Beyoğlu Rapsodisi

Ahmet Ümit
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

4/10
·456 syf.··
2026 5. kitabı
Şu ana kadar okumakta zorlandığım tek Ahmet Ümit eseri oldu "Beyoğlu Rapsodisi". Evet yazar katile şaşırmamızı istemiş, muadillerinden farklı bir polisiye romanı oluşturmaya çalışmış. Fikir değişik olsa da Ahmet Ümit'in bunu kurgusuna oturtamadığını düşünüyorum. Kurgusu bölük pörçüktü. Yalın bir üslup tercih etmesine rağmen eser sürükleyicilikten uzaktı. Kurgudaki olaylar, adeta bizi uyutarak ilerliyordu. Kitabın gelişme bölümü ile sonuç bölümü arasında aradığım bütünlüğü bulamadım. Kitabın adıyla uyumlu olarak, Beyoğlu betimlemeleri aşırıya kaçmıştı. Tabii tüm bunlarda "rapsodi" kelimesinin de kökenine inmek gerek... Antik Yunan'dan gelen bir kelime olan rapsodi; "bağımsız parçalardan oluşan ama bütüncül olarak birbiriyle ilintili" anlamına gelmektedir. Bu kelime de yazarın kurgusunda yapmak istediği ancak okura geçirmediği bir örgü konusunda ipucu vermektedir. Tüm bunlara ek olarak, Ahmet Ümit'in bizi şaşırtmaya çalıştığı katil konusunda da pek mantık bulamadım. Çok beğenmediğim bir okuma oldu benim için... Romanda, ana tema olarak üç arkadaşın hikayesine tanık oluyoruz. Kenan, Selim ve Nihat; üçü de birbirinden çok farklı karakterde ve lise yıllarından beri devam eden köklü bir dostluğa sahipler... Kenan yetişkinliğe atıldığında her şeyi deneyen, yaşam gayesini arayan uçarı bir kişilik olarak dikkat çeker. Selim ise moda sektöründe zenginleşmiş ve her zaman dostlarına destek olan bir yapıdadır. Nihat ise daha sakin ve maddi açıdan zor bir hayat sürmektedir. Selim ve Kenan, her zaman ona maddi açıdan destek olur. Kenan'ın fotoğrafçılıkta atılım yapıp bir sergi açması sonrası, Nihat'tan çok farklı bir öneri gelir. Yeni serginin konusu, Beyoğlu ilçesinde işlenen cinayetler olacak ve bu cinayetler, Kenan'ın objektifinde yeniden canlandırılacaktır. Asıl olaylar buradan
Edebiyat
Beyoğlu RapsodisiAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 201932,9bin okunma
9/10
·456 syf.··
Beğendi
·
2024 42. kitabı
Kitabı okurken nasıl bir kurgu gelişecek diye sabırsızlıkla bekledim. İstediğim etkiyi alamadım. Kurgu zorlanmış gibi akla mantığa çok uygun gelmedi. Tabi bu benim görüşüm. Fakat kendine has konusu, genel polisiye romanlardan farklı olması güzeldi. Sürükleyici diyebiliriz. Kitabın belki de en çarpıcı sözü bu olabilir. "Hayatta güçlü olacaksın, çünkü gerçek yasa güçtür. Adil olmanın, haklı olmanın, ahlaklı olmanın, merhametli olmanın, hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur. Kötüye kullanılsa bile, insanların önünde eğildiği tek değer güçtür." Herhangi bir suçlunun kuracağı bir cümleye çok uygun. Öyle ki, kötüler ile iyilerin bir arada yaşamaya mahkum olduğu; sanıkların patron, tanıkların işçi, patronların güçlü, işçilerin ise bunca baskıya rağmen yaşama, daha adil bir düzen kurmak için mücadele ettiği toplum olmuştur. İyi okurlar.
