Mavi Kuş

8,3/10  (113 Oy) · 
361 okunma  · 
103 beğeni  · 
2.412 gösterim
Sıcaktan dili dışarı düşmüş bir köpek sarsak, ağır ve bezgin adımlarla meydanı bir baştan ötekine geçip köşedeki kasabın önünde durur.

Oracıkta dikilen kıdemli sokak kedileri kendilerine benzeyen bu yaşlı köpeği umursamaz.

Kasap dükkanının gölgeli kapısında naylon şeritlerden, rengarek boncuklardan oluşmuş bir sineklik asılıdır.

Sineklik kıpırdamaz.
Havada en ufak bir esinti yoktur.

Öğle sıcağı kasabının üzerine abanmıştır.
Öyleki sanırsınız gökten kıvılcım yağıyor.
Binalar, ağaçlar, insanlar ve açıktaki bilumum eşya bir ışık selinde yıkanmaktan bitap düşüp yerlere serilmiştir.

Kaburgaları açlıktan birbirine geçmiş yaşlı köpek, kasabın kapısına mahmur bakışlarla bir göz attıktan sonra, yine öyle yalpalayarak köşeyi kıvrılır, top akasyanın gölgesine yatar.
  • Baskı Tarihi:
    2011
  • Sayfa Sayısı:
    211
  • ISBN:
    9789759953102
  • Yayınevi:
    Dergah Yayınları
  • Kitabın Türü:
senanur 
21 Kas 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · Puan vermedi

Bu kitap tam bir mustafa kutlu klasiği ,betimlemeler her zamanki gibi mükemmel. Kitap çok akıcı kendinizi mavi kuşun yolcusu gibi hissediyorsunuz, kitap mükemmel yanlız sonu hariç. Yinede herkesin okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.

Murat Sezgin 
01 May 00:55 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 8/10 puan

Günümüzde sadece taşıma için kullanılan, samimiyetsizliğin bini bir para olduğu, gençlerin yaşlılara yer vermemek için uyuyor taklidi yaptığı, yaşlıların da kendilerine yer vermeyen bu gençlere fırça çekmek için fırsat kolladığı Egoları, Metrobüsleri, dolmuşları unutalım biraz. Mavi Kuş’un koltuklarına kurulalım, Anadolu’nun, taşranın samimiliğine kısa bir yolculuğa çıkalım. Mavi Kuş Çiçek Abbas filmindeki kırmızı minibüsün mavisi. Şoförümüz Ruzvelt marka postal giyen Kenan. Yolcularımız ağa, doktor, hasta bir kadın, mühendis, rehber ve turistler, avcı vs. kişiler. Taşra o zamanlar henüz küçük ve sıcak. Herkes birbirini tanır, sever; birbirine küser, barışır. Taşra böyledir işte masumluğundan, kendine has masumluğundan daha bir şey kaybetmemiştir. Eh taşra böyle olunca taşranın otobüsü de aynı. Küçük ve sıcak. Yolcularını meydanda bekler. İlk gelen yolcu muhabbetin başını çeker. Şoföre selamını verir, oturur bir köşeye. Sonra bir başkası, derken başkaları. Ve ilginçtir şoför hep bir kişiyi ya da bir şeyi bekler. İşte Mavi Kuş’ta da bu durum her yolculuktan önce tekrarlanırmış. Ne zamanki Mavi Kuş hareket etmeye, toprak yoldan toz kaldırmaya başladı zihnimde geçmişe karşı pare pare görüntüler oluşmaya başladı. Çocukken ben de böyle bir minibüse bindiğimi hatırlıyorum. Minibüstekilerin sohbetini engellemeye yetecek herhangi bir güç kesinlikle yoktu. O ortamda koltuklar adeta süs görevi görüyordu. Tıpkı Mavi Kuş’ta olduğu gibi. Aradaki tek fark çalan türkülerdi. Mavi Kuş’ta Amman şeker oğlan/ Yandım şeker oğlan/ Anasına küsmüş/ Damda yatar oğlan türküsü, bizde de Dost mu kaldı/ Dost mu kaldı/ Dost diyecek dost mu kaldı kaldı türküsü çalıyordu. Ne kadar şoförün tercihi de olsa türkülerin ne kadar da çağı yansıttığını varın siz düşünün. Geçmişten bir benzerlik daha var. Bu aklıma geldikçe gülerim. Rahmetli Kemal Sunal Sakar Şakir filminin başında otobüse biner. Yediği hıyarı hatırlarsınız. Hani şu Fuat Abiye de yemesi için teklifte bulunduğu hıyarı. Bizim şoför Kenan da aynı şekilde ama daha modern söylemiyle sesli sesli salatalık yiyor sürekli. Gördüğünüz gibi geçmiş, geleceğin malzemesidir. İşin esprisi de orda değil mi zaten? Her insan bir hikâyedir diye bir söz vardı. Eğer Mavi Kuş’a bindiyseniz bu söze katılmamak elde değil gerçekten. Her yolcu da başka bir müphem olay, her yolcu da bambaşka bir hayat birikimi var. Kimisi tahsil görmüş taşraya gelmiş, kimisi taşradan çıkmamış hayat tahsili görmüş. İşte Mavi Kuş’taki gibi bir minibüs bulursam, o ortamdaki samimiliği, saflığı bulursam, gideceğim buralardan diyesim geliyor ama bir taraftan da yol sarhoş, yolcu sarhoş nereye gidiyorsun diyorum. İşte tam bunlara dalmış düşünüyorken arkanızdan birisi dürter, -pardon, şuradan bir öğrenci uzatır mısınız der, Mavi Kuş’tan dünyaya tekrar dönersiniz. Hayat işte…

