Pembe ve Yusuf

·
Okunma
·
Beğeni
·
8244
Gösterim
Adı:
Pembe ve Yusuf
Yazar:
Baskı tarihi:
Ekim 2014
Sayfa sayısı:
295
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050922639
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Ne benim sözüm geçer bu iklimde Ne de senin Böyle gelmiş böyle gider Son söz TÖRE'nin!

Birbirlerine delicesine düşkün iki kardeşin,
Pembe ile Yusuf'un sızılı ve çarpıcı öyküsü.
Ezenler ve ezilenlerin amansız savaşımı.
Üzerinde yaşadığımız coğrafyanın değişmez kaderi...

Törenin kara gölgesi renklerin üzerine çökerken, içlerinde en gariban gördüğü "pembe"ye vermişti önceliği. Soluğu kesildi "pembe"nin, beti benzi attı. Güzelim rengini yitiriverdi. Varlığını sürdürmekle yok olmak arasındaki ince çizgide asılı kaldı. Tıpkı yaşamın içindeki gerçek PEMBE'ler gibi...
(Tanıtım Bülteninden)
295 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Kitap, Doğu' dan İstanbul'a uzanan sızılı bir ailenin hayat öyküsü diyebiliriz. Babası tarafından erkek çocuk olmadığı için adının Keder konulduğu çocuk gelinin tam bir imtihan olan kocasıyla yaşadığı hayat mücadelesini anlatıyor. Doğduğu topraklardan göçüp İstanbul'a gelen bu ailenin derdini üstlenen Keder'e gerçekten üzüldüm ve aslında binlerce Keder olduğunu bilerek okudum bu romanı. Töre konusuna da ayrı değinen yazar, kız çocuğun çocuktan sayılmadığı topraklara da atıfta bulunmuş. Yazarın genel olarak bu konuları işlediğini söyleyebiliriz. Farkındalık açısından bu kadınların yükünü yüklenip roman halinde herkese duyurması gerçekten güzel. Gelelim beğenmediğim kısımlara... Romanın tam yüz yetmiş sayfasını okuyana dek kitabın adının nereden geldiğini öğrenmeye çalıştım ki bu konu da fazla uzatılmıştı. Evet oraya kadar sizi asla sıkmıyor ve gayet akıcı ama ister istemez kitabın adına odaklanıyorsunuz. Bu konuda beklentilerinizi sabırla koruyun derim. İkinci olarak da kitabın üçüncü bölüm olan son kısmını (yani fasıl kısmını) gereksiz uzun bularak okurken cidden sıkıldım. Yazar burada farklı karakterlere yer vermek istemiş ama sizi tatmin etmiyor çünkü siz Keder'i merak ederken yazar başka karakterleri okutuyor size. Bu yüzden sıkıldım ve kitap bittiğinde "Acaba Keder ne yaptı?" dedim. Bu soruya yanıt alamamak ve son kısmı sizi sıkabilir beni sıktığı gibi. Ama genel olarak baktığımda teması dahil iyi ve dolu bir kitaptı. Önerebilirim, okuyun belki benimle aynı düşüncelere sahip olursunuz :) İyi okumalar şimdiden :)
295 syf.
·2 günde·7/10
Canan Tan, ezelden beri sorun olarak karşımızda duran ve mevcut iktidar anlayışı ile gittikçe kötüye giderek tavan yapan; çocuk gelin, kadına şiddet ve töreden doğan kadın ölümlerini çok güzel bir kurguyla anlatmış. Sonlara doğru da erkeklerin de sorunlarına ufak bir gönderme yapmış. Çok güzel ve yalın anlatımıyla okumaya değer bir kitap.
295 syf.
·Beğendi·8/10
