İnsanlar

Matt Haig
Yazar:
Matt Haig
Çevirmen:
Elif Ersavcı
Tasarımcı:
Betül Güzhan
Tahmini Okuma Süresi:
8 sa. 1 dk.
Sayfa Sayısı:
283
Basım Tarihi:
2023
İlk Yayın Tarihi:
Mayıs 2013
Yayınevi:
Domingo Yayınları
Orijinal Adı:
The Humans
ISBN:
9786051982199
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·283 syf.··
2024 142. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Aralık 2024 16:55
İnsanlar, bir uzaylının gözünden insanlığı keşfetme sürecini mizahi ve düşündürücü bir dille anlatıyor. Vonnadorya adlı gezegenden gelen bir uzaylı, önemli bir matematiksel keşif yapan (Riemann Hipotezi, bu bölüm oldukça ilgi çekiciydi) Profesör Andrew Martin’in yerine geçiyor. Görevi, bu keşfi ve onu bilen herkesi ortadan kaldırmak. Ancak, insanlarla etkileşime girdikçe, onların duygusal derinlikleri ve karmaşıklıkları karşısında şaşkınlığa uğruyor ve görevini sorgulamaya başlıyor. Hikaye, isimsiz anlatıcının “insan türü” hakkında adeta bir belgesel anlatır gibi yaşadıklarını aktarmasıyla şekilleniyor. Hikaye seçimi oldukça güzel olsa da, mantık hataları yüzünden okurken kendimi sürekli sorgularken buldum. Bu da beni hikayeden koparıp olayların altında yatan çelişkilere odaklanmama neden oldu. Örneğin, Vonnadorya gibi ileri bir uygarlıktan gelen bir varlığın, dünyadaki görevini yerine getirmekte şaşırtıcı derecede başarısız olması düşündürücüydü. İnsanların dili, kültürü, giyim tarzı gibi temel şeyleri anlamakta zorlanıyor. Hatta gereksiz yere sayfalarca bu üstün varlığın saçmalıklarını okuyoruz. Bu durum, onların “üstün zekasını” ve teknolojisini sorgulatıyor. Bu kadar gelişmiş bir uygarlığın kültürel uyum ve bilgi edinme gibi basit görevlerde başarısız olması, kurguyu inandırıcılıktan uzaklaştırıyor. Bir diğer dikkat çekici çelişki, dil ve kültürle ilgili. Kitabın başında uzaylı, insan dili ve kültürünü anlamakta zorlanıyor. Ancak ilerleyen bölümlerde, “Turp gibiyim” gibi bir deyimi kullanıyor ve bu durum, başlangıçtaki anlatımı çürütüyor. Uzaylıların bir kapsül alarak her bilgiye sahip olabileceği belirtilmişken, dünyaya geldiğinde giyimden dile kadar hiçbir şey bilmemesi tutarsızlık yaratıyor. Bu gibi detaylar, okuyucunun karakterin gelişimini sorgulamasına yol
İnsanlarMatt Haig · Domingo Yayınları · 202314,8bin okunma
Sıcak Bir Hikaye..
Puan vermedi·283 syf.·
2025 10. kitabı
Matt Haig in okuduğum ikinci kitabı. Gece Yarısı Kütüphanesi gibi, dili basit, anlatımı sade ama bir o kadar da etkileyici. Şimdiye kadar hep insanın içine ışık tutan kitaplar okudum ama bu kez durum daha farklı. Hikaye bir matematik profesörünün dünyaya çağ atlatacak bir denklemi çözmesi ve uzaylıların ona engel olmak için yerine birini göndermesiyle başlar. Gelen görevlinin insanları analiz etmesi, onları anlamaya ve keşfetmeye çalışması, onları sevmesi ve bağ kurması, duygularını hissetmesi işleri değiştirir. Keyifli, düşündürücü ve sıcak bir hikaye okumak isterseniz bu kitap tam size göre _Bir insana Tavsiyeler_ ✓ Yeteneklerin hakkında endişelenme. Sevme yeteneğin var. Bu yeter. ✓ Diğer insanlara karşı nazik ol... ✓ İnsanlığı teknoloji kurtarmayacak. İnsanlar kurtaracak. ✓ Mutluluk senin dışında bir yerde değil. Mutluluk senin içinde. ✓ Mükemmelliği hedefleme. Evrim ve hayat hatalarla mümkündür sadece. ✓ Sen insansın. Para meselesini kafana takacaksın elbette. Ama paranın seni mutlu edemeyeceğini bil, çünkü mutluluk dükkânlarda satılmıyor. ✓ Bir noktada başına kötü şeyler gelecek. O zamanlarda tutunabileceğin biri olsun hayatında. ✓ Önemli olan ne kadar uzun yaşadığın değil. Ne kadar derin yaşadığın. Ama derinlere inerken güneşi hep üstünde tut. Sevgiyle ve kitapla kalın..
