·
Okunma
·
Beğeni
·
8573
Gösterim
Adı:
Pinhan
Baskı tarihi:
Temmuz 2009
Sayfa sayısı:
232
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051111384
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Baskılar:
Pinhan
Pinhan
Pinhan, Elif Şafak'ın ilk romanı. Bu romanıyla Elif Şafak 1998 yılındaMevlâna Büyük Ödülü'nü aldı.

"Pinhan!" dedi Dürri Baba. Sesi yaprak kımıldatmayan sabâ rüzgârı gibi doldu odanın içine.
"Pinhan!" dedi çocuk üst üste üç kere. İlk kez bu ismi söylerken, farkında olmadan el çırptı; omuzları sevinçle oynadı; yüzünde gonca güller açtı. İkinci kez söylerken duruldu, az evvelki taşkınlığından utandı. Üçüncü kez söylerken, ateş bastı dilini, damağını; dudaklarında buruk bir tat kaldı. Beti benzi kül kesildi. O zaman Dürri Baba, kollarını iki yana açıp, olan biteni izleyen dervişlere doğru dönerek,
"Nicedir adını bekler dururdu. Velhasıl adı da onu. İşte bugün kavuştular birbirlerine. Adı Pinhan olsun bundan böyle" dedi.

Döndü halka/ döndü olanca hızıyla/ toprak ki siyah bir halka idi/ ve geceye saklanırdı bazen/ tuttu su ile karıştı/ su ki sarı bir halka idi/ rengiyle dalaşırdı bazen/ tuttu toprağı kucakladı/ eğildim suya baktım/ suda kendimi gördüm/ kendimi sen sandım/ sarılmak için atıldım/ köprüye hıncım yalan imiş/ onu yıkarken suya karışan/ ben oldum

Bir de baktım ki/ ben ben değilim artık/ sûretim başka bir sûret/ ismim bir başkasının ismi/ gönlüm ne yöne akar/ ben ne yöne/ verdiğin emaneti yitirdim yollarda/ hata ettim/ kusur ettim/ affola...
232 syf.
·6/10
Elif Şafak'ın "AŞK" isimli romanından sonra "PİNHAN" tam bir hayal kırıklığı oldu benim için. "AŞK"tan sonra beklentim çok mu yüksekti bu kitap için, yoksa ben mi yanlış zamanda okudum kitabı bilemiyorum. Tek bildiğim kitaptan hiç bir şekilde bir lezzet alamadığımdır.
Kitap Pinhan'ın çocuk yaşta Dürri Baba tekesinde kalmaya başlaması ve derviş olup, ardından da iki başlılığıyla olan mücadelesini anlatmakta. Kitap'ın ilk 60 sayfası ne kadar akıcıydıysa, ilk 60 sayfadan sonrasıda bir o kadar sıkıcıydı. Gözüm patladı kitabı okuyup bitirene kadar. Kitapta o kadar çok karakter varki ve karakterlerin bir çoğunuda gereksiz yere uzun uzun yazmışki yazar, insan okurken sıkılıyor... Kitap'ı beğenmemiş olmama ramen yinede 6 puan verdim, bunu da kitabın ilk 50 sayfasındaki altı çizilesi o güzel cümlelerden dolayı yaptım.
Her ne kadar "PİNHAN" 1998 yılında "Mevlana Büyük Ödülü"nü almış olsada bence yeterince başarılı bir kitap olmamış. Yanlış bilmiyorsam bu Elif Şafak'ın aynı zamanda ilk kitabı..

Yorumumu kitap'tan bir alıntıyla bitiriyorum:

"Görünenle yetinirsen eğer sadece tırtılı bilirsin. Çirkindir ya tırtıl, gönlünü çelmez. Görünenin ötesine geçmek istersen eğer, aradan örtüyü kaldırıp da gönül gözü ile bakarsan, kelebeği bulursun karşında. Güzeldir ya kelebek, gönlün ona akar. Lakin gönül gözünle görürsen eğer, kelebeğe değil tırtıla sevdalanırsın."