Duygu ve Düşünce
Beyoğlu RapsodisiAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 201932,9bin okunma
10/10
·456 syf.·
2021 66. kitabı
Ahmet Ümit tarafından okuduğum ikinci eser. Normal şartlarda polisiye okurken bir yerden sonra sıkılan bir insan olarak söylüyorum, Ahmet Ümit bu konuda bambaşka bir yazar. Yani resmen sizi okurken alıp götürüveriyor. Bir bakıyorsunuz, hoop kitap bitivermiş. Ne yapıp ne yapmayacağını da kestiremiyorsunuz üstelik. Kitabın olay akışı ilerliyor, kafanızda siz şöyle söylüyorsunuz: Bu kitabın sonu bu gidişle böyle biter. Ancak son 10-15 sayfada, olaylar altına üstüne geliveriyor. Neyin ne ara olduğunu anlayamıyorsunuz. Misal bu kitapta son 20 sayfada heyecandan yerimde duramaz oldum. Zaten son 5-6 sayfa beni benden aldı. Dedim ya, eğer Ahmet Ümit okuyorsanız, kitabın olay akışına göre sonu ile ilgili sabit bir fikir yürütmek pek de iyi bir şey değil, düş kırıklığı yaşayabilirsiniz :D İki kitabında da aynı bunu yaşadım, umarım bundan sonra okuyacağım kitaplarında da aynı tadı alabilirim. ~ Kitabın konusunu kısaca özetlemek gerekirse; birbirinden bağımsız yaşam biçimine sahip, gençlik yıllarında bir araya gelen üç arkadaşın hikayesini anlatıyor. Bu üç arkadaştan birinin tutulduğu sergi sevdası ve ardı arkası kesilmeyen bilmeceler... Yaşadıkları maceralar, kurulan eğlenceli diyaloglar, ani bir şekilde ortaya çıkan ipuçları, tabii ki de bu üç arkadaşın hikayesini eğlenceli ve heyecanlı kılıyor. Polisiye ile psikoloji karışımından oluşan ve bilmece içinden bilmece çıkan kitapları seviyorsanız, bu kitabı okuyun derim. ~ İnsan kendinin ve ailesinin itibarını korumak için hayatını, geleceğini, sevdiklerini, anılarını, ardında bıraktığı tüm iyi şeyleri, en önemlisi ise dostlarını feda eder miydi? Peki ya hayatın akışında olan hiç beklenmedik küçük şeylerden bu kadar acı bir son çıkabileceğini kim bilebilir ki? Ki bilinseydi, engel olunabilir miydi? Kaderde varsa (hele ki
1000Kitap
Beyoğlu RapsodisiAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 201932,9bin okunma
Puan vermedi·456 syf.··
2025 9. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 19 Temmuz 2025 16:27
Ahmet Ümit kitapları içerisinde en beğenmediğim kitap oldu herhalde. Gerçekten yani muhtemelen katile çok şaşırılması gereken, kitabın sonunun şaşırtıcı olması gereken bir kitap gibi duruyor ama hani bunların yanı sıra ben gerçekten okurken çok zorlandım. Yani normalde düşünürüm belki de hiç kötü kitap yoktur diye şimdiye kadar hep böyle düşünüyordum ama bir polisiye kitabına göre hem akışı çok yavaştı hem de sonuç hiç beni tatmin etmedi bu şekilde biteceğini düşünmemiştim. Evet genelde sonlar düşündüğümüz gibi olmaz şaşırtıcı olur ama yani kitabın sonu ile kitabın içeriği boyunca anlatılanlar hiç uyumlu gelmedi bana.
Beyoğlu RapsodisiAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 201932,9bin okunma
Puan vermedi·456 syf.··
2025 63. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 25 Eylül 2025 00:07
Beş günde okudum ve açıkçası çok akıcıydı, tek soluktu. Beyoğlu sokaklarında üç eski arkadaşın gezintisine katıldık; dışarıdan bakınca çok iyi dostlar ama içten içe birbirlerine karşı gizli bir kıskançlık ve kin besliyorlar. Bu çatışmalar gece ilerledikçe açığa çıkıyor ve hikâyeyi sürükleyici kılıyor. Ama final… Burada biraz hayal kırıklığı yaşadım. Polisiye romanlara düşkünlüğüyle bilinen karakterin katil çıkması, bana göre hikâyede önceden ipucu verilmeden gerçekleşti. Mantık ve gerçekçilik açısından beni tatmin etmedi. Yine de okuması keyifli bir kitap, tavsiye edilir ama ben sürpriz uğruna mantığın feda edilmesini sevmiyorum.
Beyoğlu RapsodisiAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 201932,9bin okunma
Acaba gerçekten ne kadar tanıyoruz birbirimizi?
Puan vermedi·456 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 13:20
Ahmet Ümit ile tanışma kitabımdı. Ne yazar hakkında bilgim vardı ne de kitap hakkında yorum okumuştum. Kitap fuarında kapağı dikkatimi çektiği için aldığım bu kitap "bir iki bölüm okur yatarım" diyerek başladığım sayfalarda saatlerce kaybolduğum oldu. En başından beri beni içine çekti diyebilirim. Hem dostluk, hem polisiye hem de Beyoğlu çok güzel anlatılmış. O yıllarda yaptığımız tek çılgınlık olan liseden kaçıp üniformalarla Beyoğlu'na sığındığımız o sokaklar 'o zamanki haliyle' çok iyi canlandı gözümde. Yenilen sakızlı muhallebi de fıstıklı çikolatanın da hala tadı damağımda. Son 25 sayfa.. Neredeyse cümleleri atlaya atlaya, heyecanla okudum. Ne büyük bir ters köşe.. Dostluk, ihanet ve geçmişin gölgesi üzerine etkileyici bir roman.
