Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Adolf Hitler - Kavgam İncelemesi.
10/10
·544 syf.··
Beğendi
·
2018 29. kitabı
Burada sizlere hem kitap hakkında, hem o zamana ait, hem sonrasında yaşananlar için az biraz bilgi vereceğim. Umarım konu ile ilgili sizleri çok sık boğaz etmemişimdir? Evet, az uzun oldu ama böylesi bir eser de ancak böyle anlatılabilirdi diye düşünüyorum. 1925 yılında, hiperenflasyonun bitiminden kısa bir süre sonra Almanya'da, o günlerde sağcı politik ölçekten bir aktivist tarafından yayınlanan, aşırı görüşlere sahip politik bir kitap ortaya çıktı. Bavyera dışında henüz iyi bilinmeyen ve edebiyat camiasınca da tanınmayan bu yazar, 9 Kasım 1923'te Bavyera’nın başkenti Münih'te başarısız bir darbe girişimi (Birahane Darbesi) sonrasında, işlemiş olduğu bu suça istinaden 1924 yılında dokuz ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Cezasını çektiği ve tutuklu kaldığı Landsberg cezaevinde geçen süre zarfında, “Mein Kamf – Kavgam” başlıklı ilk kitabının birinci cildini kaleme aldı ve yazdı. 35 yaşında olan bu genç yazarın adı Adolf Hitler'di. İşin ilginç olanı şudur ki, bu kitabın yazarının on yıl içinde Alman hükümetinin en başına geçeceğinden, altı yıl sürecek insanlık tarihinin en yıkıcı, en acımasız, en kanlı savaşından birisi olan, İkinci Dünya Savaşına baş aktörlük edeceğinden, ölüm ve tehditler ile geçen 20 yıllık diktatörlük süresinden sonrada intihar edeceğinden hiçbir kimsenin zerre şüphesi ve kuşkusu olmadı. İki bölümden oluşan bu kitabın içeriği, başta politik düşmanlara karşı açık saldırganlığı, demokrasi ve esas olarak Hitler'in gözünde Alman halkının "düşman ırk" olarak adlandırdığı Yahudi karşıtlığı ile bilinir. “Mein Kamf – Kavgam” adlı eserinde Hitler iki ana konuyu birbirine bağlamıştır: otobiyografik bölümler ve bunun yanında detaylı politik programları. Hitler kitabında, o günlerde kendi düşüncesiyle büyük bir tehdit olarak gördüğü "Bolşevik-Yahudi" kitleye,
KavgamAdolf Hitler · En Kitap · 201612,8bin okunma
Kavgam
9/10
·648 syf.·
2023 20. kitabı
Nasıl başlayacağımı bilemiyorum ama şöyle söyleyeyim hayatın her döneminde kendi kavgamız kendi davamız vardır. Hitler'in de tam olarak böyle.Hitleri bilen bilir ; ikinci dünya savaşında Almanya'nın Nazist lideri..Yahudi katliamı ile bilinir.. Onun da davası uğruna yaptığı kavgaları var her ne kadar Yahudi katliamına sebep olsa da. Bakmasını bilen için ders niteliğinde bir kitap. Açıkcası geçte kalmış olduğum bir kitap. Hem okunması hemde bitirmesine geç kaldığım. Okumaya başlamadan önce Marksizm'i, Karl Marx'ı, Almanya'da Reich dönemlerini, Kızıllar grubunu, Burjuva partilerini hakkındaki bilgileri bir araştırın.Özellikle Marksizm'i. Çünkü Hitler her sayfada marksistlere karşı nefretini her yönüyle dile getiriyor. Kitap; Aldof Hitler kendi hayatıyla başlayıp ülkenin siyasi, sosyal ve ekonomik olaylarını bahsettigi otobiyografik tarihi bir eser. İçeriğine bakıldığında hayatı hiçte kolay yasamamış, anne ve babasını kaybettiğinde hayatı daha da kötü olmuş. Açlık ve sefalet içinde hayatta kalmaya çalışmış. Memur çocuğu olan Hitler, babası ısrar etse bile memur olmak yerine ressam olmak istemiş.Tarihe küçüklükten beri ilgilenmekteymiş. Bu ilgisi onu kendi milletine olan sevgisini coğaltmış. Hitlerin her zorluğa rağmen hayallerinin peşinden gitmesi oldukça etkileyiciydi. Aslında Hitler siyasete karışmak istemediğini söyler. Çalışmak için girdiği yerde parti söylemlerini dinlemek zorunda kalır. Hatta Yahudilerinde kim olduğunu bilmediğini zamanla onlari tanıdığını söyler. Onu siyaset sahnesine iten şey de tam olarak kimsenin Yahudileri tanımıyor oluşuydu. Yahudileri en iyi analiz eden kişi diyebilirim. Hitabet yönünden oldukça iyi..Bu yönüyle dinleyicileri etkiler. Kitabın ilerileyen sayfalarında nasıl parti kurduğunu, ülkenin siyasal durumunu, parti proğramını, Birinci