Kitap hakkında bunları düşünüyorum. Mustafa Kutlu’yu konuşmaya gerek yok zaten. Bir ustadır, Anadolu sevdalısıdır. Herkesi kucaklayan kısa hikâyeleri sıcak, eskiye götüren, düşündüren yapıdadır. Ve son olarak kitabın sonu size kitap boyunca düşündüklerinizi unutturmasın. İyi okumalar.

Selin 
15 Tem 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 8/10 puan

●Mustafa Kutlu ile tanışmış olduğum ilk kitap. Üslubu oldukça akıcı ve etkileyiciydi. Samimi bir dil kullanarak okuyucu kitabın içine daha çok çekmiş.
●Sonunda oldukça şaşırdım doğrusu. Hiç böyle bir sonu tahmin etmemiştim. Kitabı beğenmemdeki en büyük etken bu oldu.
●Kitaplığıma yeni bir yazar daha eklemiş olmaktan sevinç duyuyorum.

Şeyma Öztürk 
18 Ara 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 8/10 puan

Öncesinde Mustafa Kutlu kitaplarını okumuş biri olarak, bu eserde de şehrin gürültüsünden uzaklaşacağım güzel bir Anadolu hikâyesi okuyacağımı düşünerek kitabın sayfalarını çevirdim. Beklediğimin üstünde tatlı mı tatlı, hoş bir yolculuk hikâyesiyle ve birbirinden tuhaf karakterlerle tanıştım. Mavi Kuş isimli otobüsün taşradan şehirdeki istasyona yaptığı bir yolculuk ve otobüste yer alan yolcuların hayat hikâyeleri arasında buldum kendimi. Yazarın her kitabında olmazsa olmaz bir unsur olarak yer alan taşra betimlemeleri, Anadolu manzaraları bu eserde de okuyucuyu karşılıyor. Mustafa Kutlu çevrenin fiziksel özellikleri, ağaçları, dağı, tepesi, kahvesi hakkında betimlemeler yaparken karakterlerin yaşamöykülerini ayrıntısıyla anlatmayı da ihmâl etmemiş. Sayfaları ağır ağır çevirip Mavi Kuş'un içindeki boş koltuklardan birinde yolculuk ediyormuşum gibi hissederken, kitabın son birkaç sayfasına geldiğimde güzel bir rüyadan uyanmış hissine kapıldım. Şimdi kitap bittiği için diyeceksiniz fakat öyle değil sevgili okur. Mustafa Kutlu bu naif öyküye öyle bir son yazmış ki, sanki okuyucunun hevesi nasıl kursağında bırakılır diye düşünmüş taşınmış ve bu sonuca varmış. Beklemediğim, bu tuhaf finale rağmen Mavi Kuş'un içerisindeki kâh güzel, kâh yorucu, kâh ilginç yolculuğa eşlik ettiğim için mutluyum. İyi ki okumuşum dediğim kaliteli bir Mustafa Kutlu eseri. Tavsiyedir, okuyunuz. :)

"Şimdi gülsün mü, ağlasın mı?
Hem gülsün, hem ağlasın.
Hayat budur işte..."


