Harun Eytemiş

Harun Eytemiş
@harun_202
Okumak bir deva, anlamak bir şifadır.

Harun Eytemiş

, bir kitabı okumaya başladı
Philip K. Dick
8.3/10 · 2.343 okunma
Reklam

Harun Eytemiş

, bir kitabı okumaya başladı
Cahit Sıtkı Tarancı
8.4/10 · 14,1bin okunma

Harun Eytemiş

, bir kitap okudu
Puan vermedi·328 syf.·
Beğendi
·
17 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 00:20
·
2026 23. kitabı
László Krasznahorkai
6.9/10 · 97 okunma
Puan vermedi·240 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2026 13:27
Zaven Biberyan’ın Yalnızlar adlı romanı, 1950’li yılların İstanbul’unda sınıf, cinsiyet ve etnik kimlik ekseninde parçalanmış insanlar ve bu insanların yalnızlıklarını derin bir psikolojik tahlil diliyle sunan sert ama dokunaklı bir toplumsal fotoğraf gibi. Roman, büyük bir olay anlatmak yerine, bireylerin iç dünyalarını ve çevresel baskıları üzerinden “yalnızlığın” bireysel bir duygu olmaktan çıktığını, toplumsal bir hâle dönüştüğünü gösteriyor. . Yalnızlar, İstanbul’un Anadolu yakasında Erenköy’de bir mahallede geçer; iki komşu evde, biri Türk biri Ermeni olan iki ailenin bir yaz hafta sonunda yaşananları tek odak noktası yapıyor. Roman, bu yoğun iki gün içinde, ev işlerini görmek için evlatlık alınmış genç bir kız (Fatma/Gülgün), evin oğlu, mahallenin başka karakterleri ve aileler arasındaki olayları, gerçekçi ve sert bir dille kaleme alıyor. . Biberyan, 1950’li yıllarda yoğunlaşan köyden kente göç, şehirleşme ve sınıf çatışmasını, karakterlerin “daha iyileri olmak” isteğiyle vermiş: kimisi zengin görünmeye, kimisi kültürlü numarası yapmaya, kimisi ise “başkalarına hizmet eden” konumundan biraz yukarı çıkmaya çabalıyor. Bu arzular, genellikle başarısız oluyor romanda; karakterler hem ait olduklarına yeterince değer vermiyor hem de “yukarıya” çıkamazken, bu ikilemde birer yabancılık hali içinde kalıyorlar. . "Yalnızlar"da yalnızlık, yalnızca bir kişinin içsel bir hali değil. Kitap mahalle, aile ve ev içi ilişkiler, birbirine fiziksel olarak yakın ama duygusal ve anlamsal olarak uzak insanların sıkışık dünyasını tasvir etmiş. Karakterler birbirine bakıyor, kıskanıyor hatta birbirinden nefret ediyor ama asla gerçekten konuşmuyor; bu iletişim kopukluğu, yalnızlığı kalıcı ve kaçınılmaz bir yapı haline sokmuş. Bunu, “gücü yeten yetene” kuralı üzerinden de görüyoruz
YalnızlarZaven Biberyan · Aras Yayıncılık · 2016237 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2026 13:56
Bekir Yıldız’ın Bozkır Gelini, yazarın toplumsal gerçekçi çizgisini yoğun biçimde sürdüren, yoksulluk, töre baskısı ve kadınların erken yaşta evlendirilmesi gibi meseleleri çarpıcı bir dille anlatan bir öykü kitabı. Kısa hacmine rağmen kitabın etkisi güçlü; çünkü Yıldız, Anadolu’nun özellikle Güneydoğu’daki sert hayat koşullarını süssüz, doğrudan ve sarsıcı bir anlatımla görünür kılmış. . Bozkır Gelini, 1985’te yayımlanmış ve sekiz öykü içeriyor. Kitaptaki öyküler arasında “Bozkır Gelini”, “Şair Ana”, “Birkaç Kaçakçı”, “Tohum”, “Bir Kadın Polis”, “Gözler”, “Canlı Tabanca” ve “Ölü Bohçası” yer alır. . Kitabın ana ekseni, kırsal ve kentsel yoksulluk, töre, aile içi baskı, göç, kaçakçılık ve kadınların toplumsal konumu. “Bozkır Gelini” öyküsünde yoksulluk nedeniyle 11 yaşında evlendirilen bir kız çocuğunun trajedisi anlatılır; “Birkaç Kaçakçı” kaçakçılığı, “Ölü Bohçası” ise törelerin insanlar üzerindeki yıkıcı etkisini öne çıkarıyor. Bu yüzden kitap, yalnızca bireysel dramları değil, bu dramları üreten düzeni de hedef alıyor. . Bekir Yıldız’ın en belirgin özelliği, dili fazla süslemeden, hatta kimi zaman sertleştirerek kullanması. Metinlerde yerel ağız, günlük konuşma dili ve doğrudan gözlem hissi güçlü; bu da anlatıya belgesel bir tat veriyor. Gerçekçilik, olayların aktarımını daha da etkili hale getiriyor; okur, kahramanların acısını dışarıdan izlemekten çok onun içine çekiliyor. . Kitabın bence en güçlü yönü, toplumsal yarayı çok net göstermesi ve kadının, çocuğun, yoksulun hayatını romantikleştirmeden anlatması. Ayrıca öyküler kısa olmasına rağmen yoğun bir gerilim barındırıyor; bu yüzden her hikâye tek bir yere odaklanıyor. Buna karşılık, bazı okurlar için anlatının fazla sert, fazla doğrudan ve zaman zaman çok öğretici bulunması mümkün. Çünkü yazar çoğu yerde
Bozkır GeliniBekir Yıldız · Varlık Yayınları · 198548 okunma
Reklam