Adı:
Kavgam
Baskı tarihi:
Kasım 2016
Sayfa sayısı:
544
ISBN:
9786059840392
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Mein Kamph
Çeviri:
Ergün Aydın
Yayınevi:
En Kitap
Yirminci yüzyıl siyasal tarihi açısından önemli bir yapıt olan bu eserde Hitler, "nasyonal sosyalizm" adını verdiği dünya görüşünün açıklamasını yapar ve amaçlarını bildirir. Hitler'in siyasal ve ekonomik tezlerinin yer aldığı, kapitalizmin ve Marksizmin eleştirildiği bu kitap, aynı zamanda bir otobiyografi olması nedeniyle de çok önemlidir. Kapitalizme ve Marksizme karşı yeni bir politik sistemin önerisi sunulmaktadır; bu bakımdan Kavgam'da Hitler'in kendi politik kuramları yazılı haldedir. Hitler parlamenter demokrasinin eleştirisini yapmış, milliyetçiliğin karşıtı olan enternasyonalizmi dönemin sosyopolitik koşulları altında kötülemiş, İdealleri üzerine kurulu "Büyük Almanya" hedefini açıkça dile getirmiştir. "Ben dünyaya insanları güçlü yapmak için gelmedim, onların güçsüzlüklerini kullanmak için geldim. "
-Adolf Hitler-
İlk 200 sayfasında kendi milleti için bir şeyler yapmaya çalışan bir adam gördüm ancak sonra çığırından çıktı . Bu kitabı izlediğim bir filmden sonra bu adam bunları nasıl yapmış olabilir ne düşündü acaba diyerek okumaya başladım . Kitabı okuduğumda gördüm ki anlamak mümkün değil . Bu nasıl mantık dedirtti sık sık bana . Zamanında Almanlar tarafından katliama uğrayan bir milletin bugün başka bir topluma katliam yapması da anlaşılır şey değil . Demek ki ya insanlık unutuldu ya da insanlık aslında hiç var olmadı .
"Eğer Kavgam'ı ciddiye alıp okusaydık, İkinci dünya savaşının çıkmasına engel olurduk!"
-Winston Churcill İngiltere Başbakanı
Kapitalizim ve sosyalizimi farklı yönleriyle ele alan bir siyasi eser. Okunmasını tavsiye ederim.

Benzer kitaplar

Kavgam kitabını okuduğumda Adolf Hitler’in kırılmaz iradesinin, ona yaşanmışlıklarının eseri olduğunu gördüm. Anlattıkları, işçilerin arkasında olmak istemesi, parlamentonun vatandaşı yansıtmayacağını kestirebilmişti. Gerçekten ileri görüşlü ve iyi bir gözlemci. Kitabın dili oldukça sade. İdeolojik kavramlar dışında okurken hiçbir şekilde sıkılmıyor ve takılmıyorsunuz. Geçmiş nasılsa bugün de öyle çünkü. Ancak Hitler’in Yahudilere olan anlamsız kin ve yok etme isteğinin nedenini bilememek rahatsız ediyor.

Kavgam kitabında fazlasıyla imla ve noktalama hatası bulunuyor. Her sayfada en az bir hata bulunabilir diye düşünüyorum. Bunun dışında tarih ve otobiyografi severlerin okuması gereken bir kitap.