1000k
İnsanlarMatt Haig · Domingo Yayınları · 202314,8bin okunma
9/10
·283 syf.··
Beğendi
·
2024 17. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Ocak 2024 17:40
İNSANLAR-MATT HAIG,283 sayfa “Herkesin hayatında bir an var. Bir kriz. İnandığı şeylerin yanlış olduğunu söyleyen bir aksama. Herkesin başına geliyor; tek fark bu bilginin insanı nasıl değiştirdiği. Çoğunluk bilgiyi gömüp orada yokmuş gibi davranıyor. İnsanlar böyle yaşlanıyor işte. Yüzlerini kırıştıran, sırtlarını kamburlaştıran, ağızlarını ve azimlerini büzen şey bu. Bu inkarın ağırlığı. Gerilimi. Bu sadece insanlara özgü bir şey de değil. Herhangi bir varlığın gösterebileceği en büyük cesaret ya da delilik, değişme eylemi.” Kitap altı karakter üzerinden ilerliyor. Prof.Andrew Martin:Bir matematik formülü ile tüm evreni kapsayan bir keşif yapar.Deha bir matematikçi ve bir uzaylı tarafından kaçırılıp yerine geçmesine neden olur. Uzaylı:Romanı anlatan kişi ve Andrew Martin’in bedenini ele geçirerek yerine geçen çok gelişmiş bir uzaylı. Isabel Martin:Andrew’un eşi ve kocasında ortaya çıkan ani davranış değişiklikleriyle şaşıran ve onlarla baş etmeye çalışan başarılı bir yazar. Gulliver Martin:Evin oğlu,tipik bir ergen ve babasındaki bu ani değişiklikleri anlamaya çalışan bir genç. Newton: Uzaylının aynı zamanda da evin köpeği,fıstık ezmeli sandviçi çok seviyor aynı uzaylı gibi ve ona çok iyi,sadık bir arkadaş.Uzaylının insanlar arasında nasıl davranacağı ,ne yapacağı konusunda yardımcı oluyor. Profesör Ian Jenkins: Andrew’un meslektaşı ve arkadaşı, uzaylının davranışlarından şüpheleniyor ve araştırmaya başlıyor. Prof.Andrew Martin dünyanın en büyük matematik bilmecesini çözdükten sonra aniden ortadan kaybolur.Bir otobanda gece yarısı çırılçıplak bulunur ve garip davranışlar göstermeye başlar.Sanki dünyadan değilmiş gibi her şeye,her davranışa tepki göstermekte,yadırgamakta,adete insanlardan nefret etmektedir. Uzaylının amacı Andrew’u öldürüp,formülü bulup
İnsanlarMatt Haig · Domingo Yayınları · 202314,8bin okunma
Olmak ya da Olmamak!
