Adı:
O ve Ben
Baskı tarihi:
2007
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758180240
Orijinal adı:
O ve Ben
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Büyük Doğu Yayınları
Hayatını, Abdülhakîm Arvasî Hazretleri’ni «Tanıyıncaya Kadar» ve «Tanıdıktan Sonra» diye iki ana bölüme ayıran Necip Fazıl, Efendisine doğru kendisini cezbeden hâdiseleri de mânâlandırdığı otobiyografik eseri «O Ve Ben»i 1975’de şöyle takdim etmiştir:
«Bu eser, dünyaya gelişimden bugüne kadar en hususî renkleri, çizgileri ve sesleriyle hayatımın hikâyesi ve asıl O’nu tanıdıktan sonra mânasını anlamaya başladığım vücut hikmetinin bende tecelli eden yakıcı ifadesidir. Bu bakımdan, kendilerini görünceye kadar malik olabildiğim birbuçuk esere nisbetle bugün 60 cildi aşan ve hepsini birden o nura borçlu bildiğim eserler arasında, şimdikini, baş köşeye oturtulması lâzım ve en mahrem iç ve dış iklimlere doğru bir belirtiş olarak takdim ederim.»
Hayatının dönüm noktası olarak Abdülhakim Arvasi Hazretleriyle tanışmasını kabul etmiş ve kitabını "Ondan önce", "Ondan sonra" olarak iki bölümde kaleme almış..tanımadan önce ki hayatını acık yüreklikle dile getiriyor. İkici bölümde ise şeyhini buluyor ve ona saygı ve sevgisini her satırda hissettiyor. Necip fazıl Kısakürek..boşa geçen otuz yıl..Ve sonra kendini bulma çabası. Geceler boyunca yanan göğsü ve aylarca gözüne girmeyen uyku..Peki ya bir şair,bir yazar nasıl değişir. Ne sebep olabilir ki bu amansız fikir değişikliğine diye sorar iseniz işte size cevabı...Üstadın en iyi kitaplarından biri diyebilirim
Hayatını, Abdülhakîm Arvasî Hazretleri’ni “Tanıyıncaya Kadar” ve “Tanıdıktan Sonra” diye iki ana bölüme ayıran Necip Fazıl, Efendisine doğru kendisini cezbeden hâdiseleri de mânâlandırdığı otobiyografik eseri “O Ve Ben”i 1975’de şöyle takdim etmiştir:

“Bu eser, dünyaya gelişimden bugüne kadar en hususî renkleri, çizgileri ve sesleriyle hayatımın hikâyesi ve asıl O’nu tanıdıktan sonra mânasını anlamaya başladığım vücut hikmetinin bende tecelli eden yakıcı ifadesidir. Bu bakımdan, kendilerini görünceye kadar malik olabildiğim birbuçuk esere nisbetle bugün 60 cildi aşan ve hepsini birden o nura borçlu bildiğim eserler arasında, şimdikini, baş köşeye oturtulması lâzım ve en mahrem iç ve dış iklimlere doğru bir belirtiş olarak takdim ederim.”

Hayatında hep bir arayış içinde olan Necip Fazıl, nihayet aradığını bulduracak kişinin huzuruna doğru gidiyor. Bir vapur gezintisinde başlayan yolculuk, Beyoğlu'ndaki Ağa Camii'nde Abdülhakim Arvasi Hazretleri'nin yanına varıyor. Yıllardır bunun çilesini çekmiş ve nihayet bulmuştu. Necip Fazıl'ı şimdi de 'ne yapacağı' telaşı sarıyor. Hayatı boyunca hep telaşlı bir insandır aslında, dertlidir. Bir insanın hayatını bir uçtan diğer uca çevirmesi oldukça zor olsa gerek. Necip Fazıl da bu düşünce girdabının içinde en nihayetinde 'benim güzel efendim' diye bahsettiği, bizim Necip Fazıl'ı bu halde tanımamıza vesile olan Abdülhakim Arvasi'yle tanışıyor. Necip Fazıl, Abdülhakim Arvasi'ye duyduğu hayranlığı anlatıyor.

Sokrat ın yaptığı gibi, insanları eteklerinden çekip:
- Hey, Nereye?..

