·
Okunma
·
Beğeni
·
21,2bin
Gösterim
Adı:
Mahrem
Baskı tarihi:
Kasım 2012
Sayfa sayısı:
300
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051114675
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Baskılar:
Mahrem
Mahrem
Mahrem
"Öyle güzel ki uçmak... Öyle güzel ki tüyden hafif, uçurtmadan serseri, buhardan oynak, toz zerresinden kıvrak, kar tanesinden savruk olabilmek gökkubbede. Niyetim daha, daha da yükseklere çıkmak. (...) Niyetim gökyüzünde fersah fersah yükselip güneşin gölgesine değerek, bembeyaz bulutların üzerine çıkıp bağdaş kurmak ve bir de oradan bakmak dünyaya. Çünkü bilmek istiyorum aşağıda olup biten her şey görülüyor mu buradan bakıldığında? Merak ediyorum arka bahçelerde sırlanmış sırlar, işlenmiş kabahatler, yarım kalmış oyunlar kaydediliyor mu satır satır, kelime kelime? Bilmek istiyorum bir mahremiyeti var mı insanoğlu-insankızının, insan olmanın?"

Şafak, Isabel Allende ekolü büyülü gerçekliğin önemli bir mirasçısı olmaktan öte bir yazar. Romanın görkemli gerçeküstücülüğü kayda değer bir zekâyla desteklenmiş.
-The Independent-

Uyumsuzluklara ve toplumun bunlara nasıl baktığına dair çok
katmanlı bir metin. Sıradışı, sanrılı bir roman...
-Kirkus Reviews-
(Tanıtım Bülteninden)
300 syf.
Öncelikle yazarı edebi açıdan büyük ölçüde beğenmem. Önceki kitaplarında da olduğu gibi bu kitabında, yer yer şiirsel bir dille, fazlasıyla devrik cümlelerle hafiften büyülü gerçekçilik atmosferi yaratmak istemiş. Kah 1888-Istanbul'unda kah 1999- İstanbul'u kah ise Fransa ve Rusya'da geçen bölümler yazılmış. Ancak bu bölümlerin birleştirilmesinde zannimca yeterince başarılı olamamış. Mesela Rusya'ya veya Fransa'ya neden gidildi yani neden oralardan meseller verildi, tam anlamadım.

Bu farklı zaman ve mekanların olmasının nedeni ve gitgellerin sebebi ise özellikle zaman kavramına yapılan vurgudur. Kitabın baş karakteri olan kadın, çocukken yaşadığı travmadan dolayi bu travmayi atlatmak için iki yol tutmuşa benziyor: İlki kendisini yemeye vermiş ve bu yüzden oldukça şişman olduğunu anlıyoruz. Burada bir parantez; şişmanlık mevzusuna çok fazla vurgu yapılmış. Bu da bazen çok bayıyor okurken. İkincisi de kendi kafasında Nazarlar defteri adını verdiği notlar tutuyor, bunla bir hedefi de anladigim kadarıyla zamanı geriye alabilsem keşke isteği ve zamanı hep gittiği geçmişten geleceğe duzleminden ters çevirip yüzlesirsem geçmişteki travmatik olayla atlatabilirim düşüncesi olabilir.

Bu kişi bir de cüce ile tanışıyor. Onunla sevgililer. Özetle toplumda görülmeyen, görülmek istenmeyen, yadsinan insanlari ve hayatları ele almak istemiş yazar. Edebi açıdan yine çizgisini bozmamış yani kötü diyebiliriz. Dediğim gibi birçok şey yapmak isterken bir şey yapamamis gibi olmuş. Ancak bu sefer sonunu nasıl bağlayacagini tahmin edemedim, o açıdan başarılı. Ama genele vuracak olursak okunmasa da olurluk kitaplardanmış.

