Geri Bildirim
Adı:
Eroinle Dans
Yazar:
Alt başlık:
Alevden Küle
Baskı tarihi:
Ekim 2005
Sayfa sayısı:
400
ISBN:
9789752106123
Kitabın türü:
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Piraye romanının yazarından hüzünlü ve bir o kadar da düşündürücü bir kitap "Çok şaşıracaksın ama... Sana olan tutsaklığım buraya kadar Eroin! Vedalaşmamızın zamanı geldi.
Her şey ne güzel başlamıştı oysa... Yepyeni ufuklar açmıştın önüme. Bulutların üzerine çıkarıp özgür bırakmıştın beni.
Bambaşka bir özgürlüktü bu; çevremdekilerden farklı kılan, sıkı sıkıya bağlanmaya değer, çekici, vazgeçilmesi güç bir büyü... Asıl tutulduğum da buydu galiba.

Eros, dedim sana! Aşk tanrım oldun benim. Mutluydum kollarında... Beni dansa kaldırdığında, geri çeviremedim; tam tersine havalara uçtum sevincimden... Ayaklarımızın uyumu harikaydı. Bana bırakmıştın kendini, istediğim gibi yönetebiliyordum seni. Hep böyle sürecek sandım..."

"...Tüm sorumluluğu sana yüklemek haksızlık olur.
Nereye sürüklendiğim belliydi, gene de koştum peşinden. Canımdaki canı çekip alman da ders olmadı bana. Senden kaçarken, sana sığındım.

Yaptığımızın ölüm dansı olduğunu bile bile, kollarındaki sarhoşluğumu sürdürdüğüm için, ben de en az senin kadar suçlu değil miyim?

Ama bitti artık... Ölüm dansı tek kişiliktir! Bundan sonrasında bana eşlik edemeyeceksin. Ölümüm senin elinden olmayacak Eroin!

Bu zevki tattırmayacağım sana..." Eroinle ölümüne dans!
Bitti, deseniz de bir yerlerde sürüyor hâlâ.
Değişen, yalnızca dans edenler...
Eroin hakkında yazılmış bir kitaptan beklediğim gibi değildi sanırım. Bir çok yazarla aynı hataya düşmüş yazar. Çok gerçek bir yarayı, göz önünde olsa da bir o kadar göz yumulan bir olayı masal gibi anlatmış. Karakterlerdeki tutarsızlık bir yana insana hiç bir şey gerçek gelmiyor. Bu konuda okuduğum diğer kitaplardan ve araştırmalarımdan yola çıkarak eroinle dans denen oyunun çokça yumuşatıldığını düşünüyorum. Bunlara rağmen emek verilmiş ve değinilmesi gereken bir konuya değinmiş. Belki ergenlik dönemindeki gençler için faydalı olabilir. Ancak özendirici olabilecek yönleri de yok değil.
Kitabı okumaya başladığınızda hani nerde ders veren bi durum yok diyerek sıkılabilirsiniz. Buda bizim sadece ön yargımız. Bu kitapta öncelikle iyi arkadaşlığı Dünya ve Eylül'den öğrenip,bağımlı olmanın ne büyük bi zaman kaybı ,hayatı nasıl zehir ettiğini düşünürken gençliğin bu takım maddelerle ziyan olmasına kayıtsız kalmamak gerektiğini hissediyor insan.Çocuklarımızı bu gibi zehirlerden korumanın yollarına olabildiğince özen göstermeliyiz.Bunları çocuklarımıza ulaştıran insan kılıklı canavarlar içinde devletin bu konuda daha geniş kapsamlı çalışma yapması gerekir.Zoru istiyorum ama gençlik olmadan devlet millette olmaz....Teşekürler Canan Tan gençlik için büyük bi iyilik bu

Benzer kitaplar

Canan Tan'ın bu kez aşk yerine arkadaşlığı konu edindiği bir kitabıdır. Baş rolde yine genç, çok güzel, zeki ve zengin bir genç kızımız var. Bu kızımız üniversite sınavında ilk tercihi olan Boğaziçi psikoloji bölümünü yüksek puanla kazanıyor. Gidip Ağrıda Karsta 2 yıllık bölüm kazansa şaşardım zaten.

Zengin olduğu halde illa 8 kişilik yurt odasında kalmak için uğraşıyor. Torpil yaptırıyor. İşin yok mu kızım boğaz manzaralı bir daire tut otur yani ezikliğin anlamı ne diye düşündüm ancak fakir ve eroinman arkadaşıyla tanışması için yurt ortamı şart.

Eylül kızımız aşkı uğruna değilde eroinman arkadaşını kurtarmak için savaşıyor

Bütün kitaplarını okuyan biri olarak Kendi kitapları içinde en beğendiğim eroinle dans oldu.

Eylülle beraber sahte eroin komalarına girip çıkıyor insan. Birazda eroine özendirici 20 yas altı insanların okumaması daha iyi bence kitabin büyüsüne kapılıp eroin kullanmak istiyor insan.
Arkadaşını uyuşturucu batağından kurtarmaya çalışan bir genç kızın kendinin de adım adım batağa saplandığından haberi yoktur ...

