Şeytan Ayrıntıda Gizlidir

·
Okunma
·
Beğeni
·
5.508
Gösterim
Adı:
Şeytan Ayrıntıda Gizlidir
Baskı tarihi:
Şubat 2013
Sayfa sayısı:
200
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752897441
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
İstanbul'dan suç manzaraları... Suçun perdelediği yaşamlar... Katillerin ardındaki insanlar. Sıradan olanın gerisindeki gizem. Ülkenin gerçek bir panaroması. Karakterler labirenti... Başkomser Nevzat'la, varoşlardan villalara, batakhanelerden sanat çevrelerine yaptığımız heyecan yüklü bir yolculuk. Trajik olduğu kadar komik, komik olduğu kadar kederli vakalar. Bize, bizi anlatan ironik öyküler.

"Cinayetin işlendiği resim atölyesi bir korku filmi setini andırıyordu. Yüksek bir tavan, ölü yüzü gibi bembeyaz duvarlar, bordo renkli kadife perdelerle kaplanmış üç dar pencere. Pencerelerin hemen önünde duran cevizden yapılma tabutun içinde, uzun saçlı, ilk bakışta kız mı erkek mi olduğu anlaşılmayan bir ceset yatıyordu. Bütün bedenini kaplayan siyah pelerinin kalp hizasında kol saatinin kadranı büyüklüğünde bir delik vardı. Tuhaftır, deliğin etrafında fazla kan lekesi yoktu. Cesedin kalbinden çıkartıldığını sandığımız, heykeltıraşların kullandığı türden, ucu kanlı, yirmi santim uzunluğundaki bir keski, tabut ile üzerinde tamamlanmamış bir resmin bulunduğu şövalenin arasında, yerde duruyordu. Tabutun başında saçı sakalı birbirine karışmış bir adam, ağzını her açtığında alkol kokuları yayarak, 'Karanlıklar Prensi öldü... Karanlıklar Prensi öldü,' diye dövünüp duruyordu."

(Tanıtım Bülteninden)
İçerisinde 18 tane öykü olan bir kitap. Bazıları kolay çözülen bazıları ise karışık olan cinayet hikayeleri var. Bazen katili siz bulabiliyorsunuz bazen ise ters köşe yapıyor. Polisiye sevenlere tavsiye ederim.
Şeytan ayrıntıda gizlidir kitabi Başkomiser Nevzat ve yardımcısı Ali'nin çözdüğü 18 cinayeten oluşan bir öykü.
Diger Ahmet Ümit kitapları kiyasla bunu sönük buldum malesef:( 18 hikâyeyi 200 sayfaya sığdırmış. Ve hikayeler kısa kısa, olaylar basitce çözülüyor. Bir veya iki cinayet tahmin ettiğim gibi çıkmadı. Digerlerini ilk sayfadan katili tahmin ediyordum ve doğru da çıkıyordu.
18 hikayeden 'Vampirler' i sevdim. Kitabı günde bir- iki hikaye olarak okursaniz daha güzel olur.zaten birbirinden bağımsız cinayetler.
  • Beyoğlu Rapsodisi
    8.1/10 (1.110 Oy)992 beğeni4.323 okunma274 alıntı12.552 gösterim
  • Cehennem
    8.6/10 (1.643 Oy)1.585 beğeni5.425 okunma338 alıntı18.971 gösterim
  • Beyoğlu'nun En Güzel Abisi
    8.0/10 (1.568 Oy)1.396 beğeni5.398 okunma519 alıntı19.275 gösterim
  • Patasana
    8.3/10 (940 Oy)811 beğeni3.430 okunma331 alıntı12.443 gösterim
  • Sis ve Gece
    7.8/10 (640 Oy)526 beğeni2.614 okunma136 alıntı9.120 gösterim
  • Sultanı Öldürmek
    8.1/10 (954 Oy)821 beğeni3.473 okunma489 alıntı13.493 gösterim
  • Kızıl Nehirler
    8.7/10 (1.069 Oy)910 beğeni3.425 okunma242 alıntı16.339 gösterim
  • Son Ada
    8.8/10 (1.475 Oy)1.424 beğeni4.231 okunma579 alıntı17.495 gösterim
  • Aşk Köpekliktir
    7.0/10 (613 Oy)504 beğeni2.508 okunma261 alıntı13.707 gösterim
  • Kavim
    8.4/10 (675 Oy)600 beğeni2.347 okunma203 alıntı7.238 gösterim
Romanlarının ortak kahramanı Başkomiser Nevzat ile yardımcısı Ali ,bu sefer farklı hikayelerde geçen faillerin peşindeler. Kısa kısa hikayelerden oluşan kitap okuyucuyu sıkmıyor; fakat diğer kitaplarına nazaran biraz sönük kalmış.
Kitap polisiye-cinayet türünde yazılmış 18 hikayeden ibaret. Başkomser Nevzat ve yardımcısı Ali bu 18 cinayeti ( esrarı ) çözmeğe çalışıyorlar. Hikayeler başkomser Nevzat`ın dilinden aktarılıyor.