Herkese keyifli okumalar...
232 syf.
·12 günde·4/10
Hediye edilenlerin arasında nicedir okunmayı bekliyordu, belirtmeliyim ki; hediye gelmeseydi ben alıp da okumazdım bu kitabı. Hediye eden zâta "Hediye edilecek başka kitap yok muydu be güzel kardeşim?" demekten geri duramadım, içimden tabi :D

Elif Şafak kalemini sevmediğim bir yazar, emeğe saygım var lakin kitaplarının okunmasında daha çok popülaritenin etkili olduğunu düşünüyorum, ilk kitabı yayımlandığından bu yana neredeyse her sene bir kitap yazmış; kitaplarının çoğu da "çok satanlar" listesinde yer bulmuş. Hiç unutmam yazarın "Aşk" adlı romanını okumadım diye linç yemiştim, neymiş efendim ben de kitap okuyorum diye geziyormuşum, bak bak yaptığım da çok ayıp, Elif Şafak'ın "Aşk"ını okumayan kitap okuyorum demesin bi' zahmet :D

Ya hu bir kitap düşünün Mevlana deyince Mevlana'dan evvel onun ismi akla geliyor, kitabın kapağının pembe renkli olmasından mütevellit erkek okurlar halka açık mekanlarda okuyamayıp kitabı gazeteye sardığını beyan edince kitabın kül renklisi çıkıyor, olur mu öyle şey yav, oluyormuş, olmuş :D Bunda kesinlikle maddi bir kaygı güdülmemiş yanlış anlaşılmasın, yazarın fobik insanlara da büyük saygısı var ondan yani :) Ablamızın kitaplarında cinler periler efsunlar nazarlar kol geziyor, valla tam olarak ne yaşamış merak ediyorum doğrusu, bir aralar bu konulara merak sarıp kafayı bunlarla bozmuş olma ihtimali yakın geliyor bana :D Tasavvuf okumak istersem alır Mesnevi okurum Elif Şafak'a ne hacet. Şaka bi' tarafa güldük eğlendik incelemeye geçelim:

Kitapta Dürri Baba Tekkesi'nde derviş olan çift cinsiyetli Pinhan'ın hikayesini okuyoruz, ilk bölümdeki kimi alıntıları beğensem de kitabın bütünü için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Karakterler çok fazla, kullanılan dil oldukça ağdalı, betimlemeler hayli uzun ve yorucu (Elif Şafak kitaplarının geneli böyle). Bu kitabı okuyup anlayan sınav öğrencisi vatandaş TYT'de paragraf sorularını çatır çatır çözer zannımca, ama kitabı kısa sürede bitirmek TYT Türkçe denemesinde 30+ net çıkarmaktan daha zor :D mistisizm sevenlere önerilebilecek bir kitap olabilir , zaten belirttiğim gibi ablamızın kitaplarında perilere cinlere, efsunlara, nazarlara sık sık rastlıyoruz, kitap 1998 Mevlana Büyük Ödülü'nü almış, okurken nasıl olmuş da almış diye sorgulamadım değil, gerçi yazarın yazıldıktan yıllar sonra pedofili iddialarıyla gündeme gelen kitabı da ödüllüymüş. Demek ki bir kitabın ödüllü olup olmaması onun kaliteli bir kitap olup olmadığını anlamak için kriter olmamalı, ee "balon da havada ama içi boş" diye bi'laf vardır :D
Zümrüt Apartmanı gibi pedofiliyi kesin olarak meşrulaştırmış diyemem fakat kitapta (Mahrem) geçen o kısımların çok rahatsız edici olduğunu söyleyebilirim, onların o şekilde yazılması cidden gerekli miydi? Evet yazar yaşadığı toplumdaki sorunları dile getirebilir, bunu yapıp yapmaması değildir mühim olan; mühim olan bunu nasıl yaptığıdır. Emile Zola Nana'da fahişe bir kızın hayatını ele alır ama kimse Zola'ya çamur atmaz çünkü kitabı okuyan ondan fahişeliğin kötü bir şey olduğu mesajını alır.

Buraya yazarla alakalı yazılacak çok şey var bu inceleme böyle uzar gider, uzatmadan sonlandırayım. Kitabı; hatta Elif Şafak kitaplarını okumadan ölürseniz kaybettiğiniz bir şey olmaz diye düşünüyorum, fakat karar sizin.

