İskender (Cep Boy)

·
Okunma
·
Beğeni
·
28,5bin
Gösterim
Adı:
İskender
Alt başlık:
Cep Boy
Baskı tarihi:
Kasım 2019
Sayfa sayısı:
495
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050967203
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Baskılar:
İskender
İskender
Honour
İskender
Şu hayatta insan en çok sevdiklerini acıtır...
En derin yaralar ailede açılır, kabuk tutsa bile kanar hikâye, içten içe...

Aşkı aramadan evvel, düşün bir, ya benden nasıl bir âşık olur? İnsanın sevdası karakterinin yansımasıdır. Sen kavgacı isen, ha bire öfkeli, aşkı da bir cenk gibi yaşarsın. Gönlü pak olanın sevgisi de saf olur. Şu hayatta insan en çok sevdiklerini acıtır. En derin yaralar ailede açılır, kabuk tutsa bile kanar hikâye, içten içe...
Attığımız her adım, yaptığımız her işte kendimizi yansıtırız. Budur çözülmesi gereken bilmece...
448 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Alkol, ihanet,kumar...Bir aileyi nasil yok edisinin harika anlatimi.Harika bir kitap.Cok severek ve heyecanla okudum.Elif Safak in anlatimini zaten hep begenmisimdir.Kesinlikle okunmasi ve kutuphanemizde bulunmasi gerekli diye dusunuyorum...
448 syf.
·Beğendi·8/10
Soluksuz okuyacağınız doğru. Dizi izliyormuşsunuz hissi veriyor. Londra, İstanbul, Fırat Nehri arasında gidip gelirken, arada bir Kürt arada bir Türk oluyorsunuz.

Şafak, feminist duygularını sıkça serpiştirmiş aralara. Töre cinayeti, ailede erkeğin sözü, annenin evlatları arasında erkeği kayırması, kadın olan insanın seçememe özgürlüğü... Erkeğe verilen söz hakkının kadının sırf kadın diye elinden alınması. Yabancı ülkede göçmen olmanın zorluğu. Sevgi olmadan kurulan ailelerin beklenen / beklenmeyen sonları, kitap`da işlenen konulardandı.

Dikkat çeken nokta, karekterlerin seçilmesiydi. İskender`in çılgın, vurdumduymazlığı, kabadayılığı ne kadar varsa Yunus`un sakinliği, dürüstlüğü o kadar çoktu mesela.
Adem`in babasını yazarın iki yere - Sarhoş ve Ayık olan diye ayırmasını sevdiğimi söylemek isterim.
Okurken tüm karakterlerin ağzından kendilerini okuyorsunuz. Bu da kitabı başka boyutlara taşıyor. Yeni bir hikaye... Yeni nefes... Yeni macera... Esas hikayeden uzaklaşmadan, dönüp dolaşıp ona döneceğinizi bilerek...

Fakat, sevmediğim kısımlarda olmadı değil. İlk başlarda hikayenin farklı tınısı beni kendine çekse de sonu bir o kadar aynı diye uzaklaştırdı. Yazar, şaşırtmaca yapıp sonu böyle kapatmak istemiş olabilir ama sonu benim için hayal kırıklığı oldu. Nedenini henüz bilmiyorum. Belki kitabı daha yeni kapatıp, yorum yazdığım için olayların etkisinde kalmış olabilirim. En azından sade bitirmemesini temenni ederdim. Kimler içinse sade olmayabilir ama benim için oldukça basitleştirilmiş sondu.

Yine de okumaya değer kitap olduğunu belirtmek isterim

Keyifli okumalar :)
448 syf.
·10 günde·Beğendi·9/10·
Elif Şafak'ı en son Aşk kitabıyla lisede okumuştum. O zamanlar kitabı baya beğenmiştim. Yıllar geçtikçe denk geldiğim 'cool, edebiyatçı' herkesin bu kadını popülist şeklinde aşağıladığını görünce yıllar içinde yavaş yavaş düşüncelerim şöyle evrildi: 'Muhtemelen lise yıllarında daha cahil olduğum için Aşk kitabını beğenmişim. Herhalde şimdi okusam beğenmem. Elif Şafak mı, ıyy ne itici kadın. Şeyma Subaşı bir Elif Şafak iki.'

Son okumalarımın tamamını Ne Okusam’dan seçtim. Ve hepsinden de çok keyif aldım. En son tepede İskender kitabı olunca ön yargılarımı bir kenara bırakıp okumaya karar verdim.
İskender’i okuduktan sonra, asıl popülist olanın Elif Şafak’ın kendisinden ziyade, ‘Elif Şafak popülist bir yazardır’ düşüncesi olduğuna inanmaya başladım. Bu durumun bir benzerinin Orhan Pamuk, Zülfü Livaneli için de geçerli olduğuna inanıyorum. Yaşayan ve popüler olan kimseler genelde pek beğenilmiyor. İlla açlık ve sefalet içinde ölüp 100 sene sonra değerinin anlaşılmasını istiyoruz.

