Siyah Süt (Yeni Başlayanlar İçin Postpartum Depresyon)

·
Okunma
·
Beğeni
·
14910
Gösterim
Adı:
Siyah Süt
Alt başlık:
Yeni Başlayanlar İçin Postpartum Depresyon
Baskı tarihi:
Mart 2018
Sayfa sayısı:
308
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759915315
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Baskılar:
Siyah Süt
Black Milk
Qara Süd
Bu kitap okunur okunmaz unutulmak için yazıldı. Suya yazı yazar gibi...

Siyah Süt kadınlığın, kadınların hayatının kasvetli ve karanlık ama son tahlilde geçici bir dönemiyle ilgili. Birdenbire gelen ve geldiği gibi hızla dalgalar halinde çekile çekile giden bir haletiruhiye bu arada incelenen. Bu haliyle elinizde tutuğunuz kitap bir nevi tanıklık. Otobiyografik bir roman.

(...) Annelik dünyanın en yaşanılası, en muhteşem lütuflarından biri; güzel ki hem de nasıl. Aldığı tüm övgüleri fazlasıyla hak ediyor.

Öylesine benzersiz, öylesine kıymetli... aynı zamanda çetrefil, karmaşık ve kimi zaman hayli ağır.

"Siyah Süt, cesur, şaşırtıcı, tılsımlı bir roman: Bunca kötülüğün ortasında, bize umut veriyor Elif Şafak, dayanabilmek, direnebilmek ve sonra hayata, bir mucize gibi, yeniden başlayabilmek için."
Selim İleri
(Arka Kapak)

Yatak odasındaki komodinin üzerinde yuvarlak bir ayna var. Kenarları gümüşten. Aynanın ortasında bir kadın duruyor. Bedeni patiskadan bez bebek; bir tek bakışları etten ve kemikten. Bakıyor kendine dinmeyen bir merakla. Ayırmıyor gözlerini suretinden.

Oysa bilmez mi ki "bakmak" masum bir şey değildir ya da aynalar basit birer obje? Bilmez mi ki aynaların yüzeyleri ya bir kumaş parçasıyla örtülmeli ya da duvara doğru çevrilmeli? Bu kadar mı kayıtsız geleneklere? Yoksa bile bile mi çiğniyor kaideleri? Asırlık öğretilerle inatlaşmak istercesine?

"Her ayna anahtarını kaybetmiş bir kapıdır. Açılır Diyar-ı Esrar'a. Olur da fazla bakarsan aynaya, aralanıverir kapı, kaybolursun sonsuzlukta."

Kadının saçları gelişigüzel bir şekilde toplanmış, sağdan soldan çalı gibi saç tutamları fırlamış. O tutamlardaki her bir saç teli dile gelmiş, isyana gelmiş. Bas bas bağırıyor:
"Ne olur artık bizi yıka, bizi tara, bizi topla!"
Saç dipleri daha da beter haykırıyor, feryat figan.
"Ne olur artık bizi boya. İnsan içine çıkamaz olduk utancımızdan. İstersen civciv sarısına boya. Hatta seneler evvel bir keresinde kızıl yapmaya kalkmıştın da korkunç olmuştuk hani. Ona bile razıyız. Yeter ki boya bizi, unutma!"
(Önsöz'den)
308 syf.
·7/10
Annelik hakkında en ufak bir fikrim ve hayalim olmadan başladım kitaba. Bitirince anneniz ve tüm anneler gözünüze ilahi bi kudretle donatılmış birçok level atlamış savaşçılar gibi gelecek. Edebiyatın kadın hayatındaki yerine de değinmiş. En hoşuma giden yanıda kendimden alışkın olduğum iç sesler korosuydu. Kitabın yan etkileri; her durum ve olayda içinizdeki hangi kadının ayaklandığını hangisini memnun ederken hangisine kafa tuttuğunuzu düşünmeden edememek olacaktır :)
308 syf.
·5 günde·6/10
“Bazı şeylere sahip olabilmek için, bazı şeylere sahip olmamayı kabul etmek gerekir...” Annelik mi kariyer mi?

