Aşk Köpekliktir

·
Okunma
·
Beğeni
·
14.462
Gösterim
Adı:
Aşk Köpekliktir
Baskı tarihi:
Haziran 2012
Sayfa sayısı:
190
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752897434
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Baskılar:
Aşk Köpekliktir
Aşk Köpekliktir
Aşkın bütün halleri... Tutkunun aklımızı ele geçirmesi. Kötülüğün en güzel biçimi... Rezil olmaktan duyduğumuz haz... Kırılan umutlarımızın lezzetli kederi... Çiğnenen onurumuzun getirdiği kibir. Vicdan tutulması, bencilliğin son kertesi, yanılsamanın en derin anı... İmkânsız olanın çekiciliği... Yani gönüllü kölelik... Yani insanoğlunun en masum hali... Yani bildiğiniz delilik... Yani en yalansız aşk öyküleri...


"Düşümü gerçekleştirdiğimden de emin değilim. Böyle bir düşüm var mıydı, yok muydu, ondan bile emin değilim. Kafam çok karışık. Daha da kötüsü, eskiden Stefan'ı düşündüğümde güzel, iyi, masumiyetle ilgili duygular uyanırdı içimde. Coşkuyla, heyecanla, umutla dolardım. Şimdi büyük bir öfke var. Bazen insanlıktan çıktığımı hissediyorum. Düşündüklerim beni korkutuyor. Gel gör ki düşünmeden de edemiyorum. Olmuyor, beceremiyorum. Bir de oturmuş aşkın saçma olduğunu anlatıyorum. Ben de en az aşk kadar saçmayım. Diyeceksiniz ki seni, aşk saçma biri haline getirdi. Doğru ama ben de direnemedim. Asıl tutarsızlık bende. İnsan aptalca, anlamsız bulduğu bir tutkunun peşinden gider mi? Bak gidiyorum işte. Hâlâ onu arıyorum... Kafam karışık, canım yana yana gecenin bir yarısında bu bara geliyorum, ondan bir iz bulabilir miyim diye..."
Ahmet Ümit'in Bab-ı Esrar'dan sonra okuduğum ikinci kitabı. Dokuz hikayeden oluşuyor. Kitaba adını veren ve en uzunu olan Aşk Köpekliktir isimli hikaye, ilginç ve etkileyici bir konuya sahip. Bab-ı Esrar kadar olmasa da, güzel bir kitap.
Agatha'nın anahtarı, Şeytan Ayrıntıda Gizlidir kitabı gibi kısa hikayelerden oluşuyor. Burada polisiyeden farklı olarak dokuz tane aşk temalı hikayeler var. Açıkçası genel olarak yazarın kitaplarını beğensem de zorlama kitap olmuş bana göre. 'Aşk Köpekliktir' öyküsü biraz kitabı kurtarmış. Onun dışında kayda değer pek birşey yok.
  • Sis ve Gece
    7.8/10 (685 Oy)579 beğeni2.864 okunma142 alıntı9.885 gösterim
  • Kavim
    8.4/10 (737 Oy)645 beğeni2.598 okunma264 alıntı7.887 gösterim
  • Patasana
    8.3/10 (1.025 Oy)906 beğeni3.818 okunma394 alıntı13.649 gösterim
  • Beyoğlu Rapsodisi
    8.1/10 (1.205 Oy)1.104 beğeni4.797 okunma342 alıntı13.458 gösterim
  • Sultanı Öldürmek
    8.1/10 (1.031 Oy)908 beğeni3.848 okunma521 alıntı14.199 gösterim
  • Leyla'nın Evi
    8.5/10 (897 Oy)879 beğeni3.191 okunma288 alıntı12.514 gösterim
  • Veda
    8.3/10 (738 Oy)664 beğeni3.407 okunma111 alıntı10.382 gösterim
  • Beyoğlu'nun En Güzel Abisi
    8.0/10 (1.698 Oy)1.531 beğeni6.056 okunma583 alıntı21.122 gösterim
  • Sevdalinka
    8.3/10 (592 Oy)533 beğeni2.603 okunma298 alıntı9.856 gösterim
  • Adı: Aylin
    8.1/10 (991 Oy)901 beğeni4.696 okunma107 alıntı16.577 gösterim
