Siyah Süt Yeni Başlayanlar İçin Postpartum Depresyon

7,0/10  (209 Oy) · 
1.212 okunma  · 
130 beğeni  · 
5.367 gösterim
Bu kitap okunur okunmaz unutulmak için yazıldı. Suya yazı yazar gibi...

Siyah Süt kadınlığın, kadınların hayatının kasvetli ve karanlık ama son tahlilde geçici bir dönemiyle ilgili. Birdenbire gelen ve geldiği gibi hızla dalgalar halinde çekile çekile giden bir haletiruhiye bu arada incelenen. Bu haliyle elinizde tutuğunuz kitap bir nevi tanıklık. Otobiyografik bir roman.

(...) Annelik dünyanın en yaşanılası, en muhteşem lütuflarından biri; güzel ki hem de nasıl. Aldığı tüm övgüleri fazlasıyla hak ediyor.

Öylesine benzersiz, öylesine kıymetli... aynı zamanda çetrefil, karmaşık ve kimi zaman hayli ağır.

"Siyah Süt, cesur, şaşırtıcı, tılsımlı bir roman: Bunca kötülüğün ortasında, bize umut veriyor Elif Şafak, dayanabilmek, direnebilmek ve sonra hayata, bir mucize gibi, yeniden başlayabilmek için."
Selim İleri
(Arka Kapak)

Yatak odasındaki komodinin üzerinde yuvarlak bir ayna var. Kenarları gümüşten. Aynanın ortasında bir kadın duruyor. Bedeni patiskadan bez bebek; bir tek bakışları etten ve kemikten. Bakıyor kendine dinmeyen bir merakla. Ayırmıyor gözlerini suretinden.

Oysa bilmez mi ki "bakmak" masum bir şey değildir ya da aynalar basit birer obje? Bilmez mi ki aynaların yüzeyleri ya bir kumaş parçasıyla örtülmeli ya da duvara doğru çevrilmeli? Bu kadar mı kayıtsız geleneklere? Yoksa bile bile mi çiğniyor kaideleri? Asırlık öğretilerle inatlaşmak istercesine?

"Her ayna anahtarını kaybetmiş bir kapıdır. Açılır Diyar-ı Esrar'a. Olur da fazla bakarsan aynaya, aralanıverir kapı, kaybolursun sonsuzlukta."

Kadının saçları gelişigüzel bir şekilde toplanmış, sağdan soldan çalı gibi saç tutamları fırlamış. O tutamlardaki her bir saç teli dile gelmiş, isyana gelmiş. Bas bas bağırıyor:
"Ne olur artık bizi yıka, bizi tara, bizi topla!"
Saç dipleri daha da beter haykırıyor, feryat figan.
"Ne olur artık bizi boya. İnsan içine çıkamaz olduk utancımızdan. İstersen civciv sarısına boya. Hatta seneler evvel bir keresinde kızıl yapmaya kalkmıştın da korkunç olmuştuk hani. Ona bile razıyız. Yeter ki boya bizi, unutma!"
(Önsöz'den)
  • Baskı Tarihi:
    Mayıs 2007
  • Sayfa Sayısı:
    308
  • ISBN:
    9789759915315
  • Yayınevi:
    Doğan Kitap
  • Kitabın Türü:
Gizem Kordali 
20 Şub 2016 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Annelik hakkında en ufak bir fikrim ve hayalim olmadan başladım kitaba. Bitirince anneniz ve tüm anneler gözünüze ilahi bi kudretle donatılmış birçok level atlamış savaşçılar gibi gelecek. Edebiyatın kadın hayatındaki yerine de değinmiş. En hoşuma giden yanıda kendimden alışkın olduğum iç sesler korosuydu. Kitabın yan etkileri; her durum ve olayda içinizdeki hangi kadının ayaklandığını hangisini memnun ederken hangisine kafa tuttuğunuzu düşünmeden edememek olacaktır :)

Ayça Hoşer 
 19 Şub 03:30 · Kitabı okudu · 4 günde · 4/10 puan

Okudugum ilk Elif Safak eseri... Baska bir eserini okurmuyum bilemiyorum su an icin...