Kadınların hamilelik sürecince ruh hallerinden, hormonlarınlarındaki değişimden, etraftan gelen hurafe bir sürü batıl inançtan, lohusalık, yazarlık vs...olmaya ne kadar hazırsın ya da önceliğin yazar olmak mı anne olmak mı soruların düşündürücü cevaplarını verirken iç sesindeki parmak hanımların dışında bir çok ünlü yazarlardan da örnek vermiş;

“Tolstoy’un eşinin 13 çocukla her şeye yetişmek zorunda kaldığını. Eşi Sofya yazar olsaydı çocuklarla ne kadar ilgilenirdi ilgilenebilir miydi?”

“Adalet Ağaoğlu’nun neden çocuk yerine yazarlığı seçtiğini..”

“Sırça Fanus’un yazarı Sylvia Plath iki çocuğunu yatırdıktan sonra 30 yaşında onu intihar ettiren ruh halini...”

En çok hoşuma giden kısımlar iç seslerine verdikleri isim ve onlarla sohbetleriydi :)
Okumanızı tavsiye ederim..keyifli okumalar..
  • Baba ve Piç
    7.7/10 (1.865 Oy)1.628 beğeni8.837 okunma974 alıntı27.177 gösterim
  • Sevdalinka
    8.4/10 (1.143 Oy)1.161 beğeni5.716 okunma686 alıntı20.337 gösterim
  • Adı: Aylin
    8.1/10 (1.952 Oy)1.877 beğeni9.949 okunma319 alıntı28.752 gösterim
  • Nefes Nefese
    8.4/10 (1.188 Oy)1.135 beğeni5.478 okunma348 alıntı17.102 gösterim
  • Yüreğinin Götürdüğü Yere Git
    8.1/10 (1.700 Oy)1.673 beğeni8.595 okunma2.367 alıntı28.794 gösterim
  • Veda
    8.3/10 (1.392 Oy)1.375 beğeni7.189 okunma364 alıntı18.521 gösterim
  • Ustam ve Ben
    8.3/10 (1.555 Oy)1.498 beğeni6.273 okunma780 alıntı19.983 gösterim
  • Arkadaşlar Arasında
    8.1/10 (693 Oy)631 beğeni5.490 okunma95 alıntı13.784 gösterim
  • Mavi Saçlı Kız
    8.4/10 (1.122 Oy)976 beğeni6.309 okunma517 alıntı17.210 gösterim
  • İskender
    7.7/10 (2.178 Oy)1.925 beğeni11.320 okunma1.055 alıntı25.035 gösterim
308 syf.
·3 günde·5/10
Elif Şafak baya eleştirilen,çok okunmasına rağmen aynı oranda da itici bulunabilen bir yazar.Ben genel olarak her kitabına hakim olan tasavvuf yönünü ve kaleminden de açıkça belli olan feministliğini beğeniyorum.Sürekli okumak biraz sıkıntı olabilir ama belirli aralıklarla okumak bana baya iyi hissettiriyor.
Siyah Süt bir kadının hamileliğinin öncesi ve sonrası yaşadığı ruh halini anlatan bir otobiyografik roman.
Yazarın dili her zamanki gibi gayet akıcı kitap okuyormuşsunuz gibi değil,sohbet havasında.

