Ceren Acer'in Kapak Resmi

Japonların günlük yaşantısını ve kültürünü anlatan kişisel gelişim kitabıdır. Öğretici kitapları okumayı seviyorsanız tam size göre bir kitap! Çok kapsamlı bir kitap olmasa da gayet doyurucu ve ön bilgiye sahip olabileceğiniz konulara değinilmiştir. Ben bu kitabı Japonların kültürüne merak sardığım için alıp okuma gereği duydum ve Japonlar hakkında birçok bilgi edindim diyebilirim. Kitabı bitirdiğimde ise, herkesin bir ıkıgaı'sı olmalı dedim kendimce... Bu ıkıgaı Japonca bir terim olup, kaba tabiriyle "hep meşgul olarak mutlu olma" anlamını taşımaktadır. Bu kitabın iki tane yazarı var onların da belirttiği gibi yapmaktan zevk alacağımız işleri yapıp kendimizi meşgul etmeliyiz. Bolca kahkaha atmalıyız yaşam kalitemizi yükseltmek için... Sağlıklı ve uzun ömürlülük için, kitapta belirtilen yüzde seksen kuralına sadık kalmalıyız. Hayatımızdaki olumsuzluklara direnç göstermeliyiz. Hepimizin hayatında olumsuzluklar vardır. Önemli olan bu olumsuzluklarla nasıl başa çıkacak olmamızdır. Bence bütün yaşamınız boyunca bu kitap başucu kitabınız olsun ki hayatınıza yön vermekte zorlanmayın. Ben kitabı başucu kitabı yapmama rağmen on puan vermedim çünkü, Yumuşak Hareketlerle Daha Uzun Bir Yaşam bölümünü okurken az da olsa sıkıldığımı ve kendimi bir diyetisyenin yazıp çizdiği kitabı okuyormuş gibi hissettim.

Ceren Acer, İnsan Neyle Yaşar'ı inceledi.
19 Şub 19:10 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

İncelemeleri okuduğum kadarıyla İnsan Ne İle Yaşar kitabı farklı yayınevlerinden, farklı hikaye sayıları ile basılmış. Benim okuduğum kitap ise Olympia yayınevine aitti ve üç hikayeden oluşmaktadır. İlk hikaye kitaba ismini veren İnsan Ne İle Yaşar, ikinci hikaye Bir İnsan Ne Kadar Toprağa İhtiyaç Duyar ve son hikayede Bey ve Uşağı hikayesidir. Hikayelerin üçü de insanlığa bir mesaj niteliği taşır. Bu hikayelerin işleyişi; kitabın ismi ile adeta bütünleşip, insan ne ile yaşar sorusuna ışık tutuyor ve okurları sorgulatarak, zihin jimnastiği yapmamızı sağlıyor. Hikayelerin ana konusu sırasıyla sevgi, yardımseverlik, umut, şefkat, azla yetinememe ve hırs duygularını içermektedir. Kitabın en sevdiğim, etkileyici bulduğum, tüyler ürperten hikayesi kitabın adını taşıdığı, İnsan Ne İle Yaşar hikayesidir. Daha önce hiçbir Rus yazarın kitabını okumadıysanız bu kitap ile güzel bir başlangıç yapmanızı öneririm.

Ceren Acer, Küçük Prens'i inceledi.
 18 Şub 12:37 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Küçük Prens... Bir günde bitirdiğim aynı zamanda hiç bitmesin dediğim kitaptı. Bu kitap hakkında küçük çaplı bir araştırma yaptığınızda çocuk edebiyatı kategorisinde yer aldığını görürsünüz. Ama bence yazarın da belirtmiş olduğu gibi bu kitap küçük prens aracılığıyla yetişkinlere yazılmıştır. Çünkü küçük prensin de dediği gibi bazen büyükleri anlamak zor, yazar da küçük bir çocuğun dünyasından kendini yetişkin sanan sözde yetişkinlere mesaj vermek istemiş. Ve ben kendimce yazarın mesaj verme konusunda gayet başarılı olduğu kanaatindeyim. Bu kitabın sayfalarında gezindikçe aslında küçük prensin hiçte küçükçe olmadığını hissedip yetişkinleri siz de sorgulayacaksınız, kendinizi dahi sorguya çektiğinizi fark edip şaşıracaksınız buna... Henüz bu kitabı okumayan varsa gelin siz de bu küçük ve bir o kadar da düşünce yapısı olgun prense kulak verin size öğütleri var.

