Gül Yetiştiren Adam

·
Okunma
·
Beğeni
·
56,1bin
Gösterim
Adı:
Gül Yetiştiren Adam
Baskı tarihi:
15 Şubat 2021
Sayfa sayısı:
136
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753551663
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İz Yayıncılık
Rasim Özdenören’in yayımlanmış tek romanı. Batı kültürünün baskısı ile çaresiz bırakılmış insanımızın bocalayışını, gizli protestolarını ve gizli kabullenişleri… Cumhuriyet dönemindeki değişime bir de “gül yetiştiren adam”ın gözünden bakmak isteyenlere...
148 syf.
·2 günde·10/10 puan
( Spoiler içerir ! )
Rasim Özdenören’in ilk ve son romanıymış bu eser. Bünyesinde iki hikayeyi birden barındırıyor.

Birincisi; kurtuluş savaşından sonra bir çok arkadaşını kaybetmiş olmanın verdiği hüzünle ve verdikleri mücadelenin bir hiç uğruna olduğunu gördükçe, protesto olarak 50 yıl boyunca evine kapanıp gül yetiştiren adamın hikayesi; ikincisi kaybolmuş, kendi kültür ve medeniyetlerinden tamamen kopmuş, yozlaşmış yeni nesili; ‘’Sitare, Yavuz, Çarli ...’’ ve diğerlerini.

Eser, metropollerde sabahlara kadar sönmeyen ışıklar, bankalar ve otellerin hızla her caddeyi istila etmesinin ardından doğu ve batı arasında sıkışmış adeta prangalanmış olan zihinleri gözler önüne seriyor. Modernitenin kıskacına sıkışmış insanların iç hallerini bize gösteriyor; harcıyorlar, oynuyorlar, geziyorlar fakat doyuma bir türlü ulaşamıyorlar,bir türlü mutmain olamıyorlar.

Bu hikaye dede ile torunun arasında ki o derin uçurumu anlatıyor. Psikolojik dürtüleri, sosyal süreçleri göz önüne seriyor.

Kitapta yaşlı adamın sorduğu ‘’Sizler nasrani misiniz? Yoksa mecusi misiniz? Hangi millettensiniz?’’ soruları beni dehşete düşürdü.

Birde, ‘’Savaşarak neyi ortadan kaldırmak istemişlerse, savaştan sonra o gelmişti. ‘’ cümlesi geçiyor , zaten hep böyle olmamış mıydı?! Bu pasaj bana 28 şubatı hatırlattı; o yerlerde sürünen, derslerden kovulup okula alınmayan, bu uğurda mücadele veren ‘’başörtüsü bez parçası değil ayettir’’ sloganı atan ablaları...

İsmet özel’in dediği gibi, neyi kaybettiğini hatırla, hatırlayalım..
148 syf.
·4 günde·9/10 puan
Bir sene evvel okuduğum bu kitabın, tekrar şahit olmak istemediğim kasvetli sahnelerinden dolayı, elim çok zor vardı kitabı ikinci defa okumaya.
Ama bir yola çıktım, inceleme yapmam gerekiyordu. Ve ilk kez bir romanı ikinci defa okudum. Vesile olan arkadaşa selâm olsun.

Kasvetten kastım kitabın akışı, yazarın üslubu, roman yazmadaki becerisi vb. değil kesinlikle. Bilakis çok değerli bir kitap, yazarın denemelerinin romana aksetmesi ancak bu kadar başarılı olabilirdi.

Benim kastım ve kaçışım; yazarın gösterdiği bu gerçeğe maruz kalmak istemiyor oluşumda. Kitapta olduğu gibi çevremizde de birtakım insanların nasıl bir hal içinde olduklarının farkında olmayışında.

İlk okuyuşum Gebze-İzmit otobüsündeki gidiş-gelişlerimde  olmuştu. O otobüse binenler bilir, bir saati aşan yolculuğun çoğunda denizi, dağları, ağaçları, gökyüzünü seyredersiniz, mahalleleri kuşbakışı gibi görebilirsiniz.
Kitap her içimi darladığında, benden her birşeyler koparışında daldım gittim oralara.
Karakterlere hem "fıtratınızı nasıl bu kadar bozdunuz?" diyorum hem de bunu sollayan nice gerçek karakterler  gözlerimin önüne geliyor, kendime dönüyorum, paylar biçiyorum,  yoruluyorum, kitabı kapatıyorum, tekrar dönüyorum.
Birkaç gün boyunca elimde acı çekti kitap.
Bitti sonunda, bir daha okumayacağımı bildiğimden rahat bir nefes alabilmiştim.
İşte, büyük nefes almışım demek ki.

