Kitap
Darağacında Üç Fidan

Darağacında Üç Fidan

OKUYACAKLARIMA EKLE
8.8
1.782 Kişi
9,2bin
Okunma
1.954
Beğeni
42,4bin
Gösterim
222 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 6 sa. 17 dk.
Basım
Türkçe · Türkiye · Everest Yayınları · 11 Şubat 2019 · Karton kapak · 9789753168175
Diğer baskılar
Darağacında Üç Fidan
Darağacında Üç Fidan
Darağacında Üç Fidan
"Biz şahsi hiçbir çıkar gözetmeden, halkımızın bağımsızlığı ve mutluluğu için savaştık!" 1968'ler. Yazılı tarihin en barbar asrının en umutlu, en ışıklı, en cesur günleriydi. Coşkun bir devrimci dalganın bütün dünyayı sarstığı, onlarca ülkede milyonlarca insanın ayağa kalkarak, "Gerçekçi ol, imkansızı iste," diye haykırdığı günlerdi... Böyle bir dünyada, Denizler de özgürlük bayrağını Türkiye'de yükseklere taşıdılar. ABD'ye, NATO'ya, yurtlarını yerli ve yabancı sermayeye peşkeş çekmek isteyenlere en iyi cevabı eylemleriyle, yürüyüşleriyle, cesaretleriyle verdiler. Ve egemenler, bu özgürlük kabarışının intikamını 12 Mart karanlığında üç gençten çıkarmak istediler. Somut hiçbir yasal dayanak olmadan Deniz'i, Yusuf'u, Hüseyin'i ve nice arkadaşlarını idamla yargılayıp, "Asalım, asalım!" çığlıklarıyla darağacına göndererek özgürlük ve bağımsızlık mücadelesini boğmaya çalıştılar... İşte Nihat Behram, o günlerin ölüm karanlığını sivil tarihçiliğimize belgesel bir katkı olan bu kitabıyla yırtmıştır. Denizler'in asılmadan önceki son sözlerinin de ilk kez açıklandığı, yayımlanır yayımlanmaz yasaklanan ve ancak yirmi iki yıl sonra aklanan Darağacında Üç Fidan, içten sesi, ince duyarlılığı ve ödünsüz tavrıyla, bütün iktidarların geçici olduğunu, milyonların kalbinde yaşayacak olanların daima özgürlük savaşçıları olduğunu göstermiştir... Baskı altında geçen yirmi iki yılın ardından, yirmi ikinci basımıyla Darağacında Üç Fidan'ı sunarken, bugün koyu bir karanlığın ve ahlaksızlığın içine itilmek istenen yurdumuzda, gözlerimizde hala bir umut ışığı, darağaçlarında "solmayan" üç fidanın anısı önünde saygıyla eğiliyoruz... (Arka Kapak)
5 mağazanın 5 ürününün ortalama fiyatı: ₺18,09
8.8
10 üzerinden
1.782 Puan · 178 İnceleme
sıla
Darağacında Üç Fidan'ı inceledi.
216 syf.
·
3 günde
·
6/10 puan
Bu kitap o zaman ''Kitaplık'' olan kütüphaneme girdiğinde 7. sınıf öğrencisiydim. Kitabı satın aldığımız gün dün gibi aklımda. Babamın bana ilk aldığı kitap buydu. İşin cilveli yanı ise kendisi ağır şekilde Türk-İslam sentezini benimser. 8. Sınıf öğrencisi için pek ideal olmayan bu kitabı babama neden aldığımızı sorarken aklım ''Gençlik kitapları'' reyonunda idi. Bana verdiği cevap şu yöndeydi. '' Her fikri ölç, tart biç, düşüncelerin kulaktan dolma değil, kendine ait olsun. Sana ait olmayanı düşüneni daha çok sev, hayat gerçekten farklılıklarla güzel, bu çocuklar zamanında memleketleri için bir şey yapmaya çalıştılar, onları anlayamadık Dursun önkuzu da bizim, denizlerde bizim dedi (hemen hemen cümle tamamiyle böyle)'' Ki kendisi 69 lu ve bu idamlara karşı herhangibi bir sorumluluğu da yok.. O günden sonra biriktirdiğim tüm düşünce ve ideolojileri kendim ölçüp tarttım benimsedim, kabullendim.... Bugün yeniden baştan sona bu kitabı okuyup bitirmenin buruk sevincini yaşıyorum. Açık yüreklilikle söyleyebilirim ki taban tabana zıt görüşlerimiz olsa da Türkiye tarihinin en acı en can yakıcı olaylarından biri. Benim için hayatıma yön veren kitaplardan oldu. Şunu tüm kalbimle söylüyorum ki ( Siyasi cinayet ve idamlara karşı çok sert çizgilerim var ) keşke yaşamalarına izin verilse bu cinayet işlenmeseydi. Keşke çocuklarını ve akabinde torunlarını görecek kadar sıhhatli bir yaşamları olsaydı. Keşke, keşke....
