Bektaşinin yolu akşam üzeri bir kasabaya düşmüş. Canı bir iki kadeh içki istemiş. Ancak ilk geldiği bu yerde tanımadığı insanlara meyhaneyi sormaya çekinmiş. Yolda gözüne kestirdiği birine yanaşmış.
«Huu erenler, acaba cami ne tarafta?»
«Şu karşıdan git, sola sap, biraz yürü, sağdan üçüncü sokağın başında.»
Bektaşi adamın yüzüne bakmış.
«Orası meyhaneye çıkmaz mı?»
«Hayır! Meyhaneye gitmek için bu yoldan dümdüz gidip önce sola sapacaksın, üçüncü köşeden sonra da sağa.»
Bektaşi meyhanenin yerini öğrenmekten mutlu, «Eyvallah,» deyip ayrılmış.