Genel olarak kitaba bakıldığında Canan Tan'ın seçdiyi öbür kız karakterlerinden farklı bir karakterle karşılaşmadım.Yine o aynı bildik ben egosuyla bol olan Canan Tan'ın tipik kızları. Ama bunları bir tarafa bırakıp kitaba dönersek, toplum sorunlarını, gençleri bu yola iten sebepleri iyi açıklamış yazar.Sıkılmadan okudum desem abartmam bence. Kendimi hiç uyuşturucu kullanan birinin yerine koymamıştım bunu sorgulattı kitap... Bir de benzer durumda bir arkadaşım olsaydı ne yapardım dedim? Onu kendi kaderine terk edip kendimi kurtarır mıydım ya da Eylül gibi dibe gittiğimi bile bile sahip çıkar mıydım? Soru güzel. Ama cevap....
Okuduğum en sıkıcı kitapti. Konusunun çok güzel olması yani sıra anlatım çok yavaştı. Bu yüzden okuma isteği kalmadı. Gereksiz sözcük kullanımı çok fazla vardı. Akıcılık tamamen yok edilmiş. Öyle ki okurken konuyu bile unutuyorsunuz. Mesela bir yemek yiyecekler 5-6 sayfa anlatımı var. 3. sayfadan sonra "Ne anlatıyor bu ya?" diye ister istemez soruyorsunuz. Zaman kaybiydi benim için. Çok merak ederek başlamıştım ama beklentilerimi karşılamadı.
Sıkıcı bir inceleme olabilme ihtimali yüksek.. Eksik bir inceleme de olabilir. Ona göre şey etmeyin hani.

Bu arada, kitabı bitirdim sonunda bir tebrik şeysi alırım. :D

Eroinle Dans'ı okumanın nedeni: arkadaşım...
Bu kitap ile ortak noktalarımız vaar..
Benim en yakın arkadaşım bir ara İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümüne gitmek istiyordu, hayaliydi..
Ben de Psikoloji!
Kitapda da tam öyle! İki en yakın arkadaş, hayalleri bizimle aynı..
Arkadaşım öyle büyük bir sevinçle anlatınca, meraktan, heyecandan okumaya başladım.

Birazcık fazla uzun sürdü ama benim hatam bu kitabın bir suçu yok. :)

İlk baş biraz sıkıcıydı.. sıkıcı anlatıyordu gibime gelmişti..
Neyse, devam etmeye çalıştım zaten.
Ettim de.
Sonra yanılmışım zaten, kitap gayet akıcıydı.

Kitabın yarısına geldim.. önyargım yine zirvede tabi. (!)
Şey diyorum, "eroin bu kadar kolay bir şeymiş gibi anlatılır mı yahu?" "Bildiğin adamı özendiriyorlar"
Falan filan, diye düşünüyorum tabi ben.

Devam ettim kitaba her şeye rağmen.
İyi ki de devam etmişim.
Eroin kolay değilmiş, yazar sona bırakmış bombayı diyorum.

Baya ağır bedeli olduğunu gösterdi yazar.
(Ne yaptığını söylemek isterim tabi de, kızarlar diye korkuyorum. :) )

İki arkadaşın hikayesini anlatıyor yazar. Kirlenmiş bir hayat. Yarım bırakılmış bir hayat, her şeye rağmen tamamlanmaya aday bir hayat..

"Dünya ile Eylül"

Hüzünlü, duygusal... Çok samimi olduğunuzun arkadaşınız ile ilişkinizi burada bulabilirsiniz büyük ihtimal.

Arkadaşınızı özlersiniz sonunda. Kaybetme korkusu sarar her yanınızı.

Güzel maceraydı vesselâm..