Hayal ettigin çoğu sey hayalinden cok farklidir. Sevmek istedigin kisi, yasamak istedigin asil ask...ama hayaller ve gercekler farklidir... Kitaptaki bazi gercekler cok kirdi kalbimi. Ozellikle de kücük kizin ailesiyle teknede yasadiklari...
Ahmet Ümit okumaya bu kitabıyla başlamakla kötü mü ettim, bilmiyorum. Kitap okurken kütüphaneden almayı tercih ediyorum. Zorunlu bir tercih belki. Kitap fiyatları malum. Çok beğendiğim bir eser olursa satın alıp kitaplığıma koymayı tercih ediyorum. Dolayısıyla yazarların çok okunan eserlerini kütüphanede denk getirip almak biraz müşkül. Gerçi bu kitapla birlikte iki farklı kitabını daha aldım ama elim nedense ilk buna gitti.
Eser dokuz farklı hikayeden oluşuyor. Esere ismini veren en uzun hikayesi en sona konulmuş. Tema hepsinde aşk olmasına karşın polisiye kurgusunu hikayelerinin hepsinde görmek mümkün. Açıkçası hikayelerinin hiçbirisi beni çekmedi. Anlatımını da pek yavan buldum. Aşka dair sözlerinden beğendiklerimi de zaten alıntıladım. Hikayelerin kitaptaki sıralanışı da sanki kötüden iyiye yapılmış hissi verdi. Bu biraz daha iyi, bu daha iyi derken "Aşk Köpekliktir" hikayesiyle eser nihayet buldu. Yaptığım alıntıların birçoğu da bu hikayeden. Ama bundan hikayeyi çok beğendiğim anlamı çıkmasın. Belki de konu aşk olunca bir Sabahattin Ali tadı aradım, istemeden mukayese ettim. Netice bu oldu. Aşkı aracı kılmış, polisiye ya da sonuyla okuyucuyu şaşırtma kaygısıyla yazılmış hikayeler okudum.
Kitabı okumaktayım ama hiç beğenmedim tavsiye etmiyorm. Elimde kitap kalmadığı için okuyorm. Kitap okurken kesinlikle seçici olmak gerek. İnceleyip yazabileceğim tek iyi bir sözcüğüm yok.
Düşümü gerçekleştirdiğimden de emin değilim. Böyle bir düşüm var mıydı, yok muydu, ondan bile emin değilim. Kafam çok karışık. Daha da kötüsü, eskiden Stefan'ı düşündüğümde güzel, iyi, masumiyetle ilgili duygular uyanırdı içimde. Coşkuyla, heyecanla, umutla dolardım. Şimdi büyük bir öfke var. Bazen insanlıktan çıktığımı hissediyorum. Düşündüklerim beni korkutuyor. Gel gör ki düşünmeden de edemiyorum. Olmuyor, beceremiyorum. Bir de oturmuş aşkın saçma olduğunu anlatıyorum. Ben de en az aşk kadar saçmayım. Diyeceksiniz ki seni, aşk saçma biri haline getirdi. Doğru ama ben de direnemedim. Asıl tutarsızlık bende. İnsan aptalca, anlamsız bulduğu bir tutkunun peşinden gider mi? Bak gidiyorum işte. Hâlâ onu arıyorum... Kafam karışık, canım yana yana gecenin bir yarısında bu bara geliyorum, ondan bir iz bulabilir miyim diye..."
2005 senesinde daha ben Metal Fırtına filan okurken bir tanıdığım okumamı tavsiye etmişti ve tavsiyesine uyarak 11 sene sonra hızlı bir şekilde okudum kitabı. Beğendim kitabı, farklı hikayeleri ve sürpriz sonları ile farklı farklı aşkları farklı hallerde bize anlatmış Ahmet Ümit ve bence güzel de olmuş. Hikayelerinde gerçekten aşkı tanımlayabilmiş mi ya da Ahmet Ümit'in niyeti gerçekten aşkı tanımlamak mı orası tartışılır tabi.