Tarih
KavgamAdolf Hitler · En Kitap · 201612,8bin okunma
10/10
·544 syf.··
Beğendi
·
2019 420. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 19 Kasım 2019 11:28
Lütfen kitabı okuyun. Hemen ön yargılı olmayın. Bu benim fikrimden değil karşıyım demeyin. Tarafsız okuyun olayları bilmiyormuş gibi ve Adolf Hitler'i bir de onun gözünden bakarak okuyun arkadaşlar... Kitabın dili oldukça sade ve kolayca anlaşılabilirdi. Daha önce göz atmıştım ama şimdi güzelce sindirerek okuma fırsatı buldum. Çok ama çok zeki bir adam Adolf Hitler. Hani Onun için deli diyorlar ya zeki büyük liderlerin muhakkak biraz deliliği vardı normal diye düşünüyorum. Kitapta Adolf Hitler çocukluğundan, hayallerinden bahsediyor, sonra partiye üye olması ve o günkü Almanya'nın içinde bulunduğu durumu, yönetimde olanların basiretsizliğini ve Yahudileri anlatmaktadır. Adam gerçekten de ileriyi görmüş . Şuan ki dünyayı kim yönetiyor. Tabi ki Yahudiler. O önceden olacakları tahmin etmiş ve kendince önlem almak istemiş. O anki şartların gerektiğini ve yapabileceklerini yapmış Hitler. Bunun gibi tarihte bir sürü örnekler vardır. Kabul edelim ya da etmeyelim o anda yaşamadık ancak yaşayıp görebilirdik. Kesin bir hüküm sürmek için. Osmanlıda padişahlar kardeş katli yapmadı mı? Mecburdular. Osmanlı imparatorluğunun devamı için. Cumhuriyetin ilk yıllarında İstiklal mahkemeleri kurulup idamlar olmadı mı? Mecburdular. Vatanın bekası için. Şartlar ne gerekiyorsa yapılması gerektiği ve ileri görüşlü liderlerin yaptıkları gibi mecburdular. Hitler kitabında bir de kafasında tasarladığı Almanyayı anlatmakta ve yapılmasının mecburi olduğu yeni savaşlara gönderim yapmaktadır. Lütfen tarafsız olun ve okumak için şans verin kitaba İyi okumalar..
KavgamAdolf Hitler · En Kitap · 201612,8bin okunma
Puan vermedi·544 syf.··
2021 124. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Temmuz 2021 23:45
Bu adamı hepimiz tanıyoruz. Adolf Hitler, yaklaşık 6 milyon Yahudiyi gözünü bile kırpmadan ölüme terk eden o adam. Peki hangimiz bu olayların arka planını biliyoruz? Hangimiz Adolf Hitler'in Yahudi düşmanlığının sebebini araştırıyoruz? Pek çok insan araştırmıyor. Hatta merak bile etmiyor. Fakat ben o insanlardan değilim. 6 milyon küçük bir sayı değil. Ki bir ırktan nefret etmek de sıradan bir şey değil. Tam da bu sebeple kendisini ve mantıklı bulduğu sebepleri öğrenmek istedim. Elime herhangi bir tarih kitabı alabilirdim. Onu kaliteli tarihçilerin cümleleriyle tanıyabilirdim fakat her zaman bir insanı en iyi kendisinin anlatabileceğini düşündüğüm için elime "Kavgam"ı aldım. Onu kendi sesinden tanımak istedim. Ve bize saçma gelse de onun mantıklı bulduğu düşünceleriyle onu biraz da olsa tanımış oldum. Pek çok yerde okuyabileceğimiz hayat hikayesini internetten alacağım. Çünkü genel olarak hepimiz az çok onun hakkında bir şeyler biliyoruz. Adolf Hitler 20 Nisan 1889'da Avusturya'da doğdu. Eğitim hayatı boyunca oldukça başarısızdı. 1912 yılında Almanya'nın Münih şehrine taşındı. I. Dünya Savaşı'nın patlak vermesi üzerine gönüllü olarak orduya yazıldı. Almanların aldığı büyük yenilginin ardından arkadaşlarıyla bir araya gelerek Alman İşçi Partisi'ni kurdu ve başına geçti. Daha sonra partinin ismini değiştirerek Nasyonel Sosyalist Alman İşçi Partisi adını verdi. Üyelerine ise kısaca Nazi denildi. Lider olarak kendisine Führer lakabını verdi. Burada aldığı kararlar neticesinde hükümeti devirmek için girişimde bulundu. Fakat bu teşebbüsü başarısızlıkla sonuçlandı. Olayın ardından Adolf Hitler yaklanarak 10 ay hapse mahkum edildi. (Kitabı da hapiste olduğu süreçte yazdı.) 1930 Eylül ayında yapılan seçimlerde Nasyonel Sosyalist Alman İşçi Partisi seçimleri kazanarak iş başına
