8,0/10  (1.983 Oy) · 
7.122 okunma  · 
1.838 beğeni  · 
51.531 gösterim
Ya ortasındasındır Aşk'ın merkezinde; ya da dışındasındır, hasretinde..

Ella Rubinstein (40) Amerikalı bir ev kadınıdır. Tipik burjuva değerlerinin hâkim olduğu oldukça varlıklı bir ailesi, düzenli ve görünüşte "sorunsuz" bir evliliği vardır. Üç çocuğunu da büyüttükten sonra bir yayınevinde editör-asistanı olarak iş bulur; görevi A. Z. Zahara adlı tanınmamış bir yazarın tasavvuf felsefesini konu alan tarihi romanını değerlendirmektir. 

Ancak hayatının kritik bir döneminde eline aldığı bu kitap, hiç beklemediği bir şekilde Ella'yı derinden sarsacak, dünyevi aşkı keşfetmek adına zorlu ve tehlikeli bir yolculuğa çıkmasına neden olacaktır. 

Hayatlarımızın durgun gölünü dalgalandıran taş misali, yüzleşmek zorunda olduğumuz sıkıntılar, acılar... ve aşkın peşinde katetmek zorunda olduğumuz zorlu yollar, ödediğimiz bedeller...

Aşk... kitap içinde bir kitap, hayatın anlamı peşinde bir aşk macerası... 

Aşk... Elif Şafak'tan arayışa, gerçeğe ve keşfetmeye dair bir roman.
  • Baskı Tarihi:
    Şubat 2014
  • Sayfa Sayısı:
    420
  • ISBN:
    9786051111070
  • Yayınevi:
    Doğan Kitap
  • Kitabın Türü:
t.d. 
15 Tem 2015 · Kitabı okumadı · Puan vermedi

Okumadığım ve hiçbir zaman okumayı düşünmediğim bir roman. Popüler kültürün aşk algısı, gerçek Mevlana'nın değil. Eğer gerçekten Mevlana'yı anlamak istiyorsanız bunu Mevlana hakkında yazılan kitap ve yazılardan değil de Mevlana'nın kendi eserlerinden onu anlamaya çalışarak yapmalısınız. Çünkü onun hakkında yazılan tüm romanlar, yazarın hayal dünyası ve yakıştırmalarından ibaret... Oysa aşkı arayan kişilerin bir diğer aradığı da hakikat olmalı değil midir?

Tuncer KAHRAMAN 
04 Haz 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

İçinde Aşk olan bir kitap beğenilmezmi hele hele hem dünyevi hem uhrevi iki aşkı bir kitapta bulmak Elif Şafak adına ve kitabın adına yakışır bir eser sunmuş bizlere aşkı aşkla okudum ve beğendim....

C. 
 16 Eyl 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Bir insanın hayata dair tecrübe alması için yanlışlarını görmesi gerekir. Ailesine sonsuz saygı duyan bir genç kız kendini çoğu zaman anlamadıklarını düşünüyor. Bu düşünce genelde hep genç çağlarda oluyor. Aşkına sonuna kadar saygı duyan ve kendini mutlu eden bir olayın ailesi tarafından onaylanmaması onun buruk hikayesi olur. Mutluluk sevgidir, sevgi beraberlikir. Belkide herşeyi aile ile paylaşmak doğru değildir ama yol kesen saygı çizgimizdir. Aşk olmazsa olmazdır. Bulan hem üzülür hem sevinir çünkü herkese nasip olmaz. Mutlu sonlar, beklenen yıllar ömre bedeldir. :))))))

