Yazar:
Canan Tan
Tahmini Okuma Süresi:
12 sa. 14 dk.
Sayfa Sayısı:
432
Basım Tarihi:
2016
İlk Yayın Tarihi:
Mart 2011
Yayınevi:
Doğan Kitap
Orijinal Dil:
Türkçe
Orijinal Ülke:
Türkiye
ISBN:
9786050931464
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

6/10
·432 syf.··
2024 23. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Temmuz 2024 00:00
Genel olarak baba-kız ilişkisini esas alan bir konuya sahip kitap. Heyecanla okuduğum, gerilim sahnelerini aratmayan satırlara böylesi basit bir sonu yakıştıramadım. Klasik aşk romanlarından epey uzak bir romandı. Daha çok insan psikolojisi ve duyguları üzerineydi yorumlamalar... Kitabın giriş-gelişme kısmına sözüm yok lakin sonuç kısmı çok yalındı. Konunun gidişatına ve heyecanına aldanarak sayfaları büyük bir umutla çevirdiğim içinde bu denli hayal kırıklığına uğramış olabilirim... Müellif sonlara doğru kalemini gereksiz yere zorluyor ve okurlarını biraz yoruyor fakat yine de okunabilir. Seçim sizin :))
Roman
İzCanan Tan · Doğan Kitap · 201611,6bin okunma
Canan Tan İz Kitabı Yorum
Puan vermedi·432 syf.··
2023 3. kitabı
Biraz beni hayal kırıklığına uğratan bir son ile bitti.. Canan Tan kitaplarının çoğunluğunu çok severek okumuşumdur hep ama bu sefer beni hayal kırıklığına uğrattı. Anlatım olarak da fazla uzatmış konuyu o kadar uzatmaya böyle bir son yakışmadı..
Düşünce
İzCanan Tan · Doğan Kitap · 201611,6bin okunma
9/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2026 11:17
Okumaya pişman olmadığım bir kitap oldu. Tavsiye ederim , film tadında bir kitap olmuş final pek yakışmadı Canan hanıma o nazar boncuğu olsun:) Kitaba gelince ; Kitabın kahramanı verda kızımızın babasının intiharı ve intihar mı cinayetmi diye düşüncesi ile başlayan öykü de babası ile olan küstüğün pişmanlığı ile başlıyor, neden küs olduğunu , annesini , annesinin hasta oluşunu ( beni en çok etkileyen kısım) , kocası ve kocası ile ilişkisi ve sonunda sürpriz birileri daha katılıyor. Okuyunca çok daha fazlasını bulacaksınız tavsiye ederim okuyun :))
İzCanan Tan · Doğan Kitap · 201611,6bin okunma
7/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2024 22. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 12 Eylül 2024 01:04
20 yaşında okumuştum Canan Tan'ı ilk kez. Yüreğim Seni Çok Sevdi beni epeyce etkilemişti. Sonra ikincisi olmadı ama. İkinci kez Canan Tan okumam için 14 sene gecmesi gerekiyormuş. İz romanı güzel başladı ve son 80-100 sayfaya dek aktı gitti. Merak ögesi de hep canlıydı. Fakat sonlar biraz gereksiz olmuş. Sanırsın reklam peşinde koşuyor yazar. Karadeniz turu ve Marmaris gezilerinin falan olduğu kısım tamamen reklam metinleri gibi geldi bana. Kurgu iyi diyebilirim fakat bu Karadeniz turu kısmı çok farazi geldi bana.