Adolf Hitler, annesi ev hanımı, babası memur olan bir ailenin tek çocuğudur. Çiftçi bir ailenin çocuğu olan babası okuyarak memur olmuştur ve Hitler’in de öyle olmasını ister. Hitler, küçüklüğünde babasının kütüphanesinde yer alan kitapları okumuş ve o yaşlarda hitabet etmeyi öğrenmiştir. Hitabet etmeyi bir tutku haline getirirken aile büyükleri bunu önemsemez fakat arkadaş çevresinde bir etki alanı oluşturduğunu fark eder. Kendini bu yönde geliştirmeye devam eder. Okul yıllarında resim alanında yetenek gösterir ve sanat okuluna gitmek ister. Ancak babası onun memur olması konusunda ısrar eder. Babasıyla bir çatışma yaşarlar. Bu ikilemde Hitler’in babası vefat eder. Hitler sanat okuluna gitmek için bir engelin kalmadığını düşünse de karşısında annesini bulur. Annesi eşinin isteğini yerine getirmeyi amaçlar. Ancak Hitler’in ciğerlerinde meydana gelen rahatsızlık sonucu, doktoru masa başı işin onun için iyi olmayacağını söyler. Hitler kaderinin ona açtığı yol sayesinde ressam olmak ümidiyle Viyana’ya gider. Orada inşaatlarda iş bularak geçinmeye çalışır. Sanat okuluna başvuru yapar ancak yetenek sınavından başarısız olur. Mimarlığa yönlendirilen Hitler, resme olan ilgisini bu alanda ilerletmeye çalışır. Çetin şartlarla mücadele eden Hitler, annesinin vefatıyla yıkılır. Ancak yolundan vazgeçmez. Bu arada da şehirle ilgili gözlemler yapar. Toplumu, mimariyi, politikayı inceler. Yahudilerin her yerde olduğunu, şehri ve imparatorluğu ele geçirdiğini fark eder. Yahudilere olan kini kat be kat artar. Ona göre Alman ırkının bir ehemmiyeti kalmamıştır. Bu yüzden Almanlar kendi ırklarını korumalı ve sadece kendi ırklarıyla üremelidir. Yönetimden sanata Yahudilerin her yere Yahudilerin egemen olması, onu inanılmaz rahatsız eder. Irklarını onlardan arındırmak gerektiğini şiddetle savunur. Kendi milletinin kadınları Yahudilerle asla evlenmemelidir. Pangermenizm politikasıyla bütün Cermen halkını tek bir bayrak altında toplamak çok makul bir görüştür.

Adolf Hitler o zamanlar birçok kötü şartla mücadele eder ama o daima haline şükretmiş ve yaşadıklarının gerçeği görmesini sağladığını düşünmüştür. Birinci Dünya Savaşı’nın belirtileriyle Hitler Berlin’e döner. Gönüllü asker olarak savaşa katılmak ister ve kabul edilir. Yılları savaşlarda geçer. Savaşta maruz kaldıkları hatta arkadaşlarını kaybetmesine neden olan zehirli gaza maruz kalırlar. Bu gaz nedeniyle gözleri zarar görmüştür ve uzun süre tedavi görür. O sağlık sorunlarıyla uğraşırken, Kızıl taraftarların yaptığı darbe ile yönetime el konulmuştur. Bu Hitler için son derece acı bir durumdur. İyileşir iyileşmez cepheye ger döner. Uzun yıllar süren savaş askeri yıldırır. O ise onları sürekli motive etmeye çalışır. Sonunda eğitmen sıfatıyla görev yapmaya başlar.

Hitler bir partinin toplantısına katılıp kendi tutamayarak kızıl taraftarlığının yanlışlığına yönelik konuşma yapar. Parti grubunda onun konuşmasından etkilenen biri başka bir toplantıya çağırır. Alman İşçi Partisi, Hitler’e göre yanlış politikalar ve düşüncelerle doluydu. Bu toplantıya gitmek istemese de içindeki meraka yenik düşer ve toplantıya gitmesiyle parti üyeliği başlar. Partinin değişmesi için elinden geleni yapar. Güçlü hitabetiyle yardım ve para toplar. Çok kısa bir zamanda kalabalığı alacak büyük salonlarda toplantı düzenlerler. Partinin adı, “Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi” olarak değişir. Hitler, her toplantı konuşmada yer alır. Bağlılık yemini eden savunuculara sahip olurlar. Bu yükseliş Kızılları rahatsız eder. Sabote etmeye çalışsa da başarısız olurlar. Partiye bir işçinin önerdiği sembolü Hitler elden geçirerek imge haline getirir. Flamalar ve kol bantları bastırırlar. Parti kuruluşundan dört yıl sonra kapatılır. Hitler amaçlarından asla vazgeçmez.

Hitler’in politika ile ilgili belli düşünceleri vardı. Parlamento ve demokrasiyi savunmuyordu. Bunlar Yahudilerin eseriydi. Eşitlik de onların ortaya attığı bir kavramdı ve bu kavramlar üzerinden tartışmalar yaratıp insanları birbirine düşürüyor, sonrasında destek oluyormuş gibi davranıyordu. Eğitim üzerine çocukların kendi tarihlerini detaylarıyla bilmesi gerektiğini savundu.