Diye haykırmak ve:

- Her şey yanlış; her şey yeni baştan ele alınmaya ve inşa edilmeye muhtaç!.. Bizim dışarıda aradığımız güneş, cebimizde kayıp...


Bendeki her kıymet onun , her suç nefsimin...

Okyanuslar gibi dalgalanan çamur nefsimi yüksük yüksük süzmeye memurdum.

Şeriat falakasına yatırmadan nefsi, hiç bir oluşa yol yok...

Kitabın bir bölümünde Peygamber efendimiz (s.a.v) 'in neden Yâ ( M......!) yazdığını anlatıyor. İşte size ismi hakkında bilgi:

Varlığın Tâcına dair, Zonguldak 'ta yazdığım yazı şöyle başlıyor :

_Yâ (M....! )

Noktalı yerde O'nun ismi, hâs ismi... Mukaddes hâs isim... Yâni mukaddes isme, nidâ siygasiyle hitap ediyordum.

<<- Onu çıkar oradan, buyurdular; Allah Resûlüne, hâs ismiyle ve nida siygasiyle hitap olunmaz.>>

- Niçin efendim?

<<- Hayâ meselesi !.. Allah bile Kûr'ânında, Sevgilisine, hâs ismiyle nidâ ederek hitap etmesi.>>

Büyük sır karşısında yandım, kül oldum. Bizzat Allah'ın haya gösterdiği sır...

- Kur'ânın hiçbir yerinde böyle bir yok mu?

Kısa ve sert

<< - Hiçbir yerinde!..>>

Gerçekten << de ki>> mânası << gûl >> kelimesiyle başlayan bir çok âyette, bu hitaptan sonra isim gelmediği, gözümün önünde geciverdi. Buna karşılık, birçok tefsircinin << de ki yâ M.......!>> diye kullandıkları klişelerdeki kabalık içimi burkuttu.

O ve Ben Necip Fazıl'ın iç dünyasının sıkıntılı halden, huzura kavuşma halini adım adım anlatıyor bizlere.

İlk defa otobiyografik bir kitap okudum. Sıkıcı değildi. Aksine akıcı ve anlaşılır şekilde anlatılmıştır. Necip Fazıl 'ı tanımak isteyenler bu kitabın dan başlayabilir. Hayatı hakkında bir çok bilgi barındırmaktadır.
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.257 Oy)19.006 beğeni43.228 okunma2.973 alıntı182.303 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.870 Oy)8.822 beğeni26.256 okunma2.647 alıntı114.240 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.681 Oy)13.373 beğeni34.421 okunma3.380 alıntı145.551 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.520 Oy)8.805 beğeni28.602 okunma844 alıntı139.137 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (9.243 Oy)9.211 beğeni25.508 okunma1.780 alıntı118.191 gösterim
  • İnsan Neyle Yaşar
    8.4/10 (4.226 Oy)4.110 beğeni15.725 okunma1.380 alıntı76.160 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.448 Oy)7.850 beğeni21.312 okunma3.962 alıntı128.786 gösterim
  • Uçurtma Avcısı
    9.0/10 (9.681 Oy)11.425 beğeni28.433 okunma1.558 alıntı149.069 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (7.544 Oy)9.051 beğeni25.261 okunma1.558 alıntı125.964 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.638 Oy)5.742 beğeni19.595 okunma835 alıntı100.749 gösterim
İncelememe Necip Fazıl'ın kitapta 'O' diye bahsettiği hocası Abdülhakim Arvasi Hazretleri'ne yazdığı şu satırlarla başlamak istiyorum:
"Seni tanıyıncaya kadar hayatım, sana yaklaşmanın, uzaklıkta yaklaşmanın saadeti; seni tanıdıktan sonra da senden uzaklaşmanın, yakınlıkta uzaklaşmanın felaketi içinde, bütün teferruatiyle senin... Hayatım sensin!..."

Kısakürek bu kitabında bir nevi hayatını anlatmış diyebiliriz. Kitabın adında "O ve Ben" diye bahsettiği 'O' hocası Abdülhakim Arvasi Hazretleri'dir. Kitabı iki bölüme ayırmış: Tanıyıncaya Kadar (1904-1934) ve Tanıdıktan Sonra (1934-1943). İlk kısımda doğumundan Arvasi Hazretleri'yle tanışıncaya kadar geçen hayatını anlatmış; ikinci kısımda Arvasi Hazretleri'yle tanıştıktan sonraki hayatını -genel olarak manevi hayatını- anlatmış. Kitap bir nevi otobiyografi diyebiliriz.