Ve şu pedofili kısmına gelecek olursak, karakterimiz kadının çocukluğunda kaldıkları evde, ev sahipleri olan ve babaanne dediği kadın oldukça şişman ve oldukça ruhsuz, katı biri. Nitekim kadın çocukken onun bir robot olduğunu düşünüyor. Sanırım evleri de üst üste sürekli birlikte kalıyorlar. Babaanne çocuğa evde dahi şort giymemesini söylüyor; çocuk anlam veremiyor, özellikle hadi dışarda giyemedigini bir nebze anlıyor ancak evin içinde neden giyemedigini anlayamıyor. Bunun gibi babaanne nezdinde aslında özellikle Anadolu'da ve özellikle izole yaşanılan yerlerde aşırı korumaci hatta buradaki babaanne korumaciliktan çok kızı başına bela getirebilecek nesne gibi görüyor de denilebilir. Bu ortamda büyüyor çocuk velhasil. Bir gün saklambac oynanıyor ve babaanne oyunda bile dominant, katı ve tabiki çocuk aklı oyunu çok ciddiye alıyorlar. Ancak özellikle oyunun kuralına uymazsa birinin kızacagini düşünüyor. Ve burada özellikle babannenin 'çocuklar fazla konuşmaz, sus' tarzı telkinleri de çok etkili ve buna vurgu yapılmış. Kömürlükte saklanır çocuk ve burada bir yabancı vardır. Sapık biri çocukla oyun oynamak bahanesiyle onu taciz eder. Bu olayı kitapta çocuğun doktorla konuşmaları sırasında uzun sürdüğü anlaşılan rehabilitelerinde dile getirdiği anlaşılıyor, doktor da kendini çok kötü hissediyor öğrenince durumu. Olayın geçtiği kısımlar çocuğun gözünden betimlenmis. Daha kapalı betimlenebilirdi. Lakin şunu ben kendi açımdan ifade edebilirim; yazarın burada niyetinin pedofiliye övgü vb gibi bir şey değil. Bu konuyu ele almasında da en azından bu kitap özelinde bir kötü niyet sezmedim. Okurken o satırları, öncesi ve devamını hissettiğim şuydu, o malesef ki günlük hayatta da zaman zaman rastlanilan bir cinsi sapığa karşı şiddetli nefret duygusu.

Elif Şafak'i ne severim ne sevmem, dediğim gibi edebi açıdan da başarılı bulmam. Ancak, birkaç kitabıni okuduğum için yazarın pedofiliyi övüyormus gibi bunu sapıkca bir emelle ele alıyormus gibi kamuoyuna lanse edilince merak ettim, böyle bir niyetle yazmış olabileceğini düşünmedim. Böyle dusunmememde de etkili olan önceki birkaç kitabını okumuş olmamdir. Yoksa popüler yazarmis vb umrumda değil.

