş bulur; görevi A. Z. Zahara adlı tanınmamış bir yazarın tasavvuf felsefesini konu alan tarihi romanını değerlendirmektir. 

Ancak hayatının kritik bir döneminde eline aldığı bu kitap, hiç beklemediği bir şekilde Ella'yı derinden sarsacak, dünyevi aşkı keşfetmek adına zorlu ve tehlikeli bir yolculuğa çıkmasına neden olacaktır. 

Hayatlarımızın durgun gölünü dalgalandıran taş misali, yüzleşmek zorunda olduğumuz sıkıntılar, acılar... ve aşkın peşinde katetmek zorunda olduğumuz zorlu yollar, ödediğimiz bedeller...

Aşk... kitap içinde bir kitap, hayatın anlamı peşinde bir aşk macerası... 

Aşk... Elif Şafak'tan arayışa, gerçeğe ve keşfetmeye dair bir roman.
Bir kitabi, 1 ayda bitirerek kendi kişisel rekorumu kırdım evet...
Bu kitaba 3.'ye para veriyorum. İlki benden okumaya daha cok hevesli birine ödünç verildi geri gelmedi, ikincisini yine seneler evvel aldim bi kaç sayfa okudum ve Altinoluk plajlarinda hacilattim veya unuttum akibeti hakkinda hic bi bilgim yok. Elimde bulunan 3.yü bitirebilmenin hakli gururunu yasiyorum.
Şimdi;
Elif Şafak sevdiğim ve kalemini iyi bulduğum bir yazar değil. Benim için yokluğu da varlığida bir.
Toplumun ortak değeri olan ( en azindan bir kisminin) tarihi karakterlerin yazarlarin hayal gücune veya kafalarina gore hayat bulmasina karşiyim. O yüzden tarihi romanlari roman olarak okumakta güçluk çekiyor ve değerlendirme yapmami etik bulmuyorum. Kitap nereden bakarsaniz bakin önceden konu hakkinda bilgisi olanin elinde kaliyor.
Umutsuz ev kadinlarini hedef kitlesi yapan bir roman işte....
Okudum yarim biraktim, üstune 3 farkli kitap okudum anca bitirdim.
O kadar sig bir kitap ki.
Şems'in babasina " gicik" olduğunu söylediği, Rumi'nin oğullarinin "Berkecan'a dönüştüğü, önemli yan karakterlerden birinin dedesi yasinda bir adama aşik olup karasevda'dan öldü mü kaldimi belli olmadigi buram buram Elif Şafak basitliği kokan kitap. Kimya Hatun'a aleni aleni hakaret edilmiş bence. Bir de bu kitapta Kimya Hatunun Mevlanaya hizmetci- evlatlik verildigi yazilmiş. Ben Kerra Hatun'un ilk evliliginden olankizi diye biliyordum. Onunla ilgili bir kitap okuyup, Selcuklu Tarihi hocasina sormustum. Üstüne çok muhabbet etmiştik. Yani Elif Şafak burada uydurmuş.
İlla uydurcaksan yine ayni konseptte hayali insanlar üret d'mi ama?
Ella'ya da ayri bir sinir oldum. Bu Elif Şafagı zerrece anlamiyorum ideali, hedefleri ve düsünceleri ne bilmiyorum. Adeta bukelamun kadinlardan. Mevlana, sems ve diger karakterlerin konusturuldugu sahneler o kadar kötü ki.. kötü yani. Orada mevlana degil Elif Şafak konusuyor.... Bitti kurtuldum. Oh.
İçinde Aşk olan bir kitap beğenilmezmi hele hele hem dünyevi hem uhrevi iki aşkı bir kitapta bulmak Elif Şafak adına ve kitabın adına yakışır bir eser sunmuş bizlere aşkı aşkla okudum ve beğendim....
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (14.747 Oy)18.348 beğeni41.524 okunma2.735 alıntı174.798 gösterim
  • Uçurtma Avcısı
    9.0/10 (9.461 Oy)11.147 beğeni27.572 okunma1.519 alıntı144.975 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.384 Oy)12.973 beğeni33.180 okunma3.148 alıntı139.579 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.580 Oy)8.534 beğeni25.198 okunma2.312 alıntı108.930 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (7.289 Oy)8.733 beğeni24.307 okunma1.307 alıntı119.795 gösterim
  • Olasılıksız
    8.5/10 (6.056 Oy)6.752 beğeni19.562 okunma655 alıntı110.502 gösterim
  • Çalıkuşu
    8.7/10 (4.144 Oy)4.976 beğeni18.222 okunma758 alıntı74.839 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.271 Oy)7.619 beğeni20.619 okunma3.727 alıntı123.427 gösterim
  • Bin Muhteşem Güneş
    8.9/10 (4.721 Oy)5.277 beğeni15.641 okunma889 alıntı75.182 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.238 Oy)8.552 beğeni27.460 okunma788 alıntı133.827 gösterim
Yazar tasavvufa hakim olmamakla birlikte dinsel konulara da uzak olması sebebiyle bu kitap dindar bir kişiyi manevi açıdan doyurmaz ancak bence okuyan herkese keyif verecek bir kitaptır.
Tasavvufa ve dinsel içeriklere hakim olmadığından "anlatımı" geri plana atıp daha çok karakterleri konuşturmuş. Elif Şafak kendi eksiğini bilerek böyle yapması haddini bildiğini ve mütevazılığını ispatlar.(Zaten Elif Şafak bu kitabı bize sunarken araştırma kitabı veya tarih kitabı olarak sunmamış. Hakkını teslim etmek gerekir)

