Geri Bildirim
Adı:
Sır
Baskı tarihi:
Kasım 2015
Sayfa sayısı:
90
ISBN:
9789759953003
Kitabın türü:
Yayınevi:
Dergah Yayınları
Mustafa Kutlu'nun bu eseri "Şark hikâyesi"nin tasavvufî ve biçimsel özellikleri üzerine kurulmuş bir kitaptır. Kitapta yer alan hikâyeler tek başlarına müstakil bir hikâye olmaları yanında aynı zamanda bir bütünün parçalarıdır.
Kitabın bütünü bir şeyhin dramını yansıtmaktadır. Şeyhin dergâhında ve etrafında toplumun hemen her kesiminden tipler yer alır. Bir gazeteci, bir ilim adamı, bir siyasetçi, vb. Bu tiplerin tekke ile olan bağlantıları aynı zamanda kendi şahsî dramlarını da ortaya koyar.

Sır kitabı Kutlu'nun öteden beri işlemekte olduğu Türkiye'de toplumsal değişme serüveninin bilhassa seksen sonrasındaki görünümüne ışık tutmakta, eleştiriler getirmektedir.

Kitaptaki hikâyeler: Sır, Tarihin Çöp Sepeti, Politik-vizyon, Her Ne Var Âlemde, Aramakla Bulunmaz, Mürit, Satılık Huzur, Cüz Gülü.

 
Yine birbirinden bağımsız gibi görünen 8 hikaye var kitapta fakat hepsi bağlantılı ve ilk hikayedeki Şeyh'in, isteksiz olarak dergahın başına geçmesi ve buradaki yanlışlardan, siyasi bağlantılardan sıkılıp ortadan kaybolması ve sırra kadem basması ile başlıyor. İman dolu bir dünyanın yozlaşmasına dayanamıyor şeyh, çekip gidiyor. Herşeyi ardında bırakıp gidebilmek herkesin zaman zaman düşündüğü, istediği ama bir türlü başaramadığı, gerçekleştiremediği bir durum.
Yine hikayelerden biri olan yedinci hikaye Satılık Huzur, Ya Tahammül Ya Sefer kitabındaki İlhan'ın gelecekteki yaşamıyla karşımıza çıkıyor. Kutlu'nun kitaplarında bu tarz bağlantılar vardır. Malesef bu arkadaşta diğer kitapta sisteme, yanlışlara karşı eleştirisini, duruşunu bu kitapta kendisininde bu sistemin içine girdiğini üzülerek görüyoruz.
Kitap siyasi veya bireysel güç kazanmak için yozlaşanları, özünü, davasını unutanları gösteriyor bize, Kutlu bu kitabı yazdığında bu günleri görerek mi yazdı bilmiyorum ama bilmek istediğim Kutlu'da yedinci hikayedeki İlhan'ların ne kadar yanında, 20-30 yıl önce yazdıklarının ne kadar yanında. Kitaptaki gibi amacından saptırılan tekkeler, gruplar, davası olan insanlar, politikaya alet edilip, çıkar dünyaları için, siyasi rant için nasıl yozlaştığını günümüzde görmenin hüznü kaplıyor kitabı bitirdiğinizde.
Mustafa Kutlu'nun bu kitabı  oldukça karmaşık ve anlaşılması zor bir kitap oldu benim için. Birkaç hikaye şeklinde yazılmış. Genelde bu tarzı seviyorum ama bu kitap konu ve üslup olarak bana hitap etmedi.Hikayelerin birbirine bağlantılı olduğunu öğrendim ancak bu bağlantıyı yakalayamadım. 