Tamamı kişisel görüş olan, kitapla alakasız zırva dolu bu iki paragraftan sonra, kitapla ilgili iki hususu ekleyip yorumumu bitireyim.

Tıpkı Aşk’ta olduğu gibi bu kitapta da yazarın karakterleri hem doğuda hem de batıda yaşıyorlar. Fırat’ın yakınlarındaki bir köyden, bir anda Londra’ya götürebiliyor sizi. Metresi olan yaşlı ve zengin bir adamın otel odasından, Kürt kaçakçıların mal kaçırdığı Suriye sınırına götürebiliyor. Batı insanlarını kitaplardan okuduğum kadarıyla güzel anlatmış. Fakat beni asıl hayrete düşüren Kürtleri anlattığı kısımları.
Kültürün coğrafyayla ve ekonomi ile çok ilişkili olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden, Van’ın bir köyü ile Yozgat’ın bir köyünün insanı arasında görünürde çok fazla bir fark olmayabilir. İkisi de kurnazdır, tutucudur, gelenekçidir vs. Fakat derinlemesine indiğinizde dizini kırıp tütün sigarasını içerek uzaklara bakan Kürt dayısının bariz farkları vardır. Elif Şafak bana göre tam manasıyla olmasa da, bu noktayı iyi yakalamış. Türkiye’deki ortalama bir köylüyü değil, Kürt köylüsünü anlatmış. Bu konularda, politik bir tavır sergilemek yerine sadece olayları anlatmakla kalması kitabın bağlamından kopmasını engellemiş.

Önceki paragrafta o kadar ‘Kürt’ dedim ki, gören de kitabın konusu buymuş sanır. Bana göre kitap aslında bir ‘kadın’ kitabıdır. Romanların en sevdiğim özelliği budur. Kadın hakları konulu bir kitabı okusam, sanırım İskender kadar bu anlamda etkilenmezdim. Kitabın kurgusunu boğmadan bu toplumda kadının ne kadar da bir hiç olduğunu kafamıza kafamıza vurmuş yazar. Kitabın bir çok yerinde olabilecek kötü şeylerden dolayı devamını okumaya korkar oldum. İşin kötüsü ‘sonuçta bir roman, bu kadar ciddiye alma’ denilip geçilebilecek şeyler değil. Zira kitabı okuduğum 9 günlük süre zarfında bile en az 10 kadın erkek şiddetine kurban gitti...

Son olarak, yazarın bazen üçüncü kişi gibi anlatması bazen birinci ağızdan anlatması, bazen de mektup yazması tekniği kitabın sıkıcı olmasını tamamen engelliyor. Bu anlamda, kitabın tekniğini gayet beğendim.
Kurgusu çok iyiydi. Dört koldan birbirinden tamamen alakasız karakterleri bir yerden anlatmaya başlıyor. Olaylar ve karakterler o kadar alakasız ki, sırf nasıl bağlayacak merakından bile okumaya devam ediyorsunuz.

Kitaba puanım 9. Çok beğensem de, bazen olayların önüne geçen yazarın kendi düşünceleri vardı aralarda. Bunlar biraz daha az, karakterler biraz daha derin olsa kesinlike 10 üzerinden 10’u hak edecekti.

