Adı:
İnsanlar
Yazar:
Baskı tarihi:
Nisan 2015
Sayfa sayısı:
326
ISBN:
9786055029388
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Humans
Çeviri:
Elif Ersavcı Çopuroğlu
Yayınevi:
Kolektif Kitap Yayınları
Bu satırları okuyanlarınızın büyük çoğunluğunun insanların bir mitten ibaret olduğuna inandığını biliyorum, ama ben size onların gerçekten var olduklarını bildirmek üzere buradayım. Bilmeyenler için söyleyeyim, insan dediğimiz şey orta zekalı ve iki ayaklı bir yaşam formu; evrenin çok ıssız bir köşesinde yer alan küçük ve sulu bir gezegende, büyük ölçüde yanılsamalarla dolu bir varoluş sürdürüyor."

Profesör Andrew Martin dünyanın en büyük matematik bilmecesini çözdükten sonra ortadan kaybolur. Bir otobanın kenarında çıplak hâlde yeniden ortaya çıktığındaysa kendisi gibi değildir artık. Sanki yabancı bir türün arasında kaybolmuştur ve gezegendeki herkesten nefret etmektedir. İnsanların görünüşleri, yiyecekleri, öldürme ve savaş eğilimleri midesini bulandırmakta, sevgi ve aile kavramları kafasını karıştırmaktadır. Peki, insan türü hakkındaki düşüncelerini ne değiştirecektir?

Matt Haig onca karmaşıklığına rağmen hayatın içindeki mutluluğa ve insan doğasına dair alışılmadık bir hikaye sunuyor. İnsanlar, neşeli ve etkileyici bir üslupla ?bizi" anlatıyor bize.