Son olarak o kısımlar daha örtülü bir şekilde, kapalı şekilde yazilabilirmis. Yazar bu şekilde yazmayı tercih etmiş. Ancak kitabı okuduğunuzda bir sapıklık teşvik vb değil; toplumumuzun kanayan bir yarasınin sorumlularına öfke duyuyorsunuz. İsteyen okuyabilir.
300 syf.
·4/10
Kitaptaki o ilgili sayfalarla alakalı "pedofiliye özendirici" yorumunu yapıyorsanız bence tedavi edilmesi gereken kişiler sizlersiniz. Ben okuduğumda tiksinmiştim, her sağlıklı ve aklı başında bireyin hissedeceği gibi. Kitabın tamamını okuduğum için konuya hakimiyetim var ama çok detaylı hatırlamıyorum. Bir çocuğun cinsel tecavüze uğradığında hayatının ne denli mahvolacağını, ne denli etkileneceğini okumuştum. Bizim okurken kaldırmakta zorlandığımız şeyleri yaşıyor çocuklar. Ve bunun yazıya dökülmesi rahatsız edici ama sapkınlık değil. Gündemde benzer bir hadise var diye bu kadar tepki verildiğini düşünüyorum. Şöyle bir örnek verecek olursam Raskolnikovun yaşlı bir kadının kafatasını baltayla ezdiğini, sıcak kanın kafatası parçalarından nasıl aktığını hepimiz detaylıca okuduk ve dedik ki suç ve ceza'yı herkes okumalı, liselerde ders olarak anlatılmalı, okumamış olanları kınadık vs vs. Kimse dostoyevski sen bunu nasıl yazabildin psikopat demedi en azından ben duymadım. Cinayet suçtur arkadaşlar. Ama grange'in romanlarını ve karakterinin başka bir karakteri nasıl vahşetle öldürdüğünü okuyoruz ve vaaay ne zekice diyoruz, ölen karaktere üzülüyoruz. Pedofili de suçtur ama bir kitapta tanımlandı diye bu kadar büyük bir tepki vermeden önce kitabın tamamı okunmalıdır. Bilgin yoksa fikrin de olmasın hesabı. Kendiniz demişsiniz kimse bir şey dememiş diye. Çünkü özendirici değil. Mahrem kitabında pedofilinin, bir çocuğun hayatını nasıl etkilediğini göstermek suretiyle anlatıldığını düşünüyorum. Fazla detaylı olabilir bu yazarın kendi bileceği bir iştir. Nitekim mahrem bir çocuk kitabı değildir. Benim bu konuyu yazmaya elim gitmez, sizin de gitmez ama birileri bunu yazıya dökmüş sağlığı yerinde hiçbir birey bu yazılanları zevk alarak okumaz da zaten. Anlamsız bir gaza geliş içindesiniz. Linç kültürü her yerde ama kitapların merkeze alındığı bu platformda böyle önyargılı, tekdüze bakış açılı yorumlar görmek çok üzücü. Diğer kitabı okumadım, neden o kısımlar yazılma gereği duyulmuş bilmiyorum, yorumumda onu dışarda bırakıyorum
  • Pinhan
    7.1/10 (477 Oy)357 beğeni2.397 okunma347 alıntı8,8bin gösterim
  • Bit Palas
    7.3/10 (416 Oy)294 beğeni2.139 okunma294 alıntı7,2bin gösterim
  • Araf
    7.2/10 (528 Oy)434 beğeni2.837 okunma433 alıntı13,7bin gösterim
  • Firarperest
    6.9/10 (585 Oy)480 beğeni3.250 okunma1.328 alıntı10bin gösterim
  • Şemspare
    7.0/10 (479 Oy)404 beğeni2.579 okunma507 alıntı8,9bin gösterim
  • Siyah Süt
    6.7/10 (1.002 Oy)717 beğeni5,4bin okunma681 alıntı15,3bin gösterim
  • Git Kendini Çok Sevdirmeden
    6.4/10 (392 Oy)245 beğeni2.352 okunma455 alıntı8,4bin gösterim
  • Gece Sesleri
    7.1/10 (490 Oy)355 beğeni2.532 okunma251 alıntı12,1bin gösterim
  • İtalyanca Aşk Başkadır
    7.9/10 (384 Oy)323 beğeni1.963 okunma57 alıntı9,5bin gösterim
  • Sessiz Ev
    7.9/10 (702 Oy)562 beğeni2.455 okunma1.258 alıntı15,1bin gösterim
214 syf.
·2 günde
Anlaşılması zor bir kitap.Yazar, alışılmış üslubunun dışında farklı bir roman denemesi yapmış.Yarım bırakmak çok istesem de başladığım kitabı bitirmeden bırakmadığım için okumuştum.
Mahremiyet üzerine farklı dönemlerden fantastik hikayelere flasback yaparak kafa karıştırıcı bir anlatım yolunu seçmiş. Kitaba kötü diyemem ancak beklentimi karşılamadı.
300 syf.
"Gidince gördü ki, uzak denilen mesafe tipik bir serap gibi sahteydi; insan ne kadar açılırsa açılsın, hep yerinde kaliyordu orayı buradan ayıran ufuk çizgisi..."
Fantastik tarzda yazılmış bir roman. Başlangıçta sıkıcı buldum zorlanarak okudum ancak ilerledikçe kitap kendini açtı ve karakter-olay örgüsü yerini buldu.Masalsı tarzdan hoşlananların beğenebileceği bir kitap.
300 syf.
·3/10
Zorla bitirip pişman olmuştum. Kitabı yarım bırakmam diye düşünmenin gereksiz olduğunu kanıtlamıştı bana. Bunu baz alarak diğer kitaplarını da okumadım ve okumayı düşünmüyorum
300 syf.
·3 günde·Beğendi·7/10
Mükemmel bir üslup. Bu tadı diğer kitaplarında da bulmuştum.Hikaye çok hoşuma gitti. Nedenini bilmediğim bir içtenlik sardı beni.Bence unutulmaz kitaplardan biri.
300 syf.
Elif Şafak düşgücüne bir kez daha hayran bıraktı ,karakterler adeta canlı gibi anlatılmış ,oldukça akıcı bir kitap .Hiçbir okuyan pişman olmaz .Çook beğendim.
