Yalnızlar

Zaven Biberyan
Tahmini Okuma Süresi:
6 sa. 48 dk.
Sayfa Sayısı:
240
Basım Tarihi:
Şubat 2016
Yayınevi:
Aras Yayıncılık
Orijinal Adı:
Lıgırdadzı
ISBN:
9789757265276
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

Sakin göründüklerine bakmayın, yolunda olmayan bir şeyler var!
10/10
·240 syf.··
2020 46. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 03 Kasım 2020 19:58
Zaven Biberyan İstanbul’da doğmuş, yaşamış, Saint Joseph’de ve İstanbul Ticari İlimler Akademisi’nde okumuş bir gazeteci/yazarımız. Sol görüşlü olduğu için malumunuz, tüm benzer aydınlarımız gibi değişik takibatlara uğrayan, hatta hapis de yatan Biberyan bir dönem TİP İstanbul Belediye Meclis Üyeliği de yapmış. Geçmişinde varlık vergisinden dolayı kendisi de büyük acılar yaşayan Biberyan değişen toplumu, çürüyen ve yiten değerleri, bir daha yerine gelmeyecek kayıpları yalın ve etkileyici dili ile eserlerine aktarmayı başarmış. Okuduğum ilk kitabı “Yalnızlar” oldu, ama tek kelimeyle bayıldım. Bu topraklarda yaşananları anlamaya, yaşanan acıların altında ezilen insanları tanımaya çalışan benim bu zamana kendisini okumamış olmam affedilemez, büyük bir kayıpmış. “Yalnızlar”, 1950lerin İstanbul’unda, Erenköy’ün gerçekten de bir sayfiye köyü olduğu o yıllardan 2 günlük bir kesit sunuyor bize. Yazar bunu 2 ailenin yaşantısını, birbirine paralel ilerleyen 2 hikaye eşliğinde aktararak yapıyor. Dili o kadar akıcı ve kimi zaman karakterlerin iç sesleri o kadar ortada ve baskın ki, bende, 1950’li yıllarda çok da moda olan, bir fotoroman okuyormuşum izlenimi yarattı. Yaşananları sahneler halinde kurgulaması ve her sahnede yaşananları renkleri, kokuları, ortamı ile sanki gözümüzle görüyormuşuz gibi ortaya serebilmesi, Biberyan’ın büyük başarısı. Dönem, Cem Yılmaz’ın “Pek Yakında” filminde de gördüğümüz yeni ve ani (!) Türk zenginlerinin, biraz da görgüsüzlükleri ile ortaya serildiği dönem. Batı müzikleri dinleyip batı dansları yapınca daha uygar olduğunu zanneden, Anadolu’dan ve hele köyden gelenleri küçümseyen, erkeklerin puro ve paraya, kadınların kıyafet ve dedikoduya pek düşkün oldukları dönem. Aynı zamanda tek partili iktidarın sona erdiği, azınlıklara baskının arttığı,
Edebiyat
YalnızlarZaven Biberyan · Aras Yayıncılık · 2016237 okunma
8/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2021 120. kitabı
Osman Beyler ve Yeranik Hanımlar aynı sokağın ayrı aileleri. Biri aniden zenginleşirken diğer aile ellerindekiler birden gider korkusu taşıyor. Bu iki aile sadece hanedekilerden de ibaret değil; Hayalperest Gülgün de var tanış Aret de filmlere vurgun Madam Verjin de. Birbirlerini bilip; yine de yalnız kalanlar her biri. . Zaven Biberyan ellilere götürüyor bizi, Kore Savaşı devam ediyor, yeni zenginler meydana çıkıyor, kutuplaşmalar derinleşiyor. Temelde oldukça basit bir hikâyeye öyle çok detay sığdırıyor ki Biberyan. Örneğin bir rüyadan karakterin bastırılmış korkularını anlıyoruz, tek bir kelimeden doğan nefreti duyumsuyoruz. Hem de bunu uzun uzun anlatmadan yapıyor yazar. Yaraları açıyor ama kanatmıyor, ses veriyor ama bağırmıyor. Her karakterin insanlığını önce kendi anlıyor. Severek ve biraz da içlenerek okudum. . Zaven Biberyan ile bu kitap aracılığıyla tanıştım, kitaplığımda yer alan bir diğer kitabı Karıncaların Günbatımı’nı (Babam Aşkale’ye Hiç Gitmedi ismiyle de bilinir) merakla ve çok bekletmeden okuyacağım. . Kapakta yer alan şiir misali fotoğraf ise Ara Güler’den
YalnızlarZaven Biberyan · Aras Yayıncılık · 2016237 okunma
İnsan her dêm aynı insandır.