Beğendiğim hikayeler ise Aşk Bir Mucizedir, Kafi Delildir Aşk, Aşk Bir Yanılsamadır ve tabi kitaba ismini veren Aşk Köpekliktir.
Kitap aşkın halleri üzerine farklı farklı temalardan oluşan hikayelerden meydana gelmiş. Sade bir anlatımı var. Yazar alışılagelmiş önceki macera romanlarının dışına çıkıyor bu eserde. Ben okurken keyif aldım. Tavsiye ediyorum.
“Bir varlığı tutku ve bağlılık düzeyinde sevmek” anlamına gelen aşkı, insani ilişkiler, bencillik ve çıkar ilişkileri bağlamında diğer bir çok kitaba göre daha realist olarak işlemesi kitaba dair en iyi detay. Öte yandan öyküler biraz zorlama olmuş. Her öykünün içindeki polisiye hava ve olayların hemen hemen daima benzer yerlere çıkması tadı kaçırıyor. Herkesten farklı olarak ilk iki öyküyü, kadın erkek ilişkilerinde özellikle erkeklerin biz kadınların bildiğimizi düşündüğümüz iç dünyalarını daha çok yansıtması ve düşüncelerimize hak vermesi nedeniyle daha çok beğendim.
Aşkı henüz tam olarak bilmediğim zamanlarda okuduğum bir kitap. Yazarın diğer kitaplarını okumadım henüz ama adından söz ettiren bir yazardan bundan daha fazlasını beklerdim. Dokuz hikayeden oluşuyor. Okuyalı o kadar uzun zaman oldu ki hatırladığım şeyler bunlarla sınırlı.
Biten kitaplarımla ilgili inceleme yazarken sadece bende bıraktığı etkiyi ve duygularımı anlatabiliyorum yani diğerleri özet gibi geliyor biraz ya da ben yapınca özet gibi oluyor :) Bu kitap öyle bir kitaptı ki istesem de özet yazamazdım dedim. O kadar heyecanlandım o kadar duygu yoğunluğu yaşadım ki bitince sinirlerim oynadı yani böyle bitmemeliydi dedim durdum hatta kabullenemeyip heyecanla arka sayfalara falan baktım ama yok kitap bitmiş.. Fazlasıyla etkileyici insanı oldukça saran bir kitaptı. Başlangıçta hikaye hikaye gidiyor diye pek sarmaz hatta başka bir kitapla aynı anda okuyabilirim belki diye düşündüm ama çok yanılmışım.. Hikayelerin her biri çok etkileyiciydi fakat kitabın yarısını oluşturan son hikaye bambaşkaydı.. Aşk ile ilgili, bizlerle ilgili, insan olmakla ilgili çok güzel şeyler anlatılıyor. Harika betimlemeleriyle kendimi bazen barda cin içerken, bazen otobüste yolculuk yaparken, bazen de İstiklalde buldum.. Kitabı çok beğendim oldukça etkilendim. Ahmet Ümit iyi ki var..
Yazarımızı ve ustalığını anlatmaya gerek yok.
Eser 10 ayrı hikayeden oluşmakta
ve hikayelerdeki karakterler birbirinden kopmadan,zihinde tüm çıplaklığıyla olan bitenin hissedilip yaşanmasına sebep
oluyor bu da Yazarımızın ustalığından olsa gerek...
"Aşk bir mucizedir,çözümsüz bir problemdir,bir cinayettir,bir düellodur,bir özentidir,bir ütopyadır
ve enson aşk bir Köpekliktir." diye hikaye başlıkları geçiyor ve en güzel hikaye olan "Aşk köpekliktir" de kitapta enson hikayedir.Tabi kendi görüşümü belirttiğimi unutmamak gerek.
Sonuç olarak : aşk ya da bilmediğimiz gerçek aşk ölmüştür,günümüzde aşk kubbesi altında yaşananlar bir tutam tutku ve bigaye bencillik değilmidir?
"Bazı insanlar karanlık bir kuyu gibidir, yanında yıllar geçirseniz bile tanıyamazsınız, bazı insanlar ise açık kitap gibidir, daha ilk gördüğünüz anda anlarsınız. Onlar kendilerini gizlemeye gerek duymazlar."
"Ne kadar anlamlı, ne kadar önemli işler yaparsa yapsın, önce insanın kendisinin mutlu olması lazım."
"Aşk hiçbir zaman pişman olmamaktır."
"Ama bence aşk, bin kere pişman olsan da, bin kere onun peşinden gitmektir."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Aşk Köpekliktir
Baskı tarihi:
Haziran 2012
Sayfa sayısı:
190
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752897434
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Baskılar:
Aşk Köpekliktir
Aşk Köpekliktir
Aşkın bütün halleri... Tutkunun aklımızı ele geçirmesi. Kötülüğün en güzel biçimi... Rezil olmaktan duyduğumuz haz... Kırılan umutlarımızın lezzetli kederi... Çiğnenen onurumuzun getirdiği kibir. Vicdan tutulması, bencilliğin son kertesi, yanılsamanın en derin anı... İmkânsız olanın çekiciliği... Yani gönüllü kölelik... Yani insanoğlunun en masum hali... Yani bildiğiniz delilik... Yani en yalansız aşk öyküleri...