bir hikaye ancak bu kadar filmleştirilebilir. Karakterleri okurken canlandırmak hiç de zor olmadı çok güzel ve gerçekçi yazılmış eser. Kesinlikle okunmalı ki çok güzel de mesajları var çocuk gelinler gibi...
295 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Bu kitabı okumadan önce okuyucunun beğenisini kazanabilmek için kitabın isminin de en az içeriği kadar belirleyici olduğunu bilmezdim. Ya bende ya bu kitapta çok ciddi bir yanlışlık var. Bahsi geçen Pembe karakteriyle sayfa 173de; Yusuf karakteriyle ise ondan bile sonra tanıştık. Sonra ne mi oldu? Sonra kitap bitti. Hem de zorlama ötesi bir sonla. Olumlu birkaç cümle de eklemek isterdim ama üzgünüm tavsiye ediyormuş gibi algılanmak istemiyorum.
295 syf.
Issız Erkekler Korosu’nun Ademoğlu Pansiyon’un da kalan müşterilerinden olan Yusuf'un hazin hikayesinin anlatıldığı bir roman. Yusuf'un kızkardeşi Pembe'ye olan düşkünlüğü. Anneleri Keder'in yaşam mücadelesi. Ve komşu Fidan abla.. Keyifli okumalar.
295 syf.
·6/10
Canan Tan kendini, sınırını hiç aşmıyor. Kendine belli bir kalıp çizmiş. Olayları alışılmış bir şekilde yazıp gidiyor. Okuduğum romanları arasında sadece En Son Yürekler Ölür kitabıyla Eroinle Dans kayda değer ve alışılmış ezberin dışında ve oldukça özenliydi. Bu kitabı beni fazla etkilemedi alışılmış olduğundan zaten kitabın sonunu tahmin etmek çocuk oyuncağı gibiydi. Yazar böyle giderse çok okuyucu kaybedip, yerinde saymaya mahkum olur bence. Fakat yine de PEMBE VE YUSUF romanı hiç okunmaz mı yani? Diye soracak olursanız; size cevabım: Elbette okunur ama olaylar çok basite indirgenmiş derim.
295 syf.
·19 günde
Yazarın nerdeyse tüm kitaplarını okumuş biri olarak bu kitabi pek sevmedim. Türkiye nin kanayan yarasi olan çocuk gelin, kadına şiddet ,töre cinayeti ,kadının değersizliği, erkek çocuk doğuramayan kadının suçlu sayılması hatta çocuğu olmayan kadının malesef kadından sayılmaması gibi çok önemli konular işlensede ben kitabı basit buldum.
Daha önce yazarın #ıssızerkeklerkorusu adlı kitabını okumuştum. Yusuf karekteri Issız Erkekler Korosu’nun Ademoğlu Pansiyon’un da kalan müşterilerinden biriydi. Yazar resmen bu kitabı almış pembe ve yusuf kitabının sonuna yapıştırmış.
Tavsiye etmiyorum .
295 syf.
·3 günde·7/10
Aslında, Pembe ve Yusuf'u bir aşk romanı zannetmiştim başlarda. Yani kitap, okunmayı beklerken. Oysaki Pembe ve Yusuf, aşık olamayanın kitabıymış. Aşık olmaya dahi değeri yok olarak görülen, başından atmak için, ona ismiyle Keder'i hatırlattığı için, aşık olmadan, kendinden yaşca büyük birine verilen tatlı, güleryüzlü, kızı gibi bir çocuğun hikayesiymiş Pembe ve Yusuf. Hangi yıldayız, böyle zorlamalar, zulümler, geri kafalılık mı var demeyi o kadar çok istediğimi anımsadım. Lanetler ettim. İnsan suçladım. Fakat bu suçlama insanı bırakıp insanlığa, Dünyayı bırakıp öteki tarafa kadar ulaştı.

