Bekir Yıldız’ın Bozkır Gelini, yazarın toplumsal gerçekçi çizgisini yoğun biçimde sürdüren, yoksulluk, töre baskısı ve kadınların erken yaşta evlendirilmesi gibi meseleleri çarpıcı bir dille anlatan bir öykü kitabı. Kısa hacmine rağmen kitabın etkisi güçlü; çünkü Yıldız, Anadolu’nun özellikle Güneydoğu’daki sert hayat koşullarını süssüz, doğrudan ve sarsıcı bir anlatımla görünür kılmış.
.
Bozkır Gelini, 1985’te yayımlanmış ve sekiz öykü içeriyor. Kitaptaki öyküler arasında “Bozkır Gelini”, “Şair Ana”, “Birkaç Kaçakçı”, “Tohum”, “Bir Kadın Polis”, “Gözler”, “Canlı Tabanca” ve “Ölü Bohçası” yer alır.
.
Kitabın ana ekseni, kırsal ve kentsel yoksulluk, töre, aile içi baskı, göç, kaçakçılık ve kadınların toplumsal konumu. “Bozkır Gelini” öyküsünde yoksulluk nedeniyle 11 yaşında evlendirilen bir kız çocuğunun trajedisi anlatılır; “Birkaç Kaçakçı” kaçakçılığı, “Ölü Bohçası” ise törelerin insanlar üzerindeki yıkıcı etkisini öne çıkarıyor. Bu yüzden kitap, yalnızca bireysel dramları değil, bu dramları üreten düzeni de hedef alıyor.
.
Bekir Yıldız’ın en belirgin özelliği, dili fazla süslemeden, hatta kimi zaman sertleştirerek kullanması. Metinlerde yerel ağız, günlük konuşma dili ve doğrudan gözlem hissi güçlü; bu da anlatıya belgesel bir tat veriyor. Gerçekçilik, olayların aktarımını daha da etkili hale getiriyor; okur, kahramanların acısını dışarıdan izlemekten çok onun içine çekiliyor.
.
Kitabın bence en güçlü yönü, toplumsal yarayı çok net göstermesi ve kadının, çocuğun, yoksulun hayatını romantikleştirmeden anlatması. Ayrıca öyküler kısa olmasına rağmen yoğun bir gerilim barındırıyor; bu yüzden her hikâye tek bir yere odaklanıyor. Buna karşılık, bazı okurlar için anlatının fazla sert, fazla doğrudan ve zaman zaman çok öğretici bulunması mümkün. Çünkü yazar çoğu yerde