İzCanan Tan · Doğan Kitap · 201611,6bin okunma
Puan vermedi·432 syf.··
2024 1. kitabı
Kitabın bence çok bir olayı yok. Zorlama bir şekilde güzelleştirmek çalışılmış kelimelerle dolu bence. Bazı anlatımlar fazla abartıydı. Bazı olaylar bence biraz daha gerçek olmayacak şekilde anlatılmış ve profesyonellikten uzak bir şekilde, üstünkörü yazılmıştı. Baba-kız ilişkisinin genel anlatımı hoşuma gitti. Karakter gelişimi de genel olarak güzeldi. Konusunu beğendim. Daha çok karakterin içsel durumu, geçmişteki yaptıkları ve insanlarla olan iletişimi ön plandaydı. Bu kısmı güzeldi fakat yine de çok fazla düşüncelerine yer vermesi -daha doğrusu duygularına yer vermesi- beni sıktı. Kitap benim için yine de özel. Ana karakterle adımızın aynı olması bunun en büyük sebeplerinden. 13 yaşındayken adımı beğenmiyordum pek. Ve bunun gibi adımın geçtiği bir kitap arayışındaydım. Bunu buldum. Ve 4 yıl sonra da uygun bir an bularak okumaya karar verdim. Önceden babamla ilişkim hiç iyi değildi, bu yüzden okuyamıyordum bir türlü. Şu aralar bu benim için pekte önemli değil ve babamın da çabasını gördüm biraz.
Duygu ve Düşünce
İzCanan Tan · Doğan Kitap · 201611,6bin okunma
Türk Yazarların Final Sorunu :)
Puan vermedi·395 syf.·
2025 62. kitabı
Sevgili 1K'nın gerçek kitap okurları... Alıntılara verdiğiniz değer kadar, kelimelerin arka planına kulak kesilen incelemelere de değer veren o kıymetli okur topluluğu... Efenim hoşgeldiniz sefa getirdiniz :) Bugün evde küçük bir tatlı telaşı vardı: Kız kardeşim mis gibi un helvası kavurdu, ben de yanına nefis kukiler yaptım. Çayı özenle demledim, kahveyi köpüklü hazırladım; ikramların hepsi hazır. Sizin tek yapmanız gereken şey, şöyle yamacıma gelip oturmak... Bağdaş kuralım, sohbetin sıcaklığına birlikte dalalım. :) ——— Canan Tan'ı "İz" kitabıyla tanıdım. Bu bir incelemeden öte, yüreğimde biriken bir serzeniş aslında... Son zamanlarda okuduğum yerli yazarlarımızın eserlerinde ortak bir tema keşfettim: Sayfaları çevirirken içinize işleyen güçlü bir giriş, sizi içine çeken bir kurgu, adeta nefes alıyormuşçasına canlanan karakterler... Fakat gelin görün ki, final perdesi aralanırken yaşanan o tatlı heyecan, yerini bazen bir burukluğa bırakıyor. İstisnalar elbete ki var, fakat ne yazık ki son dönem okumalarımda bu hisle sık sık karşılaşır oldum. "İz" de tam olarak bu duygunun peşime düştüğü kitaplardan biri oldu. Canan Tan'ın naif üslubu, her cümleyi bir nakış gibi işleyen kalemi, karakterlerinin iç seslerindeki o samimi titreşimler gerçekten takdire şayan. Kitabın bazı sayfalarında gözlerim doldu, bazı satırlarda kalbim yerinden oynadı. Duygunun kitaba yayılışı, ruh halerinin aktarımı o kadar güzeldi ki, kendimi sık sık "Evet, işte bu!" derken buldum. 'Bu kitap gerçekten çok özel bir yere sahip olacak' diye düşündüm. Ne var ki, 400 sayfa boyunca ördüğü o duygu yüklü atmosfer, finalde aynı etkiyi taşımakta zorlandı. Öyle ki, kitabı kapattığımda içimde, "Keşke son da başlangıç kadar güçlü olsaydı..." cümlesi yankılandı. Bu bir eleştiriden ziyade, bir okurun
1000Kitap
İzCanan Tan · Altın Kitaplar · 201111,6bin okunma
çok geç olmadan..
