Adı:
Hasret
Yazar:
Baskı tarihi:
Mart 2013
Sayfa sayısı:
352
ISBN:
9786050913149
Kitabın türü:
Yayınevi:
Doğan Kitap
Gittin...
Bir yemin kaldı aramızda
Yarısı senin
Yarısı benim...

Hasret, izleri Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet öncesi döneme uzanan, gerçek yaşamdan alınmış kırık bir aşkın ve ömür boyu süren hasretin öyküsü.

Müslüman bir bey oğluyla bir Rum kızının tüm engellere rağmen filizlenen sevdası, önüne çıkan ne varsa yakıp yıkacak güçte bir kora dönüşür. Ancak ayrılık kaçınılmazdır.

Lozan Antlaşması'nın öncesinde imzalanan Mübadele Sözleşmesi, bir buçuk milyona yakın insanı yerlerinden yurtlarından ederken, geride parçalanmış hayatlar, boynu bükük aşklar ve nesiller boyu sürecek hasret hikâyeleri bırakacaktır.

Tıpkı Tacettin'le Patricia'nın hikâyesi gibi...
(Tanıtım Bülteninden)
Canan Tan'ın kitaplarını okuduğum zaman hmm idare eder demiştim.Taaki "Hasret"kitabını okuyana kadar.Durmadan ağladım okudum ağladım.. Tacettin'in sevgisine saygı duymuyorum!Nasıl olurda Patrica'nın çocuğuyla gitmesine izin verir uff Tacettin isteseydin illegal sekilde bile sevdiğinin yanına gidebilirdin ama kalmayı hasreti yaşamayı tercih ettin.Yıllarca çocuğunu büyütüp hiç bi erkeğe bakmayan, evlenmeyen Patrica içinden bi an olsun Tacettin'e olan sevgisinden ödün vermedi.Tacettin hayatın ona sunduğu şartlar sayesinde evlendi,baba oldu.İçindeki Patrica sevgisi bitmeliyken daha çok büyüttü zaman bu aşkın bitmesine engel olamadı.Yorumu kızgın yazdım çünkü yaşar gibi okutuyor ,okuturken yaşatıyor.Tıpkı "Kalbimde Bir Yara Bozcaada" kitabı gibi Rum bi kızla Türk bi gencin hayatını okumuş oldum.Siyasi fikirlere toplumsal olayların siyasetini konu alan tarafı görmemezlikten geliyorum.Burdaki ilgi Tacettin ve Patrica olmalı onlar gibi sevenlere gelsin.Okuduğum en güzel Canan Tan kitabı diyebilirim.
Hasret;cumhuriyet öncesi döneme uzanan gerçek bir aşkın yarım kalışından alınan kırık bir aşk hikayesi ve ömür boyu süren bir hasreti konu alıyor

Benzer kitaplar

Hayat bazen ne kadar çok seversen sev araya engel koyabiliyor ve arada mesafe olsa bile sevdiğinden hem vazgeçip hem vazgeçemeyenlerin hikayesi.
1920-30 yıllarda aile ve toplum yapısına ayna tutan, sürekleyici, kolay okunan ve kalbiniz alıp duvara çarpmakla yetinmeyip, göz yaşlarınıza aldırmadan üzerinde tepinebilme becerisine sahip bir kitap. Kitap mübadeleyi anlatıyormuş gibi görünse de özünde ; ne kendine ne duygularına ne de aşkına sahip çıkamayan bir adamın sebep olduğu hazin bir öykü.
( Kitap yorumlarımda olaylara ve karakterlere dokunmadan genel bilgiler vermeye çalışırım ki fikir edinmek isteyen arkadaşım ön yargısız başlangıç yapabilsin diye. Bu defalık affınıza sığınarak bu kuralımı göz ardı etmek istiyorum yoksa yüreğimi soğutmam mümkün görünmüyor.)
Kitabımızın kahramanı Tacettin Bey in ailesini karşı gösterdiği hassasiyeti, onayları için harcadığı cabayı tüm kalbimle takdir ettim. Fakat aynı hassasiyeti kendi çekirdek ailesi için gösterememesi tam bir hayal kırıklığı, büyük bir hezimet oldu. Belki yine de affedilebilirdi bu davranışı aşkına sadık kalsaydı. Yazar elinden geldiği kadar Tacettin karakterini parlatmış ama ne fayda sonuç ortada.
Canan Tan klasiği, geçen ay sonu yada bu ayın başında okudum ve hala etkisindeyim. Korkarım uzun süre etkisinden çıkamayacağım.
Kitaba ilk başladığından itibaren hayretler içerisinde okudum. Bir sonraki sayfada ne yazıyor diye düşünmeden edemedim. O kadar etkileyici bir hikayesi vardı ki en sonunda gözyaşlarım sel oldu. Kimi zaman kendimi Patricia'nın yerine, kimi zamanda Tacettin'in yerine koydum. Yazılanları ben yaşadım resmen. Canan Tan'ın yapmış olduğu araştırmalar neticesinde kaleme aldığı aşk öyküsü.
Gerçek bir aşk öyküsü istiyorsanız bu kitabı kesinlikle okumalısınız.
"Mesafeler sevgiye engel değil" cümlesini anlatan bir kitap. Müslüman bir bey oğlu ile rum bir kızın imkansız vuslatı. Patricia gitmek zorunda kalır. Tacettin'in ruhunu da beraberinde götürür. Yıllar geçer... bedenleri farklı yerlerde, ruhları birbirlerine bağlı.
Yok böyle bir kitap ..emin olun okurken mübadele yıllarında insanların karşılıklı çektikleri eziyetlere şahit olacak ve tabiki insanı saran aşk hikayesine de içiniz burkulacak özellikle cevremdeki muhacir dostlarıma tarihleri bakımından daha çok tavsiye ediyorum
Okunası, sevilesi, kayda değer, klasik bir Canan Tan kalemi... Yazar bu kitabında da buram buram kitabın adından da anlaşılacağı gibi, okurlarını hasret acısıyla baş başa bırakıyor. Yazar hasret kalanlara yazmış bu kitabını... Canan Tan kalıbının dışına çıkmasa, kendini aşmayıp, benzer olay örgüleriyle karşılasa da okurlarını arada sıra ideal bir yazardır. Canan Tan kalemini sevenler bu romanı da beğeneceklerdir kesinlikle.
İnanılmaz acı verici ve sürükleyici bir eser olmuş. Okurken hiç sıkılmadan ilerliyor ve mübadele dönemi hakkında bilgiler ediniyorsunuz. Mübadele öncesi ,sırasında ve sonrasında her iki taraf için ne ifade ettiğini ve neler yaşadıklarını bir bir görüyorsunuz . Ön yargıyla hareket etmenin ne derece yanlış olduğu acıklı bir sevda öyküsüyle gözler önüne seriliyor
Severek okuduğum kitaplarindan Hasret.Bu ulke neler neler gormus oyle cok tarihi var ki arkasinda biraktigi, oyle cok asklar, sevgiler, göçler , mubadeleler yasamis ki bu millet ne hikayeleri biter ne kitaplari...Bir adamin askina, bebegine sahip cikamamasini, mubadelenin hayatlari nasil sekillendirdigini akici bir dille anlatmis yazar.Tavsiye ederim
Bir tarafta savaş ve savaşın acı yüzü; diğer taraftan nüfus mücadelesi, ayrılık, acı, hasret... Canan Tan'ın en güzel kitaplarından biri.
Çok güzeldi Tacettin in hikayesinde olmak. Kitaptan son cümleler çok etkileyici.

