Adı:
Siyah Lale
Baskı tarihi:
Eylül 2017
Sayfa sayısı:
256
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053327547
Kitabın türü:
Orijinal adı:
La Tulipe Noire
Çeviri:
Volkan Yalçıntoklu
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Alexandre Dumas (père) (1802-1870): On dokuzuncu yüzyılda Avrupa’yı saran siyasal ve sosyal çalkantıları yaşamasına rağmen daha çok on altıncı ve on yedinci yüzyılın tarihi olaylarını konu alan üç yüzden fazla roman yazdı.

Yaşadığı dönemin sevilen ve en çok okunan romantik yazarlarından biridir. Siyah Lale romanı, yazarın Monte Cristo Kontu, Demir Maske gibi en tanınmış eserleri arasında yer alır. Hollanda tarihinde “lale çılgınlığı” olarak bilinen dönemin üzerinden otuz yıl geçmiştir. Johan de Witt ve kardeşi Cornelis idam edilmiştir; Hollanda, tarihinin en sancılı günlerini yaşamaktadır, bu sırada Çiçek Üreticileri Derneği ilk siyah laleyi yetiştiren kişiyi ödüllendireceğini ilan eder. Cornelis van Baerle adındaki genç bir doktor, ilk siyah laleyi yetiştirmek için harekete geçer, ama yazgısı onun bu arzusunu hapisle, aşkla ve fedakârlıkla sınayacaktır.

