Eksik hep orada. Hepimizde, yaşamımızın her anında. O eksiğin ruhumuzu açmış olduğu gediği doldurmaya çalışarak yaşıyoruz. Bazen bundan bir başkasını sorumlu tutarak, bazen o gediği bir başkasındaki bir “fazla” ile kapatmaya çalışarak. 
Kış ne kadar çok, ne kadar uzun olursa olsun; balık ne kadar az çıkarsa çıksın; yine yaz, bildiği gibi mahrumiyetlerin içinden kafasını kaldıracak ve onu bekleyenlere gelecektir.
Cazibe sahibi olmak için uzun boylu ve yakışıklı/güzel olmak şart mı? “ aman şık ve becerikli görüneyim, aman kazanayım” paniğine kapılmasak eğer, kötü bir oyuncu olsak bile oyundan keyif alırız; keyif alan kişi de zaten hoş görünür göze. Bütün bunlar için biraz kendine özgüven yeterli.