Puan vermedi·395 syf.·
2025 241. kitabı
İzİz Sevgili Canan TanCanan Tan…Yine yapmışsın yapacağını. İzİz, Bir kız evladın babasına duyduğu derin özlemin,söyleyemediklerinin,içine attıklarının ve o inatçı gururunun getirdiği pişmanlıkların romanı. Öyle satırlar vardı ki, anne ve babasıyla büyümüş biri olmama rağmen karakterin yaşadığı sızı iliklerime kadar işledi. Demek ki bazı duyguların bize geçmesi için birebir yaşamaya gerek yokmuş; iyi yazılmış bir acı, insanın kendi içinde bir karşılık buluyor. Ebeveyn olmak gerçekten zor. Evlilikler bitiyor, hayat ayrılıyor, yollar ayrılıyor; ama çocuklar bu ayrılıklar arasında savruluyor. Biz yetişkinler eş olarak anlaşamayabiliriz, fakat çocukların anneye de babaya da aynı anda ihtiyacı olduğu gerçeğini değiştiremeyiz.Ne bir çocuk anne yerine baba bulabilir ne de baba yerine anne.. İyi eş olamasak bile, iyi ebeveyn olma çabası bizim elimizde. Kitapta bu gerçeği öyle sakin ama öyle ağır bir yerden işliyor ki, okurken insan hem üzülüyor hem de durup düşünüyor. Hüzün,özlem ve iç hesaplaşmalarla ilerleyen roman, sonunda beklenmedik bir ters köşe ile karşılıyor okuru.Ve o final, insana sadece hikayeyi değil, kendi hayatındaki kırık yerleri de düşündürüyor. Ve son olarak… Anne babalarımız hayattaysa, onları ne kadar çok sevdiğimizi söylemek için bugünü seçmek belki de en doğrusu. Çünkü bazen “ sonra” diye ertelediğimiz şeyler bir bakıyoruz ki hiç gelmiyor.. Daima sevgiyle kalın:))
İzCanan Tan · Altın Kitaplar · 201111,6bin okunma
İzlerimm...
Puan vermedi·395 syf.··
2025 39. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 22 Kasım 2025 20:50
Merhaba sevgili okurlar keyifli okumalar... İz kitabını elime bir merakla aldım ve okudukça iyi ki başlamışım dedim. Canan TanCanan Tan ’ın dili o kadar akıcı ki, sanki biri karşında oturmuş bütün hikâyeyi sana anlatıyor. Hem duygusal hem de yer yer eğlenceli bir havası var. Bazı yerlerinde resmen merak içinde kalıyorsun; “eee şimdi ne olacak?” diye kendimi sayfa çevirirken bulduğum çok oldu. Yazar tam böyle ipuçlarını bırakıp seni biraz bekleten bir tarzla yazmış, o da kitabı daha sürükleyici yapmış. Hikâyede insanların birbirinde bıraktığı izler çok doğal anlatılmış. Bir söz, bir hata ya da bir anı… hepsi karakterlerin hayatını şekillendiriyor. Okurken “tamam, ben de böyle hissetmiştim” dediğim yerler oldu. Hem hüzün var, hem umut, hem de akıp giden bir samimiyet… Kitap bittiğinde, kendi hayatıma bile şöyle bir dönüp baktım: “Benim izlerim neler?” diye. İşte bu yüzden İz, hem keyifli hem de düşündüren bir okuma oldu benim için.