Darağacında Üç Fidan
8.8/10
· 9,2bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
10
183
Ayşegül Aras
Darağacında Üç Fidan'ı inceledi.
222 syf.
·
6 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Uzun zamandır beni böyle derinden etkileyen bir kitap okumamıştım... Belgesel anlatı tarzı oldugu için kitaptan beklentim sadece bilgi almak amaçlıydı; ağır ve durağan bir dil bekliyordum Nihat Behram'dan. Yanılmışım. Bazı sayfaları, özellikle Deniz, Yusuf ve Hüseyin'in darağacına gittikleri geceyi okurken çok duygulandım. Bir idam değil son bir eylem gibi veda ettiler hayata. O dönemi ve bu infazı tüm çıplaklığıyla anlamak,dönemin önemli isimlerinin bu infazla ilgili düşündüklerini öğrenmek istiyorsanız; bu olayın yakından tanığı olan, birçok kez bu kitap nedeniyle yargılanan, sürülen ve kitabı yıllarca yasaklı kalan Nihat Behram'dan okuyup, öğrenmelisiniz. Bu üç fidanı yeniden yeşertmek, yaşatmak ve yaşamak dileğiyle. İsyan edin!
Darağacında Üç Fidan
8.8/10
· 9,2bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
19
Tuco Herrera
Darağacında Üç Fidan'ı inceledi.
216 syf.
·
Beğendi
·
8/10 puan
JAPONUN KÜRDÜNDEN, HAMAMBÖCEĞİNİN KÜRKÜNDEN SUAL OLUNMAZ!
Kitaba yazdığım ve esasen kitap örgüsünden HİÇ AMA HİÇ bahsetmediğim bu incelemem spoiler şikayeti almış.. Ne diyeyim .. Yok desem olmaz.. SPOİLER var kardeşim.. Deniz Gezmiş' e ne olduğunu halen bilmiyorsan aman okuma .. =))) Sevgili ve pek saygıdeğer yönetimimize gelen , bu kez de spam yollu bir şikayete göre okumadığım bir kitaba inceleme yaptığım için inceleme kaldırılmış.. Madem öyle kitabın aklıma getirdiklerini paylaştığımı belirtip , okuduktan sonra incelemenin güncelleneceğini belirtiyorum.. Sanırım ki bu da site kurallarına aykırı değil..incelemede yazar ve yazdıklarına dair görüş bildirebilmem için sanıyorum ki ille de kitabı okumuş olmam gerekmiyor.. Misal bir siyasi figürü anlatan kitabı illa o kitaba göre anlatma zorunluluğum yok .. Kendi birikimimi aktarıp sonrasında bir kıyas yapmam site ahalisini ve yönetimini rahatsız etmez diye düşünüyorum.. VE EVET .. BUGÜN ,GÜN İÇERİSİNDE OKUYUP GEREKLİ EKLEMELERİ YAPIP TEKRAR DÜZENLİYORUM .. Selamın hello Memişler .. Geberin TÜM CİCİŞLER !! İşte yavaş yavaş arzı endam edip , çirkin-sakallı-kel ve gözlüklü erkeklerin genç ve güzel fakat akıl yoksunu kızlarımızın kafasını karıştırdığı o sıcak , o bitmek tükenmek bilmeyen terle marine edilmiş yaz günlerine merhaba demek üzereyiz.. Acımız tarif edilir gibi değil ..Güneş solsun , HEP KIŞ OLSUN !! Neyse bu kısmı kısa keserekten incelemeye giriş yapalım .. BUYRUN İNCELEME! Sevgili canikolar , bu incelemeyi esasen kitabı okuduktan sonra yazayım isterdim .. Ama biliyordum ki okuduğumda muhakkak sinirime yenik düşüp baruta katık edilmiş satırlar kaleme alacaktım .. O yüzden bu defaya mahsus ve de ilk kez farklı birşey yapayım dedim .. 