Her ne kadar yazımından dolayı, donanımsızlığından ötürü beğenmesem de, ya da hissetmesem de konuyu derinlere kadar, karakterlere yüklenilen kişiliklerin yetersiz olduğunu düşünsemde, kendimi etkilenmekten alıkoyamadım.

Kitap cahilliğin kitabı. Kederin, aşkın, sevginin kitabı. Ama en çok da geri kafalılığın, cahilliğin. Buna bir miktar da acının, sızının diyebiliriz.
295 syf.
·9 günde·Beğendi·Puan vermedi
Bir gece bi saat okuyayım bırakayım diyerek başladım kitaba. Kitabın başlarında okudukça sinir oldum sinir oldukça okudum. Bir bakmışım sabaha karşı 4-5 olmuş. Canan Tan her zamanki akıcı üslubuyla çocuk gelinlerden başlayıp töre sorunuyla devam etmiş. Okurken yer yer gözlerim doldu yer yer içim burkuldu okuyamadım. Diğer hikayelerin aksine bu hikaye daha gerçekçi..geçmişten bugünde hala devam eden pırıl pırıl neşe dolu kızlarımızın solup gitmesi.. Okuyup okuyup üzülmelik bir kitap...
295 syf.
·7 günde·Beğendi·8/10
Bence bu kitaba satış kaygısıyla Pembe ve Yusuf adını vermişler. Kitabı elinize alıp okumadan ismine bakınca kavuşmak için çabalayan ya da kavuşamayan bir çiftin hikayesini okumayı beklerken tamamen farklı, kız evlat olmanın verdiği zorluk yetmezmiş gibi çocuk gelin olup senelerce kocasının eziyetlerine katlanan kadının dramına çaresizliğine şahit oluyorsunuz. Konu güzel, konu meraklı, günümüz Türkiyesin de Türkiye'nin hemen hemen her yerinde yaşanan yaşanacak olanların hikayesini kaleme almış. Tek itirazım sanki bu olaylar sadece doğu ve güney doğu da yaşanırmış gibi lanse edilmesi.
295 syf.
·Beğendi·9/10
Kitapta çocuk gelin hikayesi ve töre olayı çok açığa çıkmadan çok güzel anlatılmış bence.Bir ailede birbirini sevmeyen bireyler olsa bile hala bir aile gibi davranılabileceğini anlatmış kitap.
295 syf.
·45 günde·8/10
Ana karakterlerin ne zaman dahil olacağını kitabı okurken sürekli merak ediyorsunuz. Bir doğu kültürü ve töre, çocuk yaşta evlendirmeler, kız evladın hiçbir şeye sayılmaması ve erkeklerin el üstünde tutuluşu. Herkesin kaderinin farklı yazıldığını kitabı okurken çok net bir şekilde anlıyorsunuz. Sonunu ağlayarak bitirdiğim bir kitap. İyi okumalar..
Sizin hiç babanız öldü mü?
Benim bir kere öldü kör oldum
Yıkadılar aldılar götürdüler
Babamdan ummazdım bunu kör oldum.
Kış ortasında, güneş bile iliklerine kadar üşürken, bütün güzelliğiyle açıveren bir kardelen. Umudun çiçeği...
Gülmeyi bilmeyen, gülümsemeyi dahi beceremeyen birinin yüzünü güldürmek, dünyanın en zor işiydi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Pembe ve Yusuf
Yazar:
Baskı tarihi:
Ekim 2014
Sayfa sayısı:
295
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050922639
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Ne benim sözüm geçer bu iklimde Ne de senin Böyle gelmiş böyle gider Son söz TÖRE'nin!

Birbirlerine delicesine düşkün iki kardeşin,
Pembe ile Yusuf'un sızılı ve çarpıcı öyküsü.
Ezenler ve ezilenlerin amansız savaşımı.
Üzerinde yaşadığımız coğrafyanın değişmez kaderi...

Törenin kara gölgesi renklerin üzerine çökerken, içlerinde en gariban gördüğü "pembe"ye vermişti önceliği. Soluğu kesildi "pembe"nin, beti benzi attı. Güzelim rengini yitiriverdi. Varlığını sürdürmekle yok olmak arasındaki ince çizgide asılı kaldı. Tıpkı yaşamın içindeki gerçek PEMBE'ler gibi...
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 2.435 okur

  • Fatma
  • Berna Arslan
  • Aylin Dirican
  • Kader Altun
  • Ayten akgunduz
  • kırıkkalplerdurağı.
  • Funda bayram
  • Sonay Gürkan
  • Meryem Serin
  • Sündüs ÖNDER

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.7
14-17 Yaş
%6.6
18-24 Yaş
%18.8
25-34 Yaş
%27.1
35-44 Yaş
%27.9
45-54 Yaş
%12.4
55-64 Yaş
%1.4
65+ Yaş
%1.1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%90.3
Erkek
%9.5

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%26.9 (149)
9
%12.3 (68)
8
%22.6 (125)
7
%17.7 (98)
6
%7.4 (41)
5
%6.1 (34)
4
%2.7 (15)
3
%1.3 (7)
2
%2.2 (12)
1
%0.7 (4)

Kitabın sıralamaları