HASRET mi, ÖLÜM mü deseler kesinlikle ölümü seçerdi. Tereddütsüz... Hiç gözünü kırpmadan!
Ama ona soran olmamıştı ki...

Bir kaç gün etkisi sürecek sanırım bu hikayenin..
Hasretler ,vuslat umudunu koyunlarında taşırdı.
Kim bilir? Belki bir gün…
Olabilir miydi?
Son nefesini verinceye kadar bu umutla yaşayacaktı Tacettin…
Canan Tan
Sayfa 345
Aralarında hiçbir bağ olmayan iki yabancının dertleşmesi, karşısındakine içini dökmesi çok daha kolaydır aslında. Kimse kimseye karışmaz bu geçici beraberlikte, şunu neden yaptın diye hesap sormaz. Suçlama, aşağılama, kınama, sorgulama yoktur aralarında. Biri derdini anlatır, diğeri dinler. Anlatan hafifler, ferahlar, dinleyen karşısındakinin ferahından pay alır.
Babası neredeydi acaba? Böyle bir yolculuğa çıkarken yanlarında olmadığına göre... Ölmüş müydü ki? Bu yüzden mi durmadan ağlıyordu o genç kadın?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hasret
Yazar:
Baskı tarihi:
Mart 2013
Sayfa sayısı:
352
ISBN:
9786050913149
Kitabın türü:
Yayınevi:
Doğan Kitap
Gittin...
Bir yemin kaldı aramızda
Yarısı senin
Yarısı benim...

Hasret, izleri Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet öncesi döneme uzanan, gerçek yaşamdan alınmış kırık bir aşkın ve ömür boyu süren hasretin öyküsü.

Müslüman bir bey oğluyla bir Rum kızının tüm engellere rağmen filizlenen sevdası, önüne çıkan ne varsa yakıp yıkacak güçte bir kora dönüşür. Ancak ayrılık kaçınılmazdır.

Lozan Antlaşması'nın öncesinde imzalanan Mübadele Sözleşmesi, bir buçuk milyona yakın insanı yerlerinden yurtlarından ederken, geride parçalanmış hayatlar, boynu bükük aşklar ve nesiller boyu sürecek hasret hikâyeleri bırakacaktır.

Tıpkı Tacettin'le Patricia'nın hikâyesi gibi...
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 1.344 okur

  • dilara kardaş
  • Burhan Aytar
  • Gökhan Akın
  • Cansu Büke
  • Rahimehk
  • hale isra över
  • Azime Küçükaslan
  • Rhkbd
  • Ebru Güven
  • Halime kbd

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%6.2
14-17 Yaş
%6.8
18-24 Yaş
%21.1
25-34 Yaş
%20.9
35-44 Yaş
%29.1
45-54 Yaş
%13.9
55-64 Yaş
%1.8
65+ Yaş
%0.2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%87.3
Erkek
%12.7

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%37.8 (115)
9
%17.4 (53)
8
%23.4 (71)
7
%10.9 (33)
6
%5.6 (17)
5
%2.6 (8)
4
%1 (3)
3
%0.7 (2)
2
%0.3 (1)
1
%0.3 (1)

Kitabın sıralamaları