Adı:
Oz
Baskı tarihi:
Haziran 2016
Sayfa sayısı:
384
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055162740
Kitabın türü:
Çeviri:
Algan Sezgintüredi
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
April Yayıncılık
Dorothy ilk defa öldüğünde on iki yaşındaydı.
En azından bana söylediği buydu.
Delirdiğini düşünmüştüm ama şimdi ona inandığım için esas deli ben miyim diye merak ediyorum.
Öyleysem bunların hiçbirinin önemi yok demektir.
Ama değilsem…
Eh, o zaman dünya benim düşündüğüm gibi bir şey değil demektir.
Üstelik tek bir dünya yok.

Kafanız karıştıysa canınız sıkılmasın. Benimki de karışmıştı.
Okuyun, anlayacaksınız. Sonra karar verirsiniz:
Ben mi delirdim yoksa siz mi?

Hortum seni sürükledi.
Şimdi hikâyeye baştan başlayacaksın.

Aklını, kalbini, duyularını karıştıracak bir dünyayla karşı karşıyasın.
Bu diyarda gündüzler karanlık turuncu, güneş siyah, geceler bembeyaz.
Büyünün yerini bilim aldı.
Hatırladığın herkes, her şey artık çok daha güzel, korkunç, acımasız.

Yeniden keşfetmeye hazırlan: OZ'u ya da kendini!
(Tanıtım Bülteninden)
384 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Adam Fawer bildiğiniz gibi Empati ve Olasılıksız isimli, okuyan herkesi büyüleyen iki romanın yazarı. Bizim caanım Türk okurları da Olasılıksız ve Empati'yi okuyup raflarda Adam Fawer'in yeni kitabını görünce tezgaha balıklama dalıp kitabı almışlar ve oflaya puflaya okumuşlar. Tabii hepsi değil ama kitabı okuyanların çoğu "bu ne be!" demiş. Kim başlattı bilmiyorum ama instagram başta olmak üzere (ki bu sitede de var) bu kitabı gömme kampanyası başlatılmış. Biri çocuk kitabı demiş. Diğeri bu romanı yazara yakıştıramamış. Başka biri yazar bu romanı başkasına yazdırmış diye söyleniyor. Hatta yazar kitabı tuvalette yazmış galiba diyen bir okur bile gördüm. Pardon, okur dedim. Beğenmezler orası ayrı ama bir yazarı aşağılar derecede yorum yapan insanlara okur demek doğru değil sonuçta. Neyse.
Bu kitabı gömme kampanyası başlatan güruhun yanında, kitabı savunan bir azınlık var. Ama sadece yazar kitabı çocuklarına yazmış diyorlar. Yaa bitanecik okurlar, yazar kitabı çocuklarıma mı yazdım demiş? Sadece çocuklarına ithaf etmiş. Ölen babasına kitap ithaf eden adamlar o kitabı babaları okusun diye mi yazıyorlar? Madem savunuyorsun, doğru bir bilgiyle savun. Zaten başımıza ne geldiyse doğruyu yanlış savunan insanlardan gelmedi mi?

Biraz kitabın içeriğinden bahsedelim:
(Sürpriz bozan gibi görünebilir bu paragrafta anlatılanlar ama kitabın tadını kaçıracağını düşünmüyorum. Yinede çok hassas okurlar bu paragrafı okumadan geçebilir.)
Teyzesinden sürekli dayak yiyen, 12 yaşında bir kız Dorothy. Onun sıradan hayatını okurken tabii bir sıkılma geliyor ki, bu sadece 30 sayfa sürüyor. 30 sayfa, yani zavallı Dorothy ölene kadar..
Yeşil bir hortum geliyor ve Dorothy gözlerini başka bir dünyada açıyor.
Evet, Oz diyarında.
Burada cadılar, psikopat minişler, kaplanayılar, ucûbiler ve daha neler neler var. Burada karanlık aydınlık, aydınlıksa karanlık..
Nereden geldiğini hatırlayamayan Dorothy, kendini buraya ait hissetmiyor ve başlıyor yolculuk.
Önce korkuluk Seemore, sonra robot çocuk Jak ve en son aslan Libby ile dost oluyor Dorothy.
Bundan sonra ise başlıyor asıl büyük macera. Güçlü bir cadı ve yüzlerce ucûbi ile hiçbir silahı olmadan savaşmak zorunda kalan Dorothy, nasıl kurtulacak dersiniz?