"Bu kitabı yazmak için çok araştırma yapmış, çalışmış" denildiğini duymuştum. Emeğine sağlık.
Bu kitap okurlarına Mevlana ve Şems'i tam anlamı ile okurlarına tanıt(a)mazsa da bu kitap Mevlana ve Şems'i tanımayan herkesi onları tanımaya itti ve bu sayede birçok insan onları tanıyabilmek için birçok farklı kaynaktan Mevlana ve Şems'i araştırdı.
Yanlış hatırlamıyorsan bu kitap ilk çıktıktan birkaç ay sonra Mevlana ve Şems üzerine yazılmış olan kitaplara müthiş bir rağbet gösterilmişti. Yani bu bir gerçek ki Elif Şafak "gizil bir başarıya" imza atmıştır; yazdıkları ile bu kişiler üzerine büyük bir merak uyandırmıştır.
Tekrardan emeğine sağlık.
Popüler kültürün edebiyatı getirdiği durumu özetleyen, buram buram yapmacıklık kokan bir eser. Bence aşk bu değil, Mevlana'nin Aşk'ı zaten bu değil. Elif Şafak ise Mevlana hakkında bırakın kitap yazmak onu agzina alacak yetkinlikte birisi de değil.
Mevlana ve Aşk kavramını öğrenmek isteyenler bunu bizzat Mevlana'nin kendi eserlerinden öğrenmelidir.
Edebi yönden elbette artı özellikleri olan bir roman .Ama isminden, konusuna, işleniş tarzına kadar tümüyle ticari, sipariş ve popüler kültüre göre yapılmış bir kitap.Özellikle dini kavramlar, kuran dan alınan sözde tercümeler, hatta mevlana ve ailesine yönelik sözde alıntılar, çoğunlukla çarpıtma ve yazarımızın yönlendirmeli üslubuna malzeme olmuş. Tarihi roman kisvesi altında tarihte gerçekten yaşamış kişileri Kendi istediğimiz gibi çarpıtarak adına roman diyebilir miyiz?..Eskiden beri süre gelen ve bence kabak tadı veren; Kuran'ın, dinin zahirine bakmayın, batınına bakın (sanki batınını bilme tekelleri kendilerine verilmiş) , ibadetler filan önemli değil,boşverin, önemli olan kalp temizliği (sanki kalp temiz olmasın denmiş de ) vd klişeler işlenmiş. Ayrıca üslubu , bütün bu ticari klişelerden olsa gerek sıkıcı geldi, bana.Elif Hanımın çok daha kaliteli işleri olmuştu oysa, geçmişte.
Bu yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Onun için biraz çekinerek almıştım kitabı elime. Ama tahmin ettiğim gibi sıkıcı, insanı okumaktan bile soğutacak kadar değilmiş. Elif Şafak kalemi sade ve kısmen de olsa kalemi akıcı yazarmış. Bir tarafta Şems ile Mevlana dostluğu ve Allah aşkı, diğer tarafta Aziz ile Ella. Günümüzde geçmişin aşk anlayışının güzel bir karşılaştırılması. Kitapta tuhaf olan tek şey ise, karakter isimlerinin yahudiliğin sembol isimleri olmasıdır. Onun haricinde, başarılı ve etkileyici bulduğum söylenebilir. Ama yazarın diğer kitaplarını da okur muyum, bilmiyorum açıkçası.
Kitap hakkındaki hoş olmayan eleştirileri ve olumsuz yorumları
okuduğumda o an hissettim ki önyargılarımla inanılmaz bir savaş başlayacak..