zehra koyuncu 
 01 Ara 2016 · Kitabı yarım bıraktı · Puan vermedi

Elif şafak bana göre edebiyatın Serdar Ortaç' ıdır, bi Neşet Ertaş'ı bi Aşık Veysel'i
bi Mohsen Namjoo'su olmamıştır ve hiçbir zaman da olamayacaktır. Etimoloji dolayısıyla edebiyat ciddiyet ister. Sözüm sadece Elif Şafak'a da değil bu minvalde yazarlık yapan herkese. Piyasaya yönelik, magazinsel, tam olarak günümüz tüketim toplumuna rahat pazarlanabilsin diye üretilmiş her kitaba da yazarına da karşıyım. Saman sizin değilse de samanlık sizin, öyle içine her gördüğünüz kitabı atmayın. Ya da sırf çok satıyor herkesin elinde diye okumayın. Bu kitap da tamamen popüler kültürü beslemek, özellikle romantik islamcıların bazı duygularını kullanıp satılmak üzere yazılmış, e bu durumda da yazarın mevlana şekeri satan bir esnaftan ne farkı kalır ki. Bu kitabı okumaya heveslenenlere önerim kaynağın kendisine gitmeniz. Eğer merak ettiğiniz gerçekten Mevlana ise Şems ise bu merakınızı direk onların kitaplarından giderin. Evinize tam cilt bir mesnevi alın ve baş ucu kitabınız olsun emin olun size katacağı o kadar çok şey olacak ki kendiniz bile bir kitabın etkisinin sizde oluşturacağı etkiye inanamıyacaksınız. Hem unutmayın bu kitabı herkes okuyabilir ama Mevlana'nın deyimiyle Mesnevi'yi okumak ve anlamak her kula nasip olmaz. Çok da pahalı birşey değil ama yine de benim o kadar param yok derseniz de mesaj atın pdf formatının linkini atarım isteyene ama yeter ki kalitesiz aynalardaki akislerini seyretmek yerine güneşin kendisine çevirin yüzünüzü

Ceren Acer 
10 Tem 2015 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Bu yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Onun için biraz çekinerek almıştım kitabı elime. Ama tahmin ettiğim gibi sıkıcı, insanı okumaktan bile soğutacak kadar değilmiş. Elif Şafak kalemi sade ve kısmen de olsa kalemi akıcı yazarmış. Bir tarafta Şems ile Mevlana dostluğu ve Allah aşkı, diğer tarafta Aziz ile Ella. Günümüzde geçmişin aşk anlayışının güzel bir karşılaştırılması. Kitapta tuhaf olan tek şey ise, karakter isimlerinin yahudiliğin sembol isimleri olmasıdır. Onun haricinde, başarılı ve etkileyici bulduğum söylenebilir. Ama yazarın diğer kitaplarını da okur muyum, bilmiyorum açıkçası.

Melike Kaynak 
10 May 2016 · Kitabı okudu · 15 günde · Beğendi · Puan vermedi

Güzel bir kitaptı okunmasını isterim ilgi çekiçi hayata bakış açılarını değiştirebilen bir kitaptır.aşkın ne kadar k8ymetli olduğunu herkesin boşa vermemesini anlatmakta

Halil Yavuz KAYA 
11 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 6/10 puan