2 ayrı şikayet geldi bu incelemeye .. O yüzden yapıldığı tarihten sonra kitabı okuyup bu kısımları ekleme gereği duydum.. Kitabı taraflı ya da tarafsız bir okur olarak bence muhakkak okuyun.. Objektif bakış açısının getirilerinden ötürü size farklı görüşler kazandıracak bir eser.. Yer yer yanlı bulduğum noktalar oldu ama yazar genel olarak Sezar'ın hakkını Sezar' a vermiş .. Eylemler - yakalanış ve yargı aşaması kitabın bahsettiği olgular.. İdam sonrasında farklı isimlerin görüş ve kanaatlerinin aktarılması açısından da dönemin siyasi atmosferini yakınen takip etme olanağı veriyor okuyucuya.. Yalnız tüm bu anlattıklarımın aksine ben size kitabı bölüm bölüm anlatmayacağım ..Zaten biliyorsunuz huyum değil .. Bunun yerine ,bu incelemenin devamında sizlere FARKLI FİDANLARDAN BAHSETMEK , farklı olgulardan , gözden kaçmış farklı noktalardan dem vurayım istiyorum.. SANIRIM 150 KELİMELİK İNCELEME ALT LİMİTİNİ BU SATIRLARLA BERABER DOLDURMUŞ OLUYORUM... DEVAM EDELİM .. Ne diyorduk sevgili "mehteran bölüğü" ? HAH! Takip edenler zaten beni bileceklerdir ki siyasi ve tarihi okumalar yapan bir işsiz kardeşinizim .. Esasen Deniz Gezmiş ve arkadaşlarına dair de yazarım kilometrelerce ..Hem karşıt , hem sol cenahtan örnekler de vererek .. Dediğim gibi ismi unutulan ama UNUTULMAMASI GEREKEN kimseleri de bilin istiyorum .. İşte bu inceleme, söz konusu kimselere ,esasen hep kaleme almak isteyip de bir türlü yazamadığım vefa borcumdur yarın kutlanacak 1 MAYIS 'a sebep .. Çünkü hem o 3 FİDAN , hem de benim size bahsedeceğim Fidanlar o dava uğruna yaşamlarından oldular bir bakıma .. Sevgili cevizkabukları , biliyorum ki aramızda bulunan arkadaşlarımızın pek çoğu 90 ve sonrası tevellüte sahip .. O günleri merak etmedikleri gibi yaşayıp tecrübe de etmediler .. Şimdi diyeceksin ki , Ulan ifritler ifriti gavur Tuco senin tevellüt zaten 81 .. Doğrudur ! Biz de görmedik o günleri .. Ama bir "DARBE" üstüne merhaba dedik dünyaya .. 70 lerde olanlara sebep hayatımıza giren kenan evren ve arkadaşları döneminde geçti çocukluğumuz .. Aklımız erdi sonradan da araştırdık , okuduk , kendi fikrimize mazhar olduk .. Gördük ki , "GETİRİ GÖTÜRÜDEN ÖTÜRÜYDÜ." Budanan '61 anayasası ile iktidara gelen sonraki sözde "mübarek" hükümetlerin icraatlerinin sonucuydu tüm bu olanlar .. 