Dalkavuklar Gecesi - Z Vitamini

·
Okunma
·
Beğeni
·
11.777
Gösterim
Adı:
Dalkavuklar Gecesi - Z Vitamini
Baskı tarihi:
Aralık 2015
Sayfa sayısı:
136
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754378047
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ötüken Neşriyat
Baskılar:
Dalkavuklar Gecesi - Z Vitamini
Dalkavuklar Gecesi - Z Vitamini
Dalkavuklar Gecesi - Z Vitamini
Dalkavuklar Gecesi (1941) ve Z Vitamini (1959), yazarın yaşadığı devri, o devirdekili yetkilileri -birincisinde antik çağda muhayyel bir devlete taşıyarak, ötekinde kendi zamanından 50 yıl sonrasına taşıyarak- hicvettiği iki kısa satirik/allegorik romanıdır. Şahıslarının çoğu o dönemdeki kişilerdir ve müthiş bir tenkit salvosuna tutulmuşlardır. Bu iki kısa romanın önemi, "Milli Şefl'lik" devri ve tek parti diktatoryasının hüküm sürdüğü, ülkede kimsenin gıkını çıkaramadığı yıllarda, devrin ricalini hedef alması ve amansızca eleştirilmiştir. Muhtevasındaki tenkitlerin dozu biraz fazla kaçmış veya insafsızca görünse de bu romanların o devirde yazılmış olması başlıbaşına bir yiğitliktir ve Atsız Hoca'nın tavizsiz kişiliğinin belgesidir. Biz de bir yiğitlik belgesi olduğu için yayınlıyoruz.
136 syf.
·37 günde·9/10
Kahramanlar öldüler. Bu gece dalkavuklar gecesidir.
Kitabı bu alıntıyı gördükten sonra inceledim ve aldım. Nedense bana ruh adamdaki "Onmaz kara sevdamızı kan söndürecektir..." cümlesi gibi derin bir anlam verdi. Isledigi konular itibariyle sadece bir dönemin degil her dönemin yansıması.

Keyifli okumalar diler yazar hakkında detaylı bilgi almak için bloguma beklerim https://1yazar1kitap.blogspot.com/...tsz-ve-ruh-adam.html
136 syf.
·3 günde·7/10
Ben Atsizin kalemini çok seviyorum. Lafını sakınmadan tokatlar gibi yaziyor. Mesela dalkavuklar gecesinde cüce idrasin yerine baska bir ismi koy al sana 2018 Türkiyesi. İsim de veririm de hakim yüzü görmeden hapse girerim ve silivri bu mevsimde soğuk olur. Yazıldıgi dönemin yansimasi bir kitap olsa da. Aslinda her devrin kitabı. Çünkü dalkavukluk kadrosu hep açık ve zamanla sadece atananların ismi değişiyor. Hep aynı başı bozukluk, liyakatsizlik. Dalkavuklar gecesi bana biraz da sokratesin savunmasıni hatirlattı. Güzeldi. Biz de dönemimizin tutaşillerini, ergenekondan yargiladik. Pek güzel harcadık.... z vitamini kısmının da şehitlik bölümünü inanılmaz beğendim. Belirli bir siyaset ve tarih bilginiz yok ve günde mi de sıkı takip etmiyorsaniz. Kitabi anlamlandırmada zorlanabilirsiniz. Ayrica kitapta geçen şiirler de gayet hoş. Söyleyeceklerim bu kadar, daha söylerdim de kpss puanima kiyamiyorum.
136 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Kurgu yeteneğine bir kez daha hayran kaldığımı belirtmeden geçemeyeceğim,resmen anlattığı ana tanıklık ediyor gibi hissediyorsunuz rüyalarınıza girdiği dahi oluyor.Dalkavuklar Gecesi'ne gelecek olursak maalesef günümüzde de aynı durum geçerli kahramanlar değil de dalkavuklar kabul görüyor.Z Vitamini bölümü kahkahalara boğuldum bölümdü. Atsız'ın en sevdiğim yönü düşüncelerini evirip çevirmeden apaçık bir şekilde söylemesidir,üslubunun sert olmasını bu sebepten çok seviyorum.Bazı akıllı arkadaşların bu kitabın nasıl Atatürk'ü eleştirdiğini anladıklarını ciddi anlamda anlamıyorum bu konuya değinmeden de geçemedim.Okuyacak arkadaşlar hiç tereddüt etmesin.Atsız gibi mert olabilmek dileğiyle,esen kalın...
136 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Güç, mutlak doğruyu değiştirir mi ?

