Baba ve Piç

7,6/10  (576 Oy) · 
2.670 okunma  · 
440 beğeni  · 
11.028 gösterim
Elif Şafak'ın Baba ve Piç adlı kitabını okudunuz mu? Okuyun. Üzerine çok yazıldığı için çok kısadan söyleyeceğim: Farklı katmanları, farklı okumaları, farklı çağrışımları keşfetmek için okuyun. Türkçenin sonsuz zenginliğini, Elif Şafak'ın dil oyunlarını, dille oynamasını, dili uçurmasını, cinsiyetçiliğe meydan okuyan dil "hınzırlıklarını" keşfedip, tadını çıkarmak için okuyun. Unutmak, anımsamak, anılar, suskunluklar, sırlar ve gerçekler, isyanlar ve boyun eğmeler, kaçışlar ve arayışlar üzerine, bizi bize anlatan enfes bir roman olduğu için okuyun. Zeynep Oral, Cumhuriyet Canlı ve eğlenceli. Bu muhteşem roman beni alıp uzaklara götürdü. Geri döndüğümde ise beni başka bir gerçeklik bekliyordu. Alan Cheuse, Chicago Tribune Cesur ve güzel... Kitapta pek çok karakter olmasına rağmen, bu karakterler arasında en etkileyici olanı Kazancı ailesinin kadın reislerinden biri değil, belki de İstanbul'un kendisi. John Freeman, Star Tribune Şafak güçlü kadın karakterler yaratma konusunda çok hünerli, ayrıca İstanbul'a ilişkin canlı tasvirler pek çok kişiyi şehre çekecek türden. Şafak'ın karakterleri kitabı bitirdikten sonra bile insanın zihnini terk etmiyor.
-Patricia Corrigan, St. Louis Post-Dispatch-
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2012
  • Sayfa Sayısı:
    418
  • ISBN:
    9786051114682
  • Çeviri:
    Aslı Biçen
  • Yayınevi:
    Doğan Kitap
  • Kitabın Türü:
Haktan Mazmanoğlu 
26 Eki 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Birbirinden binlerce kilometre uzakta iki ailenin nasıl iç içe geçmiş hikayeleri olabileceğini, bakireliği, ensesti, ırkçılığı, kuşak çatışmasını, eski ve yeni İstanbul'u, kozmopolitliği, küreselliği anlatmaya çalışan bir kitap. Peki bunu yapabilmiş mi derseniz okumanızı tavsiye ederim ama beklentinizi çok da yüksek tutmamanızı tavsiye ederim.

Mehtappp 
 09 Kas 2015 · Kitabı okudu · 8 günde · Beğendi · 9/10 puan

Baba ve Piç romanı hakkında bir şey bilmeden tesadüfen konusuna bakıpta aldığım ve okuduğum ilk Elif Şafak romanı.

Kitap 18 bölümden oluşuyor ve yazarın her bölümü aşure malzemelerinden seçmesi ilginçti. Üslupta dikkatimi çeken iki şey oldu; biri "günbegün,anbean,yılbeyıl" kelime grubu ve diğeri kurallı birleşik fiiller.Çokça kullanmış diğer kitaplarında da öyle mi bilemiyorum okumadığımdan. Betimlemeleri, akıcılığı oldukça iyiydi.

Konu bakımından kitap çıktığı zamanlarda oldukça gündeme oturmuş ve eleştirilmiş. Açıkçası ben değerlendirmelere katılmıyorum. Yazar Ermeni ve Türk ailelerini farklı bakış açılarından ele almış. Ermenilerin geçmişe saplantılarını, bizleri nasıl gördüklerini, bize yönelik olumsuz düşüncelerini , nefretlerini "Çakmaçıyan" ailesiyle dile getirmiş. Türk ailesi "Kazancı"lar ise cins tiplerden seçilmiş olsa da (sadece teyzeleri abartılı buldum) geçmişe saplanıp kalmamış, aksine daha iyi yansıtılmış. Her iki aile de ne kadar farklı olsalar da "Asya Kazancı" ve "Armanuş Çakmakçıyan"ın yetiştirilme tarzının ve aile yapısının benzediği bir gerçek. İki aile arasındaki bağ kitabın sonunda şaşırtıcı bir şekilde bağlanmış.
"Bazen bilmemek bilmekten daha iyidir " düşüncesi vurgulanıyor.