1000Kitap
Beyoğlu RapsodisiAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 201932,9bin okunma
Puan vermedi·456 syf.··
2024 65. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 11 Eylül 2024 17:52
herkese merhabalar! Ahmet Ümit - Beyoğlu Rapsodisi kitabından bahsedeceğim bugün sizlere. tabi ki öncelikle yazarımın kalemini çok sevdiğimi dile getireceğim, iyi ki edebiyatımızda Ahmet Ümit. ölümsüzlük için ne yapmak gerekir? evet, tam olarak bunu sordum. ölümsüzlük için ölmek midir gerekli olan yoksa hatırlanacak bir şeyler bırakmak mıdır? bunun cevabını ben veremem çünkü böyle bir iddiam yok. Kenan gibi düşünürsem bırakacağım eserlerle ölümsüzlüğe erişmek isterim. peki bu ölümsüzlüğe erişme sevdam hayatıma mâl olacak olsa bile peşinden gider miydim? işte hikâyemiz tam olarak böyle.. konusundan bahsedeyim, kitabı ana karakterimiz Selim anlatıyor. Selim, Nihat ve Kenan çocukluklarından beri ayrılmayan üç yakın arkadaş, birbirinden çok farklı üç insan, üç yaşam ve hiç bitmeyen dostlukları. içlerinde bir tek Kenan bekâr ve grubun en çılgını da o. geçirdiği bir kazadan dolayı ölümsüzlük idealiyle coşuyor Kenan. tabi bunu açacağı fotoğraf sergisiyle gerçekleştirecek. ancak bu fotoğraf sergisi cinayet fotoğraflarının canlandırmasıyla oluşturulacak. bu cinayetlerden ikisinin bağlantısını çözen Kenan, sonunda hiçte beklemediği bir gerçekle yüzleşir. (dahası spoi olur ) polisiye okumayı çok özlemişim, kitapta tam olarak beklentimi karşıladı. Ahmet Ümit kalemine aşina olduğum için katili kitabın ilk sayfalarında tahmin ettiğimi de söylemeden geçemeyeceğim, bu sefer yanılmadım. İstanbul’un güzide semti Beyoğlu sokaklarında gezintiye çıkarmış bizi yazarımız, Beyoğlu hakkında bilgime bilgi ekledim diyebilirim. çok sevdim, çok. en çokta Nihat’ı sevdim hikâyede, kalbime çok dokundu.. sonu herkesi ters köşe eden cinsten, polisiye seven herkese tavsiyemdir. kimse göründüğü gibi değildir bunu asla unutmayın. sevgiler, buse.
1000Kitap
Beyoğlu RapsodisiAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 201932,9bin okunma
Rapsodi ama Beyoğlunun
9/10
·456 syf.··
2025 208. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 16 Kasım 2025 18:22
Ahmet Ümit’in *Beyoğlu Rapsodisi* adlı kitabını yeni bitirdim ve öncelikle bu kitabı bana hediye eden canım arkadaşım Esroş’a gönülden teşekkür etmek istiyorum. Aslında yakın zamanda okuduğum *Yırtıcı Kuşlar Zamanı* sonrasında Ahmet Ümit’i tekrar okuyacağımı pek düşünmüyordum; çünkü anlatım tarzı bana çok hitap etmemişti. Özellikle, benim gibi polisiye türüne neredeyse hiç aşina olmayan birinin bile kitabın başlarında katilin kim olduğunu kolayca tahmin edebilmesi, polisiye okurları için yeterince tatmin edici olmadığını düşündürmüştü. Yine de Esroş’u sevdiğim için bu kitaba bir şans vermek istedim ve iyi ki de vermişim. *Beyoğlu Rapsodisi*, üç yakın arkadaş olan Selim, Nihat ve Kenan üzerinden ilerleyen, oldukça sürükleyici bir hikâye sunuyor. Daha sonra bu üçlünün dünyasına Katya dahil oluyor. Katya’nın geçmişinde ise eşi Sermet’le yaşadığı dramatik bir hikâye bulunuyor. Kenan’ın yaşadığı uçak kazası sonrası hayatı yeniden sorgulaması, dünyada bir iz bırakma isteği ve fotoğrafçılığa yönelmesi romanın ana damarlarından biri. Ancak Kenan’ın ilk sergisinin beklediği ilgiyi