Ceren Acer, Kavak Yelleri'ni inceledi.
14 Şub 01:57 · Kitabı okudu · 5 günde · 9/10 puan

Reşat Nuri Güntekin, Kavak Yelleri romanıyla okuyucusuna Doktor Sabri karakterinin Anadolu'daki küçük bir kasabada vatansever duygularla yaşayışını anlatmaktadır. Yazar, başkarakter olan Doktor Sabri'nin kişilik yansıtmasını biz okurlarına bütün ayrıntılarıyla anlatmıştır. Ve aynı zamanda doktorun İstanbul'a olan özlemine de değinen, eşsiz bir kaleme sahip olan Reşat Nuri bizi Sabri karakteri ile birlikte İstanbul'a da götürüp, kendi içimizde Doktor Sabri'nin çarpık ilişkilerine dair düşündürmeyi başarıyor. Nihayetinde başkarakter İstanbul'unda göründüğü gibi olmadığını anlayıp, bu koca mavi gözlü şehirde yalnızlıklar içinde kalıyor. Küçük kasabasında yaşamış olduğu hayata özlem duyuyor çıkarımında bulunabiliriz aslında... Özetleyecek olursam yazarımız, romanında Anadolu'da bir kasabadaki siyasi yaşantıyı, Cumhuriyet öncesi ve sonrası dönemin kasaba halkına nasıl yansıdığını en ince ayrıntılarıyla gözler önüne sermiştir. Bence herkesin okuması gereken bir başyapıttır. Eski dilde kullanılan kelimeler çoğunlukta fakat, eski dönem esintilerini hissederek okumanız açısından daha iyi olacağını düşünüyorum. Kelimelerin anlamları verildiğinden kitabı okurken sıkılmazsınız.

Ceren Acer, Kolera Günlerinde Aşk'ı inceledi.
 08 Şub 00:51 · Kitabı okudu · 6 günde · 5/10 puan

Kolera Günlerinde Aşk kitabını, yazarın Kırmızı Pazartesi romanını yeterince ilgi çekici bulmuş olduğumdan okuma isteği uyandı içimde. Kitaba karşı beklentimin bayağı yüksek olmasına rağmen işleyiş tarzında bir karışıklık hissettiğim anda izlediğim bir film kopmuş gibi oldu... Gabrıel, Kolera Günlerinde Aşk romanında işleyiş tarzını gözlemlediğim kadarıyla ayrıntılara takılan bir yazarmış. Yazar, kitabında aşkı bayağı bir alışılmışın dışında ele almış. Terk edilmiş bir sevgilinin, gençlik döneminden yaşlılık dönemine kadar süren saplantılı aşkını anlatıyor. Terk edilen sevgili, aşık olduğu kadına sözde ayrı oldukları süre boyunca sadık kalıyor (sadık kaldığını ileri sürüyor sevgili) ama hiçte sadık kaldığı izlenimini vermedi bana. Çünkü kendini yalnız hissettiği, terk edildiği yılların çoğunda birçok beraberlik yaşamıştır. Zaten kitabı okurken ve hatta bitirdikten sonra da bu nasıl sadık kalma anlayışıdır diyerek erkek karakteri sorguladığım doğrudur. Gabrıel'in romanına yeni bir başlangıç yapmak istiyorsanız, Kolera Günlerinde Aşk kitabı ile tanımayın yazarın kalemini. Fazlaca yer verilen ayrıntılardan dolayı sıkılabilirsiniz. Kırmızı Pazartesi romanı ile tanıyabilirsiniz yazarın işleyişini...