Okuyum mu, okumayayım mı, acaba vakit kaybı yaşar mıyım? gibi zayıf düşüncelerin
beynimi kemirmesine fırsat vermeden kitabı kaptığım gibi okudum; tabi ve savaşı da başlatmış oldum :)
Ama daha sayfaların ilk başlarında bu savaşı kazanabileceğimi açıkçası beklemiyordum..
Aman Allah'ım kitapta kendimi buldum..yoksa kendimi kaybettim mi demeli? Her satır sanki beni anlatıyor...Her cümle... Her kelime...
Yazarın anlatımını samimi bulmakla beraber açık ve duru bir üslup kullanması kitabı bir solukta okumama sebep oldu.
Doğrusunu söylemek gerekirse büyüsüne kapıldım. Çok sevdim.
Önyargılarınızı-benim gibi- mağlup etmek dileğiyle... Sevgiler :)
Elif Şafağın ilk okuduğum kitabıydı..hayal ürünü var tabii ki de..elif şafak çok güzel çalışmış dersine ve topladığı bilgileri o kadar güzel harmanlamış ki..yazılanlar doğru ya da yanlış fakat Şems i hiç bu kadar merak etmemiştim..ve içimden en temiz duygularla keşke Şems ile tanışsaydım onu görseydim konuşsaydım demekten kendimi alamadım..konyaya çok kez gitmeme rağmen Şems in türbesine koşmak hiç aklıma gelmemişti..
İtiraf ediyorum kitaba ilk başlarken tum duyduklarima ragmen yinede bildiğimiz bir aşkı düşündüm gerçi icinde vardi ama ilerledıkce dünyevi bi durumdan kurtulup ilahi askin nasil güzel anlatildigini gordum ve kendimi kitabi okurken bulduğum icin sansli hissettim bu yorumu yazarken bıle hala icim urperir mutlaka okuyun
13. yüzyıl ortaları, bir sokak. Komşu sokak ise 21. yüzyıl. Evlerde birer pencere...
Pencerelerden, zamanı ve mekanı belirtilmiş anda Romanın kahramanı yada olayların şahidi olmuş şahsiyetleri adeta aynı usul ve üslupla bir nevi günlük tutmuşlar da günlük den okuyaraktan kendilerini ve verilen tarih de olayları kendi dillerinden o, pencereden başlarını uzatarak anlatıyorlar bizlere.
Zaman zaman Ella'nın anlatımlarında biraz farklılıklar izlemlesek de sanki yazarın kendisi mi devreye giriyor ne? bir nevi okuruna gizemli, şüpheli bir göz kırparcasına....
Güzel bir teknik, yöntem izlemiş Sayın Şafak.
Ayrıca okumaya kolaylık ve akıcılık katarken merak unsurunu arka sayfalara iteleyerek, sizi bir an önce o, sayfaya varmak isteği uyandırıyor.
Merak ediyordum neden bu kadar çok okunmanın gerekçesini. Sanırım:" bu yöntem ve çekicilik olmalı" sonucuna ulaştım.
Elif Şafağın okuduğum ilk kitabı bu...
Kitabın ilk sayfalarında beni biraz tereddüt' e düşüren şey; Amerikalı bir Yahudi ailenin yaşamındaki çelişkileri, çatışmalarında ki diyalogların bir doğu kültürü tarzı ihtiva etmesi oldu. Daha sonraları bu tereddüt iler sayfalarda, bazı tanımlamalar, benzetmeler v.s de de kendini gösterdiğini fark ettim. Sanki yabancı bir yazar kitap yazmış Türkçeye çevrilmiş, çevirmen bazı katkılar sağlamış...gibi geldi bana.