Bunun cevabını Atsız ilk bölümde çok güzel vermiş. Nihal Atsız yaşayarak yazmış ki, ben de Dalkavuklar gecesinde kralın başında, Z Vitamini kısmında ise İsmet İnönü'nün toplantıda tepesinde dikilmiş dinliyor gibi hissettim. Kitabı okurken sık sık kendimi romana müdahale etmek ister şekilde buldum. Yer yer de güldürdü tabii. Ama kitabı bitirdiğimde yüzümde ne bir tebessüm ne de içimde bir müdahale isteği kaldı. Hepsi yerini hayranlığa ve malesef hüzne bıraktı.

Atsız; akıcı anlatımı ve üslubu ile anlatmak istediğini -benzetme uygunsa- iğneleyici bir dille anlatmış ve bazı şeyleri çok güzel yansıtmış.

Atsız'ın kalemini şiirleri ya da sözleri ve bir arkadaşım vasıtasıyla az çok biliyordum ama edebiyatı ile bu kitapla tanışmış oldum. Şunu demeliyim ki geç bile kalmışım.

Son olarak kitapta geçen ve geçmeyen bu vatan için canını vermiş tüm şehitlerimizin ruhları şad olsun.
136 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Atsız'ın katılmadığım görüşleri ve önyargılarıma rağmen okuduğum ilk kitabı  iki bölümden oluşuyor. Dalkavuklar Gecesi'nde kendini bilgin sanan dalkavukların olayları nasıl güce göre şekillendirerek çarpıttıkları, hain ilan edilmek pahasına dalkavukluktan uzak gerçekleri söyleyenin nasıl dokuz köyden kovulduğunu,dalkavukların kahramanlardan daha çok prim yaptığı devletin nasıl yozlaştığını gözler önüne seriyor. Dalkavuklar Gecesi kahramanların yaktığı ışığı bastıracak, tüm gerçeklerin üzerini örtecek güçte bir karanlık.
Z vitamininde ise ilk önce dikkatimi çeken nokta şu idi:1959 yılında yazdığı satirik hikayenin "1999 yılının son günü..."şeklinde başlamasıydı. Bu bakımdan yaşadığı dönemde gördüğü çarpıklıkların ilerleyen zamanlarda hangi boyutlara ulaşabileceğini yordayan bir eser, bu yüzden bazı abartı unsurlar içeriyor. Bu şekliyle eser muhteşem bir deha, mizah,hiciv ve cesaret örneği... Olaylara gelecek olursak etrafı bir avuç dalkavukla çevrili Beşeri Şef'in bir milleti özünden uzaklaştırıp çağdaş bir medeniyet yaratmak (!) yolundaki köklü devrimlerini anlatıyor.Atsız, özü inkar edip gayrımilli unsurlara sıkıca bağlanarak,fayda gözetmeksizin onları şeklen taklide girişerek ve bunu dayatarak; bir ülkenin nasıl modernleştirildiğini çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor. Ölümsüz olmak adına kullandıkları Z vitamini ise kanımca onların yarı tanrı olma yolundaki gayretlerini temsil ediyor. Bu ülkenin asıl sahiplerinin ayaklanmasıyla Şef İnönü tarihin tozlu sayfalarına kara bir leke olarak geçiyor. Kitabın sonunda özet olabilecek şu kıssa düşüyor aklıma: Nemrut'a nasıl kendini tanrı ilan edecek noktaya geldiğini sorduklarında demiş ki : "Söylediklerime kimse itiraz etmedi..."  Evet insanları bu noktaya getiren Z vitamini değil, söylediklerine kimsenin itiraz etmemesidir. Söylediklerimize itiraz edecek dostlarımız hiç eksilmesin etrafımızdan. İyi okumalar sevgili kitap dostları...
136 syf.
·2 günde·Beğendi
Edebi kişiliğini çok beğendiğim yazarlardan biri olduğunu ilk başta söylemeliyim. İki farklı dönemde geçen hikayelerden oluşan bu kitapta yazar kalemini sakınmadan eleştirisini dile getiriyor. Hikayeler birbirinden farklı olsa da ikisinde de verilmek istenen mesaj aynıdır. Bu kitap hiciv sanatını en iyi şekilde ve yerinde işlemiştir. Nüktedan bir dille yazılmış güzel bir kitap olmuş.
132 syf.
·7/10
Kitabı incelerken ikiye ayırmak gerekir; birincisi "Dalkavuklar Gecesi", diğeri de "Z Vitamini". İkisi de birbirinden bağımsız iki ayrı roman şeklinde karşımıza çıkıyor.