Volkan Yalçıntoklu (1961): Saint-Joseph Lisesi’nde okudu. Dokuz Eylül Üniversitesi Tıbbi Biyoloji ve Genetik Bölümü’nü bitirdi. Uzun yıllar kitapçılık yaptı. Fransızca ve İngilizceden çeviriler yapıyor. Eserlerini çevirdiği yazarlar arasında Jules Verne, Helene DeWitt, Alan Snow, Richard Maltby Jr., Lyman Frank Baum, Honoré de Balzac, Alexandre Dumas, George Sand, Charles Perrault ve Victor Hugo yer alıyor. Hugo’dan çevirdiği Bir İdam Mahkûmunun Son Günü ve Notre- Dame’ın Kamburu da Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi’nde yayımlandı.
224 syf.
·6 günde·Beğendi·8/10 puan
İlk olarak bu kitabı bir arkadaşımın elinde görmüştüm ismi biraz degişik gelmişti.Daha sonra bende okumak istedim ve başladım.Cornelius'un babasının maddi gücü çok iyi ve tüccar işiyle ugraşıyor.Vefat etmeden öncede Cornelius'dan bir şey istiyor.Tıp,bilimsel ve siyasal şeylerle ilgilenmeyip daha çok ticaretle ilgilenmesini istiyor.Cornelius babasinın bu sözüne uyarak laleler yetiştirmeye başlıyor.Sonra bir yarışmanın oldugunun duyuyor.Merak edip ögreniyor ki kral siyah lale yetiştirine büyük miktarda para vericek.Yetiştirmeye başlıyor fakat komşusunun fesatlıgına ugruyor ve hapise atılıyor.Sonu daha güzel bitiyor ama onu burda anlatmıycam.Ben çook begendim ve çook hoşuma gitti.Umarım sizde okur ve begenirsiniz.
240 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10 puan
Kitabın girişi Lahey halkı için sıradandan çok daha farklı bir günden bahsediyor. Bu olay kahramanlarımızın hayatını etkiliyor. Yazarın da dediği gibi burayı anlatmasak olmazdı.
Geçmişten kalan bir İncilin ilk sayfasında yazılan yazıyla suçsuz olduğu kanıtlanan bir siyasi mahkum ki aynı zamanda lale yetiştiricisi ve onu ilk gördüğü andan itibaren ona aşık olan bir gardiyanın kızı.
O döneme kadar daha önce yetiştirilmemiş olan Siyah Laleleri yetiştiren kişiye verilecek ödül bir çok kişinin aklını alıyor. Aklını çelen kişilerden biri de lale yetiştiren kahramanımızın komşusu ki kendisi de zamanında ünlü lale yetiştiriciside sayılır. Bu kişinin neden olduğu olaylar kitabın hepsini kapsıyor bu yüzden bu kısmı size bırakıyorum.
Eee tabi engel olmadan kazanılan hangi başarı sahibine büyük zevk tattırmış değil mi?
Engellere rağmen umudunu kaybetmeden laleler için emek sarfeden ve üç siyah lale soğanlarının çiçek açması için çaba emek sarfeden kahramanlarımız var olan aşkın daha da güçlenmesini sağlıyor.
Yazar kitabın bazı yerlerinde merak ettiğimiz soruları bize sorarak heyecanımızın katlanmasına da katkıda bulunuyor.
Kitabı okurken âdeta olayları bir bir yaşayıp kendinizi kaptırıyorsunuz. Tavsiye ediyor ve keyifli okumalar diliyorum. Saygılarımla.
240 syf.
Uzun zamandır kitaplığımda duran Siyah Laleyi sonunda okudum. Üstelik 3 saatte aralıksız okuyarak. John Steinbeck in özellikle "Fareler ve İnsanlar" ından sonra ilk defa aynı tadı aldım. 300 den fazla hikayesi olan Dumas için çok şey söylemeye gerek. Bu işi para kazanmak için yapmış fakat para kazanamamış. Tabi yanlış zamanda bu işi yaptığını söylemek lazım. Bütün renklerden arınmış simsiyah bir Laleyi elde edebilmek umuduyla Cornelius hapishaneyi adeta cennet gibi yaşadı. Dilinin sadeliği ve akıcılığına diyecek söz yok. Kesinlikle tavsiye edebileceğim eserlerden biri. Üç soğan, Siyah Lale ve İncile yazılmış mektubun hayat kurtarması ve özgürlüğü getirmesi önemli imgelerden.
256 syf.
·3 günde
Tarihi romanlarıyla ünlü Alexandre Dumas’ın kaleme aldığı “Siyah Lale”, Fransız ve dünya edebiyatının en önemli başyapıtlarından biri. Tarihi, toplumsal ve siyasi olaylarla hayalin harmanlandığı romanda yazar, iki lale yetiştiricisi bahçıvanın hikâyesini anlatıyor. Dumas, eserinde tarihi bir döneme ve lalenin bir ülkenin toplumsal hayatındaki yerine ışık tutmanın yanında, insanı bir yaşam boyu ayakta tutan duyguların resmini çekiyor bizlere…
• • •
Dumas, insanın tutkularını ve duygularını Harlem Çiçekçilik Derneği’nin açtığı “siyah lale” yarışmasına katılan iki lale yetiştiricisi Cornelis van Baerle ve Isaac Boxtel ile van Baerle’nin sevgilisi Rosa üzerinden öylesine etkileyici bir şekilde anlatıyor ki, hırsın insan ruhunu nasıl yorduğuna, azmin ise nasıl geliştirdiği ve güçlendirdiğine bizatihi şahit oluyor insan. Cornelis van Baerle örneğinde olduğu gibi bir insanın işini büyük bir tutku, azim ve sabırla yaptığında neleri başarabileceğini; ama Isaac Boxtel örneğinde olduğu gibi hırslarınızın kurbanı olup, kıskançlık ve kıskançlığın getirdiği kin ve nefret duygularının esiri olduğunuzda da başınıza nelerin gelebileceğini görüyorsunuz. Elbette Rosa örneğinde olduğu gibi saf aşkın insana nasıl güç ve kuvvet verdiğini de unutmamak gerekiyor. Bu aşkın insana verdiği enerjiyi ve mücadele ruhunu tüm boyutlarıyla yaşıyorsunuz.
• • •
Gerçekten de kitabı okurken, bizleri bir yaşam boyu ayakta tutan bu duyguları düşünmeden edemiyor insan… Sevgiden saygıya, şefkate, fedakârlığa, cesarete, dostluğa kadar… Nefretten, bencilliğe, cimriliğe, korkaklığa, kıskançlığa kadar… Her bir duygunun insan yaşamında ve toplumsal hayatta denge içerisinde kullanılması gerektiğini bir kez daha anlıyorsunuz. Zira sevgiden nefrete, fedakârlıktan bencilliğe, cesaretten korkaklığa doğru yaşanan keskin savrulmalar hem bireysel hem de toplumsal yaşamımızda çok derin yaralar açabiliyor. Bireysel ve toplumsal olarak yaşadığımız bunalımların ve huzursuzlukların temelinde aslında bu duygusal savrulmaların çok önemli rol oynadığını görüyoruz.
• • •
Bir insanın bir şeyi yürekten istediğinde nasıl başarabileceğini, hayatımızı duygularımız üzerinden nasıl yaşadığımızı, kararlarımızı duygularımızın nasıl etkilediğini ve yönlendirdiğini yakından görmek açısından çok keyif vericiydi “Siyah Lale”yi okumak benim için. Kitabın benim beklediğim şekilde sonlanması da ayrıca bana mutluluk verdi diyebilirim. Kitabı herkese canı gönülden tavsiye ederim. Herkese iyi okumalar dilerim.
……………………………………………………………………………
Not: İncelemenin başlığını psikolog Beyhan Budak’ın kitabında geçen bir cümleden esinlenerek koydum. Beyhan Budak, Kendine İyi Davran Güzel İnsan, İstanbul: Destek Yayınları, 2019, s.193.
256 syf.
·5 günde·6/10 puan
Siyah Lale okuduğum ilk Aleksandre Dumas kitabı. Yazarın kitaplarını okumaya karar vermemin ardından Üç Silahşörler, Monte Kristo Kontu gibi kitaplarına nazaran daha az hacimli olması nedeniyle ilk tercihim Siyah Lale oldu. 1600'lü yılların yani 17. yüzyılın Hollanda'sında geçen hikaye içinde siyaset, dram, aşk gibi çeşitli unsurlar barındırıyor. Siyasi anlamda çalkantılı günler yaşayan Hollanda'da Başbakan Johan de Witt ve kardeşi Cornelis de Witt idam edilmişlerdir. Bu olaylar yaşanırken Haarlem Çiçek Üreticileri Derneği siyah lale üreten kişiye yüklü miktarda para hediye edilmesini kapsayan bir yarışma başlatır. Tabii siyah lale üretmek çok zor bir iştir, hattâ neredeyse imkânsızdır. Dönemin önemli lale yetiştiricilerinden biri olan Cornelis van Baerle'nin amacı siyah lale yetiştirebilmektir ancak önünde çok büyük bir engel vardır. Bu genç adam, idam edilen Cornelis de Witt'in vaftiz oğludur ve Witt kardeşlerle olan bu bağlantısı önüne aşılması zor tümsekler olarak çıkacaktır.

