Darağacında Üç Fidan, okurken duygu seli yaşadığım zaman zaman gözyaşlarıma hakim olamadığım Nihat Behram kitabıdır.
Daha henüz 25'li yaşlarında vatanı için her şeylerinden vazgeçen ODTÜ'lü zeki, hümanist, vatansever Üç Fidan'ın haksız idam edilişleri çok içimi burktu. Bu üç Devrimcinin hikayesini öğrendiğim günden beri her aklıma geldiklerinde içimde ateşler yanıyor. Kalbim hep onlarla birlikte.
Deniz Gezmiş,
Hüseyin İnan ve
Yusuf Aslan'ın isimlerini çocukken hep duyardım ama kimlerdi ne yapmışlardı neden asılmışlardı hiç bir fikrim yoktu. Bu vesileyle Mahir Çayan, Sinan Cemgil ve tüm 68 kuşağı Devrimcilerine selam olsun.
Belki onların ülkesi için istediği; tam bağımsızlık, eşitlik, adalet, köylünün ve tarımın desteklenmesi bu ülkede hiç bir zaman mümkün olmayacaktı ama davaları çok haklıydı. Yaşıtları gibi gezmek, eğlenmek mümkünken neden ülkesi için canlarından vazgeçmişlerdi, çünkü onlar Devrimciydi.
Okuduğum tüm kitaplar içinde Erdal Öz'ün yazdığı Gülünün Solduğu Akşam kitabıyla birlikte duygu anlamında beni en çok etkileyen kitap oldu. Kitap boyunca içimde çok değişik duygular, üzüntüler, haykırışlar, isyanlar yaşadım.
Ve fazlasıyla eminim ki bu 3 Devrimci eylemlerini kendi kişisel çıkarları için değil ülkelerinin bağımsızlığı ve daha ileri gitmesi için yaptı. İdamlarının ardından geçen 52 sene sonra anlıyorum ki kişiler ölse bile düşünceleri ve kalplerde oluşturdukları derin duygular asla ölmüyor.
25 yaşındaki 3 gencin mahkemedeki savunmaları o kadar etkileyici ki onlara karşı duyduğum sevgim bir kez daha arttı. Onlarla duygudaş olmak çok özel bir duygu.
Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan'a idam cezası veren hakim Ali Elverdi 17 Nisan 2010 tarihinde soluk borusuna yemek kaçması sonucu boğularak öldü.
Allah'ın adaleti şaşmıyor.
Deniz Gezmiş'e ait bir kaç sözü paylaşıp incelememi noktalıyorum...
❝İnsanlar doğar, büyür, yaşar, ölürler, önemli olan çok yaşamak değil, yaşadığı süre içinde fazla şeyler yapabilmektir...❞
❝...Ve nerede birileri özgür olmak için mücadele ediyorsa, onların gözüne bak Anne, beni göreceksin...❞
❝Ömrüm, senden özür diliyorum...❞
❝Siz benden nefret etseniz de, ben sizi sevmeye devam edeceğim.❞
❝Mahkemeye asla güvenim yoktur. Mahkeme diye böyle bir yerde bulunmaktan utanç duyuyorum.❞
❝Sonra belki düşüncelerin asılmadığı yerlere gideriz.❞
❝...Vatanı Amerika'ya satanların ve gericilerin sonu gelene kadar, bu kavga biz olmasak da devam edecektir.!❞
❝Ben halkımın bağımsızlığı ve mutluluğu için şerefimle bir defa ölüyorum. Sizler bizi asanlar şerefsizliğinizle her gün öleceksiniz. Biz halkımızın hizmetindeyiz. Sizler Amerika'nın hizmetindesiniz... Yaşasın devrimciler, kahrolsun faşizm...!❞
❝...cenazemi İstanbul’a götürmeye kalkma, annemi teselli etmek sana düşüyor, kitaplarımı küçük kardeşime bırakıyorum, kendisine özellikle tembih et, onun bilim adamı olmasını istiyorum, bilimle uğraşsın ve unutmasın ki, bilimle uğraşmak da bir yerde insanlığa hizmettir, son anda yaptıklarımdan en ufak bir pişmanlık duymadığımı belirtir, seni, annemi, ağabeyimi ve kardeşimi devrimciliğimin olanca ateşiyle kucaklarım. Oğlun DENİZ GEZMİŞ❞
Kitaba 8.7/10 puan veriyorum.
Vatanını çok seven herkese, Devrimciliğin olanca ateşiyle selamlar gönderiyorum...
Çok iyi bir kitap çünkü içeriği tamamen gerçekler üzerine. Bu kitabı beğendiyseniz Gülünün Solduğu Akşam bu kitapta onun kadar güzel. Okumadıysanız tavsiye ederim.