200. sayfada "hamileyim" diyene dek tekduze , kopuk kopuk gidiyor ... bir turlu toparlanamayan surekli ic seslerle , ic hesaplasmalarla gecmis.... sonrasinda hic tadına varilmamis bir hamilelik donemi hissettirdi bana....
sonrasinda anne olunmus ama hic bir ozel an paylasilmiyor okuyucuyla .... sanki hersey zoraki hissi veriyor.... Arka sayfada Selim ileri yorumunda "bunca kotulugun ortasinda ,bize umut veriyor Elif Safak" denmis olsa da ben o umudu hissedemedim....

Sanki sadece yazarlar , edebiyatcilar ......vb bir kesim icin yazilmiscasina cok fazla yazar ve kitap isimlerine , ayni zamanda onlarin mini mini biyografilerine yer verilmis... konu dagilmis bana gore ....

Sayfa 288'de " on ay boyunca ne yeni bir romana baslamak, ne bir oyku kaleme almak...Edebiyat icin tek bir satir uretmedim.Bu kadar uzun bir donem boyunca hicbir sey kaleme almamak zincirleme bir reaksiyona yol acti bende.Yazmadikca dunyaya ilgimi kaybettim,dünyaya ilgimi kaybettikce pasiflestim,pasiflestik
ce ozguvenim eridi,ozguvenimi kaybettikce hayal gucum zedelendi,hayal gücüm zedelenince ....yazamaz oldum..." diyor yazar....

Sanirim tum bu sebeplerden dolayi bir turlu icine giremedim bir okuma oldu benim icin....

Uzuuuunca bir Elif Safak arasi veriyorum... Umarim bir gun keske baska bir eserinden baslasaymisim derim.

Elif Şafak kendinden çıkmış yola, bir kadının annelik mi yoksa kariyeri mi gitgellerini çok güzel tasvirlerle anlatmış. Herkesin sadece kendi yaşadığını düşündüğü hamilelik, doğum korkuları ve lahusalık sıkıntılarından bahsetmiş.

Benistan dediği kendinde, içinde, bilincinde barındırdığı 6 minik kadın yaratmış her biri farklı yönünü temsil eden. Ben en çok Can Derviş Hanım'dan etkilendim, bu minik bilge kadınımızın tasavvufi yönü ağır basıyor. Anaç Sütlaç Hanım tam da annelik tarafımız, ev hanımı yanımız. Hırs Nefs Hanım, Pratik Akıl Hanım, Saten Şehvet Hanım ve Sinik Entel Hanım da diğer küçük kadınlarımız.

Dünya yazarları ve Türk yazarların hayatlarından, görüşlerinden ve temsil ettikleri akınlarını o kadar güzel anlatmış ki, tabii bu kişilerin kitaplarından da önerilerde bulunmayı es geçmemiş yazarımız.

İyi okumalar dilerim.

şule uzundere 
13 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · 9/10 puan

Kitabın otobiyografi-anı-deneme karışımı bir tarzı var. İlk sayfalardan itibaren yazarın iç hesaplaşmalarını okuyoruz. Yazar bir yandan bebek sahibi olmak isterken bir yandan da bunun kariyerini ve hayatını olumsuz etkilemesinden korkuyor. Karar verebilmek için geçmişte yaşamış ve günümüzde yaşayan kadın yazarları gözden geçiriyor. Kimler çocuk doğurmuş, kimler çocuğa karşı, kimler iyi annelik yapmış, kimler çocuğunun nefretine sebep olmuş vb. Bu bölümlerde birçok kadın yazar hakkında ilginç bilgiler öğreniyoruz. Kitapta benim en sevdiğim kısım da bu bölümler oldu.

