Toplumlar yeni bir teknolojiyi, o teknolojiyi icat etmiş toplumlardan çok farklı şekillerde alabilirler. Bunların arasına (1954'te transistörün Amerika Birleşik Devletleri'nden Japonya'ya yayılmasında olduğu gibi) barışçı ticaret, (MS 552'de ipekböceğinin Güneydoğu Asya'dan Ortadoğu'ya kaçırılmasında olduğu gibi) casusluk, (Fransa'dan 1685'te kovulan 200.000 Fransız Protestanı aracılığıyla Fransız cam ve giyim üretimi yöntemlerinin Avrupa'ya yayılışında olduğu gibi) göç ve bir de savaş girer. Çin'deki kâğıt üretimi yöntemlerinin Müslümanların eline geçmesi bu sonuncu yoldan olmuştur: Bir Arap ordusu Çin ordusunu MS 751 yılında Orta Asya'da Talas Irmağı çarpışmasında yenilgiye uğratmıştır, Araplar savaş esirlerinin arasında bazı kâğıt yapımcılarının olduğunu görmüş ve Semerkand'da kâğıt yapımını başlatmak üzere onları alıp getirmişlerdir.
Mucitler toplumdan gelen bir talep olmadığında çoğu kez uzun süre tamirciliği elden bırakmamak zorundadırlar, çünkü ilk modeller hiçbir işe yaramayacak kadar kötü çalışır. İlk fotoğraf makineleri, daktilolar, televizyonlar Otto'nun iki metre boyundaki benzinli motoru kadar korkunçtu. Bu bakımdan bir mucidin elindeki o korkunç ilk örneğin sonunda bir gün bir işe yarayıp yaramayacağını ve dolayısıyla onu geliştirmek için daha fazla emek ve para gerekip gerekmediğini önceden kestirmesi güçtür.
Phaistos diski insanoğlunun bir sonraki adımının öncüsü, ilk basım girişimiydi, matbaacılıkta da aynı şekilde kesme matbaa harfleri ya da bloklar kullanılmıştı ama kâğıt üzerine ve mürekkeple basılıyordu, mürekkepsiz ve kil üzerine değil. Bununla birlikte o bir sonraki adım Çin'de 2500, Orta Çağ Avrupası'nda daha da geç, 3100 yıl sonrasına kadar atılmadı.