Puan vermedi·240 syf.··
2020 290. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Ağustos 2020 16:10
GÜZEL İNSANLAR MERHABA !! Zaven BİBERYAN; 1921 İstanbul Kadıköy doğumlu yani bu toprağın güzel bir insanı Zaven.. Türkiyenin en ilginç siyasi partilerinden TİP'te siyasete atılmış. 1968 yılında İstanbul Belediye Meclis Üyeliğine seçilmiş ve başkan yardımcılığı yapmış. Kitaba gelecek olursak; 1950-1960 Demokrat Partili İstanbul yılları bir yandan ülkede batılışma çabaları sosyeteye dahil olmaya çalışanlar, diğer yanda taşralı hali yüzünden akan insanlar.. Eserde evde evlatlık olarak alınmış Fatma (Gülgün) evde evlatlık mı, köle mi belli değil !! Yeranik teyze ve 40 yaşını geçmiş evlenmemiş oğlu Krikor bekar kardeşi Pupul eserin diğer merkezinde olan aie üyeleri Eserde yüzüne karşı farklı arlkandan ise seni kıyasıya acımasızca eleştiren mahalle insanları, İstanbullu Ermeni, Yahudi insanları, İstanbul'a Anadolu'dan gelen kırsal insanlar ... Eseri okurken sanki Nubar Terziyan, Adile Naşit, Sami Hazinses gibi güzel insanların rol aldığı çok eski siyah-beyaz Yeşilçam filmi izliyor hissine kapıldım. Bu ülkenin binbir çiçekli bir bahçe olduğunu unutmamak için bu tür eserleri okumak gerektiğini düşünüyorum. İyi Okumalar !!
Edebiyat
YalnızlarZaven Biberyan · Aras Yayıncılık · 2016237 okunma
7/10
·226 syf.··
2023 8. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2023 03:05
Açıkçası “Yalnızlar” kitabına çok büyük bir önyargıyla başlamıştım. Yazarının Ermeni olmasından ötürü kitapta sürekli bir Türk aşağılaması olur diye düşünmüştüm ama yazar beni şaşırtmayı ve kendini sevdirmeyi başardı. “Yalnızlar” kitabı 1950’ler Türkiyesinde yaşayan iki ailenin iki gününü anlatan bir eser. Eser içerisinde konu alınan bir sürü alt başlık var. Bunlardan birkaçı; kadının objeleştirilmesi, Ermeni-Türk arasında yaşanılan gerilim, o zamanki Türkiye’nin toplumsal yaşantısı ,çocukluktan kalma travmaların etkileri vb. Yazar bizi bütün karakterlerin iç dünyasına sokarak nasıl bir psikolojiye ve karaktere sahip olduklarını ve bununla birlikte nasıl yalnızlaştıklarını başarılı bir şekilde anlatmış. Kitapta tek rahatsız olduğum durum kadının fazlasıyla aşağılanmasıydı fakat o zamanlarda insanların görüşü öyleymiş ki yazar da öyle yazmış diyerek kendimi avutuyorum. Gayet normal bir şekilde devam eden eserin sonlarına doğru yaşanan olaylar benim kitaba olan beğenimi daha da arttırdı. Yalnızlar Zaven Biberyan
Edebiyat
YalnızlarZaven Biberyan · Aras Yayıncılık · 2016237 okunma
9/10
·240 syf.··
2023 32. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2023 04:42