300 syf.
·4 günde·2/10
Bu kitabıyla ne yazık ki bu sefer yazar benden yana sınıfta kaldı... Evet kitabın kurgusu, akışı aslında çok güzeldi fakat ne yazık sonuna dogru esas karakterin küçükken pedofiliye uğramış olması ve bunu yazarın anlatması hayatımda hiç yapmadığım birşeyi bana yaptırdi... Üzgünüm o sayfaları okuduktan sonra kitabı elimden bır hınçla yere doğru fırlatım... Günümüzde bu kadar iğreç şeyler yaşanırken bu konuların böylece rahat yazılması hiç hoş degil... Kitabın diğer konusu olan Keramet Mumi Keşke Memiş efendinin hayatı üzerinde kitap birilip böyle bir sonuç ortaya çıksaydı kitaba diyecek lafım olmazdı...
300 syf.
·Puan vermedi
Ilk defa bir Elif Şafak kitabında hayal kırıklığına uğradım. Kendisine ve kitaplarına hala hayranım fakat bu kitabı Elif Şafağın yazdığına inanamıyorum. Konular arasındaki bağlantıyı cok zayıf buldum ve fazla uzatılmıs betimlemeler ve anlatımlar beni fazlasıyla yordu. Kitabı bitirdiginde yine insanı bi sekilde etkiliyor ama illa okunması gerek diyemem bu kitaba.
214 syf.
·1/10
Abicim, tamam anlıyorum "özgürlük" diyorsunuz ve "Bu onunla ilgili değil" diyorsunuz "Oku da gör " falan... Okuduk da ne oldu ki !? Ne kadar boş bir yazar ve ne kadar iğrençlik dolu biri olduğunu daha iyi anlamam dışında, okunmamasını tavsiye etmem dışında bir şey kazanmadım. Sadece gündelik olarak fazla fazla aldığım iğrençlik dozunu kilo kilo aştım o kadar :/ Sanat da bir yere kadar diye düşünüyorum, ki ben tam manada "bilim" ve "sanat" için yaşayan biriyim, ama gerçekten bir yere kadar ! O çocuğa bu şekilde düşündürtülüyor olması herkese "Bu ne be!" dedirtir ve "Bunlar yobaz okumadan yorum yapıyorlar" der sözde pek aydınlar!
Cümleler böyle olursa gören de öyle yorum yapar, bal gibi de yapar! Lütfen halkı salak yerine koymayın ya! Bi kere edebiyat, edepli olarak hisslerini yansıtma sanatıdır. Kardeşim siz onu kavrayamamışsınız daha! Şu işi edepli yapamıyorsanız yazmayacaksınız, evet yok size böyle bi özgürlük ,çünkü sizin özgürlük kavramınız yanlış bi kere! Bu düpedüz vahşilik!
Tabii yazabiliriz, elbette, ben sadece biraz daha sınır olabilmeli diye düşünüyorum; bu tür şeyler iz bırakıyor. Ben hoş bulmadım, siz farklı düşünüyor olabilirsiniz.
214 syf.
·10/10
Öncelikle şunu belirtmeliyim ki, kitabı gündeme gelmeden önce satın almış, okunma sırasına koymuştum. Gündemde olduğu için değil sırası geldiği için okudum. Pedofili ifadeleri iddiasıyla linç etme kampanyasını kesinlikle doğru bulmuyorum. Dikkatle ve bu gözle okuduğum halde, pedofiliyi övücü, özendirici bir ifade olmadığı gibi, tam tersine tiksindirici şekilde, buna maruz kalanın tüm hayatını etkileyecek bir travma olayına dönüşmesi anlatılıyor. Son derece nitelikli, düşgücü yüksek, kaliteli bir kitap. Çok beğendim.
300 syf.
·Puan vermedi
"Mahrem" bana göre kesinlikle ilginç bir kitap.. Bana göre gerçekliğin iki üç adım ötesinde gerçekleşen bir kurgu ve beni tuhaf bir hissiyata iteledi.. Hayata dair; fiziki anlamda herkes gibi olmayan çok zayıf , çok şişman, kısa, uzun yahut fiziksel engelleri olan insanların bir gününü nasıl yaşadığını düşünmeye sevketti.. Bunu yaşamak çokta hoştu diyemem ama yine de edinilesi bir deneyim Mahrem i okumak..
İnsan nasıl ağzındaki yiyeceğin tadını kaybetmemek için yeni bir şey yemek istemezse o da gözlerinin en son gördüğü görüntüyü kaybetmemek için yeni bir şeyi görmeyi istemiyordu aslında.
"Âşık olunca da büyür gözbebeği; demek ki âşık olunan hep uzaktadır.
Aradaki mesafenin verdiği acıyı azaltmak için, maşuka "Gözbebeğim" diye hitap edilir."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Mahrem
Baskı tarihi:
Kasım 2012
Sayfa sayısı:
300
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051114675
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Baskılar:
Mahrem
Mahrem
Mahrem
"Öyle güzel ki uçmak... Öyle güzel ki tüyden hafif, uçurtmadan serseri, buhardan oynak, toz zerresinden kıvrak, kar tanesinden savruk olabilmek gökkubbede. Niyetim daha, daha da yükseklere çıkmak. (...) Niyetim gökyüzünde fersah fersah yükselip güneşin gölgesine değerek, bembeyaz bulutların üzerine çıkıp bağdaş kurmak ve bir de oradan bakmak dünyaya. Çünkü bilmek istiyorum aşağıda olup biten her şey görülüyor mu buradan bakıldığında? Merak ediyorum arka bahçelerde sırlanmış sırlar, işlenmiş kabahatler, yarım kalmış oyunlar kaydediliyor mu satır satır, kelime kelime? Bilmek istiyorum bir mahremiyeti var mı insanoğlu-insankızının, insan olmanın?"