Esen kalın.
218 syf.
Tasavvuf içine fantastik,masalsı ve ütopik öğeleri karıştırmaktan zevk almış bu kitabında Elif Şafak. Olağanüstü renkli,karmaşık ve karanlık içinde ışıltı barındıran sokakları var hayal dünyasının.Okurken bir yandan yazarın hayal dünyasının yaşayan insanlarını tahayyül ediyor bir yandan da çift cinsiyetli dervişimiz olan Pinhan'ın o dünyayla bağlantısını kurmaya çalışıyorsunuz.Çok severek okuduğum bir Elif Şafak kitabı değildi ancak hiç bir sayfada sıkılmadım diyebilirim.Akıcı olmayan ,ancak yazarın fantastik âleminin derinlerini görmeniz gerektiği hissi uyaran bir kitaptı benim için.
Elif Şafak tarzı ;cinli,perili,efsunlu,sihirli,dervişli,koca karılı peri masalı tadında metis edebiyat okumak isteyenlerin tercih edeceği bir kitap.İyi okumalar.
232 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Kitap boyunca ben Pinhan idim, Pinhan ben. İnce bir kitap ancak bu kadar dolu gelebilirdi insanın gözüne. Arkadaşım kitabı almak istediğinde benden huyum olmasa da veresim gelmedi. Kıyamadım. İşte bu kadar güzeldi Pinhan. İnsanı kendine bağlayan, bir parçası yapan.
232 syf.
·5/10
Kütüphanemde olup okumadığım kitapları okumak içi çıktığım bu yolda pinhan la karşılaştık. Ne iyi oldu ne de kötü. Kitap beni çok arada bıraktı az sayfa olmasına rağmen benim için hiç akmayan bir kitap oldu. Ama tasavvufla ilgili olması dikkat çekiciydi.
232 syf.
·7 günde·4/10
Elif Şafak'ın yerlere göklere sığdırılamayan "Aşk" romanından önce "Pinhan" ı okudum ve Aşk ı okumaktan vazgeçtim.
Kitabı anlamak için,kısımlar arasında bağlantı kurmak için çok zorladım kendimi ama pek de beceremedim.Galiba anlamamamız gerekiyor bilemedim :)
Bir de kitapta ısrarla üzerinde durulan "iki başlılık" gibi bir kavram var.Geçtiğimiz yıllarda Elif Şafak'ın yapmış olduğu TED konuşmasındaki itirafı da bana o iki başlılığı çağrıştırdı.
232 syf.
·1473 günde·Beğendi·9/10
Elif Şafak'ın ilk romanı olması sebebiyle okudum. Açıkçası sonraki romanlarında popüler kültürün esiri olduğunu düşünüyorum. İlk romanında böyle bir amaç gütmeyeceğini bildiğimden okudum. Kitapta bir dervişin seyr-ü sülukle kendisini tanıması, bulması anlatılıyor. Elif Şafak'ın dili akıcı ve kelimelerle nasıl oynayacağını çok iyi göstermiş bu kitapta. Mevlana Büyük Ödülü'nü de alan roman okunabilir, tavsiye ederim.
232 syf.
·3/10
Daha önce okumuş olduğum Elif Şafak kitaplarını aratan bir kitap.Gerek konu gerek üslup olarak ağdalı bir iş çıkmış ortaya.Eski dönem romanları üslup olarak genelde daha az akışkan olur ancak bu kitapta akmak şöyle dursun tıkanmış bir üslup var.Olaylar çok çetrefilli.Hiç alakası olmayan bir karakter baş karakter gibi detaylı anlatılınca haliyle sıkıyor.Daha önce Elif Şafak okuyan birisi olmasam bu kadar çok şaşırmazdım sanırım.Tavsiye edebileceğim bir kitap olmamakla beraber okuma şevkinizi baltalayacak bir eser.Kitap değerlendirme notum 10 üzerinden “3”..
232 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
Öncelikle incelememe kitabın yani Pinhan'ın kelime anlamıyla başlamak istiyorum, Pinhan; gizli, saklı, gizlenmiş demek.
Beklentilerimi karşılamayan bir kitap oldu.. Süslü cümleler, ağdalı ve yorucu tasvirlerden dolayı kitaba son sayfasına kadar ısınamadım desem yeridir.
Kitap doğuştan çift cinsiyetli bir dervişin hayat hikayesi ve bu hikayenin etrafında şekillenen diğer karakterlerin hayatıyla birleştirilen uzun bir masalı andırıyor.. Tasavvuf üzerinden şiirler, deyişler,  alıntılarla bezenmiş oldukça uzun bir masal hem de.. Aslında yazarın kitaba çok emek verdiği zengin hayal gücünün dikkat çekmesinden belli ama yine de özellikle vurgulamak isterim ki kitaba adapte olmakta çok zorlandım..
Ayrıca bir de Elif Şafak'ın cinlere karşı özel bir ilgisi var sanırım.  Çünkü Pinhan, Baba ve Piç, Siyah Süt gibi okuduğum kitaplarında cinleri olan karakterler işlenmiş. Son olarak bu kitapta da yazarın tarzını yansıtan ilginçlikler var: Çift cinsiyetlilik, üç memeli kadınlar, yarısı insan yarısı hayvan olan yaratıklar, cüceler, cinler...
232 syf.
·Beğendi·9/10
Bir kaç sene önce merakla aldığım bir kitaptı.Hayal kırıklığına uğramadım severek okudum.Özellikle kahramanın masumiyeti beni çok etkilemişti.Kitapta dört unsurun anlatılmasını,ağır dilini,çatışma unsurlarını yaşanan ikilemi çok sevmiştim.Bir günde bitmişti.Çabuk bitmesinin sebebi içindeki şiirsel kısımlardı bence.Çok cümlenin altını çizmiştim.(tırtıl-kelebek-sevdaklanmak).Çok beğendim.
232 syf.
#okudumbitti
.