Kitabın sonu, gidişatı ve olaylar hiç tahmin ettiğim gibi olmadı. Okurken hop oturup hop kalkmam bir yana, bazı yerlerde hayretten ağzım açık kaldı, bazı yerlerde de gülmekten kendimi alamadım.
Yazar diğer kitaplarında gösterdiği zekayı bu kitapta da göstermiş. Kendisine sevgim bir kat daha arttı. ^^

Kitap çocuk kitabı diyenlere inanmayın. Çünkü çocukların korkmasına sebep olacak şeyler mevcut kitapta. Hatta rahatlıkla bu kitabı çocuklar sakın okumasın diyorum.

Yazarın tanıtımı gerek sosyal medyada gerek dış dünyada fazla şişirilerek yapılmış. Bu kadar şişirme kitap için çok fazla ve ve beklentiyi iyice büyüttüğü için okuyan okurları hayal kırıklığına uğratıyor. Bu yüzden bu kitaptan mükemmel bir hikaye beklemeyin.

Ben bir yazarın birden fazla kitabını okuyorsam, genelde onu diğer kitaplarına göre eleştirmem. Çünkü her kitap farklı bir zamanda, farklı bir ruh haliyle ve farklı bir gözle yazılır.
İşte bu yüzden, yazarın diğer kitaplarına bakıp bu kitabını e-leş-tir-me-yin!
Ha birde, hiçbir kitaba büyük bir beklentiyle başlamayın. İnsanlar gibi kitaplar da kusursuz değildir..

Sonradan ekleme kısım:
Ben bu kitabı 10 tl ye aldım. Çünkü 25 tl ye alınabilecek bir kitap değil. Mükemmel ötesi bir kitap da değil. İncelememin hiçbir yerinde kitap hakkında bir şişirme yok. Bu kitap mükemmel kesin okuyun demedim. Kitabı beğenmeyenlere hiçbir şekilde laf atmadım. Sadece kitabı aşağılar derecede yorum yapanlara sitem ettim. Ve incelememin hiçbir yerinde "Bu kitap çok güzel. Sadece ben bilirim siz ne anlarsınız?" gibi bir şey ima etmedim.
Lütfen bu kitabı benim incelememe dayanarak okumayın. Ben kitabı sevdim. Siz sevmeyin. Bana kalsın.

