8,2/10  (87 Oy) · 
314 okunma  · 
73 beğeni  · 
1.801 gösterim
Mustafa Kutlu'nun bu eseri "Şark hikâyesi"nin tasavvufî ve biçimsel özellikleri üzerine kurulmuş bir kitaptır. Kitapta yer alan hikâyeler tek başlarına müstakil bir hikâye olmaları yanında aynı zamanda bir bütünün parçalarıdır.
Kitabın bütünü bir şeyhin dramını yansıtmaktadır. Şeyhin dergâhında ve etrafında toplumun hemen her kesiminden tipler yer alır. Bir gazeteci, bir ilim adamı, bir siyasetçi, vb. Bu tiplerin tekke ile olan bağlantıları aynı zamanda kendi şahsî dramlarını da ortaya koyar.

Sır kitabı Kutlu'nun öteden beri işlemekte olduğu Türkiye'de toplumsal değişme serüveninin bilhassa seksen sonrasındaki görünümüne ışık tutmakta, eleştiriler getirmektedir.

Kitaptaki hikâyeler: Sır, Tarihin Çöp Sepeti, Politik-vizyon, Her Ne Var Âlemde, Aramakla Bulunmaz, Mürit, Satılık Huzur, Cüz Gülü.

 
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2015
  • Sayfa Sayısı:
    90
  • ISBN:
    9789759953003
  • Yayınevi:
    Dergah Yayınları
  • Kitabın Türü:
salih 
 28 Şub 12:50 · Kitabı okudu · 3 günde

Yine birbirinden bağımsız gibi görünen 8 hikaye var kitapta fakat hepsi bağlantılı ve ilk hikayedeki Şeyh'in, isteksiz olarak dergahın başına geçmesi ve buradaki yanlışlardan, siyasi bağlantılardan sıkılıp ortadan kaybolması ve sırra kadem basması ile başlıyor. İman dolu bir dünyanın yozlaşmasına dayanamıyor şeyh, çekip gidiyor. Herşeyi ardında bırakıp gidebilmek herkesin zaman zaman düşündüğü, istediği ama bir türlü başaramadığı, gerçekleştiremediği bir durum.
Yine hikayelerden biri olan yedinci hikaye Satılık Huzur, Ya Tahammül Ya Sefer kitabındaki İlhan'ın gelecekteki yaşamıyla karşımıza çıkıyor. Kutlu'nun kitaplarında bu tarz bağlantılar vardır. Malesef bu arkadaşta diğer kitapta sisteme, yanlışlara karşı eleştirisini, duruşunu bu kitapta kendisininde bu sistemin içine girdiğini üzülerek görüyoruz.
Kitap siyasi veya bireysel güç kazanmak için yozlaşanları, özünü, davasını unutanları gösteriyor bize, Kutlu bu kitabı yazdığında bu günleri görerek mi yazdı bilmiyorum ama bilmek istediğim Kutlu'da yedinci hikayedeki İlhan'ların ne kadar yanında, 20-30 yıl önce yazdıklarının ne kadar yanında. Kitaptaki gibi amacından saptırılan tekkeler, gruplar, davası olan insanlar, politikaya alet edilip, çıkar dünyaları için, siyasi rant için nasıl yozlaştığını günümüzde görmenin hüznü kaplıyor kitabı bitirdiğinizde.