Pinhan kitabımızı baş kahramanı... İşaretler evet evet en güzel tanımlama bu olabilir o hadise için... İşaretlerin Pinhan'ı Dürri Baba tekkesine getirmesiyle başlayan olaylar... Pinhan kainatın sırlarına erişebilmenin aslında kendi iç alemini keşfetmekle olacağını anlayarak rüzgarın estiği yöne doğru savrulmaya başlayacak ve yolu Akrep Arif mahallesinde yaşanan ilginç hadiselerin odak noktasında kendini bulacaktı.
Yer yer fantastik ögelerinde konu alındığı, dilinin biraz ağır olması ve içerisine gizlenen ögelerin zihinde yaptığı çağrışımlar açısından ilgimi çekmediği bir anlatıma sahip olması kitaba olan sempatimi düşürdü.
232 syf.
·Beğendi·10/10
Pinhan..
Öncelikle incelememe kitabın yani Pinhan'ın kelime anlamıyla başlamak istiyorum, Pinhan gizli, saklı, gizlenmiş demek.. kulağa gizemli, heyecanlı geliyor değil mi? :)
Üslup olarak basit cümleler içermeyen betimlemeleriyle söz sanatları ile okuyucuyu içine çeken bir dahaki sayfasını heyecanla çevirebileceğiniz bir kitap. Ayrıca kitapta birçok Arapça ve Farsça kelimeye rastlayabilirsiniz, kitabı okurken sürekli yeni kelimeler ögrenmenin zevkini yaşadım.
İçerik olarak inceleyecek olursam başlangıçta birbirinden bağımsız gibi görünen olay örgülerini kitabın sonunda güzel birleştiriyor yazar, gerçekten bu konuda çok başarılı yazar fakat bir hikaye bitmeden diğerine başlaması hikayelerin yarım kalması okuyucuda "buraya nerden geldik" hissini uyandırıyor ve aynı zamanda da tatmin etmiyor. İtiraf etmem gerekirse Pinhan'ı okumadan önce kız sanmıştım daha sonra iki başlı olduğunu yani iki ruha, iki bedene sahip olduğunu ve hangi bedeni ruhu seçeceği konusunda ikilemde kaldığını ve daha sonra karşılaştığı kendi gibi iki başlı bir mahalle bulması onu bu ikilemden kurtarır ve kendi bedenini ruhunu bulmasına vesile olur ama bunun sonu olacağından habersizdir.
Kitabın tasavvufi yanından da biraz bahsedeyim. Roman; toprak, hava, ateş, su olarak dört bölüme ayrılmış. Tasavvufta da bilindiği üzere evren bu dört unsur üzerine kurulmustur.
Belirtmek isterim ki Elif Şafak bu ilk kitabıyla 1998'de "Mevlana Büyük Ödülü" nü almıştır.
İncelememi kitaptan sevdiğim bir alıntı ile bitireyim :)
Benim mekanım balçıktır / gıdam ise safi aşk / korku ile beslenmez imanım / korku dediğin safi yalandır / korku ile yakaran / bir kendini sever / aşk ile yanıp tutuşan / geçer serden / her dem yeniden tutuşturur küllerini..
Hiç kimse her daim kudretli yahut her daim naçar olamazdı.Yüksekten uçanların boyun eğdiği,alçaktan kanat çırpanların da şimşek hızıyla maviliklerde gözden kaybolduğu zamanlar muhakkak ki vardı.
Elif Şafak
Sayfa 58 - undefined
"Her gün bir yerden dönmek ne iyi
Her gün bir yere konmak ne güzel
Bulanmadan, donmadan akmak ne âlâ
Dünle beraber gitti cancağızım
Ne kadar söz varsa düne ait
Şimdi yeni şeyler söylemek lâzım