Ama bu iki okuyuş arasında yazarın köşe yazılarının derlenmiş hali olan "İki Dünya" adlı eserini okumuştum -incelemesini de yaptım- ve biraz daha serinkanlı yaklaşabildim bu kez.
Eğer okumaya niyetliyseniz, Özdenören'in bir iki düşünce-fikir kitabını okuyup devamında bu romanını okumakla, sanıyorum ki yazarı daha iyi anlayacaksınız.

Kitabımızda gül yetiştiren bir amcamız var; uğrunda hayatını kaybetmeyi göze alarak girdiği mücadelenin aslında bir hiç uğruna olduğunu gören bir amcamız. Bu akıl almaz durumu evinde güller yetiştirip dışarıya hiç çıkmayarak sessizce protestosu.
Ve uğruna nice canların gittiği bu ters vakanın doğurduğu, benliklerinin idrakine varamamış, savrulmuş, bocalamalara ve geçici zevklere dark olarak çırpınan insanların yaşamı.

İçinde bulunduğumuz halin varacağı yeri kıyas etmek için ömrüm olursa yarım asır sonra kitabı bir daha okuyabilirim sanırım.

Şimdi, acaba diyorum, birkaç kişi toplansak da Rasim hocaya gidip bir roman daha yazmasını mı istesek? Gelecekte, sene-i devriyelerinde düşünüp "keşke bir romanı daha olsaydı" diye hayıflanmamıza engel olur belki.
Belki bu defa içimizde güller açan bir roman meydana gelir.
148 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10 puan
Arkadaşlar nasılsınız?
Umarım iyisinizdir. :)

İnceleme yapmayalı (bana göre) uzun zaman oldu. Ben de sizlere güzel bir inceleme yazayım dedim. Umut ediyorum ki beğenirsiniz..

Evet, bir Rasim Özdenören kitabı ile yine beraberiz.
Rasim Bey'in bu kitabını mutlaka okumanızı önereceğim tabii ki. :) Biliyorum siz de benim gibi, "acaba okuyunca pişman olur muyum?" gibi bir düşünceye kapılabilirsiniz. Ama böyle olmadığını okuyunca göreceksiniz.

Kitabın, yani yazarın, olaylara yaklaşım ve düşünce biçimi muhteşem. Ben Müslümanım, hatta ben insanın diyen birinin mutlaka okuması gerekiyor diye düşünüyorum. Rasim Bey'in okuduğum en iyi kitabı demeye tereddüt dahi etmiyorum.
Kitaplığınızın en iyi yerlerine koyacaksınız bence. ;)

Ayrıca liseyi bitirmiş genç arkadaşların bu kitap ile geleceğine yön verebileceğini düşünüyorum. Özellikle onlar daha dikkatli okurlar ise çok faydasını göreceklerdir..

Okuduğumuz ve öğrendiğimiz şeyleri hayatımızda uygulayabilme dileği ile, esen kalın... :)
144 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
Kitaba başladığım anda beni içine çekecek bir kitap olduğunu anladım. Geçmiş ve şimdiki zamanı o kadar güzel bir şekilde iç içe ifade ediyor ki siz sadece okumakla kalmıyor aynı zamanda yaşıyorsunuz.
Hayal dünyanızı geliştiren, sizi içine çeken ve elinizden bırakamayacağınız bir kitap.
Tek kelime ile muhteşem
148 syf.
·8/10 puan
Gül yetiştiren adam...

Sahi var mı bu devirde böyle safiyane gül yetiştiren adamlar.. bence yok
Kitabın verdiği mesaj beni çok etkiledi. Bazı alışagelmiş olayların yüzüme çarpılması beni sarstı gerçekten. İnsanlar ne kadar çabuk alışıyorlar her şeye.. sanki hiçbir şey olmamış gibi..
Kitapta iki farklı hikaye, farklı hayatlar var.
Kahramanlarımızdan biri Sitare. Sitare bana benliğimizi nefsimizi hatırlattı. Onun yaptıkları söyledikleri, konuşması, vurdumduymazlığı, yalancılığı her şeyi nefsime itab gibi geldi.
Gül yetiştiren adam ise 50 yıl boyunca evinden dışarı çıkmamış gül yetiştiren bir adam...
Ayrıca Kitapta Sitareden çok gül yetiştiren adamdan bahsedilmesini isterdim doğrusu..

Kişiliğimizi, kimliğimizi, bizi unutturmaya çalışanlara verilen güzel bir cevap niteliğinde bir kitap.

