Adı:
İz
Yazar:
Baskı tarihi:
Mart 2011
Sayfa sayısı:
400
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752113251
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Yakın çevremizde benzerlerini görebileceğimiz gerçeklikte bir baba-kız öyküsü... Babasına hayran Verda, hatta âşık. Biricik kahramanım diyor onun için. Ne var ki, yıllar önce annesiyle babasının boşanmasından sonra ayrı düşmüşler birbirlerine. Çatışmışlar, çelişmişler ama sevgileri içten içe hep sürmüş. Kariyerinde zirveye ulaşmış ünlü avukat Vedat Karacan'ın intiharıyla başlıyor öykü. Bu beklenmedik ölümün ardında yatan gizi çözmek Verda'ya düşmektedir. Geriye dönüp baktığında yüzleştiği keşke'leriyle, pişmanlıklarıyla ve içini kavuran devasa bir özlemle sürecektir babasının izini...

Minicik çocuk ellerimi avucunun içine hapsettiğinde, yüreğim yüreğinde eriyordu babacığım. Parmaklarım büyüdü diye mi tutmuyorsun artık ellerimi? Keşke hep küçük kalsalardı... Ne oldu da ayrıldı ellerimiz baba? Hiçbir zaman soramadım bunu sana. Sormak istediğimde fırsat olmadı, fırsat olduğunda cesaretim... Soluk soluğa okuyacağınız, farklı bir Canan Tan romanı...
(Tanıtım Bülteninden)
Kolay kolay kitap yarım bırakma taraftarı değilim ama bu kitap cidden sıktı beni, hikayesini beğenmedim yazarın dilini hiç beğenmedim emek verilmiş sonuçta, bi daha okuyacağımı sanmıyorum. Güzel kaliteli kitaplar okuyunca böyle kitaplar güzel gelmiyor insana.
Kitaptaki konu anne ve babasının boşanmasıyla babasına kırgın olan verdanın babasıyla arasında geçiyor.Hiç beklenmedik bir zamanda babasının intiharı ile yıkılan Verda bu duruma araştırmaya başlıyor ve araştırırken başından olaylar geçiyor.
Başarılı bir kitaptı,okumanızı öneririm.
Unutmadan babalar,kızların ilk aşkıdır.
Verdada babasina oldukca bağlıydı.
Annesi ile babası boşanınca çok sevdiği babasını cezalandıran Verda'nın sonrasında babasının intihar sebebini araştırması.. Kitabın sonunda hikayenin yarım kaldığı hissi uyandı bende..
Bir kızınn avukat olan babasının ölümünü arastımasını anlatan kitap. Hiç beğenmedim okumasam da olurdu. Her an bir sürpriz olur diye bekledim durdum ama vasat bir kitaptı zaman kaybı oldu benim için
Bir sonraki sayfasını merakla beklediğiniz, eşi benzeri bulunmayan bir baba-kız öyküsü. Yolları ayrılmış olsa da, birbirlerine olan sevgisi hiç solmamış yüreklerinde."Babasının kızı!" derler ya, bu tabir romandaki Verda karakterine çok iyi yakışmış.
Bende babamın kızıyım!
Aramızda anlaşmazlıklar, çelişkiler, hoşnutsuzluklar olsa dahi. Biran olsun seni sevmekten vazgeçmedim baba. Sende hep sev beni, hiç gitme yanımdan.
Kız çocukları ve babaları arasında kimsenin anlayamacağı tılsımlı özel bir bağ vardır. İkisinin arasındaki ilişki herkesten daha farklıdır.
"Sizin babanız öldü mü?
Benim bir kere öldü kör oldum.
Yıkadılar aldılar götürdüler.
Babamdan ummazdım bunu kör oldum."
Cemal Süreya bu satırlarında ne güzel anlatmış olayı...
Öldükten sonra küçücük bir "iz" aramaya gerek yok. Yaşarken kıymeti bilinmeli sevginin...
Kitabın sonunda yarım kalınmış bir hikaye tadı kaldı bende...
Boşanmanın çocuklar üzerindeki etkisini, yaşamını nasıl etkilediğini gene gayet başarılı şekilde kaleme almış yazarımız. Sadece son bölümü biraz basit olmuş .
Dostoyevski'nin İnsancıklar adlı romanında şu ibare geçiyordu
"İnsan kendi halinde yaşayıp gidiyor da yanı başında duran kitapta kendi hayatının tıpatıp anlatıldığından haberi olmuyor.''

Sanırım bu romanda biraz da kendimi buldum. Arka kapağındaki şu söz kitabı almaya teşvik etti.
''Minicik çocuk ellerimi avucunun içine hapsettiğinde,
yüreğim yüreğinde eriyordu babacığım.
Parmaklarım büyüdü diye mi tutmuyorsun artık ellerimi?
Keşke hep küçük kalsalardı...
Ne oldu da ayrıldı ellerimiz baba?
Hiçbir zaman soramadım bunu sana. Sormak istediğimde
fırsat olmadı, fırsat olduğunda cesaretim...''