Ordunun disiplinle oluşturulması ve sonsuz bir sadakat içinde olması gerekirdi. Cesurların savaştığı gibi, cephenin arka saflarında duranlar da savaşmalıydı. Başka ırktan olanlar vatanı koruyamazdı.

Dış siyasette İngilizlere, onlardan farklı olmayan Amerika Birleşik Devleti’ne ve Fransızlara güven olmayacağını biliyordu. Pangermenizm politikasıyla toplumlara yeni bir yön verebilirdi. Cermen topluluklarıyla tek bir çatı altında birleşerek yeni bir imparatorluk kurmak onun için imkansız değildi.
http://kitap.yazarokur.com/kavgam
Küçüklüğümüz, 2. Dünya Savaşı filmleriyle ve buna bağlı olarak Yahudi soykirimini anlayan filmlerle geçti dersek yalan olmaz. Beni şahsen en çok etkileyen bu tarz filmlerden biti Piyanist'ti. O zamanlardan beri merak etmişimdir bu kadar insanı peşinden suruklemeyi ve dünyanın gördüğü en büyük vahşete imza atmayı ve bunu yapanlarda en ufak bir pismanlik dahi uyandirmamayi Hitler nasıl başardı?

Oncelikle, 1. Dünya savaşından sonraki kötü ortam Hitlerin bu ırkçı tutumlarinin bir zemin kazanmasına müsaade etti ve de yardım etti. Sonrasında kitapta da sıklıkla degindigi gibi propaganda bu işin temelini oluşturdu. Hitler partisinin başlarında partinin propaganda işleriyle ilgileniyormus ve oldukça da başarılı olmuş. Sonraları Hitler'in de propaganda Bakanı olacak Joseph Goobels'e de ilham veren Hitlerin kendisi olmuş. Bu temel propagandalardan birisi şu mesela: "Yalan ne kadar büyükse inanani o kadar çok olur. Ve bu yalan sürekli yinelenmeli, bir süre sonra insanlar bu yalana inanacaklardir". Gerçekten çok doğru bir şey bu. Doğru oldugunu günümüzde dağı görebiliyoruz. En basitinden Lozan'in gizli maddeleri var; 2023'te Boru kullanacağız, petrol çıkaracağız, halifelik gelecek vs vs. Gibi bizim ülkemizdeki büyük yalanlara inanan sayısı her gün giderek artıyor.

Kitabın kapağında Winston Churcill'in sözü çok hakli: "Bu kitabı okusaydik, 2 dünya savaşına mani olabilirdik". Çünkü Hitler açık açık Yahudi düşmanlığı sadece Yahudi değil, Marksizime, siyahi insanlara vs ırkçı ve düşmanla tutumunu açıkça sergiliyor. Ülkesinde kötü olan her şeyden Yahudileri sorumlu tutuyor. Marksizimi de Yahudilere hizmet etmekle suçluyor. Halbuki Sovyet Rusya da Yahudilere oldukça kötü bir tutum sergilemis. Zülfü Livanelinin Serenad kitabında buna deginmisti.