Edebiyat
KavgamAdolf Hitler · En Kitap · 201612,8bin okunma
7/10
·544 syf.··
2023 11. kitabı
Hitler muhteşem zekasını kitap yazarken de hissettiriyor. Kitabın adı olan Kavgam alman ırkının istikbali için her yolun mübahlığını gösteriyor. Yahudileri en başta sevdiğini söyleyip yavaş yavaş neden sevmemeye başladığını kitabın sayfalarına göze batmayacak şekilde yedirmeyi başarmış. Diğer politik düşüncelerini de aynı şekilde okurlara benimsetecek kadar güzel bir şekilde empoze etmeye çalışmış. Kitap vaktiniz varsa bir ara okunabilir. İngiltere Başbakanı olan Winston'un bu kitap için şu sözlerini de unutmayalım. "Eğer Kavgam'ı ciddiye alıp okusaydık, 2.Dünya Savaşı'nın çıkmasına engel olurduk!"
Edebiyat
KavgamAdolf Hitler · En Kitap · 201612,8bin okunma
Puan vermedi·544 syf.··
2015 111. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 27 Kasım 2015 16:53
İlk 200 sayfasında kendi milleti için bir şeyler yapmaya çalışan bir adam gördüm ancak sonra çığırından çıktı . Bu kitabı izlediğim bir filmden sonra bu adam bunları nasıl yapmış olabilir ne düşündü acaba diyerek okumaya başladım . Kitabı okuduğumda gördüm ki anlamak mümkün değil . Bu nasıl mantık dedirtti sık sık bana . Zamanında Almanlar tarafından katliama uğrayan bir milletin bugün başka bir topluma katliam yapması da anlaşılır şey değil . Demek ki ya insanlık unutuldu ya da insanlık aslında hiç var olmadı .
Tarih
KavgamAdolf Hitler · En Kitap · 201612,8bin okunma
Dünyayı Karanlığa Sürükleyen Saplantılar
8/10
·544 syf.··
Beğendi
·
2025 141. kitabı
Mein Kampf, yalnızca bir siyasi manifestodan çok daha fazlası. Adolf Hitler’in içsel dünyasının, hırslarının ve nefretlerinin bir aynası… Kitap, okuru bir insanın karanlık düşüncelerine, toplumu şekillendirmeye yönelik kudretli arzularına doğru derin bir yolculuğa çıkarıyor. Ancak bu yolculuk, sadece bir bireyin psikolojisini anlamakla kalmıyor; bir ulusun düşünce biçimini, umutlarını ve korkularını nasıl manipüle edilebileceğini de gözler önüne seriyor. Hitler’in yazdığı her satır, onun içindeki büyüyen bir tutkunun, bir ideolojinin ve nihayetinde bir diktatörlüğün doğuşunun temelini atar. Başlangıçta belki de sadece bir fikir gibiydi; kendi halkına ve dünyaya kendisini kabul ettirmek için, bir düzenin, bir sistemin gerekliliğini savunmak. Ama bu fikir, hızla kanatlandı. Her kelime, bir başka hayal kırıklığına, bir başka nefrete dönüştü. Yavaşça, küçük bir insanın büyük bir lider olmaya doğru yaptığı çıkışın her adımında, halkının nasıl sömürülmeye başlanacağına dair ipuçları saklıydı. Hitler, Mein Kampf’ta sadece bir bireyin dönüşümünü değil, aynı zamanda bir toplumun içindeki karanlık kökleri nasıl bulduğuna dair derin bir yolculuk sunuyor. O, bir ulusun bilinçaltına nüfuz ediyor ve burada nefreti, korkuyu ve şüpheyi besliyor. Kitap boyunca, Hitler’in dilindeki zehrin nasıl bir sosyal yapıyı sarıp sarmaladığını görebiliyoruz. Kendisinin bir halk kahramanı olduğunu düşünerek, halkına yaptığı her konuşmanın ardında büyük bir manipülasyon yatıyor. O, sadece bir lider değil, bir “düşünce akımı” yaratmayı hedefliyordu. Sözlerinin büyüsüyle, kitleleri yönlendirmek, korkularını ve arzularını ele geçirmek onun amacına dönüşüyordu. Bu, bir hikâye değil; bir halkın, bir ulusun sonunun başlangıcıydı. Ancak Mein Kampf’ı sadece bir propaganda aracı olarak görmek, kitabın
Hayata Dair
KavgamAdolf Hitler · En Kitap · 201612,8bin okunma
Korku Nasıl Normalleşir?
