Adı:
Bit Palas
Baskı tarihi:
Ekim 2012
Sayfa sayısı:
384
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051111223
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Bazı romanlar bittiklerinde başa dönüp ilk sayfaları tekrar okumak istersiniz. Romanı birkaç günde okusanız bile, sanki ilk sayfaları okuyalı aylar, hatta yıllar geçmiş gibi, nasıl ve nerede başladığını anımsamakta zorlanırsınız. İşte Elif Şafak'ın Bit Palas romanını bitirdikten sonra bunları hissettim ve tekrar başladım okumaya...
-Asuman Kafaoğlu Büke / Cumhuriyet Kitap-

Edebi ve yazınsal başarısı, Türk kimliğini ve ülkenin tarihine yaklaşımını edebiyat yoluyla yeniden tanımlamayan genç kuşak yazarlar arasında Şafak'ı temsilci olarak öne çıkarıyor...
Bu roman enerji dolu ve gizemli bir yolculuğa davet ediyor insanı; tutkuyla, gülmeceyle ve Türkiye'ye dair bir dolu fotoğraf karesiyle...
-The Independent-
(Tanıtım Bülteninden)
Okudugum en iyi kitaplardan biri diyebilirim.Her bolumu ayri heyecan ve merakla okudum.Apartmandaki her karekter birbirinden ilginc ve eglenceli kesinlikle tavsiye ederim :)
İLAHİ ADALET ANLATILMIŞ.NASIL Kİ TOPALDIR ADALET YAVAŞ YAVAŞ İLERLER .BU KİTAPTA İSE KOŞAR ADIM GİDİYOR HEM ADALET HEM İLAHİ ADALET.
Yazarın ilk kitaplarını daha çok sevdim ben. Kitapların çoğunu okuyup vardığım genel yargı bu.Son dönem kitaplarında siyasi görüşleri hayata bakışı daha belirgin ancak ilk kitaplarında bu daha az.Mahrem i Pinhan ı ve Bit Palas ı severek okudum.Anlatımları birbirine yakın.Kitapta bir apartman etrafında insan yaşamları çok başarılı anlatılmış.Her evin bir hikayesi var sonuçta.Apartmanda bu hikayelerin toplamı ve şahidi.İnsanların her haline şahit olan ve onlardan izler taşıyan eşyanın tasviri çok başarılı.Birbirinden çok farklı insanlar ve ortak yaşamları anlatılmış.Ustaca yazılmış güzel bir kitap.
“Kapalı bir sandığın içinde gün ışığına çıkmayı bekleyen, kıymeti bilinmemiş bir define değilim ben. Hakkımda soracağın her sorunun cevabı üç aşağı beş yukarı sende saklı zaten. Beni keşfetmeye çalışmanı da keşfettiğini sanmanı da istemem. Tanımak zorunda değiliz birbirimizi, daha bir arpa boyu tanıyamamışken kendimizi…”
Hayatımızdaki taşların tamamını yerinden oynatan öyle bir haksızlığa uğramışızdır ki, günün her anında bunu dile getirebilmek için çocuğumuzun adını “Haksızlık” koyarız. Neden olmasın? Olabilir.
1.Dünya Savaşı esnasında yıkılan çarlık rejiminin altında kalan, dağılan bir imparatorluktan, dağılmakta olan bir başka imparatorluğa kaçan Agripina Antipova ve Pavel Antipov.. Tattığı , dokunduğu, hissettiği her şeyin rengini gören bir sinesteziğin gözünden İstanbul ne renktir sahiden? Yenilginin ruhta yarattığı eziklikten kurtulmanın en iyi yolu, aynı mücadeleye farklı bir “ben” olarak dönmek değil midir? Bu hal, mutlak galibiyeti garanti etmese de, pek çoğumuz için gönül rahatlığıyla ölmeyi garanti eder.
Kendi halinde bir apartmanın ve apartman sakinlerinin hikayesi ve daha öncesi ve daha daha öncesi.
Unutmadan, buralar eskiden hep mezarlıktı.
Kitapları yarım bırakmasını hiç sevmiyorum. Ama bu kitapla, zorla okuyup zevk almayacaksam en iyisi yarım bırakayım dedim. Yazar bir çok farklı karakter üzerinden olayı anlatmaya çalışmış. Bu beni kitaba bağlamak yerine aksine çok sıktı. Kitapta tek beğendiğim nokta karakterlerden birinde adımın geçmesi ve mesleklerimizin benzer olması :) bunun dışında hikayeye dair aklımda en ufak bir şey kalmadı.
Bonbon Palas sakinlerinin ayrı ayrı hikayeleri bana bir zamanlar severek izlediğim bizimkiler dizisi lezzetini yeniden tatdırdı. Ayrıca yazarın özellikle metropollerin büyük sorunu haline gelen bu çöp konusunu işlemiş olması da gerçekten yerinde olmuş. Etrafımızda o kadar çok bulgurlar var ki.
Bu kitap, yazara ait okudugun kitaplardan altıncısı. Başlarda hikâyenin savruk olmasi ve çok sayıda karakter tanıtması kitabı sıkıcı hale getirmiş. Elif Şafak tarzıdır deyip okumaya devam ettim. Dusundum ki, hikâye sona doğru toparlanacak veve olay örgüsü yine kendine hayran bırakacak. Fakat son benim için çok yarım kalmış ve pat diye biten, havada bırakılmış bir son oldu.
Kitap isimleri beni her zaman etkiler bu kitabın da ismi bana değişik gelmişti ve okumak istemiştim 'Bit Palas' . Bu kitap okuduğum diğer kitaplara benzemiyordu evet. Kitabın girişi değişikti hikayenin başı ortada anlatılmış ortası da başta anlatılmıştı.
Güzell üslubuu, güzell bii Roman.. okuması zevklii sessizligin icinde en güzell giden sey..... bazen bii müzik esligindee kitabın icindee kaybolarakk hiissettigin oo duyguda saklı..
bazı yerlerinde Memduh Şevket'in Ayaşlı ve Kiracıları'nı okuduğum hissi gelse de Elif Şafak kendi üslubunca bu benzetmeden sıyrılmasını bilmiş, farklı insanları bir apartmanda toplayarak ve aynı zamanda farklı zaman dilimlerinden parçalarla çok güzel bir harman yapmış. bu kadının üslubunu seviyorum.
Gidişat iyiydi,başlıklar, karakterler onların yaşantısı okuru sürükleyen unsurlardı...Sonunu neye bağlar diye oldukça meraklanarak okumaya devam ettim ancak kitabın sonu tam bir hüsrandı.Boşa okumuşum gibi hissettim.
kişi okuduğu kitapla bir bağ kurmalı..Ben o bağı kuramadım..kurmaya çalışmadım belkide...harcadığımız zamanda önemli elbette ki..onun için ben şimdilik Elif Şafak 'kalemi çıkışlı yeni bir kitabını okumaya başlamalıyım...arzum odur ki bu kitapla da en yakın zamanda bir bağ kurup yarım bırakmamak olucak..'
Anladım ki benim içimi cız ettiren, ona vız geliyor.
Demek ki dedim, bir ömür onunla geçiremem.
"Talih ondan yanaydı, çünkü talih böyle bir iddiayla karşısına çıkanları sınamaya bayılır."
İçinizdeki ölüm korkusunu pışpışlayabilmek için doğurduğunuz çocuklardan biriyim. Gene de ölümden kaçamadığınızı görünce, yenisini yapmak üzere kaderine terk ettiğiniz çocuklardan biri.
"Şimdi önünde iki seçenek var. Ya atlayacaksın denize, dalgaları filan unutup, sen de bir katre olacaksın onun içinde. Ya da kıyıda oturup, bekleyeceksin. Dalgaların kıyıya vurup, parçalanmasını seyreyleyeceksin. O zaman da onlar birer katre olacak gözlerinin önünde. İki türlü yaşanır hayat eğer bir şeye benzeyecekse. Ya kendini yok edeceksin hayatın içinde, ya da hayatını yok edeceksin kendinde."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bit Palas
Baskı tarihi:
Ekim 2012
Sayfa sayısı:
384
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051111223
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Bazı romanlar bittiklerinde başa dönüp ilk sayfaları tekrar okumak istersiniz. Romanı birkaç günde okusanız bile, sanki ilk sayfaları okuyalı aylar, hatta yıllar geçmiş gibi, nasıl ve nerede başladığını anımsamakta zorlanırsınız. İşte Elif Şafak'ın Bit Palas romanını bitirdikten sonra bunları hissettim ve tekrar başladım okumaya...
-Asuman Kafaoğlu Büke / Cumhuriyet Kitap-