Kitabı okurken aklımdaki sürekli düşünce, farklı kültürden ailelerin oluşturduğu eski İstanbul semtlerinde(ya da güzel ülkemin başka şehri de olabilir) doğup yaşamanın nasıl olduğuydu.Günümüzde farklılıklar artık saygı görmüyor sanki herkes aynı şekilde düşünmek ve yaşamak zorundaymış gibi.

Sibel Kalın 
08 Haz 13:05 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Bir romanda, konuya hangi açıdan bakıldığı, okurun belki de ilk dikkatini çeken şeydir. Anlatıcının kim olduğu ya da anlatılanın kimin öyküsü olduğundan çok, asıl ilgiyi çeken şey, ahlaksal ve estetik merceğin nereden ayarlandığıdır.
Bu hafta okuduğum Elif Şafak'ın Baba ve Piç romanında da, kitabın daha ilk sayfalarında yazarın çifte mercekten bakarak öyküye yaklaştığı dikkatimi çekti. Şafak romanı, farklı açılardan bakan, iki mercek üzerinde bir dengeye oturtmuştu. Kurgunun yapısı her iki merceğin aynı mesafeden ayarlandığı izlenimini veriyordu; ayrıca bu ikili iskelet, romandaki siyasi dengeyi bulmaya yarıyordu.
Merceklerinden biri, çoğunluğu kadınlardan oluşan, İstanbullu bir ailenin üzerinde, diğeri ise San Fransisco ve Arizona'da yaşayan, Türkiye'den Amerika'ya göçmüş Ermeni ailenin üzerindeydi ama özellikle her iki ailenin son kuşak temsilcileri olan Armanuş ve Asya adlı iki genç kıza odaklanmıştı.
Çok güzel bir kitap. Mutlaka okuyun :) Ben Elif Şafak'ın kitaplarını çok seviyorum. Kendisini de çok seviyorum :)

Asiye-Melikşah 
24 Şub 22:29 · Kitabı okudu · 5 günde · 5/10 puan

Anlatılanların ve kahramanların Türk aile yapısına kesinlikle uymadığını düşünüyorum.Milli ve manevi değerlerimiz çok eksik yansıtılmış. Anlatılan Türk kahramanlar geçmişi sorgulamayan bugünü düşünmeyen yarını hayal etmeyen kişiler.Tarihini ve milli değerlerini bilmeyen bu kişiler gerçeklikten çok uzak.Elbette metin kurmaca diyebilirsiniz.Ama söz konusu Ermeni haklarını savunmak olunca gayet ciddi ve savunucu bir kalemi var yazarın.Kitabın niye bu kadar eleştiri aldığını ve eleştirilerin haklı olduğunu anladım.Elif Şafak'ın en son okunacak kitabı.

Meşrebi Kalender 
 22 Ağu 2015 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Aha bölündüm, şimdi bölünüyordum diye diye yüz yaşına doğru ilerleyen genç ülkemle hiç ama hiç ama hiç alakası olmayan bir roman Baba ve Piç.

Romanda geçen konulardan biri ( çok ama çok ama çok affedersiniz! ) Ermeni sorunu. Kim daha çok kelle almış hesabını yapmak yerine yazar; aynı vatanın çocuklarıydık, aynı mahallede doğduk ve doyduk gibi gereksiz bir romantizm yapmış.