Öncelikle Yalnızlar Zaven Biberyan’ın kaleminden okuduğum üçüncü roman. Sırasıyla; Karıncaların Günbatımı, Meteliksiz Âşıklar ve şimdi de Yalnızlar. Yalnızlar yerine Meteliksiz Aşıklar’ı öne koyma sebebim ise isminin daha cazip gelmiş olmasıydı, ancak Zaven Biberyan’a başlamak istiyorsanız ve Karıncaların Günbatımı fazla kalın geliyorsa, benim tercihim kesinlikle Yalnızlar’la başlamanızdan yana. Hem yazarı tanımanız açısından açık bir kaynak hem de kendini okutan akıcılıkta bir eser. Aynı mahallede yaşayan iki ayrı ailenin iki gününe tanıklık ediyoruz. Bir Ermeni, bir de Türk aile. Madam Yeranik ve Osman Beygilin aileleri. Bu insanların yolları nadiren kesişiyor, bu vesileyle iki ayrı hayata aynı anda tanıklık etmiş oluyoruz. Zaven Biberyan’ın sosyalist düşün yapısı bu kitapta göze fazlasıyla çarpıyordu. Karıncaların Günbatımı’ndaki gibi bir karakterin ağzından yüzümüze vurulmasa da içinde yaşadığımız toplumun noksanlığı, işçi sınıfına, kadın kimliğine, gâvur fikrine nasıl bakıldığına kanıt oluşturacak cümleler her sayfasında eserin. Her karakter üzerine vazife olan görevi yerine getiriyordu. Taşralı bir ailenin şehirli olma çabasıydı Yeranik ve oğlu Krikor’da okuduğum. Aynı aileye mensup Pupul ise eve gelen tesisatçıyla sohbet ediyor, “Çarşılı” damadını beğeniyor ve taşralı kimliğini göğsünü gere gere taşıyordu. Pupul karakteri bu yönüyle gerçekten takdir ettiğim ve sempati beslediğim bir karakter olsa da, her Biberyan karakteri gibi, elle tutulmayacak tarafları da var elbet. Ancak tüylerini okşadığı tekir kedisine tekir demekten çekinmeyen, süslü isimler koymakla uğraşmayan egosuz bir karakter. (Tabii ki kedilere süslü isimler verilebilir, romanda bunun temsil ettiği duruştan bahsetmeye çalışıyorum.) Misal: “Ben ne amira torunuyum, ne de saraylı. Konyalı Mardik
Edebiyat
YalnızlarZaven Biberyan · Aras Yayıncılık · 2016237 okunma
Puan vermedi·232 syf.··
2021 99. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Temmuz 2021 14:07
Kitabın adı:Yalnızlar Yazarın adı:Zaven Biberyan Okuyanın adı: Sıdıka Topal Sayfa sayısı:232 Ermeni ve Türk gençleri birlikte eğlenir gezerler beraber yaşarlar ama arada sırada birbirlerini tartaklarlar. Sebepte güzel kızlardır kızları paylaşamazlar halbuki kızlar pek yüz vermezler. Herkesin gönlünde bir aslan vardır. Fatma diye bir kız vardır bir isminde Gülgündür. Fatma diye seslenen dönüp bakmaz bana Fatma demeyin der bütün genç erkekler Fatma Gülgün'e vurgundur. Kasap Ali'de çok yanaşmak ister ama yüz vermez bizim kız.Erol'a göz süzer Erol'da boş değildir . Günlerden birgün Ali birgün eve gider Fatma Gülgün içeri alır Ali öpmek ister bizim kız istemez. Ali sinirlenir veeee....
YalnızlarZaven Biberyan · Aras Yayıncılık · 2016237 okunma
Puan vermedi·240 syf.··
Beğendi
·
2025 4. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2025 01:25
okuduğum ilk zaven biberyan kitabıyla. okudukça açılan katmanlı konusu ilerledikçe derinleşen karakterleri var. yalın dili sizi yormuyor ve akıcı diyaloglarla olay örgüsüne kapılıp gidiyorsunuz. olay demokarat partili yıllarda istanbul geçiyor ermeni cemaati etrafında dönen gündelik yaşamlarından kesitler sunuyor. azınlıkların kaygılarını daha yakından anlamanız için güçlü diyalogları var. okuyun derim.