Kitabı okurken ortalara doğru sıkıldım fakat genel olarak Necip Fazıl'ın üslubu, dili, maneviyatını sevdim. Hissiyatı, başka bir insana ve Allah'a duygu aşk beni etkiledi. Günümüzde maddi ve manevi aşkın bu kadar basitleştirildiği bu dünyada Necip Fazıl'ın anlattığı manevi aşk etkileyiciydi. Kitapta kısım kısım yer verdiği şiirleri, ben de merak uyandırdı ve internetten açıp şiirlerinin tamamını okuduğum yerler oldu. Harika bir şair, tam anlamıyla bir üstad.

Keyifli okumalar diliyorum.
Üstad:hatırladığını en küçük anıları anlatmakla başlıyo eserine.Küçük yaşta bu kadar zeka ve merak gerçekten insanı şaşırtıyor. Dedesinin Akl-ı evvel diyerek sevdiği torunu. :)
Sonra babanın terkedişini,konaktan ayrılışını,okullara gidişini ve gitmeme sebeplerini,eğitim için yurt dışana birçok tanıdık simayla gidişini,bankada çalışışını ve en önemlisi de Abdülhakim Arvasi vesilesiyle islam ile tanışmasını anlatıyor.
Oradan da Büyük Orta Doğu Projesine geçiyor.Dili ağır fakat bilgilendirici,otobiyografi türünde bir eser.Üstadın ellerine sağlık.
Daha önce Kadir M.'nun,Üstad hakkında yazdığı eseri okumuştum fakat bizzat ilk ağızdan dinlemenin lezzeti farklı.
Geçmişteki kötü yollarını çarpıtılmamış halde bizzat ondan dinlemeniz gerek.İlk başta kol kola olan arkadaşlarının,İslam ile şereflendikten sonra nasıl yalnız bırakıldığını ondan dinleyin.Ben de herkes gibi memleketlim,maraşlı "Üstadım"ız ile gurur duyor,herkese şiddetle tavsiye ediyorum...ان
Bir arkadaşın tavsiyesi ile okuduğum ve bana çok şey kattığını düşündüğüm ilk Necip Fazıl kitabım oldu. Onu anlamak için bence okunacak ilk kitabı da bu olmalıdır.
Necip Fazıl’ın doğumu, çocukluğu, okul hayatı, mahkeme ve hapis hayatının yanında gelişen iç sıkıntıları, düşünceleri, sürekli bir sorulara cevap arayan ve manevi hayatını; kısaca kendi hayatını anlattığı eser. Aslında kitap da kendi hayatından çok insanları aydınlatmayı amaçlamış. İslamı anlatmış. İslam ile gelen huzuru anlatmış. Korkularından kurtuluşunu anlatmış. Örnek olarak da kendi hayatını kullanmış hep anlatmış…
Hayatını ‘O’ dediği kişi ile tanışmadan önce, tanıştıktan sonra ve o günden beri olmak üzere üç bölüme ayırmış. Tanışmadan önce İslam’a uygun olmayan deli dolu bir hayat sürerken, tanıştıktan sonra hayatı değişmeye başlıyor. Onun yanında bulunmak onu o kadar etkiliyor ki hayatının dönüm noktasını yaşıyor. O günden beri olan kısımda ise İslami bir aşkla yanıp tutuşan biri haline geliyor. Üstat diye boşuna demiyorlarmış adama.

Tasavvuf ile ilgili birçok kelime olduğu için Lügat kullanma ihtiyacı hissettim. Yine de bana göre akıcı bir anlatımı olduğu için sıkılmadan okudum. Bazı düşüncelerim değişti. Özellikle tarikatlara olan katı tavrımı yumuşattı. O dediği kişi benim düşünceme göre Abdülhakim Arvasidir. Kitabın sonunda o'na hitap etmiş. Bir insanı baştan sonra değiştiren bir velinin sözlerini ve bazı kerametlerini okuyoruz.