9/10
·544 syf.··
2017 12. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 25 Temmuz 2017 00:00
Bu kitap bir otobiyografi değil. Bir diktatörün iç dünyası da değil. Bu kitap, bir felaketin nasıl düşünmeye başladığının kaydıdır. Hitler burada yalnızca bir düşman tarif etmiyor; önce bir zemin hazırlıyor. Toplumsal çöküş anlatısı kuruyor. Halkın aşağılanmışlık duygusunu kaşıyor. Basını suçluyor. Ahlaki çözülme hikâyesi yazıyor. Ardından bir “sorumlu” gösteriyor. Günah keçisi mekanizması böyle başlıyor. Metnin en ürpertici tarafı açık nefret değil; sistemli ikna dili. Kitle psikolojisi analiz ediliyor. İnsanlar sınıflandırılıyor. Propagandanın amacı bilgi vermek değil, yön vermek olarak tanımlanıyor. Büyük yalanların bir kısmına mutlaka inanılacağı açıkça söyleniyor. Burada karşımızda bir ideoloji değil, bir yöntem var. Irk bölümüne gelindiğinde metin artık maskesini çıkarıyor. İnsanlık hiyerarşik bir cetvelle ölçülüyor. “Üstünlük” doğal bir yasa gibi sunuluyor. Medeniyet belli bir ırka mal ediliyor. Eşitlik fikri zayıflık olarak kodlanıyor. Bu noktada kitap, siyasi olmaktan çıkıp insanlık dışı bir tasnif sistemine dönüşüyor. Daha tehlikeli olan ise bireyin sistem içinde eritilmesi. Birey, ancak topluluğa hizmet ettiği ölçüde değerli. Kişisel irade, özgür düşünce, eleştiri — hepsi ikinci planda. Totaliter zihniyet tam da burada doğuyor. Bu metni okurken en çarpıcı olan şey şudur: Felaket bir anda ortaya çıkmaz. Önce bir cümle kurulur. Sonra o cümle tekrar edilir. Sonra normalleşir. Kavgam’ı okumak, bir ideolojiyi anlamak değil; bir yıkımın nasıl mantık kurduğunu görmek demektir. Büyük trajediler çoğu zaman silahla değil, kelimeyle başlar. Bu kitap, o kelimelerin inşa sürecidir. Ve belki de en rahatsız edici gerçek şu: Kötülük bağırarak gelmez. Mantık kurarak gelir.
KavgamAdolf Hitler · En Kitap · 201612,8bin okunma
Puan vermedi·544 syf.··
2025 13. kitabı
Öncelikle söylemeliyim ki her görüşe sempati duymasam da saygı duymayı mottom haline getirmeye çalışıyorum. Fakat şöyle ki düşüncesine ters etnik grupları ve insanları Dünya'dan silmeyi hedef haline getirmiş birisinin, düşüncelerini ne kadar ön yargısız okuyabilirim ve saygı duyarım diye kendime sormadım değil kitabı okumadan önce. Kitap, Adolf Hitler'in başarısız darbe girişimi sonucu hapse atıldığı dönemde davasını anlatmak amacıyla kendi ağzından yazılmış. Aynı zamanda ben de "Yazıldığı dönemde dikkate alınsaydı acaba aynı şeyler yine yaşanır mıydı?" sorusunu sordurdu. İlk olarak onun kendi çocukluğuna değindiği daha sonra ise gençlik dönemi ve asıl fikirlerinin nasıl geliştiği ile devam ediyor. Benim görüşüme göre kendi içinde çelişkileri bulunan bir insan. Bir önceki sayfalarda söyledikleri birkaç bölüm sonra çelişir hale geliyor. Her ne kadar onun görüşünden bakmaya çalışarak kitabı okumaya çalışsam da bunu başaramadım. Ve sonunu getirmekte de fazlasıyla zorlandım. Üst satır da belirttiğim üzere bunlar benim görüşlerim. Benim baktığımdan farklı bakış açısına sahip olan arkadaşların görüşlerini de okumaktan mutluluk duyarım. Aynı zamanda Hitler hakkında onun gözünden bir şeyler izlemek isterseniz size Triumph des Willens filmini öneririm. Dönemine göre çok iyi açılardan çekilmiş ve döneminin sinamatografisinin de çok ötesinde bir film. Ayrıca zamanında Hitler'in halkı nasıl etkisi altına aldığını da daha net görebilirsiniz.