Bu kitapta parmak kadın olarak adlandırılan altı ayrı kadına yer verilmiş. Yazar kitap boyunca ‘benistan memleketi’ dediği kendi içerisinde kurduğu bir yerde yaşayan bu parmak kadınlarla diyalog halinde. Hepsinin birbirinden farklı kendine has özellikleri olması gibi hepsi kendisine ait.Hepsinin hayatında ki rolleri ve yerleri tamamen başka,farklı zamanlarda ortaya çıkıyor. Yaşı ilerledikçe ve eksiklik hissedince daha önce hiç tanışmadığı kadınlarla bile tanışabiliyor hatta şaşırıyor kendisinde böyle bir ben bulduğu için.Bir tanesinin tasavvufi yönü çok ağırken bir tanesi işveli,cilveli görüntüsüne çok önem veriyor. Bir tanesi herşeyi mantık süzgecinden geçirirken bir tanesi evde sütlaç yapmaktan zevk alıyor.Kitabın en ve tek sevdiğim kısmı bu parmak kadınlar bölümü oldu. Onun haricinde tek sıkıldığım ve tavsiye etmeyi hiç düşünmediğim Elif Şafak kitabı oldu. Annelik ancak bu kadar duygusuz anlatılıp bu kadar basite indirgenebilirdi. Konu baya kopuk kopuk ilerliyor zaten bazı bölümlerde ‘ne alaka ya şimdi ‘felan diyorsunuz.Bölüm aralarında farklı kadın yazarlara veya bazı yazarların vefakar eşlerine yer verilmiş onların hayatlarından bölümler aktarılmış. Kitabın sonlarına doğru Doğum sonrası depresyona yakalanıp yakalanmadığınızı anlayabileceğiniz(böyle savunuluyor)bir test var. Sonra depresyonla nasıl başa çıkılıra bağlanmış bir bölüm de mevcut. Depresyonu bir cin(??)olarak gösteriyor ve farklı benzetmeler yapıyor çok taşlar yerine oturmamış bana kalırsa. İçinde bir çok güzel mesaj olmasına rağmen okumasanız bir şey kaybetmeyeceğiniz tuhaf bir roman.
308 syf.
·Puan vermedi
Bir erkek olarak, keşke eşimin doğumundan önce okusaydım dediğim, kadınların o dönemlerdeki hallerinde bana bir çok fikir veren güzel bir çalışma. Bana göre kadınlardan çok erkekler okumalı.Teşekkürler Elif Şafak.
308 syf.
·2 günde·8/10
Elif Şafak anlatımını,dilini genel olarak beğeniyorum. Bu okuduğum 4.kitabıydı.
İç Sesler Korosu en çok hoşuma giden kısımdı, onlara verdiği isimler, insanın içinde zıt kutuplarda cereyan eden iç seslerinin kavgaları, muhabbetleri..
Siyah Süt bir kadının hamileliğinin öncesi ve sonrası yaşadığı ruh halini,duygu değişimlerini anlatan otobiyografik bir roman ve çalışan bir kadının kariyer mi annelik mi girdabını öne seriyor.
Yazar kendi dışında bir çok yazardan da örnek vermiş;
•Tolstoy’un eşi Sofya’nın 13 çocukla her şeye yetişmek zorunda olduğunu.. Eğer Sofya romancı olsaydı, Tolstoy aynı şekilde kendini ona adar mıydı acaba? Karısının asistanlığını yapar mıydı mesela? Ya da karısı içerde rahat rahat yazsın diye çocukları alıp parka götürür müydü?
•Adalet Ağaoğlu’nun neden çocuk yerine yazarlığı seçtiğini.
•Fuzuli’nin kız kardeşinin yazdığı yazıları içine gömüp, evlenmek zorunda kaldığını. Mesela bekar olsa, evlenmeyi reddetse, bütün taliplerini geri çevirse, şair ya da yazar olarak yaşama şansı artar mıydı? Muhtemelen evet.
•Sylvia Plath kendini annelik sürecine tamamen adadığı dönem boyunca edebiyat dünyasında ki olan biten her şeyi uzaktan, kenardan takip etmekle yetindi. Plath evde bebeklere bakarken Ted Hughes(kocası) dışarıda dolaşmaya ,şiir yazmaya, ününü pekiştirmeye devam etti. Ev sorumluluklarını karısının üzerine yıktı.. 30 yaşındayken de çocuklarını yatırıp baş ucuna süt ve kurabiye bıraktıktan sonra intihar etti..

Siyah Süt otobiyografik bir roman olmasına rağmen okuyanların kendinden bir parça bulabileceklerine inanıyorum.
308 syf.
·4 günde·9/10
Seviyorum Elif Safak kitaplarini okumayi. Bu kitabinda olagan ustu bir hayal gucuyle ic seslerinin her birine bir isim vererek hamilelik oncesi ve sonrasi bunalimlari, hem anne hemde yazar olmanin zorluklarindan ve guzelliklerinden bahsediyor. Kitabin dili daha once okudugum kitaplarinda oldugu gibi oldukca yalin ve akici. Zevk alarak okudum...
308 syf.
·4 günde·4/10
Okudugum ilk Elif Safak eseri... Baska bir eserini okurmuyum bilemiyorum su an icin...