Kitap da o kadar güzel cümleler var ki hayran kalmamak, üzerinde düşünmemek elde değil. Hepsini not almama rağmen hepsini buraya ekleyemem. Eğer benim gibi tarikat olaylarına olumsuz, yanlış yolda olduklarını düşünüyor kısaca katı bir bakış açınız varsa ya da bu adam nasıl herkesin Üstat dediği biri haline geldiğini merak ediyorsanız okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum.
Küçükken öğretmenimin üniversiteye gidince okumalısın dediği kitabı daha yeni okuyabildim keşke daha erken okusaymışım.
Necip Fazıl hakkında bir çok şey öğreten bir kitap. Abdülhakîm Arvâsî ile tanışmadan önceki arayışları beni çok etkiledi. Aynı zamanda kitapta tanıdıktan sonraki hayatında ki değişim ve ona adım adım bir şeyleri öğretmeleri de işlenmiş .
Üstad'ı kendi dilinden okumak,,, muhteşem bir eser....Kesinlikle herkesin kitaplığında bulunmalı...
O Ve Ben;
Biyografi türünde yazılmış bir kitap. Necip Fazıl’ın hayatının belirli dönemlerinde neler yaşadığına bu kitaptan çok yakınen tanık oluyoruz.O kadar derin hoş ve herşeyi ince ayrıntısına kadar anlatmış ki bu kitaptan sonra Necip Fazıl Kısakürek’e hayran olmamak, yanında yıllarca yaşamış gibi hissetmemek elde değil.
Yazım dili kendine özgü,insanı yormuyor. Belli yerlerde akış varken belli yerlerde olay tıkanıyor bu da kitaba daha fazla bir okunma isteği katıyor.Necip Fazıl'ın hayatını, içini, içindekilerinin yansımasını anlatan bir kitap.Necip Fazıl'ın hayatında sakin geçen bir an yok gibi. Sürekli bir şeyler oluyor, olmasa da kendisi bir şeyler yaratıyor ve Necip Fazıl’ın hayatında bir dönüm noktası oluyor.Hep arayış içinde olan Necip Fazıl,nihayet aradığını bulma huzuruna doğru yol attıyor.
Büyük Doğu'nun büyük kurucusu, Abdülhakim Arvasi'nin eteğinde Allah yolcusu.
Merdivenlerin basamakları gibi. Tıpkı doğum anını andırıyor. Günahsız doğan bir ruh, sonrasında paslanmaya başlıyor. Bir merdivenden iner gibi inişe geçen maneviyatı, bir gün önünü aydınlatan nurla çıkış yolunu buluyor.Rabbine kavuşuyor
1904-1934 yılları arası Necip Fazıl için arayış yılları.Kitap 'tanıyıncaya kadar' bölümüyle başlıyor. Kitapta inanmanın bir ihtiyaç olduğunu söylüyor,ne kadar güzel diyor burda. İnanmazsak kimden ister kimden medet umar,neye inanırız. Dikkatimi çeken diğer bir nokta ise Üstad'ın yalnız kalmayı tercih etmesi. Bu yalnızlık aslında ona farkında olmayı öğretiyor ve neye ihtiyacı olduğunu bilmesini sağlıyordu. Her insanın ulaşamadığı bir durum; farkındalık. Hepimizin bu farkındalığa varması ümidi ile...
Hayatını, Abdülhakîm Arvasî Hazretleri’ni “Tanıyıncaya Kadar” ve “Tanıdıktan Sonra” diye iki ana bölüme ayıran Necip Fazıl, Efendisine doğru kendisini cezbeden hâdiseleri de mânâlandırdığı otobiyografik eseri “O Ve Ben”i 1975′de şöyle takdim etmiştir:

“Bu eser, dünyaya gelişimden bugüne kadar en hususî renkleri, çizgileri ve sesleriyle hayatımın hikâyesi ve asıl O’nu tanıdıktan sonra mânasını anlamaya başladığım vücut hikmetinin bende tecelli eden yakıcı ifadesidir. Bu bakımdan, kendilerini görünceye kadar malik olabildiğim birbuçuk esere nisbetle bugün 60 cildi aşan ve hepsini birden o nura borçlu bildiğim eserler arasında, şimdikini, baş köşeye oturtulması lâzım ve en mahrem iç ve dış iklimlere doğru bir belirtiş olarak takdim ederim.”