Kitabın konusuna gelince, babasının ölümünden sonra ünlü avukat Verda, işini evini eşini bırakıp yurduna dönüyor ve bunun bir intihar mı yoksa cinayet mi olduğunu çözmeye çalışıyor. Cinayet ise neden, intihar ise neden? düşüncesi ile yiyip bitiriyor kendisini. Bu sorulara cevap ararken annesini de kaybediyor Verda. Gayet akıcı ve sade bir dil kullanılmış. Tavsiye edilir.
Tam anlamıyla bir baba kız romanıydı. Verda'nın babasını sorgulamaları ve bulduğu sırlarını öğrenmesi... Beni bir süre sonra sıkmıştı ama sonlara doğru kendine bağladı. Başlarda sıkıcı geliyor ama sırlar çözülmeye başlayınca kitaba bağlanıyorsunuz.
"Piraye" ve "yüreğim seni çok sevdi" den sonra okuduğum bir kitap. Bu iki kitap konu olarak birbirine çok benzerdi. İZ de aynı şekilde olsaydı yeni bir Canan Tan kitabı okumayacaktım. Fakat bu sefer konu oldukça farklı. Babasını kaybettikten sonra onu daha iyi tanımaya başlayan bir kadının yaşadıkları. Baba-kız ve aile ilişkileri çok etkileyici bir şekilde anlatılmış. Kesinlikle okunmaya değer.
Belki de kendimden bir şeyler bulamadığım için sıkılmıştım. Hiç bilmiyorum. 2 defa yarım bıraktım ablamın zorlamasıyla kitabı bitirdim. Nedense hiç ısınamadım Canan Tan'ın bu kitabına. Belki de gerçekçi olamayacak kadar karakterlere üstün özellikler yüklendiğindendir. Yani karakterler çok fazla gerçek olamayacak kadar mükemmelleştirildikleri için biraz da gerçek hayata dair İZler bulamadığımdan olsa gerek kitabı beğenmedim.
Canan Tan yazarının tüm kitaplarının okudum . Fakat bu kitabı yarıda bıraktım , sevemedim .Yazar bende bu kitabı ile hayal kırıklığı yaşatmıştı
"Sizin hiç babanız öldü mü
Benim bir kere öldü,kör oldum
Yıkadılar,aldılar götürdüler
Babamdan ummazdım bunu,kör oldum"
Cemal Süreya
Canan Tan
Altın Kitaplar Yayınevi
Hayal kırıklıklarının baş nedeni, beklentilerin yüksek tutulması değil midir?
Canan Tan
Sayfa 146
"Bazı insanların yüzünü güldürmek zordur, mutsuz olmaya şartlandırmışlardır kendilerini."
Canan Tan
Sayfa 96 - Altın Kitaplar
Yere düşen solgun yapraklar benim yüreğimden kopuyorlar sanki. Her şeyin ilacı zaman değil! Unutulmayan/unutulamayacak acıların ilacı yok.
Canan Tan
Sayfa 332

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İz
Yazar:
Baskı tarihi:
Mart 2011
Sayfa sayısı:
400
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752113251
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Yakın çevremizde benzerlerini görebileceğimiz gerçeklikte bir baba-kız öyküsü... Babasına hayran Verda, hatta âşık. Biricik kahramanım diyor onun için. Ne var ki, yıllar önce annesiyle babasının boşanmasından sonra ayrı düşmüşler birbirlerine. Çatışmışlar, çelişmişler ama sevgileri içten içe hep sürmüş. Kariyerinde zirveye ulaşmış ünlü avukat Vedat Karacan'ın intiharıyla başlıyor öykü. Bu beklenmedik ölümün ardında yatan gizi çözmek Verda'ya düşmektedir. Geriye dönüp baktığında yüzleştiği keşke'leriyle, pişmanlıklarıyla ve içini kavuran devasa bir özlemle sürecektir babasının izini...

Minicik çocuk ellerimi avucunun içine hapsettiğinde, yüreğim yüreğinde eriyordu babacığım. Parmaklarım büyüdü diye mi tutmuyorsun artık ellerimi? Keşke hep küçük kalsalardı... Ne oldu da ayrıldı ellerimiz baba? Hiçbir zaman soramadım bunu sana. Sormak istediğimde fırsat olmadı, fırsat olduğunda cesaretim... Soluk soluğa okuyacağınız, farklı bir Canan Tan romanı...
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 2.538 okur

  • Hasan Günaydın
  • sasha
  • Derya
  • Zeynep Berra Özkan
  • Gülşah SAĞ
  • Mertcan Tufan
  • gülşen semiz
  • maviş gündoğdu
  • Havvanur Yürük
  • Cankız

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.9
14-17 Yaş
%8.8
18-24 Yaş
%28.8
25-34 Yaş
%20.8
35-44 Yaş
%22.7
45-54 Yaş
%11.7
55-64 Yaş
%1.4
65+ Yaş
%0.9

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%91
Erkek
%8.9

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%22.2 (103)
9
%10.2 (47)
8
%16.4 (76)
7
%21.6 (100)
6
%11.7 (54)
5
%8 (37)
4
%4.5 (21)
3
%2.6 (12)
2
%1.5 (7)
1
%1.3 (6)

Kitabın sıralamaları