Puan vermedi·283 syf.··
2025 2. kitabı
·
81 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2025 10:24
Öncelikle kitap okumaya uzunca bir ara verdikten sonra okuduğum, içinde kalmamı sağlayan, her yarım bıraktığımda merakla tekrar tekrar elime aldıran bir eserdir kendisi. O yüzden kendisine bir teşekkür borçluyum, tekrardan kitaplara dönmem gereken dönemde bana yapabileceği en iyi dostluğu yaptı. Yazarın daha önce Gece Yarısı Kütüphanesi isimli eserini okumuştum, aslında dilin kullanımı benzer, yine bizi olay odaklı bir anlatım tarzı karşılıyor ve sürükleyici bir konuyla, yalın bir dille akmaya devam ediyor kitap. Açıkçası kendi adıma okurken hiç zorlanmadım. Konusuna baktığımızda ise Dünya'ya adım atan bir uzaylının bakış açısıyla insanlarla yeniden tanışıyoruz. Dünyada yaşayan bir matematik profesörünün edindiği bilgiyi yok etmek amacıyla uzaydan gönderilen bir uzaylı görevini gerçekleştirmek için geliyor ve dünyayla, insanlarla ve en önemlisi de duygularla tanışıyor. Hepimizin içinde dönem dönem bulunduğumuz yeri çok seven, olduğumuz kişiyi, sahip olduğumuz duyguları, hissedebildiklerimizi ve hissedemediklerimizi, yeryüzündeki her şeyi sevgiyle karşılayabildiğimiz duygular yaşarız ancak bu dönemlerin arkasından bizi öyle anlar kovalar ki bir o kadar karanlık ve gaddar hatta bazen tüm bu sevgi dolu, kabul etmiş halimizi bile unutturur bize. Her şey boş gelir, her an anlamsız, amaçsız, tatminsiz hissederiz. İşte ben bu uçurumu hissettim bu eseri okurken. Maddeci bir bakış açısıyla baktığımızda şu yeryüzünde belki hiçbir anlamı olmayan bir şeyleri geliştirmeye ve değiştirmeye çalışan, az gelişmiş belki de zavallı saçma zaafları olan o insanız. Ancak öyle bir pencere var ki işte o pencereden baktığınızda bizlerin zaafları, o farklı duyguların lezzetleri, hem mutlulukla taşabilen hem de üzüntüden hastalanabilen bir kalbe sahip olmanın derin ve anlamlı olduğu bir pencere- işte tam
Edebiyat
İnsanlarMatt Haig · Domingo Yayınları · 202314,8bin okunma
İnsan bir muammadır...
8/10
·283 syf.··
2025 15. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 06 Şubat 2025 17:05
Evrende insanlar dışında canlı var mı? Farklı bir yaşam formuna sahip varlıklar? Varsa bizim kadar akıllılar mı yoksa insandan daha az mı akıllılar? Olabilirler, olmaya da bilirler? Ölümsüzlüğü bir gün elde edebilir miyiz? Hiç hastalanmadan, yaşlanmadan.. duygulardan ve hislerden bağımsız sonsuz bir yaşam… Her şeyde bir matematiksel bir denklem var. Günün birinde tüm bunlar çözülür mü? İnsanoğlu nereden geldi nereye gidiyor… tüm bu sorular günün birinde çözülür mü? Matt kitabın ana konusunda çok zeki bir matematikçinin asal sayılar ile ilgili olan Riemann hipotezini çözmesi ile tüm bu sorunların çözümünü insanlığa sunacağını anlatır kitabının olay kurgusunda. Sürükleyici ve kolay anlatımıyla sıkılmadan okunacak bir kitap. Kitapta insanlığın ve evrenin varoluşu, genel olarak neredeyse tüm insanların ortak görüşü haline helen kanıya çok katılmadığımı belirtmek istiyorum. “Teknoloji ve bilimin” gelişmesiyle evrenin tüm sırları bir gün ortaya çıkacak!! GOD OF THE GABS!!! Evren, bilim, teknoloji ne kadar ilerlerse ilerlesin bazı soruların cevabı maalesef orada değil. Bunu çok az bilim insanı itiraf ediyor maalesef. Dünyanın en zeki bir kaç bilim insanından biri olan Stephen W. Hawking yazdığı ilk kitabında harika bir şekilde ifade ediyor. Kendisine yüzde yüz katılıyorum. “Günün birinde eksiksiz bir birleşik kuram bulursak, bu, yalnızca birkaç bilimci tarafından değil, genelinde herkes tarafından anlaşılabilir olmalı. İşte o zaman biz hepimiz, filozoflar, bilimciler ve sokaktaki adam, "biz ve evren niçin varız?" sorusunu tartışabileceğiz… “ Zamanın Kısa Tarihi
İnsanlarMatt Haig · Domingo Yayınları · 202314,8bin okunma
9/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2023 44. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2023 11:47
İncelemeye şöyle başlamak istiyorum insan gibi görünüyorsunuz ama insan değilsiniz çok çok uzak bir gezegenden geldiniz ve insanlığın ilerlemesini engellemek için bazı görevleriniz var ama sorun şu ki bir süre sonra insanları sevmeye ve onların türünü benimseyene başlıyorsunuz ilginç dimi……. Matematik profesörü Andrew Martin dünyanın büyük bir matematik bilmecesini çözüyor ve birden ortadan kayboluyor ? Bir süre sonra aynı kişi ama insan olmayanından bir yol kenarında anadan üryan çırılçıplak sağa sola koştururken görülüyor tabi haliyle internette fenomen oluyor bu şekilde ;) bu profesör görünümlü insan olmayan dış varlık profesörün bu matematik bilmecesini anlattığı konuştuğu söylediği herkesi bulup öldürmeye çalışacaktır ama malesef işler istediği gibi gitmez insanları öldürecekken insanlar gibi olmaya başlıyor ve insanları seviyor bu seferde kendi türü onu dışlıyor ve olaylar bu şekilde ilerliyor …. Gece Yarısı Kütüphanesi kitabından tanıdığım bu yazarın bu kitabını da severek ve hiç sıkılmadan okudum bence farklı bir tür ve okunması gerek diye düşünüyorum herkese keyifli okumalar diliyorum ;)
İnsanlarMatt Haig · Domingo Yayınları · 202314,8bin okunma
Önceden bir canavardım ve şimdi farklı bir canavarım.
