Geri Bildirim
Adı:
Aşk
Baskı tarihi:
Mart 2009
Sayfa sayısı:
420
ISBN:
9786051111070
Kitabın türü:
Yayınevi:
Doğan Kitap
Ya ortasındasındır Aşk'ın merkezinde; ya da dışındasındır, hasretinde..

Ella Rubinstein (40) Amerikalı bir ev kadınıdır. Tipik burjuva değerlerinin hâkim olduğu oldukça varlıklı bir ailesi, düzenli ve görünüşte "sorunsuz" bir evliliği vardır. Üç çocuğunu da büyüttükten sonra bir yayınevinde editör-asistanı olarak iş bulur; görevi A. Z. Zahara adlı tanınmamış bir yazarın tasavvuf felsefesini konu alan tarihi romanını değerlendirmektir. 

Ancak hayatının kritik bir döneminde eline aldığı bu kitap, hiç beklemediği bir şekilde Ella'yı derinden sarsacak, dünyevi aşkı keşfetmek adına zorlu ve tehlikeli bir yolculuğa çıkmasına neden olacaktır. 

Hayatlarımızın durgun gölünü dalgalandıran taş misali, yüzleşmek zorunda olduğumuz sıkıntılar, acılar... ve aşkın peşinde katetmek zorunda olduğumuz zorlu yollar, ödediğimiz bedeller...

Aşk... kitap içinde bir kitap, hayatın anlamı peşinde bir aşk macerası... 

Aşk... Elif Şafak'tan arayışa, gerçeğe ve keşfetmeye dair bir roman.
EDEBİYATTA GARABETÇİLER AKIMI VOL: 1


Elif şafak... Namıdiğer edebiyatın Serdar Ortaç 'ı. Bir Neşet Ertaş 'ı bir Aşık Veysel 'i olmamış ve hiçbir zaman da olamayacak yazar hanım.

Etimoloji dolayısıyla edebiyat ciddiyet ister. Sözüm sadece Elif Şafak 'a da değil bu minval üzere yazarlık yapan herkese. Piyasaya yönelik, magazinsel, tam olarak günümüz tüketim toplumuna rahat pazarlanabilsin diye üretilmiş her kitaba da, yazarına da karşıyım. Kürtçede bir deyim vardır; Saman sizin değilse bile samanlık sizin. Evet saman olan kitaplar sizin değilse bile, içini doldurduğunuz samanlığınız olan beyniniz sizin! Öyle içine her gördüğünüz çer çöp kitabı atmayın. Ya da bir kitabı sırf çok satıyor ve herkesin elinde diye okumayın.

Bu kitap tamamen popüler kültürü beslemek, özellikle '' romantik islamcıların '' bastırılmış bazı dürtü ve duygularını kullanıp satılmak üzere yazılmış. Tabi bu durumda da yazarın mevlana şekeri satan bir esnaftan ne farkı kalır o da ayrı bir konu. '' Ya ne olsun öyle Şems, Mevlana, Yunus falan işteeeh. Beraber bir sema gösterisi izler miyiz tatlı kızsshh '' tadında kitaplar okuduğumuzda İslami görüş olarak biz müslümanlara ne katkı oluyor da bu garabetler böyle devasa satışlara ulaşabiliyor onu anlamak zaten mümkün değil.

Ticari satış kaygısı ile yazılmış olan ve duymayı, okumayı pek sevdiğimiz Mevlana, Şems, Aşk, Tasavvuf soslarıyla bol bol marine edilmiş bu vasat kitabı ve ekürisi olan diğer kitapları okumaya heveslenenlere önerim kaynağın kendisine gitmeniz. Eğer merak ettiğiniz gerçekten Mevlana ise Şems ise bu merakınızı direkt onların kitaplarından giderin. Evinize tam cilt bir mesnevi alın ama gerçekten okuyun, Mevlana'nın ne yazdığını ve nasıl fikirlere sahip olduğunu birebir kaynağından öğrenin. Çok da pahalı bir şey değil ama yine de benim o kadar param yok derseniz de mesaj atın pdf formatının linkini atarım size, ama yeter ki Mevlana ve Şems olmasa aç kalacak din bezirganlarının ve Mevlana, Şems endüstrisinin pazarlama stratejilerinin kurbanı olmayın.

Mevlananın kuşçuya dönüşüp her an '' Biliyon Demi Aşıklar Ölmez Yusufum '' diye söze gireceği anı beklediğiniz, Şems'in oryantalist mistik bir keşişe dönüştüğü, 13. yüzyılda yaşamış bahse konu kahramanların birer meriçcan ve ıtırsuya dönüştüğü bu kitabı, Elif Şafak hangi kafa ile yazdı bilinmez ama siz okuyarak kendinize bu kötülüğü yapmayın derim.