Keyifli okumalar dilerim..
384 syf.
·7 günde·6/10
Yıllar sonra beklenen kitap geldi. Rafta kitabın üzerinde Adam Fawer yazısını görünce kalbim hızla çarpmaya başladı ve arkasını bile okumadan satın aldım.
Yazar bu kitabında diğerlerinden farklı olarak fantastik bir dünya üzerinden ilerlemiş. Ben Olasılıksız kitabının yazarından böyle bir kitap asla beklemezdim. Sert eleştiri yapmaya içim el vermiyor ama maalesef tamamen hayal kırıklığına uğradım. Konuyu okuyunca ilginç gelmişti. Bir an önce okumak istemiştim ama okumaya başlayınca artık çoğu yerde gülmeye başladım yok artık diye. Kesinlikle böyle basit bir kitap beklemiyordum. Beklentim uçuk değildi ama yine de kaliteli bir şeyler olacağına güveniyordum. Hele kitabın bazı yerlerinde araya girip okuyucuya seslenmesi çok gülünç geldi. Bence kitap çocuklara daha çok hitap ediyor. Benim için büyük bir hayal kırıklığı oldu.
  • Peter Pan Ölmeli
    8.3/10 (731 Oy)660 beğeni2.409 okunma156 alıntı8.641 gösterim
  • Şeytanı Uyandırma
    8.3/10 (793 Oy)759 beğeni2.808 okunma293 alıntı15.068 gösterim
  • Sil Baştan
    7.6/10 (811 Oy)589 beğeni2.930 okunma151 alıntı15.023 gösterim
  • Gözlerini Sımsıkı Kapat
    8.4/10 (1.231 Oy)1.179 beğeni4.792 okunma319 alıntı21.806 gösterim
  • Zar Adam
    6.4/10 (698 Oy)425 beğeni2.837 okunma181 alıntı13.346 gösterim
  • Kurt Gölü
    8.4/10 (479 Oy)466 beğeni1.342 okunma270 alıntı5.375 gösterim
  • Şeytan Yemini
    8.6/10 (634 Oy)580 beğeni2.225 okunma835 alıntı7.620 gösterim
  • Başlangıç
    8.4/10 (1.944 Oy)2.015 beğeni5.288 okunma1.195 alıntı39.217 gösterim
  • Şah Mat
    8.2/10 (673 Oy)554 beğeni2.160 okunma156 alıntı12.213 gösterim
  • Koloni
    8.2/10 (565 Oy)462 beğeni2.152 okunma828 alıntı8.778 gösterim
384 syf.
·Beğendi·7/10
Adam Fawer'ın önsözünde biz Türklerin kendisine olan hayranlığını belirterek içimizden "as bayraklari" dedirten romanı. İsminden de anlaşılacağı üzere, Oz büyücüsünün güzel öyküsünü kendi yorumuyla anlatıyor. Ve oldukça da başarılı. Ancak Empati'yi de okumuş biri olarak, kitabı okurken bir fark bekliyordum, gerek üslup gerek kurgu olarak. Büyük bir farklılık yoktu, sıkılmadan okunabilecek güzel bir roman.

Ancak Olasılıksız ve Empati'yi okuduktan sonra çıtayı Everest'e taşıyan yazarımızın bu kitabından aynı tadı alamayacağınızı düşünüyorum. Yani beklentilerinizi fazla yüksek tutmadan okursanız çok severek okursunuz.

Kısacası, klasik bir roman olarak güzel ancak Adam Fawer için orta düzeyde bir roman.
Yazara saygısızlık etmek istemiyorum çünkü Olasılıksız harika bir kitaptı.Bu kitapta o tarz sanıp aldım ama gerçekçi olmadığından masalsı bir tarzı var ki en başta çocuklarına ithafen yazdığını belirtmiş.E bende çocuklarıma kardeşlerime okuturum.
384 syf.
·5 günde·Beğendi·Puan vermedi
Oz Büyücüsü’nün biraz değiştirilerek anlatılmış versiyonu olduğu için çok eleştirilse de bence yine de okumaya değer. Akıcı, karakterler arasındaki dostluğun sizi gülümsettiği, okuması keyifli bir masaldı. Keyifli okumalar.
384 syf.
·7 günde·8/10
Okunmasi gereken kitaplardan biri kesinlikle. Kitabin onsoz kisminda Adam Fawer in Turkiye'deki hayranlarina ve okurlarina tesekkur etmesi cok sevindirici ve gurur verici. Sasirtici bir sona hazir olun okuyacak olanlar!...
Ah Adam vah Adam. Sen git Olasılıksız'ı yaz beğenilmesin bir ton red yesin yine de inatla git kitabına karışılmasına göz yum. Sonunda bir şekilde kabul ettir uğraş didin kitap satmasın. Sonra git baskıya rengi siyah beyaz yaptır ve en sonunda kitap bestseller a girsin. Yalnızca bir romanla yetinme git bir de daha iyisini yaz. Bizi sonunda dumurlara uğrat vay arkadaş bu bu muymuş dedirt. Kendine bağla sonra yıllarca bir şey yazma. Beklet beklet sonra hey sizi seviyorum bana ısrar çok ettiler kıramadım ama kendim isterek yazmadığım için de az çalıntı çıktı kusura bakmayın der gibi kitap çıkar. Bu ne abi. Bu nee?!