Puan vermedi·283 syf.··
2025 27. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 23 Temmuz 2025 21:23
İnsan ilişkilerine, sevgiye ve varoluşa dair derin düşünceler barındırırken, mizahi dili sayesinde ağırlaşmadan okunabiliyor. Başka bir gezegenden gelen bir varlığın insan oluşunun öyküsü... Yaratığın gözünden insan olmak nasıl bir şey yazar gözler önüne seriyor. Dünyaya ve önem verdiğimiz şeylere dışarıdan bir bakış açısı görmek hoştu.
1000Kitap
İnsanlarMatt Haig · Domingo Yayınları · 202314,8bin okunma
10/10
·283 syf.·
2025 24. kitabı
“Bu kitap hayatın anlamı ve hiçbir şey hakkında.” Evet, tam da öyle… Hayatın anlamı ve hiçbir şey hakkında okuduğum bir kitap oldu bu kitap. Sevmenin, sevilmenin, insan olmanın ve aslında insan olduğun için zayıf olmanın ne demek olduğunu bolca düşündüğüm bir kitap oldu… Sanırım Matt Haig, yine beni derin düşüncelere daldırdı… Eserin konusundan yazarın cümleleriyle bahsetmek istiyorum: Bu kitap, “lsobel adlı kırk bir yaşında dişi bir tarihçi, onun Gulliver adlı on beş yaşındaki oğlu ve dünyadaki en akıllı matematikçi hakkında. Lafın kısası, insan olmak hakkında.” Evet, Profesör Andrew Martin, dünyadaki en akıllı matematikçi. Kimsenin çözemediği Riemann hipotezinin çözümünü bulduktan hemen sonra galaksimizden çok uzaktaki bir gezegende yaşayanlar tarafından kaçırılır. Çünkü çözdüğü hipotez, dünyadakiler tarafından bilinirse insanlık ve teknoloji çok gelişecek, hatta insanlar diğer gezegenlere gidip yaşayabileceklerdir. Bunun evren için felaket olduğunu düşünen Vonnadoryalılar, tam da bu yüzden profesörü kaçırıp cezalandırmak istedikleri kendilerinden birini yerine geçirerek dünyaya gönderir. Onun görevi, hipotezin çözümünü silmek ve bunu bilen kişileri ortadan kaldırmaktır. Fakat, her şey onun tahmin ettiği gibi kolay mı olacak? Başlangıçta dünyadan, dünyada olmaktan iğrenirken zamanla dünyayı anlamaya hatta sevmeye başlayan bir uzaylı düşünün. Peki siz, aşk için nelerden vazgeçerdiniz? Evinizden, ölümsüzlükten, kimliğinizden, siz olmaktan?? “Ölümsüzlüğü istemiyor musun? Eve dönebilmeyi ya da evrende şu an üzerinde bulunduğun yalnız gezegenin dışındaki yerlere gidebilmeyi istemiyor musun?” Siz ölümsüzlüğü ister miydiniz, tek bir duyguyu acıyı, sevgiyi, nefreti, ait olmayı hissetmemek? Hangisini seçerdiniz? Sanırım ben insan olmayı seçerdim… Çünkü
1000Kitap
İnsanlarMatt Haig · Domingo Yayınları · 202314,8bin okunma
6/10
·283 syf.··
2025 8. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 01 Şubat 2025 23:49
insan doğasını mizahi ve felsefi bir dille ele alan, bilim kurgu ögeleri barındıran bir roman. kitap, bir uzaylının dünyaya gelip bir matematikçinin yerine geçmesini konu alıyor ve bu yabancı bakış açısıyla insanlığın tuhaflıklarını, zaaflarını ama aynı zamanda güzelliklerini keşfetmesini anlatıyor. eğer insan doğası, anlam arayışı ve duygular üzerine düşündüren kitapları seviyorsanız, hoşunuza gidebilir. yazarın diğer kitaplarında olduğu gibi