Şafak, Isabel Allende ekolü büyülü gerçekliğin önemli bir mirasçısı olmaktan öte bir yazar. Romanın görkemli gerçeküstücülüğü kayda değer bir zekâyla desteklenmiş.
-The Independent-

Uyumsuzluklara ve toplumun bunlara nasıl baktığına dair çok
katmanlı bir metin. Sıradışı, sanrılı bir roman...
-Kirkus Reviews-
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 2.168 okur

  • Dilek Macar
  • Alev kurt
  • Elif Nur Fidanboy
  • Busenur
  • Safiye Özçelik
  • Meltem Yeşilkaya
  • Durdu ozcan
  • Yasemin❤
  • sinem
  • Merve Çağlak

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.6
14-17 Yaş
%3.1
18-24 Yaş
%14
25-34 Yaş
%34.7
35-44 Yaş
%33.6
45-54 Yaş
%8.7
55-64 Yaş
%1.6
65+ Yaş
%0.7

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%76.1
Erkek
%23.9

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%13.2 (62)
9
%10.4 (49)
8
%15.9 (75)
7
%11.9 (56)
6
%9.1 (43)
5
%7.2 (34)
4
%3.4 (16)
3
%4.7 (22)
2
%2.1 (10)
1
%5.3 (25)

Kitabın sıralamaları