13. yüzyıl ortaları, bir sokak. Komşu sokak ise 21. yüzyıl. Evlerde birer pencere...
Pencerelerden, zamanı ve mekanı belirtilmiş anda Romanın kahramanı yada olayların şahidi olmuş şahsiyetleri adeta aynı usul ve üslupla bir nevi günlük tutmuşlar da günlük den okuyaraktan kendilerini ve verilen tarih de olayları kendi dillerinden o, pencereden başlarını uzatarak anlatıyorlar bizlere.
Zaman zaman Ella'nın anlatımlarında biraz farklılıklar izlemlesek de sanki yazarın kendisi mi devreye giriyor ne? bir nevi okuruna gizemli, şüpheli bir göz kırparcasına....
Güzel bir teknik, yöntem izlemiş Sayın Şafak.
Ayrıca okumaya kolaylık ve akıcılık katarken merak unsurunu arka sayfalara iteleyerek, sizi bir an önce o, sayfaya varmak isteği uyandırıyor.
Merak ediyordum neden bu kadar çok okunmanın gerekçesini. Sanırım:" bu yöntem ve çekicilik olmalı" sonucuna ulaştım.
Elif Şafağın okuduğum ilk kitabı bu...
Kitabın ilk sayfalarında beni biraz tereddüt' e düşüren şey; Amerikalı bir Yahudi ailenin yaşamındaki çelişkileri, çatışmalarında ki diyalogların bir doğu kültürü tarzı ihtiva etmesi oldu. Daha sonraları bu tereddüt iler sayfalarda, bazı tanımlamalar, benzetmeler v.s de de kendini gösterdiğini fark ettim. Sanki yabancı bir yazar kitap yazmış Türkçeye çevrilmiş, çevirmen bazı katkılar sağlamış...gibi geldi bana.
Kitabı beğendim. Okuması kolay, anlaşılması güzel, kurgular nefis.
Ancak: Tarihe kaydı düşmüş, şahsiyet yada vakıalar hem de tarihin ve de tarihçilerin netleştiremediklerini bir kurgu altında kaleme alıp romanlaştırmak. Okura" işte bu olay böyle idi, bu zat işte böyle idi..." Ne kadar doğru ve gerçeği yansıtan bir yaklaşım olur? Tartışılması gereken bir husus değil mi dir?
Şemsi Tebrizi yi bir başka yazarımız karakter olarak daha hırçın, vuran, kıran bir tabiat a sahip koymamıştı ortaya.
İfade etmeye gayret gösterdiğim şey, Tarihin gri de kalmış, ne siyah, ne beyaz olarak netleşmemiş sayfalarındaki kişi- olay v.s ireyi bana göre böyle, sana göre öyle mi? diye ortaya kona bilir mi? Peki ya ona göre nasıl olacak, Tarihin belli bir zamanında netleşirse olaylar, Romanlar masala mı dönecek ?
Kişiler efsane olmak dan çıkıp boşluk da sallanan nesnelere mi dönüşecek?
Tarihsel olmasa bile geçmişe mal olmuş, doğruluğu henüz netleşmemiş şeyler, Kurgularla boşluk yaratmak okurda akıl karışıklığı, fikri kirlilik yaratmaz mı?
Bu güzel kitabı bu düşünceler çerçevesinde okunursa tadı daha güzel olacak sanırım.
Herkeslere güzellikler ve güzel okumalar diliyorum,,,,

Tuncay YILDIRIM 
 06 Kas 2015 · Kitabı okudu · 4 günde · 10/10 puan

Yazarın ilk okuduğum kitabı Bit Palas'tı ve beğenmemiştim. Doğal olarak diğer kitaplarına karsı negatif bir görüş oluştu bende. 1000 Kitapta en çok okunan kitaplarda üst sıralarda olan bu kitaba da çoğunluğun bir bildiği vardır diye başladım.
Çoğunluk haklıymış ve bence harika bir kitap olmuş.

Rogojin 
17 Şub 2016 · Kitabı okudu · 1/10 puan

şunları düşünmeden edemedim ve giderek daha rahatsız oldum kitabı okurken: birincisi, bir şeyin anlaşılması için onun ortakarar hale getirilmesi çok yanlış birşey. mevlana ve şemsi tebrizinin ilişkisinin ve etraflarındaki insanlarla ilişkilerinin derinliği sıfır. hakikaten sıfır. ikincisi, tebrizi de mevlana da amerikan filmlerindeki mistik tipler gibi. yani ne tebrizinin tasavvufa, mevlanaya, "tanrı'ya" bakışı böyle olabilir ne de böyle olması mümkün olabilir. elif şafak gerçek bir mürşid tanımadı ve hayallerine göre yazıyor olmalı.çünkü efendiler, mürşidler yolun büyükleri şeriatın kurallarını edeblerinden terketmezler zaten. Bütün mesele burada edeb değil mi?elif şafak okurların anlattığı şeyi anlaması için tasavvufu sığlaştırıyor bence, ve bu büyük bir hata. tebrizi, mevlana ve diğerleri bu kadar tanıdık, bildik ve klişe kelimelerle konuşamazlar. Tebrizi de tasavvufu ölü ozanlar derneğindeki öğretmenin neşesine benzer bir tarzda anlatamaz. baba ve piç'i de okuduğum için bu iki esere bakarak elif şafak'ın büyük meseleler hakkında belki, bir olasılıkla, iyi niyetlerle de olsa yanlış cümleler kurduğunu düşünüyorum.