görmemesi, üç arkadaşın oldukça sıra dışı bir fikrin peşine düşmesine sebep oluyor: Cinayete kurban giden insanların fotoğraflarından oluşan bir sergi hazırlamak. Önce bir cinayet planlamayı düşünseler de bunun doğru olmayacağına karar verip, gerçekleşmiş cinayetler üzerinden bir çalışma yapmaya yöneliyorlar. Cinayetleri incelerken ilk vakada öldürülen iki âşığın aslında yanlış kişilerin suçlandığını fark ediyorlar. Zaman ilerledikçe Kenan bu işin peşini bırakmıyor ve arkadaşları da ona destek oluyor. Tüm hikâye ise Selim’in ağzından aktarılıyor, bu da anlatımı daha kişisel ve içten kılıyor. Spoiler vermek istemiyorum ama kitabın sonunda beni şaşırtan çok büyük bir ters köşe olmadı. Yine de
Alıntı
Beyoğlu RapsodisiAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 201932,9bin okunma
8/10
·456 syf.··
2024 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2024 12:38
Güzel bir tatil okuması oldu benim için. İstanbul özlemimle polisiye özlemimin yoğunlaştığı bi döneme denk gelmesi de güzel bir tesadüf oldu. Hem İstanbul hem polisiye okumak gençliğimin güzel yadigarları. Kitabın temposu zaman zaman düşse de gençliğimin Beyoğlu 'nu sokak sokak gezmek iyi geldi. Unutmaya başladığımız dostlukları okumak da iyi geldi. Kitabın sonu ters köşe etse de... Ahmet Ümit' in daha iyi kitaplarını okudum ama bu kitap da beğendiklerimden.
Beyoğlu RapsodisiAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 201932,9bin okunma
Puan vermedi·456 syf.··
2021 5. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 13 Nisan 2021 00:35
Şu ana okuduğum ikinci iyi kitabıydı. İlki Patasana. (Sanırım onunla daha çok bütünleşebildiğim için.) Ve illa ölmek gerekiyor. (Mu? Acaba?) Bir çırpıda okuyabilirsiniz.
Edebiyat
Beyoğlu RapsodisiAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 201932,9bin okunma

Yazar Hakkında

Ahmet ÜmitYazar · 39 kitap
Ahmet Ümit, 1960’ta Gaziantep’te doğdu. 1983’te Marmara Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü’nü bitirdi. 1985-1986 yıllarında, Moskova’da, Sosyal Bilimler Akademisi’nde siyaset eğitimi gördü. Şiirleri, 1989 yılında Sokağın Zulası adıyla yayımlandı. 1992’de ilk öykü kitabı Çıplak Ayaklıydı Gece yayımlandı. Bunu Bir Ses Böler Geceyi, Agatha’nın Anahtarı, Şeytan Ayrıntıda Gizlidir adlı polisiye öykü kitapları izledi. Hem çocuklara hem büyüklere yönelik Masal Masal İçinde ve Olmayan Ülke kitapları ile farklı bir tarz denedi. 1996’da yazdığı ilk romanı Sis ve Gece, polisiye edebiyatta bir başyapıt olarak değerlendirildi. Bu romanın ardından Kar Kokusu, Patasana ve Kukla yayımlandı. Bu kitapları Ninatta’nın Bileziği, İnsan Ruhunun Haritası, Aşk Köpekliktir, Beyoğlu Rapsodisi, Kavim, Bab-ı Esrar, İstanbul Hatırası, Sultanı Öldürmek,Beyoğlu’nun En Güzel Abisi ve Elveda Güzel Vatanım adlı kitapları izledi. Ahmet Ümit’in, İsmail Gülgeç’le birlikte hazırladığı Başkomser Nevzat-Çiçekçinin Ölümü ve Başkomser Nevzat-Tapınak Fahişeleri, Aptülika (Abdülkadir Elçioğlu) ile birlikte hazırladığı Başkomser Nevzat-Davulcu Davut’u Kim Öldürdü? ve Bartu Bölükbaşı ile birlikte hazırladığı Elveda Güzel Vatanım-İttihatçıların Yükselişi adlı çizgi romanları da bulunmaktadır. Eserleri yirminin üzerinde yabancı dile çevrilmiştir. Yazarın tüm yapıtları Everest Yayınları tarafından yayımlanmaktadır.