Değinilen konulardan bir diğeri ise aile içi cinsel şiddet gibi gavur icadı ; yaz köşesi, kış köşesi anlayacağın her köşesi denizlerle çevrili cennet vatanımda şu ana kadar hiç ama hiç ama hiç rastlanmayan bir olay. Yazar kitap boyunca bu iki alakasız konuya niye değinmiş hiç ama hiç ama hiç anlamadım

Kitabın en büyük kusuruna gelince, nasıl söylesem,(entel ağzımla bir kitaba küfür etmiş gibi olacağım ama neyse) bu kitap utanmamış sıkılmamış çok satmış dostlar. Evet, insana okurken entelliğini hissettirmeyen bir kitap ne işe yarar ki zaten. Herkesle aynı kitabı okursam, çoğunluktan farklı olduğumu nasıl hissedebilirim ki ama di mi ?

Nasıl; çok ama çok ama çok aydınlarımız, istemedikleri bir yönetim başa geçince, yıllardır rahatsızlıklarından bahsedilen ve hiç yaşlanmayan genç subaylarımız başta olmak üzere, ordumuzu göreve çağırıyorlarsa; ben de pek kıymetli çok ama çok ama çok saygıdeğer YKST ( Yazar ve Kitap Savunma Timi) üyelerini ( tanımıyor musun yoksa yazık !) , bu kitaba ve bu kitabı beğenenlere, buram buram zeka kokan yorumlarıyla hadlerini bildirmeye çağırıyorum.

Arz ederim.

Ayşe Gül 
11 May 12:21 · Kitabı okudu · 4 günde · Puan vermedi

Elif Şafak'ın Türk ailesi diye yazdıklarının hiç de Türk ailesine uygun olduğunu düşünmüyorum. Çokça eleştirilmesini haklı buldum. Dengeyi koruyamadığını gördüm, halbuki dengeli yazdığını ima etmiş olmasına rağmen.

YÛZARSÎF 
06 Mar 20:33 · Kitabı okudu · Beğendi · 6/10 puan

Romanın anlatımından ziyade konusu dikkatimi çekti.Bir ailedeki tüm erkek bireylerin kırk yasindan sonrasını görememesi hepsinin erken yaşlarda ölmesi özellikle konu olarak dikkatimi çeken kısım olmuştu.Genel itibariyle roman güzel ve akıcı bir anlatımın yanında ilgi çekici konulara değinmiş.

Ahmet esen 
31 May 00:41 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Elif Şafak popülerite ile romancı olmuş bir yazar.Kitapları sırf okunmak için okunuyor.Romancılığı abartılıyor.Medya yazarı diyebiliriz.Eliif Şafak Aşk romanı ile ün kazandı ve binlerce kitap sattı.Halbuki Aşk romanında Mevlana'yı alim biri yerine şair biri diye lanse etmişti.Şens Tebrizi ise günümüzdeki motorlu gençlerden biri olarak benzetmişti.Bu benzetmeler tam fiyasko romanıda berbattı.Bu romanı da berbat.Bu romanında Ermeni sorununa değinmiş ve iki halkın birbirini anlaması gerektiğini belirtmiş.Buraya kadar normal fakat ailenin üstünde 40 yaşına gelince ölmeleri saçmalık.Siz hiç bir ailenin üzerinde böyle bir lanet gördünüz mü?Kaçıncı yüzyıldayız?Asya'nın teyzesinin dindar olmasına rağmen büyücülük olması ve insanların geleceğini görmesi için kuyruğa girmesi dinin kötü gösterimidir.Dindar olan ve cin sahibi olan bir dindarımız! gelecegi görüyor.Kahinlik yapıyor.Kitabın başında ise Asya'nın "Osmanlı'nın hata yapıp aldığı İstanbul demesi" hiçte şaşırtıcı değil.Asya'nın annesinin kardeşiyle birlikte olması da hiç gerçekçi degil!Aksine Ermeni sorunu farklı bir tarzda anlatılabilirdi.Elif Şafak romancılık bakımından zayıf birisidir.İnsanımız sadece okumak için okuyor!

kübra aslan 
14 Tem 00:37 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 1/10 puan