1000Kitap
KavgamAdolf Hitler · En Kitap · 201612,8bin okunma
İdeoloji-Savaş-Gelecek Üçlemi
Puan vermedi·544 syf.·
2022 3. kitabı
Faşizmin vahşi temsilcisi, Hitler... Vahşetini her ne kadar kınasa da tüm dünya, tarih içinde bulunulduğu dönemin şartları ile yargılanmak zorundadır. İşte Hitler'i de böyle değerlendirmek gerekir. İnsanlık adına yapılan utanç verici muameleleri tabi ki onaylamak bize yakışmaz. Ancak, bir yanında büyüyen komünist ideolojisi, bir yanında vahşi emperyal güçler. Bu baskı altında verilen kararların muhakkak tümünün doğru olması mümkün değildir ve bittabi bir çoğunun da yanlış olmasına bu temel dahilinde anlam verilebilir. Ancak, Faşizm ideolojisinin sadece ve sadece Nazi Almanya'sının yıkılışına temel oluşturduğu görüşü yanlıştır. 2. Dünya Savaşı'nda Miğfer Devletlerine karşı savaşan ülkeler bugün Nazi Almanyası'nın 70-80 yıl önce ürettiği teknolojinin üzerine bina ettikleri araştırmaları sayesinde bir noktaya gelmişlerdir. Nükleer teknoloji, ağır savunma sanayi, kriptoloji ve bilgisayar, füze, uzay ve atom teknolojisi vb. bir çok kavramı savaş ganimeti olarak elde eden ülkeler, zamanında savaştıkları ideolojiyi, bambaşka kılıflar içerisinde günümüzde yaşatmaktadırlar. Dünyanın geri kalanına ise verdikleri mesaj, yalnızca vahşeti göstermektedir. Yanlış ve gaflet dolu yıllarda doğru ve faydalı bilgiyi tesis etmek her dönem olduğu gibi o dönemde de mühim idi. Ne yazık ki, o dönemde bilgiyi tesis edenler çağımızda gafletin çığırtkanlığını yapan devletler olmuşlardır.
Edebiyat
KavgamAdolf Hitler · En Kitap · 201612,8bin okunma

Yazar Hakkında

Adolf HitlerYazar · 12 kitap
Adolf Hitler, 20 Nisan 1889 yılında Yukarı Avusturya'nın Braunau kasabasında doğdu. Bir gümrük memuru olan Alois Hitler (1837-1903) ve Klara Pölzl (1860-1907) 'ün altı çocuğundan dördüncüsüdür. İlk tahsilini doğduğu kasabada, orta tahsilini Linz şehrinde yaptı. On üç yaşında tüberkülozdan babasını (Hitler'in memur olmasını isteyen babası Alois Hitler ile arası açılmıştı çünkü kendisi sanatçı olmak istiyordu), on sekiz yaşında (1907) annesini kaybetti. Orta öğrenimini başarısız bitirince ressam olma ümidiyle Viyana Güzel Sanatlar Akademisi sınavına girdi ancak başarısız oldu. Alman Tarihi derslerinde Akademideki profesörlerin Yahudi olduğu, ve Yahudilere karşı ilk kinin burada oluştuğu anlatılır. Bir başka teze göre ise Hitler'in annesinin ölüm anında gelen doktor bir Yahudiydi. Adolf Hitler annesinin ölümünü kabullenemeyip, bu Yahudi doktoru sorumlu tuttu. Ve bir çok bilim adamlara göre Hitler'in babaannesi Yahudi'dir. Bu yüzden bütün doğduğu yerleri yakmıştır. 1912'de Viyana'dan Münih'e geldi. 