Barış, sımsıkı kenetlenmiş ellerdir insanların sıcacık bir ekmektir o, masası üstünde dünyanın. Barış, bir annemin gülümseyişinden başka bir şey değildir.
En Hüzünlü Eylül okurken beni duygusal olarak oldukça etkileyen kitaplardan biri oldu daha ilk sayfalardan itibaren hikâyenin içine çekildim ve karakterlerin yaşadıkları acıları özlemleri ve kırgınlıkları hissederek okudum kitabın en sevdiğim yanı duyguları abartmadan ama çok etkili bir şekilde aktarabilmesiydi okurken bazı bölümlerde karakterlere üzüldüm bazı yerlerde ise onların verdiği kararlar beni düşündürdü özellikle geçmişle hesaplaşma kayıplar ve insanın içindeki yalnızlık hissi çok başarılı işlenmişti kitabın adı gibi hikâyenin genelinde de hüzün hakimdi ancak bu hüzün insanı sıkmıyor aksine sayfaları çevirmeye devam ettiriyordu yazarın anlatımı oldukça akıcıydı olaylardan çok karakterlerin duygularına odaklanılması benim hoşuma gitti çünkü onları daha yakından tanıma fırsatı buldum bazı sahneler uzun süre aklımda kaldı ve kitap bittikten sonra bile üzerine düşündüm genel olarak En Hüzünlü Eylül bana duygusal açıdan yoğun bir okuma deneyimi yaşattı hüzünlü hikâyeleri sevenlerin ve karakterlerin iç dünyasına önem veren okurların beğeneceğini düşünüyorum ben kitabı severek okudum ve bende iz bırakan eserlerden biri oldu