61' den kaba taslak bir 10 yıl ileri alalım öyleyse lafı çok uzatmadan... Bir gazete ilanı aktaracağım buraya .. Buyrun okuyun .. - TAYLAN ÖZGÜR "Sevgili Taylan Özgür Bundan tam 37 yıl önce ilk tetiği Beyazıt Meydanı'nda sana çektiler ,seni sırtından kurşunladılar.37 yıl içinde aynı nedenle kaç güzel,kaç yiğit insan daha faili meçhul ya da katili bilinen cinayetlerin kurbanı oldu,tam bilemiyoruz. Ancak haklı ile haksızın,doğru ile yanlışın savaşı hiç bitmeyecek. Haklıların,doğrudan yana savaşan yiğitlerin öldürülmesi, hakkı, doğruyu ortadan kaldırmayacak. Bedeli çok ağır da olsa sonunda hep hak ve doğru insanlık geçerli olacak.Seni sevgi,özlem ve onurla kucaklıyoruz." Kimdi TAYLAN ÖZGÜR ? Gelin anlatayım .. O günlerde yani 70 lere gelirken, pek "mübarek hükümetimizin" kol kola gezdiği "mübarek" amerikanın" yeni atanan büyükelçisi , eski Vietnam kasabı ve cia ajanı Robbert William Kommer , ODTÜ ' ye bir gezi tertip etti .. O zamanlar ODTÜ , tam da şu an arka balkonumdan izlediğim gibi Ezhel konserlerinin düzenlendiği , sanatı destekliyoruz adı altında Vişnelik Kampüsü adını verdikleri para basan darphanelere sahip değildi .. Halkçıydı .. Anti - kapitalizmin Türkiye' deki en ama en büyük kalesiydi.. Ve bugün olduğu gibi oyun havalarına müteakip halaylar çeken , olana bitene gözünü kapayan , apolitik HOJEAAAM gençliğinin yuvası da değildi ! İşte bunlardan ötürü amerikan büyükelçisinin ODTÜ' ye girişi ile arabasını GÖZLERİNİN ÖNÜNDE CAYIR CAYIR YAKTILAR .. YAKANLARDAN BİRİ İDİ Taylan Özgür.. Aralarında Kommer'in geliş haberini alan Sinan Cemgil, Hüseyin İnan, Yusuf Arslan ile beraber.. 23 Eylül 1969'da Öğrenci Birliği Kongresine katılmak üzere İstanbul Üniversitesine geldiği sırada kolluk kuvvetleri tarafından Beyazıt Meydanı'nda arkasından vurularak öldürüldü. Faili meçhul değildi anlayacağınız .. Katili silahını kılıfına sokup yürüyerek olay yerini terk etti .. Yukardaki ilanı annesi tam 37 sene sonra gazeteye verdi .. -NECMETTİN GİRİTLİOĞLU Efenim daha önce Saatleri Ayarlama Enstitüsü incelememde de belirttiğim gibi (bkz : #38394899 ) bizim her işimiz terstir.. Bu tersliklerin sebeplerini zaten kısmi olarak orada yazdım ..(ŞİMDİ AÇMA KAFANI KIRARIM BAK !! OKU SONRA BAK !) Ama bizdeki siyasal mitinglere bir göz atalım misal .. Bizde emeğin önderliğinden , üretimden söz açanlar avuçlar patlayıncaya kadar alkışlanırlar... Kimdir alkışlayanlar ? ÖĞRETMEN , ÖĞRENCİ , AYDIN KESİM .. YANİ? İŞÇİ OLMAYANLAR !! =)) Yani? Ara kesim .. Buna mukabil sağ cenahın mitinglerine baktığınızda , yani SERMAYENİN cephesinde ise hep KASKETLİ figürler gelir gözümüzün önüne .. Pek tabii bunun , şu an için bu incelemenin hacmine artı değerler katacak ve an itibari açıklanamayacak pek çok sebebi var .. Burda alkışlayanlar kim ? Emekçi kesim , işçiler , asgari ücrete tabi olanlar .. Kürsüdekiler KİM? KAPİTALİSTLER SAYIN CANİKO !! =))) Peki Necmettin Giritlioğlu kimdi? Necmettin Girtlioğlu , kandırılan bilinçsiz işçimizin maaş günü eline tutuşturulmuş ve kendisine tüm ekmek diye verilmiş