Ben ki rafta Adam Fawer ismini görünce kitaba saldırıp oha oha nasıl ne zaman çıkardı diyerek 4 ay kitaptan habersiz yaşamış olmanın üzüntüsünü yaşamış bir fanındım, hepsi boşa çıktı. Oz büyücüsü en sevdiğim filmlerden biridir(kitabi olduğunu bilmeden evvel filmini izlediğim için) hadi dedik başta onun hatrına devam edelim. Beyonce dedin mix dedin beat başka söz başka dedin buralarda iyiydin. Ama teneke adamı, aslanı, korkuluğu normal hallerinden uzaklaştırdın. Her ne kadar hikayeyi zenginleştirmek için mesafeleri ilginç tanımlarla süslesen de bu kitap kesinlikle diğerlerinden çok düşük seviyede.

Başta teşekkür ettigin o Türk okurların senden iki kitabına paralel bir roman bekliyordu. Cidden üzdün. Param yokken borç harç hevesle koştur koştur aldığım bu kitabı yarısına bile gelmemişken, derhal arkadaşıma verip unutmak istedim. Ama unutamıyorum. Bir de ikincisi gelecek demişsin yapma lütfen!

Seni farklı kurgularınla, özgün olmanla sevdik. Ya mindfuck kafasında devam edip Empati benzeri bir kitap çıkar ya da bırak yazma biz seni Olasılıksız ve Empati ile analım...
384 syf.
·2 günde·5/10
Kitabı okumaya başlama sebebim Fawer'ın önceki kitaplarından aldığım hazdı. Digerlerindeki beğeni dereceme odaklanarak hiç düşünmeden Oz'u da okumalıyım demiştim ama ben kendi açımdan hayal kırıklığı yaşadım diyebilirim.

Başlıkta da belirttiğim gibi ilk kitabı olsaydı keşke görmezden gelirdik ama önceki kitaplarında yazarımız çıtayı baya aştığı için bu uçurumdan düşmek gibi olmuş.

Kitabın basımına çok yakın bir zamanda önsözünü yazmış ve yazarken de belirtmiş Fawer. Kendisinin Türkiye editörü, Türk halkının kendisini çok sevdiğini kitaplarını hayranlıkla okuduğunu yeni kitabını merakla beklediklerini sürekli bildiriyormuş. Onu bu kitabı yazmaya zorlayan yegane kişi oymuş. Fawer yazamıyorum toparlayamıyorum dedikçe, her fırsat bulduğunda arayıp; Yazdınmı ? Yazmalısın ? Ne zaman bitecek ? Kaç sayfa yazdın ? vs. vs. vs. gibi yazarı sürekli sıkıştırmış bu kitapta. Yani söz o ki bu kitap biraz zorlama ile yazılmış veya gelişigüzel. Bu olaylar bütünü de kitabı etkilemiş haliyle.

Kitaba gelirsem; uzun zamandır ilk defa bir kitabı bitirmek istememek geçti içimden ama bitirdim. Bu kitap 8-13 yaş arası bir kitap gibi olmuş yani küçük okurlara daha çok hitap ediyor.

Oz büyücüsünü hepimiz bir yerlerde duymuşuzdur. Kitapta da kahramanımız, takdir edersiniz ki büyücüye olan yolculuğuyla ve ulaştıktan sonraki maceralarıyla uğraşıyor. (Bu kadar) :) Sinemalarda izlenen animasyon filmlerine benzettim. Zamanım boşa gitti mi? Hayır ama gerçekten hiç beklemiyordum. Artık yine ümidimi kaybetmeyip yeni kitabı basılınca yazarı tekrar deneyeceğim.