Tarihi gerçeklikler ile hayal gücünün harmanlandığı Siyah Lale için mükemmel veya çok kötü şeklinde bir yorum yapamayacağım. Bana göre Siyah Lale ortalama bir kitaptı, yani okuru sıkmayacak (ben zaman zaman sıkıldım) ancak aynı zamanda okura fazla bir şeyler de vadetmeyecek bir kitap. Yukarda belirttiğim tarihi gerçeklikler kısmını kitapta sevdim, yani tarihte gerçekten yaşamış kişilerle ilgili az da olsa bilgi sahibi olmak hoşuma giden noktalardan biri. Kitabın ana fikrini de sevdiğimi söyleyebilirim, azim ve inanç gibi hususların bir araya gelmesiyle zorlukların üstesinden gelinebileceği fikrini. Tabii bu fikir binlerce kitabının ana fikri oluşturabilir dolayısıyla bu da işin içine kitabın konusu, akıcılığı, nasıl kurgulandığı gibi unsurların girmesine neden oluyor. Beni sıkan şeylerden biri kitabın duygusunun bana bir türlü geçemeyişiydi. Okuduğu kitapları hissetmeyi seven biri olan ben bu duyguyu Siyah Lale'de yakalayamadım. Birkaç yüzyıl önce yazılmış olması itibariyle yazarın kullandığı dil de zaman zaman garip gelebiliyor, özellikle duygusal kısımların olduğu paragraflarda. Benim için bir kitabın sonunun (kitap polisiye değilse ya da gizem barındırmıyorsa) kolay tahmin edilebilir olması problem değil, ancak bu kitabı okurken çok fazla keyif almadığım için sanırım normalde rahatsız olmayacağım bu durum bile beni rahatsız etti. Sonuç olarak Siyah Lale kötü müydü hayır, belki kötüydü diyemem ama güzeldi diyebileceğimi de hiç sanmıyorum. Benim için sadece bir deneyim, farklı bir yazar ve kitapla tanışmış olmaktı.
256 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10 puan
Ahh Rosa Baerlensis... namıdiğer Siyah Lale. Aşkın, dürüstlüğün, cesaretin simgesi. Hepimizin çok sevdiği, hayatında büyük bir yere sahip olan, hayatının yanında hatta kalbini sonsuz sevgiyle dolduran, tutkuyla bağlandığı bir şeyler vardır sanırım. Romanımızın kahramanı Cornelis van Baerle'nin büyük tutkusu ise laleler...