çeyrek ekmeği işçimize anlatmaya çalışan bir sendika lideriydi .. Türk- İş gibi partiler üstü bir politika izleyerek , hem nalına hem mıhına vurmayan , SARI SENDİKA kavramını bağrından kovmuş , öz be öz işçinin hakkını savunan Yapı -iş sendikası başkanıydı .. Bir grev meydanında da onu vurup kanlı kefenlere sardılar.. Şimdi elzem VE ROKETLİ sorular bölümü .. HANİ DEMOKRASİ ? NERDE İNSAN HAKLARI ? KİM KAYBETMİŞTE BULSUN İNSAN HAKLARINI ? HANGİ İNSANLIĞI ? KİME SORULDU BUNUN HESABI ? KİMDİ BUNLARIN SORUMLUSU .. Öyle ya!! KİMDİ?!?!!?!!! KİM Mİ İDİ ? Isparta' nın gül bahçelerinden kopmuş gelmiş ,Morison Sülüman lakabı ile anılan Süleyman Demirel döneminde cerayan etmişti tüm bu olanlar .. Hangi Süleyman Demirel ? KARDEŞİ BASURA YAKALANDIĞI İÇİN VERGİ BORÇLARINDAN MUAF TUTULMASI GEREKTİĞİ KIVAMINDA DEMEÇLER VERİRKEN "LAL" OLMUŞ SÜLEYMAN DEMİREL ! BANA SAĞCILAR ADAM ÖLDÜRÜYOR DEDİRTEMEZSİNİZ diyen Süleyman Demirel .. "Bir takım komandoların" silahlarla dinamitlerle takır takır adam öldürdüğü sıralarda DİLİNİ YUTAN SÜLEYMAN DEMİREL ! Bu topraklarda değişmeyen bazı olgular vardır .. NASIL Kİ , JAPONUN KÜRDÜ , HAMAM BÖCEĞİNİN KÜRKÜ OLMAZ , BUNLARDAN DA SUAL OLUNMAZ !!! SADECE O MU ? Ya Ecevit ? Ya yüzyılların "çarkçı başısı" FEYZİOĞLU !!?? Toprak işleyenin su kullananındı öyle mi?!?! Ya TAYLAN ÖZGÜR , BATTAL MEHETOĞLU , VEDAT DEMİRCİOĞLU , MUSTAFA KUSEYRİLER !?!?!? NECMETTİN GİRİTLİOĞLU gibiler ? Onlar kimin idi ? Onlar neye , nereye mensuptular ? Kime aittiler ?!? Tüm bu saydığım isimler 20 li yaşlarının baharında öldürüldüler .. Sermayeye , kapitalizme dur dedikleri için ..İstedikleri MUSTAFA KEMAL ATATÜRK' ün kurduğu TAM BAĞIMSIZ ,ALNI AÇIK ,BAŞI DİK TÜRKİYE'Sİ İDİ .. YANİ BU KİTAPTAKİ 3 İSİM , SANDIĞINIZIN AKSİNE DEMOKRASİ TARİHİMİZDE TOPRAKTAN KOPARILAN TEK 3 FİDAN DEĞİLLER .. NE İLKLER NE DE SONLAR .. Yarın işçi bayramı .. 1 Mayıs ..BUNLARI İŞTE BU YÜZDEN YAZIYORUM ESASEN BİR NEBZE DE .. Geçen sene bir başka incelememde de yazdım .. Bugün yine yazıyorum .. Yarın memur İZİNLİ , SİZLER ÇALIŞACAKSINIZ !! BİLMİYORUM Kİ NE ZAMAN AKILLANACAKSINIZ !!?!!? AH !! AZ DAHA UNUTUYORDUM !!Bir ara siyasal gelişmeler dolayısıyla Kudüs için gözyaşı döken ama şu an gıkı çıkmayan, Deniz Gezmiş'e vatan haini ,GOMANİST damgası vuran İsrail ve katil amariga düşmanı sevgili bacılar ve mübarek hacılar .. Bu da sizler için .. FİLİSTİN DİRENİŞ ÖRGÜTÜ ,EL FETİH kimliği .. Fotoğraftaki ismin adı DENİZ GEZMİŞ ! Bir parca atayım madem .. ALDIRMA GÖNÜL .. youtube.com/watch?v=qkMDztzHZGg YİNE UNUTTUM !! Seni de ÖLDÜRMÜŞLERDİ DEĞİL Mİ Sabahattin Ali ?!?!?
Darağacında Üç Fidan
8.8/10
· 9,2bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
55
368
Şevkets
Darağacında Üç Fidan'ı inceledi.
222 syf.