200. sayfada "hamileyim" diyene dek tekduze , kopuk kopuk gidiyor ... bir turlu toparlanamayan surekli ic seslerle , ic hesaplasmalarla gecmis.... sonrasinda hic tadına varilmamis bir hamilelik donemi hissettirdi bana....
sonrasinda anne olunmus ama hic bir ozel an paylasilmiyor okuyucuyla .... sanki hersey zoraki hissi veriyor.... Arka sayfada Selim ileri yorumunda "bunca kotulugun ortasinda ,bize umut veriyor Elif Safak" denmis olsa da ben o umudu hissedemedim....

Sanki sadece yazarlar , edebiyatcilar ......vb bir kesim icin yazilmiscasina cok fazla yazar ve kitap isimlerine , ayni zamanda onlarin mini mini biyografilerine yer verilmis... konu dagilmis bana gore ....

Sayfa 288'de " on ay boyunca ne yeni bir romana baslamak, ne bir oyku kaleme almak...Edebiyat icin tek bir satir uretmedim.Bu kadar uzun bir donem boyunca hicbir sey kaleme almamak zincirleme bir reaksiyona yol acti bende.Yazmadikca dunyaya ilgimi kaybettim,dünyaya ilgimi kaybettikce pasiflestim,pasiflestik
ce ozguvenim eridi,ozguvenimi kaybettikce hayal gucum zedelendi,hayal gücüm zedelenince ....yazamaz oldum..." diyor yazar....

Sanirim tum bu sebeplerden dolayi bir turlu icine giremedim bir okuma oldu benim icin....