İrem Aydoğan 
31 Eki 2014 · Kitabı yarım bıraktı · Puan vermedi

kolay kolay hiçbir kitabı yarım bırakmayan biri olarak yeterince sıkıldım...

Kitaptan 237 Alıntı

Kezban 
13 Eyl 2014 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Her hakiki aşk, umulmadık dönüşümlere yol açar.
Aşk bir milad demektir.

Şayet "aşktan önce" ve "aşktan sonra"
Aynı insan olarak kalmışsak
Yeterince sevmemişiz demektir.

Birini seviyorsan onun için yapabileceğin
En anlamlı şey
"Değişmektir!".

O kadar çok değişmelisin ki , sen sen olmaktan çıkmalısın...

Aşk, Elif ŞafakAşk, Elif Şafak
Öznur 
 28 Şub 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

"Demek sadece uzaktakileri özlemezmiş insan. En yakınındakini de pekala özleyebilirmiş."

Aşk, Elif Şafak (Sayfa 228)Aşk, Elif Şafak (Sayfa 228)
Belce Karaoğlu 
19 Eki 2014 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Senin gönlün değişirse, dünya değişir.

Aşk, Elif Şafak (Sayfa 260 - Şems-i Tebrizi)Aşk, Elif Şafak (Sayfa 260 - Şems-i Tebrizi)
Aysel 
 07 Eki 2014 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Kader, hayatımızın önceden çizilmiş olması demek değildir. Bu sebepten, "ne yapalım kaderimiz böyle" deyip boyun bükmek cehalet göstergesidir. Kader yolun tamamını değil, sadece yol ayrımlarını verir. Güzergah bellidir ama tüm dönemeç ve sapaklar yolcuya aittir. Öyleyse ne hayatının hakimisin, ne de hayat karşısında çaresizsin...

Aşk, Elif Şafak (Sayfa 275)Aşk, Elif Şafak (Sayfa 275)
Güler Ayata 
26 Tem 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

İki büklüm oldum acıdan. Gene gülümsedim....

Aşk, Elif Şafak (Sayfa 272)Aşk, Elif Şafak (Sayfa 272)

Şeriat der ki:" Seninki senin, benimki benim." Tarikat der ki:" Seninki senin, benimki de senin." Marifet der ki:" Ne benimki var ne seninki." Hakikat der ki: " Ne sen varsın, ne ben."

Aşk, Elif ŞafakAşk, Elif Şafak
Elnare Tagiyeva 
13 Oca 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

İnanç aşk gibidir. İspat istemez. Mantıksal bir açıklama beklemez. Ya vardır ya da yok.

Aşk, Elif Şafak (Sayfa 187)Aşk, Elif Şafak (Sayfa 187)
Nur-AL 
16 Mar 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

"Elimde olsa cenneti ateşe verir, cehennemi de bir kova suyla söndürürüm ki geriye Aşk baki kalsın..."

Aşk, Elif Şafak (Şems-i Tebrizi)Aşk, Elif Şafak (Şems-i Tebrizi)
Öznur 
 16 Şub 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Arayış
"Şüphe fena bir şey değil ki. Şüphedeysen, hayattasın demektir. Arayıştasın."

Aşk, Elif Şafak (Sayfa 182 - Şems-i Tebrizi)Aşk, Elif Şafak (Sayfa 182 - Şems-i Tebrizi)
Kezban 
13 Eyl 2014 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Aklın kimyası ile aşkın kimyası başkadır.
Akıl temkinlidir. Korka korka atar adımlarını. "Aman sakın kendini" diye tembihler. Halbuki aşk öyle mi? Onun tek dediği: "bırak kendini, koy gitsin!" Akıl kolay kolay yıkılmaz. Aşk ise kendini yıpratır, harap düşer. Halbuki hazineler ve defineler yıkıntılar arasında olur. Ne varsa harap bir kalpte var!

Aşk, Elif ŞafakAşk, Elif Şafak
24 /