·
1 günde
·
Puan vermedi
Dar Ağacında Üç Fidan
Bu bir inceleme yazısı değildir. Bu bir, Kendime Notlardır. Kendimi ilgilendirir. Ama ilgilenmek isteyen olursa da ilgilenebilir. * “İnançları uğruna ölümün eşiğinde bükülmeden duranları, var olalı beri tanır dünyamız. Çünkü bazı ölüler dünyanındır.” Sayfa:2 Evet, BAZI ÖLÜLER DÜNYANINDIR. Mesela Gandhi, Lulumda, Mandela… (Daha birçok isim sayılabilir, Atatürk gibi) * -Vedat Demircioğlu- ismi karşınıza çıkıyor 4.sayfada. Merak ediyorsunuz haliyle kimmiş bu Vedat? Google’da aratınca şöyle bir şey çıkıyor: Altıncı Filo'yu Protesto Olayları sırasında ölen öğrenci. 17 Temmuz tarihinde Altıncı Filo'yu Protesto Olayları sırasında polisin İTÜ Gümüşsuyu öğrenci yurduna yaptığı baskın sırasında ikinci kat penceresinden atıldı ve sonrasında Taksim İlk Yardım Hastanesine kaldırıldı. Komaya giren Demircioğlu 24 Temmuz'da öldü.[1][2][3] Türkiye'de 68 Kuşağının ölen ilk ismi sayılmaktadır.[2] Yaşar Kemal, Fethi Naci ve Doğan Özgüden tarafından kurulan Ant dergisi, Vedat’ı; “İkinci kurtuluş savaşının ilk şehidi” olarak anmıştır. tr.wikipedia.org/wiki/Vedat_Demircio... * “Bir an vardır, uğruna ölüme gidilir.” s.6 İşte “o an”da ölüme gidenler ölümsüzlüğe, uğruna gittikleri şey de sonraki nesillere dava olabiliyor. İşte ondan sonra da “Deniz olduk astınız okyanus olduk geliyoruz” derler adama… “Onların inandıkları yolun değerlendirilmesi ne kadar tarihin sorunuysa, onların yargılanış biçiminin değerlendirilmesi de o kadar bugünün sorunudur…” s.6 Ne bizler tarihi anlayabildik ne de onların yargılanışlarının haksızlığı düzeltilebildi. Hatta daha başka yargılanış biçimleriyle nice hayatlar çürüdü o günden bugüne. Tarihin tekerrür ettiği rezillikleri günümüzde de seyrediyoruz. * Yakalandıkları yer ve tarih Deniz Gezmiş (1947 Erzurum doğumlu – Hukuk Fakültesi son sınıf öğrencisi), 16 Mart 1971, Gemerek; Yusuf Aslan (1947 Yozgat ili Çekerek doğumlu – ODTÜ Fizik bölümü 2.sınıf öğrencisi), 16 Mart, Şarkışla; Hüseyin İnan (1949 Kayseri ili Sarız doğumlu – ODTÜ’den ayrılma), 23 Mart, Pınarbaşı * -Dört Amerikalıyı esir alıp kaçırma olayı– s.11 Balgat’ta Amerikan üssüne girip dört askeri rehin almışlar. Otuz altı saat içinde istedikleri fidye ödenmezse sözde bu dört Amerikalıyı öldüreceklermiş. Sözde diye anlatılıyor çünkü hem öldürmeyi zaten istememişlerdi hem de zaten kimseyi öldürmemişlerdi. Yayınladıkları bildiri ses getirmiş; Dönemin Amerikan Başkanı Nixon ‘fidye ödenmeli’, İsmet Paşa ‘elinizi kana bulamayın’ şeklinde açıklamalar yapmış… Sonunda ne olmuş peki? Amerikalıları öldürmeden oradan kaçıp gittiler. * -Astsubay İbrahim Fırıncı- s.11 Yakalandıkları gün, hani Yusuf yaralanıyor ve Deniz kaçıyordu ya. Deniz orada bir adamı arabasıyla gasp ediyor. Bu kişi İbrahim Fırıncı. Öncesinde yaşanan arbedede astsubayın eşi yaralanıyor. Deniz arabayla kaçarken eşinin yaralanmasından dolayı üzüldüğünü belirtip beş yüz lira veriyor, eşini tedavi ettirmesi için. * “Onurlu ve dik yaşamak iz bırakır hayatta” s.13 * Mahkeme Süreci Deniz Gezmişlerin yargılanması, 16 Temmuz 1971’de başlayan 1.THKO davası mahkeme heyeti: Başkanlığında, Tuğgeneral Ali Elverdi. Emekli olduktan sonra 1975 seçimlerinde AP (Adalet Partisi)’den milletvekili oldu. İddia makamında, Yüzbaşı Baki Tuğ. O da siyasete atıldı. Mahkeme 18 kişinin idamına karar verdi. Meclisten geçti Cumhurbaşkanı onayladı Dönemin iktidarında Başbakan Nihat Erim (1971-1972), Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay. İlginçtir, bu on sekizin içinden sadece üçü idam edilmiştir. * “Kan gölü bir gün onu döktürenlerle birlikte susanları da boğar” s.40 Denizlerin avukatı Niyazi Ağırnaslı İsmet İnönü’den yargılamayla ilgili endişelerini bu sözlerle ifade etmiş. Şimdi bu davayı bırakıp günlük hayatımıza dönelim. Etrafımızda bize veya bize yakın olan veya yakın olmayanlara yapılan haksızlıklara, hukuksuzluklara, adaletsizliklere bakalım. Protesto edenleri ve etmeyenleri görelim. Haklıların yanında olanlara ve hiç sesini çıkarmayanları işitelim. Rengimiz, ırkımız, dinimiz, milletimiz, partimiz, kimliğimiz ne olursa olsun. UNUTMAYALIM, “Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır.” Hz. Muhammed. * -Taylan Özgür- Kitabın 41.sayfasında gözünüze takılacak başka bir isim. Peki kim bu Taylan? 1968 öğrenci hareketi liderlerinden, Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu'nun kurucularından devrimci. 68 Kuşağı'nın faili meçhul cinayete kurban gitmiş ilk ismidir, katilleri hâlâ yakalanamamıştır.[1] Denizlerin idam edildikten sonra yanına gömülmek istedikleri kişidir Taylan Özgür. Ama cenazeleri ne onun yanına ne de birbirleri ile yan yana defnedildi. İzin verilmediği için aralarında boşluk bulunarak defnedilmişlerdir. * -Mahir- adı geçiyor 75.sayfada. Kim bu Mahir Çayan? Nedir bu Kızıldere Olayı? Mahir Çayan ve arkadaşları infazları engellemek için eylem olanakları araştırırlar. 26 Mart 1972'de Ünye'de NATO'ya ait radar istasyonunda çalışan iki Kanadalı ve bir Britanyalı teknisyeni kaçırır ve karşılığında Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu önderleri Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan'ın serbest bırakılmasını isterler. 28 Mart'ta rehinelerle birlikte Niksar'ın Kızıldere köyü muhtarının evinde kalmakta olan arkadaşlarının yanına giderler. 30 Mart günü muhtarın evinde askerler tarafından ablukaya alınırlar. Komutanların megafonla yaptığı teslim olun çağrılarına Mahir Çayan tarafından "Erleri geri çekin, rütbeliler gelsin" ve "Biz buraya dönmeye değil, ölmeye geldik" sözleri ile karşılık verilir. Evi sarmış olan askerler eve girer. İlk Mahir Çayan düşer. Alnından aldığı yarayla evin çatısında can verir. Güvenlik kuvvetlerinin havan topları ve roketatarlarla evdekilere ateş açması sonucu Kızıldere olayı gerçekleşir. Çatışma sonunda Mahir Çayan, Cihan Alptekin, Ömer Ayna, Saffet Alp, Sinan Kazım Özüdoğru, Hüdai Arıkan, Ahmet Atasoy, Ertan Saruhan, Sabahattin Kurt ve Nihat Yılmaz öldürülür. Evde bulunan Ertuğrul Kürkçü samanlıkta yaralı ele