Uzuuuunca bir Elif Safak arasi veriyorum... Umarim bir gun keske baska bir eserinden baslasaymisim derim.
308 syf.
·3 günde·7/10
Hayatım da ilk defa Elif Şafak eserini okudum, bir arkadaşım tavsiye etmişti, siz erkekler bizim bazı zamanlarda neler yaşadığımızı, neler çektiğimiz anlamıyorsunuz gibi bir söylemi olmuştu, Elif Şafak- Siyah Süt eseri var ben de al oku demesiyle alıp okudum. Elif Şafak’ın anne olduğu senede geçirdiği doğum sonrasını bunalımını anlattığı, aynı anda hem anne hem de yazar olmanın güzelliklerinden ve zorluklarından bahsettiği otobiyografik eseridir. Bazı karşılaştırmalar yapıyor anne olmak , yazar olmak diye. Lohusa psikolojisi , Post partum depresyonlarını açıklıyor.. Kendisi birebir yaşadığı için gayet güzel bilgiler aktarmış. Ben incelemeler de fazla detaya girip, her şeyi anlatmak istemiyorum. Yani demem o ki , kadınların bazı özel anlarını anlamak için, bazı duyguları hissetmek için alınıp okunulması lazım. Gerek erkek tarafından gerekse kadın tarafından. Keyifli Okumalar.
Spoiler içerir !!!
Annelik mi, yazarlık mi? Edebiyat mı, çocuk mu?
Bu iki sorunun arasinda kalmış bir kadın.
Kitapta biraz erkek kadin ayrımından bahsetmiş. Bu konuda yazarla çok fikir ayrılığına düştüğümüz söylenemez.
Ama annelik mi, yazarlık mı sorusuna geldiğimizde aynı şeyi söyleyemeyeceğim.
Belirli yazarlardan örnek vermiş. En son okuduğum yerde, "Ay kadın " 'ın hikayesi anlatılıyordu.
Kocası ile arasinda fazla yaş farkı olup, birçok çocuk doğurup, hayatının büyük kısmı çocuk doğurmakla yada emzirmekle geçen kadın... Ama evliliğinin sonu hüsran. Yazar bu hikayede evliliklerinin bitmesini çocuklarının cok olmasına bağlamış. Ama bence kocasından gereken desteği görseydi, kendisinin ona yardım ettiği kadar kocasıda eşine yardımcı olsaydı bu evliliğin sonu hüsran olmazdı. Kalabalık bir ailede mutlulukla hayatlarına devam ederlerdi.
Kısacası anne olmak bir ailede eşlerin arasını bozan değil tam tersine eşleri birbirine bağlayan sebeptir.
308 syf.
·9 günde·Puan vermedi
Siyah süt ile birlikte Elif Şafak kitaplarının hepsini bitirmiş bulundum. Her kitabında olduğu gibi bu eserdede bambaşka diyarlara gittim, sıkılmadan okudum, kitap bu kadar kısa sürede nasıl bitti anlamadım. Annelik gerçekten kadınlara bahşedilmiş müthiş bir durum mu yoksa "Annelik kutsaldır." ibaresi yıllardır toplumda süregelen bir dayatma olduğu için mi böyle görülüyor? Her kadın anne olmak zorunda mı? Kariyer ve annelik ikisi bir arada yürütülebilir mi? gibi konularda yaşanan ikilemlerden bahsedilmiş. Kitapta postpartum depresyon, yaşanan gelgitler, çözüm yöntemleri hatta postpartum depresyonda olup olmadığınızı anlamanızı sağlayacak olan minik bir test bile bulunuyor. Tüm anne adayları ve anne olmayı düşünen kadınların okuması gereken bir kitap. Son olarak kişisel kanaaatim Elif Şafak hep yazsın, biz de hep okuyalım :)) Siyah Süt Elif Şafak
308 syf.
·Puan vermedi
Okurken beni boğan sıkan kitaplardan biri daha . Okurken insan depresyona giriyor dersem abartmış olmam . İçimde ki sesler korusu kitabı karmaşık bir hale koymuş . Neyse ki bitti .
335 syf.
·10 günde·Beğendi·9/10
Elif Şafak ile ilk tanışmam bu kitapla olduu. Umarım son olmaz.
Dilini, anlatımını çok sevdim. Ama keşkelerim arasında. Böyle bir yazarı daha önce okumalıydım diyorum. Neyseki henüz geç değil.
Kitap otobiyorgrafik roman kategorisinde. Elif Şafak yazarlık ve annelik çatışmasını ele almış ve yaşadıklarını çok güzel bir dille aktarmış bize. İçimden sesler korosunu unutmamak lazım. Hepsi birbirinden farklı parmak kadınlar. Kitabın her bir sayfasını paylaşmak istedim. O kadar dolu bir kitap ki...
Kadın yazarlar hakkında bilgiler vermesi, bazı kitaplarına değinmesi, anneliği ve/veya yazarlığı seçen kadınların izledikleri yolu anlatıyor bize.
Erkeklerin de kesinlikle okumasını tavsiye ediyorum. Kadınların hamilelikte yaşadığı durumlar bir nebze olsa da anlatıyor.
Postpartum depresyon nedir, nasıl anlaşılır, belirtileri neler, neden olabilir? Gibi sorulara yanıt veren bir kitap.
Kitabın arkasında da yazdığı gibi:
" Bunca kötülüğün ortasında, bize umut veriyor Elif Şafak, dayanabilmek ve sonra hayata, bir mucize gibi, yeniden başlayabilmek için. "
Elif Şafak
''Yalnızlık Allah’a mahsustur diyerek her insanı evliliğe mecbur bırakmak, insanoğlunun geliştirdiği en büyük aldatmacalardan biridir. Nuh’un Gemisi’ne çiftler halinde bindik diye tüm yolculuğu çiftler halinde yapmak zorunda değiliz.''
Erkekler yorulunca evlenirler. Kadınlar ise sırf meraktan evlenirler. Sonunda her iki taraf da hayal kırıklığına uğrar.