Yazar hızla değişen toplumumuzun yaşadığı durumları çok güzel uyarlamış. Camideki sahneyi okuyup da kendisini eksik hissetmemek malesef günümüzde mümkün değil.
Kıymetli mesajlar içeriyor okumanızı tavsiye ederim..
148 syf.
·1 günde·8/10 puan
Güllerin içinde bir adam hayal kırıklıklarıyla baş başa..Ve tam 50 yıl boyunca.

50 yıl boyunca Insanlara bulaşmadan bir taşra kasabasında tek uğraşınızın gül yetiştirciliği olduğunu hayal edin.
Kumar, içki,bozulmuş yaşamlar,yamalı sevgiler olmadan..aldanışlar, aldatmacalar olmadan...
Kahramanımız kurtuluş savaşı yıllarından sonra geride bıraktığı ölülere, değişen dünya düzenindeki insanlara kırılarak böyle bir yalnızlık tercih ediyor.

Hikaye daha çok kendini ani modernleştirmeye kaptırmış insanımızı anlatıyor. Hayatların, güvenlerin, sevmelerin bir örümcek ağına bağlı oluşları. Ta ki kahramanımız bir gün bizim dünyamıza gelmesine kadar.Insanları tutup silkelemesi ve bunun da yine bir sinek sesi gibi duyulması ne ağır bir dram. Tıpkı yaşarken ölmek gibi...

Verilen mesajlar açısından çok ayrı bir kitap ve Özdenören bunu kendi üslubuyla daha güzel bir yelpazede sunmuş.

Okurken farkındalığınızı koyarak okumanız gereken güzel bir yapıt.
144 syf.
·9/10 puan
Günümüz Türkiye 'sinin bir panoramasını yumuşak bir dille ve çok başarılı bir şekilde anlatan bir eser. Yazar,Batı kültürünün toplumdaki etkisini (baskısını ),kendi kültürümüzün unutulması, inanç dünyamizdaki olumsuzlarını karşılaştırmalar yaparak anlatıyor.
144 syf.
·3 günde·9/10 puan
Rasim Özdenören'in tek romanı.

Çok çok sevdim. Kitaba ilk başladığımda biraz zorlandım çünkü iki farklı hikaye işleniyor ve ikisini anlamaya çalışırken biraz yoruluyorsunuz. Konulara gelince birisi elli yıldır evinden çıkmayıp gül yetiştiren adam. Diğeri ise modern dünyaya ayak uydurmaya çalışan bir arkadaş grubu. Kitaba minik bir eleştiri biraz daha gül yetiştiren adam konusunu okumayı isterdim çok az yer verilmişti.

Sonlara gelince o kadar akıcıydı ki masaya oturmamla kalkmam bir oldu diyebilirim.

Kitapta bir diğer hoşuma giden yazarın fikirlerini çok beğendim. Alıntıları gayet güzeldi. Kısaca hoş, sade, güzel bir maceraydı...
Benim için ne düşündüklerini hiç önemsemiyorum artık, ben ne düşünüyorum, budur önemli olan benim için.
Rasim Özdenören
Sayfa 45 - İz Yayıncılık
İnsanlar birbirini tanımadıkları için severler, dedi, şaşırtıcı değil mi? Tanıdıktan sonra nefret ederler birbirlerinden.
Rasim Özdenören
Sayfa 119 - İz Yayıncılık
İnsanlar aslında birbirini tanımadıkları için severler, şaşırtıcı değil mi? Tanıdıktan sonra nefret ederler birbirlerinden..

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Gül Yetiştiren Adam
Baskı tarihi:
15 Şubat 2021
Sayfa sayısı:
136
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753551663
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İz Yayıncılık
Rasim Özdenören’in yayımlanmış tek romanı. Batı kültürünün baskısı ile çaresiz bırakılmış insanımızın bocalayışını, gizli protestolarını ve gizli kabullenişleri… Cumhuriyet dönemindeki değişime bir de “gül yetiştiren adam”ın gözünden bakmak isteyenlere...

Kitabı okuyanlar 8,9bin okur

  • Okan türkmen
  • Çağla
  • Metehan D.
  • Nevâl
  • Aysenur Sema
  • Tuğba
  • Kutlufetih شهيدة
  • Meryem
  • Mer
  • İbrahim demir

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%9.9
13-17 Yaş
%13.2
18-24 Yaş
%33.5
25-34 Yaş
%29.7
35-44 Yaş
%8.2
45-54 Yaş
%3.3
55-64 Yaş
%0.5
65+ Yaş
%1.6

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%74.3
Erkek
%25.6

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%28.1 (613)
9
%19.8 (432)
8
%23.9 (520)
7
%14.1 (308)
6
%6.7 (146)
5
%3.4 (74)
4
%1.2 (27)
3
%1.3 (29)
2
%0.7 (15)
1
%0.7 (15)

Kitabın sıralamaları