Unutmadan son bir ekleme daha yapayım. İmam Rabbani; "Şeriatsiz tarikat, zındıklıktır." der. Şahsen bu sözün kapsamının "Şeriatsiz tarikat ve tasavvuf zındıklıktır." şeklinde genişletilmesi gerektiğini düşünüyorum. Elif Şafak İslam dininin ve tasavvufun çoğu hakikatini sığlaştırıp, dejenere ederek hemen her kesimdeki okuyucuya şirin görünüp daha fazla satışa ulaşmaya çalışmış belli ki ama tasavvufa ve dini hakikatlere gerçekten ilgi duyan okurların bu tarz şark kurnazlıklarına prim vermemesi gerektiğini düşünüyorum.
İçinde Aşk olan bir kitap beğenilmezmi hele hele hem dünyevi hem uhrevi iki aşkı bir kitapta bulmak Elif Şafak adına ve kitabın adına yakışır bir eser sunmuş bizlere aşkı aşkla okudum ve beğendim....

Benzer kitaplar

Bir kitabi, 1 ayda bitirerek kendi kişisel rekorumu kırdım evet...
Bu kitaba 3.'ye para veriyorum. İlki benden okumaya daha cok hevesli birine ödünç verildi geri gelmedi, ikincisini yine seneler evvel aldim bi kaç sayfa okudum ve Altinoluk plajlarinda hacilattim veya unuttum akibeti hakkinda hic bi bilgim yok. Elimde bulunan 3.yü bitirebilmenin hakli gururunu yasiyorum.
Şimdi;
Elif Şafak sevdiğim ve kalemini iyi bulduğum bir yazar değil. Benim için yokluğu da varlığida bir.
Toplumun ortak değeri olan ( en azindan bir kisminin) tarihi karakterlerin yazarlarin hayal gücune veya kafalarina gore hayat bulmasina karşiyim. O yüzden tarihi romanlari roman olarak okumakta güçluk çekiyor ve değerlendirme yapmami etik bulmuyorum. Kitap nereden bakarsaniz bakin önceden konu hakkinda bilgisi olanin elinde kaliyor.
Umutsuz ev kadinlarini hedef kitlesi yapan bir roman işte....
Okudum yarim biraktim, üstune 3 farkli kitap okudum anca bitirdim.
O kadar sig bir kitap ki.
Şems'in babasina " gicik" olduğunu söylediği, Rumi'nin oğullarinin "Berkecan'a dönüştüğü, önemli yan karakterlerden birinin dedesi yasinda bir adama aşik olup karasevda'dan öldü mü kaldimi belli olmadigi buram buram Elif Şafak basitliği kokan kitap. Kimya Hatun'a aleni aleni hakaret edilmiş bence. Bir de bu kitapta Kimya Hatunun Mevlanaya hizmetci- evlatlik verildigi yazilmiş. Ben Kerra Hatun'un ilk evliliginden olankizi diye biliyordum. Onunla ilgili bir kitap okuyup, Selcuklu Tarihi hocasina sormustum. Üstüne çok muhabbet etmiştik. Yani Elif Şafak burada uydurmuş.
İlla uydurcaksan yine ayni konseptte hayali insanlar üret d'mi ama?
Ella'ya da ayri bir sinir oldum. Bu Elif Şafagı zerrece anlamiyorum ideali, hedefleri ve düsünceleri ne bilmiyorum. Adeta bukelamun kadinlardan. Mevlana, sems ve diger karakterlerin konusturuldugu sahneler o kadar kötü ki.. kötü yani. Orada mevlana degil Elif Şafak konusuyor.... Bitti kurtuldum. Oh.
Yazar tasavvufa hakim olmamakla birlikte dinsel konulara da uzak olması sebebiyle bu kitap dindar bir kişiyi manevi açıdan doyurmaz ancak bence okuyan herkese keyif verecek bir kitaptır.
Tasavvufa ve dinsel içeriklere hakim olmadığından "anlatımı" geri plana atıp daha çok karakterleri konuşturmuş. Elif Şafak kendi eksiğini bilerek böyle yapması haddini bildiğini ve mütevazılığını ispatlar.(Zaten Elif Şafak bu kitabı bize sunarken araştırma kitabı veya tarih kitabı olarak sunmamış. Hakkını teslim etmek gerekir)