Dalkavuklar Gecesi'ni okurken kendimi bir anda mitolojik bir hikayenin içinde bulmuş hissine kapıldım. Eski çağlara götüren yazar, Atatürk dönemini, yani tek parti dönemini ele almakta.

"Dalkavuk" kelimesini ele alalım TDK'nın vurguladığı biçimde:
1. Anlam: "Kendisine çıkar sağlayacak olanlara aşırı bir saygı ve hayranlık göstererek yaranmak isteyen kimse, huluskâr, yağcı, yalaka, yağdanlık, yalpak, yaltak, yaltakçı, kemik yalayıcı, çanak yalayıcı, kılbaz"
2. Anlam: "Saraylarda devlet büyüklerini nükteli sözlerle eğlendiren kimse."

Genel itibariyle aslında iki romanda da vurgulanan bu iki anlamdaki dalkavukluk üzerine vurgulardır. Hatta bilhassa ikinci romanda daha bir vurgu yapılıyor, her ne kadar birinci romanda "dalkavukluk" vurgusu yapılsa da.

Birinci romanda Atatürk dönemi, yani tek parti dönemi vurgusu yapılıyor. Bu nereden anlaşılıyor? 1941 yılında ortaya çıkması ve sürekli olarak içki vurgusu yapılmasıyla. Bundan üç yıl önce Atatürk vefat eder, o dönemleri vurgu yaparak yazmıştır. O dönemleri ağır bir şekilde eleştiren yazar, o dönemlerdeki dalkavukluk üzerine düşüncelerini ifade etmiştir. Eleştiri yaparken yer yer de dozunu fazla kaçırdığını düşünüyorum.

İsmet İnönü üzerine romanında ise, özellikle de 1944 yılındaki Türkçü - Turancı davası özellikle altyapısını teşkil etmektedir. Yer yer yazar, 1944 yılına dem vurur ve "tabutluk" kısmını da birkaç yerde ifade eder. İsmet İnönü'ye çok sert bir şekilde eleştiri eder. Bu romanını da 1959 yılında yazdığını, yani Demokrat Parti'nin iktidar olduğu ve iki yıl sonra darbe ile indirileceği dönemde yazdığını belirteyim.

İsmet İnönü dönemine biraz gidelim. İnönü ile Atatürk arasındaki ayrılığa bir bakalım; muhtemeldir ki aralarındaki ayrılık, özellikle de ekonomik üzere görüş ayrılıkları yüzünden çıkmıştır. 1937'de başbakanlıktan İnönü'nün çekilip, yerine Bayar'ın alınması, bu iplerin gerildiğinin başka bir gerçeği. 1938'de cumhurbaşkanı olduktan sonra İnönü, Atatürk'ün yönetimini bertaraf etmiş, küstükleri geçmişten kalan kişileri yönetime almış. O dönemde Nutuk da yasaklanmıştı. İkinci Dünya Savaşı ile zor duruma düşen ülke, birtakım önlemler de almıştı, vergi yükseltmek gibi ya da birtakım vergiler çıkartmak gibi. Çok partili hayata geçiş aşamasında yaşanan zorluklar da söz konusuydu. İlk seçimler 1946'daydı ve İnönü'nün CHP'si o dönemlerde "hile yoluyla" kazanmayı bilmişti, ta ki 1950'ye kadar. Daha sonra sazı Demokrat Parti aldı. Kitap işte 1959 yılında yazıldı.

İnönü'nün CHP'nin "değişmez genel başkanı" sıfatını alacak kadar hırsa bürümesi, hatta siyaseti ölümünden bir yıl öncesine kadar devam etmesi, yazarın eleştirdiği sert hususlardan olmuştur. Düşünün ki, 1972 yılına kadar başta durun ve iktidar hırsı muhalefet kimliğinizle de devam etsin. Bu arada İnönü, 1961 darbesinden sonra koalisyon hükûmet başkanlığını da yapmıştır. "Z Vitamini" tabiri de, sürekli siyasetin içerisinde bulunmasının etkisi büyüktür.