Romanımız 17. yüzyılın Hollanda'sında geçiyor. O dönemde siyasi olarak karışık günler yaşayan Hollanda'nın Lahey şehrinde eski başbakan Johan de Witt ve kardeşi Cornelis Fransızlar ile yazışmalarından dolayı vatana ihanet suçuyla tutuklanırlar, Cornelis'in idamı istenir ve sonucunda Witt kardeşler halk tarafından işkence ile öldürülürler. Savaşların ve ayaklanmaların hüküm sürdüğü bu dönemde Hollanda'nın Haarlem şehrinde ise müzikten, resimden, bahçelerden keyif alan insalar yaşamaktadır. Haarlem çiçeklere, özellikle de lalelere çılgınca bir tutku beslemektedir. Bunun sonucunda Haarlem Çiçek Üreticileri Derneği ilk siyah laleyi yetiştiren kişiyi ödüllendireceklerini ilan ederler. Baerle'nin de tek isteği, amacı bu siyah laleyi yetiştirmek olur ve çalışmalarına başlar. Ancak sonrasında yaşanan olaylar Baerle'yi güç durumlara sokacak ve bu yolda büyük zorluklarla karşılaşmasına neden olacaktır.

Cornelis van Baerle'nin vaftiz babası Cornelis Witt öldürülmeden önce yargılandığı yazışmaların kağıtlarını oğluna bırakır, emanetin içeriğinden haberi olmayan Baerle kendini Loevestein Kalesi'nde müebbet yemiş bir mahkum olarak bulacaktır. Bu günlerinde zindancının kızı Rose umudu, aşkı ve siyah lale yetiştirme konusunda yardımcısı olarak her zaman Baerle'nin yanında olacaktır. Ancak Baerle'nin komşusu Boxtel de siyah lalenin peşindedir ve lale için her şeyi, her kötülüğü yapabilecek bir insandır.

Siyasi, sosyal olayları ve aşkı da içinde barındıran bu roman başlarda karışık, anlaşılmaz gelebilir ancak özetleyecek olursam konusunu lale tutkusu ile birlikte aşk ve kıskançlık oluşturuyor diyebilirim. Bir yanda Baerle için her fedakarlığı göze alan Rose ve diğer yanda hırsından her kötülüğü yapabilecek Boxtel. Bakalım bu heyecanlı hikayede gülen kim olacak.

Alexandre Dumas ile tanışma kitabım olan Siyah Lale'yi çok beğendim. Başlarında bana bir tarih kitabı mı okuyorum diye düşündürmedi değil. Ancak daha sonra hikaye beni öyle bir içine aldı ki merakla, heyecanla okudum Siyah Lale'yi. Dili oldukça akıcı, anlatımını çok beğendim Alexandre Dumas'ın, sanki bir film izliyor gibiydim. Yazarın diğer kitaplarını okumak için de sabırsızlanıyorum. Keyifli okumalar.
262 syf.
·9 günde·Beğendi·9/10 puan
Daha önce Alexandre Dumas'ın Monte Kristo Kontu kitabını okuyup çok beğenmiştim. Sonra kitapçıda Siyah Laleyi gördüm, yazarının Dumas olduğunu öğrenince hemen aldım. Tabii kitabı okumam biraz zaman aldı (çünkü sıra gelmedi).

Haarlem Çiçekçilik Cemiyeti'nin düzenlediği bir yarışmada siyah laleyi yetiştiren kişiye 100 bin florinlik bir ödül verilmektedir.Lalelere tutkun olan kahramanımız Cornelius von Baerle siyah laleyi yetiştirmek için çabalar. Ama ona atılan bir iftira yüzünden hapise düşer.Hapiste olduğu halde siyah laleyi yetiştirmeye çalışır.

Kitabın dili çok akıcı ve sürükleyici. Bir solukta okunabilecek türden.Eğer Monte Kristo Kontunu okuduysanız ve beğendiyseniz bunu da beğeneceksiniz ya da tam tersi; eğer bu kitabı okuyup beğenirseniz, Monte Kristo Kontunu da beğenirsiniz. Genelde kitapları karşılaştırmaktan hoşlanmam ama bu iki kitabı okuyunca ne demek istediğimi anlayacaksınız. Keyifli okumalar...
256 syf.
·10/10 puan
Alexandre Dumas' tan yine muhteşem bir eser. Akıcı dili, sürükleyiciliği sayesinde bir çırpıda okuyorsunuz. Siyah lale yetiştirebilmek için verilen o çaba, zindanda olunmasına rağmen yaşanan o güzel aşk beni çok etkilemişti.
Kesinlikle okunmalı. Keyifli okumalar. :)
232 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10 puan
Alexsandre Dumas, romantizm akımın temsilcilerinin öncülerinden. Daha çok macera türünde yazdığı kitaplarıyla tanındı. Üç silahşörler, monte kristo kontu ve sonunda siyah laleyide eklemiştir.