Kitap, 1965 senesinde “Büyük Kapı” ismiyle yayınlanmıştır.A.
Üstad Necip Fazıl'ın küçük yaşlardan başlayarak yaşadığı olayları, hislerini, muazzam değişimini anlattığı bir otobiyografi kitabı. Çocukken bile içinde hissettiği, ruhunu saran ve yıllar sonra anlamlandırdığı olaylar silsilesi. O diye bahsettiği Abdulhakim Arvasi Hazretleri'ni tanımadan, tanıdıktan sonra ve O'nun vefatından sonraki süreç olmak üzere 3 kısıma bölmüş kitabını. Dili biraz ağır olsa da anlaşılıyor. İnsanda zaman zaman çok derin duygular uyandıran, durup düşünmemizi sağlayan muhteşem bir kitap. Tavsiye ederim.
Necip Fazıl'ın Abdülhakim Arsavi ile tanışmadan önce ve tanıştıktan sonra olarak ayırarak hayatını anlattığı otobiyografi kitabı. Kitapta nerdeyse kendisi kadar Abdülhakim Arsavi ve yaşamından bahsetmiş. Kendisiyle ilgili özeleştiri de yapmış fazlaca. Necip Fazıl Kısakürek'i tanımak isteyenler tavsiye, diğer otobiyografi kitabı Kafa Kağıdı tamamlanmamış, yarım kalmış olduğu için bu daha ayrıntılı ve iyi.
Necip Fazıl'ın, çocukluğu, gençliği, mürşidi Abdülhakim Arvasi hazretleriyle tanışması ve bu tanışmanın hayatında büyük bir dönüm noktası olması, sonrasında değişen hayatı, fikirleri, ideolojisi, günlerce aylarca süren kalp yanmaları, uykusuz geceleri, rabıta, zikir ve diğer tasavvufi meselelerin ayrıntılıca ele alınmış olduğu etkileyici bir kitap.
Ne var oğlum?
— Hiç anne!.. Ne olacak?
Annem, bu «hiç»in ne muhteşem bir «hep» belirttiğini seziyor muydu acaba?
Hastayken, Mısır Çarşısından ot seçmek yerine, Sahaflardan kitaplar devşirmeğe bakmıştım.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
O ve Ben
Baskı tarihi:
2007
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758180240
Orijinal adı:
O ve Ben
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Büyük Doğu Yayınları
Hayatını, Abdülhakîm Arvasî Hazretleri’ni «Tanıyıncaya Kadar» ve «Tanıdıktan Sonra» diye iki ana bölüme ayıran Necip Fazıl, Efendisine doğru kendisini cezbeden hâdiseleri de mânâlandırdığı otobiyografik eseri «O Ve Ben»i 1975’de şöyle takdim etmiştir:
«Bu eser, dünyaya gelişimden bugüne kadar en hususî renkleri, çizgileri ve sesleriyle hayatımın hikâyesi ve asıl O’nu tanıdıktan sonra mânasını anlamaya başladığım vücut hikmetinin bende tecelli eden yakıcı ifadesidir. Bu bakımdan, kendilerini görünceye kadar malik olabildiğim birbuçuk esere nisbetle bugün 60 cildi aşan ve hepsini birden o nura borçlu bildiğim eserler arasında, şimdikini, baş köşeye oturtulması lâzım ve en mahrem iç ve dış iklimlere doğru bir belirtiş olarak takdim ederim.»

Kitabı okuyanlar 940 okur

  • Ebru Arslan
  • Merve
  • Havvanur Beklen
  • Seher Kaplan
  • Mehmet Çoban
  • Gökçe
  • Bir insan
  • Büşra Taşcıoğlu
  • Osman Güler
  • Beyza Oğuz

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%10.1
14-17 Yaş
%5.2
18-24 Yaş
%27.3
25-34 Yaş
%29
35-44 Yaş
%20.3
45-54 Yaş
%5.2
55-64 Yaş
%2.1
65+ Yaş
%0.7

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%62.4
Erkek
%37.6

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%52.8 (172)
9
%19.6 (64)
8
%16.6 (54)
7
%3.7 (12)
6
%1.8 (6)
5
%1.8 (6)
4
%0.6 (2)
3
%0.6 (2)
2
%0.3 (1)
1
%2.1 (7)

Kitabın sıralamaları