İyi geceler, iyi okumalar...
bu kitapta eroin öyle bir dille anlatılmış ki kitaba büyülenmemek elde değil. kitapta eylülün eroine bilmeden bağlanması dünya nın ölümüyle bu bağının artması ve bunun sonucunda ölüm eşiğine gelmesi. ama yinede eroinle olan dansını sonunda bitirmesi......
Canan Tanın güzel anlamlı kitaplarından biri yine"Eroinle dans" gençlikte yapılan yanlışlıklar ve bunun sonucunun ağır ödenmesi. Kimle arkadşlık yaptığımız aslında bir yandan da önemini vurgulayan bir kitap. Seçimlerimizi doğru ve kararlı, gelecegimizi olumlu yönde etkileyecek seçimler yapmalıyız. Akıcı bir kitap.
Canan Tan'ın 4 günde yazdığı kitap. Eğer 1 haftadan fazla bi emek harcanmışsa bu baya bi trajikomik olurdu. Keşke Canan Hanım kitabı yazmadan önce eroinle ilgili ufak bi araştırma yapsaymış ama ne gezer! Ufak diyorum çünkü eroini google'de aratmakla bile öğrenebileceğiniz bilgiler Canan Tan'ın pembe unicornlu dünyasına girdiğinizde puf diye uçuveriyor. Her kitabında aynı hikayeyi yazan bu yazar, bu sefer şöyle eroinli meroinli sert bi şeyler olsun satılır demiş ve ne yazık ki yine aynı şeyi yazmış. Kitabın başarılı olduğu tek yeri satılabilmiş olması. 1 yıldız.
Canan TAN uzak durduğum bir yazardı saçma bir şekilde. Nedenini hiç bilmiyorum. Okuduğum ilk kitabı ve bu kitabından sonra diğer kitaplarını okumayı düşünmeye başladım. Kitabından bahsetmek gerekirse; gençlerin eroin bataklığına nasıl düştükleri anlatılıyor kitapta. Herkese okumasını öneririm. Ben beğenerek okudum.
"Her şey yolundayken temiz kalmak kolay; önemli olan, olumsuzluklar karşısında da güçlü durabilmek."
Nerden bilirim ben,eroinin gözbebeklerini küçültüğünü,kan şekerini dibe vurdurduğunu...Bilsem bile,canımdan bir parca haline gelmiş arkadaşıma yakıştırırmıyım hiç?
"Telepatiye inanırım... İlk karşılaştığınız birini ya seversiniz ya da yıldızlarınız barışmaz. Sevdiğiniz kişi de sizi sever, hoşlanmadıysanız eğer, o da sizden hoşlanmamış demektir."
Gerçekleşmesi güç bir düşün somutlaşması,herkesin elini uzattiğı,ama kolay kolay ulaşamadığı o büyülü dünya...
Çirkin ve acımasız yüzünü görmemiştim henüz. Kör etmiştin beni. Aynı sızının diğer sevdalıları gibi..
Canan Tan
Yaşamın içinden gerçek bir EYLÜL..
"Beklemek; eli kolu bağlı oturmak, demek değil! Önünde duran kapalı kapıları aralamayı, aralık duranları da ardına kadar açmayı bilmelisin."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Eroinle Dans
Yazar:
Alt başlık:
Alevden Küle
Baskı tarihi:
Ekim 2005
Sayfa sayısı:
400
ISBN:
9789752106123
Kitabın türü:
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Piraye romanının yazarından hüzünlü ve bir o kadar da düşündürücü bir kitap "Çok şaşıracaksın ama... Sana olan tutsaklığım buraya kadar Eroin! Vedalaşmamızın zamanı geldi.
Her şey ne güzel başlamıştı oysa... Yepyeni ufuklar açmıştın önüme. Bulutların üzerine çıkarıp özgür bırakmıştın beni.
Bambaşka bir özgürlüktü bu; çevremdekilerden farklı kılan, sıkı sıkıya bağlanmaya değer, çekici, vazgeçilmesi güç bir büyü... Asıl tutulduğum da buydu galiba.

Eros, dedim sana! Aşk tanrım oldun benim. Mutluydum kollarında... Beni dansa kaldırdığında, geri çeviremedim; tam tersine havalara uçtum sevincimden... Ayaklarımızın uyumu harikaydı. Bana bırakmıştın kendini, istediğim gibi yönetebiliyordum seni. Hep böyle sürecek sandım..."

"...Tüm sorumluluğu sana yüklemek haksızlık olur.
Nereye sürüklendiğim belliydi, gene de koştum peşinden. Canımdaki canı çekip alman da ders olmadı bana. Senden kaçarken, sana sığındım.

Yaptığımızın ölüm dansı olduğunu bile bile, kollarındaki sarhoşluğumu sürdürdüğüm için, ben de en az senin kadar suçlu değil miyim?

Ama bitti artık... Ölüm dansı tek kişiliktir! Bundan sonrasında bana eşlik edemeyeceksin. Ölümüm senin elinden olmayacak Eroin!

Bu zevki tattırmayacağım sana..." Eroinle ölümüne dans!
Bitti, deseniz de bir yerlerde sürüyor hâlâ.
Değişen, yalnızca dans edenler...

Kitabı okuyanlar 4.495 okur

  • Gülben Üstüner
  • Büşra Sultan Demirel
  • Dilek Kuzun
  • Bengü Sarıkuş
  • Melek Güzel
  • Hatice gokkus
  • Mîno_
  • Kübra
  • Büşra elkaan
  • Mekke Kaya

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%7.1
14-17 Yaş
%9
18-24 Yaş
%34.6
25-34 Yaş
%23.6
35-44 Yaş
%15.3
45-54 Yaş
%7.9
55-64 Yaş
%1.1
65+ Yaş
%1.6

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%91.3
Erkek
%8.6

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%27.6 (228)
9
%13.9 (115)
8
%17.7 (146)
7
%15.6 (129)
6
%9.3 (77)
5
%6.4 (53)
4
%3.2 (26)
3
%1.9 (16)
2
%2.1 (17)
1
%2.2 (18)

Kitabın sıralamaları