Mevlânâ"
Kırılmamak için bükül
Düz olmak için eğril.
Dolmak için boşal,
Parçalan ki yenilen
Az şeye sahip olanlar
Çoğa kavuşabilirler
Çok şeyi olanların zihni karışır.

Tao Te Ching 22
"İsim dediğin, Hz.Âdem'den bu yana, kendini taşıyanı kâh usul usul yoğurur, kâh efsunlu iplerle sıkı sıkı bağlardı."
Periden güzel huriden müstesnâ
Sebeb-i enva-i bela türlü cefâ
Tam üç tane ismin var iken,
Sonuncusu Canfeza
Yedi düvel çehrene müptelâ
Ben garip âşık-ı şeydâ iken
Terk-i can etmen revâ mı bana
Müsterih ol sırrını vermem ağyara
Sırrın da senle beraber karıştı toprağa

Bî-vefâ, bî-vefâ, bî-vefâ

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Pinhan
Baskı tarihi:
Temmuz 2009
Sayfa sayısı:
232
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051111384
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Baskılar:
Pinhan
Pinhan
Pinhan, Elif Şafak'ın ilk romanı. Bu romanıyla Elif Şafak 1998 yılındaMevlâna Büyük Ödülü'nü aldı.

"Pinhan!" dedi Dürri Baba. Sesi yaprak kımıldatmayan sabâ rüzgârı gibi doldu odanın içine.
"Pinhan!" dedi çocuk üst üste üç kere. İlk kez bu ismi söylerken, farkında olmadan el çırptı; omuzları sevinçle oynadı; yüzünde gonca güller açtı. İkinci kez söylerken duruldu, az evvelki taşkınlığından utandı. Üçüncü kez söylerken, ateş bastı dilini, damağını; dudaklarında buruk bir tat kaldı. Beti benzi kül kesildi. O zaman Dürri Baba, kollarını iki yana açıp, olan biteni izleyen dervişlere doğru dönerek,
"Nicedir adını bekler dururdu. Velhasıl adı da onu. İşte bugün kavuştular birbirlerine. Adı Pinhan olsun bundan böyle" dedi.

Döndü halka/ döndü olanca hızıyla/ toprak ki siyah bir halka idi/ ve geceye saklanırdı bazen/ tuttu su ile karıştı/ su ki sarı bir halka idi/ rengiyle dalaşırdı bazen/ tuttu toprağı kucakladı/ eğildim suya baktım/ suda kendimi gördüm/ kendimi sen sandım/ sarılmak için atıldım/ köprüye hıncım yalan imiş/ onu yıkarken suya karışan/ ben oldum

Bir de baktım ki/ ben ben değilim artık/ sûretim başka bir sûret/ ismim bir başkasının ismi/ gönlüm ne yöne akar/ ben ne yöne/ verdiğin emaneti yitirdim yollarda/ hata ettim/ kusur ettim/ affola...

Kitabı okuyanlar 2.313 okur

  • Derya Kızılırmak Hasçelik
  • Merve karakaplan
  • Erdem AYDIN
  • irem kebabcı
  • Elif Kygsz
  • İbrahim Peri
  • Tuba dindar
  • SEYİTHAN ATAŞ
  • Emre Yol
  • mukaddesargl

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.9
14-17 Yaş
%1.8
18-24 Yaş
%15.7
25-34 Yaş
%31.9
35-44 Yaş
%35.4
45-54 Yaş
%7.7
55-64 Yaş
%1.8
65+ Yaş
%0.8

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%73.8
Erkek
%26.2

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%13.3 (61)
9
%13.3 (61)
8
%19 (87)
7
%17.5 (80)
6
%9.6 (44)
5
%8.3 (38)
4
%4.4 (20)
3
%2.2 (10)
2
%2 (9)
1
%3.1 (14)

Kitabın sıralamaları