1000Kitap
İzCanan Tan · Altın Kitaplar · 201111,6bin okunma
Hadi inceleyelimmm
9/10
·395 syf.··
2025 96. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 22 Kasım 2025 21:21
Bir hikâye var İz’de… İnsanın kalbine sessizce sokulup orada ince bir çizik bırakan. Okurken sanki her sayfada biraz daha kararan bir gökyüzünün altında yürür gibi… Hafif bir melankoli, hafif bir merak, biraz da içe çöken bir ağırlık. Cümleler akıp gidiyor ama bir yanın sürekli dönüp duruyor: “Bu yol nereye varacak?” Sanki bir düğüm var, çözülmesini bekliyorsun. Kitap boyunca bir şeylerin eksik, bir şeylerin yarım kaldığını hissediyorsun; bunu yazarın o kendine özgü duygusal dili biraz daha derinleştiriyor aslında. İçindeki çatışmalar, yaşanan kırılmalar, suskunluklar… Hepsi seni çekiyor, okutan o. Ama sonunda… İçinde bir boşluk. Sanki uzun bir yokuşu çıkmışsın da zirvede nefeslenmek isterken yol birden bitivermiş gibi. Final dokunmuyor; değmesi gereken yere tam değmiyor. Toplanan duyguların karşılığını bulamadığın o an var ya… İşte kitap tam orada seni biraz kendi haline bırakıyor. Hikâyenin ağırlığı var, dili kuvvetli, duygusu sarsıcı ama son sayfada aradığın o derin kapanış, o güçlü dokunuş gelmiyor. Bir "iz" bırakıyor yine de ama daha keskin, daha unutulmaz olabilecekken… Gölgede kalıyor. Ve sen kitabı kapatırken diyorsun ki:
Sayfa Arası Yıldızlar
İzCanan Tan · Altın Kitaplar · 201111,6bin okunma
Anlayacağınız işte öyle!
6/10
·395 syf.··
2025 72. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 22 Kasım 2025 19:12
Lisedeyken sevgili ağabeyimle birlikte ödüllü kısa metraj filmleri izlerdik. Her defasında “nası yani?” dedirtecek bir sonla biteceğini bile bile hep izlerdik :) Bu seferki kısa değil bildiğiniz bir tv dizisi tadında bir kitap. Oyunculuk şahane senaryo pöffff Ünlü ve başarılı bir avukatın beklenmeyen intiharıyla sarsılan yine başarılı bir avukat olan kızının, babasının ölümünün ardındaki İzİz arayışını konu aldığı söylenen kitapta: biz daha çok yaşanmamış yaşanamamışların yürekte bıraktığı derin İzİz leri okuyoruz. Soğuk bir kış gecesi alınabilecek en acı haberle çıktığımız bu yolculukta duygusal anlamda epey hırpalandık yalan yok!… Bir kız evlat için dünyanın en güvenli limanıdır ‘BABA’. En güçlü bağla en güzel anıları tecrübe edende kaybın acısı; her şeye rağmen umduğunu bulamayan, kopukluklarla savrulan, sevgi ve şefkatten mahrum kalanlarda ise pişmanlıkların acısı derindir. Ötesi yok söz konusu BABAdır. Duygusal betimlemeler, anne-kız, baba-kız ilişkileri, evlilik, aile, kayıp-yas, sevgi-aşk gibi kavramları öyle derinlemesine ve güzel işlemiş ki aradığımız İzİz bahsi açılınca “aa evet bi de o vardı di mi?” diyoruz o kadar uzak düşüyoruz konudan. Bölümler arasında yetmez olaydan koptuğunuz diye şehir turları da yapıyoruz üstelik ve soruyor Canan TanCanan Tan ‘Nasıldı?’ diyor, ‘ yol arkadaşlığımdan memnun kaldın mı?’ Kendi cevabına ilave yapıyorum ‘Dağ tepe gezerken gösterdiğin yol arkadaşlığına on numara verdim (ama aradığın İzİz i bulma konusundaki) yol arkadaşlığından sıfır not ortalamasıyla sınıfta bıraktım’(s287) Dedim ya kısa metraj değildi ama duygusal buhranlar içinde bitti gibi bişey… Sonuç yok, yani var gibi yok.. Aslında var da yok daha doğrusu yok ama çaktırmayın işte canım siz de!?.!?….?!