Neticede, Hitler'in Yahudi düşmanlığı bir Yahudi devleti kurulmasina da ortam sağladı. Kader !
Çok merak ettiğim bir kitaptı. Hitler'in ideolojisini çok merak ediyorum. Sebep neydi, neden bunları yaptı? Kitabın içeriğinde hep bunları aradım. Buldum sayılır ama beni hiç mi hiç tatmin etmedi. Anladığım şey Hitler 'in ayağına taş değse yahudilerden bildiği. Öncesinde Hitler hakkında çok araştırma yaptığım için. Bütün yaptığı o işkenceleri, mide kaldıramayacak görüntüleri kitabın hiçbir zerresine bulamadım. Amacım neden yaptın neden Hitler? Bu sorularıma, bu yaptıklarına cevap bulamadım. Benim için sığ bir kitaptı diyebilirim.
Hitler'e nasıl zeki biri deniliyor anlamıyorum kitabı okuduğum zaman da bu sitemimde ısrarcı oldum.
Şöyle anlatayım
Adolf Hitler Almanya'da bir onbaşıydı. Almanya'nın güçlü bir ekonomisi yoktu ve zaten o döneme bakarsanız ABD tarafından desteklendiğini borç verildiğini görürsünüz. Daha sonraları buhrandan dolayı ABD de yardımı kesmek zorunda kalmıştı Almanya son derece sefildi. Önce gençlik ele geçirildi özellikle genç kesime çalışıldı zaten dünya liderleri bunun önemini kavramışlar ki 2.dünya savaşından sonra sürekli gençler üzerinden siyaset yürüdü. Özellikle gençler üzerinden..
Hitler başa geçip ilerlediğinde fikir babası değildi.İyi bir hitabet yeteneği iyi bir yönetici olmayı beraberinde getirmez tıpkı Nixon gibi onun da ısrarcı olduğu konular vardı savaş sırasında kibirlilikle Dunkirk ten güya kazanan olarak oradaki askerlere izin verdiler ha! Hayır 300 bin askeri küçümsediler. Ruslar ki berbat bir ekonomileri varken teknik anlamda kusurlu tanklar yaparken Almanya gibi teknik anlamda üst seviye tank ve askeri teçhizat karşısında dimdik durdular. Bu Stalin i övmek falan da değil. Aksine Hitler in elinde teçhizat varken ford Almanya ya para yığarken nasıl oluyor da yeniliyorsun..
Aptallık.
Hitler’in hapishanede kaldığı süre içerisinde yazdığı siyasi otobiyografisidir. Kitabın başından ortasına yani çocukluğundan siyasi hayata atılmasına kadar her şey normaldi ve hayran kaldım , kitabın yarısından sonra zaman zaman öfkelendim , sinirlerim de bozuldu. Genel olarak tarihe kötü olaylarla yazdırmış da olsa adını ondan öğrenilecek en iyi şey liderliğin hakimiyet üzerinde etkin bir silah olarak kullanılmasıdır . Kendisi hem hitabet gücü hem etkileyici jest ve mimikleri hem de Alman halkına verdiği güven sayesinde onlar için insanüstü niteliklere sahip karizmatik bir lider olmuştur . Kısaca kitap bittiğinde ona hem hayran kaldım hem de ondan nefret ettim ama ondan öğrendiğim en iyi şey onun da söylediği ve inandığı gibi “ İnsan ancak sevdiği ve inandığı şeyler uğruna mücadele eder.”
Sonunda bitti diyebileceğim bir kitap maalesef. Benim görüşlerime ters bir düşünceyi okumak gerçekten çok zordu.
Milliyetçilik evet tabiki her insanda olması gereken bir şey ama insanları üstün ırk aşağı ırk gibi ayırmak çok çok iğrenç bir şey. Zaten kitabın ilk 200 sayfası falan normaldi. Çoğu düşüncesi de çok güzeldi ki eğitim bunlardan ilkidir. Ama mesele ırka gelince okuması zorlaştı açıkçası.
Farklı düşünceleri okumak, kendi içinde değerlendirmek kişisel gelişim için önemli bir şey olduğu için okunsun tabi. Ama lütfen çok da örnek almayın.
Evet Hitler milyonlarca insanı katleden biri ancak çokta zeki bir kişiliği var.Emin olun kitabı okuduktan sonra bana destek vereceksiniz.Nasyonel Sosyalizmi ve Adolf Hitler'i anlamak için Kavgam'ı okumalısınız.