İnönü döneminde ön plana çıkan bazı isimler vardır ki, o isimleri de roman karakterleri olarak içine koymuş ve onları da eleştirmiştir. Hatta sadece Türkiye üzerinden değil, aynı zamanda dünya üzerinden bazı kişileri de hesaplaşmanın içerisine katmıştır. İçinden bazı tarihi bilgileri öğrenmek de mümkün; İsmet İnönü zamanında Almanya'ya savaş açıldığını, tabii savaş bittikten sonra açıldığı ve netice itibariyle konferanslara da katılım gerçekleştirilebiliyordu. Bu da beraberinde çok partili hayata giden yolu götürdü.

İnönü'nün hırsını eleştiren ve İnönü ile hesaplaşma içerisine giren yazar, sonunu etkileyici bir şekilde bağlar. Bu hesaplaşmada inceden yanına koyduğu karakterleri de eleştirir. Türkçülüğe eleştiri yapan insanları da inceden eleştirir, özellikle de "ırkçı" olarak nitelendirenlere karşı.

Sözün özü; birinci romanda, romandan ziyade mitolojik bir hikaye anlatısı var hissi uyandırdı. Karakterlerin isimleri de hikayeden insanı koparır tarzdandı. Hikayede eleştiri boyutunda katılmadığım yerler de vardı, ki katılmayacak olan insanlar da bir hayli fazladır. İkinci romanda ise, ironik bir dille İnönü dönemi eleştiriliyordu. Köşe yazısı okuyormuşum hissine kapıldım bir anda, ara ara film senaryosu gibi akmaya başladı olaylar, ara ara da tiyatro metni gibi olmaya başladı. Özellikle de sonu etkileyici film bitirişi gibiydi.

Not: Bu arada İçimizdeki Şeytan'da nasıl Sabahattin Ali, Hüseyin Nihal Atsız'dan bahsetmeden geçmediyse; Hüseyin Nihal Atsız da, Sabahattin Ali'den bahsetmeden geçmedi.
136 syf.
·10/10
O gün ile bu gün arasında pek fark yok kral kadar kralcılarda aynı hala dalkavuklar geceleri ve z vitaminleri büyük bir ihtişam halinde süre gelmekte bu vakıalar malesef ki günümüzde de yaşanıyor zira dogrular değil çıkarlar dönemindeyiz...
136 syf.
·Beğendi·9/10
Hüseyin Nihal Atsız; kimdir, kim değildir diyerek araştırmaya başladığım ve okuduğum ilk kitabı. Sorsanız hâlâ sevmem kendisini evet, ama bu sanatına ve kaleminin gücüne saygı duymadığım anlamına gelmez. Milli Şef'i bu kadar cesurca eleştirmek, yaptığı icraatler ile açıktan açığa dalga geçmek ve siyasi bir kişi hakkında bu kadar iğdeleme yapmak her yazarın altından kalkabileceği bir şey değildir... İki hikayede de bahsedilen kişiler aynı kişiyi hedef almış,milli şefi. Okunması ve günümüz yazarlarının örnek alması gerek zira bugün güçlü kalem sahipleri makam korkusu ile siyasilere hiç eleştirme yapamıyorlar. Atsız'ın bu değerli kitabını sadece kitap olarak değil bir silah olarak görmenizi isterim. Kelimeler ve kalemi ile bu kitapta o kadar zarar vermiştir ki milli şefe...
Okurken iyi vakit geçirmeniz dileği ile:)
136 syf.
·10/10
Kitap Atsız'ın Cumhuriyeti ve Mustafa Kemal'i eleştirdiği en büyük eser olma özelliğini taşıyor. Mustafa Kemal'i ve Cumhuriyetin ilk yıllarını iyi bildiğim için, kitabı okurken gözümde herşey daha güzel canlandı.
136 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
İki bölümden oluşan kitabın Dalkavuklar Gecesi bölümünde Nihal Atsız sert bir üslupla, Hatti ülkesi üzerinden Atatürk dönemi siyasi işleyişini ve etrafındaki dalkavukları tenkit etmiş. Bu bölüm içindeki isimler kurgu olsa da, Türkçülüğe Karşı Haçlı Seferi ve Çektiklerimiz kitabındaki anılarında, bu isimlerin tersten okununca bir anlam ifade ettiğini öğrenmiş oldum. ( Filozof İlanasam: Hasan Ali Yücel, Bilgin İkeznini: Zeki Velidi Togan, Başhekim Ziza: Şevket Aziz vb ).