Kitabın kapağında “Yeni başlayanlar için postpartum depresyon” diyor. Postpartum depresyon bizim lohusalık sendromu dediğimiz olay. Yani yeni anne olmuş kadınların yaşadığı bunalım hali. Elif Şafak da bu bunalımı yaşamış ve kitapta o hali anlattığını söylemiş ama kitapta bu konuyla ilgili pek bir şey yok. 300 sayfalık kitapta ilk 200 sayfa yazarın “Çocuk yapsam mı yapmasam mı?” ikilemini okuyoruz. Kalan sayfalarda hamileliğinden ve depresyonundan bahsediyor. Bu da bana yetersiz geldi. Mesela yazar bebeğin ismini yazmamış ve bebeğiyle ilişkisini, anneliğin ona ne hissettirdiğini yazmamış. Sadece bu halin 10 ay sürdüğünü, sonra normale döndüğünü biliyoruz. Bu konuda daha fazla yazmasını isterdim.

Kitapta karikatürlere de yer verilmiş. Fikir olarak güzel bir düşünce ama çizimlerin daha iyi olmasını isterdim.

Kitabı severek okudum. Elif Şafak hayranlarının, anneliği düşünen kadınların ve kadın yazarlar hakkında ilginç bilgiler öğrenmek isteyen herkesin severek okuyacağını düşünüyorum.

Daha ayrıntılı yorum için bloguma bakabilirsiniz. http://suleuzundere.blogspot.com.tr

Gülşah Güler 
31 Oca 23:37 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 9/10 puan

Elif Şafak'ın doğumdan sonra çoğu kadının yakalandığı ama bunu anlamlandıramadığı, bebeğini kucağına almanın mutluluğunu yaşayamadan aniden kendini karanlıklar içinde bulan kimine göre "nazar" olarak adlandırılan ama bir kadın doğumcunun çıkıp bırakın bu hurafeleri, "postpartum depresyon bu" dediği durumu eşsiz şekilde tanımlayan ve en yakından tecrübelerini okurla paylaştığı harika bir eser.
Bunun yanında edebiyat ve annelik kavramı birlikte sürdürülebilir mi ? Bunun getirisi anneye ne olur ? sorularına naçizane cevap bulabileceğiniz bir kitap. Kadın tiplemeleriyse oldukça kaliteli. Bitirdiğinizde annenize bir kat daha saygı - sevgi duyacağınıza eminim. Okumanızı şiddetle tavsiye ederim.

Özge Uzun 
01 Nis 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Çok genç bir yaşta çok eğlenerek okudum. O zaman annelik, evlilik gibi konularda düşünmem için bir sebep yoktu tabi. Buna rağmen beni gerçekten düşündürmüştü. Benim için başarılı bir kitabın en büyük kriteri de budur.

Muzaffer Akar 
14 Nis 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bir erkek olarak, keşke eşimin doğumundan önce okusaydım dediğim, kadınların o dönemlerdeki hallerinde bana bir çok fikir veren güzel bir çalışma. Bana göre kadınlardan çok erkekler okumalı.Teşekkürler Elif Şafak.

Kâmil 
26 Nis 2015 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Her insan kendi iç dünyasında kendi ile çekişir durur. Benim de içimde ne fırtınalar kopuyor... Aklıma gelip yapmadığım, sosyal yaşantıma uymadığı için es geçtiğim nice fikirler... Zaten insanın ne düşündüğü değil ne yaptığı önemli imiş! Bizi biz yapan şeyler fikirlerimiz değil eylemlerimiz değil mi? İnsanlar bizi eylemlerimize bakarak değerlendirmiyorlar mı?.. Evet, öyle... Yazar bizi kendi iç dünyamıza çok başarılı bir şekilde götürmüş, tebrik ediyorum. Eşimin başından geçenleri ve bana yaşattıklarını çok güzel özetlemiş.