Aynen bu alıntı söz gibi ben de hem güldüm hem üzüldüm okurken ama daha çok gülmüştüm:)

Sonunda da uzun uzun düşünmüştüm.

Muhafazakar Lugat - 1001 Kelime 
27 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Mavi Kuş da Mustafa Kutlu’nun diğer kitapları gibi Dergâh Yayınları’ndan çıkmış bir eser. İlk baskısını 2002 yılının Eylül ayında yapmış. Ben 21. baskıdan okudum. Toplam 210 sayfadan oluşan kitabın kapak resmi de yazar tarafından çizilmiş.
İsminden yola çıkarak içerisinde mavi renkli bir kuştan bahsedildiğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Mavi kuş kitap kapağında resmedilen otobüsün ismi. Mavi renkli otobüsün ön kapısında beyaz bir kuş resmi var altında da “Mavi Kuş” yazısı. İşte otobüsün ismi de buradan geliyor. Mustafa Kutlu ilk bölümde adeta okuyucuyu elinden tutarak Mavi Kuş’un kasabasını gezdirerek tanıtır. Kasaba meydanına bakan tüm dükkanları tek tek gezdirir. Bu gezinti esnasında okuyucuyu hem gülümsetir hem düşündürür. Mesela şişman kıllı kasabın dükkanda keman çalması şaşırtıcıdır, ya da kuyumcu Nazım Efendi’nin kasabın çırağını elinde kelle ile kapıda gördüğünde korkması merak uyandırıcı, Aynalı Lokanta’dan bahsedişi de çok derindir aslında, düşündürücü.

Süha Murat Kahraman 
 19 Tem 12:39 · Kitabı okudu · 9 günde · Beğendi · 7/10 puan

Hikayeyi hikaye yapan yazar, şiiri şiir yapan şair, filmi film yapan yönetmendir.Öyküde , sinemada eğer hayat yansıtılıyorsa bu yazarın yönetmenin mahareti ile doğru orantılıdır.Maharet ise eserin hakikati gösterebilmesinden ziyade hayatın hakikati nasıl taşıdığına dikkat çekmektir.Herkesin önünde gerçekleşen ama bir türlü çözülemeyen bilinmeyene işaret etmektir.Mavi Kuş hikayede bir otobüstür.Çok farklı insanları hatta hayvanları dahi barındıran,sürekli arızalanan su kaynatan eski bir vasıtadır.Yolculuk süresince birçok garip olay kendi olağanlığında akarken, yolculuk bittiğinde polislerin kuşatmasıyla görünmeyenler bilinmeyenler de ortaya çıkar.”En sona gelinmediği müddetçe görünenler hiçbir zaman hakikat değildir” mesajını içerisinde barındırmaktadır.Hikaye bittiğinde Tarık Tufan’ın şu sözünü de anımsadım:”Sevinmek ya da yerinmek için gaybı bilmek gerek, tevekkül iyidir.”
Mustafa Kutlu“Mavi Kuş”ta, sade bir anlatımla, detaycı tasvirlerle akan bir olaydan çok değişen durumlarla hayatı basit yaşayan insanların yaşamlarından bir kesit sunmuş.Yer yer ağızlara, günlük konuşma diline de yer vererek hikayeyi normal yaşanan bir hayattan çıktığını vurgulamak istese de eserin sonunda her şeyin bir kurgu olduğunu ve bu kurgudan kaçamayacağımızı belirtmiştir.Belki de kadere atıf yapmıştır.Hepimizde hayattan topladıklarımızla kör topal ilerlemeye çalışan Mavi birer Kuşuzdur.Bu topladıklarımızın ne olduğunu kaderi yazan açıklayıncaya sır kendini muhafaza edecektir.Herkese hayat yolculuğunda başarılar.İyi okumalar…

Gülşah can 
10 Eyl 14:49 · Kitabı okudu · 17 günde · 9/10 puan

Tam tamına 210 sayfalık kocaman bir hikaye. Her karakteriyle ayrı ayrı dünyalara misafir olduğum, sıcacık, çoğu kez gülümsediğim parçalardan oluşan bir eser. Bir gün Mavi Kuş'un yolcusu olabilmek duası ile...