"Bu kitabı yazmak için çok araştırma yapmış, çalışmış" denildiğini duymuştum. Emeğine sağlık.
Bu kitap okurlarına Mevlana ve Şems'i tam anlamı ile okurlarına tanıt(a)mazsa da bu kitap Mevlana ve Şems'i tanımayan herkesi onları tanımaya itti ve bu sayede birçok insan onları tanıyabilmek için birçok farklı kaynaktan Mevlana ve Şems'i araştırdı.
Yanlış hatırlamıyorsan bu kitap ilk çıktıktan birkaç ay sonra Mevlana ve Şems üzerine yazılmış olan kitaplara müthiş bir rağbet gösterilmişti. Yani bu bir gerçek ki Elif Şafak "gizil bir başarıya" imza atmıştır; yazdıkları ile bu kişiler üzerine büyük bir merak uyandırmıştır.
Tekrardan emeğine sağlık.
Popüler kültürün edebiyatı getirdiği durumu özetleyen, buram buram yapmacıklık kokan bir eser. Bence aşk bu değil, Mevlana'nin Aşk'ı zaten bu değil. Elif Şafak ise Mevlana hakkında bırakın kitap yazmak onu agzina alacak yetkinlikte birisi de değil.
Mevlana ve Aşk kavramını öğrenmek isteyenler bunu bizzat Mevlana'nin kendi eserlerinden öğrenmelidir.
Genelde her kitap bittiğinde üzülürüm ama bu kitap bitince farklı bir hüzün kapladı içime. Sanırım kitaba fazla bağlandım. Güzeldi, özeldi, akıcıydı, etkileyiciydi. Her ne kadar sevmeyeni çok olsa da ben sevdim hatta çok sevdim. Hem ilahi aşkı hem dünyevi aşkı ne güzelde anlatmış Elif Şafak. Kitabı bakış açısıyla okumamalı, kitabın akışına kendinizi bırakmalısınız ki kitabı gerçekten hissedip anlayasanız. Mevlana'yı , Şems'i tanıdım bu kitapla. Özün önemini anlatan, önemli olanın içte olduğunu kavratan çok huzur verici bir kitap. Sonunun böyle bitmesini asla istemezdim. Önyargılarınızı bir kenara bırakıp kitaba bir şans vermelisiniz.
Edebi yönden elbette artı özellikleri olan bir roman .Ama isminden, konusuna, işleniş tarzına kadar tümüyle ticari, sipariş ve popüler kültüre göre yapılmış bir kitap.Özellikle dini kavramlar, kuran dan alınan sözde tercümeler, hatta mevlana ve ailesine yönelik sözde alıntılar, çoğunlukla çarpıtma ve yazarımızın yönlendirmeli üslubuna malzeme olmuş. Tarihi roman kisvesi altında tarihte gerçekten yaşamış kişileri Kendi istediğimiz gibi çarpıtarak adına roman diyebilir miyiz?..Eskiden beri süre gelen ve bence kabak tadı veren; Kuran'ın, dinin zahirine bakmayın, batınına bakın (sanki batınını bilme tekelleri kendilerine verilmiş) , ibadetler filan önemli değil,boşverin, önemli olan kalp temizliği (sanki kalp temiz olmasın denmiş de ) vd klişeler işlenmiş. Ayrıca üslubu , bütün bu ticari klişelerden olsa gerek sıkıcı geldi, bana.Elif Hanımın çok daha kaliteli işleri olmuştu oysa, geçmişte.
Bu yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Onun için biraz çekinerek almıştım kitabı elime. Ama tahmin ettiğim gibi sıkıcı, insanı okumaktan bile soğutacak kadar değilmiş. Elif Şafak kalemi sade ve kısmen de olsa kalemi akıcı yazarmış. Bir tarafta Şems ile Mevlana dostluğu ve Allah aşkı, diğer tarafta Aziz ile Ella. Günümüzde geçmişin aşk anlayışının güzel bir karşılaştırılması. Kitapta tuhaf olan tek şey ise, karakter isimlerinin yahudiliğin sembol isimleri olmasıdır. Onun haricinde, başarılı ve etkileyici bulduğum söylenebilir. Ama yazarın diğer kitaplarını da okur muyum, bilmiyorum açıkçası.
Kitap hakkındaki hoş olmayan eleştirileri ve olumsuz yorumları
okuduğumda o an hissettim ki önyargılarımla inanılmaz bir savaş başlayacak..
Okuyum mu, okumayayım mı, acaba vakit kaybı yaşar mıyım? gibi zayıf düşüncelerin
beynimi kemirmesine fırsat vermeden kitabı kaptığım gibi okudum; tabi ve savaşı da başlatmış oldum :)
Ama daha sayfaların ilk başlarında bu savaşı kazanabileceğimi açıkçası beklemiyordum..
Aman Allah'ım kitapta kendimi buldum..yoksa kendimi kaybettim mi demeli? Her satır sanki beni anlatıyor...Her cümle... Her kelime...
Yazarın anlatımını samimi bulmakla beraber açık ve duru bir üslup kullanması kitabı bir solukta okumama sebep oldu.
Doğrusunu söylemek gerekirse büyüsüne kapıldım. Çok sevdim.
Önyargılarınızı-benim gibi- mağlup etmek dileğiyle... Sevgiler :)
Elif Şafağın ilk okuduğum kitabıydı..hayal ürünü var tabii ki de..elif şafak çok güzel çalışmış dersine ve topladığı bilgileri o kadar güzel harmanlamış ki..yazılanlar doğru ya da yanlış fakat Şems i hiç bu kadar merak etmemiştim..ve içimden en temiz duygularla keşke Şems ile tanışsaydım onu görseydim konuşsaydım demekten kendimi alamadım..konyaya çok kez gitmeme rağmen Şems in türbesine koşmak hiç aklıma gelmemişti..
Her hakiki aşk, umulmadık dönüşümlere yol açar.
Aşk bir milad demektir.