Sayfa Arası Yıldızlar
İzCanan Tan · Altın Kitaplar · 201111,6bin okunma

Yazar Hakkında

Canan TanYazar · 44 kitap
Canan Tan Ankara'da doğdu. Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi mezunudur. Kendisi değişik edebiyat türlerindeki yarışmalarda birçok derece ve ödül aldı. Kariyeri "Eczacı iken, nasıl edebiyatçı oldunuz ?" sorusuyla sıkça karşılaştığını vurgulayan Tan, asıl sorunun "Edebiyatçı iken nasıl eczacı oldunuz?" diye sorulması gerektiğini belirtiyor. Bunun nedeni ise edebiyata olan ilgisinin daha önce başlaması. Lise yıllarında, Hisar Dergisi'nin düzenlediği şiir yarışmasında aldığı birincilik bu dünyanın kapılarını ona aralamış. Siyasal Bilgiler Fakültesi'nin Basın Yayın bölümünü Türkiye derecesi ile kazanarak, yakınlarının isteği doğrultusunda eczacılık fakültesini tercih etmiş, ancak daha sonra evlenerek Diyarbakır'a gelin olarak gitmiş ve orada yaşadığı süre içinde yazım hayatını sürdürse de bunları gün ışığına çıkartmamıştır. Ne Diyarbakır'a gitmesinin, ne de eczacılık mesleğini tercih etmesinin onun için bir eksik değil aksine Piraye, Eroinle Dans, En Son Yürekler Ölür adlı eserlerine birer ilham kaynağı olduğunu belirtmiştir. Bu sıralarda yazdığı bir öykü, Hürriyet Gazetesi'nin düzenlemiş olduğu bir yarışmada birinci olmuş ve fotoroman olarak çekilmiştir. İzmir'e geldiği sıralarda da bir çok öyküsü ona ödüller getirmiştir. Bunun yanı sıra Hürriyet Ege ve Yeni Asır'da konuk köşe yazarı olarak güncel yazılar, Milliyet Pazar'da mizahi yorumlar yazmaya başlamış. İlk kitabı olan İster Mor, İster Mavi 1996'da Aziz Nesin'in birinci ölüm yıldönümünde İnkılap Kitabevi'nin düzenlediği mizah öyküleri yarışmasından başarı elde ederek basılmıştır ve aynı zamanda Canan Tan'a, Türkiye'de mizah öyküleri kitabı olan ilk kadın yazar unvanını kazandırmıştır. Devam eden mizahi öyküleri ve çocuklar için yazdığı eserleri ona bir çok ödüller getirmiştir. Asıl sağlam adımlarını yetişkinler için çıkardığı ilk roman olan Çikolata Kaplı Hüzünler ve devamında gelen Piraye adlı eserleriyle atmıştır. Hafta da üç gün ise Yeni Asır'da köşe yazıları yazmış ve 2004 yılında kazandığı köşe yazarı ödülüyle de bunu noktalamıştır. Daha sonra yarışmalara katılmaya son vermiş, okurlarının sevgisi için yazmayı sürdürmüştür. Ödülleri Türk Kütüphaneciler Derneği'nden, Türkiye'deki kütüphaneler bazında, "2009 yılının en çok okunan yazarı" ödülü/ 2010 İzmir Milli Eğitim Müdürlüğü'nden 2004 Yılı Köşe Yazarı Ödülü 10.Orhon Murat Arıburnu Ödülleri'nde, uzun metrajlı film öyküsü dalında Birincilik Ödülü/ 1999 İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin Cumhuriyetin 75.Yılı Çocuk Öyküleri Ödülü /1998 İzmir Büyükşehir Belediyesi Çocuk Romanları Ödülü/ 1997 Rıfat Ilgaz Gülmece Öykü Yarışması'nda Birincilik Ödülü/ 1997 BU Yayınevi'nin Çocuk Öyküler Yarışması'nda 1. Mansiyon/ 1997 İnkılap Kitabevi'nin Aziz Nesin Gülmece Öykü Yarışması'nda basılmaya değer görülen İster Mor, İster Mavi adlı kitabıyla, Türkiye'de mizah öyküleri kitabı olan ilk kadın yazar unvanı/ 1996 1.Ulusal Nasrettin Hoca Gülmece Öykü Yarışması'nda 1. Mansiyon/ 1988 Kelebek (Hürriyet) Gazetesi'nin senaryo yarışmasında birincilik ödülü