1914'de I. Dünya Savaşı çıkınca Hitler, Bavyera ordusuna gönüllü olarak girdi. Alman mağlubiyetinden sonra Hitler, arkadaşı mühendis Feder ve altı kişi tarafından kurulmuş olan Alman İşçi Partisi isimli gizli bir fırkaya katıldı ve kısa sürede bu fırkanın reisi oldu. Fırkanın adını NSDAP (Nationalsozialistische Deutsche Arbeiter Partei/ Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi) olarak değiştirdi ve nüfuzunu arttırdı. Taraftarlarına kısaca "Nazi" ismi verildi. Kendisine de, taraftarları, rehber anlamına gelen "Führer" lakabını verdiler. Parti 25 maddelik bir program hazırladı. Bu programın ilk maddesi Almanya'yı Versay'ın zilletinden kurtarmak idi. Alman vatandaşlığının yalnız Alman kanını taşıyanlara hasredilmesi lazım geleceği programın temel maddelerindendi. Aynı zamanda büyük sermayeyi devleştirmek de yine programın esaslarından birini teşkil eder. Völkischer Beobachter adlı gazeteyi yandaşları çıkarıyordu. Josef Goebbels bu gazetenin tamamen parti bülteni halini almasını sağladı. Gazetede partisinin fikirlerini açıklayan makaleler yayınladı. 1924'de Münih'ten hükümeti devirmek için teşebbüslerde bulundu fakat başarılı olamadı. Bunun üzerine 10 ay hapse mahkum edildi ve bu zaman içinde "Mein Kampf" (Kavgam) isimli bir kitapta fikirlerini yazdı. Şimdilerde bu kitap Almanya'da antisemitizme yol açtığı gerekçesiyle yasaklanmaya çalış çok sıkışıyordu. Bu kitapla birlikte yeni teşebbüslerine de yol gösterdi. 1924 ve 1929 yılları arasında partisi başarısız oldu. Ancak Dünya Ekonomik Krizinden sonra daha fazla oy kazanabildi (1929). 1930 seçimlerinde yüzde 18 oy ile SPD'den sonra ikinci büyük parti oldu. Hitler'in oyları Katoliklerden daha fazla Protestanlardan, şehirlerden daha fazla kırsal bölge ve kasabalardan, işçilerden daha fazla orta ve üst kesimden geldi. Seçimle işbaşına gelen Adolf Hitler kısa zamanda anayasa değişikliği hakkını elde etti. Hemen ardından diğer partileri yasakladı. Almanya'da aşırı artık gösteren işsizliği savaş hazırlığı için kullanarak, iş sahası oluşturdu. Ülke genelinde büyük otobanlar inşa ettirdi. Batı Avrupa ülkelerini ve Rusya'yı karşısına aldı. Bu cephe genişliği II. Dünya Savaşı'nın sonucunu belirleyen en önemli etken oldu. Savaş sonucunda Almanya'nın yenilgisini gören Adolf Hitler ümitsizliğin iyice artması üzerine 30 Nisan 1945'te Berlin'de karısı Eva Braun'la birlikte aynı anda siyanür hapı içip, önce Eva Braun'u sonrada kendisini bir silah vasıtasıyla vurarak intihar etti. Kendi isteğiyle Führerbunker bahçesinde benzinle cesetleri yakılmıştır. Hitler'in bunu istemesinin sebebinin Sovyet ordusu tarafından yakalanıp teşhir edilmek istememesi olduğu iddia edilmektedir. Hitler ölmeden önce ikili vasiyetnamesini yazdırmıştır: Siyasi ve Özel Vasiyetname. Hitler'in siyasi vasiyetnamesi bir hınç çığlığıdır. Ona göre; Almanya bütün milletler için bir zehir gibi tehlikeli olan Yahudileri ve Bolşevizm'i kovalamaktan asla vazgeçmemelidir. Almanya'nın geleceğini tartışmasız bu olgu belirleyecektir. Hitler, savaşa girmekte haklı olduğunu savunuyor ve yenilgiden korkak yalancı generalleri sorumlu tutuyordu. Özel Vasiyetinde ise, tüm hayatı boyunca topladığı sanat eserleriyle doğduğu şehir olan Linz'de bir müze kurulmasını istedi. Tüm şahsi mallarını partiye eğer parti kalmamışsa devlete bıraktığını söylüyordu.