YalnızlarZaven Biberyan · Aras Yayıncılık · 2016237 okunma
7/10
·240 syf.··
2019 86. kitabı
Yaşarken hakettiği değeri görmeyen, eserleri ancak ölümünden sonra çevrilen Zaven Biberyan'dan okuduğum ikinci kitap Yalnızlar... Ermenice Lıgırdadz olarak bilinen kitap Zaven Biberyan'ın yakın tarihin o buhranlı dönemlerini yansıtıyor. 1950 yılının başında İstanbul 'da geçen bu iki günlük sürede, halklara ve onların arasındaki iletişimsizliğe bir ayna tutuyor yazar. Özellikle bir arada Rum, Ermeni ve Türk halklarının arasındaki iletişimsizlikten doğan şiddet eğilimleri ve bu eğilimleri toplumu nasıl yozlaştırdığını karakterler üzerinden bol diyaloglar halinde ifade ediyor. Yaşadığı dönemde de aslında kendi mensubu olduğu Ermeni çevreler tarafından Sosyalist bir ideolojiye sahip olduğu gerekçesiyle dışlanmış ve Beyrut 'a yerleşmek zorunda kalmış. Aslında yazarın bu kadar geri planda kalmasının sebebini azınlık olmasına ve azınlığın hikayesini anlatırken çok gerçekçi olup asla romantizm unsurları barındırmamasına bağlar kimi eleştirmenler. Zira yazar Ermeni cemaati içindeki çarpıklıkları da gayet gerçekçi bir dille eleştiriyor. Ben nitelikli eserler kaleme almış yazarın kitaplarının çokça okunması gerektiğine inananlardanım. Tavsiye ediyorum.
YalnızlarZaven Biberyan · Aras Yayıncılık · 2016237 okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2023 7. kitabı
Zaven Biberyan, İstanbul Ermeni edebiyatının önde gelen realist yazarlarındandır. Dile getirilemeyen gerçeklere cesur, kuvvetli kalemiyle değinmektedir. Eserlerinde birey ve toplum çatışmasını, toplumsal sorunlarla boğuşan insanları işler. "Yalnızlar" da bu temalara yer verdiği eserlerinden biri. 1950'ler İstanbul'unu ve o dönemde hüküm süren fikirleri, Erenköy'de yaşayan iki farklı aile çerçevesinde anlatmaktadır. Biberyan, biri Türk diğeri Ermeni iki komşu ailenin hem içeride birbirleriyle olan ilişkisini hem de dışarıda toplumda sürdürdükleri ilişkilerinden bahseder. Bireylerin derin psikolojik tahlillerine değinerek toplumda yer aldıkları konumları ve bu konumlarda sergiledikleri toplumsal davranışları çok yönlü bir şekilde ele almaktadır. Kişilerin iç dünyası aracılığıyla psikolojilerindeki derinlikleri farklı perspektiflerle yansıtan bu eser, aynı zamanda tarihe de o dönemin gözünden yakın bir bakış atmamızı sağlamaktadır. Bu yüzden hem farklı bakış açılarını görmek hem de 50'ler Türkiye'si hakkında bilgi sahibi olmak isteyenlerin bakabileceği akıcı bir eserdir.