Benzer kitaplar

Tasavvufi sayılabilecek bir kitap dili oldukça sade olmakla birlikte akıcı bir anlatımda mevcut. Koşulsuz itaat ve elpençe divane olunan kişiler ve hangi mevki olursa olsun açılan kapılar aranılan gerçekler... Kutlunun tüm eserleri birbiriyle bağlantılı olup her kitap bir birini tamamlayıcı niteliktedir. Keyifli okumalar.
Epey zaman geçti bu kitabı okumamın üzerinden. Ama vaktiyle beni çok etkilediğini söylemem gerek. Mustafa Kutlu yaşadığı zamandan şikayetçi bir adamdır. Ama onun şikayeti hiçbir zaman bir isyan şeklinde tezahür etmez. Dervişçe bir sitemdir onunki. Kaybolup giden bir şeylerin ardından hissedilen hüzün vardır onun hikâyelerinde...
Bir insan düşünün, kendine bağlı bir çok mürid ve hayatı bundan sonra başlıyor. Kendini tanıyınca ise bir sır olup gidiyor ardında bıraktığı ona intisap edenler ise bu sır olup gitmede kendilerini buluyor. Bilmek, bulmak, olmak kavramları en ince ayrıntısına kadar tefekkür ettiren bir kitap ve bağlılığı izah eden ve sevenin sorgulamayıp sadece sevmesini anlatan bir eser...
Kahramanin ic dünyasindan baslayan ve cevrenin etkisi altinda kalma gibi meseleler üzerine bir bakis acisi...Neye Ne anlami yüklüyoruz?Yaraticiyla kurdugu bag,degindigi ifadeler,basit ama etkili,ince bir üslup...Herkesin kendine ait mutlaka bir seyler bulabilecegi bir Kitap...
Kitaba başlamamın sebebi bunun öncesinde okuduğum NUR adlı kitaptı. Büyük bir istek ve heyecanla elime aldığım bu kitabı okumaya başladığım ilk dakikalardan büyük bir hayal kırıklığıyla sonlandırmaya çalıştım. Okurken büyük bir anlamamazlığa girsem de bitirmem gerektiğini düşündüm. Hayal kırıklığını yaşamamın nedenleri arasında yazarın okuduğum bir kitabında anlatımının çok akıcı ve etkileyici olmasıydı. Ben bu etkiyi bu kitapta pek göremedim açıkçası. tabi diğer okuyuculara böyle gelmeyebilir:)... Sizlere keyifli okumalar
Sır birbirinden bağımsız gibi görünen sekiz hikayeden oluşuyor. İlk hikaye hiç istememesine rağmen şeyhinin isteği doğrultusunda şeyhlik postuna oturmak zorunda kalan bir köylünün yaşadıkları ve tekkedeki diğer müritlerin bu duruma tepkilerini yansıtır. Daha sonraki hikayelerde ise çeşitli meslek guruplarından insanların yaşamları iç konuşmalarla aktarılmış bu kişilerin ortak özelliği ise bazen salih bir niyetle bazen de çıkarları uğruna tekkeye gidip gelmeleri. Kişilerin iç konuşmaları hikayelerin yazıldığı dönemdeki çıkar ilişkilerini, siyasi ortamı yansıtması bakımından önemli. Son hikayede şeyhlik makamına oturan köylünün safiyane niyetle de olsa kabul ettiği şeyhliğin kendinde yaptığı olumsuz değişmeleri farkederek kendi iç muhasebesini yapması ve tekkeyi terketmesi anlatılıyor.Benim için ilginç bir kitaptı dil çok akıcı. Son hikayede imgeler kullanılmış tasavvufi göndermeler kullanılmış. Tasavvufa ilgi duyanların beğeneceğini düşünüyorum.İyi okumalar.
Tevafuğa bakın ki seçim gününe denk gelen kitabım tam da günümüzün Türkiye’sini yansıtmaya çalışıyor gibi. İlahi zamanlama yine kusursuz çalışıyor,şükürler olsun.