"Düşümü gerçekleştirdiğimden de emin değilim. Böyle bir düşüm var mıydı, yok muydu, ondan bile emin değilim. Kafam çok karışık. Daha da kötüsü, eskiden Stefan'ı düşündüğümde güzel, iyi, masumiyetle ilgili duygular uyanırdı içimde. Coşkuyla, heyecanla, umutla dolardım. Şimdi büyük bir öfke var. Bazen insanlıktan çıktığımı hissediyorum. Düşündüklerim beni korkutuyor. Gel gör ki düşünmeden de edemiyorum. Olmuyor, beceremiyorum. Bir de oturmuş aşkın saçma olduğunu anlatıyorum. Ben de en az aşk kadar saçmayım. Diyeceksiniz ki seni, aşk saçma biri haline getirdi. Doğru ama ben de direnemedim. Asıl tutarsızlık bende. İnsan aptalca, anlamsız bulduğu bir tutkunun peşinden gider mi? Bak gidiyorum işte. Hâlâ onu arıyorum... Kafam karışık, canım yana yana gecenin bir yarısında bu bara geliyorum, ondan bir iz bulabilir miyim diye..."

Kitabı okuyanlar 2.782 okur

  • Mine Art
  • Zelal Aslan
  • Leyla Gülsüm kasal
  • Vildan
  • Zeyy
  • Adyali
  • Nihal Topaloğlu
  • Zeynep K.
  • Samet Sevim
  • Emine TELCİ

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%6.6
14-17 Yaş
%4.5
18-24 Yaş
%19
25-34 Yaş
%30.4
35-44 Yaş
%27.1
45-54 Yaş
%10.2
55-64 Yaş
%1.1
65+ Yaş
%1.3

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%76.6
Erkek
%23.3

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%15 (97)
9
%9.8 (63)
8
%19.8 (128)
7
%21.2 (137)
6
%13.5 (87)
5
%8.5 (55)
4
%4 (26)
3
%2.6 (17)
2
%2.6 (17)
1
%2.5 (16)

Kitabın sıralamaları