Bu kitabı okumadan önce mahkemelik olduğu dava açıldığı dönemleri takip etmiştim. Çok da Abartıyorlar diye düşünüyorken kitabı okumamıştım. Ve haklı olduklarını gördüm.
Bu kitapta Türkler ile ilgili yobaz, faşist , cinci, enses ilişki ne varsa koymuş. Bir ara artık şunu yazmadıgi kalmış Allah Türklerin belasını versin. Bu kadar da yanlı olunmaz ki. Okurken çok sinir oldum. Türk aile yapısı hakkında zerre haberi olmayan Ermenileri övüp ödül için kırk takla atan bir kitap. Beğenmedim.
Ayrıca Betimleme yapacağım diye kendini parçalamış. Uzatmak için elinden geleni yapmış. Tebrikler Türk düşmanlığı bu kitapta baya bi göstermiş. Diğer Kitaplarıni da okudum. Kendi çapında hurafeler üretip yaymaya devam etsin

Seyma karasu 
10 Eyl 09:36 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Sonucu tüyleri ürpertiyor gerçekten. Bizleri pek yansıtmıyor. Karma bir aile yapmaya ve karakterler üzerinden ülke profilleri ortaya konulmaya çalışılmış ama bu uğraşın başarılı olduğunu düşünmüyorum. Sonunun birkaç kez tahmin ettim ama yok artık demiştim. Yok artıkla kaldım

Kitaptan 307 Alıntı

Apollo 
30 May 20:31 · Kitabı okudu · Puan vermedi

İstanbullu bir kadın için demir feraset kuralı: Eğer çay bardağı kadar kırılgansan ya kaynar suyla asla karşılaşmananın bir yolunu bul ve ideal bir kocaya varıp ideal bir hayat sürmeyi umut et, ya da yavrucuğum, bir an önce kırılmaya bak. Bütünün bir işe yaramazsa kırıkların bir işe yarar belki.
İstanbullu Bir Kadin icin Celik Feraset Kurali: Bu sehirde tutunabilmek istiyorsan, sen sen ol, çay bardagi kadini olma.

Baba ve Piç, Elif ŞafakBaba ve Piç, Elif Şafak
Aysel 
18 Kas 2014 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Yağmur da hüzün gibi bir şey galiba: İlk başta, aman bana ilişmesin diye didinir sakınırsın, emniyette ve kuru kalmak için elinden geleni yaparsın, ama baktın olmuyor, baktın ki yağıyor üzerine dört bir koldan, ta dibine kadar gark olursun ve bir kez bu kadar battın mı, ha bir damla eksik ha bir damla fazla ne fark eder. Yağmur da hüzün gibi bir şey, yakalandın mı bir kez, azı çoğu yok artık. Olsa olsa "kuru kalabilenler" ve "sağanaktan nasibini alanlar "var.

Baba ve Piç, Elif ŞafakBaba ve Piç, Elif Şafak
Sevda Kısrık 
21 Ağu 18:21 · Kitabı okudu · Puan vermedi

İnsanın fiziksel olarak ayrı olduğu birine halen zihinsel ve duygusal olarak bağlı olması ne korkunç şeydi.

Baba ve Piç, Elif Şafak (Sayfa 47 - metis yayınları)Baba ve Piç, Elif Şafak (Sayfa 47 - metis yayınları)
Tuncay YILDIRIM 
24 Eki 2016 · Kitabı okudu · 5/10 puan

Romantik tiplerin öyle afra tafrayla iddia ettiklerinin aksine, aşk denilen şey ilk görüşte çakan bir şimşekten ziyade zaman içinde gelişen ağır mı ağır bir akıntıydı.

Baba ve Piç, Elif ŞafakBaba ve Piç, Elif Şafak
Mathmazel 
13 Nis 07:36 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

Hem iyi hem de hata yapabilen biri. Herkes kadar, herkes gibi. Yegâne ihtiyacı bir tutam anlayıştı, bir de hayatın kendisine daha iyi biri olma fırsatı tanıması.

Baba ve Piç, Elif ŞafakBaba ve Piç, Elif Şafak
Celal Aslan 
28 Kas 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Hor görme garibi! Onun da vardır bir kalbi..

Baba ve Piç, Elif Şafak (Sayfa 15)Baba ve Piç, Elif Şafak (Sayfa 15)
31 /