Faşizmin meşrulaştırılması olarak adlandırdığım bu eser Hitler zihniyetine ve onun hayatına bir yolculuktur. Faşizmin ana etkenlerini sebeplerini ve insanlığın kırıntılarının nimet sayıldığı bir Nazi Almanya'sına şahit olmak isteyenler için ideal bir eser. Her ne kadar diktatörlüğün en uç noktası,insanlığın karaborsası olarak adlandırsam da Hitler stratejisini anlamak ve kavramak için o dönemde kullanılan tıbbi, siyasi ve sosyal reformlara Hitler gözüyle bakmak için bu eseri mutlaka okumalısınız.Keyifli Okumalar...
Hitler'in yaptığı katliam kabul edilemez olsa da tarihe mâl olan bir kişilik bu katliamları neden yapmış, neden yahudilere karşı çıkmış, inandığı dava uğruna neler yapmış bunları anlatan okunması gereken bir kitap.
Zamanımızin züppeleri ve kalemşörleri anlamalıdırlar ki bu dünyada hiçbir devrim sadece kalemin bayrağı altında yapılmamıştır. Kalemin buradaki görevi sadece devrimin teorik sebeplerini açıklamak olmuştur.Siyasi veya dini sahada büyük tarihi çağları harekete geçiren kuvvet,bilinen en eski zamanlardan beri, sadece ve sadece ağızdan çıkan esrarlı, otoriter sözler olmuştır.
"Kendinizi dünya üzerinde hiç kimseyle karşılaştırmayın. Karşılaştırıyorsanız, kendinize hakaret ediyorsunuzdur."
Tarih derslerinin amacının sadece tarihleri ve olayları öğretmekten ibaret olmadığını maalesef tarih öğretmenlerinin bile çok azı anlayabilmektedir. Mesela, bir savaşın veya bir hükümdarın tahta çıkma tarihini öğrencilerin doğru olarak bilmesinin hiçbir önemi yoktur. Zaten önemli olan da bu değildir. Tarihin amacı tarihi olayları meydana getiren nedenleri araştırıp öğrenmektir.
Siyasi partilerin din meseleleriyle herhangi bir isi olamaz.Sadece bu meselelerin etkisiyle milli hayatin karsisinda yer almamali ve irkin ahlakina zarar vermemelidir.Bunun gibi, siyasi partilerin mucadelesine dini meseleleri karistirmamalidir...
Adolf Hitler
Sayfa 106 - Kum Saati Yayinlari
Babam görevine düşkün bir memur, annem ise çocuklarının üzerine şefkat ve titizlikle titreyen bir ev kadınıydı.
Hiç kimse neslinin ve hele ırkının zararına günah işleme hürriyetine sahip değildir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kavgam
Baskı tarihi:
Kasım 2016
Sayfa sayısı:
544
ISBN:
9786059840392
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Mein Kamph
Çeviri:
Ergün Aydın
Yayınevi:
En Kitap
Yirminci yüzyıl siyasal tarihi açısından önemli bir yapıt olan bu eserde Hitler, "nasyonal sosyalizm" adını verdiği dünya görüşünün açıklamasını yapar ve amaçlarını bildirir. Hitler'in siyasal ve ekonomik tezlerinin yer aldığı, kapitalizmin ve Marksizmin eleştirildiği bu kitap, aynı zamanda bir otobiyografi olması nedeniyle de çok önemlidir. Kapitalizme ve Marksizme karşı yeni bir politik sistemin önerisi sunulmaktadır; bu bakımdan Kavgam'da Hitler'in kendi politik kuramları yazılı haldedir. Hitler parlamenter demokrasinin eleştirisini yapmış, milliyetçiliğin karşıtı olan enternasyonalizmi dönemin sosyopolitik koşulları altında kötülemiş, İdealleri üzerine kurulu "Büyük Almanya" hedefini açıkça dile getirmiştir. "Ben dünyaya insanları güçlü yapmak için gelmedim, onların güçsüzlüklerini kullanmak için geldim. "
-Adolf Hitler-

Kitabı okuyanlar 1.522 okur

  • Enes
  • Olcay Toğrul
  • Cosmos_tutkunu
  • Yunus Emre Çakır
  • Emir
  • Batuhan
  • Elif Baran
  • Can Cerman
  • Ali Güyıldar
  • Kutlu Şengül

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%6.4
14-17 Yaş
%4.9
18-24 Yaş
%21.8
25-34 Yaş
%27.4
35-44 Yaş
%25.3
45-54 Yaş
%11.3
55-64 Yaş
%1.2
65+ Yaş
%1.7

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%41.6
Erkek
%58.4

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%20 (90)
9
%11.1 (50)
8
%18.3 (82)
7
%18.5 (83)
6
%10.5 (47)
5
%6.9 (31)
4
%4 (18)
3
%3.1 (14)
2
%2 (9)
1
%5.6 (25)

Kitabın sıralamaları