Fadime 
03 Ara 2016 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 10/10 puan

Bir araba içindeki yaşananları sürükleyici bir şekilde nasıl anlatır bir insan demeyin. Sürükleyici akıcı merakla okunacak o eseri Mustafa Kutlu yapmış işte somut bir şekilde. Ve son sayfalar şaşıp kalacağınız o son sayfalar.... Neyse ben sonunu anlatıp da heyecanınızı kaçırmayayım. Şiddetle okumanızı öneriyorum şiddetle :) :) :)

Salih Çermik 
10 Oca 16:55 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Sanki ben de hikâyenin içindeyim ve sessizce oturup Mustafa Kutlu'nun tasvirlerini seyrediyorum. Kâh kahramanlarla beraber yaşıyorum olayları kâh Mustafa Kutlu'nun kahramanlarla konuşmasına tebessüm ediyorum. Bu kadar mı sadelik olur, bu kadar mı incelik olur, bu kadar mı bizden olur. Mutlaka ama mutlaka okuyun.

3 /

Kitaptan 66 Alıntı

mavera 
11 Tem 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Unutmak olmazsa insanoğlu nasıl yaşardı bunca acı ortasında.
Ya hatırlamak!..
Evet, o da var. Ömür böyle geçiyor işte; kâh unutup kâh hatırlayarak..

Mavi Kuş, Mustafa Kutlu (Sayfa 146)Mavi Kuş, Mustafa Kutlu (Sayfa 146)
Nisa Nur 
03 Ara 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Ne yapmalı?
Yapacak hiçbir şey yok.
En kötüsü de bu."

Mavi Kuş, Mustafa Kutlu (Sayfa 125)Mavi Kuş, Mustafa Kutlu (Sayfa 125)
"Zeliha" 
11 Tem 01:03 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Ama acılar bazen insanların yollarını kesiştirir.Onlar konuşmasalar bile birbirlerini teskin edebilir, birbirlerine dayanabilirler..

Mavi Kuş, Mustafa Kutlu (Sayfa 36)Mavi Kuş, Mustafa Kutlu (Sayfa 36)
Nisa Nur 
22 Kas 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

-Kediyi çok sevdiğiniz anlaşılıyor. Ama ne biçim bir sevgi bu. İki de bir "lan" diyorsunuz.
Kenan pos bıyıklarının altından beyaz dişlerini göstererek güler:
-Biz sevdiklerimize ara-sıra böyle deriz.
Gül:
-Ya sevmediklerinize.
-Bizim sevmediğimiz kimse yoktur. Belki gönlümüze biraz serin gelenler vardır.
-Onlara ne dersiniz?
-"Bayım" deriz.

Mavi Kuş, Mustafa Kutlu (Sayfa 64)Mavi Kuş, Mustafa Kutlu (Sayfa 64)
Süleyman Duymaz 
21 May 12:11 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Münkün mü bu?
Evet, mümkün!..
Nasıl?
Unutarak!
Unutarak mı?
Elbette!..Unutmak olmazsa insanoğlu nasıl yaşar bunca acı ortasında.
Ya hatırlamak!..
Evet, o da var. Ömür böyle geçiyor işte; kah unutup kah hatırlayarak.

Mavi Kuş, Mustafa Kutlu (Sayfa 146 - Dergah Yayınları)Mavi Kuş, Mustafa Kutlu (Sayfa 146 - Dergah Yayınları)
"Zeliha" 
12 Tem 19:11 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Ne içindeyim zamanın,
Ne de büsbütün dışında..

Mavi Kuş, Mustafa Kutlu (Sayfa 59)Mavi Kuş, Mustafa Kutlu (Sayfa 59)
"Zeliha" 
10 Tem 22:28 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Harabat ehline hor bakma şakir, defineye malik viraneler var..

Mavi Kuş, Mustafa Kutlu (Sayfa 9)Mavi Kuş, Mustafa Kutlu (Sayfa 9)