Kitabı beğendim. Okuması kolay, anlaşılması güzel, kurgular nefis.
Ancak: Tarihe kaydı düşmüş, şahsiyet yada vakıalar hem de tarihin ve de tarihçilerin netleştiremediklerini bir kurgu altında kaleme alıp romanlaştırmak. Okura" işte bu olay böyle idi, bu zat işte böyle idi..." Ne kadar doğru ve gerçeği yansıtan bir yaklaşım olur? Tartışılması gereken bir husus değil mi dir?
Şemsi Tebrizi yi bir başka yazarımız karakter olarak daha hırçın, vuran, kıran bir tabiat a sahip koymamıştı ortaya.
İfade etmeye gayret gösterdiğim şey, Tarihin gri de kalmış, ne siyah, ne beyaz olarak netleşmemiş sayfalarındaki kişi- olay v.s ireyi bana göre böyle, sana göre öyle mi? diye ortaya kona bilir mi? Peki ya ona göre nasıl olacak, Tarihin belli bir zamanında netleşirse olaylar, Romanlar masala mı dönecek ?
Kişiler efsane olmak dan çıkıp boşluk da sallanan nesnelere mi dönüşecek?
Tarihsel olmasa bile geçmişe mal olmuş, doğruluğu henüz netleşmemiş şeyler, Kurgularla boşluk yaratmak okurda akıl karışıklığı, fikri kirlilik yaratmaz mı?
Bu güzel kitabı bu düşünceler çerçevesinde okunursa tadı daha güzel olacak sanırım.
Herkeslere güzellikler ve güzel okumalar diliyorum,,,,
Güzel bir kitaptı okunmasını isterim ilgi çekiçi hayata bakış açılarını değiştirebilen bir kitaptır.aşkın ne kadar k8ymetli olduğunu herkesin boşa vermemesini anlatmakta
şunları düşünmeden edemedim ve giderek daha rahatsız oldum kitabı okurken: birincisi, bir şeyin anlaşılması için onun ortakarar hale getirilmesi çok yanlış birşey. mevlana ve şemsi tebrizinin ilişkisinin ve etraflarındaki insanlarla ilişkilerinin derinliği sıfır. hakikaten sıfır. ikincisi, tebrizi de mevlana da amerikan filmlerindeki mistik tipler gibi. yani ne tebrizinin tasavvufa, mevlanaya, "tanrı'ya" bakışı böyle olabilir ne de böyle olması mümkün olabilir. elif şafak gerçek bir mürşid tanımadı ve hayallerine göre yazıyor olmalı.çünkü efendiler, mürşidler yolun büyükleri şeriatın kurallarını edeblerinden terketmezler zaten. Bütün mesele burada edeb değil mi?elif şafak okurların anlattığı şeyi anlaması için tasavvufu sığlaştırıyor bence, ve bu büyük bir hata. tebrizi, mevlana ve diğerleri bu kadar tanıdık, bildik ve klişe kelimelerle konuşamazlar. Tebrizi de tasavvufu ölü ozanlar derneğindeki öğretmenin neşesine benzer bir tarzda anlatamaz. baba ve piç'i de okuduğum için bu iki esere bakarak elif şafak'ın büyük meseleler hakkında belki, bir olasılıkla, iyi niyetlerle de olsa yanlış cümleler kurduğunu düşünüyorum.
Her hakiki aşk, umulmadık dönüşümlere yol açar.
Aşk bir milad demektir.