YalnızlarZaven Biberyan · Aras Yayıncılık · 2016237 okunma
Puan vermedi·240 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2026 13:27
Zaven Biberyan’ın Yalnızlar adlı romanı, 1950’li yılların İstanbul’unda sınıf, cinsiyet ve etnik kimlik ekseninde parçalanmış insanlar ve bu insanların yalnızlıklarını derin bir psikolojik tahlil diliyle sunan sert ama dokunaklı bir toplumsal fotoğraf gibi. Roman, büyük bir olay anlatmak yerine, bireylerin iç dünyalarını ve çevresel baskıları üzerinden “yalnızlığın” bireysel bir duygu olmaktan çıktığını, toplumsal bir hâle dönüştüğünü gösteriyor. . Yalnızlar, İstanbul’un Anadolu yakasında Erenköy’de bir mahallede geçer; iki komşu evde, biri Türk biri Ermeni olan iki ailenin bir yaz hafta sonunda yaşananları tek odak noktası yapıyor. Roman, bu yoğun iki gün içinde, ev işlerini görmek için evlatlık alınmış genç bir kız (Fatma/Gülgün), evin oğlu, mahallenin başka karakterleri ve aileler arasındaki olayları, gerçekçi ve sert bir dille kaleme alıyor. . Biberyan, 1950’li yıllarda yoğunlaşan köyden kente göç, şehirleşme ve sınıf çatışmasını, karakterlerin “daha iyileri olmak” isteğiyle vermiş: kimisi zengin görünmeye, kimisi kültürlü numarası yapmaya, kimisi ise “başkalarına hizmet eden” konumundan biraz yukarı çıkmaya çabalıyor. Bu arzular, genellikle başarısız oluyor romanda; karakterler hem ait olduklarına yeterince değer vermiyor hem de “yukarıya” çıkamazken, bu ikilemde birer yabancılık hali içinde kalıyorlar. . "Yalnızlar"da yalnızlık, yalnızca bir kişinin içsel bir hali değil. Kitap mahalle, aile ve ev içi ilişkiler, birbirine fiziksel olarak yakın ama duygusal ve anlamsal olarak uzak insanların sıkışık dünyasını tasvir etmiş. Karakterler birbirine bakıyor, kıskanıyor hatta birbirinden nefret ediyor ama asla gerçekten konuşmuyor; bu iletişim kopukluğu, yalnızlığı kalıcı ve kaçınılmaz bir yapı haline sokmuş. Bunu, “gücü yeten yetene” kuralı üzerinden de görüyoruz
YalnızlarZaven Biberyan · Aras Yayıncılık · 2016237 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Zaven BiberyanYazar · 6 kitap
İlk eğitimini Kadıköy Aramyan-Uncuyan ve Dibar Gırtaran (Sultanyan) Ermeni ilkokullarında alan Biberyan, sırasıyla Saint Joseph Lisesi ve İstanbul Ticari İlimler Akademisi'nde eğitim gördü. Ermenice yayın yapan birçok gazetede yazılar yazdı, yöneticiliğini yaptı. 1946'da Nor Lur adlı gazetedeki Al Gı Pave... (Artık Yeter) başlıklı yazısından dolayı hapis yattı. Bu yazısı Ermeniler aleyhinde tutuma ve Ermeni karşıtı yayınlara karşı yazılmıştı. Daha sonra bulunduğu işlerden de sosyalist düşüncelerinden ötürü baskılar görerek ayrılmak zorunda kalan Biberyan, 1949'da Beyrut'a yerleşti. Orada da gazeteciliğe devam etti ve Ermenice yayın yapan Zartonk ve Ararad 'ın yazı işlerinde görev aldı. 1953 yılında İstanbul'a dönerek, Osmanlı Bankası ve Meydan Larousse: Büyük Lugat ve Ansiklopedisi 'nin redaksiyon kurulunda görev aldı. Ayrıca 1968 yılında TİP'ten İstanbul Belediye Meclis üyeliğine seçildi. Zaven Biberyan, 4 Ekim 1984'te vefat etti ve Şişli Ermeni Mezarlığı'nda toprağa verildi. Yazar varlık vergisi mağdurlarındandır ve o dönemlerde çok acılar çekmiştir. Bu konuyla ilgili Mırçünneru Verçaluysı (Karıncaların Günbatımı) adlı romanı 1970 yılında Jamanak gazetesinde tefrika edilmiş ve 1984 yılında ölümünden birkaç hafta önce Aras Yayıncılık tarafından yayınlanmıştır. Bu kitap, "Babam Aşkale'ye Gitmedi" adıyla, 1998'de Türkçe'ye çevrildi. Bazı eserleri - Lıgırdadzı (Arsız) - 1959 - Dzovı (Deniz) - 1961 - Angudi Siraharnerı (Meteliksiz Aşıklar) - 1962 - Mırçünneru Verçaluysı (Karıncaların Günbatımı) - 1984, 2007