Hikayeler ne kadar esrarlıymış gibi gözükse de aslında her dikkatli okurun kolayca çözebileceği türden. Yazar 18 hikayeyi 200 sayfaya sığdırmak için işi fazla karıştırmıyor. Örneğin olay oluyor, tanıklar dinleniyor ve katil şıp diye bulunuyor. 6-7 hikayede bilmiyorum yazar şaşırmataca mı yapmak istemiş yoksa fazla dikkat etmemiş mi olaylar çok basit kalmış. Katil genelde cinayeti ihbar edenlerin kendileri.

Bunun yanısıra kitap çabuk okunuyor. Nacizhane tavsiyem hikayeleri ardarda değil de belli bir aralıklarla okumanız.

Keyifli okumalar *_*
Kısacık polisiye hikayelerden oluşan bir kitap ve tüm cinayetler çok basitti bence:( 18 hikayedeki hiç bir cinayet merak uyandırmadı bende. Ahmet Ümit'in okuduğum ilk kitabıydı. Diğer kitapları da bu kadar basitse hiç okumaya bile gerek görmeyeceğim. Bugüne kadar okuduğum kitapların içinde en basit olanıydı bu kitap. Zaten internet üzerinden okuduğum için yayınevine pek dikkat etmem, ama bir ara acaba "Epsilon" yayınevinin kitabımı diye kontrol edecektim. O derece basit buldum yani...
Birbirinden güzel ve ilgi çekici hikayelerden oluşan bir kitap. Olaylar birer cinayet hikayesi. Günümüz Türkiye’sindeki suç manzaralarını içeriyor. Paralel giden cinayet örgüsü çok akıcı bir dille anlatılmış, kısa ama heyecanlı. Gerçek hayatta olduğu gibi cinayetlerin sebeplerini çok iyi bir şekilde anlatmış(yasak aşk, para, hırs). Okuyucu sıkmayacak, sade bir şekilde yazılmış, sürükleyici bir eser. Yazarı sevenlerin beğeneceği bir eser. Kesinlikle tavsiye ederim.
Ahmet ümit in patasana kitabından sonra hicbir kitabından tat alamamaya basladim kitap güzel öykülerle işlenmiş, kotu bulmadim tabii ama öyle çok etkileyici bulduğumu da söyleyemem içinden birkaç öykü cikar gerçekten etkileyen. Sirf ahmet ümit polisiyesi seviyorum diye alinip okunabilir. Beklenti cok yuksek olmamali.
Ahmet Ümit bu eserinde birçok cinayeti bir araya getirip ayrı başlıklar halinde anlatmış. Başlarda bu durumdan pek hoşlanmasamda okudukça alıştım. Toplam 18 öyküden oluşan bu kitap, Ahmet Ümit'in her kitabında olduğu gibi bilinçaltımızın şüphe ve konsantrasyonunu geliştirmede önemli bir paya sahip.
Okuyacak olan arkadaşlara şimdiden iyi okumalar dilerim

1K Kitap Hediyeleşme Etkinliğinden, Gülsüm ( @Baranpayiz ) arkadaşımdan hediye aldığım kitaptı :)) Kendisine bir daha teşekkür ediyorum *_*
Nevzat komserimle olaydan olaya kosturan guzel bir kitapti bi ara arka sokaklar dizisi izlermis duygusunua kapildim ams keyifle okudum isteyenlere keyifli okumalar
Gerçekten de rejimi yıkabileceğinize inanıyor musun?" dedim alaycı bir ifadeyle. 
Kararlılıkla gözlerimin içine baktı: 
"Halk bizi destekleyecek."
"Benim bildiğim, halk aç kalmadığı sürece kılını kıpırdatmaz. Sizin ülkede de kimsenin aç kaldığı yok."