Asiye SOLAK 
19 Şub 10:30 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · Puan vermedi

Gerçekten çok başarılı bir otobiyografik roman olmuş.Yazarı yakından tanımak isteyenler mutlaka okumalı.Bir çok cümlenin altını çizdim.Yazar anneliği,çalışma hayatını,yazarlığı çok güzel anlatmış.Karşısında konuştuğu kadınlar aslında her kadının içinde yaşattığı tipler.Elimde incelenmesi ve kitapları okunması gereken bir sürü yazar ismi kaldı.En kısa zamanda kitaplarını inceleyeceğim o yazarların.

Melek kaçan 
26 Kas 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Kitap bana göre değilmiş; bunu Kitabı yarıladığımda anladım; ama yinede yarıda bırakmaya kıyamadım sonuna kadar okudum çünkü ;bence hiçbir kitap yarım bırakılmayı hakketmiyor ...:)

4 /

Kitaptan 95 Alıntı

Ferah 
06 Eki 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

''Yalnızlık Allah’a mahsustur diyerek her insanı evliliğe mecbur bırakmak, insanoğlunun geliştirdiği en büyük aldatmacalardan biridir. Nuh’un Gemisi’ne çiftler halinde bindik diye tüm yolculuğu çiftler halinde yapmak zorunda değiliz.''

Siyah Süt, Elif ŞafakSiyah Süt, Elif Şafak
emine çelikbaş 
10 Oca 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Senin yolun okumak ve yazmak, yazmak ve okumak... Kitaplar, kitaplar, kitaplar! Bunun dışında bir yolun olamaz! Olmamalı!

Siyah Süt, Elif Şafak (Sayfa 116)Siyah Süt, Elif Şafak (Sayfa 116)
şule uzundere 
13 Eyl 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Ve nasıl oluyor da evlilik bir kadın ve bir erkek gerektirdiği halde, “Evde kalmak” tabiri sadece kadınlar için kullanılıyor.

Siyah Süt, Elif ŞafakSiyah Süt, Elif Şafak

Erkekler yorulunca evlenirler. Kadınlar ise sırf meraktan evlenirler. Sonunda her iki taraf da hayal kırıklığına uğrar.

Oscar Wilde

Siyah Süt, Elif Şafak (Sayfa 194 - Doğan Kitap)Siyah Süt, Elif Şafak (Sayfa 194 - Doğan Kitap)

"İçimin tünellerine girer girmez bir fener alıyorum elime. Buralar çok karışık. Kaç defa geldim. Gene de kayboluyorum."

Siyah Süt, Elif ŞafakSiyah Süt, Elif Şafak
emine çelikbaş 
02 Oca 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Ressamın eli kayınca yanlışlıkla ekleyiverdiği bir fırça darbesiyim.

Siyah Süt, Elif Şafak (Sayfa 44)Siyah Süt, Elif Şafak (Sayfa 44)
nejla güldalı 
14 Haz 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Onlar da biliyor ki var olabilmek için
birbirlerine ve farklılıklarına muhtaçlar bu zıtlıklar aleminde.

Siyah Süt, Elif ŞafakSiyah Süt, Elif Şafak
emine çelikbaş 
04 Oca 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

"Ya Rabbim, verdiğin nimetlere, kelimelere, sağlık ve afiyete şükürler olsun. Sen bütün sinelerin ne gizlediğini bilirsin. İnşallah seni çok zikredip de felah bulanlardan oluruz. Gözleri perdelilerden, yüreği mühürlülerden, geniş dünyaya dar gelenlerden kılma bizi. Doğru yoldan, hayırlı kullarından, ilahi aşkından ayırma yolumuzu ne olur. Elif'in yüreğini genişlet, idrakını artır. Muhabbettir ki özüdür kainatın, yaradılışın, ne olur muhabbetinden mahrum bırakma."

Siyah Süt, Elif Şafak (Sayfa 73)Siyah Süt, Elif Şafak (Sayfa 73)

“...Bilmiyor ki özür dilemek de bir bağımlılık olabilir; yerli yersiz durmadan etrafındakilere “kusura bakmayın” dedikçe bakılacak kusurları artar insanın.”

Siyah Süt, Elif ŞafakSiyah Süt, Elif Şafak