Tasavvufa yönelik kitaplar içinde dili en sade sayılabilecek kitaplardan biri olmasına hatta Mustafa Kutlu tarzını sevmeme rağmen bu kitabı anlamakta ve sevmekte nedense çok zorlandım. Sanırım işin içine siyaset de dahil olunca beynim kendini otomatikman kapadı. Bağlantısız gibi görünen öykülerin bağlantılı olduğunu yine tüm kitabı bitirince fark ediyorsunuz. Dili sade,duru; anlatımı tekdüze. Oysa inişleri çıkışları çok güzel ayarlar kutlu. Bir de kendiniz okuyup fikir edinin. Kitapla kalın.
"Kimi kitapları siz bulmazsınız, aksine kitaplar gelip sizi bulur," desem ne dersiniz? Evet, bazen gerçekten okurundan ziyade kitaplar okurunu bulabiliyor. Tahmin edersiniz ki, benim de "Sır" ile karşılaşmam bu şekilde, bir tesadüf zinciri sonucunda oldu. Mustafa Kutlu, uzun süredir severek takip ettiğim bookstagramların beğendiği, okudukça vazgeçemediği kalemlerden biriydi. Denk geldiğim tüm güzel yorumların üzerine bir de çok sevdiğim, okuma zevkine güvendiğim bir kitapdaşım da yazarın kalemi hakkında oldukça olumlu yorumlar yapınca artık okumak şart oldu diye düşünerek kütüphanede harıl harıl Mustafa Kutlu eserleri aramaya koyuldum ve tercihler arasında başlangıç kitabı olarak "Sır"da karar kıldım. Gelin görün ki bu eser, #heraybirmustafakutlu etkinliğinin bu ay okunacak kitabıymış ve ben aslında farkında olmadan yaptığım seçim sonucunda bu etkinliğin kucağına düşüvermişim. Bir tesadüf zincirinin peşine takılıp buralara kadar gelerek geriye yazarın kalemiyle hoş bir tanışma anısı bırakırken, aynı zamanda etkinliğin bir parçası olup diğer okurlarla aynı satırlarda buluşmuş olmam dolayısıyla da bu seçim benim için bir o kadar daha anlamlı oldu :)
Tabii kitabın gelip beni nasıl bulduğu bir kenara biraz da kitaptan bahsetmek gerekirse Sır, sekiz öyküden oluşan bir öykü kitabı. Öykülerin genelinde tasavvufi öğeler bulunsa da bazı öykülerde günümüz siyaset anlayışına ufak göndermeler yapıldığını görmek mümkün.
Sır, daha çok din ve siyaset etrafında şekillenen öyküleri bünyesinde barındıran bir eser olduğu için, eğer tasavvuf türünde eserler okumuyorsanız yazarın kalemi ile tanışmanız için uygun bir başlangıç kitabı olmayabilir ve itiraf etmek gerekirse, tasavvuf veya tasavvufi yanı ağır basan kitapları okumayan okurlardan biri de benim. Yazarın eserlerini tamamlama yolunda her aya bir Mustafa Kutlu eseri sığdıran kitapdaşım da benden önce kitabı okumaya başladığında bu eserin diğerlerinden farklı olduğunu ve biraz tasavvufi öğeleri barındırdığını dile getirmişti. Yazarı kendi adıma - eserlerini okumaya devam edip etmeme konusunda- değerlendirirken bu etkeni göz önünde bulundurmaya özen göstereceğim fakat, her ne kadar bu türde okumayan biri olsam da şunu samimiyetle dile getirmeliyim ki, yazarın üslubu oldukça başarılı. Kitap adeta diliyle elinizde akıp gidiyor ve her ne kadar o türde okumayı tercih etmiyor olsanız bile sıkılmadan okuyabiliyorsunuz. Mustafa Kutlu ve tasavvuf türünde eserleri okumayı sevenlerin bu kitaba bir şans vermesini tavsiye ediyor, sözlerime kitaptan alıntılar ile son veriyorum. Kitabınız bol, keyfiniz daim olsun :)
"Öyle bir zaman gelecek ki, insanlar kazançlarının helal mi, haram mı olduğuna bakmayacaklar artık." şeklinde bir hadis-i şerif vardır. bu zaman gelmiş midir?
Mustafa Kutlu
Sayfa 20 - Dergah
Benim servetim kitaplarım diyordu o.
Kitaplarım, yani hayatım.
Benim servetim, kitaplarım diyordu o.
Kitaplarım yani hayatım.
Mustafa Kutlu
Sayfa 47 - Dergâh Yayınları 17. Baskı 2017
Ha çiçek, ha kitap... İki temiz, asil ve derin unsuru yan yana getirmiş olmaktan mutlu.
Her şey yerli yerinde. Güzel. Lakin ben neredeyim? Zamanın neresinde? Hangi sarmaşıklar sarıp sarmaladı beni?
" Mevki demek koltuk demek değildir.
Ahmaklar koltuk peşine düşer.
Önemli olan, geçerli olmak, sözü dinlenir olmak. "

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sır
Baskı tarihi:
Kasım 2015
Sayfa sayısı:
90
ISBN:
9789759953003
Kitabın türü:
Yayınevi:
Dergah Yayınları
Mustafa Kutlu'nun bu eseri "Şark hikâyesi"nin tasavvufî ve biçimsel özellikleri üzerine kurulmuş bir kitaptır. Kitapta yer alan hikâyeler tek başlarına müstakil bir hikâye olmaları yanında aynı zamanda bir bütünün parçalarıdır.
Kitabın bütünü bir şeyhin dramını yansıtmaktadır. Şeyhin dergâhında ve etrafında toplumun hemen her kesiminden tipler yer alır. Bir gazeteci, bir ilim adamı, bir siyasetçi, vb. Bu tiplerin tekke ile olan bağlantıları aynı zamanda kendi şahsî dramlarını da ortaya koyar.

Sır kitabı Kutlu'nun öteden beri işlemekte olduğu Türkiye'de toplumsal değişme serüveninin bilhassa seksen sonrasındaki görünümüne ışık tutmakta, eleştiriler getirmektedir.

Kitaptaki hikâyeler: Sır, Tarihin Çöp Sepeti, Politik-vizyon, Her Ne Var Âlemde, Aramakla Bulunmaz, Mürit, Satılık Huzur, Cüz Gülü.

 

Kitabı okuyanlar 358 okur

  • Elif Peksöz
  • Kübra
  • Mehmet Mustafa Erkal
  • Melisa Ekinci
  • Zeynep KILIÇ
  • Hasan
  • Tolga Tan
  • Küp's
  • huzurkarane
  • Mesut Serdar

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%6.7
14-17 Yaş
%8.1
18-24 Yaş
%28.2
25-34 Yaş
%30.9
35-44 Yaş
%19.5
45-54 Yaş
%5.4
55-64 Yaş
%1.3
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%60.1
Erkek
%39.7

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%31.6 (31)
9
%14.3 (14)
8
%26.5 (26)
7
%16.3 (16)
6
%5.1 (5)
5
%1 (1)
4
%3.1 (3)
3
%0
2
%2 (2)
1
%0