bunda da melankoli, umut ve varoluşsal sorgulamalar iç içe geçmiş durumda. ancak, eğer daha derin sosyolojik veya felsefi analizler bekliyorsanız, anlatımı biraz yüzeysel bulabilirsiniz. okuyucuya hitap etme biçimi daha popüler ve kolay okunur bir tarzda. buradan sonrası çok az sürpriz bozan içerebilir :) insanlar’da insan doğasını hatalarıyla, duygularıyla, irrasyonelliğiyle kabul eden bir anlatı sunuyor. bir metnin duygusal olmasında sorun görmüyorum ama bu kitap insanı baştan iyi olarak kabul ettiği için sorunlu bence. çünkü yarattığı gerçeklikte dünya dışı bir varlığın insan olmayı seçmesi yine insan aklının bir sonucu olduğu için iyi bir kurgu değil. ya da dünya dışı bir varlıkla ilgili daha iyi bir roman okuduğum için bu roman biraz eksik geldi. bakınız Solaris romanın antroposentrik olması dışında bir eleştirim yok. hatta yazarın kendisi gibi zor dönemlerden geçen insanlara ışık olma arzusunu çok değerli buluyorum. saçma sapan mafya, şiddet kitapları yerine çok satanlarda matt haig görmek mutluluk veriyor. keyifli okumalar :)
1000Kitap
İnsanlarMatt Haig · Domingo Yayınları · 202314,8bin okunma
9/10
·283 syf.··
Beğendi
·
2025 35. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Aralık 2025 02:49
İnsanlar’ı okurken sanki biri karşıma oturmuş da, “Bak, yalnız değilsin” diyormuş gibi hissettim. Kitap büyük olaylarla değil, küçük hislerle ilerliyor. Günlük hayatın içinde fark etmeden taşıdığımız yükleri hatırlatıyor: anlaşılmamak, sevilme ihtiyacı, korkular, yetersizlik duygusu, kaybolmuşluk… Roman insana dışarıdan bakıyor ama etkisi tam tersine içe dönük. Okurken sık sık kendinle baş başa kalıyorsun. “Ben neden böyle hissediyorum?” diye sormuyorsun; “Demek ki böyle hissetmek insanca” diyorsun. Bu bile başlı başına bir rahatlama. Benim için kitabın en güçlü yanı şuydu: Hayatı güzelleştirmeye çalışmıyor. Hayatın kırık, dağınık ve çoğu zaman anlamsız taraflarını saklamıyor. Ama yine de yaşamaktan vazgeçmiyor. Umudu parlatmıyor, dramatize etmiyor; sadece sessizce masaya bırakıyor. Bazı sayfalar gülümseltti, bazıları içimi burktu. Çünkü anlattığı şeyler yabancı değildi. Aşkın karmaşası, yalnızlığın ağırlığı, insan olmanın o bitmeyen eksiklik hissi… Hepsi çok tanıdık. Bu kitabı bitirdiğimde şunu düşündüm: Belki de sorun şu ana kadar hep “daha iyi bir insan” olmaya çalışmamızdı. Oysa İnsanlar, “olduğun hâlinle de insansın” demeye çalışıyor. Çok iddialı değil, çok bağırmıyor. Ama tam da bu yüzden kalıcı. Okuduktan sonra hayat değişmiyor belki, ama hayata bakış biraz yumuşuyor. Kendine karşı daha az sert oluyorsun. Ve bazen bir kitabın yapabileceği en iyi şey de bu.
Edebiyat
İnsanlarMatt Haig · Domingo Yayınları · 202314,8bin okunma

Yazar Hakkında

Matt HaigYazar · 17 kitap
1975'te Sheffield'de doğan Matt Haig, edebiyat kariyerine 2004 yılında yayımlanan The Last Family in England'la başladı. Hamlet esinli The Dead Fathers Club romanı 2008 yılında Ölü Babalar Kulübü adıyla Türkçeleştirilmişti.