Kafa karıştırıcı, heyecanlı, alışılmadık... Matt Haig sözcükleri konserve açacağı gibi kullanıyor adeta. Ki biz de konserveyiz bu durumda." Jeanette Winterson, Vişnenin Cinsiyeti'nin yazarı
"Bilmeyenler için söyleyeyim, insan dediğimiz şey orta zekalı ve iki ayaklı bir yaşam formu; evrenin çok ıssız bir köşesinde yer alan küçük ve sulu bir gezegende, büyük ölçüde yanılsamalarla dolu bir varoluş sürdürüyor."
Bu kitabı nerde gördüm de okumaya karar verdim inanın bilmiyorum, ama her ne olduysa iyi ki, iyi ki ve bir kez daha iyi ki olmuş.
!!! Minnacık spoiler içerebilir !!!
Konuyu çok kısa anlatayım efendim:
Vonnadorya isimli bir gezegen var, evrenin öteki ucunda bir yerlerde. Modelleyecek olursak Amerika'da bir sehpanın ucuna Güneş'i, diğer ucuna Dünya'yı yerleştirdiğimizde Vonnadorya Yeni Zelanda'da yer alıyor, o kadar uzak. İşte o gezegenden bir görev için gönderilen bir uzaylı bizim dünyamızda bir matematik profesörünün yerine geçiyor ve onun hayatını yaşamaya başlıyor/çalışıyor ve Dünya'da yaşadıklarına dair bir otobiyografik bir kitap yazıyor (evet, o kitap bu kitap).
Herkesin matematik için uğraştığı Vonnadorya'dan bizim mavi küremize gelen uzaylı (Vonnadorya'daki ismini öğrendiğimizi hatırlamıyorum) bizim sefil (ama büyüleyici) yaşamımıza adapte olmaya çalışırken insanlar hakkında bolca şey keşfediyor ve tabi ki izlenimleri de sayfalar arasında var. Yeri geldi çıkarımlarına ve yaptıklarına kahkahalarla güldüm, yeri geldi "hakkaten yahu, niye böyleyiz biz?" dedim kendi kendime.
En sonlara doğru bizim uzaylı, yerine geçtiği profesörün oğluna (15 yaşında, hafif \bayağı/ depresif) tavsiyeler yazıyor. Doksan küsür madde var. Hepsini minik post-it'lere yazıp duvarlarıma yapıştırasım gelmedi değil.
Uzatmayı sevmem (severim.), kısaca bu kitap size varoluşumuzun sebebini gösterecek kitaplardan değil, daha çok nasıl varolduğumuzu gösteriyor, hem de bolca mizahla.
Bir de, bu kitabı okurken Holst'ün Planets suitini dinleyin, zaten birkaç yerde de geçiyor.
Son olarak, Emily Dickinson gerçekten de her şeyi bilir.
Dünyayla hiç ilgisi ve burada olan bitenle ilişkili bilgisi olmayan bir yaratığın gözünden ne kadar tuhaf görünüyoruz gerçekten de ! :) Bir yandan asal sayılarla ilgili bir keşif, akademik hırslar, diğer yanda her akademisyenin ikilemi olan aile hayatına vakit ayıramama...Bir uzaylının gözünden bizler...
Bir uzaylının insan ırkına dair ve bir çok şeye bakış açısını anlatıyor. Karakterlerde vurgulanmak istenen keskin noktalar işi renklendiriyor. İçine kapanık bir çocuk, kafayı matematik ile bozmuş bir baba ve içlerinde normal kalmaya çalışan bir anne. Uzaydan gelip matematik profesörünün yerine geçen karakter ise çoğu durumu sorgular bir hale geliyor. İnsanlar hakkındaki düşünceleri seyahate çıkıyor. Başka bir yaşam formu tarafından harmanlanıp sunulan bir insan formunu bizlere sunuyor. Açıkçası okumaya değer. Sürükleyici ve düşündürücü bir roman.
Ama bütün insan sorunlarında cevaplar, atomların içindeki protonlar gibi, soruların içindeydi hep.
Bilmeyenler için söyleyeyim, insan dediğimiz şey orta zekalı ve iki ayaklı bir yaşam formu; evrenin çok ıssız bir köşesinde yer alan küçük ve sulu bir gezegende, büyük ölçüde yanılsamalarla dolu bir varoluş sürdürüyor.
Matt Haig
Sayfa 13 - Kolektif Kitap
Bir insanı hipnotize etmek kolaydı, çünkü evrendeki bütün türler arasında inanmaya en çaresizce ihtiyaç duyanlar onlardı.
Gülmek, delirmek gibi, tek çıkış yoluydu sanki, insanların acil çıkış kapısı.
Aşkta her zaman bir delilik vardır. Ama delilikte de her zaman bir mantık vardır.
Herkes bir komedidir.Eğer sana gülüyorlarsa asıl şakanın kendileri olduğunu anlamıyorlardır sadece.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İnsanlar
Yazar:
Baskı tarihi:
Nisan 2015
Sayfa sayısı:
326
ISBN:
9786055029388
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Humans
Çeviri:
Elif Ersavcı Çopuroğlu
Yayınevi:
Kolektif Kitap Yayınları
Bu satırları okuyanlarınızın büyük çoğunluğunun insanların bir mitten ibaret olduğuna inandığını biliyorum, ama ben size onların gerçekten var olduklarını bildirmek üzere buradayım. Bilmeyenler için söyleyeyim, insan dediğimiz şey orta zekalı ve iki ayaklı bir yaşam formu; evrenin çok ıssız bir köşesinde yer alan küçük ve sulu bir gezegende, büyük ölçüde yanılsamalarla dolu bir varoluş sürdürüyor."

Profesör Andrew Martin dünyanın en büyük matematik bilmecesini çözdükten sonra ortadan kaybolur. Bir otobanın kenarında çıplak hâlde yeniden ortaya çıktığındaysa kendisi gibi değildir artık. Sanki yabancı bir türün arasında kaybolmuştur ve gezegendeki herkesten nefret etmektedir. İnsanların görünüşleri, yiyecekleri, öldürme ve savaş eğilimleri midesini bulandırmakta, sevgi ve aile kavramları kafasını karıştırmaktadır. Peki, insan türü hakkındaki düşüncelerini ne değiştirecektir?

Matt Haig onca karmaşıklığına rağmen hayatın içindeki mutluluğa ve insan doğasına dair alışılmadık bir hikaye sunuyor. İnsanlar, neşeli ve etkileyici bir üslupla ?bizi" anlatıyor bize.

Kafa karıştırıcı, heyecanlı, alışılmadık... Matt Haig sözcükleri konserve açacağı gibi kullanıyor adeta. Ki biz de konserveyiz bu durumda." Jeanette Winterson, Vişnenin Cinsiyeti'nin yazarı

Kitabı okuyanlar 7 okur

  • Merve Erdoğan
  • Şule Demirbaş
  • Ferdi Yılmaz
  • RAMAZAN ÖZKUL
  • Hüseyin Düver
  • Emre Çelik
  • Sibel Ertek

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%20 (1)
9
%40 (2)
8
%20 (1)
7
%0
6
%20 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0