Edebi ve yazınsal başarısı, Türk kimliğini ve ülkenin tarihine yaklaşımını edebiyat yoluyla yeniden tanımlamayan genç kuşak yazarlar arasında Şafak'ı temsilci olarak öne çıkarıyor...
Bu roman enerji dolu ve gizemli bir yolculuğa davet ediyor insanı; tutkuyla, gülmeceyle ve Türkiye'ye dair bir dolu fotoğraf karesiyle...
-The Independent-
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 997 okur

  • Aysedkocak
  • Zelisss
  • Ayşenur Kök
  • hakkı sever
  • Gamze Açıkgöz
  • nesocum
  • Gunes Keskin
  • Melike Yaman
  • Dilara Yıldırım
  • Simge Küçük

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.6
14-17 Yaş
%2.3
18-24 Yaş
%13.7
25-34 Yaş
%32.5
35-44 Yaş
%34.8
45-54 Yaş
%8.9
55-64 Yaş
%1.4
65+ Yaş
%0.8

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%78.7
Erkek
%21.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%13.8 (25)
9
%12.7 (23)
8
%23.2 (42)
7
%18.8 (34)
6
%15.5 (28)
5
%5.5 (10)
4
%4.4 (8)
3
%1.1 (2)
2
%1.1 (2)
1
%3.9 (7)

Kitabın sıralamaları