Şeytan Ayrıntıda Gizli
Holmes'ü okuduktan sonra yavan geliyor açıkçası. İçerisinde birçok hikâye var ama her birine fazla sayfa ayrılmayınca, hikâyeler tam bir kurguya oturmuyor. Ayrıca her gün onca iğrençliğe şahit olduğum şu zamanlarda, yok jinekolog yok genelev gibi rezillikleri de okumak istemiyorum, ne yalan söyleyeyim?
Ben polisiye olayları öykü halinde olanı değil de roman tarzında olanları daha çok sevdiğimi farkettim bu kitap sayesinde. Bu kitaptaki bütün öyküler bambaşka bir güzellikte. Hatta, "Şeytan Ayrıntıda Gizlidir" adlı öykü bile bir başka güzellikteydi. Her ne kadar o öykünün ismi kitaba başlık olmaya layık görülmüş olsa bile benim hoşuma o kadar gitmedi. Ama bu öznel bir yargı!... En çok beğendiğim ise "Çin İşkencesi" adlı muazzam öykü idi.Bu öyle bildiğiniz ve aklınıza direkt kesici ve ağır aletlerle benzetilen bir işkence tarzı değil.Tam aksine ruhun akışını değiştiren kitaplar-filmler-müzikler'den oluşan bir işkence tarzıydı.

#Gene, Başkomiser Nevzat Bey ile yardımcısı Ali Komiser görev başındaydı.

#Farklı farklı kısa öyküler ve değişik cinayetler, zevksel bir haz ile karşınızda...
“Sen hiç sevmemişsin Komiserim,” diyor. “ Seven insan , ama gerçekten seven insan her şeyi yapar...”
"Sen hiç âşık oldun mu Ali ?"
"Tabiî Amirim, şimdi bile kız arkadaşım var" diye yanıtladı beni.
"Kız arkadaşından söz etmiyorum Ali, aşktan söz ediyorum. Gerçek aşktan, insanı katil eden, rezil eden, insanlıktan çıkaran aşktan söz ediyorum."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Şeytan Ayrıntıda Gizlidir
Baskı tarihi:
Şubat 2013
Sayfa sayısı:
200
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752897441
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
İstanbul'dan suç manzaraları... Suçun perdelediği yaşamlar... Katillerin ardındaki insanlar. Sıradan olanın gerisindeki gizem. Ülkenin gerçek bir panaroması. Karakterler labirenti... Başkomser Nevzat'la, varoşlardan villalara, batakhanelerden sanat çevrelerine yaptığımız heyecan yüklü bir yolculuk. Trajik olduğu kadar komik, komik olduğu kadar kederli vakalar. Bize, bizi anlatan ironik öyküler.

"Cinayetin işlendiği resim atölyesi bir korku filmi setini andırıyordu. Yüksek bir tavan, ölü yüzü gibi bembeyaz duvarlar, bordo renkli kadife perdelerle kaplanmış üç dar pencere. Pencerelerin hemen önünde duran cevizden yapılma tabutun içinde, uzun saçlı, ilk bakışta kız mı erkek mi olduğu anlaşılmayan bir ceset yatıyordu. Bütün bedenini kaplayan siyah pelerinin kalp hizasında kol saatinin kadranı büyüklüğünde bir delik vardı. Tuhaftır, deliğin etrafında fazla kan lekesi yoktu. Cesedin kalbinden çıkartıldığını sandığımız, heykeltıraşların kullandığı türden, ucu kanlı, yirmi santim uzunluğundaki bir keski, tabut ile üzerinde tamamlanmamış bir resmin bulunduğu şövalenin arasında, yerde duruyordu. Tabutun başında saçı sakalı birbirine karışmış bir adam, ağzını her açtığında alkol kokuları yayarak, 'Karanlıklar Prensi öldü... Karanlıklar Prensi öldü,' diye dövünüp duruyordu."

(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 1.681 okur

  • Gönlümün Baharı
  • Ecem Yüsra Öcal
  • Nalan S.
  • Sedef GÖK
  • Koray diler
  • Ben Skoer
  • Melis Güzel
  • Drkitapsever
  • Şevket Tekin
  • Berk Çıkrıkçı

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.4
14-17 Yaş
%4.1
18-24 Yaş
%18.3
25-34 Yaş
%28.8
35-44 Yaş
%33
45-54 Yaş
%11.7
55-64 Yaş
%0.6
65+ Yaş
%1.1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%71
Erkek
%29

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%18.4 (74)
9
%9.9 (40)
8
%22.6 (91)
7
%20.6 (83)
6
%13.4 (54)
5
%6.7 (27)
4
%5 (20)
3
%2 (8)
2
%0.2 (1)
1
%1.2 (5)

Kitabın sıralamaları