Şayet "aşktan önce" ve "aşktan sonra"
Aynı insan olarak kalmışsak
Yeterince sevmemişiz demektir.

Birini seviyorsan onun için yapabileceğin
En anlamlı şey
"Değişmektir!".

O kadar çok değişmelisin ki , sen sen olmaktan çıkmalısın...
Kader, hayatımızın önceden çizilmiş olması demek değildir. Bu sebepten, "ne yapalım kaderimiz böyle" deyip boyun bükmek cehalet göstergesidir. Kader yolun tamamını değil, sadece yol ayrımlarını verir. Güzergah bellidir ama tüm dönemeç ve sapaklar yolcuya aittir. Öyleyse ne hayatının hakimisin, ne de hayat karşısında çaresizsin...
Elif Şafak
Sayfa 275
Hak yolunda ilerlemek yürek işidir,akıl işi degil.
Kılavuzun daima yüregin olsun,omzun üstündeki kafan degil.
Nefsini bilenlerden ol silenlerden degil!!!
Şeriat der ki:" Seninki senin, benimki benim." Tarikat der ki:" Seninki senin, benimki de senin." Marifet der ki:" Ne benimki var ne seninki." Hakikat der ki: " Ne sen varsın, ne ben."
İnanç aşk gibidir. İspat istemez. Mantıksal bir açıklama beklemez. Ya vardır ya da yok.
Elif Şafak
Sayfa 187

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Aşk
Baskı tarihi:
Mart 2009
Sayfa sayısı:
420
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051111070
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Ya ortasındasındır Aşk'ın merkezinde; ya da dışındasındır, hasretinde..

Ella Rubinstein (40) Amerikalı bir ev kadınıdır. Tipik burjuva değerlerinin hâkim olduğu oldukça varlıklı bir ailesi, düzenli ve görünüşte "sorunsuz" bir evliliği vardır. Üç çocuğunu da büyüttükten sonra bir yayınevinde editör-asistanı olarak iş bulur; görevi A. Z. Zahara adlı tanınmamış bir yazarın tasavvuf felsefesini konu alan tarihi romanını değerlendirmektir. 

Ancak hayatının kritik bir döneminde eline aldığı bu kitap, hiç beklemediği bir şekilde Ella'yı derinden sarsacak, dünyevi aşkı keşfetmek adına zorlu ve tehlikeli bir yolculuğa çıkmasına neden olacaktır. 

Hayatlarımızın durgun gölünü dalgalandıran taş misali, yüzleşmek zorunda olduğumuz sıkıntılar, acılar... ve aşkın peşinde katetmek zorunda olduğumuz zorlu yollar, ödediğimiz bedeller...

Aşk... kitap içinde bir kitap, hayatın anlamı peşinde bir aşk macerası... 

Aşk... Elif Şafak'tan arayışa, gerçeğe ve keşfetmeye dair bir roman.

Kitabı okuyanlar 18.021 okur

  • Ebru Çetin
  • Jilan T
  • İlayda Uğraşır
  • Layliii
  • Seda Nur Özer
  • Ceyda sağlam
  • aslı zengin
  • Mujke
  • Beyza Nizmlıoglu
  • Buse

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%36.1
14-17 Yaş
%7.1
18-24 Yaş
%12.8
25-34 Yaş
%15.4
35-44 Yaş
%17.1
45-54 Yaş
%8.6
55-64 Yaş
%1.1
65+ Yaş
%1.7

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%76.4
Erkek
%23.6

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%30.1 (1.456)
9
%15.4 (747)
8
%18.4 (890)
7
%12.6 (608)
6
%6.9 (336)
5
%6.6 (317)
4
%3.2 (156)
3
%2.1 (104)
2
%1.8 (87)
1
%2.8 (137)

Kitabın sıralamaları