17.yüzyılın Hollandasında geçen bir hikaye, siyaset, dram ve aşk gibi çeşitleri konuları barındırıyor. Ayrıca lale yetiştiriciliğinde meşakkatlerini anlatmaktır.

Kitabın dili akıcı ve sürükleyici. Bir solukta okunacak eserlerden. Keyifli okumalar....
Aşk çiçekleniyor ve etrafındaki her şeyi de çiçeklendiriyordu: Aşk, dünyanın tüm çiçeklerinden daha parıltılı, daha hoş kokuluydu.
Bazen insan kendisinde çok mutluyum deme hakkını asla bulamayacak kadar çok acı çeker.
Alexandre Dumas
Sayfa 225 - İş Bankası Kültür Yayınları
Gerçek anlamda yaşamak istiyorsan ye, iç, keyfine göre para harca, çünkü hayat bir laboratuvarın ya da bir dükkanın tahta iskemlesinde ya da deri koltuğunda çalışmaktan ibaret değil.
Alexandre Dumas
Sayfa 38 - İş Bankası Kültür Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Siyah Lale
Baskı tarihi:
Eylül 2017
Sayfa sayısı:
256
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053327547
Kitabın türü:
Orijinal adı:
La Tulipe Noire
Çeviri:
Volkan Yalçıntoklu
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Alexandre Dumas (père) (1802-1870): On dokuzuncu yüzyılda Avrupa’yı saran siyasal ve sosyal çalkantıları yaşamasına rağmen daha çok on altıncı ve on yedinci yüzyılın tarihi olaylarını konu alan üç yüzden fazla roman yazdı.

Yaşadığı dönemin sevilen ve en çok okunan romantik yazarlarından biridir. Siyah Lale romanı, yazarın Monte Cristo Kontu, Demir Maske gibi en tanınmış eserleri arasında yer alır. Hollanda tarihinde “lale çılgınlığı” olarak bilinen dönemin üzerinden otuz yıl geçmiştir. Johan de Witt ve kardeşi Cornelis idam edilmiştir; Hollanda, tarihinin en sancılı günlerini yaşamaktadır, bu sırada Çiçek Üreticileri Derneği ilk siyah laleyi yetiştiren kişiyi ödüllendireceğini ilan eder. Cornelis van Baerle adındaki genç bir doktor, ilk siyah laleyi yetiştirmek için harekete geçer, ama yazgısı onun bu arzusunu hapisle, aşkla ve fedakârlıkla sınayacaktır.

Volkan Yalçıntoklu (1961): Saint-Joseph Lisesi’nde okudu. Dokuz Eylül Üniversitesi Tıbbi Biyoloji ve Genetik Bölümü’nü bitirdi. Uzun yıllar kitapçılık yaptı. Fransızca ve İngilizceden çeviriler yapıyor. Eserlerini çevirdiği yazarlar arasında Jules Verne, Helene DeWitt, Alan Snow, Richard Maltby Jr., Lyman Frank Baum, Honoré de Balzac, Alexandre Dumas, George Sand, Charles Perrault ve Victor Hugo yer alıyor. Hugo’dan çevirdiği Bir İdam Mahkûmunun Son Günü ve Notre- Dame’ın Kamburu da Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi’nde yayımlandı.

Kitabı okuyanlar 6,2bin okur

  • IRAZ UMAY
  • Portuga
  • Gokhan Unverdi
  • Özge Gün
  • NITELIKLIKOALA
  • Yıldız Taşar
  • Esra
  • Funda Bayram
  • m.
  • Eylül KAVÇAK

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%5.4
13-17 Yaş
%10.2
18-24 Yaş
%33.1
25-34 Yaş
%24.4
35-44 Yaş
%15.2
45-54 Yaş
%8
55-64 Yaş
%1.6
65+ Yaş
%2.1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%76
Erkek
%23.9

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%19.2 (295)
9
%16.3 (251)
8
%20.9 (322)
7
%8.1 (124)
6
%3.3 (50)
5
%1.4 (22)
4
%0.5 (7)
3
%0.1 (2)
2
%0.1 (1)
1
%0.1 (2)

Kitabın sıralamaları