Okumak isteyenlere keyifli okumalar diliyorum ama şunu da söylemeliyim ki kitap bana hitap etmeyebilir fakat sizin çok hoşunuza gidebilir tabiki herkesin zevki farklıdır.
Herkese keyifli okumalar.
Bir kitapla okuyucuyu nasıl etkilersiniz ? En önemli soru bu. Genellikle PARA geçer ama bu PARA gizli bir tuzaktır. Burada bir nevi dolandırma işlemine yarar. Arka kapağa bir reklam koyarsın, onun ölümü aslında diye başlayan, insanda böyle cinayet tarzı olan ya da fantastik öğelerle süslü bir beklenti doğar. Alırsın ve bakarsın ki günde 500 sayfayı 6-7 saatlik zaman diliminde (Yakın zamanda okuduğum bir kitapta da görebilir inanmayan) okuyan bu insan, 3 günde kendini zorlamış ve 137 sayfa ilerlemiştir. Peki neden ? Çünkü yazarın reklamı çok kötü yapılmıştır ve bu kadar iyi yazı yazan yazarımız bu kitabında malesef kendi kendini bitirmiştir. Hatta daha net örnek verirsek futbolda Lucescu olmuştur.
Gelelim bir diğer noktaya. Birçok kitap okuyanımız öğrenci. Bunu daha önce de belirttim ancak gene para tuzağına yakalandım. Adını duyurduysan tamamdır deyip biraz da Türk halkını pohpohlayarak yanına aldığı birkaç yorumcuyla -ki burada da var- kendini yüceltme girişimi olan bir kitap olursunuz. Kardeşim, madem bu kadar popülerdin, neden seni isteyenlere senin yazını sevenlere kitap sunmadın da ÇOCUKLARA sundum dedin. Neden çocuklara sundun da özellikle o balta kesme sahneleri ve cadının işlediği cinayeti bu kadar detaylı ve mide bulandırıcı anlattın ? Bunları adama sorarlar. Öyle burda da birkaç kişi güya bir sürü arkadaşın dediği yalanmış gibi KİTAP ÇOK GÜZEL, SİZ NE BİLİYONUZ ZATEN ? gibisinden yazılarla saçma işlere girişmişler ki bu da gereksiz. Herkes istediği yorumu yapar, kimse de kimseye karışamaz. Ya da günlük dilimizle "Herkesin Hayatına Kimse Karışamaz"
Ha diyeceksiniz ki arkadaşım 25 lira için laf ediyorsun falan filan. Ederim kardeşim bu kadar net. O 25 lirayı bulamayan insanları bugün bizzat yaptığım bir yolculukta çok yakından ve üzülerek öğrendim. Ve bir kitap 1 lira da olsa onun hakkını verecek arkadaşlar. Yanlışsam yanlışsın de. Gerçi hazır para yiyene dediklerim ne kadar mantıksız geliyorsa içimden geçenleri ve diyemediklerimi de bir o kadar anlayan çıkacaktır.
Son olarak da tabi ki kendimi bir şey zannetmiyorum, hatta yazarı da eleştirmeye hakkım yok ancak ben verilen paraya ve bu paranın çöpe gitmesine yanıyorum. Malesef bu kadar rezalet, bu kadar övdüğün bir halka yakışmaz arkadaş. Benim söyleyeceklerim bu kadar. Beğenir beğenmezsiniz o herkesin kendi fikridir saygı duyarım. Ben bana SANANE yazana bile saygı duymuşum, sesimi çıkartmamışım, kızsanız da çıkartmam, lakin giden paralara üzülüyorum, değmeyince üzülüyorum. Para kolay kazanılmıyor. İyi akşamlar, kitapla kalın..
384 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Ve Dorothy'nin Oz Büyücüsüne giden fantastik yolculuğu... Bir korkuluk, bir demir adam ve aslan...

Olasılıksız ve Empati den sonra her ne kadar merakla beklenen bir kitap olsa da, sanırım hayal ettiğim böyle bir eser değildi. Kitabın akıcılığına, kurgusuna diyecek bir sözüm yok fakat. Bilindik bir hikayeyi farklılaştırarak işlemek ne kadar doğru olmuş bilemiyorum.