Z Vitamini bölümündeyse, ''küçük işlerin büyük adamı'' dediği İsmet İnönü'nün halkçı ve milliyetçi düşünceleri yerle bir etmesinden duyduğu rahatsızlığı, çevresindeki bakanların da (Atsız'ın deyimiyle dalkavukların) bu durumu desteklemesini eleştirmiş.
136 syf.
·Puan vermedi
Var Olsun Yolunda Yürümekten Asla Vazgeçmeyeceğimiz Atsız ATA'ya...
Hüseyin Nihal ATSIZ ' ın bu eseri 2 bölümden oluşmaktadır. Atsız'ın yaşadığı devri ,o devirdeki yetkilileri öteki diğer devlete taşıyarak yazdığı romandır. İlk 30 sayfasında hiç bir şey anlamayan ırkdaşlarım olacaktır. Lakin kitabı 2 bölüm olması kafandaki bütün soru işaretlerini silmekte. Dalkavuklar gecesi ilk bölümde Kahramanlar gecesindeki bu söze gelince " Hangi kahramanlık gecesi ? Kahramanlar öldüler. Bu gece dalkavuklar gecesidir. Bu şölene konmak için sabaha kadar bağırdık. Tabi siz de içerde şebek gibi taklak attınız." Gerçektende öyle değilmi..? Nice kahramanlar verdik biz onlar ise iki sözle anıyorlar. Snki geleceği görüpte yazdığı bu roman ATSIZ hocanın taviz kişiliğidir. Bizde bir yiğitlik belgesi olduğu için burdayız.
Kral Subbiluliyuma: ATATÜRK
Başkumandan Tutaşil (Fevzi Çakmak)
Peki romanda eleştirilen kral ATATÜRK' mü İnönü 'mü?
Bu bariz olarak okursanız İnönü olduğunu anlayacaksınız.
VAR OLSUN ATSIZ ATA'YA..
Seni tanımıyorum! Kumandanım olsaydın, dul ve yetim bıraktıkların, kendi mukadderatıyla yalnızken saraylarda oturmaz, bizim mezarımız bile yokken kendine heykeller diktirmezdin!... Gelme!... Gelemezsin!...
"... Fatih Sultan Selim, İstanbul'u aldığı zaman yirmi yaşında bir çocuktu. Ben yirmi yaşında iken geceleyin sokağa çıkamazdım."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dalkavuklar Gecesi - Z Vitamini
Baskı tarihi:
Aralık 2015
Sayfa sayısı:
136
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754378047
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ötüken Neşriyat
Baskılar:
Dalkavuklar Gecesi - Z Vitamini
Dalkavuklar Gecesi - Z Vitamini
Dalkavuklar Gecesi - Z Vitamini
Dalkavuklar Gecesi (1941) ve Z Vitamini (1959), yazarın yaşadığı devri, o devirdekili yetkilileri -birincisinde antik çağda muhayyel bir devlete taşıyarak, ötekinde kendi zamanından 50 yıl sonrasına taşıyarak- hicvettiği iki kısa satirik/allegorik romanıdır. Şahıslarının çoğu o dönemdeki kişilerdir ve müthiş bir tenkit salvosuna tutulmuşlardır. Bu iki kısa romanın önemi, "Milli Şefl'lik" devri ve tek parti diktatoryasının hüküm sürdüğü, ülkede kimsenin gıkını çıkaramadığı yıllarda, devrin ricalini hedef alması ve amansızca eleştirilmiştir. Muhtevasındaki tenkitlerin dozu biraz fazla kaçmış veya insafsızca görünse de bu romanların o devirde yazılmış olması başlıbaşına bir yiğitliktir ve Atsız Hoca'nın tavizsiz kişiliğinin belgesidir. Biz de bir yiğitlik belgesi olduğu için yayınlıyoruz.

Kitabı okuyanlar 1.796 okur

  • Mert 1903
  • Mustafa Solak
  • Aleyna Şahin
  • Selda Ertaş
  • Timuçin Tengri
  • Muhammed Tokdemir
  • Volkan Nalbant
  • Abıkan
  • Fatoş
  • Setenay Biyçe

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%6.9
14-17 Yaş
%9.8
18-24 Yaş
%36.2
25-34 Yaş
%26.4
35-44 Yaş
%9.8
45-54 Yaş
%6.3
55-64 Yaş
%1.7
65+ Yaş
%2.9

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%36.3
Erkek
%63.5

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%45.7 (272)
9
%19.7 (117)
8
%14.5 (86)
7
%10.8 (64)
6
%3.9 (23)
5
%1.5 (9)
4
%1 (6)
3
%0.5 (3)
2
%0.5 (3)
1
%2 (12)

Kitabın sıralamaları