Şayet "aşktan önce" ve "aşktan sonra"
Aynı insan olarak kalmışsak
Yeterince sevmemişiz demektir.

Birini seviyorsan onun için yapabileceğin
En anlamlı şey
"Değişmektir!".

O kadar çok değişmelisin ki , sen sen olmaktan çıkmalısın...
Senin gönlün değişirse, dünya değişir.
Elif Şafak
Sayfa 260 - Şems-i Tebrizi
Kader, hayatımızın önceden çizilmiş olması demek değildir. Bu sebepten, "ne yapalım kaderimiz böyle" deyip boyun bükmek cehalet göstergesidir. Kader yolun tamamını değil, sadece yol ayrımlarını verir. Güzergah bellidir ama tüm dönemeç ve sapaklar yolcuya aittir. Öyleyse ne hayatının hakimisin, ne de hayat karşısında çaresizsin...
Elif Şafak
Sayfa 275
Hak yolunda ilerlemek yürek işidir,akıl işi degil.
Kılavuzun daima yüregin olsun,omzun üstündeki kafan degil.
Nefsini bilenlerden ol silenlerden degil!!!
Şeriat der ki:" Seninki senin, benimki benim." Tarikat der ki:" Seninki senin, benimki de senin." Marifet der ki:" Ne benimki var ne seninki." Hakikat der ki: " Ne sen varsın, ne ben."
İnanç aşk gibidir. İspat istemez. Mantıksal bir açıklama beklemez. Ya vardır ya da yok.
Elif Şafak
Sayfa 187

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Aşk
Baskı tarihi:
Mart 2009
Sayfa sayısı:
420
ISBN:
9786051111070
Kitabın türü:
Yayınevi:
Doğan Kitap
Ya ortasındasındır Aşk'ın merkezinde; ya da dışındasındır, hasretinde..

Ella Rubinstein (40) Amerikalı bir ev kadınıdır. Tipik burjuva değerlerinin hâkim olduğu oldukça varlıklı bir ailesi, düzenli ve görünüşte "sorunsuz" bir evliliği vardır. Üç çocuğunu da büyüttükten sonra bir yayınevinde editör-asistanı olarak iş bulur; görevi A. Z. Zahara adlı tanınmamış bir yazarın tasavvuf felsefesini konu alan tarihi romanını değerlendirmektir. 

Ancak hayatının kritik bir döneminde eline aldığı bu kitap, hiç beklemediği bir şekilde Ella'yı derinden sarsacak, dünyevi aşkı keşfetmek adına zorlu ve tehlikeli bir yolculuğa çıkmasına neden olacaktır. 

Hayatlarımızın durgun gölünü dalgalandıran taş misali, yüzleşmek zorunda olduğumuz sıkıntılar, acılar... ve aşkın peşinde katetmek zorunda olduğumuz zorlu yollar, ödediğimiz bedeller...

Aşk... kitap içinde bir kitap, hayatın anlamı peşinde bir aşk macerası... 

Aşk... Elif Şafak'tan arayışa, gerçeğe ve keşfetmeye dair bir roman.

Kitabı okuyanlar 15.867 okur

  • Nazlı Doğruer
  • Mürü
  • Demet Kalkan
  • Berrak Yaka
  • عثمان
  • Ytop
  • Esma ÇAKIR
  • Berrin
  • Sultan TOPUZ
  • Melek

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%37.2
14-17 Yaş
%5.9
18-24 Yaş
%13.5
25-34 Yaş
%16.7
35-44 Yaş
%14.5
45-54 Yaş
%9.7
55-64 Yaş
%0.9
65+ Yaş
%1.7

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%76.6
Erkek
%23.4

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%30.2 (1.307)
9
%15.7 (679)
8
%18.2 (788)
7
%12.3 (533)
6
%7 (301)
5
%6.5 (281)
4
%3.3 (141)
3
%2.2 (97)
2
%1.7 (74)
1
%2.8 (120)

Kitabın sıralamaları