Yeniden Oz'u keşfetmek isteyenler için...
Yoruma başlamadan önce spoiler uyarısı veriyor ve kitapla ilgili düşüncemin, pek de yapıcı olmadığını belirtmek istiyorum. Olumlu eleştiri kadar olumsuz olanın da faydalı olacağını düşünüyorum. Hele ki, her türlü kaybın önemli olduğu bu devirde. O yüzden şimdiden affınıza sığınarak yorumuma başlıyorum. 
Bu kitapla birlikte  sevmediğim iki olayı birden yaptım. Birincisi  yarım bıraktım, ikincisi sonunu okudum. 'Empati' ve 'Olasılıksız'  gibi iki müthiş kitapla, bu kitabın yazarının aynı olduğuna inanasım gelmiyor. Kitap hem 12 yaş altı okuyucu kitlesine hitap edecek türde,  hem adı gibi Oz Büyücüsü'nün neredeyse kopyası.  Onu okumadım fakat filmini önceden hatırlıyorum ve internet araştırması sonucu;  karakterlerin  bire bir, isim isim aynı olduğunu gördüm. 
Kitabın ön sözünde Adam Fawer Türkiye' ye teşekkür etmiş ve Egemen isimli bir okuyucusunun onu sürekli arayıp adeta iteklercesine teşvik ettiğini yazmış. -Ah be Egemen niye zorladın adamı. Olmayınca olmuyormuş demek ki. Şimdi de yeni başladığı kitap için aynını yapıyormuş. Yapma Egemen lütfen. Zaten bu faciayı okuduysan o telefon numarasını hemen silmelisin.
Şaka bir yana yazarın diğer kitaplarını şiddetle tavsiye etmeme rağmen Oz'dan uzak durun derim.  Paranıza, zamanınıza ve gözlerinize  yazık.
"Kaybedecek neyin var?"dedi aslana.
Aslan gayet sakin, "Mesela kendime saygım,"dedi.
Adam Fawer
Sayfa 141

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Oz
Baskı tarihi:
Haziran 2016
Sayfa sayısı:
384
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055162740
Kitabın türü:
Çeviri:
Algan Sezgintüredi
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
April Yayıncılık
Dorothy ilk defa öldüğünde on iki yaşındaydı.
En azından bana söylediği buydu.
Delirdiğini düşünmüştüm ama şimdi ona inandığım için esas deli ben miyim diye merak ediyorum.
Öyleysem bunların hiçbirinin önemi yok demektir.
Ama değilsem…
Eh, o zaman dünya benim düşündüğüm gibi bir şey değil demektir.
Üstelik tek bir dünya yok.

Kafanız karıştıysa canınız sıkılmasın. Benimki de karışmıştı.
Okuyun, anlayacaksınız. Sonra karar verirsiniz:
Ben mi delirdim yoksa siz mi?

Hortum seni sürükledi.
Şimdi hikâyeye baştan başlayacaksın.

Aklını, kalbini, duyularını karıştıracak bir dünyayla karşı karşıyasın.
Bu diyarda gündüzler karanlık turuncu, güneş siyah, geceler bembeyaz.
Büyünün yerini bilim aldı.
Hatırladığın herkes, her şey artık çok daha güzel, korkunç, acımasız.

Yeniden keşfetmeye hazırlan: OZ'u ya da kendini!
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 2.046 okur

  • Aylin Doğramacı
  • Semanur özoy
  • Hakan kaya
  • Buse Erdoğan
  • Hilal yeşilmen
  • Melek yd
  • Gis Specialist
  • Kronik Kitapkolik
  • Gül Ayaz
  • Nazlı Göksenin Kalender

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%6.2
14-17 Yaş
%15.1
18-24 Yaş
%23
25-34 Yaş
%28
35-44 Yaş
%20.8
45-54 Yaş
%6.2
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0.7

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%69.7
Erkek
%30.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%9.3 (69)
9
%8.2 (61)
8
%11.8 (87)
7
%14.3 (106)
6
%15.8 (117)
5
%12.3 (91)
4
%8.1 (60)
3
%7 (52)
2
%5.1 (38)
1
%8 (59)

Kitabın sıralamaları