Oscar Wilde
Elif Şafak
Sayfa 194 - Doğan Kitap
Bilginin sahibi yoktur tapusu efendisi yoktur emanettir bilgi kendinden öncekilerden alır çoğaltır ve kendinden sonrakilere verir.
Bir yere kök salmak nasıl bir duygudur hiç bilemiyorum.Ve nereye gidersem gideyim beraberimde götürebildiğim tek bavulum: Edebiyat.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Siyah Süt
Alt başlık:
Yeni Başlayanlar İçin Postpartum Depresyon
Baskı tarihi:
Mart 2018
Sayfa sayısı:
308
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759915315
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Baskılar:
Siyah Süt
Black Milk
Qara Süd
Bu kitap okunur okunmaz unutulmak için yazıldı. Suya yazı yazar gibi...

Siyah Süt kadınlığın, kadınların hayatının kasvetli ve karanlık ama son tahlilde geçici bir dönemiyle ilgili. Birdenbire gelen ve geldiği gibi hızla dalgalar halinde çekile çekile giden bir haletiruhiye bu arada incelenen. Bu haliyle elinizde tutuğunuz kitap bir nevi tanıklık. Otobiyografik bir roman.

(...) Annelik dünyanın en yaşanılası, en muhteşem lütuflarından biri; güzel ki hem de nasıl. Aldığı tüm övgüleri fazlasıyla hak ediyor.

Öylesine benzersiz, öylesine kıymetli... aynı zamanda çetrefil, karmaşık ve kimi zaman hayli ağır.

"Siyah Süt, cesur, şaşırtıcı, tılsımlı bir roman: Bunca kötülüğün ortasında, bize umut veriyor Elif Şafak, dayanabilmek, direnebilmek ve sonra hayata, bir mucize gibi, yeniden başlayabilmek için."
Selim İleri
(Arka Kapak)

Yatak odasındaki komodinin üzerinde yuvarlak bir ayna var. Kenarları gümüşten. Aynanın ortasında bir kadın duruyor. Bedeni patiskadan bez bebek; bir tek bakışları etten ve kemikten. Bakıyor kendine dinmeyen bir merakla. Ayırmıyor gözlerini suretinden.

Oysa bilmez mi ki "bakmak" masum bir şey değildir ya da aynalar basit birer obje? Bilmez mi ki aynaların yüzeyleri ya bir kumaş parçasıyla örtülmeli ya da duvara doğru çevrilmeli? Bu kadar mı kayıtsız geleneklere? Yoksa bile bile mi çiğniyor kaideleri? Asırlık öğretilerle inatlaşmak istercesine?

"Her ayna anahtarını kaybetmiş bir kapıdır. Açılır Diyar-ı Esrar'a. Olur da fazla bakarsan aynaya, aralanıverir kapı, kaybolursun sonsuzlukta."

Kadının saçları gelişigüzel bir şekilde toplanmış, sağdan soldan çalı gibi saç tutamları fırlamış. O tutamlardaki her bir saç teli dile gelmiş, isyana gelmiş. Bas bas bağırıyor:
"Ne olur artık bizi yıka, bizi tara, bizi topla!"
Saç dipleri daha da beter haykırıyor, feryat figan.
"Ne olur artık bizi boya. İnsan içine çıkamaz olduk utancımızdan. İstersen civciv sarısına boya. Hatta seneler evvel bir keresinde kızıl yapmaya kalkmıştın da korkunç olmuştuk hani. Ona bile razıyız. Yeter ki boya bizi, unutma!"
(Önsöz'den)

Kitabı okuyanlar 5.166 okur

  • Emre Yol
  • Mukaddes
  • Öznur var
  • irem kebabcı
  • Amine OĞUZ
  • Yağmur şeker
  • Elif Korkmaz
  • Gökhan Bal
  • Sabamelikesi
  • Fatma karaduman

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%6.2
14-17 Yaş
%2.5
18-24 Yaş
%17
25-34 Yaş
%30.6
35-44 Yaş
%30.2
45-54 Yaş
%10.1
55-64 Yaş
%1.7
65+ Yaş
%1.6

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%88.4
Erkek
%11.6

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%13.1 (127)
9
%11.1 (108)
8
%15.1 (147)
7
%19.4 (189)
6
%13.6 (132)
5
%10.3 (100)
4
%4.6 (45)
3
%4.1 (40)
2
%3.8 (37)
1
%4 (39)

Kitabın sıralamaları