Aşk, musluklarının her sabah köpük köpük yeni duygular oluşturduğu, kanalizasyon sisteminin anlaşmazlıkları ortaya çıkardığı ve aydınlık pencerelerinin tazecik iyi niyet kokan temiz havayı içeri almak için açıldığı bir evdir.
Selamlar; kitabın odağında 12 yaşındaki Michel’in ergenlik serüveninde yaşadıklarını okuyoruz. Hayatını langırt oynayarak, fotoğraf çekerek ve kitap okuyarak geçiren Michel tesadüfen optimistler kulübündeki demir perde kaçaklarıyla tanışır.
Demir perde kaçaklarının her biri kendi ülkelerinde meslek erbabı olsalarda kaçarak geldikleri Fransa da toplum tarafından kenara itilmişlerdir. Ve onları ayakta tutan birbirleriyle rekabetleri dostlukları ve satrançtır. Yazar kitap ilerledikçe her bir karakterin geçmiş acılarına ve travmalarına okuyucuyu ortak ediyor. Özellikle Sartre ve Kessel’in olduğu bölümler kitaba felsefi bir boyut katıyor.
Michel’in ergenlik serüveninde ilk gençlik aşkının güzelliğine ve saflığına tanık olurken abisinden bahsederken Cezayir savaşına tanık oluyoruz. Yazar bir çocuğunun hayatındaki beş yıllık kesiti yazarken savaştan politikaya, felsefeden aile travmalarına kadar bir çok konuyu incelikle bir araya getirmiş. Karakter derinlikleri o kadar güçlü ki her bir karakterin öyküsünü anlatan ayrı bir kitap yazılabilirmiş hissi veriyor. Kitap akıcı anlatımıyla bir solukta okunacak bir kitap ben beğenerek ve kitapla bağ kurarak okudum umarım sizde aynı deneyimi yaşarsınız.
Not; Sasha sana çok üzüldüm
Kitapla kalın sağlıcakla kalın