geçirilir. Rehineler ise çatışma sırasında ölürler. Cenazeler savcının nezaretinde Niksar'a götürülür. Olaydan sonra Mahir Çayan'ın cenaze aracı askerler tarafından durdurulur ve cenazesi kimsesizler mezarlığına gömülür. Ancak 1974’te Çayan'ın arkadaşları cenazeyi alır ve Ankara Karşıyaka Mezarlığı'na defnedilir. tr.wikipedia.org/wiki/Mahir_%C3%87ay... * Nihat Behram biraz da meseleye bu denli duyduğu yakınlıktan olsa gerek, yargılanmış sonra da vatandaşlıktan çıkarılmış. “O günler, kendi karanlığı içinde geçti gitti. Geçen sadece günlerdi. Ölümse sadece biçim değiştirdi.” S.130 “Ondan sağ olarak aldıklarını, ona cansız olarak vereceklerdi” s.72 “Faşist uygulamaları tarih kimsenin gözünün yaşına bakmadan değerlendirecektir.” S.141 “Bir dava, hükmün verilmesine ve cezanın infaz edilmesine rağmen kamuoyunda kabul edilmiyor, tartışılıyorsa, o dava kapanmamıştır.” S.160 “Toplumların tarihi, sınıf mücadelelerinin tarihinden ibarettir.” S.164 * Son mektuplarından birkaç cümle s.50-51-52 Deniz Gezmiş, “…Önemli olan çok yaşamak değil, yaşadığı süre içinde fazla şeyler yapabilmektir...” Deniz, avukatlarından idam sehpasına giderken kendilerinin tanık olmasını ve yaşananları genç kuşaklara anlatmasını isterken, tarihe geçeceğini biliyordu. . Yusuf Aslan, “…Babacığım cezaevinde kalan arkadaşları ara sıra yoklarsan, hallerini hatırlarını sorarsan çok memnun olurum…” Yusuf’un bütün akrabalarına hitaben yazdığı mektubu savcı, babasına vermemiş. . Hüseyin İnan, “…Yazacak çok şey var, fakat hem mümkün değil, hem de sırası değil…” Hüseyin, avukatlarına ayağındaki beyaz lastikleri göstererek, buraya apar topar getirildiğini, bu yüzden ayakkabılarını giymeye fırsat bulamadığını söylemiş ve eklemiş “babama söyleyin, bu lastikleri gördüğü zaman, ayakkabısı yokmuş diye üzülmesin. Hücrede kalan ayakkabılarım Askeri Cezaevi’ne hediyem olsun.” * Ve asılırken tarihe geçen son sözler- 6 Mayıs 1972 YAŞASIN TÜRKİYE HALKININ BAĞIMSIZLIĞI. YAŞASIN MARSİZM-LENİNİZMİN YÜCE İDEOLOJİSİ. YAŞASIN TÜRK ve KÜRT HALKLARININ BAĞIMSIZLIK MÜCADELESİ. KAHROLSUN EMPERYALİZM..! … BEN HALKIMIN BAĞIMSIZLIĞI ve MUTLULUĞU İÇİN ŞEREFİMLE BİR DEFA ÖLÜYORUM. SİZLER, BİZİ ASANLAR ŞEREFSİZLİĞİNİZLE HER GÜN ÖLECEKSİNİZ. BİZ HALKIMIZIN HİZMETİNDEYİZ. SİZLER AMERİKA’NIN HİZMETİNDESİNİZ. YAŞASIN DEVRİMCİLER, KAHROLSUN FAŞİZM…! … BEN ŞAHSİ HİÇBİR ÇIKAR GÖZETMEDEN, HALKIMIN MUTLULUĞU VE BAĞIMSIZLIĞI İÇİN SAVAŞTIM. BU BAYRAĞI BU ANA KADAR ŞEREFLE TAŞIDIM. BUNDAN SONRA BU BAYRAĞI TÜRKİYE HALKINA EMANET EDİYORUM. YAŞASIN İŞÇİLER, KÖYLÜLER VE YAŞASIN DEVRİMCİLER. KAHROLSUN FAŞİZM..! … Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın boyunları ipte ve son nefeslerinde haykırdıkları bu sözlerdi işte. * Deniz, Yusuf, Hüseyin… Kuşkusuz suçlu idiler ama ölüm cezasını gerektirecek kadar değil! YAŞASIN TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE! KAHROLSUN EMPERYALİZM! KAHROLSUN FAŞİZM!
Darağacında Üç Fidan
8.8/10
· 9,2bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
1
29