Kitabın sonlarında bir karakter Feyruz dinliyordu. Kitabın son 50 sayfasını sanırım Feyruz dinleyerek bitirdim. Size de tavsiye ederim. Bu kitap bir sanatçı olsaydı sanırım Feyruz’un kendisi olurdu. :)
https://www.youtube.com/watch?v=VdWAPofe-6k
448 syf.
·Beğendi·7/10
harika bir kurgu sonu çok şaşırtıyor kitap aslında bize affedilemez sandığımız şeylerin affedilebileceği dışarıdan bakıp çok yanlış bulduğumuz ama anlamaya çalışınca doğru geldiği büyük pişmanlıkların hataların oluştuğu koca bir hayat İSKENDER.
448 syf.
·8/10
ilk elif şafak okuyuşum ve beğendim bu kitabını. Bi doğuya gidip kürtçe konuşuyosun bi londraya gidip grafiti çiziyosun. Karşılaştırmasını gayet iyi yorumlamış ve kadın hayarına dair ezilmeye karşı nokta atışlar yapmış. Beğendim...
448 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Elif Şafak'ın okuduğum ilk kitabı. Elime aldığımdan beri büyük bir hevesle okudum. Töre cinayetlerini konu edinmiş , kitabı okurken bir an Pembe oldum bir an Cemile, İskender.. Bir an Londra'daydim bir an Fırat nehri yakınlarında bir köyde yıllar arasında öyle güzel gidip gelmiş ki sıkılmak elde değil . Okumanız gereken bir kitap , iyi okumalar
448 syf.
·4/10
Arada es verip farklı tarzlara yönelmek lazım dinginlik niyetine. Çok önceden okuduklarım hakkında da fikirlerimi paylaşmak istedim. Elif Şafak çok beğenerek takip ettiğim yada kalemine bayıldığım bir yazar malesefki değil “Aşk” bile milyonlarca yapılan olumlu yoruma rağmen benim tam anlamıyla beklentimi karşılamamıştı. Genel olarak bir yavanlık hakim, yani kitaplar bitince bende bir etki yaratmıyor. İskender’i okuyamadım bile. Yazarı sevenler kusura bakmasınlar 🤷‍️
Aşk : 4
Havvanın üç kızı: 3
İskender: Okuyamadım yarım bıraktım
448 syf.
·18 günde·Beğendi·8/10
Elif Şafak'ın Aşk ve On Dakika Otuz Sekiz Saniye isimli kitaplarından sonra okuduğum üçüncü kitabı. Artık popüler yazarlarla ilgili ben de şöyle bir kanı oluşmaya başladı; her bir kitap bir önceki kitabı aratıyor. İskender gerçekten çok iyi kurgulanmış, pek çok karaktere ev sahipliği yaptığı ve hepsinin ayrı ayrı hikayelerine yer verdiği için oldukça sürükleyici bir roman. Tam Pembe'ye ne oldu derken Cemile'nin oldukça meraklandırıcı olayı çıkıyor. Cemile derken Adem, Adem derken Roksana birde bakmışsınız kitabın sonuna gelmişsiniz. Toplumsal yaralara parmak basarken bu olayı abartmamış, romanın içindeyken uff tamam anladık bu kadar duyar kasmak yeter dedirtmek yerine hızlıca parmak basıp çekilmiş. Ayrıca bölümlendirme de başarılı bölümler fazla uzun değil 4-5 sayfa bir başlık şeklinde basılmış günlük hayattan beşer dakikalık kaçamaklar yaparak dahi hızlıca okunmayı sağlıyor. Sevgili Elif Şafak'ın kalemine sağlık..
448 syf.
·4 günde·Puan vermedi
İskender, bana önerilmeseydi asla ilgimi çekmeyecek bir kitaptı. Öneri üzerine okudum diyebilirim. Kitapta bir ailenin hikayesini roman şeklinde okuyoruz aslında. Herkesin belki de yakından tanıdığı, aşina olduğu, dıştan son derece sorunsuz görünen ama içinde çok taze yaralar taşıyan bir aileden bahsediyorum. Adının İskender olmasının nedenini kitabın sonunda anlayacaksınız.

Gelelim kişisel yorumuma. Evet, oldukça akıcı ve hızlı okunan bir kitaptı ama kitabı sevemedim. Bir töre cinayetini de konu alıyor aynı zamanda. Bir yazarın töre cinayetini işlemesi elbette o yazarın bunu savunduğu anlamına gelmez, ama İskender gibi bir karakteri okumak, kitapta son derece cinsiyetçi birtakım cümlelere rastlamak beni çok rahatsız etti. Kitabın sonu beni şaşırttı ama madem töre cinayetini konu alan bir kitap okuyorum, yazardan kitabın sonunu daha farklı bir yola sürüklemesini isterdim.

Elif Şafak'ı da ilk kez okudum. Belki okumaya devam ederim, başka bir kitabını sevebilirim ama şimdilik hakkında çok iyi şeyler söyleyemeyeceğim. İyi okumalar.
448 syf.
Kadınların karşılaştığı zorluklar, mevcut toplumda kadın olmanın getirdiği kaçınılmaz yaptırımlar, erkek egemenliği, törenin soğuk yüzü, nerede olunursa olunsun kaçılamayan ait olunan ailevi yasanın olumsuz getirileri ve bir ailenin yavaş yavaş çöküşü... Kitapta Türkiye gerçeklerinin bir kısmı anlatılmış. Anlatım tarzı okuru da hikâyenin içine alıyor ve o toplumun bir bireyi yapıyor.
448 syf.
·Beğendi·10/10
Elif Şafak'ın güçlü bir kalemi var.Yine beni şaşırtmadı. Bir solukta okudum.Doğulu bir ailenin gelenek görenekleri,bir annenin çocuklarına olan merhamaeti(ki biri katil de olsa)
Ve daha birçok şey ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi.İYİKİ VARSIN ELİF ŞAFAK.
keyifli okumalar dilerim...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İskender
Alt başlık:
Cep Boy
Baskı tarihi:
Kasım 2019
Sayfa sayısı:
495
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050967203
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Baskılar:
İskender
İskender
Honour
İskender
Şu hayatta insan en çok sevdiklerini acıtır...
En derin yaralar ailede açılır, kabuk tutsa bile kanar hikâye, içten içe...

Aşkı aramadan evvel, düşün bir, ya benden nasıl bir âşık olur? İnsanın sevdası karakterinin yansımasıdır. Sen kavgacı isen, ha bire öfkeli, aşkı da bir cenk gibi yaşarsın. Gönlü pak olanın sevgisi de saf olur. Şu hayatta insan en çok sevdiklerini acıtır. En derin yaralar ailede açılır, kabuk tutsa bile kanar hikâye, içten içe...
Attığımız her adım, yaptığımız her işte kendimizi yansıtırız. Budur çözülmesi gereken bilmece...

Kitabı okuyanlar 12,7bin okur

  • Işılay güzel
  • E.C.

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları